Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

263 soru

Soru 61Soru

Bay (E), 20252025 takvim yılında sahibi olduğu meskeni kiraya vererek 300.000300.000 TL kira geliri, tamamı tevkifata tabi tutulmuş işyerini kiraya vererek ise brüt 500.000500.000 TL kira geliri elde etmiştir. Bay (E)'nin aynı yıl içinde tek işverenden elde ettiği ve tevkif yoluyla vergilendirilmiş 2.000.0002.000.000 TL ücret geliri de bulunmaktadır. 20252025 yılı gelirleri için geçerli olan mesken istisnası tutarı 42.00042.000 TL ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca istisnadan yararlanma şartı olan gelir toplamı sınırı (üçüncü gelir dilimi) 800.000800.000 TL'dir.

Bay (E) gayrimenkul sermaye iradının tespitinde "götürü gider" yöntemini seçtiğine göre, yıllık beyanname ile beyan etmesi gereken toplam safi gayrimenkul sermaye iradı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 680.000680.000

Cevap

Bay (E)'nin beyan etmesi gereken toplam safi gayrimenkul sermaye iradı 680.000680.000 TL'dir.
Mükellefin elde ettiği kira gelirleri ve tevkifata tabi ücret geliri toplamı (2.800.0002.800.000 TL), kanunda belirtilen 800.000800.000 TL'lik sınırı aştığı için mesken istisnası uygulanmaz. Ayrıca, mesken ve tevkifata tabi işyeri kira gelirlerinin toplamı beyan sınırını geçtiği için her iki gelir de beyannameye dahil edilmelidir. Toplam 800.000800.000 TL brüt hasılat üzerinden %15 götürü gider (120.000120.000 TL) düşüldüğünde safi irat 680.000680.000 TL olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Mesken istisnasından yararlanma şartını kontrol et
İstisnadan yararlanılamaz
GVK Madde 21 uyarınca; kira gelirleri ve ücret geliri toplamı (300.000+500.000+2.000.000=2.800.000300.000 + 500.000 + 2.000.000 = 2.800.000 TL), belirlenen 800.000800.000 TL'lik sınırı aştığı için mükellef mesken istisnasından faydalanamaz.
2
İşyeri kira gelirinin beyan edilip edilmeyeceğini belirle
İşyeri geliri beyannameye dahil edilmelidir
GVK Madde 86/1-c uyarınca; tevkifata tabi işyeri kira geliri ile mesken kira geliri (istisna sonrası kalan tutar) toplamı (300.000+500.000=800.000300.000 + 500.000 = 800.000 TL), beyan sınırını (20252025 yılı tahmini 158.000158.000 TL) aştığı için işyeri geliri de beyan edilir.
3
Toplam brüt hasılatı hesapla
800.000800.000 TL
Mesken kira geliri (300.000300.000) ve brüt işyeri kira geliri (500.000500.000) toplanır.
4
Götürü gider indirimi uygulayarak safi iratı bul
680.000680.000 TL
Götürü gider yöntemi seçildiğinden, hasılatın %15'i gider olarak indirilir: 800.000×0,85=680.000800.000 \times 0,85 = 680.000 TL.

Anahtar Kavram

Gayrimenkul Sermaye İratlarında Mesken İstisnası ve Beyan Sınırları
Soru 62Soru

Bay (K), nüfusu az olan bir ilçede kuyumculuk (kıymetli maden ve mücevherat alım satımı) faaliyetiyle uğraşmaktadır. Bay (K)'nın yıllık iş yeri kira bedeli ve yıllık satış hasılatı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda basit usul için öngörülen genel ve özel hadlerin oldukça altındadır.

Buna göre, Bay (K)'nın elde ettiği ticari kazancın vergilendirilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuyumculuk faaliyeti kanunen basit usulden yararlanamayacak işler arasında sayıldığından, kazancı her durumda gerçek usulde tespit edilir.

Cevap

Kuyumculuk (kıymetli maden alım satımı) faaliyetiyle uğraşanlar, Gelir Vergisi Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca basit usulden yararlanamayacak mükellefler arasında sayıldığından, kazançları gerçek usulde tespit edilmeye devam edilir.
Doğru cevap, kuyumculuk faaliyetinin niteliği gereği kanun koyucu tarafından basit usulden istisna edilmemesini ifade etmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 51. maddesinin 4. bendinde 'Sarraflar ile kıymetli maden ve mücevherat alım satımı ile uğraşanlar'ın basit usulden faydalanamayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle mükellef, GVK 47 ve 48'deki hadleri taşısa dahi gerçek usulde vergilendirilmeye devam edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Faaliyetin niteliğini belirlemek.
Kuyumculuk (kıymetli maden ve mücevherat alım satımı) ticari bir faaliyettir.
Emtia alım satımı ve ticari organizasyon 'Ticari Kazanç' kapsamına girer.
2
Basit usul şartlarını kontrol etmek.
Mükellef, kira ve hasılat gibi genel ve özel şartları sağlamaktadır.
Soruda limitlerin altında kalındığı belirtilmiştir.
3
Kanuni kısıtlamaları (GVK Madde 51) değerlendirmek.
Sarraflar ve kıymetli maden alım satımı yapanlar basit usulden men edilmiştir.
Kanun koyucu bazı sektörleri, işlem hacmi ne olursa olsun basit usul kapsamı dışında tutmuştur.
4
Nihai vergilendirme usulünü tespit etmek.
Gerçek Usul.
Kısıtlama nedeniyle şartlar sağlansa dahi basit usule geçiş mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Basit Usulden Yararlanamayacak Olanlar (GVK Madde 51)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

Bay (D), 20262026 takvim yılında sadece mesken (konut) olarak kiraya verdiği dairesinden toplam 100.000100.000 TL kira geliri elde etmiştir. Bay (D)’nin aynı yıl içerisinde elde ettiği ticari kazancı ise 800.000800.000 TL’dir. 20262026 yılı için belirlenen mesken istisnası tutarı 60.00060.000 TL, bu istisnadan yararlanabilmek için aşılmaması gereken diğer gelirler toplamı sınırı ise 500.000500.000 TL’dir.

Buna göre, gider yöntemi olarak götürü gider usulünü (%1515) seçen Bay (D)’nin 20262026 yılına ait gayrimenkul sermaye iradı matrahı kaç TL’dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 85.00085.000

Cevap

Bay (D)'nin diğer gelirleri istisnadan yararlanma sınırını aştığı için mesken istisnası uygulanmaz ve %15 götürü gider sonrası matrah 85.00085.000 TL olarak hesaplanır.
Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, mesken kira geliri elde eden mükellefler, aynı yıl içinde elde ettikleri ücret, ticari, zirai veya mesleki kazançlarının toplamı kanunda belirtilen (soruda 500.000500.000 TL olarak verilen) sınırı aşıyorsa 60.00060.000 TL'lik mesken istisnasından yararlanamazlar. Bu durumda Bay (D)'nin safi iradı, istisna düşülmeden brüt 100.000100.000 TL üzerinden %1515 götürü gider indirilerek 85.00085.000 TL olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Mesken istisnasından yararlanma şartını kontrol et.
Ticari kazanç (800.000800.000 TL) > İstisna sınırı (500.000500.000 TL).
Gelir Vergisi Kanunu'na göre, kira gelirinin yanında elde edilen diğer gelirlerin toplamı kanuni sınırı aşarsa mesken istisnasından yararlanılamaz.
2
Götürü gider tutarını hesapla.
100.000×0,15=15.000100.000 \times 0,15 = 15.000 TL.
Mükellef götürü gider yöntemini seçtiği için brüt hasılatın %15'i gider olarak indirilir.
3
Safi iradı (matrahı) tespit et.
100.00015.000=85.000100.000 - 15.000 = 85.000 TL.
İstisna uygulanamadığı için brüt hasılattan sadece giderler düşülerek vergi matrahına ulaşılır.

Anahtar Kavram

Mesken istisnasından yararlanma şartları ve diğer gelirlerin etkisi
Soru 64Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, aşağıdakilerden hangisi vergi uygulaması bakımından "ücret" geliri kapsamında değerlendirilmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi adına çalışan bir avukatın, müvekkiline sunduğu hukuki danışmanlık hizmeti karşılığında aldığı vekalet ücreti

Cevap

Kendi adına çalışan bir avukatın müvekkilinden aldığı vekalet ücreti, ücret geliri değil serbest meslek kazancı kapsamındadır.
Gelir Vergisi Kanunu'na göre ücretin en temel ayırt edici özelliği, çalışanın bir işverene 'tabiiyet' (bağımlılık) bağı ile bağlı olmasıdır. Kendi adına çalışan bir avukat, herhangi bir işverene bağlı olmaksızın mesleki bilgisini kullanarak bağımsız faaliyet yürüttüğü için elde ettiği gelir 'serbest meslek kazancı'dır. Diğer seçeneklerdeki ödemeler ise kanunun 6161. maddesinde açıkça ücret kapsamında sayılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelir Vergisi Kanunu'nun 6161. maddesindeki ücret tanımını analiz edin.
Ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve menfaatlerdir.
Bir gelirin ücret olması için 'tabiiyet' (bağımlılık) ilişkisi şarttır.
2
Kanunun 6161. maddesinin devamında yer alan 'gerçekte ücret olmasa da kanunen ücret sayılan' durumları inceleyin.
Milletvekili ödenekleri, bilirkişi ücretleri ve huzur hakları gibi ödemelerin kanunen ücret sayıldığı görülür.
Yasa koyucu bazı ödemeleri, yapıları gereği ücret rejimine tabi tutmuştur.
3
Bağımsız çalışan profesyonellerin durumunu değerlendirin.
Kendi adına ofis işleten bir avukat, bir işverene tabi değildir; şahsi mesaisine ve mesleki bilgisine dayanarak bağımsız çalışır.
Bağımsızlık unsuru, geliri 'serbest meslek kazancı' kategorisine sokar.

Anahtar Kavram

Ücret ve Serbest Meslek Kazancı Ayrımı

İpuçları

1
Ücret ile serbest meslek kazancı arasındaki en önemli fark 'bağımlılık' (tabiiyet) ilişkisidir.

Daha Fazla Pratik

Serbest meslek kazancı ile ücret arasındaki farkları GVK madde 6161 ve 6565 üzerinden karşılaştırarak pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 65Soru

Tam mükellef (M) Anonim Şirketi'nin 20252025 yılı hesap dönemine ilişkin beyan ettiği bazı mali veriler aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

Mali Veri TürüTutar (TL)
Ticari Bilanço Karı5.000.0005.000.000
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (KKEG)600.000600.000
İştirak Kazançları İstisnası400.000400.000
Geçmiş Yıl Zararları1.200.0001.200.000
Kamu Yararına Çalışan Derneklere Yapılan Bağış300.000300.000

Bu verilere göre, şirketin beyan etmesi gereken kurumlar vergisi matrahı kaç Türk lirasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3.800.0003.800.000

Cevap

Şirketin beyan etmesi gereken kurumlar vergisi matrahı 3.800.0003.800.000 TL'dir.
Vergi matrahına ulaşmak için öncelikle ticari kâra (5.000.0005.000.000 TL) kanunen kabul edilmeyen giderler (600.000600.000 TL) eklenir. Bulunan 5.600.0005.600.000 TL tutardan iştirak kazançları istisnası (400.000400.000 TL) ve geçmiş yıl zararları (1.200.0001.200.000 TL) mahsup edilir. Kalan 4.000.0004.000.000 TL tutar, bağış indirimi için esas alınacak kurum kazancıdır. Kamu yararına çalışan derneklere yapılan bağışların sınırı bu tutarın %5'i olan 200.000200.000 TL'dir. Şirket 300.000300.000 TL bağış yapmış olsa da sadece bu sınır kadarını (200.000200.000 TL) indirebilir. Sonuç olarak 4.000.000200.000=3.800.0004.000.000 - 200.000 = 3.800.000 TL matraha ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Mali karın (safi kurum kazancı öncesi tutar) hesaplanması
5.000.000(TicariKar)+600.000(KKEG)=5.600.0005.000.000 (Ticari Kar) + 600.000 (KKEG) = 5.600.000 TL
Kurum kazancının tespitinde ticari kara kanunen kabul edilmeyen giderler eklenmelidir.
2
İstisna ve geçmiş yıl zararlarının mahsubu ile bağış indirimine esas tutarın belirlenmesi
5.600.000400.000(I˙stisna)1.200.000(Zarar)=4.000.0005.600.000 - 400.000 (İstisna) - 1.200.000 (Zarar) = 4.000.000 TL
Bağış indirimi sınırı; istisnalar ve geçmiş yıl zararları düşüldükten sonraki kurum kazancı üzerinden hesaplanır.
3
İndirilebilecek bağış tutarının sınır kontrolü
4.000.000×%5=200.0004.000.000 \times \%5 = 200.000 TL
Kamu yararına çalışan derneklere yapılan bağışlar, kurum kazancının %5'i ile sınırlıdır. Yapılan bağış (300.000300.000 TL) bu sınırı aştığı için sadece 200.000200.000 TL indirilebilir.
4
Kurumlar vergisi matrahının tespiti
4.000.000200.000=3.800.0004.000.000 - 200.000 = 3.800.000 TL
Sınır dahilindeki bağış tutarı indirilerek nihai matraha ulaşılır.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca matrah tespiti; ticari kara KKEG'lerin eklenmesi, istisna ve geçmiş yıl zararlarının düşülmesi ve ardından kurum kazancı ile sınırlı indirimlerin yapılması sürecini kapsar.

İpuçları

1
Ticari kârın vergi hukukuna göre düzeltilmesi için KKEG'leri eklemeyi unutmayın.
2
Bağış indiriminden yararlanabilmek için öncelikle istisna ve geçmiş yıl zararlarını düşerek 'kurum kazancını' bulun.
3
Bulduğunuz kurum kazancının %5'i ile yapılan gerçek bağış tutarını karşılaştırın; küçük olan tutarı indirim olarak kullanın.

Daha Fazla Pratik

Bağış yapılan kurumun 'kamu yararına çalışan dernek' yerine 'Kızılay' veya 'Yeşilay' olması durumunda sınırın değişip değişmeyeceğini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre; resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekküllere bağlı olup bu kuruluşların işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları, vergilendirme rejimi bakımından aşağıdakilerden hangisi kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tam mükellefiyet

Cevap

Resmi daire, müessese veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekküllerin işleri nedeniyle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları tam mükellefiyet esasına göre vergilendirilir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 3/23/2. maddesine göre; resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekküllere bağlı olup bu kuruluşların işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları, tam mükellef sayılırlar ve hem Türkiye içinde hem de dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet türünü belirleyen kanuni dayanağı tespit et.
193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 33. maddesinin 22. bendi.
Tam mükellefiyetin kapsamı sadece Türkiye'de ikamet edenleri değil, belirli şartları taşıyan Türk vatandaşlarını da kapsar.
2
Kişinin statüsünü kanundaki istisnai durumla karşılaştır.
Kişi, merkezi Türkiye'de olan bir kurumun işi için yurt dışındadır.
Yurt dışında yaşanmasına rağmen 'resmi görev' veya 'merkezi Türkiye'de olan teşekkül bağı' tam mükellefiyet sonucunu doğurur.

Anahtar Kavram

Tam Mükellefiyet - Resmi Görevli İstisnası

Daha Fazla Pratik

Bu kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazançların o ülkede vergilendirilmiş olması durumunda Türkiye'de yapılacak mahsup işlemleri konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 67Soru

Serbest meslek faaliyetinde bulunan bir diş hekimi, 20252025 yılının Aralık ayında bir hastasının tedavisine başlamış ve toplam 40.00040.000 TL olan tedavi ücretinin 15.00015.000 TL'sini bu ayda nakit olarak tahsil etmiştir. Tedavi 20262026 yılının Ocak ayında tamamlanmış ve kalan 25.00025.000 TL bu tarihte tahsil edilmiştir.

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, bu diş hekiminin söz konusu kazancının vergilendirilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahsil edilen 15.00015.000 TL 20252025 yılının, 25.00025.000 TL ise 20262026 yılının serbest meslek kazancı olarak kabul edilir.

Cevap

Tahsil edilen tutarların, fiilen tahsil edildikleri takvim yıllarına göre (15.000 TL 2025'e, 25.000 TL 2026'ya) beyan edilmesi doğrudur.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca serbest meslek kazancı, bir hesap dönemi içinde 'tahsil edilen' para ve ayınlar üzerinden tespit edilir. Bu ilkeye 'tahsil esası' denir. Sorudaki diş hekimi, toplam ücretin bir kısmını 2025'te, bir kısmını 2026'da aldığı için, her bir tutar tahsil edildiği yılın geliri olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Faaliyet türünü ve geçerli olan vergilendirme ilkesini belirleyin.
Diş hekimliği bir serbest meslek faaliyetidir ve Gelir Vergisi Kanunu uyarınca serbest meslek kazançlarında 'tahsil esası' geçerlidir.
Hangi dönemin geliri olduğunu belirlemek için öncelikle kazanç türüne özgü elde etme ilkesinin bilinmesi gerekir.
2
Tahsilatların gerçekleştiği tarihleri ve tutarları ayrıştırın.
2025 yılında 15.00015.000 TL, 2026 yılında ise 25.00025.000 TL nakden tahsil edilmiştir.
Tahsil esasına göre kazanç, nakden veya hesaben tahsil edildiği anda elde edilmiş sayılır.
3
Tutarları ilgili takvim yıllarıyla eşleştirerek sonucu tespit edin.
2025 yılının beyannamesine 15.00015.000 TL, 2026 yılının beyannamesine 25.00025.000 TL dahil edilir.
Takvim yılı esası ve tahsilatın gerçekleşme anı vergilendirmenin temel kriteridir.

Anahtar Kavram

Serbest Meslek Kazancında Tahsil Esası
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 68Soru

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında; müellif, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin bunların üzerindeki haklarını satmak veya kiralamak suretiyle elde ettikleri kazançlar belirli şartlar dahilinde gelir vergisinden müstesnadır. Ancak 7194 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme doğrultusunda, bu istisna uygulaması hasılat tutarına bağlı bir sınırlamaya tabi tutulmuştur.

Buna göre, 2025 takvim yılında elde edilen bu kapsamdaki bir serbest meslek kazancının, Gelir Vergisi Kanunu'nun 103. maddesindeki tarifede yer alan dördüncü gelir dilimindeki tutarı (20252025 yılı için 3.000.0003.000.000 TL) aşması durumunda, vergilendirme süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstisnadan yararlanılamaz ve elde edilen kazancın tamamı yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bildirilir.

Cevap

İstisnadan yararlanılamaz ve elde edilen kazancın tamamı yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bildirilir.
Doğru seçenek, hasılatın belirlenen sınırı aşması durumunda istisnanın uygulanmayacağını ve kazancın tamamının yıllık beyannameye dahil edileceğini belirtmektedir. GVK'nın 18. maddesinin son fıkrası uyarınca, 103. maddedeki dördüncü gelir dilimi aşıldığında istisna hakkı kaybolur. Bu durumda mükellef, yıl içinde kesilen tevkifatları beyannamede hesaplanan vergiden mahsup eder.

Adım Adım Çözüm

1
GVK 18. madde kapsamındaki eser sahipliği istisnasının temel kuralını belirlemek.
Müellif, ressam ve bilgisayar programcısı gibi kişilerin telif kazançları normalde gelir vergisinden müstesnadır.
Bu kanun maddesi, fikri ve sanatsal üretimi teşvik etmek amacıyla istisna öngörmüştür.
2
7194 sayılı Kanun ile getirilen hasılat sınırını kontrol etmek.
GVK 103. maddedeki 4. gelir dilimi (20252025 yılı için 3.000.0003.000.000 TL) bir eşik değerdir.
Yüksek gelir elde edenlerin vergi adaletini sağlamak amacıyla beyanname vermesi zorunlu tutulmuştur.
3
Sınırın aşılması durumunda hukuki sonucu saptamak.
Eğer hasılat bu tutarı aşarsa, istisnadan tamamen çıkılır ve kazancın tamamı beyan edilir.
Kanun, sınır aşımı durumunda 'istisnadan faydalanılamaz' ifadesini kullanarak kazancın tamamını vergiye tabi kılmıştır.

Anahtar Kavram

Telif Kazançları İstisnası ve Hasılat Sınırı
Soru 69Soru

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinde, kurum kazancı üzerinden vergi ödemekle yükümlü olan mükellefler tek tek sayılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kurumlar vergisi mükellefleri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adi ortaklıklar

Cevap

Adi ortaklıklar
Doğru cevap olan adi ortaklıklar, 55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinde sayılan beş mükellef grubu (sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler, iş ortaklıkları) arasında yer almaz. Adi ortaklıkların kazancı, ortakların hukuki statüsüne göre gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur; ortaklığın kendisi kurumlar vergisi mükellefi değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun (KVK) 11. maddesindeki mükellef listesini gözden geçir.
Mükellefler: Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek/vakıf iktisadi işletmeleri ve iş ortaklıklarıdır.
Mükellefiyetin yasal dayanağını tespit etmek için.
2
Seçeneklerde verilen ortaklık yapılarını yasal mükellefiyet listesiyle karşılaştır.
Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları ve iş ortaklıklarının listede olduğu, adi ortaklıkların ise listede yer almadığı görülür.
Hangi unsurun kapsam dışı olduğunu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Kurumlar Vergisi Mükellefiyeti
Tahmini Süre:45s
Soru 70Soru

Bayan (Z), 20252025 takvim yılında sahibi olduğu bir konutu kiraya vererek 180.000180.000 TL mesken kira geliri, tamamı tevkifata tabi tutulmuş dükkanını kiraya vererek ise brüt 300.000300.000 TL işyeri kira geliri elde etmiştir. Ayrıca aynı yıl içerisinde yürüttüğü bağımsız mimarlık faaliyetinden dolayı 750.000750.000 TL serbest meslek kazancı beyan etmiştir.

20252025 yılı vergi verilerine göre;
- Mesken istisnası tutarı: 29.00029.000 TL
- Tevkifata tabi işyeri kira gelirleri için beyanname verme sınırı: 230.000230.000 TL
- Gelir Vergisi Kanunu'nun 103. maddesindeki tarifenin üçüncü dilim tutarı (istisna sınırını belirleyen limit): 800.000800.000 TL

Bayan (Z) Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ) hesaplamasında "götürü gider" yöntemini seçtiğine göre, yıllık gelir vergisi beyannamesinde bildirmesi gereken toplam GMSİ matrahı kaç TL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 408.000408.000

Cevap

Bayan (Z)'nin beyan etmesi gereken toplam Gayrimenkul Sermaye İradı matrahı 408.000408.000 TL'dir.
Bayan (Z)'nin mesken kira geliri, işyeri kira geliri ve serbest meslek kazancı toplamı (1.230.0001.230.000 TL), 20252025 yılı için belirlenen 800.000800.000 TL'lik sınırı aştığı için mesken istisnasından (29.00029.000 TL) faydalanamaz. Ayrıca, beyana tabi gelirleri toplamı (180.000+300.000=480.000180.000 + 300.000 = 480.000 TL), 230.000230.000 TL'lik beyan sınırını aştığı için işyeri kira gelirleri de beyannameye dahil edilir. Toplam brüt hasılat olan 480.000480.000 TL üzerinden %15 götürü gider (72.00072.000 TL) düşüldüğünde net matrah 408.000408.000 TL olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Mesken istisnası uygunluk kontrolü
180.000180.000 (Mesken) + 300.000300.000 (İşyeri) + 750.000750.000 (S.M.K.) = 1.230.0001.230.000 TL
GVK Madde 21 uyarınca; ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olanlar ile yıllık gelirleri toplamı vergi tarifesinin 3. dilimini (800.000800.000 TL) aşanlar mesken istisnasından yararlanamaz.
2
İşyeri kira gelirinin beyan edilip edilmeyeceğinin tespiti
180.000180.000 (İstisna sonrası mesken) + 300.000300.000 (Brüt işyeri) = 480.000480.000 TL
GVK Madde 86/1-c uyarınca; tevkifata tabi işyeri kira gelirleri, mesken kira gelirinin (istisna sonrası kalan) toplamı ile birlikte beyanname verme sınırını (230.000230.000 TL) aşarsa beyan edilir.
3
Toplam brüt kira gelirinden götürü giderin düşülmesi
480.000×0,85=408.000480.000 \times 0,85 = 408.000 TL
Götürü gider yöntemi seçildiğinde, brüt hasılattan %15 oranında indirim yapılır. (480.000×0,15=72.000480.000 \times 0,15 = 72.000 TL gider; 480.00072.000=408.000480.000 - 72.000 = 408.000 TL matrah).

Anahtar Kavram

Mesken İstisnası Yararlanma Şartları ve GMSİ Beyan Sınırları
Soru 71Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, diğer işletme büyüklüğü ölçülerini aşmasa dahi 1010 yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan bir çiftçinin elde ettiği zirai kazancın vergilendirilme usulü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gerçek usul (zirai işletme hesabı veya bilanço esası)

Cevap

İşletme büyüklüğü ölçülerine bakılmaksızın, 10 yaşına kadar ikiden fazla traktörü olan çiftçiler kazançlarını gerçek usulde tespit etmek zorundadır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 54. maddesine göre, bir çiftçinin arazi büyüklüğü veya hayvan sayısı gibi ölçüleri aşmasa dahi, biçerdövere veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olması durumunda kazancını gerçek usulde tespit etmesi zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefin sahip olduğu araç parkı kontrol edilir.
Çiftçinin 1010 yaşından küçük ve 22'den fazla traktörü olduğu saptanmıştır.
GVK Madde 54'te yer alan özel şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için.
2
Gelir Vergisi Kanunu'ndaki ilgili madde hükmü uygulanır.
Bu durumdaki çiftçiler için tevkifat usulünden yararlanma hakkı sona erer.
Kanun koyucu, belirli bir mekanizasyon düzeyine ulaşan çiftçileri doğrudan gerçek usule dahil etmiştir.
3
Vergilendirme usulü belirlenir.
Zirai işletme hesabı veya bilanço esasına göre gerçek usulde vergilendirme yapılır.
Özel şart, genel işletme büyüklüğü ölçülerinden önce gelir.

Anahtar Kavram

Zirai Kazançlarda Gerçek Usule Tabi Olmanın Özel Şartları
Soru 72Soru

Bay (M)(M), bir yazar dostundan satın aldığı bir kitabın telif hakkını, herhangi bir ticari organizasyon oluşturmaksızın ve süreklilik arz etmeyecek şekilde bir yayınevine devretmiştir. Gelir Vergisi Kanunu'na göre; müellifleri veya bunların kanuni mirasçıları dışındaki kimseler tarafından bu tür hakların elden çıkarılmasından doğan kazanç aşağıdaki gelir unsurlarından hangisi kapsamında vergilendirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değer artış kazancı

Cevap

Müellifi veya kanuni mirasçısı olunmayan bir telif hakkının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, Gelir Vergisi Kanunu uyarınca değer artış kazancı olarak vergilendirilir.
Değer artış kazancı olarak nitelendirilmesinin sebebi, Gelir Vergisi Kanunu'nun 8080. maddesinde yer alan 'Diğer Kazanç ve İratlar' başlığı altındaki özel düzenlemedir. Maddenin 22. bendinde, telif haklarının (ihtira beratları hariç) müellifleri veya bunların kanuni mirasçıları dışındaki kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançların bu grupta vergilendirileceği açıkça hükme bağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Elde edilen gelirin kaynağını ve mükellefin durumunu belirle.
Gelir, satın alınmış bir telif hakkının satışından kaynaklanmaktadır ve mükellef bu hakkın orijinal müellifi değildir.
GVK'da telif haklarının vergilendirilmesi, hakkı elden çıkaran kişinin sıfatına göre değişmektedir.
2
Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili maddesini uygula.
GVK Madde 80/280/2 uyarınca, telif haklarının müellifleri veya mirasçıları dışındakilerce elden çıkarılması 'Değer Artış Kazancı' kapsamına alınmıştır.
Kanun koyucu, bu tür hakların iktisap edildikten sonra elden çıkarılmasını bir sermaye değerlemesi/kazancı olarak nitelendirmiştir.

Anahtar Kavram

Telif Haklarının Elden Çıkarılmasında Vergilendirme Rejimi
Soru 73Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda düzenlenen mükellefiyet esasları (tam ve dar mükellefiyet) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Resmi dairelerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları, bulundukları ülkelerde elde ettikleri kazançlar üzerinden vergi ödemiş olsalar dahi, bu kazançlar Türkiye'de her durumda tam mükellefiyet esasında tekrar vergilendirilir.

Cevap

Resmi dairelerin işleri dolayısıyla yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının, bulundukları ülkede vergilendirilmiş kazançları üzerinden Türkiye'de tekrar vergilendirilmeyeceğini belirten ifade doğrudur; dolayısıyla bu kazançların her durumda tekrar vergilendirileceğini iddia eden seçenek yanlıştır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 33. maddesinin 22. fıkrasına göre; resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekküllere bağlı olup bu kuruluşların işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları tam mükellef sayılırlar. Ancak aynı maddenin parantez içi hükmü uyarınca, bu kişilerin bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratlar dolayısıyla vergi ödemiş olmaları halinde, söz konusu kazançlar üzerinden Türkiye'de ayrıca vergilendirme yapılmaz. Bu nedenle 'her durumda tekrar vergilendirilir' ifadesi kanuna aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tam ve dar mükellefiyetin kapsamının temel ilkeler (şahsilik ve mülkilik) açısından analiz edilmesi.
Tam mükelleflerin dünya çapındaki, dar mükelleflerin ise sadece Türkiye'deki gelirleri üzerinden vergilendirildiği doğrulandı.
Mükellefiyet türlerinin sınırlarını belirlemek için.
2
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına ilişkin özel durumun (193193 sayılı GVK Madde 3/23/2) incelenmesi.
Yurt dışında resmi görevle bulunanların kanun gereği tam mükellef sayıldığı ancak çifte vergilendirmeyi önlemek adına bir istisna getirildiği saptandı.
Kanunun parantez içi hükmündeki özel istisnayı tespit etmek için.
3
Madde 3/23/2 parantez içi hükmünün 'her durumda vergilendirilme' ifadesiyle karşılaştırılması.
Bulundukları ülkede vergi ödeyenlerin Türkiye'de aynı kazanç üzerinden tekrar vergilendirilmeyeceği hükmünün, 'her durumda vergilendirilme' iddiasıyla çeliştiği görüldü.
Yanlış olan hukuki yorumu saptamak için.

Anahtar Kavram

Tam Mükellefiyet ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Hükmü

Alternatif Yöntem

Soru kökünde 'yanlıştır' dendiği için seçeneklerdeki genel kurallar (tam/dar ayrımı) ile özel istisnaları (Madde 5 ve Madde 3/2 parantez içi) karşılaştırarak çelişkili olan ifadeyi bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 74Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, serbest meslek kazancının tespitinde "tahsil esası" geçerlidir. Bu bağlamda, serbest meslek kazancının elde edilmesine ilişkin aşağıda belirtilen unsurlardan hangisi, ilgili dönemde beyan edilecek "safi kazancın" belirlenmesinde bir gelir unsuru olarak dikkate alınmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müşteri veya müvekkil adına yapılan ve daha sonra müşteriden aynen tahsil edilen gider karşılıkları

Cevap

Müşteri veya müvekkil adına yapılan ve daha sonra müşteriden aynen tahsil edilen gider karşılıkları serbest meslek kazancı sayılmaz.
Doğru yanıt olan müşteri adına yapılan masrafların aynen tahsili, 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 6767. maddesinin 44. fıkrasında açıkça serbest meslek kazancı sayılmayan haller arasında düzenlenmiştir. Bu ödemeler serbest meslek erbabı için bir gelir artışı değil, daha önce yapılan bir ödemenin iadesi (emanet) mahiyetindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tahsil Esası Analizi
GVK Madde 6767 uyarınca kazancın elde edilmesi için paranın veya ayının nakden veya hesaben tahsil edilmesi gerekir.
Serbest meslek kazançlarında vergilendirme, ticari kazancın aksine tahakkuk değil tahsil esasına dayanır.
2
Emanet ve Masrafların Değerlendirilmesi
Müşteri adına yapılan masrafların aynen tahsili kazanç doğurmaz.
GVK 67/467/4. fıkra: 'Müşteri veya müvekkil adına yapılan ve aynen tahsil edilen giderler serbest meslek kazancı sayılmaz' hükmünü içerir.
3
Özel Durumların İncelenmesi
Çek, ayın ve amortismana tabi kıymet satışı gelirdir.
Kanun koyucu bu unsurları açıkça tahsil hükmünde veya kazanç kapsamında saymıştır.

Anahtar Kavram

Tahsil Esası ve Gelir Sayılmayan Haller
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 75Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, Türkiye'de bir takvim yılı içinde devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar Türkiye'de yerleşmiş sayılır ve tam mükellefiyet esasına göre vergilendirilirler. Ancak Kanun, bazı özel durumlarda bu sürenin aşılmasını "yerleşme" için yeterli görmeyerek bu kişilerin dar mükellef sayılmaya devam edeceğini hükme bağlamıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de altı aydan fazla kalmasına rağmen, "yerleşmiş sayılmayanlar" kapsamında değerlendirilerek dar mükellefiyet esasına göre vergilendirilmeye devam edenlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'de bir iş yeri açmak veya bir işe yerleşmek amacıyla gelenler

Cevap

Türkiye'de bir iş yeri açmak veya bir işe yerleşmek amacıyla gelenler yerleşmiş sayılanlar (tam mükellef) kapsamındadır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 44. maddesine göre, ikametgahı Türkiye'de olanlar veya bir takvim yılında 66 aydan fazla kalanlar tam mükellef sayılır. Aynı maddenin 11. fıkrası, Türkiye'de bir iş yeri açmak veya ailesini buraya getirmek gibi durumları yerleşme niyeti olarak kabul eder. Türkiye'de bir iş yeri açmak amacıyla gelen bir kişi, Kanun'un 55. maddesinde sayılan "dar mükellef kalmaya devam eden istisnai kişiler" (eğitim, tedavi, geçici görev vb.) arasında yer almaz. Bu nedenle bu kişi tam mükellefiyet esasına tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
Genel kuralın belirlenmesi
GVK Madde 44'e göre Türkiye'de bir takvim yılında 66 aydan fazla kalanlar tam mükellef sayılır.
Mükellefiyet türünü belirleyen temel süre kriterini hatırlamak gerekir.
2
İstisnai durumların (Madde 5) analizi
İlim adamı, iş adamı, memur gibi geçici görevle gelenler ile eğitim, sağlık ve elde olmayan nedenlerle kalanlar 66 ayı geçseler de dar mükellef kalırlar.
Kanunun yerleşme saymadığı özel durumları ayırt etmek gerekir.
3
Yerleşme niyetinin değerlendirilmesi
GVK Madde 44/11 uyarınca, Türkiye'de iş yeri açan veya işe yerleşenler yerleşme niyetine sahip kabul edilir ve istisna kapsamında değildirler.
Niyet kriterinin 66 ay kuralından bağımsız olarak tam mükellefiyet doğurduğunu saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Tam ve Dar Mükellefiyet Ayrımında Yerleşme ve İstisnaları

İpuçları

1
GVK Madde 44 yerleşme esaslarını, Madde 55 ise istisnalarını düzenler.
2
Eğitim, tedavi ve geçici görev gibi durumlar süreden bağımsız olarak kişiyi tam mükellef yapmaz.

Daha Fazla Pratik

Tam mükellefiyetin 'şahsilik' ve 'evrensellik' özelliklerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 76Soru

55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, sermaye şirketleri ve kooperatifler gibi tüzel kişiliği olan yapıların yanı sıra, belirli şartları taşıyan bazı organizasyonlar da kurumlar vergisi mükellefi olarak kabul edilmektedir. Buna göre, Kanun'un 22. maddesinde düzenlenen 'İş Ortaklıkları'nın mükellefiyeti ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş ortaklığının kurumlar vergisi mükellefi sayılabilmesi için ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanması şarttır.

Cevap

İş ortaklıklarının kurumlar vergisi mükellefi olabilmesi için tüzel kişilik kazanmaları şart değildir; zira bu yapılar hukuken adi ortaklık niteliğindedir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre bir organizasyonun iş ortaklığı olarak mükellefiyet tesis edebilmesi için ortaklardan en az birinin kurumlar vergisi mükellefi olması, belli bir işin yapılması, kazancın paylaşılması ve müteselsil sorumluluk gibi şartlar aranır. Ancak, iş ortaklıkları hukuki nitelikleri gereği birer adi ortaklık olduklarından, ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanma gibi bir zorunlulukları bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2/72/7. maddesindeki iş ortaklığı tanımını incelemek.
İş ortaklığı; kurumlar vergisi mükelleflerinin kendi aralarında veya şahıs işletmeleri/gerçek kişilerle, belli bir işi birlikte yapmak ve kazancı paylaşmak üzere kurdukları, müteselsil sorumluluğu esas alan ortaklıklardır.
Mükellefiyetin kapsamını belirleyen yasal şartları saptamak gerekir.
2
Tüzel kişilik şartını analiz etmek.
İş ortaklıkları birer 'adi ortaklık'tır. Türk Borçlar Kanunu'na göre adi ortaklıkların tüzel kişiliği yoktur.
Vergi hukukunda mükellefiyet, tüzel kişilikten bağımsız olarak ekonomik bütünlüğe veya kanun koyucunun iradesine dayanabilir.
3
Kanuni zorunlulukları karşılaştırmak.
KVK, iş ortaklığı için 'tüzel kişilik' şartı aramaz; aksine tüzel kişiliği olmayan bu yapıların 'isteğe bağlı olarak' kurumlar vergisi mükellefi olabilmesine imkan tanır.
Yanlış yargıyı belirlemek için kanunda sayılan unsurlar arasında tüzel kişiliğin yer almadığını saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

İş Ortaklığı Mükellefiyeti ve Tüzel Kişilik İlişkisi

Daha Fazla Pratik

İş ortaklıklarının adi ortaklıklardan farkını ve vergi sorumluluğu açısından 'müteselsil sorumluluk' ilkesini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca zirai kazançların vergilendirilme usulleri, gerçek usule tabi olma şartları ve mükellefiyet esasları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gerçek usule tabi bir çiftçinin ürünlerini ticaret borsalarında tescil ettirerek satması durumunda, bu satışlar üzerinden yapılan tevkifat nihai vergi sayılır ve bu kazançlar yıllık beyannameye dahil edilmez.

Cevap

İşletme büyüklüğü ölçülerini aşan bir çiftçinin, ürünlerini ticaret borsasına tescil ettirerek satması durumunda yapılan tevkifatın nihai vergi sayılacağı ve beyanname verilmeyeceği yönündeki ifade yanlıştır.
Zirai kazancı gerçek usulde vergilendirilen çiftçiler, elde ettikleri hasılat üzerinden yıl içinde tevkifat yapılmış olsa bile, bu kazançlarını yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bildirmekle yükümlüdürler. Satışın ticaret borsasında tescil ettirilmiş olması sadece tevkifat oranını düşüren bir teşvik unsurudur; ancak bu durum gerçek usuldeki bir mükellefin beyanname verme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla ticaret borsası tescilinin tevkifatı nihai vergi haline getirdiği ifadesi hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Zirai kazanç vergilendirme usullerinin belirlenmesi.
Zirai kazançlar tevkifat usulü ve gerçek usul (zirai işletme hesabı veya bilanço) olmak üzere iki şekilde vergilendirilir.
Mükellefin hangi usule tabi olacağı işletme büyüklüğü veya sahip olunan araç kapasitesi gibi kanuni kriterlere bağlıdır.
2
Gerçek usule tabi olmanın sonuçlarının analizi.
Gerçek usule tabi olan çiftçiler, tüm zirai kazançlarını yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bildirmek zorundadır.
Gerçek usulde vergilendirmede tevkifat (stopaj), yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilecek bir ön ödemedir.
3
Ticaret borsası tescilinin vergilendirmeye etkisinin değerlendirilmesi.
Borsa tescili sadece tevkifat oranını (örneğin %4 yerine %2 veya %2 yerine %1 gibi) yarı yarıya indirir; ancak vergilendirme usulünü değiştirmez.
Tevkifatın nihai vergi olması sadece gerçek usule tabi olmayan (küçük) çiftçiler için geçerli bir kuraldır.

Anahtar Kavram

Zirai Kazançlarda Vergilendirme Rejimi ve Tevkifatın Mahiyeti
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru

193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, yıllık beyanname ile bildirilen gelirler üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, aksine bir hüküm bulunmadıkça kaç taksitte ve hangi aylarda ödenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İki eşit taksitte; Mart ve Temmuz aylarında

Cevap

Gelir vergisi, aksine bir hüküm olmadıkça iki eşit taksitte, Mart ve Temmuz aylarında ödenir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 117. maddesine göre; yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir. Bu, tam mükellef gerçek kişiler için geçerli olan temel ödeme takvimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Vergi türünü ve beyan usulünü belirleyin.
Yıllık beyannameye tabi standart gelir vergisi.
Soruda genel kural sorulduğu için tam mükellef gerçek kişilerin yıllık beyan süreci esas alınır.
2
Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK) ödeme zamanlarına ilişkin maddesini (Madde 117) hatırlayın.
Taksit sayısı: 2, Taksit ayları: Mart ve Temmuz.
Kanun, Mart ayı sonuna kadar verilen beyannameler için ödemenin Mart ve Temmuz aylarında yapılmasını öngörür.

Anahtar Kavram

Gelir Vergisinde Ödeme Zamanları

İpuçları

1
Gelir vergisi beyannamesinin verildiği ilk ay aynı zamanda ilk taksit ayıdır.
2
Gelir vergisinde taksitler arası 4 ay (Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz) boşluk bulunur.

Daha Fazla Pratik

Basit usulde vergilendirilenlerin beyan ve ödeme sürelerini inceleyerek genel kuralla olan farklarını not ediniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 79Soru

Türk vergi sisteminde gelir vergisi; gelirin şahsi, yıllık ve safi olması gibi temel prensipler üzerine inşa edilmiştir. 193193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'ndaki düzenlemeler ve bu verginin genel karakteri dikkate alındığında, Türk Gelir Vergisi Sistemi'nin özelliklerine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk Gelir Vergisi Sistemi'nde "sedüler" (parçalı) bir yapı benimsenmiştir; her bir kazanç unsuru diğerlerinden bağımsız olarak farklı sabit oranlarla vergilendirilir.

Cevap

Türk Gelir Vergisi Sistemi'nde sedüler bir yapı benimsendiğini iddia eden seçenek yanlıştır; zira sistemimiz üniter (tekçi) karakterdedir.
Türk Gelir Vergisi Sistemi üniter (tekçi) bir yapıya sahiptir. Bu sistemde, ticari kazançtan diğer kazanç ve iratlara kadar uzanan 77 farklı gelir unsuru birleştirilerek tek bir artan oranlı gelir vergisi tarifesine tabi tutulur. Sedüler sistem ise gelir unsurlarının her birinin birbirinden bağımsız, farklı oranlarla ve genellikle kaynakta kesinti yoluyla vergilendirildiği parçalı bir sistemdir. Bu nedenle Türkiye'de sedüler yapının benimsendiği ifadesi hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelir vergisinin temel özelliklerini tanımla.
Gelir vergisi; şahsi, yıllık, safi, üniter ve genel bir vergidir.
Soruda istenen yanlış ifadeyi bulmak için sistemin yapısal özelliklerini doğru analiz etmek gerekir.
2
Üniter sistem ile sedüler sistem arasındaki farkı analiz et.
Üniter sistemde kazançlar toplanıp tek tarifeye girer; sedüler sistemde ise her kazanç ayrı ayrı (parçalı) vergilendirilir.
Türk vergi sisteminin 193193 sayılı Kanun çerçevesindeki temel tercihi üniterliktir.
3
Yanlış yargıyı içeren seçeneği belirle.
Sedüler yapının benimsendiğini belirten ifade, sistemin üniter niteliğiyle çelişmektedir.
Türkiye'de 77 farklı kazanç unsuru toplanarak beyan edildiği için sistem parçalı (sedüler) değildir.

Anahtar Kavram

Üniter Vergi Sistemi

İpuçları

1
Türkiye'de gelir kalemlerinin (ücret, ticari kazanç vb.) beyannamede birleştirilip birleştirilmediğini düşünün.
2
Gelir vergisi tarifesini hatırlayın; farklı kazançlar için farklı oran cetvelleri mi var yoksa tek bir genel tarife mi uygulanıyor?

Daha Fazla Pratik

Gelir vergisinde tam ve dar mükellefiyet ayrımının bu üniterlik ilkesiyle nasıl etkileşime girdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 80Soru

Bir kamu idaresine bağlı olan, bu idareden ayrı bir muhasebesi bulunan ve devamlılık arz edecek şekilde ticari, sınai veya zirai faaliyet yürüten bir kuruluşun 55205520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (KVKKVK) karşısındaki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faaliyetin kanunla verilmiş bir görev olması veya kazanç amacı güdülmemesi, bu kuruluşun mükellefiyetini etkilemez; iktisadi kamu kuruluşu olarak mükellef sayılır.

Cevap

Kuruluşun kâr amacı gütmemesi veya faaliyetin kanuni bir görev olması mükellefiyeti etkilemez; devamlılık ve organizasyon kriterleri ile iktisadi kamu kuruluşu olarak vergiye tabidir.
Doğru ifadede belirtildiği üzere, 55205520 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 33. fıkrası uyarınca iktisadi kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması veya sermaye tahsis edilmemiş olması mükellefiyetlerini etkilemez. Önemli olan faaliyetin devamlılığı ve organizasyonun varlığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuruluşun niteliğini belirlemek.
Kamu idaresine bağlı, ayrı muhasebesi olan ve ticari/sınai/zirai faaliyet yürüten yapıların 'İktisadi Kamu Kuruluşu' olduğu tespit edilir.
55205520 sayılı Kanun'un 22. maddesi bu yapıları tanımlar.
2
Mükellefiyet şartlarını kontrol etmek.
Tüzel kişiliğin bulunmaması, kâr amacının güdülmemesi veya faaliyetin bir kamu görevi olmasının mükellefiyeti etkilemediği görülür.
KVK Madde 2/32/3 fıkrası mükellefiyetin doğması için objektif kriterleri yeterli sayar.
3
Sonuca ulaşmak.
Söz konusu kuruluş kurumlar vergisi mükellefidir.
Kanunun 11. maddesinde sayılan mükellef gruplarından biri olan iktisadi kamu kuruluşları kapsamına girer.

Anahtar Kavram

İktisadi Kamu Kuruluşlarının Mükellefiyet Şartları

İpuçları

1
Kurumlar vergisinde mükellefiyet için her zaman bir tüzel kişilik (Limited Şirket, A.Ş. gibi) gerekip gerekmediğini düşünün.
2
KVK Madde 2'deki 'İktisadi Kamu Kuruluşu' tanımına ve kâr amacı gütmeme durumunun bu tanımı etkileyip etkilemediğine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin mükellefiyet şartları ile iktisadi kamu kuruluşlarını karşılaştıran bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 4 / 14Sonraki
Gelir Üzerinden Alınan Vergiler Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 4 | Examkin