Travma ve Yanıklar

308 soru

Soru 161Soru

2424 yaşında erkek hasta, bir kavga sırasında boyun ön-yan bölgesinden delici alet yaralanması sonrası acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 120/80120/80 mmHg, nabız 8080/dk ve solunum sayısı 1818/dk olarak ölçülüyor. Yara yerinden aktif bir kanama saptanmıyor ancak hastanın ekspiryumu sırasında yara ağzından hava kabarcıkları çıktığı (air bubbling) gözleniyor. Bu hasta için bir sonraki aşamada en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil cerrahi eksplorasyon

Cevap

Delici boyun travmasında kesin (hard) bulgular arasında yer alan 'yaradan hava gelmesi' varlığında, hasta hemodinamik olarak stabil olsa bile vakit kaybetmeden acil cerrahi eksplorasyona alınmalıdır.
Doğru yanıt olan acil cerrahi eksplorasyon yaklaşımı, boyun travmalarındaki temel algoritmadan kaynaklanır. Yaradan hava gelmesi (air bubbling), trakeobronşiyal ağaçta bir açıklık olduğunu kanıtlar ve bu durum, tıpkı fışkırır tarzda kanama veya şok gibi, hastayı doğrudan ameliyata götüren bir 'kesin bulgu'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın platizma bütünlüğünü ve hemodinamik durumunu değerlendir.
Platizma geçilmiş, hemodinamik stabil (120/80120/80 mmHg).
Müdahale önceliğini belirlemek için ilk adım klinik durumdur.
2
Kesin (Hard) ve Yumuşak (Soft) bulguların varlığını araştır.
Yaradan hava kabarcıkları çıkması (air bubbling) saptandı.
Air bubbling, laringotrakeal bir yaralanmanın kesin göstergesidir.
3
Kesin bulgu varlığına göre yönetim planını seç.
Acil cerrahi eksplorasyon kararı verilir.
Kesin bulgular ileri tetkik gerektirmeksizin ameliyat endikasyonudur.

Anahtar Kavram

Penetran boyun travmalarında 'Kesin (Hard) Bulgular' (şok, fışkırır kanama, genişleyen hematom, üfleyim/trill, yaradan hava gelmesi, nörolojik defisit) varlığında doğrudan cerrahi eksplorasyon endikedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 162Soru

4242 yaşında erkek hasta, araç dışı trafik kazası sonrası ağır çoklu travma ön tanısıyla acil servise getiriliyor. İlk değerlendirmede kan basıncı 75/4075/40 mmHg, nabız 142/dk142/dk, solunum sayısı 28/dk28/dk olarak ölçülüyor. Fizik muayenede pelviste "açık kitap" (open-book) tarzı instabilite saptanıyor ve pelvik kuşak (binder) uygulanıyor. Yapılan FAST incelemesinde batın içi serbest sıvı saptanması üzerine hasta acil laparotomiye alınıyor. Operasyonda yaklaşık 22 litre hemoperitoneum saptanıyor; Grade III dalak laserasyonu nedeniyle splenektomi yapılıyor ve diğer batın içi organlar normal saptanıyor. Retroperitoneal eksplorasyonda; supramezokolik bölgede santral (Zon 11) non-pulzatif stabil bir hematom ile pelvik bölgede (Zon 33) geniş ancak non-ekspanse bir hematom saptanıyor. Dalak lojunda aktif kanama odağı kalmamasına ve agresif resüsitasyona rağmen hastanın kan basıncı 85/5585/55 mmHg seyretmeye devam ediyor. Bu aşamada hematomların yönetimi ile ilgili en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zon 11 hematomu eksplore edilmeli; Zon 33 hematomu açılmadan preperitoneal pelvik paketleme yapılmalı veya anjiyo-embolizasyon planlanmalıdır.

Cevap

Zon 11 hematomu eksplore edilmeli; Zon 33 hematomu açılmadan preperitoneal pelvik paketleme veya anjiyo-embolizasyon planlanmalıdır.
Künt travma sonrası yapılan laparotomide retroperitoneal zonların yönetimi kritiktir. Zon 11 (santral bölge), mekanizmadan bağımsız olarak (künt veya penetran) major damar ve organ yaralanmaları riski nedeniyle eksplore edilmelidir. Zon 33 (pelvis) ise künt travmada asla açılmamalıdır; çünkü pelvik hematomlar retroperitoneal alan tarafından tamponize edilir ve bu boşluğun açılması kontrol edilemez masif kanamaya yol açar. Hastanın persistent instabilitesi varsa, cerrahi eksplorasyon yerine preperitoneal paketleme veya anjiyo-embolizasyon uygulanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik instabilite ve pelvik fraktür birlikteliğinde batın içi kanama odağını değerlendir.
FAST pozitifliği nedeniyle laparotomi yapıldı ve splenik kanama kontrol altına alındı.
Laparotomi, pelvis dışı kanama odaklarını (dalak, karaciğer vb.) ekarte etmek ve tedavi etmek için gereklidir.
2
Retroperitoneal Zon 11 hematomunu değerlendir.
Supramezokolik Zon 11 hematomu saptandı.
Künt travmada Zon 11 (santral) hematomlar; aorta, VCI, pankreas ve duodenum yaralanmalarını atlamamak için stabil olsalar dahi her zaman eksplore edilmelidir.
3
Retroperitoneal Zon 33 hematomunu değerlendir.
Pelvik (Zon 33) hematom saptandı.
Künt travmaya bağlı pelvik hematomlar retroperitonda tamponize haldedir. Hematomun açılması (eksplorasyon) tamponadı bozarak masif venöz kanamaya ve ölüme yol açabilir.
4
Laparotomi sonrası devam eden hipotansiyonu yönet.
Preperitoneal pelvik paketleme veya anjiyo-embolizasyon düşünülür.
İntraabdominal kanama durdurulmasına rağmen hasta halen anstabilse, Zon 33 kaynaklı kanama devam ediyordur. Bu durumda cerrahi eksplorasyon yerine paketleme veya anjiyo en güvenli yoldur.

Anahtar Kavram

Künt travmada retroperitoneal hematom yönetimi zonlara göre değişir: Zon 1 her zaman eksplore edilir, Zon 3 asla açılmaz.
Soru 163Soru

Majör yanık yaralanmalarında (vücut yüzey alanının %20%30\%20-\%30'undan fazlası) gelişen ve "yanık şoku" olarak adlandırılan tablonun patofizyolojisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yanık alanında interstisyel hidrostatik basıncın aniden negatif değerlere düşmesi damar dışına sıvı kaçışını hızlandırır.

Cevap

Yanık alanında interstisyel hidrostatik basıncın negatif değerlere düşmesi ödem oluşumunda kritik bir rol oynar.
Yanık yaralanmasını takip eden dakikalar içinde, yanık alanındaki interstisyel hidrostatik basınç aniden negatif değerlere düşer. Bu durum, doku içindeki kollajen ağının ısı etkisiyle denatüre olması ve interstisyel mesafede ozmotik yükün artmasıyla ilişkilidir. Oluşan bu negatif basınç 'vakum etkisi' yaratarak plazmanın damar dışına çıkışını hızlandıran en önemli erken faktörlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Yanık şokunun bileşenlerini tanımla.
Yanık şoku; kapiller permeabilite artışı, interstisyel basınç değişiklikleri ve plazma onkotik basınç kaybının birleşimidir.
Majör yanıklarda ödemin mekanizmasını anlamak için Starling kuvvetlerindeki değişimleri analiz etmek gerekir.
2
Hidrostatik basınç değişikliğini analiz et.
Isı hasarı sonrası interstisyel mesafedeki kollajen yapısının bozulması ve mikrovasküler geçirgenlik artışı, interstisyel hidrostatik basıncı aniden 10-10 ila 150-150 mmHgmmHg gibi negatif değerlere düşürür.
Normalde hafif pozitif veya sıfıra yakın olan bu basıncın negatife düşmesi, plazma için güçlü bir emme/vakum etkisi yaratır.
3
Sistemik ve hücresel etkileri değerlendir.
Ödem sistemik hale gelir, proteinler dışarı kaçar (interstisyel onkotik basınç artar) ve hücre içi sodyum pompası bozularak hücre şişer.
Tüm bu süreçler efektif dolaşan hacmin azalmasına ve hipovolemik şoka yol açar.

Anahtar Kavram

Yanık Ödemi ve Starling Kuvvetleri

Daha Fazla Pratik

Yanık şokunda sıvı resüsitasyonunun temel amacı olan idrar çıkış hızlarını ve Parkland formülünün sınırlamalarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 164Soru

5555 yaşında erkek hasta, inşaatta yüksekten düşme sonrası acil servise getiriliyor. İlk bakıda bilinci konfü, kan basıncı 70/4070/40 mmHg, nabzı 142/dk142/dk ve solunum hızı 30/dk30/dk saptanıyor. Pelvis muayenesinde krepitasyon ve "open-book" (kitap açılır) tarzı instabilite fark edilen hastaya hemen pelvik kuşak (binder) uygulanıyor. Masif transfüzyon protokolü eşliğinde resüsitasyona başlanan hastanın yapılan FAST (Odaklanmış Travma Sonografisi) incelemesinde batın içi serbest sıvı saptanmıyor. Resüsitasyona rağmen hastanın kan basıncı 80/5080/50 mmHg seyretmeye devam ediyor. Bu aşamada en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anjiyografi ve embolizasyon

Cevap

Pelvik kırığı olan ve resüsitasyona rağmen instabil seyreden, intraperitoneal kanaması (FAST ile) dışlanmış hastada bir sonraki adım anjiyografi ve embolizasyondur.
Pelvis kırıklarında kanamanın %80-90'ı venöz pleksuslardan veya kırık kemik yüzeylerinden kaynaklanır ve pelvik kuşak ile kontrol altına alınabilir. Ancak kuşak uygulaması ve yeterli resüsitasyona rağmen hemodinamik düzelme sağlanamayan ve FAST ile karın içi kanaması saptanmayan hastalarda, internal iliyak arterin dallarından (özellikle a. glutealis superior veya a. pudenda interna) aktif arteriyel kanama olduğu varsayılır. Bu durumda altın standart yaklaşım anjiyografi ve selektif embolizasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik durumun ve travma mekanizmasının değerlendirilmesi
Hastanın hemorajik şok tablosunda olduğu ve pelvik instabilitesi saptandı.
Tedavi önceliklerini belirlemek için hastanın stabilite durumunu anlamak gerekir.
2
Geçici pelvik stabilizasyon ve resüsitasyon
Pelvik kuşak (binder) uygulandı ve masif transfüzyon başlandı.
Venöz pleksus kanamalarını kontrol etmek ve pelvis hacmini daraltmak için binder ilk adımdır.
3
İntraperitoneal kanama odağının taranması (FAST)
FAST negatif bulundu; yani batın içinde serbest sıvı/kan saptanmadı.
Hipotansiyonun kaynağının karın içi mi yoksa pelvis içi mi olduğunu ayırt etmek gerekir.
4
Persistan instabilite durumunda definitif tedavi seçimi
Anjiyografi ve embolizasyona karar verildi.
Binder ve sıvıya rağmen düzelmeyen şok, FAST negatifse genellikle pelvik arteriyel kanama kaynaklıdır.

Anahtar Kavram

Hemodinamik olarak instabil pelvik kırıklı hastada, intraperitoneal kanama yoksa (FAST negatif), kanama kaynağı büyük olasılıkla pelvik arteriyel dallardır ve tedavi anjiyo-embolizasyondur.

Daha Fazla Pratik

Pelvik kuşak (binder) sonrası anjiyografi imkanı olmayan merkezlerde 'Preperitoneal Pelvik Paketleme' yönteminin rolünü gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 165Soru

3131 yaşında erkek hasta, boyun ön-orta bölgesinden (ZonZon IIII) delici alet yaralanması sonrası acil servise getiriliyor. Yapılan ilk değerlendirmede platizmanın geçildiği saptanıyor. Hastanın kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg, nabzı 8585/dakika olup aktif dış kanaması, tril/üfürüm veya genişleyen hematomu yoktur. Ancak hastaya takılan nazogastrik sondadan taze kan geldiği görülüyor. Bu aşamada hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil cerrahi eksplorasyon

Cevap

Aerodigestif yaralanmanın kesin (hard) bulgusu olan hematemez varlığı nedeniyle acil cerrahi eksplorasyon yapılmalıdır.
Doğru yaklaşım acil cerrahi eksplorasyondur; çünkü delici alet yaralanması sonrası nazogastrik sondadan taze kan gelmesi (hematemez), aerodigestif sistemin (özellikle özofagus veya farenks) yaralandığını gösteren 'kesin (hard)' bir bulgudur. ATLS ve cerrahi yönetim algoritmalarına göre kesin bulgu veren penetran boyun travmalarında vakit kaybetmeden cerrahi müdahale yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yaralanma zonu ve derinliğinin belirlenmesi
Zon II'de platizmayı geçen penetran bir yaralanma saptanmıştır.
Platizmayı geçen yaralanmalar derin yapıların yaralanma riski nedeniyle ileri değerlendirme gerektirir.
2
Klinik bulguların 'Kesin (Hard)' ve 'Şüpheli (Soft)' olarak sınıflandırılması
Hastada hematemez (nazogastrikten kan gelmesi) bir 'kesin' bulgudur.
Kesin bulgular organ veya damar bütünlüğünün ağır hasar gördüğünü ve acil müdahale gerektiğini gösterir.
3
Hemodinamik stabilite ve cerrahi endikasyon korelasyonu
Hasta stabil olsa dahi kesin bulgu varlığı cerrahi eksplorasyon gerektirir.
Penetran boyun travmalarında stabilite, cerrahiyi dışlamaz; sadece stabil ve kesin bulgusu olmayan hastalarda görüntüleme tetkiklerine vakit ayrılabilir.
4
Tedavi planının kesinleştirilmesi
Acil ameliyathaneye geçiş ve cerrahi eksplorasyon.
Aerodigestif trakt yaralanmalarında (özofagus vb.) tanı ve tedavideki gecikmeler mediastinit gibi mortalitesi yüksek komplikasyonlara yol açar.

Anahtar Kavram

Penetran boyun travmalarında kesin (hard) bulgu varlığı (kanama, tril, üfürüm, hava çıkışı, hematemez), hastanın hemodinamik durumundan bağımsız olarak acil cerrahi eksplorasyon endikasyonudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 166Soru

Termal bir yaralanma sonrasında Jackson tarafından tanımlanan ve doku canlılığının korunması açısından kritik öneme sahip olan staz zonunda (zone of stasis) meydana gelen patofizyolojik süreçlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Progresif mikrovasküler oklüzyon ve iskemi nedeniyle bu bölgenin koagülasyon zonuna dönüşme riski vardır.

Cevap

Progresif mikrovasküler oklüzyon ve iskemi nedeniyle bu bölgenin koagülasyon zonuna dönüşme riski vardır.
Staz zonu, yanık yaralanmasının en kritik bölgesidir çünkü buradaki doku canlıdır ancak perfüzyonu azalmıştır. Yaralanmayı takip eden 2424-4848 saat içinde gelişen mikrovasküler tromboz, vazokonstriksiyon ve lokal ödem; bu bölgenin beslenmesini bozarak geri dönüşümsüz nekroz alanı olan koagülasyon zonuna dönüşmesine (yanık derinleşmesi) neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Jackson'ın üçlü yanık zonu modelini analiz edin.
Merkezde koagülasyon (nekroz), ortada staz (iskemi/kurtarılabilir), dışta hiperemi (vazodilatasyon) zonları bulunur.
Yanık derinliğinin progresyonunu anlamak için bu model temeldir.
2
Staz zonunun dinamik özelliklerini değerlendirin.
Bu zonda mikrosirkülasyon yavaşlamıştır; ödem, enfeksiyon veya yetersiz perfüzyon zonun nekroza (koagülasyona) kaymasına neden olur.
Yanık tedavisindeki temel amaç staz zonundaki dokuyu canlı tutmaktır.

Anahtar Kavram

Jackson'ın Staz Zonu (Zone of Stasis) Dinamiği
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 167Soru

42 yaşında erkek hasta, motosiklet kazası sonrası ağır şok tablosunda acil servise getiriliyor. İlk değerlendirmede kan basıncı 75/4575/45 mmHg, nabız 135/dk135/dk ve solunum sayısı 28/dk28/dk olarak ölçülüyor. Fizik muayenede pelviste instabilite (open-book tipi) saptanıyor ve pelvik kuşak uygulanıyor. FAST incelemesinde batın içi serbest sıvı saptanması üzerine acil laparotomiye alınan hastada, splenik laserasyon ve 1.51.5 litre hemoperitonyum saptanarak splenektomi yapılıyor. Kanama kontrolü sağlanmasına rağmen hastanın hemodinamisi düzelmiyor (BP:80/50BP: 80/50 mmHg) ve pelvik bölgede (Zon III) rüptüre olmamış, geniş bir retroperitoneal hematom izleniyor. Bu hastada pelvik hematoma yönelik en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batının packing (tamponad) yapılarak kapatılması ve hastanın acil anjiyo-embolizasyona yönlendirilmesi

Cevap

Batının packing (tamponad) yapılarak kapatılması ve hastanın acil anjiyo-embolizasyona yönlendirilmesi
Künt abdominal veya pelvik travma sonrası laparotomi yapılan hastada Zon III (pelvis) bölgesinde retroperitoneal hematom saptanırsa, hematomun açılmaması (non-exploration) temel prensiptir. Bunun nedeni, pelvis içindeki venöz pleksusların ve küçük arterlerin kanamasının retroperitoneal alanın kısıtlı hacmi sayesinde tamponize olmasıdır. Hematomun açılması bu tamponadı bozar. Hastada splenektomi sonrası kanama kontrolüne rağmen hipotansiyon sürüyorsa, bu durum pelvis kırığına bağlı ciddi arteriyel kanamayı düşündürür. Bu durumda batın içine tampon (packing) yerleştirilerek kapatılmalı ve hasta hızla anjiyo-embolizasyona götürülmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Retroperitoneal hematomun bölgesini (Zon III) ve travma mekanizmasını (künt) tanımla.
Künt travmaya bağlı Zon III (pelvik) hematom saptandı.
Zon III hematomlarda yönetim, penetran ve künt travmada tamamen farklıdır.
2
Hematomun eksplore edilip edilmeyeceğine karar ver.
Eksplorasyon kontrendikedir.
Künt travmada retroperitoneal tamponadın korunması hayati önem taşır; hematomun açılması ölümcül kanamaya yol açabilir.
3
İntraabdominal kanama kontrolüne rağmen devam eden şok tablosunun kaynağını belirle.
Kanama kaynağı yüksek ihtimalle pelvik arteriyel yaralanmadır.
Open-book tipi pelvis kırıkları büyük hacimli retroperitoneal kanamalara (venöz ve arteriyel) neden olur.
4
Uygun tedavi modalitesini seç.
Pelvik packing ve anjiyo-embolizasyon.
Cerrahi eksplorasyon yapılamayan durumlarda arteriyel kanama kontrolü için altın standart anjiyo-embolizasyondur.

Anahtar Kavram

Künt travma sonrası saptanan Zon III retroperitoneal hematomlar, laparotomi sırasında genişlemiyorsa veya rüptüre olmamışsa asla eksplore edilmemelidir.

Alternatif Yöntem

Eğer anjiyo-embolizasyon imkanı yoksa, preperitoneal pelvik packing (PPP) laparotomi kesisinden bağımsız olarak ikinci bir cerrahi girişim olarak uygulanabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 168Soru

3838 yaşında erkek hasta, motosiklet kazası sonrası ağır çoklu travma ile acil servise getiriliyor. İlk değerlendirmede kan basıncı 75/4575/45 mmHg, nabız 140/dk140/dk, solunum sayısı 26/dk26/dk olarak saptanıyor. Pelvis muayenesinde instabilite ve pelvik grafisinde "açık kitap" (open-book) tarzı ayrışma izleniyor. Yapılan FAST (Travmada Odaklanmış Abdominal Sonografi) incelemesinde batın içi serbest sıvı saptanması üzerine hasta acil laparotomiye alınıyor. Laparotomide splenik laserasyon nedeniyle splenektomi yapılıyor. Bu sırada pelvis bölgesinde (Zon III) geniş, ancak yayılma göstermeyen (non-expanding) retroperitoneal bir hematom gözleniyor.

Bu hastada retroperitoneal hematoma yönelik en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hematomu açmadan bırakmak; pelvik stabilizasyon sağlamak ve hemodinamik instabilite sürerse preperitoneal pelvik paketleme veya anjiyo-embolizasyon planlamak.

Cevap

Hematomu açmadan bırakmak, pelvik stabilizasyon sağlamak ve instabilite devam ederse preperitoneal paketleme veya anjiyo-embolizasyon uygulamak en uygun yaklaşımdır.
Künt travma sonrası gelişen pelvik (Zon III) retroperitoneal hematomlar, intraoperatif olarak genişlemiyorsa veya pulzasyon göstermiyorsa asla eksplore edilmemelidir. Pelvis fasyası ve retroperitoneal boşluk, venöz kanamalar üzerinde doğal bir tamponad etkisi yaratır. Bu hematomun açılması, tamponadı ortadan kaldırarak hastanın masif kanama nedeniyle masada kaybedilmesine yol açabilir. Bu hastada splenektomi ile batın içi kanama kontrol altına alındıktan sonra, pelvik stabilizasyon (binders, eksternal fiksatör vb.) sağlanmalı; hemodinamik düzelme olmazsa preperitoneal pelvik paketleme (PPP) veya arteriyel kanama için anjiyo-embolizasyon tercih edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Travmanın mekanizmasını ve hematomun yerini belirle.
Künt travma sonucu oluşan pelvik (Zon III) retroperitoneal hematom saptandı.
Zon III hematomlarının yönetimi travmanın mekanizmasına (künt vs delici) ve hematomun genişleyip genişlemediğine bağlıdır.
2
Surgical yönetim prensibini uygula.
Hematomun non-expanding (genişlemeyen) olduğu görüldü, bu nedenle eksplore edilmemesine karar verildi.
Künt travmada Zon III hematomları, pelvik fasyanın sağladığı tamponad etkisiyle sınırlanır. Eksplorasyon bu tamponadı bozarak hastanın kaybedilmesine yol açabilir.
3
Hemodinamik instabilite için ek önlemleri planla.
Splenektomi sonrası instabilite sürerse pelvis kaynaklı kanama için paketleme veya anjiyografi düşünülür.
Pelvik kırıklarda ana kanama odağı venöz pleksuslar ve kemik yüzeyleridir; arteriyel kanama şüphesinde anjiyo-embolizasyon altın standarttır.

Anahtar Kavram

Künt travmalarda pelvik (Zon III) retroperitoneal hematomların cerrahi eksplorasyonu kontrendikedir; yönetim konservatif kalmalı ve gerekirse girişimsel radyoloji veya paketleme kullanılmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Retroperitoneal hematomlarda Zon I (sentromediyal) ve Zon II (perinefrik) yönetim farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 169Soru

İş kazası sonrası yüksekten düşme nedeniyle acil laparotomiye alınan bir hastada, batın içerisinde yaygın kanama ve multipl bağırsak yaralanması saptanıyor. Operasyon sırasında hastanın vücut sıcaklığı 34.2C34.2^\circ C, pH değeri 7.127.12 ve laboratuvar tetkiklerinde koagülopati geliştiği gözleniyor. Cerrahi ekibin "Hasar Kontrol Cerrahisi" (DamageDamage ControlControl) kararı aldığı bu hastada, birinci aşamada (ameliyathane) yapılması en uygun olan işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanamayı kontrol altına almak amacıyla paketleme (packing) uygulanması

Cevap

Hasar kontrol cerrahisinin birinci aşamasında temel amaç kanamayı paketleme (packing) gibi hızlı yöntemlerle durdurmak ve kontaminasyonu kontrol altına almaktır.
Hasar kontrol cerrahisinin birinci aşaması (Phase I) ameliyathanede gerçekleştirilir. Temel amaç, masif kanamayı (genellikle paketleme ile) ve bağırsak içeriğinin batına dökülmesini (basit sütür veya stapler ile) en kısa sürede kontrol altına almaktır. Bu aşamada definitif onarımlardan kaçınılır ve karın genellikle geçici yöntemlerle (örneğin Bogota bag) kapatılarak hasta hızla resüsitasyon için yoğun bakıma gönderilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki fizyolojik durumu analiz et
Hipotermi (34.2C34.2^\circ C), asidoz (pH 7.127.12) ve koagülopati varlığı 'öldürücü triad' olarak tanımlanır.
Bu tablo, hastanın uzun süreli definitif ameliyatları kaldıramayacağını gösterir.
2
Hasar kontrolü aşamalarını belirle
Birinci aşama ameliyathanede yapılan hayat kurtarıcı (geçici) müdahalelerdir.
Ameliyat süresini kısaltarak hastanın hayatta kalmasını sağlamak önceliktir.
3
Uygun cerrahi tekniği seç
Kanamayı durdurmak için paketleme (packing) ve bağırsak yaralanmaları için hızlı ligasyon/stabler uygulaması yapılır.
Paketleme, masif kanamayı durdurmanın en hızlı yoludur.

Anahtar Kavram

Hasar Kontrol Cerrahisi (Damage Control Surgery - DCS) Aşamaları
Tahmini Süre:45s
Soru 170Soru

4545 yaşında erkek hasta, kapalı bir alanda çıkan yangından kurtarılarak acil servise getiriliyor. Yapılan ilk değerlendirmede hastanın bilincinin açık olduğu, ancak ses kısıklığı ve belirgin stridoru olduğu gözleniyor. Fizik muayenede yüzde derin yanıklar, burun kıllarında yanık ve ağız içinde kurum (is) saptanıyor. Vital bulguları: Kan basıncı 135/85135/85 mmHg, nabız 98/dk98/dk, solunum sayısı 24/dk24/dk ve SpO2SpO_2 %9494 (oda havasında) ölçülüyor. Bu hasta için ATLS (İleri Travma Yaşam Desteği) protokolüne göre havayolu yönetiminde en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Havayolu ödemi riski nedeniyle gecikmeden endotrakeal entübasyon uygulanması

Cevap

İnhalasyon hasarı ve havayolu tıkanıklığı riski nedeniyle gecikmeden endotrakeal entübasyon uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Hastada saptanan stridor, ses kısıklığı, yüz yanıkları ve kurum varlığı ciddi inhalasyon hasarının kesin göstergeleridir. Bu hastalarda laringeal ödem saniyeler veya dakikalar içinde ilerleyerek endotrakeal entübasyonu imkansız hale getirebilir ve acil cerrahi havayolu (krikotiroidotomi) ihtiyacı doğurabilir. ATLS protokolü, bu tür 'tehdit altındaki' havayollarının, ödem gelişmeden önce erken dönemde entübe edilmesini önerir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın birincil bakısında (ABCDE) 'A' (Airway/Havayolu) basamağında inhalasyon hasarı bulguları (stridor, ses kısıklığı, yanıklar) aranır.
Stridor ve stridorla birlikte gelen fiziksel bulgular, havayolu ödeminin başladığını ve tam tıkanma riskinin yüksek olduğunu gösterir.
İnhalasyon hasarı olan hastalarda havayolu obstrüksiyonu çok hızlı gelişebilir.
2
Havayolu ödemi ilerleyip anatomik yapılar bozulmadan 'kesin havayolu' (definitive airway) sağlanmasına karar verilir.
Endotrakeal entübasyon ile havayolu kontrolü ele alınır.
ATLS protokolüne göre havayolu tehlikede olan hastalarda proaktif yaklaşım hayat kurtarıcıdır.

Anahtar Kavram

İnhalasyon Hasarında Havayolu Yönetimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 171Soru

2828 yaşında erkek hasta, yaklaşık 33 metre yükseklikten düşme sonrası acil servise getiriliyor. Yapılan ilk fizik muayenede; kan basıncı 110/75110/75 mmHgmmHg, nabız 95/dakika95/dakika, solunum sayısı 18/dakika18/dakika ve Glaskow Koma Skoru 1515 olarak saptanıyor. Hastanın sağ uyluk bölgesinde ağrı ve belirgin deformite olduğu gözleniyor. ATLS (İleri Travma Yaşam Desteği) protokolüne göre, bu hastanın birincil bakısında (primary survey) değerlendirilmesi gereken ilk basamak aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Havayolu açıklığının sağlanması ve servikal vertebra koruması

Cevap

Havayolu açıklığının sağlanması ve servikal vertebra koruması, ATLS protokolüne göre travmalı bir hastada yapılması gereken ilk ve en öncelikli adımdır.
Travmalı bir hastada ATLS protokolüne göre birincil bakı sırası Havayolu (A), Solunum (B), Dolaşım (C), Nörolojik Durum (D) ve Maruziyet/Hipotermiden Korunma (E) şeklindedir. Hastanın uyluğundaki deformite ne kadar şiddetli görünürse görünsün, yönetim her zaman 'A' basamağından yani havayolu ve servikal korumadan başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve öncelikleri belirle.
Hasta travma geçirmiş olup ATLS birincil bakı (ABCDE) sırasına göre değerlendirilmelidir.
Travma yönetiminde hayati tehlikeyi en hızlı oluşturacak durumlar ilk olarak ele alınmalıdır.
2
Birincil bakının ilk basamağını (A) uygula.
Havayolu açıklığı kontrol edilirken servikal vertebralar mutlaka koruma altına alınmalıdır.
Havayolu tıkanıklığı dakikalar içinde ölüme yol açabilecek en kritik basamaktır.

Anahtar Kavram

ATLS Birincil Bakı (ABCDE) Öncelik Sıralaması

Daha Fazla Pratik

Birincil bakının yardımcı tetkikleri (adjuncts) olan E-FAST ve direkt grafilerin hangi aşamada çekildiğini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 172Soru

Yanık derinliğinin doğru sınıflandırılması, Jackson'ın staz zonundaki doku kaybının önlenmesi ve uygun sıvı resüsitasyon stratejisinin belirlenmesi açısından kritiktir. Buna göre, aşağıdaki klinik bulgulardan hangisi, bir yanığın "yüzeyel parsiyel"den ziyade "derin parsiyel" (22. derece derin) kalınlıklı olduğunu en iyi gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kapiller geri dolumun belirgin şekilde yavaşlamış veya kaybolmuş olması

Cevap

Kapiller geri dolumun belirgin şekilde yavaşlamış veya kaybolmuş olması
İkinci derece derin parsiyel yanıklarda hasar dermisin retiküler tabakasına kadar uzanır. Bu derinlikteki hasar, derinin mikrovasküler ağını (pleksusları) etkileyerek doku perfüzyonunu bozar. Sonuç olarak kapiller geri dolum yavaşlar veya tamamen kaybolur. Bu durum, Jackson'ın zon teorisindeki 'staz zonu'nun hipoperfüzyon nedeniyle 'koagülasyon zonu'na ilerleme riskinin (yanık derinleşmesi) yüksek olduğunu gösteren kritik bir klinik göstergedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yanık derinliği sınıflamasındaki vasküler bulguları değerlendir.
Yüzeyel yanıklarda kapiller ağ korunurken, derin yanıklarda mikrovasküler hasar belirgindir.
Vasküler perfüzyonun durumu, yanığın derinliğini ve doku canlılığını belirleyen en önemli parametrelerden biridir.
2
Yüzeyel ve derin parsiyel (22. derece) yanıklar arasındaki klinik farkları karşılaştır.
Yüzeyel yanıklar ıslak, kırmızı ve çok ağrılıyken; derin yanıklar daha soluk, daha az ağrılı ve yavaş kapiller doluma sahiptir.
Dermisin hangi tabakasının (papiller vs retiküler) etkilendiği klinik bulguları doğrudan değiştirir.

Anahtar Kavram

İkinci Derece Yanıklarda Derinlik Ayrımı ve Jackson Zonları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 173Soru

2828 yaşında erkek hasta, kaskı olay yerinde çıkarılmış bir motosiklet kazası sonrası acil servise getiriliyor. Hastanın bilinci kapalı olup, fizik muayenesinde ağız içinde kanlı sekresyonlar ve horultulu solunum saptanıyor.

Vital Bulgular:
- Kan Basıncı: 110/70110/70 mmHg
- Nabız: 105105/dk
- Solunum Sayısı: 2626/dk
- GCS: 77 (E2V1M4E2V1M4)

Bu hastanın havayolu yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygun yaklaşımdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çene itme (jaw-thrust) manevrası ile havayolunun açılması ve ardından endotrakeal entübasyon

Cevap

Servikal stabilizasyonun korunduğu çene itme (jaw-thrust) manevrası ile havayolu açılmalı ve düşük GCS skoru (GCS8GCS \leq 8) nedeniyle endotrakeal entübasyon uygulanmalıdır.
Doğru yaklaşım, servikal omurgayı hareket ettirmeyen çene itme (jaw-thrust) manevrasının uygulanması ve takiben hastanın düşük bilinç düzeyi (GCS8GCS \leq 8) nedeniyle aspire olmasını engellemek amacıyla endotrakeal entübe edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Havayolu güvenliğinin ve açıklığının değerlendirilmesi.
Horultulu solunum ve sekresyonlar havayolunun tehdit altında olduğunu, GCS'nin 77 olması ise koruyucu reflekslerin kaybolduğunu gösterir.
ATLS protokolünde 'A' (Airway) basamağı ilk önceliktir.
2
Boyun yaralanması şüphesiyle uygun manuel manevranın seçilmesi.
Servikal vertebra yaralanması riski nedeniyle boyuna ekstansiyon yaptırmayan 'Çene İtme' (Jaw-thrust) manevrası tercih edilir.
Künt travma mekanizması ve kaskın çıkarılmış olması servikal yaralanma riskini artırır.
3
Kesin havayolu ihtiyacının belirlenmesi.
GCS skoru 88 veya daha düşük olan hastalar için endotrakeal entübasyon kararı verilir.
Bu hastalarda aspirasyon riski yüksektir ve havayolu açıklığının devamlılığı garanti edilemez.

Anahtar Kavram

ATLS protokolünde havayolu yönetimi yapılırken her zaman servikal vertebra koruması (C-spine stabilization) önceliği gözetilmeli ve kesin havayolu endikasyonları (GCS ≤ 8 vb.) hızla tanınmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 174Soru

48 yaşında erkek hasta, araç dışı trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Hastanın yapılan ilk muayenesinde kan basıncı 75/45 mmHg75/45 \text{ mmHg}, nabız 138/dk138\text{/dk} ve solunum sayısı 26/dk26\text{/dk} olarak saptanıyor. Havayolu açıklığı sağlanan ve her iki koldan geniş çaplı venöz yol açılan hastaya 2 L2 \text{ L} izotonik kristalloid sıvı hızlıca veriliyor; ancak resüsitasyon sonrası kan basıncı 82/54 mmHg82/54 \text{ mmHg} ölçülüyor. Fizik muayenede batında hafif distansiyon ve hassasiyet saptanırken, pelvik muayenesi stabil bulunuyor ve akciğer oskültasyonu her iki tarafta doğal değerlendiriliyor. Yatak başı yapılan FAST (Focused Assessment with Sonography for Trauma) incelemesi, hastanın vücut kitle indeksi (42 kg/m242 \text{ kg/m}^2) ve yaygın bağırsak gazı nedeniyle tanısal değer taşımayan 'suboptimal/yetersiz' olarak raporlanıyor. Bu aşamada hastanın yönetiminde bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diagnostik Peritoneal Lavaj

Cevap

Diagnostik Peritoneal Lavaj
Doğru yanıt olan Diagnostik Peritoneal Lavaj, ATLS (Advanced Trauma Life Support) kılavuzlarına göre; künt abdominal travma sonrası hemodinamik olarak anstabil seyreden ve FAST incelemesi sonuç vermeyen veya şüpheli kalan hastalarda uygulanması gereken bir sonraki tanısal işlemdir. DPL, batın içi kanamanın varlığını 100.000/mm3100.000\text{/mm}^3 eritrosit eşiği ile yüksek duyarlılıkla göstererek hastanın acil laparotomiye ihtiyacı olup olmadığını belirler.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik durumu değerlendirilir.
Hasta 82/54 mmHg82/54 \text{ mmHg} kan basıncı ile 'yanıtsız/instabil' kategorisindedir.
Hemodinamik stabilite, travma algoritmasında izlenecek yolu (BT vs. FAST/DPL) belirleyen en kritik kriterdir.
2
Odaklanmış travma sonografisi (FAST) sonuçları yorumlanır.
FAST 'suboptimal/yetersiz' olarak değerlendirilmiştir.
Obezite veya subkutan amfizem gibi durumlarda FAST'in duyarlılığı düşer; bu durumda algoritma bir sonraki adıma geçilmesini söyler.
3
İnstabil ve FAST'i yetersiz hastada batın içi kanama kontrolü yapılır.
Diagnostik Peritoneal Lavaj (DPL) uygulanır.
ATLS protokolüne göre instabil hastada FAST negatif veya yetersizse, intraperitoneal kanamayı hızlıca ekarte etmek için DPL endikedir.

Anahtar Kavram

Hemodinamik olarak stabil olmayan travma hastasında, FAST'in teknik olarak yetersiz kalması durumunda bir sonraki basamak Diagnostik Peritoneal Lavaj (DPL)'dır.
Soru 175Soru

6565 yaşında erkek hasta, araç içi trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında batında yaygın hassasiyet ve her iki kuadrantta ekimozları mevcuttur. Hastanın kan basıncı 85/55 mmHg85/55 \text{ mmHg}, nabzı 120/dk120/\text{dk} ve solunum sayısı 24/dk24/\text{dk} olarak ölçülüyor. Yapılan Odaklanmış Travma Sonografisi (FAST) incelemesinde perihepatik ve perisplenik alanlarda yaygın serbest sıvı saptanıyor. Bu hasta için bir sonraki en uygun yönetim basamağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil laparotomi

Cevap

Acil laparotomi
ATLS (Advanced Trauma Life Support) kılavuzlarına göre, künt batın travması sonrası hemodinamik olarak instabil (hipotansif, taşikardik) olan ve FAST incelemesinde batın içi serbest sıvı saptanan hastada bir sonraki adım doğrudan acil laparotomidir. Bu tablo aktif, masif bir batın içi kanamayı gösterir ve tek tedavi kanama odağının cerrahi olarak kontrol edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik durumu değerlendir
Kan basıncı 85/55 mmHg85/55 \text{ mmHg} ve nabız 120/dk120/\text{dk} (Hipotansif ve taşikardik/İnstabil)
Yönetim algoritmasını belirlemek için hastanın stabilite durumu kritiktir.
2
FAST (Odaklanmış Travma Sonografisi) sonucunu yorumla
Pozitif (Perihepatik ve perisplenik serbest sıvı)
İnstabil hastada batın içi kanamanın kaynağını hızlıca doğrulamak gerekir.
3
ATLS protokolüne göre karar ver
İnstabil hasta + Pozitif FAST = Acil Laparotomi
Aktif kanama ve instabilite varlığında radyolojiye gitmek (BT) veya beklemek hayati risk taşır.

Anahtar Kavram

Künt batın travmasında hemodinamik instabilite ve pozitif FAST bulgusu varlığında altın standart yaklaşım acil laparotomidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 176Soru

4242 yaşında erkek hasta, inşaatta iskeleden düşme sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında; havayolu açık ve servikal stabilizasyon sağlanmış, solunum hızı 26/dk26/dk ve akciğer sesleri bilateral doğal olarak değerlendiriliyor. Dolaşım muayenesinde; kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabız 130/dk130/dk saptanıyor. Nörolojik muayenede Glasgow Koma Skoru (GCSGCS) 1414 (E4,M6,V4E4, M6, V4) ve batın muayenesinde yaygın hassasiyet mevcut. Pelvis muayenesi stabil olan ve ekstremite kırığı saptanmayan bu hastada, birincil bakıya yardımcı (adjunct) olarak yapılması gereken en uygun tetkik hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Odaklanmış travma sonografisi (FAST)

Cevap

Odaklanmış travma sonografisi (FAST)
Hemodinamik olarak instabil (kan basıncı <90< 90 mmHgmmHg) olan künt travma hastalarında, birincil bakının dolaşım (C) basamağında batın içi serbest sıvıyı (hemoperitonyum) saptamak amacıyla kullanılan en uygun yardımcı tetkik 'Odaklanmış Travma Sonografisi (FAST)'dir. FAST; perikardiyal, perihepatik, perisplenik ve pelvik bölgeleri hızlıca değerlendirerek kanama varlığı hakkında bilgi verir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendiriniz.
Kan basıncının 85/5585/55 mmHgmmHg (hipotansiyon) ve nabzın 130/dk130/dk (taşikardi) olması hastanın hemodinamik olarak instabil (Sınıf III şok) olduğunu gösterir.
Müdahale ve tetkik önceliği hastanın stabilitesine göre belirlenir.
2
Birincil bakı (ABCDE) sırasını ve mevcut bulguları kontrol ediniz.
A (Havayolu) ve B (Solunum) basamakları stabil. C (Dolaşım) basamağında kanama odağı aranmalıdır.
Travmada öncelik sırası hayati fonksiyonların stabilitesine göre ilerler.
3
İnstabil hastada karın içi kanamayı saptamak için en hızlı ve güvenli yardımcı tetkiki seçiniz.
Odaklanmış travma sonografisi (FAST) tercih edilir.
İnstabil hastada bilgisayarlı tomografi için radyolojiye gitmek risklidir; FAST yatak başında hızlı ve non-invaziv sonuç verir.

Anahtar Kavram

Hemodinamik olarak instabil künt travma hastalarında kanama odağının tespiti.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 177Soru

25 yaşında kadın hasta, araç içi trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. İlk değerlendirmede kan basıncı 90/6090/60 mmHg, nabız 115/dk115/dk, solunum sayısı 22/dk22/dk olarak saptanıyor. Pozitif FAST (Odaklanmış Travma Sonografisi) bulgusu nedeniyle yapılan acil laparotomide karaciğerde grade 2 laserasyon kontrol altına alınıyor. Eksplorasyon sırasında pelvis bölgesinde (Zone III) genişlemeyen, stabil bir retroperitoneal hematom saptanıyor. Bu hastada pelvik hematom için en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hematomun açılmadan gözlemlenmesi

Cevap

Künt travma sonrası saptanan, genişlemeyen ve stabil Zone III (pelvik) retroperitoneal hematomlar açılmadan gözlemlenmelidir.
Künt abdominal travma sonrası laparotomide saptanan Zone III (pelvik) retroperitoneal hematomlar, eğer stabilse ve genişlemiyorsa açılmamalıdır. Bunun temel nedeni, pelvik fasyanın ve kemik yapının sağladığı doğal tamponad etkisini korumaktır. Bu bölgedeki hematomlar genellikle venöz pleksuslardan kaynaklanır ve açıldıklarında cerrahi olarak kontrol edilmeleri oldukça zordur.

Adım Adım Çözüm

1
Travma mekanizması ve hematomun lokalizasyonu belirlenir.
Mekanizma künt travma, lokalizasyon ise Zone III (pelvis) olarak saptanmıştır.
Retroperitoneal hematom yönetimi travmanın mekanizmasına (künt/penetran) ve bölgesine göre değişir.
2
Hematomun dinamik durumu (genişleme/stabilite) değerlendirilir.
Hematomun genişlemediği ve stabil olduğu belirtilmiştir.
Genişleyen hematomlar aktif kanama göstergesidir ve farklı bir yaklaşım gerektirir.
3
Künt travma için geçerli olan Zone III yönetim protokolü uygulanır.
Hematomun açılmadan bırakılmasına karar verilir.
Pelvik bölgedeki künt travma hematomları genellikle venöz kaynaklıdır ve pelvik taban tarafından tamponize edilir; açılması bu dengeyi bozar.

Anahtar Kavram

Künt travma sonrası Zone III (pelvik) yerleşimli stabil retroperitoneal hematomlar eksplore edilmez.

İpuçları

1
Retroperitoneal bölgeleri (Zone I, II, III) ve buralardaki hematomların künt travmadaki yönetim farklarını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Penetran travma durumunda Zone III hematom yönetimi nasıl değişirdi? (İpucu: Penetran travmada Zone III hematomlar genellikle açılmalıdır).
Tahmini Süre:45s
Soru 178Soru

32 yaşında erkek hasta, boyun bölgesine delici bir cisim isabet etmesi sonucu acil servise getiriliyor. Hastanın yapılan ilk muayenesinde hemodinamik parametreleri stabil (KB:125/80KB: 125/80 mmHgmmHg, Nabız:84/dkNabız: 84/dk) olarak saptanıyor. Bu hastada saptanan aşağıdaki klinik bulgulardan hangisi, acil cerrahi eksplorasyondan ziyade öncelikle bilgisayarlı tomografi anjiyografi (BTABTA) ve ardından gerekirse endoskopik yöntemlerle değerlendirilmesi gereken bir "yumuşak bulgu" (soft sign) örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ses kısıklığı (disfoni) gelişmesi

Cevap

Ses kısıklığı (disfoni) gelişmesi, boyun penetran travmalarında ileri tetkik gerektiren ancak tek başına doğrudan cerrahi endikasyonu olmayan bir 'yumuşak bulgu'dur.
Ses kısıklığı (disfoni), boyun penetran yaralanmalarında havayolu veya laringeal sinir hasarını düşündüren bir 'yumuşak bulgu'dur. Hemodinamik olarak stabil bir hastada yumuşak bulgu varlığı, ameliyathaneye gitmeden önce bilgisayarlı tomografi anjiyografi (BTABTA), bronkoskopi veya özofagoskopi gibi yöntemlerle yaralanmanın yerini ve şiddetini belirlemeyi gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini ve hava yolu güvenliğini değerlendir.
Hasta stabil (125/80125/80 mmHgmmHg, nabız 84/dk84/dk).
Stabil olmayan hastalarda tanısal süreç yerine resüsitasyon ve acil cerrahi önceliklidir.
2
Boyun travması yönetiminde kullanılan 'Sert Bulguları' (Hard Signs) kontrol et.
Aktif kanama, genişleyen hematom, üfürüm, thrill, yaradan hava çıkışı ve masif hemoptizi/hematemez yok.
Bu bulgular varsa hasta tanısal görüntüleme ile vakit kaybetmeden ameliyathaneye alınmalıdır.
3
'Yumuşak Bulguları' (Soft Signs) değerlendir ve ileri tetkik planla.
Disfoni (ses kısıklığı) saptandı.
Disfoni, cilt altı amfizemi, disfaji ve stabil hematom gibi bulgular aerodigestif veya vasküler yaralanma şüphesi uyandırır; stabil hastada BTABTA ve endoskopi ile değerlendirilmelidir.

Anahtar Kavram

Boyun penetran yaralanmalarında 'Sert Bulgular' varlığında acil cerrahi eksplorasyon, 'Yumuşak Bulgular' varlığında ise stabil hastada ileri görüntüleme (BTABTA, bronkoskopi, özofagoskopi) endikedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 179Soru

5555 yaşında erkek hasta, inşaatta iskeleden düşme sonrası acil servise getiriliyor. İlk değerlendirmede kan basıncı 70/4070/40 mmHg, nabız 138/dk138/dk, solunum sayısı 28/dk28/dk olarak saptanıyor. Fizik muayenede pelviste "açık kitap" (open-book) tarzında instabilite saptanan hastaya pelvik kuşak (binder) uygulanıyor. FAST incelemesinde batın içinde yaygın serbest mayi saptanması üzerine acil laparotomiye alınan hastada, pelvik bölgede (Zon 33) geniş bir retroperitoneal hematom saptanıyor. Hematomun genişleyen karakterde olmadığı ve pulsatil özellik göstermediği gözleniyor. Bu hastada pelvik hematoma yönelik en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hematomun eksplore edilmeden (açılmadan) bırakılması

Cevap

Genişlemeyen ve pulsatil olmayan Zon 3 (pelvik) retroperitoneal hematomun eksplore edilmeden bırakılması
Künt travma sonrası gelişen pelvik fraktürlerde kanamanın %8090\%80-90'ı düşük basınçlı venöz pleksuslardan kaynaklanır. Bu bölgedeki retroperitoneal alan, kanamayı sınırlayan bir tamponad etkisi yaratır. Laparotomi sırasında bu hematomun açılması, tamponadı ortadan kaldırarak kontrol edilmesi imkansız venöz kanamalara ve hastanın masif kanama ile kaybedilmesine yol açar. Hematom genişlemiyorsa ve pulsatil değilse dokunulmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Travmanın mekanizmasını ve hematomun lokalizasyonunu belirle
Künt travma ve Zon 3 (Pelvis)
Retroperitoneal hematom yönetimi travma mekanizmasına (künt/penetran) ve lokalizasyona (Zon 1, 2, 3) göre değişir.
2
Hematomun karakterini ve stabilitesini değerlendir
Genişlemeyen (non-expanding) ve pulsatil olmayan hematom
Künt travmada stabil pelvik hematomlar tamponad altındadır.
3
Eksplorasyon kararını ver
Eksplore etme (Gözlemle)
Zon 3 hematomlar künt travmada açılırsa tamponad etkisi kaybolur ve pelvik venöz pleksus kaynaklı masif kanama kontrol edilemez hale gelir.

Anahtar Kavram

Künt karın travmasında laparotomi sırasında saptanan pelvik (Zon 3) hematomlar, genişleyen veya pulsatil karakterde olmadıkları sürece asla eksplore edilmemelidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 180Soru

2727 yaşında erkek hasta, yüksek hızlı motosiklet kazası sonrası gelişen ağır künt karın travması nedeniyle acil laparotomiye alınıyor. Operasyonda yaklaşık 44 litre hemoperitoneum, sağ böbrekte yaygın parçalanma ve hiler kanama (Grade V), karaciğer sağ lobda aktif kanayan derin laserasyon (Grade IV) ve jejunumda üç farklı segmentte yaygın perforasyon saptanıyor. Hastanın intraoperatif kan gazında pH: 7.147.14, vücut sıcaklığı: 33.9C33.9^\circ C ve cerrahi alanlarda yaygın sızıntı şeklinde koagülopati gözleniyor. Bu hastada hasar kontrol cerrahisinin birinci aşamasında (Stage 1) uygulanması en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ nefrektomi, perihepatik paketleme, jejunal uçların stapler ile kapatılarak diskontinüitede bırakılması ve geçici batın kapama

Cevap

Sağ nefrektomi, perihepatik paketleme, jejunal perforasyonların stapler ile diskontinüitede bırakılması ve geçici batın kapama
Doğru yaklaşım, hastanın 'öldürücü triad' (asidoz, hipotermi, koagülopati) tablosuna girdiğini fark ederek hasar kontrol cerrahisinin ilk aşamasını uygulamaktır. Bu aşamada amaç definitif onarım değil, hayat kurtarıcı ve en hızlı müdahalelerdir. Parçalanmış böbrek (Grade V) için hızlı nefrektomi, karaciğer kanaması için perihepatik paketleme ve bağırsak yaralanmaları için stapler ile diskontinüite en uygun 'hasar kontrol' manevralarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın fizyolojik durumunu değerlendir (Öldürücü Triad analizi).
pH 7.147.14 (asidoz), Sıcaklık 33.9C33.9^\circ C (hipotermi) ve yaygın sızıntı (koagülopati) saptandı.
Bu bulgular hastanın fizyolojik rezervinin tükendiğini ve hasar kontrol cerrahisine (DCS) geçilmesi gerektiğini gösterir.
2
Kanama kontrolünü (Stage 1) en hızlı yöntemle gerçekleştir.
Grade V böbrek için hızlı nefrektomi ve Grade IV karaciğer için perihepatik paketleme (packing) yapıldı.
Definitif onarımlar (hepatektomi, renal onarım) bu aşamada zaman kaybıdır ve hastanın ölümüne yol açar.
3
Kontaminasyon kontrolünü sağla.
Jejunal perforasyonlar stapler ile kapatıldı ve bağırsak uçları diskontinüitede bırakıldı.
Anastomoz veya stoma açılması uzun sürer; hızlı stapler kapatma kontaminasyonu önlemek için yeterlidir.
4
Operasyonu sonlandır ve Stage 2'ye geçişi hazırla.
Batın geçici kapama (vacuum-assisted veya Bogota bag) ile kapatıldı.
Primer kapama, agresif resüsitasyon sonrası gelişebilecek abdominal kompartman sendromu riskini artırır.

Anahtar Kavram

Hasar Kontrol Cerrahisi (DCS), fizyolojik rezervi bitmiş travma hastalarında (asidoz, hipotermi, koagülopati) definitif onarımları erteleyip sadece hayat kurtarıcı manevraların (hızlı kanama ve kontaminasyon kontrolü) yapılmasıdır.
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 9 / 16Sonraki
Travma ve Yanıklar — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 9 | Examkin