yaşında kadın hasta, yıldır son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle haftada kez hemodiyaliz programındadır. Özgeçmişinde diabetes mellitus, hipertansiyon ve atriyal fibrilasyon (AF) mevcuttur. AF nedeniyle varfarin; KBH-MBD (Mineral ve Kemik Bozukluğu) nedeniyle kalsiyum asetat ve kalsitriol kullanmaktadır. Son aydır uyluk iç kısmında başlayan, giderek yayılan, oldukça ağrılı, üzerinde morumsu retiküler görünümlerin olduğu ve merkezinde siyah eskar dokusu gelişen ülseratif lezyonlar saptanıyor.
Laboratuvar bulguları aşağıdadır:
| Parametre | Sonuç |
|---|---|
| Kalsiyum () | mg/dL |
| Fosfor () | mg/dL |
| pg/mL | |
| Albümin | g/dL |
Bu hastada mevcut klinik tablonun yönetiminde aşağıdakilerden hangisi en az uygundur?
- AVarfarin tedavisinin kesilerek yerine apiksaban (renal dozda) veya düşük molekül ağırlıklı heparin başlanması
- BKalsiyum asetat ve kalsitriol tedavisinin kesilerek sevelamer ve sinekalsit tedavisine geçilmesi
- Cİntravenöz sodyum tiyosülfat infüzyonu planlanması
- Kesin tanı ve evreleme amacıyla lezyonun merkezinden derin insizyonel deri biyopsisi alınmasıCevap
- EDiyaliz seans sıklığının artırılması ve düşük kalsiyumlu ( mmol/L) diyalizat kullanılması
Cevap
Lezyonun merkezinden derin insizyonel deri biyopsisi alınması, kalsifilaksi (kalsifik üremik arteriyolopati) yönetiminde doku nekrozu ve sepsis riskini artırdığı için en az uygun yaklaşımdır.
Kalsifilaksi (kalsifik üremik arteriyolopati), küçük arterlerin mediyasında kalsifikasyon ve intimal fibrozis sonucu gelişen iskemi ile karakterizedir. Tanı genellikle klinik olarak konur. Derin deri biyopsisi, dokunun zaten çok zayıf olan kan akımını daha da bozarak iyileşmeyen ülserlere, süperenfeksiyonlara ve sepsise neden olabilir. Bu nedenle, tipik klinik tabloda biyopsi yapılması önerilmez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kalsifik Üremik Arteriyolopati (Kalsifilaksi) Yönetimi