Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

263 soru

Soru 41Soru

Kurumlar vergisi mükelleflerinin cari vergilendirme dönemine ait kazançları üzerinden ödeyecekleri geçici vergiye ilişkin beyan, tarh ve ödeme esasları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takvim yılına tabi mükellefler için onuncu, on birinci ve on ikinci ayları kapsayan dördüncü dönem için geçici vergi beyannamesi verilmez ve tarhiyat yapılmaz.

Cevap

Kurumlar vergisi mükellefleri için dördüncü geçici vergi dönemi kaldırılmış olup, takvim yılı içerisinde sadece ilk üç dönem için beyanname verilir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32.32. maddesinde yapılan düzenleme ile kurumlar vergisi mükelleflerinin cari vergilendirme döneminin ilk dokuz ayı, üçer aylık dönemler itibarıyla geçici vergi dönemlerini oluşturur. Dolayısıyla onuncu, on birinci ve on ikinci ayları kapsayan dördüncü dönem için beyanname verilmemesi ve tarhiyat yapılmaması yasal bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Geçici vergi dönem sayısını belirlemek
Yılda 33 dönem (33'er aylık)
73387338 sayılı Kanun ile dördüncü dönem (Ekim-Aralık) beyan zorunluluğu kaldırılmıştır.
2
Beyan ve ödeme zamanını kontrol etmek
İlgili dönemi izleyen ikinci ayın 17.17. günü
Mevzuata göre geçici vergi beyan ve ödeme süresi 1717 Mayıs, 1717 Ağustos ve 1717 Kasım tarihleridir.
3
Özel durumları (Tasfiye vb.) değerlendirmek
Tasfiye döneminde beyan yapılmaz
Tasfiyeye giren kurumların kazanç tespiti tasfiye hükümlerine göre yapıldığından geçici vergi kapsamı dışındadırlar.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Geçici Vergi ve Beyan Dönemleri

İpuçları

1
Geçici vergi dönemlerinin sayısında yakın zamanda yapılan yasal değişikliği hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Geçici vergi oranlarının kurum türlerine (ihracatçı, imalatçı vb.) göre indirimli uygulanma şartlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 42Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde serbest meslek kazancının mahiyeti, safi kazancın tespiti ve ilgili istisna uygulamaları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuki açıdan yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir kimyagerin şahsi mesaisi ve mesleki bilgisine dayanarak bir laboratuvar açması ve burada tahlil hizmeti vermesi, faaliyetin özünde mesleki bilgiye dayanması nedeniyle, organizasyonun büyüklüğüne bakılmaksızın her halükarda serbest meslek kazancı olarak vergilendirilir.

Cevap

Laboratuvar, özel hastane ve okul işletmeciliğinden elde edilen kazançların her halükarda serbest meslek kazancı sayılacağını belirten ifade yanlıştır; bu faaliyetler GVK m. 37 uyarınca ticari kazançtır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesinin 2. fıkrasının 4. bendi uyarınca; özel okul, hastane ve laboratuvar gibi yerlerin işletilmesinden elde edilen kazançlar, faaliyeti yürüten kişinin mesleki unvanına bakılmaksızın 'ticari kazanç' olarak kabul edilir. Dolayısıyla bir kimyagerin laboratuvar işletmesi, şahsi mesaisine dayansa bile kanunen ticari bir organizasyon olarak vergilendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Serbest meslek kazancının temel tanımını analiz et.
GVK m. 65 ve 66'ya göre; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye dayanan ve bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında yapılan faaliyetler serbest meslek faaliyetidir.
Kazancın türünü belirlemek için faaliyetin niteliğini anlamak gerekir.
2
Ticari kazanç kapsamındaki 'benzeri yerler' kuralını incele.
GVK m. 37, bazı faaliyetlerin niteliği ne olursa olsun ticari kazanç sayılacağını hükme bağlamıştır. Özel hastane, okul ve laboratuvar işletmeciliği bu gruptadır.
KPSS'de sıklıkla sorulan bu istisnai durum, profesyonel bilgi kullanılsa dahi organizasyonun 'ticari işletme' sayılacağını gösterir.
3
Tahsil esası ve telif istisnası (GVK 18) kurallarını doğrula.
Bononun kabulü tahsil sayılır (m. 67) ve telif kazançlarında dördüncü dilim (2026 yılı için geçerli sınır) aşılırsa beyanname verilir.
Seçeneklerdeki diğer teknik bilgilerin doğruluğunu teyit ederek yanlış olanı netleştirir.
4
Yanlış yargıyı tespit et.
Laboratuvar işleten kimyagerin kazancının 'her halükarda' serbest meslek kazancı olduğu iddiası, GVK m. 37 ile çelişmektedir.
Kanun koyucu bu tip yüksek sermaye ve organizasyon gerektiren yapıları ticari kazanç altında toplamıştır.

Anahtar Kavram

Ticari Kazanç ile Serbest Meslek Kazancı Arasındaki Farklar (Özel İşletmeler)

Daha Fazla Pratik

Serbest meslek erbabının binek otomobil giderlerindeki %70'lik indirim sınırını ve amortisman kısıtlamalarını içeren bir soru çözerek giderler konusunu pekiştirin.

Alternatif Yöntem

Laboratuvar veya hastane gibi anahtar kelimeler görüldüğünde, mükellef doktor/mimar olsa bile doğrudan GVK m. 37 (Ticari Kazanç) hükümlerine gitmek soruyu hızla çözdürür.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 43Soru

Bir sivil toplum kuruluşuna bağlı olarak faaliyet gösteren bir birimin özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ÖzellikMevcut Durum
Bağlı Olduğu KurumKamu yararına çalışan bir dernek
Faaliyetin NiteliğiÜyelere ve üçüncü kişilere yönelik devamlı ticari işletmecilik
Kazanç AmacıBulunmamaktadır (Maliyetine veya sosyal amaçlı hizmet)
Kazancın KullanımıTamamı dernek tüzüğündeki eğitim burslarına aktarılmaktadır
Tüzel KişilikDernekten bağımsız bir tüzel kişiliği bulunmamaktadır

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri dikkate alındığında, bu birimin mükellefiyet durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faaliyetin devamlılık arz etmesi ve ticari nitelik taşıması nedeniyle, kazanç amacı gütmese dahi kurumlar vergisi mükellefidir.

Cevap

Faaliyetin devamlılık arz etmesi ve ticari nitelik taşıması nedeniyle, kazanç amacı gütmese dahi kurumlar vergisi mükellefidir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinin 5. fıkrasına göre; derneklere ait iktisadi işletmelerin mükellefiyeti için faaliyetin devamlı olması ve ticari, sınai veya zirai bir mahiyet taşıması yeterlidir. İşletmenin kazanç amacı gütmemesi, bağımsız tüzel kişiliğinin veya ayrı bir muhasebesinin bulunmaması, kazancının tüzük gereği hayır işlerine harcanması mükellefiyet durumunu değiştirmez. Bu nedenle, tablodaki özellikler bir iktisadi işletme oluştuğunu ve bu birimin kurumlar vergisi mükellefi olduğunu kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Birimin bağlı olduğu üst kuruluşu ve faaliyet yapısını analiz et.
Birim bir derneğe bağlıdır ve devamlı ticari faaliyet yürütmektedir.
Mükellefiyet türünü belirlemek için KVK Madde 2'deki kategorilere (sermaye şirketi, iktisadi işletme vb.) bakılmalıdır.
2
KVK Madde 2/5'teki 'Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler' kriterlerini uygula.
İşletmenin kazanç amacı gütmemesi, tüzel kişiliğinin olmaması ve kârın hayır işlerine ayrılması mükellefiyeti engellemez.
Kanun koyucu, haksız rekabeti önlemek için faaliyetin özüne (devamlılık ve ticari nitelik) odaklanmıştır.

Anahtar Kavram

İktisadi İşletmelerde Mükellefiyet Şartları

Daha Fazla Pratik

İktisadi kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler arasındaki mükellefiyet benzerliklerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 44Soru

Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa eden bir avukatın 20252025 takvim yılındaki faaliyetlerine ilişkin bazı veriler şöyledir:

1. Takip ettiği bir dava sonucunda karşı tarafın icra dairesine 2626 Aralık 20252025 tarihinde yatırdığı, ancak avukatın 55 Ocak 20262026 tarihinde icra dairesinden çekerek kendi banka hesabına aktardığı 450.000450.000 TL tutarındaki vekalet ücreti.
2. Bir şirkete verdiği danışmanlık hizmeti karşılığında nakit ödeme yerine, mülkiyeti Aralık 20252025'te avukat adına tescil edilen 800.000800.000 TL rayiç bedelli binek otomobil.
3. Bir anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olması hasebiyle kendisine tahakkuk ettirilen ve Aralık 20252025'te nakden ödenen 150.000150.000 TL tutarındaki huzur hakkı.
4. Mesleki faaliyetinde kullandığı ve birikmiş amortismanı maliyet bedeline eşit olan (tamamı itfa edilmiş) bir büro makinesinin 60.00060.000 TL bedelle satılması sonucunda tahsil edilen tutar.
5. Yakın bir akrabasının davasını bedelsiz olarak üstlenmesi durumunda, söz konusu hizmetin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ndeki 40.00040.000 TL tutarındaki bedeli.

Buna göre, 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca yukarıdaki unsurlardan hangileri avukatın 20252025 yılı serbest meslek kazancının tespitinde gelir unsuru olarak dikkate alınmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1, 2 ve 4

Cevap

Avukatın 2025 yılı serbest meslek kazancının tespitinde dikkate alınması gereken gelir unsurları 1, 2 ve 4 numaralı maddelerde belirtilenlerdir.
Serbest meslek kazancında tahsil esası geçerli olup, paranın icra dairesine yatırılması hukuken tahsil hükmündedir. Ayrıca hizmet karşılığı alınan ayınlar ve mesleki envantere kayıtlı kıymetlerin satışından doğan kârlar kazanca dahil edilir. Bu nedenle icra ödemesi, otomobil ve büro makinesi satışı gelir unsuru olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tahsil esası ve icra ödemesinin değerlendirilmesi
1. madde dikkate alınır.
GVK Md. 67 uyarınca, müşteri veya müvekkil adına icra dairesine yatırılan paralar tahsil hükmündedir. Paranın avukat tarafından 2026'da çekilmesi durumu değiştirmez; 2025 yılı geliri sayılır.
2
Gayri nakdi tahsilatın değerlendirilmesi
2. madde dikkate alınır.
GVK Md. 67'ye göre serbest meslek hasılatı; tahsil edilen para, ayınlar ve diğer suretlerle elde edilen menfaatlerin toplamıdır. Alınan binek otomobil 'ayın' niteliğindedir.
3
Huzur hakkının niteliğinin belirlenmesi
3. madde dikkate alınmaz.
GVK Md. 61/4 uyarınca, yönetim ve denetim kurulları üyelerine ödenen huzur hakları 'ücret' geliridir, serbest meslek kazancı değildir.
4
İktisadi kıymet satışının değerlendirilmesi
4. madde dikkate alınır.
GVK Md. 67 son fıkra uyarınca, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde doğan kâr serbest meslek kazancına eklenir. Cihaz tamamen itfa edildiği için satış bedelinin tamamı kâr niteliğindedir.
5
Bedelsiz hizmet ifasının değerlendirilmesi
5. madde dikkate alınmaz.
Serbest meslek kazancının tespitinde (GMSİ'den farklı olarak) bedelsiz hizmetler için Gelir Vergisi Kanunu'nda bir 'emsal ücret' düzenlemesi yer almamaktadır. Tahsilat yoksa gelir yoktur.

Anahtar Kavram

Serbest meslek kazancında tahsil esası ve hasılatın kapsamı

Daha Fazla Pratik

KDV Kanunu'nun 27. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 67. maddesi arasındaki bedelsiz hizmet ifasına ilişkin farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 45Soru

Türk Vergi Sistemi'nde ücret gelirlerinin vergilendirilmesi sürecinde, gayrisafi ücret tutarından kanunda öngörülen indirimler yapıldıktan sonra 'safi ücret' tutarına ulaşılır. Bu safi tutar, vergi hesaplamasında esas alınan matrahı oluşturmaktadır. Buna göre, Gelir Vergisi Kanunu uyarınca safi ücretin tespitinde gayrisafi tutardan indirilmesi gereken kalemlerden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarına ödenen işçi payı primleri

Cevap

Sosyal güvenlik kurumuna ödenen işçi payı primleri, ücretin safi tutarının tespitinde gayrisafi tutardan indirilmesi gereken unsurdur.
Sosyal güvenlik kurumu işçi payı primleri, Gelir Vergisi Kanunu'nun 63/2. maddesi gereğince ücretin gayrisafi tutarından indirilerek matrahın (safi ücret) bulunmasını sağlayan yasal bir indirim kalemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Ücretin vergilendirilme esasını belirleyin.
Ücretlerin gerçek safi değeri üzerinden vergilendirilmesi kuralı geçerlidir.
Vergi, hizmet erbabının eline geçen net ekonomik değeri değil, kanunda tanımlanan safi matrah üzerinden hesaplanır.
2
Gelir Vergisi Kanunu'nun 63. maddesindeki indirimleri hatırlayın.
Kanunla kurulan emekli sandıkları veya sosyal sigorta kurumlarına ödenen şahsi primlerin indirim konusu yapılabileceği sonucuna varılır.
Sosyal güvenlik primleri, zorunlu yasal kesintiler olduğu için safi ücretin tespitinde gayrisafi tutardan düşülür.

Anahtar Kavram

Safi Ücret Tespiti ve Yasal İndirimler
Tahmini Süre:45s
Soru 46Soru

Serbest meslek faaliyetini mutat meslek hâlinde ifa eden bir avukatın, takip ettiği bir dava ile ilgili olarak müvekkili adına yaptığı ve aslına uygun belgelerle tevsik ettiği harç, posta ve keşif giderlerini daha sonra müvekkilden tahsil etmesi durumunda; söz konusu tutarların 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca vergi matrahına etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu tutarlar avukat için gayrisafi hasılat sayılmaz ve mesleki kazancın tespitinde hasılat veya gider olarak dikkate alınmaz.

Cevap

Müvekkil adına yapılan ve aslına uygun belgelerle tevsik edilen giderlerin tahsili avukat için gayrisafi hasılat sayılmaz.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 6767 nci maddesinin 33 numaralı bendine göre; müşteri veya müvekkil adına, hasılat dışı gider kayıt edilmek üzere yapılan ve aslına uygun belgelerle tevsik edilen giderlerin geri alınması gayrisafi hasılat sayılmaz. Bu durumda avukat, cebinden çıkan bu parayı geri aldığında bir kazanç elde etmiş olmaz, sadece mevcut bir alacağını tahsil etmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Harç, posta ve keşif gibi giderlerin mahiyetini belirle.
Bu giderler avukatın kendi mesleki faaliyeti için yaptığı genel giderler değil, doğrudan müvekkilin davası için yapılan 'emanet' nitelikli masraflardır.
Serbest meslek kazancında hasılatın sınırlarını belirlemek için giderin kimin adına yapıldığı kritiktir.
2
193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 6767 nci maddesindeki özel hükmü uygula.
Müşteri adına yapılan ve belgelenen giderlerin geri alınması hasılat dışı tutulur.
Kanun koyucu, profesyonellerin müşterileri adına yaptıkları köprü ödemelerin vergi matrahını suni olarak yükseltmesini engellemeyi amaçlamıştır.

Anahtar Kavram

Serbest Meslek Kazancında Gayrisafi Hasılat İstisnaları

Alternatif Yöntem

Eğer avukat bu giderleri kendi adına belgeleseydi ve müvekkiline toplu bir fatura/makbuz kesseydi, o zaman tüm tutar hasılat olurdu. Ancak soruda 'müvekkili adına yaptığı ve tevsik ettiği' belirtildiği için doğrudan istisna kapsamına girer.
Tahmini Süre:50s
Soru 47Soru

Bay (T), 20252025 takvim yılında elde ettiği gelirleri için 20262026 yılı Mart ayında beyanname verecektir. Bay (T)’nin ilgili yıla ait gelir bilgileri şöyledir:

Gelir TürüTutar
Mesken Kira Geliri240.000240.000 TL
İşyeri Kira Geliri (Brüt - Tevkifatlı)120.000120.000 TL
Ücret Geliri (Tek işverenden, tevkifata tabi)950.000950.000 TL

Bay (T), gider yöntemi olarak "götürü gider" yöntemini seçmiştir. (20252025 yılı için mesken istisna tutarı 40.00040.000 TL, Gelir Vergisi Kanunu 103. maddedeki üçüncü dilim tutarı ise 870.000870.000 TL'dir.)

Buna göre, Bay (T)'nin beyan etmesi gereken gayrimenkul sermaye iradı matrahı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 306.000306.000 TL

Cevap

Bay (T)'nin beyan etmesi gereken net gayrimenkul sermaye iradı matrahı 306.000306.000 TL'dir.
Doğru hesaplamada öncelikle mükellefin 950.000950.000 TL'lik ücret geliri nedeniyle 40.00040.000 TL'lik mesken istisnasından yararlanamayacağı tespit edilir. Ardından, mesken ve işyeri kira gelirlerinin toplamı (240.000+120.000=360.000240.000 + 120.000 = 360.000 TL), 230.000230.000 TL'lik beyan sınırını geçtiği için her iki gelirin de beyan edileceği belirlenir. Toplam brüt tutar olan 360.000360.000 TL üzerinden %15 oranında (54.00054.000 TL) götürü gider indirimi yapıldığında, vergi matrahı 306.000306.000 TL olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Mesken istisnasından yararlanma şartını kontrol et.
İstisna uygulanamaz.
GVK 21. madde uyarınca; ücret, ticari, zirai veya mesleki kazançları ile diğer gelirlerinin toplamı 870.000870.000 TL'yi (2025 yılı 103/3 dilimi) aşanlar mesken istisnasından yararlanamaz. Mükellefin sadece ücret geliri (950.000950.000 TL) bile bu sınırı aşmaktadır.
2
İşyeri kira gelirinin beyan edilip edilmeyeceğini belirle.
İşyeri geliri beyan edilmelidir.
Beyana tabi gelirler toplamı (Mesken - İstisna + İşyeri Brüt) 230.000230.000 TL'lik (2025 yılı beyan sınırı) sınırı aşıyorsa (240.0000+120.000=360.000>230.000240.000 - 0 + 120.000 = 360.000 > 230.000), tevkifatlı işyeri gelirleri de beyannameye dahil edilir.
3
Toplam brüt hasılatı hesapla.
360.000360.000 TL
240.000240.000 (Mesken) + 120.000120.000 (İşyeri) = 360.000360.000 TL toplam brüt gayrimenkul sermaye iradı hasılatıdır.
4
Götürü gider indirimini uygulayarak matraha ulaş.
306.000306.000 TL
Götürü gider oranı %15'tir. 360.000×0,85=306.000360.000 \times 0,85 = 306.000 TL veya 360.000(360.000×0,15)=306.000360.000 - (360.000 \times 0,15) = 306.000 TL.

Anahtar Kavram

GMSİ istisnadan yararlanma sınırı ve işyeri kira geliri beyan sınırı arasındaki fark ile götürü gider uygulaması.
Soru 48Soru

Türkiye'de birden fazla şubesi ve satış mağazası bulunan tam mükellef bir anonim şirketin, tüm faaliyetlerinden elde ettiği kazançların beyan edilmesi ve vergilendirilmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirketin tüm şubelerine ait kazançlar tek bir beyannamede toplanarak Nisan ayı sonuna kadar merkezin bulunduğu yer vergi dairesine bildirilir.

Cevap

Şirketin tüm şubelerine ait kazançlar tek bir beyannamede toplanarak Nisan ayı sonuna kadar merkezin bulunduğu yer vergi dairesine bildirilir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre, her mükellef vergiye tabi kazancının tamamı için bir tek beyanname verir. Şirketlerin farklı yerlerdeki şubeleri ayrı birer mükellef sayılmaz. Bu nedenle tüm şube kazançları tek bir beyannamede birleştirilir ve şirketin kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yerdeki vergi dairesine, Nisan ayının sonuna kadar teslim edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefin hukuki statüsünü belirle.
Anonim şirketler, tek bir tüzel kişiliğe sahip tam mükellef kurumlardır.
Kurumlar vergisinde verginin muhatabı tüzel kişiliğin kendisidir, şubeler değildir.
2
Beyannamenin birliği ve tarh yeri kuralını uygula.
Tüm şube kazançları konsolide edilerek merkezin (kanuni veya iş merkezi) bağlı olduğu vergi dairesine sunulur.
KVK Madde 14 uyarınca her mükellef vergiye tabi kazancının tamamı için bir tek beyanname verir.
3
Yasal beyan süresini kontrol et.
Hesap dönemi takvim yılı olan kurumlarda beyan süresi Nisan ayıdır.
Gelir vergisindeki Mart ayı ile karıştırılmamalıdır; kurumlar vergisi takvim yılını izleyen dördüncü ayda beyan edilir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Beyannamenin Birliği ve Tarh Yeri

Daha Fazla Pratik

Dar mükellef kurumlarda beyannamenin verileceği yer ve muhatap farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 49Soru

Mobilya imalatı faaliyeti nedeniyle ticari kazancı bilanço esasına göre tespit edilen Bay (S), 20252025 yılında kuzeni Bay (T) ile birlikte bir adi ortaklık kurarak küçük ölçekli bir serada sebze yetiştiriciliğine başlamıştır. Söz konusu seranın işletme büyüklüğü, 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda (GVK) belirtilen zirai işletme ölçülerinin altında olup ortaklığın başkaca bir zirai faaliyeti veya biçerdöver gibi bu mahiyetteki bir motorlu aracı bulunmamaktadır.

Bu durumda, söz konusu adi ortaklığın yürüttüğü zirai faaliyetten elde edilen kazancın vergilendirilmesine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklardan Bay (S) ticari kazancı nedeniyle gerçek usulde vergilendirildiğinden, adi ortaklığın ve diğer ortak Bay (T)'nin bu faaliyete ilişkin kazancı da gerçek usulde tespit edilmelidir.

Cevap

Ortaklardan en az birinin (Bay S) ticari kazancı nedeniyle gerçek usulde vergilendirilmesi, adi ortaklığın ve diğer ortağın (Bay T) da zirai kazançlarını gerçek usulde (bilanço veya zirai işletme hesabı) tespit etmesini zorunlu kılar.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 53. maddesinin ikinci fıkrasına göre; zirai faaliyetle iştigal eden ortaklıklar ile şahıs şirketlerinde, ortaklardan en az birinin kazancı gerçek usulde vergilendiriliyorsa (bu durum ticari kazanç gibi başka bir kazanç türünden kaynaklansa dahi), diğer ortakların ve ortaklığın kazancı da gerçek usulde tespit olunur. Bu durumda Bay (S)'nin mobilya imalatından kaynaklı gerçek usul mükellefiyeti, dahil olduğu zirai adi ortaklığı ve ortağı Bay (T)'yi de gerçek usul kapsamına sokar.

Adım Adım Çözüm

1
Mükelleflerin şahsi durumlarını analiz etme
Bay (S) mobilya imalatı nedeniyle bilanço esasına göre (gerçek usul) vergilendirilmektedir.
Gerçek usulde vergilendirme durumunun varlığını tespit etmek için.
2
GVK Madde 53/2'deki ortaklık kuralını uygulama
Zirai ortaklıklarda bir ortağın gerçek usulde olması, diğer ortakların ve ortaklığın kazancının da gerçek usulde tespit edilmesini gerektirir.
Ortaklık bünyesinde vergi usul birliğini sağlayan sirayet kuralını işletmek için.
3
İşletme büyüklüğü ölçüleri ile sirayet kuralını karşılaştırma
İşletme büyüklüğü ölçüleri aşılmasa dahi, ortaklık sirayeti nedeniyle tevkifat usulünden çıkılarak gerçek usule geçilir.
Özel şartın (sirayet) genel şarttan (ölçüler) önce geldiğini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Zirai Kazançlarda Gerçek Usulün Sirayeti
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 50Soru

Zirai faaliyetleri kendi nam ve hesabına; işletme sahibi, kiracı, yarıcı veya ortak sıfatıyla yürüten gerçek kişilere çiftçi, bu faaliyetlerin icra edildiği yerlere ise zirai işletme denilmektedir. 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, gerçek usulde vergilendirilme şartlarını (işletme büyüklüğü ölçüleri, biçerdöver veya benzeri motorlu araç parkı vb.) taşımayan çiftçilerin elde ettikleri kazançlar kural olarak hangi yöntemle vergilendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tevkifat (stopaj) usulü

Cevap

Gerçek usul şartlarını taşımayan çiftçilerin kazançları tevkifat (stopaj) usulü ile vergilendirilir.
Zirai kazançlarda vergilendirme iki ana kola ayrılır: Gerçek usul ve tevkifat (stopaj) usulü. Eğer bir çiftçi, kanunda belirtilen işletme büyüklüğü ölçülerini aşmıyorsa veya belirli bir kapasitenin üzerindeki araçlara (biçerdöver vb.) sahip değilse, elde ettiği ürünleri sattığı aşamada yapılan tevkifat onun nihai vergisi olur ve ayrıca beyanname vermesine gerek kalmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet türünü ve faaliyet kapsamını belirle.
Faaliyet 'zirai faaliyet', kişi ise 'çiftçi' olarak tanımlanmıştır.
Zirai kazancın vergilendirme usulünü belirlemek için önce faaliyetin türü netleştirilmelidir.
2
Gerçek usule tabi olma şartlarını kontrol et.
Soru metnine göre çiftçi, gerçek usul şartlarını (işletme büyüklüğü vb.) taşımamaktadır.
Gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerin vergi yükümlülüğünün nasıl yerine getirileceği kanunda özel olarak düzenlenmiştir.
3
Küçük çiftçiler için geçerli olan nihai vergilendirme yöntemini seç.
Bu durumdaki çiftçilerin kazançları stopaj (tevkifat) yoluyla vergilendirilir.
Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, gerçek usule tabi olmayanların kazançları üzerinden yapılan kesinti nihai vergidir ve beyanname verilmez.

Anahtar Kavram

Zirai Kazançlarda Vergilendirme Usulleri

Daha Fazla Pratik

Gerçek usulde vergilendirmeyi zorunlu kılan 'işletme büyüklüğü ölçülerini' (GVK Md. 54) inceleyerek hangi sınırların geçilmesi gerektiğini öğrenebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 51Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden elde ettiği kâr payı, faiz ve benzeri gelirler menkul sermaye iradı olarak tanımlanmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi gelir vergisi açısından "menkul sermaye iradı" (MSİ) kapsamında değerlendirilen bir gelirdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Repo (geri alım vaadiyle satış) işlemlerinden sağlanan gelirler

Cevap

Repo (geri alım vaadiyle satış) işlemlerinden sağlanan gelirler menkul sermaye iradı olarak kabul edilir.
Repo (geri alım vaadiyle satış) işlemleri, bir menkul kıymetin (tahvil, bono vb.) belli bir süre sonunda geri alınması taahhüdüyle satılmasıdır. Bu işlemden elde edilen getiri, paranın (sermayenin) belli bir süre kullandırılması karşılığı alınan bir faiz benzeri irat olduğu için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 7575. maddesi uyarınca menkul sermaye iradı olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Menkul sermaye iradının tanımını hatırla
GVK Madde 7575: Sermaye dolayısıyla elde edilen kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlardır.
Gelirin hangi kategoriye girdiğini belirlemek için yasal tanım temeldir.
2
Seçeneklerdeki gelir unsurlarını vergi türlerine göre sınıflandır
Repo = MSİ; Huzur Hakkı = Ücret; Telif Hakkı (Müellifçe) = GMSİ; Şirket Kâr Payı (Kollektif) = Ticari Kazanç.
Türk vergi sisteminde gelir unsurları arasındaki farkları belirlemek hatayı önler.
3
Doğru unsuru tespit et
Repo gelirleri sermaye getirisi olduğu için MSİ'dir.
Tanıma uyan tek seçenek budur.

Anahtar Kavram

Menkul Sermaye İradının Kapsamı ve Unsurları

İpuçları

1
Menkul sermaye iradı, paradan para kazanmak veya sermaye değerinin getirisini elde etmektir.
2
Şirket kâr payları (şahıs şirketleri hariç) ve faiz türleri genellikle bu gruptadır.

Daha Fazla Pratik

Kar paylarında yarısı istisna uygulamasını ve hangi kurum ödemelerinde bu kuralın geçerli olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 52Soru

Bay (G)’ye, 2023 yılında vefat eden amcasından bir limited şirket ortaklık payı miras yoluyla intikal etmiştir. Bay (G), söz konusu ortaklık payını 2026 yılında 2.000.0002.000.000 TL bedelle bir üçüncü kişiye devrederek kazanç elde etmiştir. Bu işleme ilişkin vergilendirme rejimi ile ilgili Gelir Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklık payı ivazsız suretle iktisap edildiği için, bu devirden doğan kazanç değer artış kazancı olarak vergilendirilmez.

Cevap

Ortaklık payının ivazsız (miras) yoluyla iktisap edilmiş olması nedeniyle, bu işlemden doğan kazanç değer artış kazancı olarak vergilendirilmez.
Gelir Vergisi Kanunu'nun Mükerrer 80. maddesinin giriş fıkrasında açıkça belirtildiği üzere; maddede sayılan mal ve hakların (taşınmazlar, ortaklık payları, telif hakları vb.) elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı sayılabilmesi için bu varlıkların 'bedelli' olarak iktisap edilmiş olması şarttır. Miras (ivazsız iktisap) yoluyla geçen bir limited şirket payının satışından elde edilen tutar, verginin konusuna giren bir kazanç oluşturmaz.

Adım Adım Çözüm

1
İktisap şeklini belirlemek
İktisap miras yoluyla (ivazsız) gerçekleşmiştir.
GVK Mükerrer 80. madde uyarınca vergilendirme için iktisabın bedelli (ivazlı) olması gerekir.
2
Varlık türünü analiz etmek
Varlık bir limited şirket ortaklık payıdır.
Limited şirket payları bedelli alınsaydı süreye bakılmaksızın vergilendirilecekti, ancak ivazsız iktisap kuralı bu tür ayrımından önce gelir.
3
Kanun maddesiyle eşleştirmek
GVK Mükerrer Madde 80 kapsamında 'ivazsız iktisap edilenler hariç' hükmü uygulanır.
Miras kalan malların elden çıkarılması servetin nakde dönüşümü sayılır ve gelir vergisine tabi değildir.

Anahtar Kavram

Değer Artış Kazançlarında İvazsız İktisap İstisnası

Daha Fazla Pratik

Limited şirket paylarının aksine, Anonim şirket hisse senetlerinin bedelli iktisap edilip 2 yıl sonra satılması durumundaki vergi avantajını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 53Soru

Emekli bir mühendisin, herhangi bir mesleki organizasyon kurmaksızın ve süreklilik arz etmeyecek şekilde, bir inşaat firmasına bir defaya mahsus sunduğu teknik danışmanlık hizmeti karşılığında elde ettiği kazanç, Gelir Vergisi Kanunu'na göre aşağıdaki hangi gelir unsuru kapsamında vergilendirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arızi kazanç

Cevap

Arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetlerinden elde edilen kazançlar 'Arızi Kazanç' olarak vergilendirilir.
Doğru cevap, Gelir Vergisi Kanunu'nun 82. maddesinin 4. fıkrasında yer alan 'Arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edilen kazançlar' hükmüne dayanmaktadır. Emekli mühendisin sunduğu teknik danışmanlık bir serbest meslek faaliyetidir ancak süreklilik arz etmediği ve bir organizasyon altında yapılmadığı için arızi kazanç sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Faaliyetin niteliğini belirle
Mühendislik ve danışmanlık, şahsi mesaiye ve mesleki bilgiye dayandığı için 'serbest meslek faaliyeti' niteliğindedir.
GVK Madde 65'teki serbest meslek tanımı ile uyumludur.
2
Süreklilik unsurunu kontrol et
Hizmetin 'bir defaya mahsus' ve 'süreklilik arz etmeyecek şekilde' sunulması, kazancın arızi nitelikte olduğunu gösterir.
GVK Madde 82/4, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetlerini düzenler.

Anahtar Kavram

Arızi Serbest Meslek Kazancı
Soru 54Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, tam mükellef bir gerçek kişinin takvim yılı içinde vefat etmesi durumunda; vefat tarihinden önceki kıst döneme ait kazanç ve iratların beyanı ile bu beyan üzerine tarh edilen verginin ödenme zamanına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyanname vefat tarihinden itibaren 44 ay içinde verilmeli, tahakkuk eden vergi de beyanname verme süresi içerisinde ödenmelidir.

Cevap

Vefat halinde beyanname vefat tarihinden itibaren 44 ay içinde verilir ve vergi de aynı süre içinde ödenir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 9292. maddesi uyarınca vefat eden mükelleflerin beyannamesi ölüm tarihinden itibaren 44 ay içinde verilir. Aynı Kanun'un 117117. maddesi uyarınca ise bu beyanname üzerine tarh edilen vergi, beyanname verme süresi içinde ödenmelidir. Dolayısıyla hem beyan hem ödeme için vefatı takip eden 44 aylık süre geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Vefat durumunda beyanname verme süresini belirle.
Gelir Vergisi Kanunu Madde 9292 uyarınca, takvim yılı içinde vefat eden mükelleflerin beyannamesi ölüm tarihinden itibaren 44 ay içinde verilir.
Vefat, mükellefiyeti sona erdiren özel bir durum olduğu için genel beyan sürelerinden farklı bir kıst dönem uygulaması gerektirir.
2
Vefat durumunda vergi ödeme süresini belirle.
Gelir Vergisi Kanunu Madde 117117 uyarınca, ölüm gibi hallerde beyanname üzerine tarh edilen vergi, beyanname verme süresi içinde ödenir.
Kanun koyucu, mükellefiyetin sona erdiği bu gibi durumlarda verginin tahsilini beyan süresine bağlayarak süreci hızlandırmıştır.
3
Beyan ve ödeme sürelerini birleştirerek sonucu teyit et.
Vefat tarihinden itibaren başlayan 44 aylık sürenin hem beyan hem de ödeme için geçerli olduğu sonucuna varılır.
Her iki madde (9292 ve 117117) birlikte değerlendirildiğinde süre uyumu ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

Vefat Halinde Kıst Dönem Beyan ve Ödeme Süreleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 55Soru

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri ve güncel vergi mevzuatı çerçevesinde, hesap dönemi takvim yılı olan tam mükellef bir sermaye şirketinin 20252025 vergilendirme dönemine ait beyan, tarh ve ödeme süreçleri ile geçici vergi uygulamasına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıllık kurumlar vergisi beyannamesi 20262026 yılı Nisan ayının son günü akşamına kadar verilir ve tahakkuk eden vergi bu sürenin sonuna kadar ödenir.

Cevap

Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın son günü akşamına kadar verilir ve vergi aynı süre içinde ödenir.
Güncel mevzuat uyarınca, takvim yılını esas alan kurumlar için yıllık beyanname Nisan ayının son günü akşamına kadar verilir. Tarh edilen vergi de aynı süre içerisinde, yani Nisan ayı sonuna kadar ödenir. Bu kural hem tam hem de dar mükellef kurumlar için (yıllık beyanname bazında) geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hesap döneminin tespit edilmesi
Takvim yılı (11 Ocak - 3131 Aralık 20252025)
Yıllık beyanname süresi bu döneme göre belirlenir.
2
Yıllık beyanname verme süresinin hesaplanması
20262026 yılı Nisan ayının sonu
KVK Madde 1414 uyarınca beyanname, hesap dönemini takip eden dördüncü ayın sonuna kadar verilmelidir.
3
Ödeme zamanının belirlenmesi
Nisan ayı sonu
KVK Madde 2121 uyarınca vergi, beyanname verme süresi içinde ödenmelidir.
4
Geçici vergi dönemlerinin kontrolü
Dördüncü dönemin beyan edilmemesi
Güncel mevzuatta dördüncü geçici vergi dönemi kaldırılmış, sadece ilk üç dönem beyan edilmektedir.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Beyan ve Ödeme Süreleri
Soru 56Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, 20222022 yılından itibaren tüm ücretliler için uygulanmaya başlanan vergi avantajı kapsamında, gelir vergisinden istisna edilen tutar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ücretin, ilgili aydaki asgari ücretin net tutarına isabet eden kısmı

Cevap

Ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde, ilgili ayda geçerli olan asgari ücretin net tutarına (brüt tutardan işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigortası primi düşüldükten sonra kalan tutar) isabet eden ücretler gelir vergisinden istisnadır.
Doğru cevap, ücretin asgari ücrete isabet eden kısmının vergi dışı bırakıldığını belirtmektedir. 11 Ocak 20222022 tarihinden itibaren yürürlüğe giren düzenleme ile tüm ücretlilerin, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin net tutarına kadar olan kazançları gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağın belirlenmesi
193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 23/1823/18. maddesi incelenir.
Ücretlerdeki vergi istisnalarının sınırlarını belirlemek için güncel kanun hükmüne ihtiyaç vardır.
2
İstisnanın kapsamının analizi
İstisnanın sadece asgari ücretle çalışanları değil, tüm ücretlileri kapsadığı tespit edilir.
Yasal düzenleme 'hizmet erbabı' ifadesini kullanarak genel bir uygulama öngörmüştür.
3
İstisna tutarının hesaplanması
Toplam ücretten asgari ücretin net tutarı kadar olan kısmın düşülmesi gerektiği sonucuna varılır.
Vergi matrahı belirlenirken bu tutar toplam gelirden indirilerek kalan kısım vergilendirilir.

Anahtar Kavram

Asgari Ücret İstisnası (GVK Madde 23/18)
Soru 57Soru

Kanuni ve iş merkezi İtalya'da bulunan ve kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan (A)(A) Vakfı, Türkiye'de sahip olduğu bir taşınmazı iktisadi bir işletme vasıtasıyla otel olarak işletmektedir. Söz konusu iktisadi işletme, Türkiye'de büyük ölçekli bir baraj inşaatı ihalesini üstlenmek amacıyla, Türkiye'de yerleşik iki gerçek kişiden oluşan (B)(B) Adi Ortaklığı ile yazılı bir sözleşme akdederek 'ABA-B İş Ortaklığı'nı kurmuş ve bu ortaklığın kurumlar vergisi mükellefi olarak tescil edilmesini talep etmiştir. Ortaklığın tüm stratejik kararları ve yönetim faaliyetleri Ankara'daki merkezinden yürütülmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde, (A)(A) Vakfı'na bağlı iktisadi işletmenin ve yeni kurulan 'ABA-B İş Ortaklığı'nın mükellefiyet türleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A)(A) Vakfı'na bağlı iktisadi işletme dar mükellef, 'ABA-B İş Ortaklığı' ise tam mükellef kurumlar vergisi mükellefidir.

Cevap

Vakfa bağlı iktisadi işletme dar mükellef, İş Ortaklığı ise tam mükellef olarak vergilendirilmelidir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre, kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan kurumlar (İtalyan Vakfı) dar mükellefiyet esaslarına göre vergilendirilir. Bu kuruma bağlı Türkiye'deki iktisadi işletme dar mükellef bir birimdir. Ancak bu işletmenin ortaklığıyla kurulan 'ABA-B İş Ortaklığı', yönetim faaliyetlerini Ankara'daki iş merkezinden yürüttüğü için KVK Madde 3/1 uyarınca tam mükellefiyet kapsamına girer. Ayrıca, iş ortaklığı kurulması için ortaklardan en az birinin (Vakıf İktisadi İşletmesi) kurumlar vergisi mükellefi olması yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakıf iktisadi işletmesinin mükellefiyet türünü belirle.
Dar Mükellefiyet
5520 sayılı KVK Madde 3/2 uyarınca, kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye dışındaki bir ülkede bulunan kurumlar dar mükellef sayılır. İtalyan vakfının merkezi yurt dışındadır.
2
İş Ortaklığı tesis şartlarını kontrol et.
Mükellefiyet kurulabilir.
KVK Madde 2/7 uyarınca, en az bir kurumlar vergisi mükellefinin (burada vakıf iktisadi işletmesi) şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerle belirli bir işi yapmak üzere kurduğu ortaklıklar iş ortaklığı sayılır.
3
İş Ortaklığının mükellefiyet türünü belirle.
Tam Mükellefiyet
KVK Madde 3/1 uyarınca, iş merkezi (yönetim faaliyetlerinin toplandığı yer) Türkiye'de bulunan kurumlar tam mükellef sayılır. Ortaklığın yönetim merkezi Ankara'dadır.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisinde Tam ve Dar Mükellefiyet Ayrımı ile İş Ortaklığı Şartları

Daha Fazla Pratik

Kurumlar vergisinde iş ortaklıklarının tasfiyesi ve mükellefiyetin sona ermesi ile ilgili hükümleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 58Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre menkul sermaye iratlarında gelirin elde edilmesi 'hukuken ve tekemmül' ilkesine bağlanmıştır. Buna göre, bir bankada bulunan mevduat hesabına yürütülen faiz gelirinin vergi hukuku açısından elde edilmiş sayılması için aşağıdaki şartlardan hangisinin gerçekleşmesi yeterlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faiz tutarının hesaplanarak mükellefin tasarrufuna hazır hale getirilmesi

Cevap

Faiz tutarının hesaplanarak mükellefin tasarrufuna hazır hale getirilmesi menkul sermaye iratlarında gelirin elde edilmesi için yeterlidir.
Menkul sermaye iratlarında gelirin elde edilmiş sayılması için paranın fiilen tahsil edilmesi şart değildir. Gelirin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşerek (tekemmül) sahibinin hukuki tasarrufuna sunulması (hukuken) elde etme için yeterli kabul edilir. Mevduat faizi örneğinde, faizin hesaplanıp hesap sahibinin emrine hazır hale getirilmesi bu şartı karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Menkul sermaye iratlarında (MSİ) geçerli olan elde etme ilkesini belirle.
MSİ'de elde etme ilkesi 'hukuken ve tekemmül' esasıdır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca MSİ'de gelirin miktarının kesinleşmesi ve hukuki olarak hak kazanılması esastır.
2
'Hukuken ve tekemmül' kavramının içeriğini analiz et.
İradın miktar ve mahiyet olarak kesinleşip sahibinin tasarrufuna sunulmasıdır.
Bu ilke, paranın fiilen ele geçmesini (tahsil) değil, paranın istenebilir ve kullanılabilir durumda olmasını arar.
3
Mevduat faizi örneğine uygula.
Bankanın faizi hesaplayıp hesaba alacak kaydetmesi tasarruf yetkisini doğurur.
Mükellef bu aşamadan sonra parayı dilediği zaman çekme veya başka işleme konu etme hakkına sahip olur.

Anahtar Kavram

Hukuken ve Tekemmül Esası
Soru 59Soru

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (KVKKVK) hükümleri çerçevesinde, tam ve dar mükellefiyet ayrımı ile mükellefiyetin konusu hususunda yapılan teknik analizler ışığında; aşağıdaki tabloda özellikleri belirtilen ticari oluşumun hukuki ve mali statüsü değerlendirilmektedir:

BileşenTanımlama ve Detaylar
I. Ortak(X) S.p.A. (Kanuni merkezi Roma/İtalya'da bulunan yabancı sermaye şirketi)
II. Ortak(Y) Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ - Kamu İktisadi Teşebbüsü statüsünde)
Oluşumun NiteliğiTürkiye'deki bir havalimanı genişletme projesi için kurulan adi ortaklık
Yönetim YapısıStratejik kararların alındığı ve yönetim işlerinin fiilen toplandığı merkezin (iş merkezi) İstanbul olması kararlaştırılmıştır
Mükellefiyet DurumuTaraflar, KVKKVK Madde 2/72/7 uyarınca kurumlar vergisi mükellefiyeti tesisi için yazılı başvuruda bulunmuştur

Bu bilgilere göre, söz konusu "İş Ortaklığı"nın mükellefiyet durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş ortaklığının iş merkezinin Türkiye’de bulunması, ortaklardan birinin yurt dışı yerleşik (dar mükellef) bir kurum olmasına bakılmaksızın, bu oluşumun tam mükellefiyet esasında vergilendirilmesi için yeterli ve geçerli bir hukuki kıstastır.

Cevap

İş ortaklığının iş merkezinin Türkiye'de bulunması, ortaklardan birinin dar mükellef olmasına bakılmaksızın tam mükellefiyet için yeterli olması
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33. maddesine göre; kanuni veya iş merkezinden herhangi biri Türkiye'de bulunan kurumlar tam mükellef sayılırlar. İş ortaklıkları da KVKKVK Madde 2/72/7 uyarınca ayrı birer kurumlar vergisi mükellefi olarak kabul edildiklerinden, bu kural onlar için de geçerlidir. Senaryoda iş ortaklığının iş merkezinin İstanbul olduğu belirtilmiştir; bu durum, yabancı ortağın (X) kendi başına dar mükellef olmasına bakılmaksızın, iş ortaklığının kendisinin tam mükellef olarak vergilendirilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Ortakların KVKKVK kapsamındaki durumunu analiz etmek
(X) yabancı bir sermaye şirketi, (Y) ise bir kamu iktisadi kuruluşudur. Her ikisi de KVKKVK Madde 22 uyarınca kurumlar vergisi mükellefi (öznesi) olabilecek niteliktedir.
İş ortaklığı kurulabilmesi için ortaklardan en az birinin kurumlar vergisi mükellefi olması şarttır.
2
İş ortaklığı tanımını ve mükellefiyet talebini değerlendirmek
Tarafların yazılı talebi ile bu adi ortaklık, KVKKVK Madde 2/72/7 kapsamında bir 'İş Ortaklığı' mükellefi haline gelmiştir.
Adi ortaklıklar normalde mükellef değildir; ancak talep halinde iş ortaklığı olarak mükellefiyet tesis edilebilir.
3
Mükellefiyet türünü (Tam/Dar) tayin etmek
İş merkezinin İstanbul (Türkiye) olması sebebiyle, KVKKVK Madde 3/13/1 uyarınca yapı 'Tam Mükellef' statüsündedir.
Kanuni veya iş merkezinden sadece birinin Türkiye'de olması tam mükellefiyet için yeterlidir.

Anahtar Kavram

İş Ortaklıklarında Tam ve Dar Mükellefiyet Ayrımı
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 60Soru

Türk vergi sisteminde gelir unsurları belirlenirken bazı kazançların hangi kategoriye gireceği kanunla açıkça düzenlenmiştir. 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi vergilendirme tekniği açısından 'ücret' geliri olarak kabul edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Profesyonel bir futbolcuya kulübü tarafından yapılan transfer ödemeleri

Cevap

Profesyonel bir futbolcuya kulübü tarafından yapılan transfer ödemeleri, Gelir Vergisi Kanunu uyarınca ücret sayılan ödemelerdendir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 6161. maddesinin 66. fıkrasında, sporculara transfer ücreti veya başka isimler altında yapılan ödemeler ile sağlanan menfaatlerin 'ücret' olarak vergilendirileceği açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelir unsurlarını sınıflandırın.
Gelir Vergisi Kanunu'nda gelir; ticari kazanç, zirai kazanç, ücret, serbest meslek kazancı, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve iratlardan oluşur.
Her kazancın vergilendirme usulü farklıdır.
2
Ücret tanımını ve özel durumları inceleyin.
GVK Madde 6161'e göre ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen paradır. Ancak bazı ödemeler (sporcu transfer ücretleri gibi) bu şartlar tam aranmasa da kanunen ücret sayılmıştır.
Kanun koyucu vergilendirme kolaylığı ve nitelik gereği bazı ödemeleri doğrudan ücret kategorisine dahil etmiştir.
3
Verilen seçenekleri karşılaştırın.
Futbolcu transfer ücretleri 61/661/6. madde gereği kesin olarak ücret sayılırken, diğerleri farklı gelir unsurlarıdır.
Doğru tasnif vergi yükümlülüğünün belirlenmesi için şarttır.

Anahtar Kavram

Ücret Sayılan Ödemeler
ÖncekiSayfa 3 / 14Sonraki