Bir kanalizasyon işçisi, çalışma sırasında aniden bilincini kaybederek bayılmış ('knockdown') ve çevredekiler tarafından ortamdan uzaklaştırılmıştır. Acil servise getirildiğinde hastanın ciddi laktik asidozu olduğu, ancak pulse oksimetre ile ölçülen oksijen satürasyonunun olduğu saptanmıştır. Ayrıca hastanın cebindeki madeni paraların üzerinde siyah-yeşil bir renk değişikliği (sülfür korozyonu) izlenmiştir. Bu klinik tabloya yol açan gaz ve farmakolojik tedavi prensipleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- ASiyanür zehirlenmesidir; sodyum nitrit uygulamasıyla oluşturulan methemoglobin, siyanürün sitokrom c oksidaza bağlanmasını doğrudan önleyen bir kompetitif antagonisttir.
- Hidrojen sülfür zehirlenmesidir; sodyum nitrit ile methemoglobin oluşturulması antidotal etki gösterirken, sodyum tiyosülfat tedavisi sülfür donörü mekanizması üzerinden bir yarar sağlamaz.Cevap
- CKarbonmonoksit zehirlenmesidir; pulse oksimetre cihazı oksihemoglobin ile karboksihemoglobini ayırt edemediği için satürasyon gerçekte olduğundan daha düşük ölçülür.
- DHidrojen sülfür zehirlenmesidir; sitokrom c oksidaz inhibisyonu yapmaz, doku hipoksisi tamamen hemoglobinin demir atomunun sülfhemoglobine dönüşmesine bağlıdır.
- ESiyanür zehirlenmesidir; hidroksikobalamin tedavisi siyanür iyonlarını bağlayarak mitokondriyal rodanez enzimi için gerekli olan temel kofaktörü oluşturur.
Cevap
Hidrojen sülfür zehirlenmesidir; sodyum nitrit kullanımı methemoglobin oluşturarak yarar sağlarken, sodyum tiyosülfat uygulaması sülfür donörü olarak bir katkı sağlamaz.
Hidrojen sülfür zehirlenmesinde temel klinik ipucu kanalizasyon gibi çalışma ortamları, ani bayılma ve paralardaki renk değişimidir. Mekanizma olarak sitokrom oksidazı inhibe eder. Tedavide nitritler methemoglobin oluşturarak sülfürü enzimden uzaklaştırır; ancak tiyosülfat sadece siyanür zehirlenmesinde rodanez enzimini desteklemek için sülfür donörü olarak kullanılır, hidrojen sülfürde yeri yoktur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hidrojen Sülfür () ve Siyanür zehirlenmelerindeki antidotal yaklaşım farkları.