yaşında kadın hasta, yıl önce "pankolit" tutulumlu ülseratif kolit tanısı almıştır. Son kontrollerinde alkalen fosfataz () ve gama-glutamil transferaz () düzeylerinde belirgin yükseklik saptanması üzerine yapılan manyetik rezonans kolanjiyopankreatografi () incelemesinde safra yollarında segmenter daralmalar ve genişlemelerle karakterize "tespih tanesi" görünümü izlenerek primer sklerozan kolanjit () tanısı kesinleşmiştir. Hastanın gastrointestinal semptomları şu an için kontrol altındadır.
Bu hastada kolorektal kanser () risk yönetimi ve sürveyansı için izlenmesi gereken en uygun strateji aşağıdakilerden hangisidir?
- AÜlseratif kolit tanısından - yıl sonra taramaya başlanmalı ve - yıl aralıklarla kolonoskopik takip yapılmalıdır.
- Primer sklerozan kolanjit tanısı konulduğu andan itibaren yıllık kolonoskopik sürveyans programına alınmalıdır.Cevap
- CSadece gastrointestinal semptomların (kanlı ishal, karın ağrısı) nüks ettiği dönemlerde sürveyans amaçlı kolonoskopi planlanmalıdır.
- DPankolitik tutulumu olduğu için kanser riski düşüktür; bu nedenle yaşından itibaren standart tarama programına geçilmelidir.
- EPrimer sklerozan kolanjit varlığı sadece kolanjiyokanser riskini artırır, kolorektal kanser sürveyans protokolünde değişikliğe neden olmaz.
Cevap
Primer sklerozan kolanjit tanısı konulduğu andan itibaren yıllık kolonoskopik sürveyans programına alınmalıdır.
İnflamatuar bağırsak hastalığı (özellikle ülseratif kolit) olan bir hastada primer sklerozan kolanjit (PSK) saptandığında, kolorektal kanser riski hastalığın başlangıç süresinden bağımsız olarak artar. Bu nedenle, standart hastalarda uygulanan 8-10. yılda taramaya başlama kuralı bu hasta grubunda geçerli değildir; PSK tanısı konulur konulmaz sürveyans kolonoskopisi yapılmalı ve sonrasında yıllık olarak devam edilmelidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Ülseratif kolit ve primer sklerozan kolanjit (PSK) birlikteliğinde, hastalık süresine bakılmaksızın PSK tanısı anında kolonoskopik tarama başlatılmalı ve yıllık olarak tekrarlanmalıdır.