Karbonhidrat Metabolizması

202 soru

Soru 81Soru →

Karaciğerde kan glukoz düzeyinin regülasyonunda merkezi bir rol oynayan fruktoz 2,6-bifosfat (F−2,6−BPF-2,6-BP) molekülü, glikoliz ve glukoneogenez yolaklarını resiprokal (zıt) olarak düzenler.

Tokluk durumunda artan insülin etkisiyle karaciğerde F−2,6−BPF-2,6-BP düzeylerinin artmasına ve buna bağlı olarak glikolizin uyarılmasına neden olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bifonksiyonel enzimin (PFK-2/FBPaz-2) defosforile edilerek PFK-2 aktivitesinin artması

Cevap

İnsülin etkisiyle protein fosfatazların aktivasyonu sonucu bifonksiyonel enzimin defosforile edilmesi ve buna bağlı olarak PFK-2 ünitesinin aktifleşmesi fruktoz 2,6-bifosfat düzeylerini artırır.
Tokluk durumunda artan insülin, protein fosfatazları aktive ederek bifonksiyonel enzimi (PFK-2/FBPaz-2) defosforile eder. Defosforile durumdaki bu enzimin PFK-2 (kinaz) aktivitesi artarken FBPaz-2 (fosfataz) aktivitesi baskılanır. Sonuç olarak fruktoz 6-fosfattan sentezlenen F−2,6−BPF-2,6-BP miktarı artar ve glikoliz uyarılır.

Adım Adım Çözüm

1
İnsülinin karaciğer hücrelerindeki ikincil haberci etkisini belirle.
İnsülin, protein fosfataz-1 (PP-1) aktivitesini artırarak hedef enzimlerin defosforilasyonuna yol açar.
İnsülin, glukagonun cAMP üzerinden sağladığı fosforilasyon etkisini geri çevirerek anabolik/glikolitik yolları aktive eder.
2
Bifonksiyonel enzimin (PFK-2/FBPaz-2) fosforilasyon durumuna göre aktivitesini analiz et.
Enzim defosforile olduğunda PFK-2 (kinaz) ünitesi aktif, FBPaz-2 (fosfataz) ünitesi inaktiftir.
Bu enzim tek bir polipeptid zinciri üzerinde iki zıt aktivite barındırır ve kovalent modifikasyonla (fosforilasyon/defosforilasyon) kontrol edilir.
3
PFK-2 aktivitesinin ürün miktarını ve metabolik sonucu değerlendir.
Aktif PFK-2, fruktoz 6-fosfattan fruktoz 2,6-bifosfat sentezini artırır; bu molekül de PFK-1'i uyararak glikolizi hızlandırır.
F−2,6−BPF-2,6-BP, glikolizin hız kısıtlayıcı enzimi olan PFK-1'in en güçlü allosterik aktivatörüdür.

Anahtar Kavram

Fruktoz 2,6-bifosfat, insülin/glukagon oranına göre bifonksiyonel enzim tarafından sentezlenen veya yıkılan, glikoliz ve glukoneogenezi resiprokal düzenleyen en önemli allosterik modülatördür.

Daha Fazla Pratik

Kas dokusunda PFK-2 regülasyonunun karaciğerden neden farklı olduğunu ve epinefrinin kas PFK-2'si üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 82Soru →

Piruvat dehidrogenaz (PDH) kompleksinin düzenlenmesi, karbonhidrat metabolizmasında glikoliz ürünlerinin sitrik asit döngüsüne girişini kontrol eden en önemli basamaklardan biridir. Bu kompleksin kovalent modifikasyon ve allosterik regülasyonu düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalsiyum iyonları (Ca2+Ca^{2+}), PDH fosfatazı aktive ederek kompleksin defosforile ve aktif forma geçmesini sağlar.

Cevap

Kalsiyum iyonları, PDH fosfatazı aktive ederek PDH kompleksinin defosforile (aktif) forma geçmesini sağlar.
PDH kompleksi, kendine özgü bir kinaz ve fosfataz tarafından yönetilir. PDH fosfataz enzimi, kalsiyum iyonları (Ca2+Ca^{2+}) tarafından allosterik olarak aktive edilir. Aktive olan fosfataz, PDH kompleksinden fosfat grubunu uzaklaştırarak enzimi 'aktif' (defosforile) hale getirir. Bu durum özellikle egzersiz yapan kaslarda enerji üretimini artırmak için kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
PDH kompleksinin kovalent modifikasyon mekanizmasını analiz edin.
PDH kompleksi, fosforile olduğunda inaktif, defosforile olduğunda ise aktif durumdadır.
Enzim aktivitesi bir kinaz ve bir fosfataz aracılığıyla kontrol edilir.
2
Düzenleyici enzimlerin (PDH kinaz ve PDH fosfataz) aktivatörlerini belirleyin.
PDH fosfataz; Ca2+Ca^{2+} ve insülin (yağ dokusunda) ile aktive olur.
Kas kasılması sırasında artan kalsiyum, enerji ihtiyacını karşılamak için PDH'ı aktive eder.
3
Seçenekleri bu bilgilerle karşılaştırın.
Kalsiyumun fosfatazı aktive ederek enzimi aktif forma geçirdiği ifadesi doğrudur.
Bu mekanizma kas hücresinde sitrik asit döngüsünün hızlanmasını sağlar.

Anahtar Kavram

PDH kompleksinin fosforilasyon/defosforilasyon döngüsü ile regülasyonu

İpuçları

1
PDH kompleksinin hangi durumda (fosforile mi, defosforile mi) aktif olduğunu hatırlayın.
2
PDH kinaz enzimi inaktive ederken, PDH fosfataz enzimi aktive eder. Kalsiyumun bu iki düzenleyiciden hangisini etkilediğini düşünün.
3
Kas kasılması sırasında artan hücre içi kalsiyum, mitokondrideki enerji üretimini tetiklemek için PDH fosfatazı uyarır.

Daha Fazla Pratik

PDH kompleksini inhibe eden arsenik zehirlenmesinin hangi kofaktör üzerinden etki ettiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 83Soru →

İskemik kalp kası dokusunda oksijen yetersizliğine bağlı olarak anaerobik glikoliz başlangıçta hızlansa da, bir süre sonra laktat birikimi ve sitozolik pHpH değerinin düşmesiyle (pH<7.0pH < 7.0) glikoliz hızı tekrar yavaşlar. Bu durum, dokuyu şiddetli asidozun yaratacağı hasardan koruyan kritik bir negatif feedback mekanizmasıdır. Bu adaptasyonda, pHpH düşüşüne bağlı olarak glikolizin temel hız kısıtlayıcı enziminin regülasyonunda değişiklikler meydana gelir.

Buna göre, asidozun glikoliz hızı üzerindeki engelleyici etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ATPATP'nin fosfofruktokinaz-1 (PFK−1PFK-1) üzerindeki allosterik inhibitör etkisini güçlendirerek laktat üretimini sınırlandırır.

Cevap

ATPATP'nin fosfofruktokinaz-1 (PFK−1PFK-1) üzerindeki allosterik inhibitör etkisini güçlendirerek laktat üretimini sınırlandırması
İskemi sırasında biriken H+H^+ iyonları, glikolizin ana kontrol noktası olan fosfofruktokinaz-1 (PFK−1PFK-1) enzimini allosterik olarak inhibe eder. Bu inhibisyon, enzimin zaten var olan ATPATP inhibisyonuna duyarlılığının artmasıyla gerçekleşir. Böylece laktat üretimi durdurularak doku hasarına yol açabilecek şiddetli laktik asidozun önüne geçilmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
İskemi ve glikoliz ilişkisinin belirlenmesi
Hipoksi durumunda hücre ATPATP ihtiyacını karşılamak için anaerobik glikolize yönelir ve laktat üretimi artar.
Oksijen yokluğunda oksidatif fosforilasyon durduğu için enerji üretimi sadece glikoliz ile sınırlı kalır.
2
pHpH değişiminin metabolik etkisinin analizi
Laktat birikimi proton (H+H^+) konsantrasyonunu artırarak sitozolik pHpH'ı düşürür.
Glikolizin son ürünü olan laktik asit, fizyolojik pHpH'da laktat ve H+H^+ iyonlarına ayrışır.
3
Hız kısıtlayıcı enzim üzerindeki regülasyonun tespiti
Düşük pHpH ortamı, PFK−1PFK-1 enziminin ATPATP'ye olan afinitesini azaltırken ATPATP'nin inhibitör bölgesine bağlanma eğilimini artırır.
Bu sinerjik etki, glikolizi durdurarak hücrenin asidoz nedeniyle kendi proteinlerini denatüre etmesini önleyen koruyucu bir mekanizmadır.

Anahtar Kavram

Glikoliz yolunun pH bağımlı regülasyonu ve PFK-1 enziminin koruyucu rolü.

Daha Fazla Pratik

Karaciğer ve kalp dokusundaki PFK−2PFK-2 izoenzimlerinin cAMPcAMP bağımlı protein kinaz (PKAPKA) tarafından zıt şekilde regüle edilmesini inceleyerek bu dokulardaki metabolik farklılıkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 84Soru →

Laktasyon dönemindeki meme bezinde laktoz sentezi, normalde diğer dokularda glikoproteinlerin karbonhidrat zincirlerinin sentezinden sorumlu olan bir enzimin spesifisitesinin değiştirilmesiyle gerçekleşir.

Buna göre, galaktoziltransferaz enziminin glukoza olan affinitesini (KmK_m değerini yaklaşık 1000 kat düşürerek) artıran ve laktoz sentezini mümkün kılan regülatör protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: α\alpha-Laktalbümin

Cevap

Meme bezinde laktoz sentezinden sorumlu olan laktoz sentaz kompleksinin regülatör birimi α\alpha-laktalbümin'dir.
Doğru yanıt olan α\alpha-laktalbümin, laktasyon sırasında prolaktin etkisiyle meme bezinde sentezlenen bir proteindir. Normalde dokularda bulunan galaktoziltransferaz enzimi, UDP-galaktozu N-asetilglukozamine aktararak glikoprotein sentezinde görev alır. Ancak α\alpha-laktalbümin bu enzime bağlandığında, enzimin glukoza olan affinitesi (KmK_m) dramatik şekilde artar ve enzim laktoz (galaktoz-glukoz) sentezlemeye başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Laktoz sentez mekanizmasını analiz et.
Laktoz sentezi, UDP-galaktoz ve glukozun birleşmesiyle (Laktoz sentaz kompleksi) gerçekleşir.
Meme bezindeki özgün metabolik yolun belirlenmesi için gereklidir.
2
Laktoz sentaz enzim kompleksinin yapısını incele.
Enzim iki birimden oluşur: Katalitik birim (Galaktoziltransferaz) ve regülatör birim (α\alpha-laktalbümin).
Enzimin nasıl modüle edildiğini anlamak için bileşenlerin bilinmesi gerekir.
3
α\alpha-laktalbüminin etkisini değerlendir.
Bu protein, galaktoziltransferazın glukoza olan KmK_m değerini düşürerek enzimin glikoprotein sentezi yerine laktoz sentezine yönelmesini sağlar.
Laktasyon sırasındaki doku özgüllüğünün biyokimyasal temeli budur.

Anahtar Kavram

Laktoz sentaz kompleksinde α\alpha-laktalbümin, galaktoziltransferazın substrat affinitesini değiştirerek laktoz sentezini başlatır.

İpuçları

1
Söz konusu protein, bir enzimin 'katalitik' değil 'regülatör' birimidir.
2
Bu protein sadece laktasyon sırasında meme dokusunda sentezlenir ve sütün protein içeriğinde de bulunur.
3
İlgili protein galaktoziltransferazın KmK_m değerini düşürerek glukozla reaksiyona girmesini sağlar.

Daha Fazla Pratik

Galaktoz metabolizmasındaki UDP-glukoz 4-epimerazın (GALE) doku özgüllüğünü ve eksikliklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 85Soru →

Galaktoz metabolizmasında, galaktozun şeker alkolü olan galaktitole (dulsitol) indirgenmesini katalizleyen ve özellikle galaktozemi durumlarında lens dokusunda birikerek katarakt oluşumuna yol açan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aldoz redüktaz

Cevap

Galaktozu galaktitole indirgeyen enzim aldoz redüktazdır.
Doğru yanıt olan enzim, NADPH varlığında aldoz şekerlerini (glukoz, galaktoz) şeker alkollerine (sorbitol, galaktitol) indirger. Galaktozemilerde galaktoz düzeyi arttığında bu enzim lens dokusunda galaktitol üretimini artırarak katarakt gelişimine temel oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Galaktoz metabolizmasının alternatif yolağını belirleyin.
Galaktoz seviyesi yükseldiğinde poliol yolağı aktifleşir.
Galaktoz ana yolakta işlenemediğinde birikir ve yan yolaklara kayar.
2
Galaktozun indirgenme tepkimesini analiz edin.
Aldoz redüktaz enzimi, NADPH kullanarak galaktozu şeker alkolü olan galaktitole indirger.
Aldoz redüktaz, aldoz şekerlerini şeker alkollerine indirgeme yeteneğine sahiptir.
3
Klinik sonucu değerlendirin.
Lens dokusunda biriken galaktitol ozmotik basıncı artırarak su girişine ve katarakta neden olur.
Şeker alkolleri hücre dışına kolayca çıkamaz ve ozmotik olarak aktiftir.

Anahtar Kavram

Poliol yolağı ve Galaktitol Birikimi
Soru 86Soru →

2424 yaşında bir erkek hasta, yoğun egzersiz sırasında bacaklarında kramp ve ağrı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kas güçsüzlüğü saptanan hastanın laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyinin çok yüksek olduğu ve idrarın koyu renkli (miyoglobinüri) olduğu görülüyor. İskemi altında yapılan ön kol egzersiz testinde plazma laktat düzeylerinde artış gözlenmiyor. Bu klinik tabloya neden olan enzim eksikliği ve bu enzimin normal fizyolojideki iskelet kası regülasyonu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eksik olan enzim kas glikojen fosforilazıdır; bu enzim egzersiz sırasında AMPAMP tarafından allosterik olarak aktive edilir.

Cevap

Eksik olan enzim kas glikojen fosforilazıdır (miyofosforilaz) ve bu enzim normal fizyolojide AMPAMP tarafından allosterik olarak aktive edilir.
Vakadaki klinik tablo (egzersiz krampları, miyoglobinüri ve laktat artışı yokluğu) Tip V Glikojen Depo Hastalığı (McArdle) için karakteristiktir. Bu hastalıkta eksik olan kas glikojen fosforilazı, normalde kalsiyum ve epinefrin etkisinin yanı sıra artan hücresel AMPAMP seviyeleri tarafından allosterik olarak aktive edilerek glikojenoliz hızını artırır. Karaciğerdeki glikojen fosforilaz izoformu ise AMPAMP tarafından allosterik olarak aktive edilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Egzersizle gelen kas krampları, miyoglobinüri (koyu renkli idrar) ve laktat artışının olmaması, iskelet kasında glikojenin glikolize giremediğini gösterir.
Bu bulgular tipik olarak Tip V Glikojen Depo Hastalığı (McArdle Sendromu) ile uyumludur.
2
Eksik enzimi tanımla
McArdle hastalığında eksik olan enzim iskelet kası glikojen fosforilazıdır.
Bu enzim, glikojenin fosforoliz yoluyla glukoz 11-fosfata parçalanmasından sorumludur.
3
Enzimin regülasyonunu hatırla
Kas glikojen fosforilazı, artan AMPAMP ile allosterik olarak, fosforilaz kinaz aracılığıyla da kovalent olarak (fosforilasyon) aktive edilir.
Bu çift yönlü kontrol, kasın hem enerji durumuna (AMPAMP) hem de sinirsel/hormonal uyarılara (Ca2+Ca^{2+}, Epinefrin) yanıt vermesini sağlar.

Anahtar Kavram

İskelet kası glikojen metabolizması ve McArdle Hastalığı

Daha Fazla Pratik

Karaciğer ve kas glikojen fosforilazlarının allosterik ve kovalent regülasyon farklarını bir tablo üzerinde karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 87Soru →

Glikozaminoglikanların ve glikoproteinlerin biyosentezi sırasında, sitozolde aktive edilen şeker nükleotidlerinin (örneğin UDPUDP-galaktoz) Golgi lümenine taşınması gerekir. Bu taşıma işlemi, lümende biriken bir reaksiyon yan ürününün sitozole çıkışıyla eşleşen bir nükleotid şeker taşıyıcısı (NSTNST) antiport mekanizması ile gerçekleşir. Golgi lümeninde şeker transferi sonrasında oluşan UDPUDP'nin bu antiport sisteminde bir "değişim molekülü" olarak kullanılabilmesi için öncelikle lümen içi bir enzim tarafından işlenmesi zorunludur.

Buna göre, nükleotid şeker antiport sisteminin sürekliliğini sağlamak amacıyla Golgi lümeninden sitozole geri gönderilen molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: UMPUMP

Cevap

Golgi lümeninden sitozole geri gönderilen değişim molekülü UMPUMP'dir.
Doğru cevap olan seçenekteki UMPUMP, nükleotid şeker taşıyıcılarının (NSTNST) lümen içerisine yeni UDPUDP-şekerleri alabilmesi için sitozole geri pompaladığı spesifik değişim molekülüdür. Bu mekanizma, lümen içindeki nükleozid difosfataz enziminin UDPUDP'yi parçalayarak UMPUMP üretmesi sayesinde süreklilik kazanır.

Adım Adım Çözüm

1
Şeker nükleotidlerinin sentez yerini belirle
Glikozilasyon için gerekli UDPUDP-şekerler sitozolde sentezlenir.
Aktive edilmiş şeker donörleri enzimlerin bulunduğu Golgi lümenine taşınmalıdır.
2
Taşıma mekanizmasını analiz et
Şeker nükleotidleri Golgi membranındaki spesifik nükleotid şeker taşıyıcıları (NSTNST) üzerinden antiport ile girer.
Lümen içerisine madde girişi, elektriksel ve kimyasal dengenin korunması için bir molekülün çıkışına bağlanmıştır.
3
Lümen içi reaksiyon sonrası oluşan ürünleri tanımla
Glikoziltransferazlar şekeri transfer eder ve serbest UDPUDP açığa çıkar.
Şeker nükleotidindeki yüksek enerjili bağ, şekerin alıcı moleküle bağlanması için harcanır.
4
Antiport için gerekli değişim molekülünün oluşumunu açıkla
Lümenal nükleozid difosfataz, UDPUDP'yi UMP+PiUMP + Pi şeklinde parçalar.
Taşıyıcı proteinler (antiporterlar), nükleozid difosfatları değil, sadece nükleozid monofosfatları (UMPUMP, GMPGMP vb.) sitozole geri pompalayabilir.

Anahtar Kavram

Golgi aygıtındaki şeker nükleotid taşıyıcıları (NSTNST), içeri alınan her UDPUDP-şeker molekülü karşılığında bir UMPUMP molekülünü sitozole geri gönderir; bu süreç lümen içi nükleozid difosfataz aktivitesine bağımlıdır.

Alternatif Yöntem

Süreci 'Giriş: UDPUDP-Şeker, Çıkış: UMPUMP' şeklinde bir denge denklemi olarak kodlamak, nükleozid difosfatazın neden lümende (ve neden sadece o aşamada) görev yaptığını anlamayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 88Soru →

Uzun süreli açlık sırasında kan glukoz düzeyinin idame ettirilmesi için karaciğerde gerçekleşen glukoneogenez yolağı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gliserol, karaciğerde gliserol kinaz aracılığıyla fosforillendikten sonra yolağa dahil olur.

Cevap

Doğru ifade, gliserolün karaciğerde gliserol kinaz aracılığıyla fosforillendikten sonra yolağa dahil olduğunu belirten ifadedir.
Karaciğer ve böbrek, gliserolü kullanabilen temel dokulardır çünkü yağ dokusunun aksine gliserol kinaz enzimine sahiptirler. Adipoz dokudan salınan gliserol, karaciğere gelerek gliserol kinaz ile gliserol-3-fosfata dönüştürülür ve glukoneogenez yolağına DHAP üzerinden dahil olur.

Adım Adım Çözüm

1
Glukoneogenez substratlarının kaynağını ve giriş noktalarını belirle.
Gliserol, yağ dokusundaki triaçilgliserollerin lipolizi sonucu oluşur. Ancak yağ dokusunda gliserol kinaz enzimi bulunmaz.
Yolağın hangi dokuda ve hangi enzimle başladığını anlamak için gereklidir.
2
Gliserolün metabolik kaderini analiz et.
Serbest kalan gliserol karaciğere gider, burada gliserol kinaz ile gliserol-3-fosfata dönüşür ve dihidroksiaseton fosfat (DHAP) üzerinden yolağa katılır.
Doğru seçeneğin biyokimyasal temelini doğrular.
3
Diğer seçeneklerdeki metabolik ve yapısal hataları ayıkla.
Piruvat karboksilazın mitokondride çalıştığı, asetil-KoA ile aktive edildiği ve enerji maliyetinin 6 yüksek enerjili bağ olduğu saptanır.
Çeldiricilerin neden yanlış olduğunu kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Glukoneogenez yolağının hücresel lokasyonu, enerji gereksinimi ve substrat kullanımı.

Daha Fazla Pratik

Glukoneogenezin hız kısıtlayıcı basamağı olan fruktoz 1,6-bifosfatazın regülasyonunu ve fruktoz 2,6-bifosfatın etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 89Soru →

Uzun süreli açlık veya düşük karbonhidratlı diyet sırasında vücut, kan glukoz düzeyini korumak amacıyla glukojenik amino asitlerin karbon iskeletlerini kullanarak glukoneogenez yolağını aktive eder. Ancak, bazı amino asitlerin metabolizması sonucu oluşan ürünler net glukoz sentezine katılamaz. Buna göre, aşağıdaki amino asitlerden hangisi karaciğerde net glukoz sentezi için bir substrat olarak kullanılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lösin

Cevap

Lösin, metabolizması sonucu sadece ketojenik ürünler (asetil-CoA ve asetoasetil-CoA) oluşturduğu için net glukoz sentezinde kullanılamayan bir amino asittir.
Lösin amino asidi, lizin ile birlikte insan vücudundaki 'saf ketojenik' iki amino asitten biridir. Metabolize edildiğinde sadece asetil-CoA ve asetoasetil-CoA oluşur. Piruvat dehidrogenaz kompleksi reaksiyonu tek yönlü olduğu için asetil-CoA'dan net piruvat sentezlenemez, bu da lösinin glukoneogenezde kullanılmasını engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Glukoneogenez substratlarının özelliklerini belirle.
Glukoz sentezi için substratın piruvat veya TCA döngüsü ara bileşiklerine (oksaloasetat, süksinil-CoA vb.) dönüşebilmesi gerekir.
Net glukoz sentezi için karbon iskeletinin oksaloasetata dönüştürülebilmesi şarttır.
2
Asetil-CoA'nın metabolik kaderini değerlendir.
Piruvat dehidrogenaz reaksiyonu geri dönüşümsüzdür; bu nedenle asetil-CoA'dan net piruvat veya oksaloasetat sentezi yapılamaz.
İnsanlarda asetil-CoA sadece enerji eldesi veya yağ asidi/keton cismi sentezi için kullanılır.
3
Seçeneklerdeki amino asitleri metabolik ürünlerine göre sınıflandır.
Lösin ve lizin sadece ketojenik; valin, alanin ve aspartat glukojenik; izolösin ise karma (hem glukojenik hem ketojenik) amino asittir.
Sadece ketojenik olan amino asitler net glukoz sentezine katkıda bulunamazlar.

Anahtar Kavram

Amino asitlerin glukojenik ve ketojenik olarak sınıflandırılması ve asetil-CoA'nın glukoneogenezdeki rolü.

İpuçları

1
Glukoneogenezde net glukoz sentezi için molekülün asetil-CoA dışındaki bir TCA döngüsü ara bileşiğine veya piruvata dönüşmesi gerekir.
2
Sadece ketojenik olan amino asitleri hatırlayın: Bu amino asitler asla glukoz sentezleyemez.

Daha Fazla Pratik

Diğer saf ketojenik amino asit olan lizin ve hem glukojenik hem ketojenik olan aromatik amino asitlerin (fenilalanin, tirozin, triptofan) giriş noktalarını inceleyin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 90Soru →

Klasik galaktozemi (Galaktoz−1−fosfatGalaktoz-1-fosfat üridiltransferaz eksikliği) tanısıyla takip edilen; bebeklik döneminde sarılık, hepatomegali ve bilateral katarakt öyküsü bulunan bir hasta, yetişkinlik döneminde gebe kalmıştır. Galaktozdan fakir diyet uygulamasına rağmen, bu hastanın laktasyon döneminde sütünde laktaz enzimi ile parçalanabilen disakkaritlerin (laktoz) bulunduğu saptanmıştır.

Bu hastada, diyetle galaktoz alınmadığı halde laktoz sentezi için gerekli olan galaktoz birimlerinin (UDP−galaktozUDP-galaktoz formunda) sentezlenmesini sağlayan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: UDP−glukoz−4−epimerazUDP-glukoz-4-epimeraz

Cevap

Laktoz sentezi için gerekli olan UDP-galaktoz birimleri, diyette galaktoz yokluğunda UDP-glukoz-4-epimeraz enzimi aracılığıyla UDP-glukozdan sentezlenir.
Laktoz sentezi için gerekli olan galaktoz birimleri, UDP-galaktoz formunda olmalıdır. Klasik galaktozemi hastalarında galaktozdan UDP-galaktoz sentezi (Leloir yolu) bozuk olsa da, bu bireyler UDP-glukoz-4-epimeraz enzimi sayesinde UDP-glukozu epimerleştirerek UDP-galaktoz sentezleyebilirler. Bu mekanizma, galaktozsuz diyetle beslenen annelerin bile sütlerinde laktoz bulunmasını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Laktoz sentezi bileşenlerini belirle.
Laktoz (glukoz+galaktozglukoz + galaktoz) sentezi için meme dokusunda UDP−galaktozUDP-galaktoz ve serbest glukoz gereklidir.
Laktoz sentaz enzimi, galaktoz birimini UDP−galaktozUDP-galaktoz üzerinden transfer eder.
2
Hastanın metabolik kısıtlılığını analiz et.
Hasta Klasik Galaktozemi (GALTGALT eksikliği) hastasıdır; yani dışarıdan gelen galaktozu UDP−galaktozaUDP-galaktoza çeviremez.
GALT enzimi Gal−1−PGal-1-P ile UDP−GlukozUDP-Glukoz arasındaki değiş-tokuşu sağlar.
3
Alternatif sentez yolağını tanımla.
UDP−glukoz−4−epimerazUDP-glukoz-4-epimeraz enzimi, UDP−glukozuUDP-glukozu UDP−galaktozaUDP-galaktoza dönüştürür.
Bu reaksiyon çift yönlüdür ve epimeraz enzimi Klasik Galaktozemi hastalarında sağlamdır.

Anahtar Kavram

Galaktoz metabolizmasında epimerizasyon reaksiyonu (Endojen Galaktoz Sentezi)

Daha Fazla Pratik

Fruktoz metabolizmasında Aldolaz B eksikliğinin (HFİ) neden olduğu 'fosfat tuzaklama' mekanizmasını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 91Soru →

11 yaşındaki bir kız çocukta gelişme geriliği, belirgin hepatomegali ve hafif açlık hipoglisemisi saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kan laktat ve ürik asit düzeyleri normal sınırlarda izlenirken, kolesterol ve trigliserid düzeylerinde hafif yükseklik saptanıyor. Karaciğer biyopsisinde glikojen yapısının normal olduğu ancak miktarının belirgin arttığı belirleniyor.

Bu klinik tabloya yol açan enzim eksikliği (Karaciğer glikojen fosforilazı) ve glikojen metabolizmasının dokuya özgü kontrol mekanizmaları düşünüldüğünde; karaciğerde glikojen sentez ve yıkım hızlarının koordineli regülasyonunda görev yapan 'glukoz sensörü' mekanizmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glukozun glikojen fosforilaz aa formuna bağlanması, bu enzimin Protein Fosfataz-1 (PP1PP1) üzerindeki inhibitör etkisini ortadan kaldırarak glikojen sentazın aktifleşmesini sağlar.

Cevap

Glukozun glikojen fosforilaz aa formuna bağlanması, bu enzimin Protein Fosfataz-1 (PP1PP1) üzerindeki inhibitör etkisini ortadan kaldırarak glikojen sentazın aktifleşmesini sağlar.
Karaciğerde glikojen metabolizması 'glukoz sensörü' mekanizmasıyla yönetilir. Glikojen fosforilaz aa, Protein Fosfataz-1 (PP1PP1) enzimine bağlanarak onu inhibe eder. Kan glukoz düzeyi yükseldiğinde, glukoz fosforilaz aa'ya bağlanır ve enzimin konformasyonunu değiştirerek PP1PP1 üzerindeki inhibitör etkisini ortadan kaldırır. Bu durum PP1PP1'in serbest kalmasını, fosforilazın inaktive edilmesini ve glikojen sentazın de-fosforillenerek aktive edilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et.
Hepatomegali, hafif hipoglisemi ve normal laktat/ürik asit düzeyleri Tip VI GSD (Hers hastalığı - Karaciğer glikojen fosforilazı eksikliği) ile uyumludur.
Tip I GSD'de (Von Gierke) ağır laktik asidoz ve hiperürisemi beklenirken, Tip VI'da glukoneogenez sağlam olduğu için bu metabolik bozukluklar daha hafiftir veya görülmez.
2
Karaciğerdeki 'glukoz sensörü' mekanizmasını hatırla.
Karaciğerde glikojen fosforilaz aa (aktif form), Protein Fosfataz-1 (PP1PP1) enzimine bağlıdır ve onun aktivitesini baskılar.
Bu mekanizma, glikojen yıkımı aktifken (fosforilaz aa varken) glikojen sentezinin (sentazın de-fosforilasyonu) engellenmesini sağlar.
3
Glukozun sisteme etkisini değerlendir.
Ortamda glukoz arttığında, glukoz fosforilaz aa'ya bağlanır. Bu bağlanma fosforilaz aa'yı PP1PP1 için daha iyi bir substrat haline getirir ve inhibisyonu kaldırır.
Sonuç olarak PP1PP1 serbest kalarak hem fosforilaz aa'yı inaktive eder (bb formu) hem de glikojen sentazı aktive ederek sentezi başlatır.

Anahtar Kavram

Karaciğerde glikojen metabolizmasının koordinasyonu için glikojen fosforilaz aa'nın bir 'glukoz sensörü' olarak görev yaparak PP1PP1 aktivitesini allosterik kontrol altında tutması.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 92Soru →

Beş yaşındaki bir erkek çocuk; kaba yüz görünümü, hepatosplenomegali ve eklem hareketlerinde kısıtlılık şikayetleriyle pediatri polikliniğine getirilmiştir. Fizik muayenesinde kornea bulanıklığı (corneal clouding) saptanmamış, ancak ciddi işitme kaybı ve agresif davranışlar gözlenmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde idrarda dermatan sülfat ve heparan sülfat atılımının arttığı belirlenmiştir. Bu hastada aşağıdaki enzimlerden hangisinin eksikliği en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İduronat sülfataz

Cevap

Hunter sendromuna (MPS II) özgü olan iduronat sülfataz enzimi eksiktir.
Vakada tanımlanan klinik tablo (kaba yüz görünümü, organomegali, eklem sertliği) bir mukopolisakkaridozu (MPS) işaret etmektedir. İdrarda dermatan sülfat ve heparan sülfat artışı, hem Hurler (MPS I) hem de Hunter (MPS II) sendromlarında görülebilir. Ancak kornea bulanıklığının (corneal clouding) olmaması, hastanın erkek olması ve agresif davranışlar Hunter sendromu için karakteristiktir. Hunter sendromunda eksik olan enzim iduronat sülfatazdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Kaba yüz görünümü ve organomegali mukopolisakkaridoz (MPS) grubunu düşündürür.
Glikozaminoglikanların (GAG) lizozomal yıkım bozuklukları sistemik birikime yol açar.
2
Ayırıcı tanı kriterinin uygulanması
Kornea bulanıklığının olmaması ve hastanın erkek olması Hunter sendromuna (MPS II) işaret eder.
Hunter sendromu, diğer MPS tiplerinden farklı olarak X'e bağlı çekinik kalıtılır ve kornea saydamdır.
3
Enzim ve GAG eşleştirmesi
Dermatan sülfat ve heparan sülfat birikimi ile karakterize, kornea bulanıklığı yapmayan enzim iduronat sülfatazdır.
Bu enzim, GAG zincirlerindeki iduronik asit-2-sülfat kalıntılarından sülfatı uzaklaştırır.

Anahtar Kavram

Mukopolisakkaridozların (MPS) enzim eksiklikleri ve klinik ayırıcı tanıları (özellikle Hunter-Hurler farkı).
Soru 93Soru →

Glukoneogenez sürecinde, mitokondriyal matrikste piruvattan sentezlenen oksaloasetatın sitozole taşınması gerekmektedir. Sitozolik gliseraldehit 3-fosfat dehidrogenaz reaksiyonu için gerekli olan indirgeyici eşdeğerlerin (NADHNADH) mitokondriden sitozole transferini de sağlamak amacıyla, oksaloasetatın hangi moleküle dönüşerek mitokondri dışına çıkması fizyolojik olarak tercih edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Malat

Cevap

Piruvattan başlayan glukoneogenezde, sitozolde gerekli olan NADH'ı sağlamak için oksaloasetatın malat formunda taşınması tercih edilir.
Doğru yanıt malattır çünkü piruvattan başlayan glukoneogenez sürecinde sitozolde indirgeyici eşdeğer (NADHNADH) eksikliği vardır. Mitokondriyal oksaloasetatın malata dönüşerek dışarı çıkması, bu indirgeyici gücün de sitozole taşınmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Piruvatın mitokondriyal dönüşümünü belirle.
Piruvat, piruvat karboksilaz enzimi ile oksaloasetata (OAAOAA) dönüştürülür.
Oksaloasetat glukoneogenezin ilk ara ürünüdür ancak mitokondri membranını geçemez.
2
Sitozolik enerji ihtiyacını analiz et.
Gliseraldehit 3-fosfat dehidrogenaz basamağı için NADHNADH gereklidir.
Piruvattan başlandığında sitozolde NADHNADH üretilmediği için dışarıdan taşınması gerekir.
3
Taşıma mekanizmasını seç.
Mitokondriyal malat dehidrogenaz OAAOAA'yı malata indirgerken NADHNADH tüketir; malat dışarı çıkar.
Malat sitozolde tekrar OAAOAA'ya dönerken NADHNADH üreterek gerekli indirgeyici gücü sağlar.

Anahtar Kavram

Glukoneogenezde mekiğin seçimi (malat vs aspartat), başlangıç substratının (piruvat vs laktat) sitozolde yarattığı NADHNADH durumuna bağlıdır.

İpuçları

1
Glukoneogenezde piruvattan sonraki adım olan gliseraldehit 3-fosfat oluşumu için sitozolde neye ihtiyaç duyulduğunu düşünün.
2
Oksaloasetatın kendisi mitokondri membranını geçemez, bu yüzden 'maskelenerek' dışarı çıkarılmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Laktat başlangıç maddesi olsaydı taşıma mekanizmasının nasıl değişeceğini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 94Soru →

Tıbbi biyokimyada enerji metabolizmasının kontrol noktalarını anlamak, metabolik yolakların entegrasyonunu kavramak için esastır. Piruvat dehidrogenaz (PDH) kompleksi ile α\alpha-ketoglutarat dehidrogenaz (α\alpha-KGDH) kompleksi arasındaki yapısal ve fonksiyonel özellikler karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi bu iki enzim sistemi arasındaki temel farklardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enzim aktivitesinin spesifik kinaz ve fosfatazlar aracılığıyla kovalent olarak düzenlenmesi

Cevap

Enzim aktivitesinin spesifik kinaz ve fosfatazlar aracılığıyla kovalent olarak düzenlenmesi
Piruvat dehidrogenaz (PDH) kompleksi, α\alpha-ketoasit dehidrogenaz ailesinin bir üyesidir ve yapısal olarak α\alpha-ketoglutarat dehidrogenaz (α\alpha-KGDH) kompleksine çok benzer. Her iki kompleks de aynı beş kofaktörü kullanır ve E3 alt birimini paylaşır. Ancak en önemli fark regülasyondur: PDH kompleksi, kendine özgü kinaz ve fosfataz enzimleri aracılığıyla fosforillenerek inaktive, defosforillenerek aktive edilir. α\alpha-KGDH kompleksinde ise bu tür bir kinaz/fosfataz regülasyon sistemi bulunmaz.

Adım Adım Çözüm

1
PDH ve α\alpha-KGDH komplekslerinin yapısal bileşenlerini karşılaştırın.
Her iki kompleks de E1, E2 ve E3 alt birimlerinden oluşur ve E3 alt birimi her ikisinde de ortaktır.
Multienzim komplekslerinin yapısal benzerliklerini belirlemek.
2
Reaksiyon için gerekli kofaktörleri gözden geçirin.
İki enzim de Tiamin pirofosfat (TPPTPP), Lipoik asit, Koenzim A (CoACoA), FADFAD ve NAD+NAD^{+} kofaktörlerini kullanır.
Kofaktör gereksinimlerindeki benzerliği teyit etmek.
3
Regülasyon mekanizmalarındaki farklılıkları analiz edin.
PDH kompleksi, PDH kinaz ve PDH fosfataz enzim sistemleri ile kovalent (fosforilasyon) olarak kontrol edilirken; α\alpha-KGDH kompleksi sadece allosterik kontrol ve ürün inhibisyonu ile düzenlenir.
İki enzim arasındaki temel regülatuvar farkı saptamak.

Anahtar Kavram

alpha\\alpha-Ketoasit dehidrogenaz kompleksleri arasındaki regülasyon farkları
Soru 95Soru →

Glukagonoma tanısı alan bir hastada, pankreastaki tümörden kaynaklanan aşırı glukagon salınımı nedeniyle metabolik yolaklar sürekli olarak açlık durumuna adapte olmaktadır. Bu hastada, karaciğerde kan glukoz düzeyini artırmaya yönelik gerçekleşen moleküler mekanizmalar düşünüldüğünde, bifonksiyonel enzim (PFK-2/FBPaz-2) ve fruktoz 2,6−bifosfatfruktoz\ 2,6-bifosfat (F−2,6−BPF-2,6-BP) üzerinden yürütülen regülasyonla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Protein kinaz A (PKAPKA) aracılı fosforilasyon, bifonksiyonel enzimin kinaz domainini inaktive ederken fosfataz domainini aktive ederek F−2,6−BPF-2,6-BP düzeyini düşürür.

Cevap

Protein kinaz A (PKAPKA) aracılığıyla bifonksiyonel enzimin fosforillenmesi, karaciğerde kinaz domainini (PFK-2) kapatıp fosfataz domainini (FBPaz-2) açarak F−2,6−BPF-2,6-BP seviyelerini düşürür ve glukoneogenez üzerindeki inhibisyonu kaldırır.
Doğru seçenek, karaciğerdeki bifonksiyonel enzimin PKA tarafından fosforillenmesinin, enzimin fruktoz 2,6-bifosfataz (FBPaz-2) aktivitesini artırdığını ve buna bağlı olarak F−2,6−BPF-2,6-BP seviyelerini düşürerek glukoneogenezin önündeki engeli (FBPaz-1 inhibisyonunu) kaldırdığını ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonal sinyalin ve ikincil habercinin belirlenmesi
Glukagon →\rightarrow G-proteini uyarımı →\rightarrow Adenilat Siklaz →\rightarrow cAMPcAMP artışı →\rightarrow Protein Kinaz A (PKAPKA) aktivasyonu.
Glukagonoma, kronik yüksek glukagon ve buna bağlı sürekli PKA aktivitesi demektir.
2
Bifonksiyonel enzimin (PFK-2/FBPaz-2) kovalent modifikasyonunun analizi
PKA, karaciğer bifonksiyonel enzimin N-terminalindeki spesifik bir serin kalıntısını fosforiller.
Bu modifikasyon, enzimin konformasyonunu değiştirerek fonksiyonel üstünlüğü belirler.
3
Enzimatik aktivite değişikliğinin sonuçlarının değerlendirilmesi
PFK-2 aktivitesi inhibe olur, FBPaz-2 aktivitesi uyarılır. Sonuç olarak F−2,6−BPF-2,6-BP molekülü Fruktoz−6−fosfataFruktoz-6-fosfata hidroliz edilir ve konsantrasyonu düşer.
F-2,6-BP'nin azalması, glikolizin ana enzimi PFK-1'in aktivasyonunu durdururken, glukoneogenezin ana enzimi FBPaz-1 üzerindeki inhibisyonu kaldırır.

Anahtar Kavram

Karaciğerde bifonksiyonel enzim (PFK-2/FBPaz-2), glukagon/PKA etkisiyle fosforillenerek glikolizi baskılar ve glukoneogenezi aktive eder.
Soru 96Soru →

Karaciğerde glukozun hücre içine alınmasından sonraki ilk basamak glukokinaz (GKGK) tarafından katalizlenir. Bu enzimin aktivitesi, glukokinaz regülatör proteini (GKRPGKRP) aracılığıyla sitoplazma ve çekirdek arasındaki yer değişimi ile regüle edilir. Karaciğerde glukokinazın hücresel lokalizasyonu ve glikoliz regülasyonu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fruktoz-1-fosfatın GKRPGKRP'ye bağlanması, glukokinazın bu proteinden ayrılarak çekirdekten sitoplazmaya salınmasını tetikler.

Cevap

Fruktoz-1-fosfatın glukokinaz regülatör proteinine (GKRPGKRP) bağlanması sonucu glukokinazın sitoplazmaya salınması ifadesi doğrudur.
Karaciğerde glukokinaz (GKGK), düşük glukoz veya yüksek fruktoz-6-fosfat (F6PF6P) varlığında glukokinaz regülatör proteini (GKRPGKRP) tarafından çekirdeğe hapsedilir. Ancak fruktoz metabolizması sonucu oluşan fruktoz-1-fosfat (F1PF1P), GKRPGKRP'ye bağlanarak GKGK'nın serbest kalmasını ve sitoplazmaya geçerek glukozu fosforillemesini sağlar. Bu mekanizma, fruktozun glikolizi hızlandırıcı etkisinin temelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Glukokinazın istirahat ve aktif durumdaki yerleşimini belirle.
Düşük glukoz seviyelerinde glukokinaz çekirdekte GKRPGKRP'ye bağlı ve inaktif haldedir.
Gereksiz glukoz kullanımını önlemek ve glukozu periferik dokulara bırakmak için.
2
Fruktoz metabolizmasının glukokinaz üzerindeki etkisini analiz et.
Diyetle alınan fruktoz, fruktokinaz ile fruktoz-1-fosfata (F1PF1P) dönüşür. F1PF1P, GKRPGKRP'ye bağlanarak glukokinazı serbest bırakır.
Fruktoz varlığı, karaciğerin karbonhidrat işleme kapasitesini artırmak için glikolizi erkenden aktive eden bir sinyaldir.
3
Diğer regülatörleri ve yanlışları ele.
Sitrat inhibitördür, glukagon fruktoz-2,6-bifosfatı azaltır, glukokinaz ürün inhibisyonuna uğramaz.
Karaciğer glikolizinin kendine has regülasyon kuralları (izoenzim farkları) mevcuttur.

Anahtar Kavram

Glukokinaz Regülasyonu ve GKRP Etkileşimi
Soru 97Soru →

Piruvat dehidrogenaz (PDH) kompleksi, piruvatın oksidatif dekarboksilasyonu ile asetil−CoAasetil-CoA sentezini katalizleyen ve glikolizi sitrik asit döngüsüne bağlayan kritik bir enzimdir. Bu multienzim kompleksinin aktivitesi, reaksiyonun son ürünleri tarafından gerçekleştirilen doğrudan feedback (geri besleme) inhibisyonu ile de düzenlenmektedir.

Buna göre, reaksiyon ürünlerinden biri olan **asetil−CoAasetil-CoA**, PDH kompleksinin hangi alt ünitesini doğrudan ve spesifik olarak inhibe eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: DihidrolipoilDihidrolipoil transasetilaztransasetilaz (E2E_2)

Cevap

Asetil-CoA, piruvat dehidrogenaz kompleksinin dihidrolipoil transasetilaz (E2) alt ünitesini doğrudan inhibe eder.
Dihidrolipoil transasetilaz (E2), PDH kompleksinde asetil grubunun koenzim A'ya aktarıldığı basamağı katalizler. Bu reaksiyonun ürünü olan asetil-CoA, konsantrasyonu arttığında doğrudan E2 ünitesine bağlanarak onu inhibe eder. Bu durum, hücrenin enerji ihtiyacı karşılandığında karbon akışını durdurmaya yönelik bir feedback kontrolüdür.

Adım Adım Çözüm

1
PDH kompleksinin alt ünitelerini ve ürünlerini belirleme
Kompleks E1 (Piruvat dekarboksilaz), E2 (Dihidrolipoil transasetilaz) ve E3 (Dihidrolipoil dehidrogenaz) ünitelerinden oluşur. Ürünler ise CO2, asetil-CoA ve NADH'tır.
Ürün inhibisyonunun hangi basamakta gerçekleştiğini anlamak için reaksiyon akışını bilmek gerekir.
2
Ürünler ile spesifik alt üniteler arasındaki ilişkiyi kurma
E2 ünitesi lipoik asit kullanarak asetil grubunu CoA'ya aktarır ve asetil-CoA oluşur. E3 ünitesi ise FAD/NAD+ kullanarak lipoik asidi reokside eder ve NADH oluşur.
Enzimler genellikle kendi katalizledikleri basamağın ürünü tarafından inhibe edilirler.
3
Feedback inhibisyon mekanizmasını doğrulama
Asetil-CoA yüksek olduğunda E2 ünitesini, NADH yüksek olduğunda ise E3 ünitesini doğrudan inhibe ederek piruvatın asetil-CoA'ya dönüşümünü durdurur.
Hücrede enerji öncülleri yeterli olduğunda piruvatın korunması sağlanır.

Anahtar Kavram

PDH kompleksi ürün inhibisyonu: Asetil-CoA spesifik olarak E2 ünitesini, NADH ise spesifik olarak E3 ünitesini inhibe eder.

İpuçları

1
PDH kompleksinde ürünler (Asetil-CoA ve NADH), sentezlendikleri alt üniteleri feedback yoluyla durdurur.
2
Asetil-CoA oluşumu, asetil grubunun lipoik asitten CoA'ya aktarıldığı basamakta gerçekleşir.

Daha Fazla Pratik

NADH'ın hangi alt üniteyi (E3) inhibe ettiğini ve PDH kinaz üzerindeki etkisini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 98Soru →

Yüksek karbonhidratlı bir öğün sonrası ince bağırsak lümeninde glukoz konsantrasyonu çok yüksek seviyelere ulaştığında, enterositlerin şeker transport kapasitesi SGLT1'in teorik VmaxV_{max} değerinin belirgin şekilde üzerine çıkar. Bu hızlı kapasite artışından sorumlu olan ve lümendeki şeker varlığını algılayan reseptörler aracılığıyla tetiklenen temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Apikal membrandaki T1R2T1R2 ve T1R3T1R3 tat reseptörlerinin aktivasyonu sonucu veziküler GLUT2GLUT2'nin fırçamsı kenara translokasyonu

Cevap

Lümendeki yüksek glukoz konsantrasyonuna yanıt olarak, T1R2/T1R3T1R2/T1R3 tat reseptörleri ve PLCβ2PLC\beta 2 sinyal yolağı aracılığıyla GLUT2GLUT2 taşıyıcılarının apikal membrana translokasyonu gerçekleşir.
Doğru yanıt olan tat reseptörü ve translokasyon mekanizması, biyokimyasal olarak 'apical GLUT2 recruitment' olarak adlandırılır. Lümende glukoz 30−50mM30-50 mM seviyelerine ulaştığında SGLT1 doyar. Bu aşamada enterositlerin lümen tarafındaki tat reseptörleri glukozu algılayarak veziküler haldeki GLUT2'nin hızla apikal membrana yerleşmesini sağlar, böylece glukoz emilimi pasif ancak çok yüksek kapasiteli bir hal alır.

Adım Adım Çözüm

1
Luminal glukoz konsantrasyonunun SGLT1 doygunluk sınırının üzerine çıkması
Bağırsak lümeninde yüksek oranda glukoz birikimi
Yüksek karbonhidratlı beslenme sonrası SGLT1'in limitli kapasitesinin aşılması
2
Apikal membrandaki tat reseptör sisteminin uyarılması
T1R2T1R2 ve T1R3T1R3 dimerlerinin aktivasyonu
Tat reseptörlerinin bağırsak lümenindeki glukozu algılayan sensörler olarak görev yapması
3
Hücre içi sinyal iletiminin başlaması
PLCβ2PLC\beta 2 aktivasyonu ve hücre içi kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) artışı
Reseptör aktivasyonunun veziküler hareketi tetikleyecek sinyal yolağını başlatması
4
GLUT2GLUT2 veziküllerinin mikrovilluslara göçü
Normalde bazolateralde bulunan GLUT2GLUT2'nin apikal membranda belirmesi
Yüksek kapasiteli kolaylaştırılmış difüzyon yolunun lümene açılması

Anahtar Kavram

İndüklenebilir apikal GLUT2 mekanizması, post-prandial dönemde şeker emilim kapasitesini artıran temel adaptif süreçtir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 99Soru →

Pentoz fosfat yolu, hücrenin anabolik ihtiyaçlarına (NADPH veya riboz 5-fosfat gereksinimi gibi) göre farklı modlarda çalışabilen dinamik bir metabolik yoldur. Özellikle nükleotid sentezi için yüksek miktarda sadece riboz 5-fosfata ihtiyaç duyan, ancak ek NADPH gereksinimi bulunmayan (oksidatif stres altında olmayan) hızlı bölünen bir hücrede, bu ara ürünün sentezi için izlenen en uygun metabolik strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glikoliz ara ürünleri olan fruktoz 6-fosfat ve gliseraldehit 3-fosfatın, non-oksidatif faz enzimleri aracılığıyla riboz 5-fosfata dönüştürülmesi

Cevap

Glikoliz ara ürünleri olan fruktoz 6-fosfat ve gliseraldehit 3-fosfatın, non-oksidatif faz enzimleri aracılığıyla riboz 5-fosfata dönüştürülmesi
Hücrenin nükleotid sentezi için sadece riboz 5-fosfata ihtiyaç duyduğu durumlarda, oksidatif faz (G6PD) atlanır. Bunun yerine, glikoliz yolundaki fruktoz 6-fosfat ve gliseraldehit 3-fosfat molekülleri, transketolaz ve transaldolaz enzimlerinin katalizlediği geri dönüşümlü non-oksidatif reaksiyonlarla riboz 5-fosfata dönüştürülür. Bu sayede gereksiz NADPH üretimi ve karbon kaybı (CO2 çıkışı) önlenmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hücrenin metabolik ihtiyacını belirle
Yüksek Riboz 5-P, düşük NADPH ihtiyacı
Hücre bölündüğü için DNA sentezi (nükleotid) önceliklidir ancak yağ asidi sentezi veya antioksidan kapasite artışı (NADPH) istenmemektedir.
2
Pentoz fosfat yolu fazlarını değerlendir
Oksidatif faz NADPH üretir, non-oksidatif faz ise geri dönüşümlüdür
Oksidatif faz (G6PDG6PD) geri dönüşümsüzdür ve her zaman NADPH üretir. Non-oksidatif faz ise glikoliz ile bağlantılıdır.
3
Glikoliz ile bağlantıyı kur
2 molekül Fruktoz 6-P + 1 molekül Gliseraldehit 3-P → 3 molekül Riboz 5-P
Transketolaz ve transaldolaz enzimleri sayesinde glikoliz ara ürünleri NADPH üretilmeden pentozlara dönüştürülebilir.

Anahtar Kavram

Pentoz Fosfat Yolu'nun non-oksidatif (geri dönüşümlü) fazı, hücrenin NADPH üretmeden sadece riboz 5-fosfat sentezlemesine olanak tanır.

İpuçları

1
Pentoz fosfat yolunun hangi fazı geri dönüşümlüdür ve glikoliz ara ürünleriyle bağlantılıdır?
2
Oksidatif faz (G6PD) her zaman NADPH üretir. Eğer NADPH istenmiyorsa, bu fazın baypas edilmesi gerekir.

Daha Fazla Pratik

G6PD eksikliğinde NADPH üretilememesinin eritrositlerdeki antioksidan kapasite (glutatyon) üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 100Soru →

88 aylık bir kız bebek, sabah uyanmakta güçlük çekme ve generalize tonik-klonik nöbet geçirme şikayetiyle acil servise başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde açlık kan şekeri 3030 mg/dL ve idrarda yoğun ketonüri saptanıyor. Fizik muayenesinde karaciğer kosta kenarında palpe edilmiyor (11 cm altında) ve dalak non-palpabl saptanıyor. Oral glukoz tolerans testi (OGTTOGTT) sırasında hastanın kan şekerinin hızla yükselerek hiperglisemik sınıra ulaştığı ve eş zamanlı olarak serum laktat düzeyinin bazal değerin 33 katına çıktığı gözleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları temel alındığında, hastada eksikliği beklenen enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glikojen sentaz

Cevap

Glikojen sentaz
Vakada sunulan ağır açlık hipoglisemisi, ketozis ve hepatomegali yokluğu üçlüsü Glikojen Sentaz (Tip 00) eksikliği için patognomoniktir. Diğer glikojen depo hastalıklarında karaciğerde glikojen veya anormal glikojen benzeri yapılar biriktiği için hepatomegali görülürken, Tip 00'da glikojen yapılamadığı için karaciğer boyutu normaldir. Ayrıca yemek sonrası glukozun glikojene dönüştürülememesi, glukozun hızla laktata çevrilmesine (postprandial hiperlaktatemi) ve kan şekerinin hızla yükselmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların ayırıcı tanısı
Açlıkta ağır ketotik hipoglisemi mevcut olmasına rağmen karaciğer büyüklüğü (hepatomegali) saptanmamış.
Tipik glikojen depo hastalıklarının (GSD) aksine, karaciğerde glikojen birikimi olmadığı için hepatomegali görülmemesi Glikojen Sentaz Eksikliği (Tip 00) için anahtar bulgudur.
2
Tokluk biyokimyasal verilerinin analizi
Glukoz yüklemesi sonrası kan şekerinde hızlı yükselme ve serum laktat düzeyinde belirgin artış.
Karaciğer glukozu glikojen olarak depolayamadığı için glukoz hızla dolaşıma geçer (hiperglisemi) ve fazlası karaciğerde glikoliz yoluna girerek laktata dönüşür (postprandial hiperlaktatemi).
3
Laboratuvar bulgularının sentezi
Hepatomegali olmaması + Tokluk hiperlaktatemisi + Açlık ketotik hipoglisemisi birleşimi.
Bu kombinasyon, glikojen sentezinin primer basamağında bir defekt olduğunu (Glikojen sentaz eksikliği) kanıtlar.

Anahtar Kavram

Glikojen sentaz eksikliği (GSD Tip 00), hepatomegali görülmeyen ve yemek sonrası glikolize kayma nedeniyle hiperlaktatemi ile karakterize olan nadir bir glikojen depo hastalığıdır.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 5 / 11Sonraki
Karbonhidrat Metabolizması Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 5 | Examkin