Uluslararası hukukta devletin ülkesel egemenliği ile uluslararası seyrüsefer serbestisi arasındaki denge, su yolunun doğal (akarsu) veya yapay (kanal) oluşuna göre farklı hukuki rejimlere tabi kılınmıştır. Bu bağlamda, uluslararası akarsular ile uluslararası kanalların hukuki statüsü ve geçiş rejimleri arasındaki temel farklılıklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Uluslararası akarsular, coğrafi nitelikleri gereği teamüli hukuk ve 1997 tarihli BM Sözleşmesi gibi genel düzenlemelerle 'hakça ve makul kullanım' sınırlamasına tabi iken; kanallar yapay su yolları olarak devletin tam egemenliği altındaki iç su statüsündedir ve uluslararasılaşmaları ancak ilgili devletin rızasıyla yapılan özel antlaşmalarla (1888 İstanbul veya 1977 Panama gibi) mümkündür.Cevap
- BUluslararası kanallar, yapay olmalarına rağmen uluslararası seyrüsefere açıldıkları andan itibaren karasuları rejimine tabi olurlar ve tüm yabancı gemilere hiçbir ayrım gözetmeksizin 'zararsız geçiş' (innocent passage) hakkı tanımak zorundadırlar.
- C1888 tarihli İstanbul Antlaşması ile Süveyş Kanalı için kabul edilen 'savaşta ve barışta tüm gemilere açık olma' rejimi, uluslararası hukukta bir 'jus cogens' kuralı haline gelerek dünyadaki tüm yapay kanallar için bağlayıcı bir genel hukuk normuna dönüşmüştür.
- DArdışık (successive) akarsularda kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemilerine açık deniz serbestisi ilkesi gereği mutlak geçiş hakkı tanınırken; kanallarda bu hak sadece ticaret gemileriyle sınırlandırılmıştır.
- E1977 tarihli Panama Kanalı Antlaşması ile kanalın kontrolünün Panama'ya devredilmesiyle birlikte kanalın sürekli tarafsızlık statüsü sona ermiş ve geçiş rejimi tamamen Panama'nın tek taraflı iç hukuk yetkisine bırakılmıştır.
Cevap
Uluslararası akarsuların genel uluslararası hukuk ilkeleriyle sınırlı egemenliğe, kanalların ise iç su statüsü gereği ancak özel antlaşmalarla uluslararası statüye sahip olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Doğru ifade, uluslararası akarsuların doğal nitelikleri gereği genel hukuk ilkeleriyle (hakça ve makul kullanım) sınırlandığını, kanalların ise yapay oldukları için iç su statüsünde olduklarını ve uluslararası bir rejime ancak rızai antlaşmalar yoluyla girdiklerini belirtmektedir. Bu, uluslararası hukuktaki klasik 'doğal vs yapay su yolu' ayrımının temelidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Uluslararası Su Yollarında Egemenlik ve Antlaşma Rejimleri
Daha Fazla Pratik
1997 tarihli BM Uluslararası Akarsuların Seyrüsefer Dışı Kullanımına İlişkin Sözleşme'deki 'hakça ve makul kullanım' kriterlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s