Soru

Zorluk: OrtaBireylerin Uluslararası Hukuktaki Durumu

Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası hukuk, sadece egemen otoriteler arası ilişkileri düzenleyen bir kurallar bütünü olmaktan çıkarak, insan hakları ve uluslararası ceza yaptırımları ekseninde farklı aktörleri de sistemin içine dâhil etmiştir. Bu tarihi gelişim, insan unsurunun uluslararası hukuk nizamındaki konumunu yeniden şekillendirmiştir.

Bu yapısal dönüşüm bağlamında, bireylerin uluslararası hukuktaki ehliyeti ve statüsü hakkında aşağıda verilen ifadelerden hangisi isabetlidir?

  1. Bireylerin hukuk kişiliği asli olmayıp; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru gibi yollarla somutlaşan hak arama (aktif) ve Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdindeki yargılamalarla somutlaşan cezai sorumluluk (pasif) ehliyetleriyle biçimlenen sınırlı ve türev bir niteliktedir.Cevap
  2. B
    Bireyler, modern uluslararası hukuk sisteminde devletlerle tamamen aynı ve eşit düzeyde bir statü kazanmış olup, her türlü uluslararası ilişkide mutlak ve tam süje ehliyetine sahiptir.
  3. C
    Bireylerin aktif ehliyetlerini kullanarak ihlal edilen hakları için kendi devletlerine karşı diplomatik koruma talep etmesi veya uluslararası mekanizmalara başvurması sürecinde yerel iç hukuk yollarını tüketmesine gerek yoktur.
  4. D
    Bireylerin sınır aşan eylemlerindeki pasif ehliyetleri bağlamında yargılanmaları, failin değil mağdurun vatandaşlığı esas alınarak uygulanan aktif şahsilik ilkesi ile doğrudan bağlantılıdır.
  5. E
    Resmi bir sıfat taşıyan bireylerin pasif ehliyetleri kapsamında uluslararası organlar önünde yargılanabilmesi için, sahip oldukları yargı bağışıklığından temsil ettikleri devletin değil, bizzat kendilerinin feragat etmesi kuraldır.

Cevap

Bireylerin uluslararası hukuktaki yeri asli süje olarak değil; AİHM'e başvuru (aktif) ve UCM'de yargılanma (pasif) gibi ehliyetlerle sınırları çizilen türev bir kişilik olarak kabul edilmektedir.
Uluslararası hukukta bireyler devletler gibi tam ve asli süje değildir. Bireylerin hukuki kişiliği; haklarının ihlali durumunda uluslararası yargı organlarına doğrudan başvurabilme (aktif ehliyet) ve uluslararası suçlar nedeniyle yetkili uluslararası mercilerde yargılanabilme (pasif ehliyet) ile şekillenmektedir. Bu hak ve sorumluluklar doğrudan devletlerin oluşturduğu sözleşmelerden kaynaklandığı için bireyin hukuki statüsü 'türev' ve 'sınırlı' niteliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kavramsal çerçeveyi analiz etmek
Uluslararası hukukta bireylerin statüsünün salt bir nesne olmaktan çıkıp kısmi bir süjeye dönüştüğü tespit edilmiştir.
Bireylerin hangi haklara ve sorumluluklara sahip olduğunu anlamak için mevcut tarihsel ve hukuki statünün sınırlarını kavramak gerekir.
2
Aktif ve pasif ehliyet kavramlarını uluslararası hukuk bağlamında değerlendirmek
Aktif ehliyetin uluslararası mahkemelere hak arama başvurusu, pasif ehliyetin ise ceza sorumluluğu ve uluslararası yargılama olduğu belirlenmiştir.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu teyit etmek için hak arama ve yargılanma boyutları netleştirilmelidir.
3
Bireyin ehliyetinin niteliğini saptamak
Bireylerin hukuki kazanımları doğrudan değil, devletlerin taraf olduğu antlaşmalarla verildiğinden ehliyetlerinin 'türev' ve 'sınırlı' olduğu sonucuna varılır.
Birey ile tam/asli süje olan devletler arasındaki hukuki farkı ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Bireylerin Sınırlı ve Türev Uluslararası Hukuk Kişiliği (Aktif ve Pasif Ehliyet)
Bu soruyu puanla