Soru

Zorluk: KolayBireylerin Uluslararası Hukuktaki Durumu

Klasik uluslararası hukukta devletler tek ve yegâne süje olarak kabul edilirken, modern uluslararası hukukta insan hakları ve uluslararası ceza hukuku alanlarındaki gelişmelerle birlikte bireylerin de hukuki konumu değişmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) bireysel başvuru hakkının tanınması ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) faaliyete geçmesi bu dönüşümün en somut örnekleridir.

Bu bağlamda, modern uluslararası hukukta bireylerin hukuki statüsü (kişiliği) hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. AİHM gibi mercilere başvurabilme (aktif) ve UCM gibi mahkemelerde yargılanabilme (pasif) ehliyetlerine sahip olsalar da bireyler, devletler gibi tam süje değil; sınırlı ve türev bir uluslararası kişiliğe sahiptir.Cevap
  2. B
    İnsan hakları alanındaki gelişmeler sonucunda bireyler uluslararası hukukun asli süjesi konumuna yükselmiş olup, devletlerle aynı düzeyde mutlak ve sınırlandırılamaz bir ehliyet kazanmıştır.
  3. C
    Bireylerin uluslararası alanda yalnızca insan hakları ihlallerine karşı aktif başvuru ehliyeti bulunmakta olup, uluslararası merciler nezdinde herhangi bir pasif (cezai) ehliyetleri bulunmamaktadır.
  4. D
    Bireyler, diplomatik koruma mekanizmasının doğrudan süjesi oldukları için, iç hukuk yollarını tüketmeden bizzat uluslararası yargı mercilerine başvurarak kendi adlarına diplomatik koruma talep edebilirler.
  5. E
    Bireyler uluslararası mahkemelere başvuru yaptıklarında, uluslararası hukukun şekillenmesinde taraf devletlerle tamamen eşit statüye erişerek tam (sınırsız) bir uluslararası kişi konumuna ulaşırlar.

Cevap

Bireylerin AİHM'e başvuruyla aktif, UCM'de yargılanmayla pasif ehliyete sahip olduklarını ancak devletlerden farklı olarak yalnızca 'sınırlı' ve 'türev' bir uluslararası kişiliğe sahip olduklarını belirten ifadedir.
Bireylerin günümüzdeki uluslararası hukuk kişiliği, doğrudan doğruya devletlerin imzaladığı antlaşmalardan doğar. Bu nedenle bireylerin kişiliği 'asli' değil 'türev'dir (ikincildir). Aynı şekilde bireyler devletler gibi antlaşma yapma veya savaş ilan etme gibi haklara sahip olmadıkları için ehliyetleri 'tam' değil 'sınırlı'dır. AİHM'e başvuru hakkı bireylerin 'aktif ehliyeti'ni (hak talep etme), UCM'de uluslararası suçlardan dolayı yargılanabilmeleri ise 'pasif ehliyeti'ni (ceza sorumluluğu) göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Modern uluslararası hukukta bireylerin konumunu tespit etme
Bireyler klasik hukuktaki nesne konumundan çıkıp belirli hak ve sorumluluklara sahip süjeler haline gelmiştir.
İnsan hakları sözleşmeleri ve uluslararası ceza mahkemesi statüleri bireylere doğrudan hak ve yükümlülükler vermiştir.
2
Bireylerin ehliyet türlerini ayrıştırma
AİHM'e başvuru hakkı aktif ehliyeti, UCM'de yargılanma durumu ise pasif ehliyeti (cezai sorumluluğu) temsil eder.
Uluslararası alanda hak arayabilme kapasitesi 'aktif', uluslararası suçlardan dolayı bizzat sorumlu tutulabilme durumu ise 'pasif' ehliyetin gereğidir.
3
Bireylerin süje sıfatının niteliğini devletlerle karşılaştırma
Devletler uluslararası hukukun 'asli' ve 'tam' süjesiyken, bireylerin hakları antlaşmalardan kaynaklandığı için kişiliği 'türev' ve belirli alanlarla 'sınırlı'dır.
Bireyler uluslararası antlaşma akdedemez veya teamül kuralı yaratamaz; yalnızca devletlerin onlara lütfettiği alanlarda hareket edebilirler.

Anahtar Kavram

Bireylerin Sınırlı ve Türev Uluslararası Kişiliği
Bu soruyu puanla