Uluslararası İlişkiler bir bilim dalı olarak tarih sahnesine çıktığında, temel motivasyonu devletler arası çatışmaları hukuki ve kurumsal araçlarla önleyebilecek bir sistem inşa etmekti. Bu bağlamda disiplinin kurumsal temellerinin atıldığı ilk kürsünün felsefesi, insan aklının barışçıl bir dünya yaratabileceği inancına dayanıyordu. Ancak İki Savaş Arası Dönem'de yaşanan krizler, bu iyimser felsefenin sorgulanmasına yol açmış ve E.H. Carr ile Hans Morgenthau gibi düşünürlerin öncülüğünde disiplinin ontolojik temelleri sarsılmıştır. Bu durum, Uluslararası İlişkiler disiplininin gelişim seyrindeki 'Birinci Büyük Tartışma'yı başlatmıştır.
Buna göre, metinde bahsedilen dönüm noktası niteliğindeki disiplin içi tartışmanın ana ekseni aşağıdakilerden hangisidir?
- Hukuk ve ahlaka dayalı olması arzulanan dünya düzeni ile güç mücadelesinin yön verdiği nesnel politik gerçeklik arasındaki ayrımCevap
- BDisiplinin araştırma yöntemlerinde tarihsel-hukuki yaklaşımın mı yoksa nicel ve ölçülebilir bilimsel verilerin mi esas alınması gerektiği
- CDevletlerin iş birliği süreçlerinde kendi mutlak kazanımlarına mı yoksa diğer devletlere kıyasla elde ettikleri göreli kazanımlara mı odaklandığı
- DUluslararası sistemdeki anarşik yapının aktörlerin davranışlarını zorunlu kılan maddi bir durum mu yoksa sosyal bir inşa mı olduğu
- EKüresel ölçekte düzenin sağlanmasında egemenlik ilkesinin mi yoksa insan haklarına dayalı müdahale hakkının mı öncelikli olduğu