Soru

Zorluk: Çok zorHarp Araç ve Yöntemleri (Lahey Hukuku)

Uluslararası silahlı bir çatışmada, (X) Devleti'ne ait askeri birlikler, (Y) Devleti'nin stratejik bir mühimmat deposuna sızmak amacıyla zırhlı araçlarına 'Kızılay' amblemi yerleştirmiş ve sağlık ekibi görünümünde düşman hatlarına doğru ilerlemiştir. Düşman askerlerinin koruyucu ambleme duydukları saygıdan ötürü ateş açmamasından faydalanan birlik, hedefe yeterince yaklaştığında aniden ağır silahlarla saldırıya geçerek depoyu ele geçirmiştir. (X) Devleti uluslararası platformda, bu taktiğin kendi askerlerinin hayatını korumak ve çatışmanın süresini kısaltmak amacıyla başvurulan meşru bir 'savaş hilesi (ruse of war)' olduğunu, uygulamanın 'askeri gereklilik' ilkesine dayandığını iddia etmiştir.

Uluslararası insancıl hukuk kuralları ve özellikle Lahey Hukuku dikkate alındığında, (X) Devleti'nin bu eylemi ve savunması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

  1. Koruyucu işaretlerin ardına sığınarak düşmanın güvenini istismar etmek ve saldırı düzenlemek 'kalleşlik (perfidy)' yasağının açık bir ihlalidir ve bu kural, askeri gereklilik ileri sürülerek aşılamaz.Cevap
  2. B
    Olaydaki eylem harp araç ve yöntemlerine ilişkin değil, yalnızca savaş dışı kalmış kişilerin korunmasını amaçlayan Cenevre Hukuku'nun kapsamına girdiğinden, eylemin Lahey kuralları bağlamında yasadışı olduğu söylenemez.
  3. C
    Eylemi gerçekleştiren birlik komutanı üstlerinin açık emri olmadan, yetkisini aşarak (ultra vires) bu kararı almışsa, kalleşlik yasağı ihlal edilmiş olsa dahi fiil (X) Devleti'ne isnat edilemez.
  4. D
    (X) Devleti birliklerinin bütünüyle yok olma tehlikesi altında bulunması irade dışı bir durum yarattığından, bu saldırı mücbir sebep kapsamında değerlendirilir ve eylemin hukuka aykırılığı ortadan kalkar.
  5. E
    Koruyucu amblem kullanımını düzenleyen kurallar olağan antlaşma hükümleri iken, askeri gereklilik ilkesi jus cogens (emredici norm) niteliği taşıdığından, normlar hiyerarşisi gereği savaş hilesi savunması meşru kabul edilir.

Cevap

Uluslararası koruyucu amblemlerin düşmanın güvenini telkin edecek şekilde istismar edilerek saldırı gerçekleştirilmesi kalleşlik yasağının ihlalidir ve askeri gereklilik ile meşrulaştırılamaz.
Olayda anlatılan eylem, düşmanın uluslararası insancıl hukuka olan saygısını istismar ederek güvenini kazanma ve ardından saldırma eylemidir. Bu strateji, I. Ek Protokol ve Lahey kuralları uyarınca açık bir 'kalleşlik (perfidy)' fiilidir. Savaş hileleri (sahte telsiz trafiği, kamuflaj vb.) hukuka uygunken, uluslararası koruyucu amblemlerin saldırı amacıyla kullanılması savaş suçu teşkil edecek düzeyde mutlak yasaktır. Hiçbir devlet 'askeri gereklilik' veya 'zaruret' bahanesiyle kalleşlik yasağını ihlal edemez.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki askeri taktiğin hukuki niteliğini Lahey Hukuku çerçevesinde analiz et.
Birliklerin koruyucu amblem kullanarak düşmanın insancıl hukuka saygısını suiistimal etmesi ve bu yolla saldırı fırsatı yaratması tespit edilmiştir.
Lahey kuralları ve I. Ek Protokol uyarınca yasal olan 'savaş hileleri' (kamuflaj vb.) ile yasadışı olan 'kalleşlik (perfidy)' kavramlarını birbirinden ayırmak için fiilin niteliğinin belirlenmesi gerekir.
2
(X) Devleti'nin sunduğu 'askeri gereklilik' savunmasının geçerliliğini değerlendir.
Askeri gereklilik savunması, temel insancıl hukuk kurallarının (kalleşlik yasağı gibi) ihlal edilmesine yasal bir zemin oluşturamaz.
Uluslararası hukukta emredici ve mutlak yasaklar, salt askeri avantaj sağlamak veya zayiatı azaltmak bahanesiyle askıya alınamaz.
3
Seçenekleri eleyerek uyuşmazlığa en uygun olan uluslararası hukuk kaidesini bul.
Devlete isnadiyetin sağlanacağı, amblem istismarının Lahey hukuku kapsamında inceleneceği ve kalleşliğin askeri gereklilikten üstün bir yasak olduğu sonucuna varılarak doğru seçenek belirlenir.
Diğer seçenekler devletin sorumluluğu (ultra vires), mücbir sebep tanımı ve Cenevre/Lahey ayrımlarında kasıtlı kavram yanılgıları barındırmaktadır.

Anahtar Kavram

Lahey Hukukunda Kalleşlik (Perfidy) Yasağı ve Savaş Hileleri Ayrımı
Bu soruyu puanla