Immanuel Wallerstein’ın Dünya Sistemleri Analizi'nde, dünya-sisteminin temel bileşenleri olan "merkez" (core) ve "çevre" (periphery) bölgeleri arasındaki hiyerarşik ilişki, coğrafi bir konumlanmadan ziyade üretim süreçlerinin niteliği üzerinden tanımlanır. Buna göre, Wallerstein’ın kavramsallaştırmasında bir bölgenin "merkez" olarak tanımlanmasını sağlayan temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
- Sermaye yoğunluklu, yüksek teknoloji gerektiren ve "yarı-tekelci" (quasi-monopoly) nitelikteki üretim süreçlerine ev sahipliği yapmasıCevap
- BHammadde ve tarımsal ürünlerin işlenmeden doğrudan dünya piyasasına sunulduğu bir üretim modelini benimsemesi
- CSiyasi rejimin otoriterlikten uzak, doğrudan demokrasi ve katılımcı bir yapıya sahip olması
- DUluslararası sistemde herhangi bir ittifaka dahil olmadan tamamen tarafsız bir dış politika izlemesi
- ENüfus yoğunluğunun ve kentleşme oranının diğer bölgelere kıyasla çok daha yüksek olması
Cevap
Sermaye yoğunluklu, yüksek teknoloji gerektiren ve yarı-tekelci nitelikteki üretim süreçlerine ev sahipliği yapması
Modern dünya-sistemi, bölgelerin dünya ekonomisi içindeki iş bölümlerine göre hiyerarşik olarak sıralandığı bir yapıdır. Merkez (core) olarak tanımlanan bölgeler, üretimin sermaye ve teknoloji yoğun olduğu, devlet desteğiyle sağlanan yarı-tekeller (quasi-monopolies) sayesinde yüksek kârların elde edildiği alanlardır. Bu süreçler, çevredeki (periphery) emek-yoğun ve tam rekabetçi üretim süreçleriyle takas edildiğinde, artık değerin sistemin merkezine doğru akmasını sağlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Dünya-Sistemi İş Bölümü ve Üretim Süreçleri
Daha Fazla Pratik
Yarı-çevre (semi-periphery) bölgelerin sistemin siyasi istikrarındaki tampon rolünü inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s