yaşında, uzun süredir kontrolsüz tip diyabeti olan erkek hasta; ani başlayan sağ üst kadran ağrısı, bulantı, kusma ve toksik tablo (yüksek ateş, taşikardi, konfüzyon) ile acil servise başvuruyor. Çekilen abdominal bilgisayarlı tomografide safra kesesi duvarında ve lümeninde yaygın gaz birikimi (hava kabarcıkları) izleniyor. Acil kolesistektomi yapılan hastanın makroskobik incelemesinde kese duvarının gangrenöz ve siyah renkli olduğu; mikroskobisinde ise doku nekrozu ve yoğun nötrofil infiltrasyonu saptanıyor. Bu hastadaki klinik ve patolojik tabloyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- En sık izole edilen etken, gaz oluşturan anaerob bir bakteri olan Clostridium perfringens'tir.Cevap
- BPatogenezden sorumlu olan temel mekanizma safra kesesi mukozasında IgG4 pozitif plazma hücre infiltrasyonudur.
- CSafra kesesi lümeninde yer alan 'siyah pigment taşları' bu tablo için patognomonik morfolojik bulgudur.
- DMikroskobik incelemede safra kesesi duvarında 'soğan zarı' şeklinde periduktal fibrozis görülmesi beklenir.
- EVakaların neredeyse tamamında mukozada biriken köpüksü makrofajlar (çilek kese görünümü) izlenir.
Cevap
En sık izole edilen etkenin Clostridium perfringens olduğu ifade edilen seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, amfizematöz kolesistitin en karakteristik mikrobiyolojik ve epidemiyolojik özelliğini yansıtmaktadır. Bu hastalıkta gaz oluşturan anaerob mikroorganizmalar (başta Clostridium perfringens, ayrıca E. coli ve Klebsiella) safra kesesi duvarında ve lümeninde hava birikimine neden olur. Özellikle yaşlı ve diyabetik erkeklerde görülmesi, klasik safra taşı kolesistitinden ayrılan en önemli klinik özelliğidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Amfizematöz kolesistitin radyolojik tanısı (gaz varlığı) ve Clostridium perfringens ilişkisi.