Bütçe İlkeleri

202 soru

Soru 101Soru

Bir kamu idaresi, 20252025 yılı yatırım programında yer alan büyük ölçekli bir altyapı projesi için yılı içinde akreditif açmış ancak malın teslimi ve ödeme işlemlerinin 3131 Aralık tarihine kadar tamamlanamayacağı anlaşılmıştır. 50185018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "Bütçe ödeneklerinin kullanım süresi" ile ilgili hükümleri uyarınca, söz konusu ödenek artıkları hakkında tesis edilecek işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yılı içinde açılan akreditiflere ilişkin kredi artıkları ile taahhütnameye bağlanan kullanım artıkları ertesi yıla devredilir ve bu tutarlar karşılığı ödenekler ilgili kamu idaresi bütçesinin ilgili tertibine ödenek kaydolunur.

Cevap

Yılı içinde açılan akreditiflere ilişkin kredi artıkları ile taahhütnameye bağlanan kullanım artıkları ertesi yıla devredilir ve bu tutarlar karşılığı ödenekler ilgili kamu idaresi bütçesinin ilgili tertibine ödenek kaydolunur.
Doğru yanıt, 50185018 sayılı Kanun’un 3535. maddesinde yer alan açık hükmü yansıtmaktadır. Kanun'a göre, bütçe ödenekleri kural olarak mali yıl sonunda iptal edilse de; açılmış akreditiflere ilişkin kredi artıkları ile taahhütnameye bağlanan kullanım artıkları ertesi yıla devredilir. Bu tutarlar, yeni yılın bütçesinde ilgili tertibe ödenek olarak kaydedilir, böylece projenin finansal devamlılığı korunur.

Adım Adım Çözüm

1
Durumun tespiti
Yatırım projesi için açılmış bir akreditif olduğu ve yıl sonuna kadar tamamlanamadığı belirlenmiştir.
Soruda verilen senaryonun hukuki kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Yıllık olma ilkesi ve genel kuralın hatırlanması
5018 sayılı Kanun uyarınca bütçe ödeneklerinin kullanım süresi mali yıl ile sınırlıdır ve harcanmayanlar kural olarak iptal edilir.
Genel kuralın bilinmesi, istisnaların önemini kavramayı sağlar.
3
Kanun'un 35. maddesindeki istisnanın uygulanması
Akreditif ve taahhüt artıklarının iptal edilmeyip devredileceği kuralı tespit edilir.
Yıllık olma ilkesinin özel hukuk rejimine sahip istisnalarından biri bu durumdur.
4
Devir mekanizmasının belirlenmesi
Devredilen tutarların ertesi yıl bütçesinin ilgili tertibine ödenek olarak kaydedileceği sonucuna varılır.
Hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağını belirleyen nihai adımdır.

Anahtar Kavram

Bütçenin Yıllık Olma İlkesi ve Ödenek Devir İstisnaları

Daha Fazla Pratik

5018 sayılı Kanun'un 27. ve 28. maddelerinde yer alan 'Gelecek Yıllara Yaygın Yüklenmeler' konusuna bakarak yıllık olma ilkesinin diğer önemli istisnalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 102Soru

Klasik maliye doktrininde devletin "dar kapsamlı" kalmasını sağlayan ve mali bir tabu olarak kabul edilen "yıllık bütçe denkliği" anlayışı, 19291929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında yerini "müdahaleci devlet" modeline ve fonksiyonel finans yaklaşımlarına bırakmıştır. Bu dönüşüm sürecinde ortaya çıkan modern bütçe teorileri, denkliğin süresi ve bütçenin iktisadi işlevi bakımından farklılıklar göstermektedir. Buna göre, bütçe denkliğine yaklaşım bakımından "Devrevi Bütçe Teorisi" (Cyclical Budget) ile "Telafi Edici Bütçe Teorisi" (Compensatory Budget) arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devrevi bütçede denkliğin konjonktür dalgasının tamamında (7107-10 yıllık sürede) gerçekleşmesi hedeflenirken; telafi edici bütçede denklik bir amaç olmaktan çıkmış, bütçe ekonomiyi tam istihdama ulaştırmak için kullanılan fonksiyonel bir araç haline gelmiştir.

Cevap

Devrevi bütçe teorisinde denklik bir konjonktür dönemi (7107-10 yıl) sonunda aranırken, telafi edici bütçe teorisinde denklik bir amaç olmaktan çıkmış ve bütçe tam istihdamı sağlama yolunda bir araç (fonksiyonel finans) olarak kabul edilmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, iki modern bütçe teorisi arasındaki en kritik farkı teknik olarak açıklar: Devrevi bütçede denklik kavramı tamamen terk edilmemiş, sadece süresi konjonktür dalgasına (genellikle 7107-10 yıl) yayılmıştır. Telafi edici bütçede ise denklik bir amaç değildir; bütçenin asıl görevi ekonomiyi tam istihdama ulaştırmaktır (Fonksiyonel Finans).

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve Modern Bütçe Denkliği Ayrımı
Klasikler bütçenin her yıl (1212 ay) denk olmasını, devletin piyasaya müdahale etmemesini (tarafsızlık) ve dar kapsamlı kalmasını savunur.
Klasik maliyenin temel felsefesini anlamak için gereklidir.
2
Devrevi Bütçe Analizi
Myrdal ve Ohlin tarafından savunulan bu teoride, bütçe durgunlukta açık, canlanmada fazla verir ve bir konjonktür süreci (7107-10 yıl) sonunda denkleşir.
Modern teorilerin ilk aşaması olan süreli (konjonktürel) denklik mantığını kavramak için.
3
Telafi Edici Bütçe Analizi
Beveridge ve Hansen tarafından geliştirilen bu yaklaşımda, bütçenin denkliği bir yana bırakılarak, ekonomideki toplam talep eksikliğini gidermek ve tam istihdamı sağlamak hedeflenir.
Fonksiyonel finansın en ileri aşaması olan araçsal bütçe anlayışını belirlemek için.
4
Karşılaştırma ve Sonuç
Temel fark; birinin denkliği hala bir "dönemsel hedef" olarak görmesi, diğerinin ise denkliği tamamen göz ardı ederek bütçeyi bir "ekonomik müdahale aracı" olarak tanımlamasıdır.
Seçenekler arasında en teknik ve ayırt edici farkı bulmak için.

Anahtar Kavram

Klasik Yıllık Denklik vs. Modern (Devrevi ve Telafi Edici) Bütçe Yaklaşımları

Daha Fazla Pratik

Fonksiyonel finansın yaratıcısı olan Abba Lerner'ın bütçe denkliğine bakışını inceleyerek telafi edici bütçe mantığını pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Teorileri 'Denklik Hedefi' üzerinden kodlayabilirsiniz: Klasik = 1 Yıl, Devrevi = 1 Konjonktür, Telafi Edici = Hedef Değil, Araç.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 103Soru

Devletin iktisadi hayata müdahalesinin en aza indirildiği "dar kapsamlı devlet" modelinde, kamu harcamalarının vergi ve benzeri olağan gelirlerle karşılanarak bütçenin her yıl tam olarak dengelenmesini öngören temel mali kural aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçenin denkliği ilkesi

Cevap

Bütçenin denkliği ilkesi
Klasik maliye doktrininde devletin ekonomik faaliyetleri sınırlı tutulmalı ve bütçe sadece temel kamu hizmetlerini karşılamalıdır. Bu anlayış çerçevesinde bütçe harcamalarının vergi gibi olağan gelirlerle tam olarak karşılanması, yani bütçenin denk olması mali bir 'tabu' olarak kabul edilir. Bu durum devletin piyasadan kaynak çekmesini ve 'müdahaleci devlet' yapısına dönüşmesini engellemeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen "dar kapsamlı devlet" kavramını analiz edin.
Bu kavramın klasik maliye anlayışına (Laissez-faire) ait olduğu belirlenir.
Klasik maliye, devletin ekonomik hayata müdahale etmemesi gerektiğini savunur.
2
Klasik maliye anlayışının bütçe dengesine bakışını hatırlayın.
Klasik maliyeciler için bütçenin her yıl (yıllık bazda) denk olması mali bir zorunluluktur.
Bütçe açığı vermenin devletin büyümesine ve ekonomiye müdahalesine yol açacağı düşünülür.
3
Tanımlanan mali kuralı seçenekler arasından seçin.
Giderlerin olağan gelirlerle karşılanması durumuna "Bütçenin Denkliği İlkesi" denir.
Bu ilke, klasiklerin bütçeye ilişkin en temel ve katı kuralıdır.

Anahtar Kavram

Klasik Maliye ve Bütçe Denkliği
Soru 104Soru

Kamu mali yönetiminde demokratik hesap verebilirliğin sağlanması ve bütçe hakkının etkin bir şekilde kullanılması, bütçe sürecinin her aşamasında şeffaflığı ve bilgiye erişimi zorunlu kılan 'açıklık (alenilik)' ilkesiyle mümkündür. Bu ilke, bütçeye ilişkin verilerin sadece teknik birer kayıt olmaktan çıkıp halkın denetimine tabi mali birer belge niteliği kazanmasını sağlar.

Açıklık ilkesinin kurumsal yansımaları ve bütçe hakkıyla olan bağı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilkenin doğrudan bir gereği veya uygulama aracı olarak kabul edilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçe gelir ve gider tahminlerinin; mali yıl içerisindeki muhtemel ekonomik gelişmeleri yansıtacak şekilde tarafsız, dürüst ve gerçekçi bir yaklaşımla belirlenmesi

Cevap

Bütçe tahminlerinin dürüst, tarafsız ve gerçekçi bir şekilde belirlenmesi; açıklık ilkesiyle değil, doğruluk (samimiyet) ilkesiyle ilgilidir.
Doğru yanıt olan bütçe tahminlerinin ekonomik gerçeklere uygun ve dürüstçe yapılması ifadesi, 'Doğruluk (Samimiyet)' ilkesinin tanımıdır. Açıklık ilkesi ise hazırlanan bu verilerin, belgelerin ve karar alma süreçlerinin halkın ve ilgililerin bilgisine sunulmasını, yani şeffaflığı ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Açıklık (alenilik) ilkesinin temel tanımını analiz edin.
Açıklık ilkesi, bütçe süreçlerinin, belgelerinin ve görüşmelerinin kamuoyunun erişimine, denetimine ve bilgisine açık olmasıdır.
İlkenin kapsamını belirlemek için tanım esastır.
2
Seçeneklerdeki uygulamaları ilke ile eşleştirin.
Resmi Gazete'de yayımlanma, meclis görüşmelerinin açık olması, vatandaş bütçesi rehberleri ve faaliyet raporları 'bilgiye erişim' sağladığı için açıklık ilkesi kapsamındadır.
İlkenin somut araçlarını belirlemek için gereklidir.
3
Doğruluk (Samimiyet) ilkesi ile olan farkı tespit edin.
Bütçe tahminlerinin gerçekçi olması ve dürüstçe hazırlanması, bilginin dışarıya sunulmasından ziyade bilginin içeriğinin doğruluğu (Samimiyet) ile ilgilidir.
KPSS bütçe sorularındaki en temel kavramsal karışıklığı gidermek için bu ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

Bütçede Açıklık (Alenilik) vs. Doğruluk (Samimiyet) Ayrımı

İpuçları

1
Bütçe ilkeleri arasında 'bilginin sunulması' (açıklık) ile 'bilginin gerçekliği' (samimiyet) arasındaki farka odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Bütçede 'Samimiyet' ve 'Doğruluk' kavramlarının 5018 sayılı kanun ve anayasal bütçe hakkı çerçevesindeki yerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 105Soru

Bütçe ödeneklerinin kullanımında esas alınan uzmanlaşma (giderlerin tahsisi) ilkesinin; ödeneklerin bütçe kanununda belirtilen hizmet türü ve amacı dışında başka bir hizmetin finansmanında kullanılamayacağını ifade eden boyutu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Niteliksel uzmanlaşma

Cevap

Ödeneklerin bütçede öngörülen hizmet türü ve amacı dışında kullanılmamasını ifade eden kavram niteliksel uzmanlaşmadır.
Niteliksel uzmanlaşma, bütçe ile verilen bir ödeneğin sadece o ödenek için belirlenmiş olan spesifik hizmet amacı doğrultusunda harcanmasını zorunlu kılar. Eğer bir idare, kırtasiye ödeneğini yakıt alımında kullanırsa, tutarı aşmasa bile niteliksel uzmanlaşmayı ihlal etmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Uzmanlaşma ilkesinin boyutlarını hatırla.
Uzmanlaşma (giderlerin tahsisi) ilkesi nitelik (amaç), nicelik (tutar) ve zaman (dönem) olmak üzere üç boyuttan oluşur.
Soruda istenen 'hizmet türü ve amacı' kriterinin hangi boyuta girdiğini belirlemek için bu ayrım gereklidir.
2
Hizmet türü ve amacı ifadesini bu boyutlarla eşleştir.
Hizmetin türü ve ne için harcanacağı ödeneklerin 'nitelik' (kalite/karakter) boyutunu temsil eder.
Niteliksel uzmanlaşma, yasama organının yürütmeye verdiği harcama yetkisinin kullanım alanını sınırlar.

Anahtar Kavram

Uzmanlaşma (Giderlerin Tahsisi) İlkesi
Tahmini Süre:45s
Soru 106Soru

Bütçe hukukunda yer alan 'Genellik İlkesi'nin bir gereği olarak, devletin elde ettiği belirli bir kamu gelirinin doğrudan belirli bir kamu hizmetinin finansmanına ayrılmaması ve tüm gelirlerin bir merkezde toplanarak tüm giderlerin bu kaynaktan karşılanmasını ifade eden alt kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adem-i Tahsis (Tahsis Etmeme)

Cevap

Adem-i Tahsis (Tahsis Etmeme) kuralı
Adem-i Tahsis (Tahsis Etmeme) kuralı, bütçenin genellik ilkesinin temel taşlarından biridir. Bu kurala göre, bir kamu gelirinin (örneğin motorlu taşıtlar vergisi) sadece belirli bir hizmete (örneğin yol yapımı) ayrılması yasaktır. Tüm gelirler hazinede birleşerek bir 'ortak havuz' oluşturur ve meclisin bütçe kanunuyla verdiği yetkiye dayanarak tüm giderlerin karşılanmasında kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Genellik ilkesinin alt kavramlarını tanımlayın.
Genellik ilkesi; Gayrisafi Usul ve Adem-i Tahsis olmak üzere iki temel kuraldan oluşur.
Soruda istenen 'gelirlerin giderlere ayrılmaması' kavramı bu iki kuraldan biridir.
2
Gelirlerin belirli bir harcamaya özgülenmemesi kuralını belirleyin.
Bu kural Adem-i Tahsis (Tahsis Etmeme) kuralıdır.
Adem-i tahsis, tüm kamu gelirlerinin bir 'havuzda' birleşmesini ve ihtiyaca göre harcanmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Adem-i Tahsis (Tahsis Etmeme) İlkesi
Tahmini Süre:45s
Soru 107Soru

Bütçe hukukunda 'Genellik İlkesi'nin iki temel sacayağından biri olan 'Adem-i Tahsis' (Tahsis Etmeme) kuralı, kamu gelirlerinin belirli giderlere önceden bağlanmamasını ve tüm kaynakların bir 'ortak havuz' (common pool) mantığıyla yönetilmesini ifade eder. Bu kuralın teorik arka planında, siyasal iktidarın değişen toplumsal ihtiyaçlara göre kaynakları serbestçe yönlendirebilme yetkisinin korunması yatar.

Buna göre, 'Adem-i Tahsis' kuralının sistematik olarak ihlal edilmesinin (gelirlerin belirli amaçlara özgülenmesinin), bütçe yönetimi üzerinde yaratacağı en temel yapısal sorun aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçede 'mali katılık' (fiscal rigidity) oluşturarak, kaynakların acil veya değişen kamusal ihtiyaçlar arasında dinamik bir şekilde transfer edilmesini zorlaştırması.

Cevap

Bütçede 'mali katılık' yaratarak kaynakların dinamik dağılımını engellemesi
Adem-i Tahsis kuralı, bütçede kaynakların optimal dağılımını sağlamak için tasarlanmıştır. Eğer belirli gelirler (örneğin akaryakıt vergisi) sadece belirli giderlere (karayolları yapımı gibi) tahsis edilirse, devletin bütçe üzerindeki önceliklendirme yetkisi kısıtlanır. Bu durum bütçede 'mali katılık' yaratarak, ekonomik kriz veya yeni ihtiyaçlar anında kaynakların başka alanlara kaydırılmasını engeller. Bu yüzden 'mali katılık' vurgusu en isabetli yapısal tespittir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Adem-i Tahsis, 'belirli gelirlerin belirli giderlere özgülenmemesi' demektir.
Sorunun kökenindeki kuralın neyi yasakladığını netleştirmek gerekir.
2
Fonksiyonel İlişki Kurma
Tüm gelirler bir 'ortak havuz'da toplanırsa, yasama ve yürütme organı bu havuzu en öncelikli alanlara yönlendirebilir.
Ortak havuz mantığının bütçe esnekliği (flexibility) üzerindeki etkisini anlamak için.
3
İhlal Durumunu Değerlendirme
Gelirler giderlere bağlanırsa (örneğin X vergisinin sadece Y köprüsüne harcanması), başka bir alanda acil ihtiyaç çıksa bile o para kullanılamaz.
Kural ihlalinin yaratacağı kısıtı somutlaştırmak için.
4
Sonuç Çıkarma
Bu durum kamu maliyesinde 'mali katılık' (fiscal rigidity) olarak adlandırılan yapısal soruna yol açar.
En isabetli ve teorik karşılığı olan sonucu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Adem-i Tahsis ve Mali Katılık İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 108Soru

50185018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre, bütçe ödeneklerinin "yıllık olma" ilkesi çerçevesinde malî yılın bitimiyle birlikte kullanım süresinin dolması kuralının temel istisnalarından biri olan "gelecek yıllara yaygın yükümlülükler" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yılı bütçesinde ödeneği bulunması kaydıyla; süresi üç yılı geçmemek üzere temizlik, yemek ve koruma gibi süreklilik arz eden hizmet işleri için gelecek yıllara yaygın yükümlülüğe girilebilir.

Cevap

Yılı bütçesinde ödeneği bulunması kaydıyla, süresi üç yılı geçmemek üzere temizlik, yemek, koruma ve taşıma gibi hizmet işleri için gelecek yıllara yaygın yükümlülüğe girilebilmesi yıllık olma ilkesinin doğru bir istisnasıdır.
Doğru cevap, 50185018 sayılı Kanun'un 2828. maddesinde düzenlenen hizmet alımları istisnasını yansıtmaktadır. Kanuna göre; süresi 33 yılı geçmemek üzere, yılı bütçesinde ödeneği bulunması kaydıyla; temizlik, yemek, koruma ve güvenlik, personel taşıma gibi süreklilik arz eden hizmetler için gelecek yıllara yaygın yükümlülüğe girilebilir. Bu durum, ödeneklerin yıl sonunda iptal edilmesi kuralının (yıllık olma ilkesi) yasal bir istisnasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yıllık olma ilkesinin tanımını ve genel kuralını hatırlamak.
Bütçe ödeneklerinin sadece ilgili malî yıl (1 Ocak - 31 Aralık) için geçerli olduğu ve yıl sonunda harcanmayanların iptal edildiği saptandı.
Sorunun temelini oluşturan ilkenin çerçevesini çizmek için gereklidir.
2
5018 sayılı Kanun kapsamında yıllık olma ilkesine getirilen istisnaları (Madde 27 ve 28) incelemek.
Yatırım projeleri (yıllara sâri inşaat) ve bazı hizmet alımları (temizlik, yemek vb.) için çok yıllı yükümlülüklerin yasal olduğu görüldü.
İstisnai durumların yasal sınırlarını (süre ve konu bakımından) doğrulamak gerekir.
3
Seçenekleri bu yasal çerçeve ile karşılaştırmak.
Hizmet işlerinde 3 yıllık süre sınırının yasal metne tam uyum sağladığı, diğer seçeneklerin ise kavramları karıştırdığı anlaşıldı.
Doğru yasal gerekçeyi yanlış yorumlardan ayırt etmek için son adımdır.

Anahtar Kavram

Yıllık Olma İlkesi ve Gelecek Yıllara Yaygın Yükümlülükler (Madde 28)
Soru 109Soru

Klasik maliye doktrini, "dar kapsamlı devlet" anlayışını korumak ve devletin ekonomik hayata müdahalesini asgari düzeyde tutmak amacıyla bütçe denkliğini yıllık bazda mutlak bir zorunluluk (mali tabu) olarak görmüştür. Buna karşılık, "müdahaleci devlet" anlayışının gelişmesiyle birlikte bütçenin ekonomik istikrarı sağlama işlevi ön plana çıkmış; bu durum bütçe denkliği ilkesinin "Devrevi Bütçe" ve "Telafi Edici Bütçe" gibi modern yaklaşımlarla yeniden yorumlanmasına yol açmıştır.

Bütçe denkliğinin hedeflendiği zaman dilimi ve bütçenin konjonktürel işlevi dikkate alındığında, "Devrevi Bütçe" teorisinin klasik "yıllık bütçe denkliği" ilkesinden ayrıldığı temel nokta aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçe denkliğinin bir takvim yılı yerine, ekonomik dalgalanmaların tüm evrelerini (daralma ve genişleme) kapsayan bir konjonktür dönemi içinde gerçekleştirilmesinin hedeflenmesi

Cevap

Bütçe denkliğinin yıllık bazda değil, ekonomik dalgalanma döngüsü (konjonktür dönemi) boyunca aranması Devrevi Bütçe teorisinin temel özelliğidir.
Devrevi Bütçe teorisi, bütçe denkliği ilkesini reddetmez; ancak klasik anlayışın aksine bu denkliğin her 12 ayda bir değil, ekonomik dalgalanmanın tamamlandığı bir çevrim (konjonktür) süresince sağlanması gerektiğini savunur. Bu yaklaşımda genişleme dönemlerinde verilen bütçe fazlaları, daralma dönemlerinde verilen bütçe açıklarını finanse etmek için kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve Modern bütçe anlayışlarını karşılaştır
Klasik maliye bütçe denkliğini yıllık (12 ay) ve mutlak bir kural olarak görürken, modern maliye (Devrevi/Telafi Edici) bu süreyi esnetir veya işlevselleştirir.
Soruda Devrevi Bütçe teorisinin klasik anlayıştan farkı sorulmaktadır.
2
Devrevi Bütçe teorisinin tanımını hatırla
Bu teori, konjonktürün refah (genişleme) dönemlerinde bütçenin fazla vermesini, kriz (daralma) dönemlerinde ise açık vermesini savunur.
Teorinin amacı, ekonomik döngünün toplamında (birkaç yılı kapsayabilir) denkliği sağlamaktır.
3
Seçenekler arasından zaman vurgusu yapanı bul
Takvim yılı yerine konjonktür dönemini esas alan seçenek doğru tanımlamayı yapmaktadır.
Klasik doktrin ile Devrevi Bütçe arasındaki en temel fark 'denkliğin aranacağı süre'dir.

Anahtar Kavram

Devrevi Bütçe Teorisi (Konjonktürel Bütçe)

Daha Fazla Pratik

Devrevi Bütçe ile Telafi Edici Bütçe arasındaki farkları, özellikle 'denklik' ve 'ekonomik istikrar' öncelikleri açısından karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 110Soru

Bütçe kanun teklifinde yer alan gelir ve gider tahminlerinin, idarenin dürüstlük ve iyi niyetine (bona fide) dayanmasını, rakamların kasıtlı olarak saptırılmamasını öngören bütçe ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğruluk (Samimiyet) İlkesi

Cevap

Doğruluk (Samimiyet) İlkesi
Doğruluk (Samimiyet) ilkesi, bütçe hazırlık sürecinde yürütme organının kamu gelir ve gider tahminlerini yaparken dürüst davranmasını, rakamları siyasi amaçlarla kasten yüksek veya düşük göstermemesini (bona fide) öngörür. Bu durum ilkenin öznel (subjektif) boyutunu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar kavramları belirleyin.
İyi niyet (bona fide), dürüstlük ve rakamların saptırılmaması kavramları tespit edildi.
Bu kavramlar bütçe ilkeleri arasında 'öznel doğruluk' boyutuna işaret eder.
2
Bu kavramların karşılık geldiği bütçe ilkesini tanımlar arasından bulun.
Doğruluk (Samimiyet) ilkesi bütçe tahminlerinin gerçeğe uygunluğunu esas alır.
Doğruluk ilkesi; teknik verilere dayalı nesnel doğruluk ve idarenin tutumuna dayalı öznel doğruluk (samimiyet) olarak ikiye ayrılır.

Anahtar Kavram

Doğruluk (Samimiyet) İlkesi
Tahmini Süre:45s
Soru 111Soru

Kamu mali yönetiminde mali şeffaflık ve denetimin sağlanabilmesi için devletin tüm gelir ve giderlerinin tek bir bütçe dokümanı içinde toplanması "birlik ilkesi" olarak adlandırılır. Ancak bazı mali yapılar bu bütünlüğün dışında kalarak ilkeye istisna teşkil etmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bütçede birlik ilkesinin bir istisnası olarak kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçe dışı fonlar

Cevap

Bütçe dışı fonlar
Birlik ilkesi, devletin tüm mali işlemlerinin tek bir bütçe içinde toplanmasını ve yasama denetimine sunulmasını amaçlar. Bütçe dışı fonlar, genel bütçe kapsamı dışında ayrı kurallar ve yapılarla yönetildikleri için bütçe bütünlüğünü bozan klasik bir istisna niteliğindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birlik ilkesinin temel kuralını hatırlayın.
Devletin tüm gelir ve giderlerinin tek bir bütçe belgesinde yer alması gerekliliği.
Bu kural, bütçenin parçalanmasını önleyerek yasama organının denetimini kolaylaştırmak için vardır.
2
Seçeneklerdeki uygulamaları kurumsal bütünlük açısından değerlendirin.
Bütçe dışı fonlar, genel bütçe çatısı dışında ayrı bir mali yapıyla yönetilir.
Diğer seçenekler ya farklı bir bütçe ilkesinin (Genellik gibi) istisnasıdır ya da doğrudan ilkenin kendisidir.

Anahtar Kavram

Birlik İlkesi ve İstisnaları
Tahmini Süre:45s
Soru 112Soru

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, Türk bütçe sisteminde mali disiplini ve şeffaflığı artırmak amacıyla 'merkezi yönetim bütçesi' kavramı altında geniş bir kurumsal yapıyı bir araya getirmiştir. Ancak bütçe teorisinde 'Birlik İlkesi'ne getirilen istisnalar ile 'Genellik İlkesi'nin bir alt kuralı olan 'adem-i tahsis' (tahsis yasağı) kuralına getirilen istisnalar, öğrenci düzeyinde sıklıkla birbiriyle karıştırılmaktadır.

Buna göre, bütçe ilkeleri ve 5018 sayılı Kanun'un kurumsal çerçevesi birlikte değerlendirildiğinde; aşağıdakilerden hangisi doğrudan 'birlik ilkesinin' bir istisnası olmayıp, 'genellik ilkesinin' (adem-i tahsis) bir istisnası niteliğindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçe kanunu içerisinde yer alan, ancak belirli bir gelirin doğrudan belirli bir amaca harcanması için ayrılan 'Özel Ödenek' (Tahsisli Ödenek) uygulaması

Cevap

Bütçe kanunu içerisinde yer alan, ancak belirli bir gelirin doğrudan belirli bir amaca harcanması için ayrılan 'Özel Ödenek' (Tahsisli Ödenek) uygulaması
Bütçede birlik ilkesi, 'tek bir bütçe dokümanı' olmasını öngörür. Özel bütçeler, döner sermayeler ve SGK bütçeleri bu doküman bütünlüğünü kurumsal olarak böldükleri için birliğin istisnasıdır. Ancak bütçe kanununun içine kaydedilen 'şartlı bağışlar' veya 'özel ödenekler', bütçe birliğini bozmaz; aksine bütçe içindedirler. Bu uygulamalar, genellik ilkesinin 'adem-i tahsis' (tahsis yasağı) kuralını, yani belirli bir gelirin belirli bir hizmete ayrılmama kuralını bozdukları için genellik ilkesinin istisnası sayılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Birlik İlkesi'nin kapsamını tanımlayın.
Birlik ilkesi, devletin tüm gelir ve giderlerinin tek bir bütçe dokümanında (Genel Bütçe) toplanmasını ve yasama denetimine sunulmasını gerektirir.
İstisnanın kurumsal (ayrı bir bütçe belgesi) olup olmadığını anlamak için temel tanım gereklidir.
2
Genellik İlkesi ve 'Adem-i Tahsis' kuralını tanımlayın.
Genellik ilkesi, bütçede gelir ve giderlerin birbirine mahsup edilmeden (gayrisafi usul) ve belirli bir gelirin belirli bir gidere ayrılmadan (adem-i tahsis) yer almasıdır.
Tahsisli ödeneklerin hangi ilkeyi ilgilendirdiğini tespit etmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki kurum ve uygulamaları bütçe bütünlüğü açısından sınıflandırın.
Özel bütçeler, döner sermayeler ve SGK'lar ayrı bütçe belgeleri gerektirdiği için 'Birlik' istisnasıdır; ancak bütçe içindeki özel ödenekler sadece 'Tahsis Yasağı'nı delmektedir.
Kurumsal ayrışma (Birlik) ile işlevsel ayrışma (Genellik) arasındaki ince farkı analiz etmek sorunun çözüm noktasıdır.

Anahtar Kavram

Birlik ve Genellik İlkelerinin İstisnaları Arasındaki Fark

Daha Fazla Pratik

Birlik ve Genellik ilkelerinin istisnalarını içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak 'tahsisli ödenekler' ile 'özel bütçeler' arasındaki farkı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 113Soru

Bir kamu idaresi, bölgedeki çevre kirliliğini azaltmak amacıyla yeni bir atık geri dönüşüm tesisi kurmayı planlamaktadır. Projenin bütçe uygulama sürecinde iki temel hedef belirlenmiştir: Birincisi; tesis için gerekli teknik ekipmanın kalite standartlarından ödün vermeksizin piyasadaki en düşük maliyetle tedarik edilmesi, ikincisi ise; tesisin işletilmesi sırasında birim atık başına harcanan enerji miktarının ve personel giderlerinin minimize edilerek çıktı performansının artırılmasıdır.

Buna göre, idarenin birim atık başına harcanan girdi miktarını minimize ederek performansı artırma hedefi, doğrudan aşağıdaki bütçe ilkelerinden hangisinin bir gereğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İktisadilik (Efficiency): Belirli bir çıktı düzeyine en az girdi ile ulaşılması veya sabit kaynakla en yüksek çıktının elde edilmesi

Cevap

İktisadilik (Efficiency) ilkesi, kamu kaynaklarının kullanımında girdi ve çıktı arasındaki rasyonel ilişkiyi optimize etmeyi hedefleyen temel prensiptir.
İktisadilik (verimlilik) ilkesi, teknik anlamda girdi-çıktı rasyosunun optimizasyonunu ifade eder. Senaryoda belirtilen 'birim atık (çıktı) başına harcanan enerji miktarının (girdi) minimize edilmesi' hedefi, kaynakların daha verimli kullanılarak birim maliyetlerin düşürülmesini amaçladığı için doğrudan bu ilkenin karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki temel hedeflerin analiz edilmesi
Ekipmanın ucuz alınması 'Ekonomiklik', birim çıktı başına girdinin azaltılması 'İktisadilik' olarak ayrıştırıldı.
3E3E (Ekonomiklik, Verimlilik, Etkinlik) çerçevesindeki farkları anlamak.
2
İktisadilik ilkesinin teknik tanımıyla eşleştirme
İktisadilik (verimlilik), çıktı miktarını sabit tutarak girdiyi azaltma veya girdiyi sabit tutarak çıktıyı artırma prensibidir.
Soruda sorulan 'birim atık başına enerji minimizasyonu' doğrudan bu rasyoyu ifade eder.

Anahtar Kavram

İktisadilik (Verimlilik) ve 3E Analizi

Alternatif Yöntem

Modern bütçelemede iktisadilik, 'birim maliyet' analizi üzerinden kolayca ayırt edilebilir. Eğer bir işlem birim maliyeti düşürmeye odaklanıyorsa, bu iktisadilik (verimlilik) ilkesidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 114Soru

50185018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde bütçe ödeneklerinin kullanımında esas alınan "uzmanlaşma (giderlerin tahsisi) ilkesi" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzmanlaşma ilkesi, kamu gelirlerinin belirli bir harcamaya tahsis edilmemesini öngören "adem-i tahsis" kuralı ile aynı kavramsal içeriğe sahiptir.

Cevap

Uzmanlaşma ilkesinin, kamu gelirlerinin belirli hizmetlere ayrılmamasını ifade eden "adem-i tahsis" kuralı ile aynı anlama geldiğini savunan seçenek yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü uzmanlaşma (giderlerin tahsisi) ilkesi ile adem-i tahsis kuralı birbirinin yerine geçemez. Adem-i tahsis kuralı, bütçenin genelliği ilkesinin bir parçasıdır ve kamu gelirlerinin belirli bir kamu hizmetinin yürütülmesine ayrılmamasını (tüm gelirlerin ortak havuzda toplanmasını) ifade eder. Uzmanlaşma ilkesi ise giderlerin bütçe kanununda belirtilen hizmet konularına, miktarlara ve mali yıla sıkı sıkıya bağlı kalmasını şart koşar.

Adım Adım Çözüm

1
Uzmanlaşma ilkesinin boyutlarını analiz et.
İlkenin; nitelik (amaç), nicelik (miktar) ve zaman (mali yıl) olmak üzere üç temel sınırlaması olduğu görülür.
Soruda verilen seçeneklerin doğruluğunu bu üç boyut üzerinden teyit etmek gerekir.
2
Uzmanlaşma ile Adem-i Tahsis arasındaki farkı belirle.
Adem-i tahsis, gelirlerin ortak havuzda toplanmasını (Genellik ilkesi); uzmanlaşma ise giderlerin belirli kalemlere ayrılmasını (Giderlerin tahsisi ilkesi) ifade eder.
Öğrenciler genellikle bu iki zıt yönlü disiplin kuralını birbirine karıştırmaktadır.
3
Yanlış yargıyı tespit et.
Adem-i tahsis ve uzmanlaşmanın aynı kavramsal içeriğe sahip olduğu yargısı hukuki ve teorik olarak hatalıdır.
Biri gelirler diğeri giderler tarafındaki disiplini temsil eder.

Anahtar Kavram

Uzmanlaşma İlkesi (Nitelik, Nicelik, Zaman)

Daha Fazla Pratik

Uzmanlaşma ilkesinin bir sonucu olan 'aktarma' (ödenek aktarması) mekanizmasının niteliksel ve niceliksel boyutları nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 115Soru

Bütçe ödeneklerinin; hangi hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla harcanacağının belirlenmesi (nitelik), bu harcamanın bütçe ile verilen tutarı aşmaması (nicelik) ve ödeneklerin sadece ilgili olduğu mali yıl içinde kullanılması (zaman) ilkelerini kapsayan bütçe temel ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Giderlerin Tahsisi (Uzmanlaşma) İlkesi

Cevap

Giderlerin Tahsisi (Uzmanlaşma) İlkesi
Giderlerin Tahsisi (Uzmanlaşma) İlkesi, bütçeyle verilen harcama yetkisinin (ödeneğin) kullanımını üç yönden sınırlar: Hangi iş için kullanılacağı (nitelik), ne kadar kullanılacağı (nicelik) ve hangi sürede kullanılacağı (zaman). Bu sayede yürütmenin bütçe dışına çıkması engellenir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımlanan unsurları analiz etme
Soruda nitelik (amaç), nicelik (miktar) ve zaman (mali yıl) olmak üzere üç temel kısıtlamadan bahsedilmektedir.
Bütçe ilkeleri arasındaki farkı anlamak için temel tanımlayıcı özelliklerin belirlenmesi gerekir.
2
Bu üç unsuru bütçe ilkeleriyle eşleştirme
Nitelik, nicelik ve zaman kısıtlamaları literatürde doğrudan 'Uzmanlaşma' veya 'Giderlerin Tahsisi' ilkesiyle tanımlanır.
Bu ilke, bütçe disiplinini sağlamak ve harcama yetkisinin sınırlarını çizmek için geliştirilmiştir.

Anahtar Kavram

Giderlerin Tahsisi (Uzmanlaşma) İlkesinin Boyutları
Tahmini Süre:45s
Soru 116Soru

50185018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu sistematiğinde yer alan "giderlerin tahsisi (uzmanlaşma)" ilkesi; ödeneklerin kullanımı üzerine nitelik, nicelik ve zaman bakımından çeşitli sınırlamalar getirmektedir.

Buna göre uzmanlaşma ilkesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzmanlaşma ilkesi, vergi ve benzeri kamu gelirlerinin belirli bir kamu hizmetinin finansmanına ayrılmamasını ifade eden "adem-i tahsis" kuralının bir gereğidir.

Cevap

Uzmanlaşma ilkesinin vergi ve benzeri kamu gelirlerinin belirli bir hizmete ayrılmaması (adem-i tahsis) kuralı ile ilişkilendirilmesi yanlıştır; çünkü bu kural Genellik ilkesinin bir parçasıdır.
Giderlerin tahsisi (uzmanlaşma) ilkesi, ödeneklerin hangi hizmet için (nitelik), ne kadar (nicelik) ve ne zaman (zaman) harcanacağını belirler. Seçenekte belirtilen "belirli gelirlerin belirli giderlere ayrılmaması" kuralı ise Genellik (Universality) ilkesinin bir alt boyutu olan "Adem-i Tahsis" kuralıdır. Dolayısıyla bu ifade uzmanlaşma ilkesiyle değil, genellik ilkesiyle ilgilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Uzmanlaşma ilkesinin üç boyutunu tanımla.
Uzmanlaşma; nitelik (hizmet türü), nicelik (miktar) ve zaman (mali yıl) boyutlarından oluşur.
İlkenin kapsamını doğru belirlemek için bu üçlü ayrımı yapmak gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri bu boyutlarla karşılaştır.
A, B ve C seçenekleri sırasıyla nitelik, nicelik ve zaman boyutlarını doğru tanımlamaktadır.
Kavramsal doğruluğu test etmek için tanımların eşleştirilmesi gerekir.
3
Yanlış olan seçeneği (Adem-i Tahsis) analiz et.
Belirli gelirlerin belirli giderlere tahsis edilmemesi 'Adem-i Tahsis' kuralıdır ve Genellik ilkesine aittir. Uzmanlaşma ise 'Giderlerin Tahsisi'dir.
KPSS'de sıkça karıştırılan Uzmanlaşma (Giderlerin Tahsisi) ve Genellik (Gelirlerin Adem-i Tahsisi) farkını ortaya koymak gerekir.

Anahtar Kavram

Giderlerin Tahsisi (Uzmanlaşma) İlkesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 117Soru

Bütçe hukukunda bütçe tahminlerinin sadece teknik ve istatistiksel verilere uygun olması (nesnel gerçeklik) yeterli görülmemekte; aynı zamanda bütçeyi hazırlayan iradenin tahmin aşamasında "iyi niyetli" (bona fide) olması şartı aranmaktadır. Yürütme organının, bütçe kanun teklifini hazırlarken mali imkanları ve ekonomik gerçekleri bildiği halde, yasama organının bütçe üzerindeki denetim yetkisini ve bütçe hakkını işlevsiz kılmak amacıyla rakamları kasten manipüle etmesi, aşağıdaki bütçe ilkelerinden hangisinin "öznel" boyutunun ihlal edildiğini gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğruluk (Samimiyet) İlkesi

Cevap

Doğruluk (Samimiyet) İlkesi
Doğruluk ilkesi bütçe hukukunda iki boyutta ele alınır: Nesnel doğruluk, bütçe rakamlarının bilimsel ve istatistiksel yöntemlerle gerçeğe en yakın şekilde tahmin edilmesini; öznel doğruluk (samimiyet) ise hükümetin bu tahminleri yaparken herhangi bir gizli ajanda gütmeden, dürüst ve iyi niyetli (bona fide) hareket etmesini ifade eder. Soruda belirtilen 'kasten manipülasyon' ve 'yasama denetimini zayıflatma amacı', idarenin niyetine odaklandığı için samimiyet ilkesinin ihlalidir.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçe ilkeleri arasındaki ayrımı tanımlama
Bütçe ilkeleri; teknik (prosedürel), hukuki ve siyasi/ahlaki olmak üzere farklı boyutlara ayrılır.
Soruda sorulan manipülasyon ve iyi niyet (bona fide) kavramları siyasi ve ahlaki bir gerekliliğe işaret etmektedir.
2
Doğruluk ilkesinin alt dallarını analiz etme
Doğruluk ilkesi; rakamların verilere dayanmasını (nesnel doğruluk) ve idarenin dürüst olmasını (öznel doğruluk/samimiyet) kapsar.
Yürütme organının kasten manipülasyon yapması, nesnel verilerden ziyade niyetle ilgili olan samimiyet boyutunu doğrudan hedef alır.
3
İhlal edilen boyutun tespiti
Yürütmenin rakamları kasten saptırması, bütçe hukukundaki samimiyet (öznel doğruluk) gerekliliğinin ihlalidir.
Metinde geçen 'iyi niyet' ve 'kasten manipülasyon' ifadeleri samimiyet ilkesinin temel tanımını oluşturur.

Anahtar Kavram

Bütçede Doğruluk İlkesinin Öznel (Samimiyet) Boyutu

Daha Fazla Pratik

Bütçe tahmin yöntemlerini (otomatik yöntem, doğrudan takdir yöntemi vb.) gözden geçirerek nesnel doğruluk ilkesinin teknik araçlarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 118Soru

Bütçe hakkının demokratik bir toplumda işlevsel bir şekilde kullanılabilmesi, bütçe sürecinin halkın ve temsilcilerinin denetimine ne ölçüde açık olduğuyla doğrudan ilişkilidir. Bütçe ilkelerinden "açıklık (alenilik)", bütçe kanun teklifinin ekleriyle birlikte Resmi Gazete'de yayımlanması ve TBMM'deki bütçe müzakerelerinin kamuoyuna açık tutulması gibi mekanizmalarla bu denetimi sağlar. Ancak modern mali yönetim anlayışında bu ilke, teknik bütçe verilerinin vatandaşlar tarafından "anlaşılabilir" kılınmasını da kapsayan daha geniş bir sorumluluğu beraberinde getirmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi açıklık ilkesinin "anlaşılabilirlik" boyutunu güçlendirerek demokratik hesap verebilirliği en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen uygulamalardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçe verilerinin teknik terminolojiden arındırılıp özetlenerek sade grafik ve tablolarla desteklendiği "Vatandaş Bütçesi" gibi rehber dokümanların hazırlanması

Cevap

Bütçe verilerinin teknik terminolojiden arındırılıp sadeleştirilerek sunulduğu "Vatandaş Bütçesi" dokümanlarının hazırlanması, açıklık ilkesinin anlaşılabilirlik boyutunun en somut uygulamasıdır.
Doğru seçenek olan Vatandaş Bütçesi uygulaması, bütçe belgelerinin aşırı teknik ve karmaşık yapısını sadeleştirerek, vergi ödeyen vatandaşların bütçe önceliklerini, gelir kaynaklarını ve harcama alanlarını kolayca kavramasını sağlar. Bu durum, açıklık ilkesinin sadece şekli bir ilan değil, özde bir şeffaflık ve demokratik denetim aracı olarak kullanılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Açıklık (alenilik) ilkesinin temel tanımını hatırla.
İlke, bütçe sürecinin halka açık olması ve bütçe belgelerinin yayımlanmasıdır.
Soruda istenen 'anlaşılabilirlik' boyutunun hangi temel ilkeye dayandığını belirlemek için.
2
Modern bütçeleme anlayışındaki 'şeffaflık' ve 'anlaşılabilirlik' farkını analiz et.
Sadece yayımlanan (erişilebilir) bir bütçe yeterli değildir; halkın bütçeyi denetleyebilmesi için bütçenin 'anlaşılabilir' olması gerekir.
Açıklık ilkesinin pasif bir duyurudan aktif bir bilgilendirme sürecine evrildiğini görmek için.
3
Seçeneklerdeki uygulamaları bütçe ilkeleriyle eşleştir.
Doğruluk tahmin gerçekçiliğiyle, Birlik tek belgeyle ilgilidir. Vatandaş Bütçesi ise doğrudan halkın bütçeyi kavramasına hizmet eder.
Çeldiricileri eleyerek doğru uygulama aracını (Vatandaş Bütçesi) tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Bütçe ilkeleri arasında yer alan açıklık (alenilik) ilkesi, sadece bütçenin Resmi Gazete'de yayımlanmasını değil, bütçe bilgilerinin vatandaşlar tarafından kolayca anlaşılabilmesini sağlayacak yöntemlerin (Vatandaş Bütçesi gibi) kullanılmasını da kapsar.

Daha Fazla Pratik

Bütçe ilkelerinden 'doğruluk (samimiyet)' ilkesinin objektif ve sübjektif ayrımını inceleyerek açıklık ilkesiyle olan farklarını derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 119Soru

Klasik maliye doktrininde bütçe denkliğinin bir "mali tabu" olarak kabul edilmesinin ve her mali yıl sonunda mutlaka Gelir=GiderGelir = Gider eşitliğinin aranmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "Dar kapsamlı devlet" idealini koruyarak devletin ekonomik ve sosyal hayata müdahalesini asgari düzeyde tutmak

Cevap

Klasik maliye doktrininde bütçe denkliğinin temel amacı, devletin faaliyet alanını sınırlayarak "dar kapsamlı devlet" modelini korumaktır.
Klasik maliyeciler (Adam Smith ve takipçileri), devletin sadece savunma, adalet ve diplomasi gibi temel görevleri yerine getirdiği "dar kapsamlı devlet" modelini benimsemişlerdir. Bütçenin her yıl denk olması, devletin borçlanarak veya para basarak ekonomik alana müdahale etmesini engelleyen siyasi ve mali bir araçtır. Bu yüzden denklik, mali bir tabu olarak görülmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik maliye varsayımlarının analizi
Klasikler devletin ekonomik hayatta tarafsız olması gerektiğini ve kamu harcamalarının verimli olmadığını savunur.
Bu bakış açısı, devletin büyümesini önleyecek mali kuralların temelini oluşturur.
2
Bütçe denkliği kuralının bu varsayımlarla ilişkilendirilmesi
Bütçe denkliği (Gelir=GiderGelir = Gider), devletin harcama kapasitesini sadece topladığı vergilerle sınırlayan bir fren mekanizmasıdır.
Eğer borçlanma veya açık finansmanı kolaylaşırsa, devletin görev alanı genişleyecek ve müdahaleci bir yapı ortaya çıkacaktır.
3
Modern teorilerle karşılaştırma
Devrevi ve Telafi Edici bütçe gibi modern teoriler, ekonomik istikrar için denkliğin bozulabileceğini kabul eder.
Klasiklerin "mali tabu" olarak gördüğü yıllık denklik, modern maliyede fonksiyonel amaçlara hizmet eden esnek bir yapıya dönüşmüştür.

Anahtar Kavram

Klasik Bütçe Denkliği ve Dar Kapsamlı Devlet
Soru 120Soru

Bir kamu idaresi, 20252025 yılı bütçesindeki yatırım ödeneklerini kullanarak iki farklı işlem tesis etmiştir:

I. Bir inşaat işi için yüklenici ile sözleşme imzalanmış ancak işin %20\%20'lik kısmı (taahhüt artığı) mali yıl sonuna kadar tamamlanamamıştır.
II. Yurt dışından ithal edilecek teknik ekipmanlar için banka nezdinde akreditif açılmış ancak cihazlar yıl sonuna kadar gümrükten çekilmemiştir.

50185018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun "yıllık olma" ilkesi ve "ödeneklerin kullanım süresi" hükümleri uyarınca, bu iki işleme ait ödeneklerin 3131 Aralık itibarıyla hukuki durumu aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnşaat işindeki taahhüt artığına ilişkin ödenek mali yıl sonunda iptal edilirken; akreditif karşılığı olan ödenek tutarı iptal edilmez ve ertesi yıla devredilen ödenek olarak kaydedilir.

Cevap

İnşaat işindeki taahhüt artığına ilişkin ödenek mali yıl sonunda iptal edilirken; akreditif karşılığı olan ödenek tutarı iptal edilmez ve ertesi yıla devredilen ödenek olarak kaydedilir.
5018 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre, bütçe ödenekleri mali yıl sonuna kadar kullanılabilir ve kullanılmayanlar iptal edilir. Ancak aynı madde, akreditif karşılığı olan ödeneklerin yıl sonunda iptal edilmeyeceğini ve ertesi yıla devredilen ödenek olarak kaydedileceğini açıkça hükme bağlamıştır. İnşaat işindeki taahhüt artığı ise bu istisnalar arasında yer almadığından, yıllık olma ilkesi gereği ilgili yıl sonunda iptal edilir ve işin devamı için yeni yıl bütçesinden ödenek kullanılması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Yıllık olma ilkesinin temel kuralını hatırla.
Bütçe ödenekleri mali yıl ile sınırlıdır ve yıl sonunda kullanılmayanlar iptal edilir (50185018 S.K. Md. 3535).
Genel kuralın kapsamını belirlemek için.
2
Akreditif işlemlerine ilişkin özel hükmü analiz et.
Yılı içinde açılan akreditiflere ilişkin ödenekler, yıl sonunda iptal edilmeyen ödenekler arasında sayılmıştır.
İstisnai durumu tespit etmek için.
3
Taahhüt artıkları ile akreditifleri karşılaştır.
Taahhüt artıkları (sözleşmeye bağlanmış ama gerçekleşmemiş kısım) için ödenek devri kuralı yoktur; akreditifler ise doğrudan devredilir.
İki farklı hukuki durum arasındaki nüansı belirlemek için.

Anahtar Kavram

Bütçenin Yıllık Olma İlkesi ve Ödenek İptal/Devir Rejimi
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 6 / 11Sonraki
Bütçe İlkeleri Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 6 | Examkin