Uluslararası ilişkiler disiplininde yapısalcı yaklaşımlar içinde yer alan ve küresel eşitsizliği tarihsel bir perspektifle ele alan Dünya Sistemleri Teorisi, analiz düzeyi ve sistem kurgusu bakımından diğer Marksist kökenli yaklaşımlardan ayrışmaktadır. Bu bağlamda, Immanuel Wallerstein’ın teorik çerçevesini, sistemi sadece iki kutuplu (merkez-çevre) bir sömürü ilişkisi olarak gören Bağımlılık Teorisi'nden ayıran temel yapısal unsur aşağıdakilerden hangisidir?
- Yarı-çevre (semi-periphery) katmanının varlığı ve bu katmanın sistemik kutuplaşmayı yumuşatan tampon işleviCevap
- BAnaliz birimi olarak dünya sistemini değil, egemen ulus-devletlerin rasyonel tercihlerini merkeze alması
- CSistemin temel dinamiğini kapitalist üretim biçimi yerine uluslararası toplumun ortak değer ve normlarında araması
- DHegemonya kavramını sadece ekonomik üstünlükle değil, sivil toplumdaki entelektüel ve ahlaki liderlik yoluyla üretilen rıza ile açıklaması
- EUluslararası anarşiyi, devletlerin kimlik ve çıkarlarını karşılıklı olarak inşa ettiği sosyal bir yapı olarak tanımlaması
Cevap
Dünya Sistemleri Teorisi'ni Bağımlılık Teorisi'nden ayıran temel fark, yarı-çevre katmanının varlığı ve bu katmanın sistemik dengeleyici/tampon işlevidir.
Dünya Sistemleri Teorisi, Bağımlılık Teorisi'nin iki kutuplu (merkez-çevre) modelini yetersiz bularak araya bir 'yarı-çevre' (semi-periphery) katmanı ekler. Bu katman, hem merkezin bazı özelliklerini taşıyan hem de çevre gibi sömürülen bir yapıdadır; siyasi açıdan sistemin radikal bir kutuplaşmaya gitmesini engelleyerek dengeleyici ve tampon bir işlev görür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Dünya Sistemleri Teorisi'nde Üç Katmanlı Yapı ve Yarı-Çevre
Daha Fazla Pratik
Wallerstein'ın yarı-çevre katmanının sistemin tarihsel süreçteki 'istikrarı' için neden vazgeçilmez olduğunu düşünün.
Tahmini Süre:50s