Diplomasi ve Konsolosluk Hukuku

385 soru

Soru 161Soru

19611961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi hükümleri ışığında; misyon şeflerinin sınıflandırılması, akreditasyon (güven mektubu sunma) makamları ve kıdem sıralamalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Misyon şeflerinin kıdemi kendi sınıfları içerisinde belirlenir ve kural olarak görevlerine başladıkları tarih esas alınır; ancak kabul eden devletin Papalık temsilcilerinin önceliğine ilişkin yerleşik uygulamaları bu genel kıdem kuralına istisna getirebilir.

Cevap

Misyon şeflerinin kıdemi sınıflar bazında ve görev başlama tarihine göre belirlenmekle birlikte, Papalık temsilcilerinin (Nunsiyoların) önceliğine dair yerel teamüller bu durumun istisnasıdır.
Sözleşme'ye göre misyon şefleri arasındaki kıdem sıralaması, ait oldukları sınıfa göre (Büyükelçi, Elçi, Maslahatgüzar) ve o sınıf içindeki göreve başlama tarihlerine göre yapılır. Ancak Sözleşme'nin 16/3.16/3. maddesi, Papalık temsilcilerine (Nunsiyo) verilen öncelik haklarının devam etmesine izin vererek genel kıdem kuralına bir istisna getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Misyon şefi sınıflarını ve akreditasyon makamlarını belirle.
Büyükelçi ve Elçiler -> Devlet Başkanı; Maslahatgüzarlar -> Dışişleri Bakanı.
19611961 Viyana Sözleşmesi 14.14. madde hükmüdür.
2
Göreve başlama ve kıdem kurallarını analiz et.
Kıdem sınıf içindedir; başlangıç zamanı devletin seçimine (itimatname sunumu veya bildirim) bağlıdır.
Sözleşme'nin 13.13. ve 16.16. maddeleri bu esnekliği sağlar.
3
Nunsiyo (Papalık temsilcisi) istisnasını kontrol et.
Nunsiyoların her zaman en kıdemli sayılması uygulaması, kabul eden devlet izin verirse geçerlidir.
Sözleşme'nin 16/3.16/3. fıkrası bu tarihi ayrıcalığı saklı tutar.

Anahtar Kavram

Diplomatik Misyon Şeflerinin Sınıflandırılması ve Akreditasyonu

Alternatif Yöntem

Sınıfları (Art 14) ve Kıdem kurallarını (Art 16) ayrı ayrı hatırlayıp şıklarda bu iki kuralın çelişip çelişmediğini kontrol ederek eleme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 162Soru

1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 14. maddesinde düzenlenen misyon şefi sınıfları ve akreditasyon usulleri dikkate alındığında; maslahatgüzarlar (chargés d'affaires), akredite edildikleri makam bakımından aşağıdakilerden hangisine güven mektubu sunarlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabul eden devletin Dışişleri Bakanı'na

Cevap

Maslahatgüzarlar, kabul eden devletin Dışişleri Bakanı'na akredite edilirler.
1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 14. maddesine göre, maslahatgüzarlar (en titre), kabul eden devletin Dışişleri Bakanı nezdinde görev yapan ve bu makama akredite edilen misyon şefleridir. Büyükelçiler ve orta elçiler ise kabul eden devletin Devlet Başkanı'na akredite edilirler.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Viyana Sözleşmesi Madde 14'te yer alan misyon şefi sınıflarının belirlenmesi.
Sözleşme misyon şeflerini üç sınıfa ayırır: Büyükelçiler/Nunsular, Orta elçiler/İnternunsular ve Maslahatgüzarlar.
Her sınıfın akreditasyon makamı farklılık gösterebilir.
2
Sınıflar ile akredite edilen makamlar arasındaki eşleşmenin yapılması.
Büyükelçiler ve Orta elçiler Devlet Başkanı'na akredite edilirken, Maslahatgüzarlar Dışişleri Bakanı'na akredite edilir.
Maslahatgüzarlar (en titre), diplomatik hiyerarşideki en alt seviye misyon şefi sınıfını temsil eder.

Anahtar Kavram

Diplomatik Misyon Şeflerinin Sınıflandırılması ve Akreditasyon Makamları
Tahmini Süre:45s
Soru 163Soru

1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi uyarınca, meslekten bir konsolosluk memurunun kabul eden devletin adli ve idari yargı yetkisinden muaf tutulduğu temel kapsam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnızca konsolosluk görevlerinin yerine getirilmesi sırasında işlenen fiiller

Cevap

Konsolosluk memurları sadece konsolosluk görevlerinin yerine getirilmesi sırasında işlenen fiiller bakımından yargı bağışıklığına sahiptirler.
Doğru ifade, konsolosluk memurlarının bağışıklığının 'işlevsel' nitelikte olduğunu belirtmektedir. 1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi'nin 43. maddesine göre, konsolosluk memurları ve konsolosluk çalışanları, konsolosluk görevlerinin yerine getirilmesi sırasında işledikleri fiillerden dolayı kabul eden devletin adli ve idari makamlarının yargısına tabi değildirler. Bu, bağışıklığın kişiye değil, yapılan resmi işe tanındığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Konsolosluk memurunun bağışıklık türünü belirlemek.
Konsolosluk memurları 'işlevsel' (functional) bağışıklığa sahiptir.
1963 Viyana Sözleşmesi, diplomatlar için mutlak, konsoloslar için ise göreve dayalı bir koruma öngörmüştür.
2
1963 Viyana Sözleşmesi Madde 43 hükmünü uygulamak.
Konsolosluk memurları, resmi görevleri kapsamındaki fiillerinden dolayı yargılanamazlar.
Sözleşmenin temel amacı, konsoloslukların etkin bir şekilde çalışmasını sağlamaktır.
3
Seçenekleri 'resmi görev' kriterine göre filtrelemek.
Sadece resmi görevlere atıf yapan ifade doğru kabul edilir.
Özel işler, ağır suçlar veya genel muafiyet iddiaları sözleşme hükümleriyle çelişmektedir.

Anahtar Kavram

İşlevsel (Görevsel) Yargı Bağışıklığı

İpuçları

1
Diplomatlar ve konsoloslar arasındaki en temel fark, bağışıklıklarının kapsamıdır.
2
Konsolosluk memurlarının bağışıklığı 'görevsel' (işlevsel) bir nitelik taşır.
3
1963 Viyana Sözleşmesi Madde 43'e göre bağışıklık, sadece resmi görev sırasında işlenen fiilleri korur.

Daha Fazla Pratik

Diplomatik ajanların 1961 Viyana Sözleşmesi kapsamındaki mutlak yargı bağışıklığı ile konsolosların bu sınırlı durumunu karşılaştıran tablo sorularına çalışınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 164Soru

Uluslararası hukukta devletler arasındaki temsil ilişkilerinin önemli bir parçasını oluşturan konsolosluk birimlerinin kurulması ve işleyişi hakkında 19631963 tarihli Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi (VCCRVCCR) hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konsolosluk görevlerinin bir diplomatik misyon tarafından yerine getirilmesi durumunda, bu görevleri yürüten misyon üyeleri diplomatik hukuktan kaynaklanan ayrıcalık ve bağışıklıklarından yararlanmaya devam ederler.

Cevap

Konsolosluk görevlerinin bir diplomatik misyon tarafından yerine getirilmesi durumunda, bu görevleri yürüten misyon üyeleri diplomatik hukuktan kaynaklanan ayrıcalık ve bağışıklıklarından yararlanmaya devam ederler.
Konsolosluk görevlerinin bir diplomatik misyon bünyesinde yürütülmesi durumunda, bu görevleri üstlenen personelin asıl statüsü 'diplomatik misyon üyesi' olmaya devam eder. 19631963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi'nin 70. maddesinin 4. fıkrası, bu kişilerin diplomatik ilişkilerle ilgili uluslararası hukuk kuralları çerçevesindeki ayrıcalık ve bağışıklıklardan yararlanmaya devam edeceğini açıkça hükme bağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Konsolosluk ilişkilerinin kurulması ve diplomatik ilişkilerle olan bağını incelemek.
Diplomatik ilişkilerin kurulması rızası, aksi belirtilmedikçe konsolosluk ilişkilerine de rıza anlamına gelir (Madde 2); ancak diplomatik ilişkilerin kesilmesi konsolosluk ilişkilerini kendiliğinden bitirmez.
Konsolosluk ilişkilerinin özerkliğini ve vatandaşların haklarını koruma amacını anlamak için gereklidir.
2
Konsolosluk görevlerinin kimler tarafından yürütülebileceğini analiz etmek.
Konsolosluk görevleri hem bağımsız konsolosluk postaları hem de diplomatik misyonların konsolosluk şubeleri tarafından yerine getirilebilir (Madde 3).
Uygulamadaki farklılıkları ayırt etmek için gereklidir.
3
Diplomatik misyon personeli tarafından yürütülen konsolosluk görevlerinin hukuki statüsünü belirlemek.
Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi'nin 70. maddesi uyarınca, bu personelin diplomatik ayrıcalık ve bağışıklıkları saklı kalır.
Personelin hangi hukuk rejimine (Diplomatik vs. Konsolosluk) tabi olduğunu kesinleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Diplomatik Misyonlarca Yürütülen Konsolosluk Görevlerinde Personel Statüsü

İpuçları

1
Diplomatik ilişkiler ile konsolosluk ilişkilerinin birbirinden bağımsız rejimler olduğunu hatırlayın.
2
Bir büyükelçilik içinde 'konsolosluk şubesi' açıldığında, oradaki çalışanlar hala 'diplomat' sıfatını korur mu?
3
Viyana Sözleşmesi'nin 70. maddesi, diplomatik misyon personeline konsolosluk görevi verildiğinde diplomatik statülerinin devam ettiğini vurgular.

Daha Fazla Pratik

Konsolosluk şeflerinin sınıfları ve kabul eden devletten aldıkları çalışma izni olan 'buyuruldu' (exequatur) belgesinin özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 165Soru

Uluslararası hukukta devletlerin birbirleri nezdinde kurdukları daimi temsilciliklerin yürüttüğü faaliyetler belirli sözleşmelerle çerçevelenmiştir. Buna göre, bir diplomatik misyonun (büyükelçiliğin) 1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi uyarınca yerine getirmesi gereken asli fonksiyonlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatandaşlara pasaport vermek ve noterlik işlemlerini yerine getirmek

Cevap

Vatandaşlara pasaport vermek ve noterlik işlemlerini yerine getirmek diplomatik misyonun değil, konsoloslukların görevidir.
1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 3. maddesi uyarınca bir diplomatik misyonun görevleri; gönderen devleti temsil etmek, menfaatlerini korumak, müzakere yürütmek, bilgi toplamak ve dostane ilişkileri geliştirmektir. Vatandaşlara pasaport verilmesi, vize işlemleri, noterlik hizmetleri ve evlenme/doğum bildirimi gibi idari görevler ise 1963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi uyarınca konsolosluklara aittir.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 3. maddesinde sayılan görevleri hatırla.
Temsil, koruma, müzakere, bilgi toplama ve dostane ilişkileri geliştirme.
Diplomatik misyonun yetki alanını belirlemek için temel hukuki metni referans almak gerekir.
2
Seçeneklerdeki görevleri diplomatik ve konsolosluk ayrımı açısından analiz et.
Temsil, müzakere ve raporlama diplomatik; pasaport ve noterlik işlemleri konsolosluk karakterlidir.
KPSS sorularında diplomatik görevler ile konsolosluk görevleri sıklıkla birbirinin çeldiricisi olarak kullanılır.

Anahtar Kavram

Diplomatik Misyonun Fonksiyonları (Viyana Sözleşmesi Madde 3)
Tahmini Süre:45s
Soru 166Soru

1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi hükümleri uyarınca, diplomatik misyonun binaları, arşivleri ve haberleşme araçlarının korunması ve dokunulmazlığıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabul eden devlet, misyon binalarına zorla girilmesini veya binaların hasara uğratılmasını önlemek ve misyonun huzurunun bozulmasını veya onurunun kırılmasını engellemek için uygun her türlü tedbiri almakla yükümlüdür.

Cevap

Kabul eden devletin, misyon binalarına yönelik saldırıları önlemek ve misyonun huzurunu korumak için uygun her türlü tedbiri alma yönündeki özel yükümlülüğünü belirten ifade doğrudur.
Doğru ifade, kabul eden devletin misyon binalarını koruma yükümlülüğünü tanımlayan hükümdür. 1961 tarihli Viyana Sözleşmesi'nin 22. maddesinin 2. fıkrasına göre; kabul eden devlet, misyon binalarına zorla girilmesini veya binaların hasara uğratılmasını önlemek ve misyonun huzurunun bozulmasını veya onurunun kırılmasını engellemek için uygun her türlü tedbiri almakla 'özel bir yükümlülük' altındadır. Bu, devletin 'özen gösterme' (due diligence) yükümlülüğünün bir yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Viyana Sözleşmesi'nin 22. maddesini incelemek.
Maddenin ikinci fıkrası, kabul eden devlete misyon binalarını korumak için 'özel bir yükümlülük' yüklemektedir.
Bu yükümlülük, devletin sadece binaya girmemesini değil, üçüncü kişilerden gelecek saldırıları da proaktif olarak önlemesini gerektirir.
2
Arşivlerin ve haberleşme araçlarının statüsünü kontrol etmek.
Arşivlerin nerede olursa olsun dokunulmaz olduğu (Madde 24) ve diplomatik torbanın hiçbir şekilde açılamayacağı (Madde 27) görülmektedir.
Bu dokunulmazlıklar, diplomatik fonksiyonların bağımsız ve güvenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak içindir.
3
Seçeneklerdeki istisna iddialarını değerlendirmek.
Yargı kararı, ağır suç veya vergi borcu gibi gerekçelerin diplomatik dokunulmazlıkları kaldırmadığı saptanmıştır.
Diplomatik hukukta binaların ve malların dokunulmazlığı, konsolosluk hukukuna kıyasla çok daha mutlak ve geniş kapsamlıdır.

Anahtar Kavram

Özel Koruma Yükümlülüğü ve Mutlak Dokunulmazlık

İpuçları

1
Diplomatik hukukta binaların dokunulmazlığı, kabul eden devlete sadece 'girmeme' değil, aynı zamanda 'koruma' görevi de yükler.
2
Diplomatik torba ile konsolosluk torbası arasındaki farka dikkat edin; diplomatik torba hiçbir koşulda açılamaz.
3
Sözleşme'nin 22. maddesi binaların korunması için devletlere 'özel yükümlülük' getiren fıkrayı içermektedir.

Daha Fazla Pratik

Diplomatik ilişkilerin kesilmesi durumunda binaların ve arşivlerin akıbetini (Madde 45) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 167Soru

1963 tarihli Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi (VCCRVCCR) hükümleri uyarınca, iki devlet arasında diplomatik ilişkilerin kurulması süreci ile konsolosluk ilişkilerinin kurulması arasındaki hukuki bağa ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diplomatik ilişkilerin kurulması, aksi belirtilmedikçe konsolosluk ilişkilerinin kurulmasına da rıza gösterildiği anlamına gelir.

Cevap

Diplomatik ilişkilerin kurulması, aksi belirtilmedikçe konsolosluk ilişkilerinin kurulmasına da rıza gösterildiği anlamına gelir.
1963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi'nin 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, devletler arasında diplomatik ilişkilerin kurulması, aksi taraflarca açıkça belirtilmediği sürece konsolosluk ilişkilerinin kurulmasına da rıza gösterildiği anlamına gelir. Bu, uluslararası temsili kolaylaştıran bir zımni rıza kuralıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi'nin (VCCRVCCR) 2. maddesini analiz etmek.
Sözleşmenin 2. maddesinin, ilişkilerin kurulma usullerini düzenlediği tespit edilir.
Hukuki dayanağı belirlemek için temel metne başvurulmalıdır.
2
Diplomatik ve konsolosluk ilişkileri arasındaki zımni rıza kuralını değerlendirmek.
Madde 2 fıkra 2'ye göre: 'İki Devlet arasında diplomatik ilişkilerin kurulması, aksi belirtilmedikçe, konsolosluk ilişkilerinin kurulmasına rıza gösterilmesi demektir.'
Soruda sorulan doğrudan hukuki bağın tespiti sağlanır.
3
İlişkilerin kesilmesi durumundaki bağımsızlık kuralını kontrol etmek.
Madde 2 fıkra 3'e göre diplomatik ilişkilerin kesilmesinin konsolosluk ilişkilerini sona erdirmeyeceği görülür.
Çeldirici seçeneklerin elenmesi için bağımsızlık ilkesi teyit edilir.

Anahtar Kavram

Konsolosluk İlişkilerinde Zımni Rıza (VCCR Madde 2/2)

İpuçları

1
Diplomatik ve konsolosluk ilişkilerinin kurulması birbirini her zaman doğrudan zorunlu kılmaz ancak aralarında zımni bir kabul kuralı vardır.
2
1963 Viyana Sözleşmesi'nin 2. maddesine göre, büyükelçilik açılması genellikle konsolosluk hizmetlerine de izin verildiği varsayımını doğurur.

Daha Fazla Pratik

Konsolosluk memurlarının bağışıklıklarının diplomatik ajanlardan farklarını (görevsel vs. mutlak bağışıklık) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 168Soru

Diplomatik İlişkiler Hakkında 19611961 tarihli Viyana Sözleşmesi çerçevesinde; gönderen devletin diplomatik misyonuna ait arşiv ve belgelerin sahip olduğu dokunulmazlık statüsüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arşiv ve belgeler, her zaman ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar dokunulmazdır.

Cevap

Arşiv ve belgelerin her zaman ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar dokunulmaz olduğu yönündeki ifade doğrudur.
Diplomatik İlişkiler Hakkında 19611961 tarihli Viyana Sözleşmesi'nin 2424. maddesinde, arşivlerin dokunulmazlığı herhangi bir şart veya yer kısıtlamasına bağlanmamıştır. 'Her zaman ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar' ifadesi, bu korumanın evrensel ve mutlak olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Viyana Sözleşmesi'nin ilgili maddesini tespit et.
Sözleşmenin 2424. maddesi 'Misyonun arşivleri ve belgeleri her zaman ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar dokunulmazdır' hükmünü içerir.
Sorunun hukuki dayanağını belirlemek için gereklidir.
2
Dokunulmazlığın kapsamını analiz et.
Dokunulmazlık; yer (nerede bulunursa bulunsun) ve zaman (her zaman) bakımından herhangi bir istisnaya yer vermeyecek şekilde düzenlenmiştir.
Seçeneklerdeki kısıtlayıcı ifadelerin neden yanlış olduğunu anlamak için gereklidir.
3
İstisnai durumları (savaş, ilişkilerin kesilmesi vb.) değerlendir.
Sözleşmenin 4545. maddesi uyarınca bu koruma, diplomatik ilişkilerin kesilmesi veya silahlı çatışma durumunda da devam eder.
Korumanın mutlak ve sürekli karakterini teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Diplomatik Arşiv Dokunulmazlığının Mutlaklığı

İpuçları

1
Viyana Sözleşmesi'nin arşiv dokunulmazlığını düzenleyen 2424. maddesini hatırlayın.
2
Arşiv dokunulmazlığı, misyon binasının dokunulmazlığından daha geniş bir 'mekansal' koruma sağlar mı?
3
Sözleşme metninde geçen 'nerede bulunurlarsa bulunsunlar' (wherever they may be) ifadesine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Diplomatik torbanın (bag) açılıp açılamayacağı konusundaki mutlak yasağı inceleyerek haberleşme dokunulmazlığı ile pekiştirme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 169Soru

19611961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin (VDSVDS) ilgili hükümleri çerçevesinde, iki devlet arasındaki diplomatik ilişkilerin kesilmesi (severanceseverance ofof diplomaticdiplomatic relationsrelations) durumunda konsolosluk ilişkilerinin hukuki akıbetiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diplomatik ilişkilerin kesilmesi, kendiliğinden konsolosluk ilişkilerinin de kesilmesi sonucunu doğurmaz.

Cevap

Diplomatik ilişkilerin kesilmesi, kendiliğinden konsolosluk ilişkilerinin de kesilmesi sonucunu doğurmaz.
Uluslararası hukukta diplomatik ve konsolosluk ilişkileri birbirinden bağımsız yürütülür. 19611961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 22. maddesi uyarınca, iki devlet arasındaki siyasi gerginlikler nedeniyle diplomatik ilişkilerin koparılması, konsolosluk hizmetlerinin devam etmesini sağlayan konsolosluk ilişkilerini otomatik olarak sona erdirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Diplomatik hukuk ve konsolosluk hukuku rejimlerinin ayrımını yapınız.
Diplomatik ve konsolosluk ilişkileri iki ayrı kurumdur ve farklı sözleşmelere tabidir.
Bu ayrım, bir ilişkiler bütününün kopmasının diğerini nasıl etkileyeceğini anlamak için temeldir.
2
19611961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 22. maddesinin 22. fıkrasını inceleyiniz.
İlgili madde: 'Diplomatik ilişkilerin kesilmesi, konsolosluk ilişkilerinin kendiliğinden kesilmesi sonucunu doğurmaz' kuralını içermektedir.
Uluslararası hukukta süreklilik ilkesi gereği, siyasi ilişkiler kopsa dahi insani ve ticari nitelikteki konsolosluk faaliyetlerinin devamına imkan tanınır.

Anahtar Kavram

Diplomatik ve Konsolosluk İlişkilerinin Özerkliği

İpuçları

1
Diplomatik ilişkiler ile konsolosluk ilişkilerinin birbirinden bağımsız olup olmadığını düşünün.
2
Viyana Sözleşmesi'nin 22. maddesi, siyasi krizler sırasında vatandaşların mağdur olmaması için konsolosluk faaliyetlerini koruma altına almıştır.

Daha Fazla Pratik

Diplomatik ilişkiler kesildiğinde, gönderen devletin misyon binalarının ve arşivlerinin korunması yükümlülüğünü (VDS Madde 4545) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 170Soru

1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi hükümleri uyarınca, kabul eden devlet nezdinde görev yapan bir diplomatik ajanın, bu devletin cezai yargı yetkisi karşısındaki hukuki durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabul eden devletin cezai yargı yetkisinden mutlak (tam) bir bağışıklığa sahiptir.

Cevap

Kabul eden devletin cezai yargı yetkisinden mutlak (tam) bir bağışıklığa sahiptir.
Doğru seçenek, diplomatik ajanların kabul eden devletin cezai yargı yetkisinden mutlak olarak bağışık olduğunu belirtmektedir. 1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 31. maddesine göre, diplomatik ajanların cezai bağışıklığı hukuk davası ve idari davalardaki istisnalardan farklı olarak hiçbir istisnaya tabi değildir; yani ajan kabul eden devlette hiçbir suçtan dolayı yargılanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kişinin hukuki statüsünü ve tabi olduğu uluslararası düzenlemeyi belirlemek.
Kişi bir diplomatik ajandır ve 1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi kapsamındadır.
Soru kökünde diplomatik ajanın statüsü sorulmaktadır.
2
1961 Viyana Sözleşmesi'nin cezai yargı bağışıklığına ilişkin 31/1. maddesini uygulamak.
Diplomatik ajanın cezai yargı bağışıklığının mutlak (istisnasız) olduğu tespit edilir.
Hukuk kuralı, diplomatik ajanlar için cezai konularda hiçbir istisna öngörmemektedir.

Anahtar Kavram

Diplomatik Ajanların Mutlak Cezai Yargı Bağışıklığı

Daha Fazla Pratik

Diplomatik ajanların hukuk ve idare davalarındaki istisnalarını (taşınmaz mal, miras, ticari faaliyet) inceleyerek farkı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 171Soru

1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi hükümleri ışığında; gönderen devlet tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen bir komisyonname (lettre de provision) ile atanan bir konsolosluk şefinin, kabul eden devlet nezdindeki kabul süreci ve buyuruldu (ekzekvatur) belgesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabul eden devlet, bir konsolosluk şefine buyuruldu vermeyi reddettiği takdirde, bu kararın dayandığı gerekçeleri gönderen devlete bildirmekle yükümlü değildir.

Cevap

Kabul eden devletin buyuruldu vermeyi reddettiği durumda gerekçe bildirme yükümlülüğünün bulunmaması
1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi'nin 12. maddesinin 2. fıkrası, buyuruldu (ekzekvatur) belgesi vermeyi reddeden devletin, bu reddin gerekçelerini gönderen devlete bildirmekle yükümlü olmadığını açıkça belirtmektedir. Bu, devletlerin egemenlik haklarının bir yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Konsolosluk şefinin atama belgesini tanımla.
Atama, gönderen devletin düzenlediği 'komisyonname' (lettre de provision) ile yapılır.
Konsolosluk hukukundaki resmi atama belgesinin adını belirlemek için.
2
Kabul eden devletin yetki belgesini tanımla.
Kabul, 'buyuruldu' (ekzekvatur) belgesi ile gerçekleşir.
Konsolosun görev yapabilmesi için gereken yerel yetki belgesini belirlemek için.
3
Reddetme hakkı ve usulünü değerlendir.
Kabul eden devlet reddedebilir ve gerekçe göstermek zorunda değildir (Viyana Sözleşmesi Md. 12/2).
Devletin egemenlik yetkisinin kapsamını ve sözleşmedeki özel muafiyeti tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Buyuruldu (Ekzekvatur) ve Reddetme Usulü

Daha Fazla Pratik

Konsolosluk şeflerinin kıdem sıralamasının (precedence) buyuruldu tarihine göre mi yoksa komisyonname tarihine göre mi belirlendiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 172Soru

Uluslararası hukukta diplomatik ajanların sahip olduğu yargı bağışıklığı, ajanın şahsına tanınmış bir imtiyaz değil; gönderen devletin diplomatik işlevlerini serbestçe yerine getirebilmesini sağlamak amacıyla öngörülmüş bir güvencedir.

Buna göre, bir diplomatik ajanın sahip olduğu yargı bağışıklığından feragat etme yetkisi hukuken aşağıdakilerden hangisine aittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gönderen devlete

Cevap

Diplomatik bağışıklıktan feragat etme yetkisi gönderen devlete aittir.
Uluslararası hukukta (özellikle 1961 Viyana Sözleşmesi uyarınca) diplomatik yargı bağışıklığından feragat yetkisi sadece gönderen devlete aittir. Bu, bağışıklıkların diplomatın kişisel çıkarı için değil, devlet temsilinin sürekliliği için verilmiş olmasının bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Bağışıklığın niteliğini tespit etme
Bağışıklık şahsi bir hak değil, kurumsal/devletsel bir haktır.
Viyana Sözleşmesi'ne göre bağışıklıklar diplomatik misyonun işlevlerini korumak içindir.
2
Hak sahibini belirleme
Hakkın asıl sahibi gönderen devlettir.
Ajan devleti temsil ettiği için hak devlet adına kullanılır.
3
Feragat yetkisini atama
Hakkın sahibi kimse feragat yetkisi de ona aittir.
Gönderen devlet feragat etmedikçe ajan yargılanamaz.

Anahtar Kavram

Diplomatik bağışıklıktan feragat yetkisinin devlete aidiyeti

İpuçları

1
Diplomatik bağışıklıkların bir 'devlet hakkı' mı yoksa 'kişi hakkı' mı olduğunu düşünün.
2
Bağışıklık, diplomatın görevlerini yerine getirebilmesi için devletine tanınmış bir güvencedir.

Daha Fazla Pratik

Feragatin mutlaka 'açık' (sarih) yapılması gerekliliği ve icra bağışıklığı için ayrı bir feragat gerekip gerekmediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 173Soru

19611961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi'nin 9.9. maddesinde düzenlenen "istenmeyen kişi" (personapersona nonnon gratagrata) ilanı yetkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabul eden devlet, bu kararı için gönderen devlete herhangi bir gerekçe göstermek zorunda değildir.

Cevap

Kabul eden devletin istenmeyen kişi ilan ettiği diplomatik ajan için herhangi bir gerekçe gösterme zorunluluğunun bulunmaması doğru bir ifadedir.
Doğru cevap olan ifade, 19611961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 9.9. maddesine tam uyumludur. Bu maddeye göre kabul eden devlet, gönderen devlete kararın gerekçesini açıklamak zorunda kalmaksızın herhangi bir zamanda misyon şefini veya misyonun herhangi bir üyesini istenmeyen kişi ilan edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki dayanağın belirlenmesi
19611961 Viyana Sözleşmesi Madde 99 incelenmiştir.
Diplomatik ilişkilerde istenmeyen kişi rejiminin temel kuralları bu maddede düzenlenmiştir.
2
Gerekçe zorunluluğunun değerlendirilmesi
Kabul eden devletin gerekçe gösterme zorunluluğu olmadığı saptanmıştır.
Sözleşme metninde açıkça "herhangi bir zamanda ve kararın gerekçesini açıklamak zorunda kalmaksızın" ifadesi yer almaktadır.
3
Usuli sonuçların analizi
Zamanlama ve hukuki sonuçlar teyit edilmiştir.
Kişi ülkeye gelmeden önce de ilan yapılabileceği ve geri çağırma yapılmazsa tanınmama sonucunun doğacağı kuralları hatırlanmıştır.

Anahtar Kavram

İstenmeyen Kişi (Persona Non Grata) İlanının Tek Taraflı ve Gerekçesiz Niteliği
Tahmini Süre:45s
Soru 174Soru

1963 tarihli Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi'nin fahri konsoloslarla ilgili hükümleri dikkate alındığında, devletlerin fahri konsolosluk memuru tayin etme veya bu memurları kabul etme yetkisine dair aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her devlet, fahri konsolosluk memurları tayin edip etmemeye veya bu memurları kabul edip etmemeye karar vermekte serbesttir.

Cevap

Her devletin fahri konsolosluk memuru tayin etme veya kabul etme konusunda serbest olduğu ifadesi doğrudur.
Doğru seçenek, 1963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi'nin 68. maddesinde açıkça belirtilen serbestiyet ilkesini yansıtmaktadır. Bu maddeye göre, bir devletin fahri konsolos ataması veya başka bir devletin fahri konsolosunu kabul etmesi tamamen kendi rızasına ve kararına bağlıdır, herhangi bir antlaşma yükümlülüğü olmadıkça zorunlu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
1963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi'nin 3. Bölümünü (Fahri Konsolosluk Memurları) inceleyin.
Sözleşmenin 68. maddesi tespit edilir.
Bu madde, fahri konsolosluk kurumunun genel uygulama esaslarını belirler.
2
68. maddedeki 'serbestiyet' ilkesini analiz edin.
Hüküm: 'Her devlet, fahri konsolosluk memurları tayin edip etmemeye veya bunları kabul edip etmemeye karar vermekte serbesttir.'
Bu hüküm, fahri konsolosluk sisteminin uluslararası hukukta zorunlu değil, ihtiyari (isteğe bağlı) bir rejim olduğunu teyit eder.
3
Ulaşılan bu bilgiyi seçeneklerle karşılaştırarak doğru yargıyı belirleyin.
Devletlerin bu konuda tam bir karar verme serbestisine sahip olduğu sonucuna varılır.
Diğer seçeneklerde yer alan 'zorunluluk' veya 'vatandaşlık kısıtlaması' gibi ifadeler sözleşmenin bu temel serbestiyet ilkesiyle çelişmektedir.

Anahtar Kavram

İhtiyari (İsteğe Bağlı) Fahri Konsolosluk Rejimi

İpuçları

1
Fahri konsolosluk kurumunun devletler için zorunlu bir yapı olup olmadığını düşünün.
2
1963 Viyana Sözleşmesi'nin 68. maddesi, devletlerin bu özel memurları atama ve kabul etme konusundaki 'serbestisinden' bahseder.
3
Uluslararası hukukta devlet rızası esastır ve fahri konsolosluk rejimi tamamen ihtiyari (isteğe bağlı) bir uygulamadır.

Daha Fazla Pratik

Fahri konsolosların kariyer konsoloslardan farklarını (ayrıcalık ve bağışıklık düzeyleri açısından) inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 175Soru

1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi hükümlerine göre, kabul eden devlet nezdinde görev yapan bir diplomatik ajanın "tanıklık" (şahitlik) yapma yükümlülüğü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diplomatik ajanlar, kabul eden devletin mahkemelerinde tanıklık yapmaya mecbur değildirler.

Cevap

Diplomatik ajanlar, kabul eden devletin mahkemelerinde tanıklık yapmaya mecbur değildirler.
Doğru olan seçenek, diplomatik ajanların kabul eden devlette tanıklık yapmaya zorlanamayacağını belirtmektedir. 1961 Viyana Sözleşmesi Madde 31/2 uyarınca bu muafiyet mutlaktır; yani diplomatik ajan ne ceza ne de hukuk davalarında tanıklık yapmaya mecbur tutulabilir.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili uluslararası sözleşmenin kapsamını belirle.
1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi, diplomatik ajanların ayrıcalık ve bağışıklıklarını düzenleyen temel metindir.
Diplomatik hukuk kuralları bu sözleşme çerçevesinde şekillenmiştir.
2
Diplomatik ajanın yargı bağışıklığı ve tanıklık statüsünü incele.
Sözleşmenin 31/2 maddesi 'Diplomatik ajan, tanıklık yapmaya mecbur değildir' hükmünü amirdir.
Tanıklık bağışıklığı, diplomatik ajanın şahsi dokunulmazlığının ve görevini bağımsızca yerine getirebilmesinin bir uzantısıdır.
3
Herhangi bir istisna olup olmadığını kontrol et.
Hukuk davalarındaki (gayrimenkul, miras, ticari faaliyet) yargı yetkisi istisnalarının aksine, tanıklık yapma muafiyeti için bir istisna öngörülmemiştir.
Hukuki uyuşmazlıklarda yargılanabilmek ile tanıklık yapmak farklı hukuki rejimlere tabidir.

Anahtar Kavram

Diplomatik ajanların tanıklık bağışıklığı mutlak bir haktır ve ajanın tanıklık yapmaya zorlanması uluslararası hukuk ihlalidir.

İpuçları

1
Diplomatik bağışıklıkların kapsamı genel olarak konsolosluk bağışıklıklarından daha geniştir.
2
Diplomatik ajanların cezai yargı bağışıklığının mutlak olduğunu hatırlayın; tanıklık konusu da bu mutlakiyetle paraleldir.
3
1961 Viyana Sözleşmesi'nin 31. maddesinde 'mecbur değildir' ifadesi açıkça tanıklık için kullanılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Diplomatik ajanın tanıklık bağışıklığından feragat yetkisinin kime (ajanın kendisine mi yoksa gönderen devlete mi) ait olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 176Soru

1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 3. maddesi, bir diplomatik misyonun yerine getirmekle yükümlü olduğu asli fonksiyonları (görevleri) temel başlıklar altında düzenlemiştir. Sözleşmenin bu maddesi ve uluslararası hukuk ilkeleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi diplomatik misyonun asli fonksiyonları arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabul eden devlette vefat eden gönderen devlet vatandaşlarının tereke (miras) işlemleriyle ilgili olarak mahkemeler ve diğer makamlar nezdinde temsil görevini yürütmek

Cevap

Kabul eden devlette vefat eden vatandaşların miras işlemleriyle ilgili adli temsil görevini yürütmek diplomatik bir fonksiyon değil, konsolosluk fonksiyonudur.
Doğru cevap, kabul eden devlette ölen vatandaşların miras işlemleriyle ilgili mahkemeler önünde temsil edilmesini içeren ifadedir. Bu görev, 1961 VDS 3. maddede sayılan diplomatik fonksiyonlardan biri olmayıp, 1963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi (VKS) Madde 5/g ve 5/i bentlerinde düzenlenen bir konsolosluk fonksiyonudur. Diplomatik misyonlar bazen konsolosluk şubeleri aracılığıyla bu görevleri ifa etse de, bu durum görevin hukuki niteliğini 'diplomatik fonksiyon' haline getirmez.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi (VDS) Madde 3/1 analizi yapılır.
Bu maddeye göre diplomatik fonksiyonlar; temsil, koruma, müzakere, bilgi toplama/raporlama ve dostane ilişkileri geliştirme olarak beş ana başlıkta sayılmıştır.
Sorunun yasal dayanağını belirlemek için ilgili uluslararası sözleşme maddesi temel alınmalıdır.
2
Seçeneklerdeki görevlerin hangi sözleşme kapsamında olduğu karşılaştırılır.
Temsil, müzakere, raporlama ve dostane ilişkileri geliştirme görevlerinin VDS 3. maddede yer aldığı görülür.
Diplomatik görevler ile konsolosluk görevlerini birbirinden ayırmak gerekir.
3
Vatandaşların miras (tereke) ve adli temsil işlemleri incelenir.
Bu tür idari ve adli yardım görevlerinin 1963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi'nin (VKS) 5. maddesinde 'konsolosluk fonksiyonu' olarak tanımlandığı saptanır.
Vatandaşların korunması (diplomatik koruma) ile vatandaşlara bireysel adli yardım sağlanması arasındaki hukuki farkı ayırt etmek sorunun can alıcı noktasıdır.

Anahtar Kavram

Diplomatik Fonksiyonlar ve Konsolosluk Fonksiyonları Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi ile Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi arasındaki 'bağışıklıkların kapsamı' farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 177Soru

Bir devletin başka bir devlet nezdinde tesis ettiği diplomatik misyonların yürüttüğü faaliyetler uluslararası sözleşmelerle çerçevelenmiştir. 19611961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'ne göre, aşağıdakilerden hangisi bir diplomatik misyonun temel görevlerinden (fonksiyonlarından) biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabul eden devlette gönderen devlet vatandaşları için noterlik, nüfus ve benzeri idari işlemleri yürütmek

Cevap

Kabul eden devlette gönderen devlet vatandaşları için noterlik, nüfus ve benzeri idari işlemleri yürütmek seçeneği, diplomatik misyonun asli fonksiyonlarından biri değildir.
Doğru cevap olan 'noterlik ve idari işlemler', diplomatik misyonların asli fonksiyonu değil, 19631963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi ile düzenlenen konsolosluk fonksiyonudur. Diplomatik misyonlar bazı durumlarda bu görevleri de üstlenebilse de, 19611961 Viyana Sözleşmesi'nin 3.3. maddesinde sayılan beş temel diplomatik fonksiyondan biri değildir.

Adım Adım Çözüm

1
19611961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 3.3. maddesi incelenmelidir.
Sözleşmede beş temel fonksiyon sayılmıştır: temsil, koruma (menfaatlerin korunması), müzakere, bilgi toplama ve dostane ilişkileri geliştirme.
Diplomatik misyonun yetki sınırlarını belirlemek için asli hukuk kaynağına başvurulur.
2
Seçeneklerdeki ifadeler ile sözleşmedeki maddeler karşılaştırılmalıdır.
Temsil, müzakere, bilgi toplama ve dostane ilişkiler maddede açıkça yer almaktadır.
Yanlış olan seçeneği elemenin yolu, hukuki metindeki karşılıkları doğrulamaktır.
3
İdari ve noterlik işlemlerinin hukuki statüsü saptanmalıdır.
Bu işlemler 19631963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi (5.5. madde) kapsamında birer konsolosluk görevidir.
Diplomatik görevler ile konsolosluk görevleri arasındaki temel ayrımı yaparak doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Diplomatik misyonun fonksiyonları ile konsolosluk fonksiyonları arasındaki fark.

İpuçları

1
Diplomatik misyonların (Büyükelçilik) daha çok 'devletten devlete' siyasi ilişkilerle, konsoloslukların ise 'birey odaklı' idari işlerle ilgilendiğini düşünün.
2
19611961 Viyana Sözleşmesi temsil, müzakere ve bilgi toplamayı vurgular; pasaport ve noterlik gibi işler ise 19631963 tarihli başka bir sözleşmeye tabidir.

Daha Fazla Pratik

Konsoloslukların görevlerini düzenleyen 19631963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi'nin 5.5. maddesini inceleyerek aradaki farkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 178Soru

Uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde, bir devletin belirli bir görevi yerine getirmek amacıyla başka bir devlete "özel misyon" (ad hoc diplomasi) gönderebilmesi için gereken vazgeçilmez (sine qua non) hukuki şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlgili devletlerin bu konuda karşılıklı rızasının bulunması

Cevap

İlgili devletlerin bu konuda karşılıklı rızasının bulunması
Uluslararası hukukta özel misyonların gönderilmesi ve kabul edilmesi, 1969 tarihli Özel Misyonlar Hakkında Sözleşme'nin 2. maddesi uyarınca tamamen tarafların karşılıklı rızasına dayanır. Bu rıza, misyonun hem kurulması hem de görevinin kapsamı için temel hukuki dayanaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Özel misyonun tanımını değerlendirin.
Özel misyon (ad hoc diplomasi), devletlerin geçici ve belirli bir görev için birbirlerine gönderdikleri temsilciliklerdir.
Sürekli temsilciliklerden (büyükelçilikler) farkını anlamak için tanım temeldir.
2
1969 tarihli Özel Misyonlar Hakkında Sözleşme'nin kuruluş hükümlerini inceleyin.
Sözleşme'nin 2. maddesi 'karşılıklı rıza' (mutual consent) ilkesini vurgular.
Uluslararası hukukta egemenlik gereği bir devletin ülkesinde başka bir devletin faaliyet yürütmesi rızaya dayanır.
3
Diplomatik ilişki ve tanıma gibi diğer unsurların zorunluluğunu sorgulayın.
Sözleşme'nin 7. maddesi uyarınca diplomatik ilişkilerin yokluğu veya tanımanın gerçekleşmemiş olması özel misyon kurulmasına engel değildir.
Bu unsurların zorunlu olmadığını saptayarak rızanın tek vazgeçilmez şart olduğu sonucuna ulaşılır.

Anahtar Kavram

Karşılıklı Rıza İlkesi (Ad Hoc Diplomasi)

İpuçları

1
Uluslararası hukukta devletler egemen eşitliğe sahiptir; bu nedenle bir devletin toprağında başka bir devletin görev yapması ancak bir anlaşma ile olur.
2
1969 tarihli Sözleşme, diplomatik ilişkisi olmayan devletlerin dahi bu yöntemi kullanabileceğini söyler.

Daha Fazla Pratik

Özel misyonların bağışıklık ve ayrıcalıklarının sürekli diplomatik misyonlarla olan farklarını inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 179Soru

Uluslararası hukukta 'ad hoc diplomasi' olarak da adlandırılan özel misyonların hukuki rejimini belirleyen temel kurallar ile daimi diplomatik temsilciliklere ilişkin kurallar karşılaştırıldığında; özel misyonların tesisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel misyonların kurulması için taraflar arasında önceden tesis edilmiş diplomatik veya konsolosluk ilişkilerinin bulunması şart değildir.

Cevap

Özel misyonların kurulması için taraflar arasında önceden tesis edilmiş diplomatik veya konsolosluk ilişkilerinin bulunması şart değildir.
Doğru cevap olan ifade, özel misyonların (ad hoc diplomasi) daimi diplomatik temsilciliklerden en önemli farklarından birini ortaya koymaktadır. 1969 tarihli Özel Misyonlar Hakkında Sözleşme'nin 7. maddesi, bir özel misyonun kurulabilmesi için gönderen ve kabul eden devletler arasında diplomatik veya konsolosluk ilişkilerinin bulunmasının şart olmadığını açıkça düzenlemiştir. Bu durum, özellikle birbirini tanımayan veya ilişkileri kesilmiş devletlerin belirli meseleleri görüşmesine olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Daimi ve geçici diplomasi arasındaki temel farkı belirle.
Daimi diplomasi (1961 Sözleşmesi) sürekli temsil üzerine kuruluyken, özel misyonlar (1969 Sözleşmesi) belirli bir görev için geçici olarak kurulur.
Soruda özel misyonlara özgü kuralın tespiti istenmektedir.
2
1969 Özel Misyonlar Hakkında Sözleşme'nin 7. maddesini analiz et.
Bu maddeye göre, bir devletin başka bir devlete özel misyon göndermesi için aralarında diplomatik veya konsolosluk ilişkisi bulunması bir ön şart değildir.
Özel misyonların, diplomatik ilişkisi olmayan veya birbirini tanımayan devletler arasında bir iletişim kanalı olabilme özelliği test edilmektedir.

Anahtar Kavram

Özel misyonların (Ad Hoc Diplomasi) kurulmasında diplomatik ilişki şartının bulunmaması.

Daha Fazla Pratik

Uluslararası örgütler nezdindeki temsilciliklerin bağışıklıklarının, ev sahibi devletin 'persona non grata' yetkisi açısından daimi elçiliklerden farkını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 180Soru

Gönderen devlete ait bir başkonsoloslukta görev yapan meslekten bir konsolosluk memuru, şahsi bir uyuşmazlığa ilişkin davada kabul eden devletin adli makamları tarafından tanık olarak dinlenmek üzere çağrılmıştır. Memurun bu davete icabet etmemesi ve tanıklık yapmaktan kaçınması halinde ortaya çıkacak hukuki durum, Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi (19631963) hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memurun tanıklık yapmayı reddetmesi halinde, kendisine yönelik herhangi bir zorlayıcı önlem alınamaz veya cezai işlem uygulanamaz.

Cevap

Meslekten bir konsolosluk memurunun tanıklık yapmayı reddetmesi durumunda kendisine hiçbir zorlayıcı önlem veya ceza uygulanamaz.
1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi'nin 44. maddesinin 1. paragrafına göre, meslekten bir konsolosluk memuru tanıklık yapmayı reddettiği takdirde, kendisine hiçbir zorlayıcı önlem (ihzar, zorla getirme vb.) alınamaz veya ceza uygulanamaz. Bu kural, memurun hem resmi görevleri hem de özel hayatıyla ilgili tanıklık talepleri için geçerli olan temel bir korumadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kişinin hukuki statüsünü belirle.
Kişi, 'meslekten bir konsolosluk memuru'dur (career consular officer).
Viyana Sözleşmesi'nde memurlar, çalışanlar ve hizmetliler için farklı rejimler öngörülmüştür.
2
Tanıklık yükümlülüğüne ilişkin ilgili maddeyi (Madde 44) analiz et.
Sözleşmenin 44/1. maddesine göre konsolosluk memurları tanıklık yapmaya çağrılabilir ancak reddetmeleri halinde cezai müeyyide uygulanamaz.
Konsolosluk memurlarının işlevsel bağışıklığının korunması ve diplomatik temsilcilerden farkının ayırt edilmesi gerekir.
3
Resmi görev ve özel hayat ayrımını değerlendir.
44/3. maddeye göre resmi görevler ve arşivler hakkında ifade vermeye hiçbir şekilde zorlanamazlar; özel konularda ise çağrılabilirler ama yaptırım uygulanamaz.
Yaptırım yasağı, memurun şahsi konularındaki tanıklık taleplerini de kapsayan geniş bir korumadır.

Anahtar Kavram

Konsolosluk memurlarının tanıklık yükümlülüğü ve yaptırım yasağı (Madde 44)

İpuçları

1
Konsolosluk memurları ile diplomatik temsilciler arasındaki farklara odaklanın.
2
Viyana Sözleşmesi'nin 44. maddesinde memurun tanıklığı reddetmesi halindeki 'zorlayıcı önlem' yasağına bakın.
3
Meslekten konsolosluk memurları tanıklığa çağrılabilir ancak gelmedikleri takdirde tutuklanamaz veya para cezası alamazlar.

Daha Fazla Pratik

Konsolosluk çalışanlarından 'hizmet personeli' ve 'idari/teknik personel'in tanıklık rejimindeki farklarını inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 9 / 20Sonraki
Diplomasi ve Konsolosluk Hukuku Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 9 | Examkin