A Devleti, B Devleti sınırları içerisinde faaliyet gösteren bir yatırım bankasıyla imzaladığı ticari kredi sözleşmesinde, sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda B Devleti mahkemelerinin yargı yetkisini tanıdığını ve bu konuda sahip olduğu bağışıklıklardan feragat ettiğini açıkça beyan etmiştir. Sözleşme hükümlerinin ihlali üzerine B Devleti mahkemesinde açılan dava sonucunda A Devleti tazminat ödemeye mahkûm edilmiştir. Alacaklı banka, bu kararı infaz etmek amacıyla A Devleti'nin B Devleti'nde bulunan; diplomatik misyon fonları, merkez bankası rezervleri ve devlete ait havayolu şirketinin ticari varlıkları üzerinde haciz işlemi başlatılmasını talep etmiştir.
Uluslararası hukukta devletin icra bağışıklığına ilişkin kurallar ve genel uygulamalar uyarınca, bu uyuşmazlığın infaz süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Yargı bağışıklığından feragat, icra bağışıklığından da feragat edildiği sonucunu doğurmaz; devletin icra aşaması için ayrıca ve açık bir rızası yoksa, özellikle merkez bankası rezervleri gibi egemenlik yetkisiyle ilişkilendirilmiş mallar haciz işlemlerine konu edilemez.Cevap
- BSözleşmenin ticari (jure gestionis) nitelikte olması ve yargı bağışıklığından feragat edilmiş olması sebebiyle, devletin B Devleti'ndeki diplomatik temsilcilik binaları ve buradaki resmi banka hesapları alacaklı şirket tarafından haczedilebilir.
- CYargı yetkisinin kabulü, 'hukuki etkinlik' ilkesi gereği kararın icrasına da zımnen rıza gösterildiği anlamına geldiğinden, icra aşamasında ayrı bir feragatnameye veya devlet rızasına gerek duyulmaz.
- DA Devleti'nin merkez bankası rezervleri, borcun ticari bir sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle kamu hizmetine tahsis edilmiş mal statüsünden çıkar ve yerel mahkeme kararıyla infaz işlemlerine konu edilebilir.
- ESınırlı bağışıklık teorisi uyarınca, bir devletin ticari faaliyetleri için yargı bağışıklığının bulunmadığı her durumda, bu faaliyetlerle ilişkili tüm malvarlığı da icra bağışıklığından kendiliğinden yoksun kalır.