Önemli İlaç İntoksikasyonları

27 soru

Soru 21Soru →

2828 yaşında bir erkek hastaya küçük bir cerrahi girişim öncesinde lokal anestezi amacıyla yüksek dozda prilokain uygulanmıştır. İşlemden yaklaşık 2020 dakika sonra hastada belirgin siyanoz geliştiği fark edilmiştir. Hastaya maske ile yüksek akımlı oksijen başlanmasına rağmen nabız oksimetresinde satürasyon değerinin %85\%85 düzeyinde sabit kaldığı ve oksijen tedavisine yanıt vermediği görülmüştür. Hastadan alınan arteriyel kan örneğinin kahverengi (çikolata rengi) olduğu saptanmıştır.

Bu klinik tabloya neden olan durumun tedavisinde ilk tercih edilmesi gereken spesifik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metilen mavisi

Cevap

Metilen mavisi, prilokain gibi lokal anesteziklerin neden olduğu methemoglobinemi tablosunun spesifik tedavisidir.
Metilen mavisi, methemoglobinemi tablosunda ferrik demirin (Fe3+Fe^{3+}) tekrar ferröz demire (Fe2+Fe^{2+}) indirgenmesini sağlayan NADPH-methemoglobin redüktaz yolunu aktive ederek doku oksijenasyonunu düzeltir. Prilokain kullanımı sonrası gelişen oksijene dirençli siyanoz ve kahverengi kan bu tablonun tipik klinik göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (oksijen tedavisine yanıtsız siyanoz ve çikolata rengi kan) ve ilaç öyküsünün değerlendirilmesi.
Hastada prilokain metaboliti olan o-toluidine bağlı gelişen 'Methemoglobinemi' tanısı konur.
Methemoglobinemi, hemoglobin içindeki demirin Fe2+Fe^{2+} (ferröz) formundan Fe3+Fe^{3+} (ferrik) formuna oksitlenmesiyle oluşur ve bu form oksijen taşıyamaz.
2
Tanımlanan biyokimyasal bozukluğu düzeltecek spesifik antidotun belirlenmesi.
İntravenöz metilen mavisi tedavisi planlanır.
Metilen mavisi, eritrosit içindeki NADPH-methemoglobin redüktaz enzimi için bir kofaktör görevi görerek ferrik demiri (Fe3+Fe^{3+}) tekrar işlevsel ferröz demire (Fe2+Fe^{2+}) indirger.

Anahtar Kavram

İlaçlara bağlı (özellikle prilokain, benzokain ve nitratlar) gelişen methemoglobinemi ve spesifik antidotu olan metilen mavisi.

Daha Fazla Pratik

Lokal anesteziklerin sistemik toksisite (LAST) belirtileri ve lipid emülsiyon tedavisi ile methemoglobinemi farkını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 22Soru →

7272 yaşında, kronik kalp yetmezliği nedeniyle digoksin ve furosemid tedavisi alan bir hasta; halsizlik, iştahsızlık ve cisimleri sarı-yeşil görme (ksantopsi) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 48/dk48/dk ve düzensiz saptanıyor. Bu hastada digoksin toksisitesini tetikleyen en olası metabolik durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipokalemi

Cevap

Bu hastada digoksin toksisitesini tetikleyen en olası durum hipokalemidir.
Hipokalemi, digoksinin Na+/K+−ATPNa^+/K^+-ATP az enzimini inhibe etme yeteneğini artırır. Furosemid kullanımı bu hastada potasyum kaybına yol açarak klinik tabloyu tetiklemiştir. Bradikardi ve görme bozuklukları digoksin zehirlenmesinin tipik belirtileridir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki ilaç kullanımını ve semptomları değerlendir.
Hastada digoksin ve loop diüretiği (furosemid) kullanımı ile birlikte klasik digoksin zehirlenmesi bulguları (ksantopsi, bradikardi) mevcuttur.
Zehirlenmenin nedenini anlamak için önce klinik tablo tanımlanmalıdır.
2
Loop diüretiklerinin elektrolitler üzerindeki etkisini hatırla.
Furosemid gibi loop diüretikleri böbreklerden potasyum atılımını artırarak hipokalemiye neden olur.
Tetikleyici faktörü belirlemek için diüretik yan etkisi bilinmelidir.
3
Potasyum ve digoksin arasındaki farmakodinamik etkileşimi analiz et.
Digoksin, hücre zarındaki Na+/K+−ATPNa^+/K^+-ATP az pompasının potasyum bağlanma bölgesi için potasyum ile yarışır. Ortamda potasyum azaldığında (hipokalemi), digoksinin pompaya bağlanma oranı ve dolayısıyla toksisitesi artar.
Toksisite mekanizmasını açıklamak için bu moleküler yarışma kritiktir.

Anahtar Kavram

Digoksin toksisitesi ve elektrolit etkileşimleri (Özellikle hipokaleminin tetikleyici rolü).
Soru 23Soru →

4242 yaşında erkek hastaya, üst ekstremite cerrahisi için bupivakain kullanılarak infraklaviküler brakiyal pleksus bloğu uygulanmaktadır. Enjeksiyondan kısa süre sonra hastada dilde metalik tat, perioral parestezi ve konfüzyon gelişiyor. Ardından jeneralize tonik-klonik nöbet gözlenen hastada, hızlı bir şekilde hipotansiyon ve standart resüsitasyon protokollerine dirençli ventriküler aritmiler ortaya çıkıyor. Bu hastada gelişen kardiyotoksisitenin tedavisinde en öncelikli ve spesifik farmakolojik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz lipid emülsiyonu uygulaması

Cevap

Lokal anestezik sistemik toksisitesinde (LAST), özellikle bupivakain gibi lipofilik ilaçların neden olduğu kardiyotoksisitenin geri döndürülmesinde intravenöz lipid emülsiyonu en etkin ve spesifik yaklaşımdır.
Doğru seçenek olan intravenöz lipid emülsiyonu uygulaması, özellikle bupivakain gibi yüksek oranda lipofilik lokal anesteziklerin neden olduğu ağır sistemik toksisite tablolarında (LAST) standart resüsitasyon basamaklarına eklenmesi gereken hayat kurtarıcı ve spesifik bir tedavidir. Bu yöntem, 'lipid sink' etkisiyle ilacı reseptör bölgesinden temizleyerek kardiyak iletimi normale döndürür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Lokal Anestezik Sistemik Toksisitesi (LAST) tanısı
Rejyonel anestezi sonrası dilde metalik tat, nöbet (SSS bulguları) ve ardından gelişen dirençli aritmiler (KVS bulguları) LAST için tipiktir.
2
Ajanın özelliklerini değerlendirme
Bupivakainin yüksek kardiyotoksik potansiyeli
Bupivakain diğer lokal anesteziklere göre kalp sodyum kanallarına daha güçlü bağlanır ve ayrılması çok yavaştır (fast-in, slow-out), bu da resüsitasyona dirençli aritmilere yol açar.
3
Tedavi stratejisini belirleme
İntravenöz Lipid Emülsiyonu (20%20\%) kullanımı
Lipid emülsiyonu, kan dolaşımında bir 'lipid havuzu' (lipid sink) oluşturarak lipofilik bupivakain moleküllerini hedef dokulardan (kalp ve beyin) uzaklaştırır.

Anahtar Kavram

Lokal Anestezik Sistemik Toksisitesi (LAST) ve 'Lipid Sink' Mekanizması
Soru 24Soru →

4545 yaşında kronik kalp yetmezliği ve hipertansiyon tanısı olan erkek hasta, intihar amacıyla ilaçlarını içtikten 33 saat sonra acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 80/5080/50 mmHgmmHg, nabız 38/dakika38/dakika ve kan şekeri 5555 mg/dLmg/dL olarak saptanıyor. Hastaya yapılan EKG'de sinüs bradikardisi ve birinci derece AV blok izleniyor. Bu hastada, bloke olan reseptörleri baypas ederek intrasellüler cAMPcAMP düzeyini artıran ve kontraktilitenin düzelmesini sağlayan en uygun spesifik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glukagon

Cevap

Glukagon, beta reseptörlerinden bağımsız olarak adenilat siklazı uyararak cAMPcAMP düzeyini artıran en uygun spesifik ajandır.
Hastadaki hipotansiyon, bradikardi ve özellikle hipoglisemi bulguları beta blokör zehirlenmesini işaret etmektedir. Glukagon, miyokard hücrelerindeki spesifik glukagon reseptörlerine bağlanarak, bloke edilmiş beta-1 adrenerjik reseptörlerinden bağımsız bir şekilde adenilat siklazı aktive eder. Bu durum intrasellüler cAMPcAMP konsantrasyonunu artırarak pozitif inotropik ve kronotropik etkiler oluşturur, bu nedenle 'reseptör baypas' ajanı olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (hipotansiyon, bradikardi, hipoglisemi) analiz et.
Hipoglisemi varlığı, tabloyu kalsiyum kanal blokörü zehirlenmesinden (hiperglisemi beklenir) ayırarak beta blokör zehirlenmesine yönlendirir.
Beta blokörler glikojenoliz ve glukoneogenezi inhibe ederek hipoglisemiye eğilim yaratır.
2
İstenen farmakolojik mekanizmayı (reseptör baypas ve cAMPcAMP artışı) belirle.
Beta reseptörleri bloke olduğu için, bu reseptörleri kullanmadan intrasellüler cAMPcAMP artışı sağlayacak bir yolak gereklidir.
Pozitif inotrop ve kronotrop etki için cAMPcAMP aracılı kalsiyum artışı kritiktir.
3
Bu mekanizmaya uyan spesifik antidotu seç.
Glukagon, kalpteki spesifik glukagon reseptörleri üzerinden adenilat siklazı uyarır.
Glukagon reseptör aktivasyonu, bloke olmuş beta-1 reseptörlerinden tamamen bağımsızdır.

Anahtar Kavram

Beta blokör zehirlenmesinde hipoglisemi ayırıcı tanıda değerlidir ve glukagon, beta reseptörlerini baypas ederek etki gösteren spesifik antidottur.

Daha Fazla Pratik

Kalsiyum kanal blokörü zehirlenmesinde beklenen kan şekeri değişikliğini ve HIET tedavisinin rasyonelini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru →

5252 yaşında erkek hasta, aort diseksiyonu nedeniyle yoğun bakımda yüksek doz sodyum nitroprussid infüzyonu almaktadır. Tedavinin 4848. saatinde hastada ani gelişen konfüzyon, ajitasyon ve dirençli metabolik asidoz saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde laktik asit düzeyi belirgin yüksek bulunurken, venöz kan gazı analizinde oksijen satürasyonunun arteriyel kan gazı değerlerine çok yakın olduğu (arteriyo-venöz oksijen farkında belirgin azalma) görülüyor. Bu hastada gelişen tablonun spesifik tedavisinde kullanılan ve rodanaz enzimi için sülfür donörü sağlayarak toksik metabolitin atılımını hızlandıran ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sodyum tiyosülfat

Cevap

Sodyum tiyosülfat
Sodyum tiyosülfat, siyanür zehirlenmesinde rodanaz (sulfurtransferase) enzimi için gerekli olan sülfür grubunu sağlayarak, siyanürün çok daha az toksik olan ve idrarla atılabilen tiyosiyanata dönüşmesini sağlayan spesifik bir antidottur. Soruda verilen 'arteriyo-venöz oksijen farkında azalma' bulgusu, siyanürün sitokrom oksidazı inhibe ederek dokuların oksijeni kullanmasını engellediğinin (histotoksik hipoksi) tipik bir kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Sodyum nitroprussid kullanımı sonrası gelişen konfüzyon, laktik asidoz ve arteriyo-venöz oksijen farkında azalma (parlak kırmızı venöz kan), siyanür zehirlenmesine işaret eder.
Sodyum nitroprussid metabolize olduğunda siyanür açığa çıkar; siyanür sitokrom oksidazı inhibe ederek hücresel solunumu durdurur.
2
Detoksifikasyon yolunun belirlenmesi
Vücutta siyanürün ana atılım yolu karaciğerdeki rodanaz (tiyosülfat sülfürtransferaz) enzimi aracılığıyla tiyosiyanata dönüşümdür.
Bu reaksiyon için bir sülfür kaynağına ihtiyaç vardır ve endojen sülfür depoları hızlıca tükenir.
3
Doğru antidotun seçilmesi
Sodyum tiyosülfat uygulaması, rodanaz enzimi için gerekli olan ekzojen sülfürü sağlar.
Tiyosiyanat suda çözünür bir metabolittir ve böbrekler yoluyla vücuttan kolayca atılır.

Anahtar Kavram

Siyanür detoksifikasyonunda sülfür donörü kullanımı
Soru 26Soru →

65 yaşında Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) nedeniyle takip edilen bir erkek hasta, nefes darlığı şikayetinin artması üzerine reçete edilen yeni bir antibiyotiği kullanmaya başladıktan 3 gün sonra acil servise inatçı kusma, ajitasyon ve jeneralize tonik-klonik nöbet şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede kan basıncı 90/60 mmHg, nabız 140/dk ve düzensiz saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde belirgin hipokalemi ve hiperglisemi; EKG incelemesinde ise multifokal atriyal taşikardi (MAT) izleniyor. Bu klinik tablonun gelişmesine neden olan ilaç etkileşimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teofilin kullanan hastaya siprofloksasin başlanması

Cevap

Teofilin kullanan hastaya siprofloksasin başlanması
Vaka Teofilin toksisitesini tarif etmektedir. Teofilin toksisitesinin klasik üçlüsü; gastrointestinal semptomlar (kusma), santral sinir sistemi etkileri (nöbet, ajitasyon) ve kardiyak aritmilerdir (özellikle Multifokal Atriyal Taşikardi - MAT). Ayrıca teofilin, katekolamin salınımını artırarak beta-adrenerjik stimülasyon yoluyla hipokalemi ve hiperglisemiye neden olur. Siprofloksasin (ve diğer florokinolonlar), teofilini metabolize eden CYP1A2 izoenzimini güçlü şekilde inhibe ederek teofilin klerensini azaltır ve ciddi toksisiteye yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Nöbet, kusma, hipotansiyon ve metabolik bozukluklar (hipokalemi, hiperglisemi). EKG'de Multifokal Atriyal Taşikardi (MAT).
Toksidromun tanınması için bulguların birleştirilmesi gerekir.
2
Spesifik bulgularla ilacı eşleştir
MAT ve nöbet birlikteliği, özellikle KOAH zemininde Teofilin toksisitesi için patognomoniktir.
Teofilin dar terapötik aralığa sahiptir ve katekolamin salınımıyla metabolik etkilere (hiperglisemi, hipokalemi) neden olur.
3
Tetikleyici etkileşimi belirle
Siprofloksasin güçlü bir CYP1A2 inhibitörüdür; CYP1A2 ile metabolize olan teofilinin düzeyini artırır.
Toksisitenin nedenini (enzim inhibisyonu) saptamak.

Anahtar Kavram

Teofilin Toksisitesi ve CYP1A2 Etkileşimi

İpuçları

1
Hastanın EKG bulgusu (Multifokal Atriyal Taşikardi) ve altta yatan KOAH hastalığı, spesifik bir bronkodilatör ilacı işaret etmektedir.
2
Toksisiteye neden olan ilaç, katekolamin deşarjına neden olduğu için potasyumu hücre içine sokar (hipokalemi) ve kan şekerini yükseltir (hiperglisemi).
3
Suçlu antibiyotik, florokinolon grubundandır ve CYP1A2 enzimini inhibe eder.

Daha Fazla Pratik

Teofilin toksisitesinde hemodiyaliz endikasyonlarını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 27Soru →

55 yaşında bir erkek hasta, intihar amacıyla evde bulunan ilaçlardan çok sayıda içtiği bilgisiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 70/40 mmHg, kalp hızı 42/dakika ve solunum sayısı 14/dakika olarak ölçülüyor. Oskültasyonda akciğer sesleri doğal, ekstremiteler soğuk ancak kuru olarak değerlendiriliyor. EKG'de sinüs bradikardisi ve PR mesafesinde uzama (1. derece AV blok) izleniyor. Kan gazı ve biyokimya analizinde ise en dikkat çekici bulgu olarak kan glukoz düzeyi 285 mg/dL (hiperglisemi) saptanıyor. Hastanın diyabet öyküsü olmadığı bilindiğine göre, bu tabloya neden olan en olası ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Verapamil

Cevap

Verapamil (Kalsiyum Kanal Blokörü)
Soruda verilen klinik tablo (hipotansiyon, bradikardi, AV blok) bradikardik bir toksidromu işaret etmektedir. Ancak ayırıcı tanıda en kritik bulgu 'hiperglisemi'dir. Pankreas beta hücrelerinden insülin salınımı, voltaj bağımlı L-tipi kalsiyum kanallarından kalsiyum girişi ile tetiklenir. Kalsiyum kanal blokörü (özellikle Verapamil gibi non-dihidropiridinler) zehirlenmelerinde, bu kanalların blokajı sonucu insülin salınımı durur ve ciddi hiperglisemi gelişir. Bu mekanizma, KKB zehirlenmesini beta blokör zehirlenmesinden (genellikle hipoglisemi veya normoglisemi görülür) ayıran en önemli ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Bradikardi, hipotansiyon ve ileti bozuklukları (AV blok), kardiyovasküler depresyon yapan bir ajanı işaret etmektedir.
Ayırıcı tanıda beta blokörler, kalsiyum kanal blokörleri, digoksin ve santral etkili sempatolitikler (klonidin) düşünülmelidir.
2
Metabolik bulguyu değerlendir
Diyabet öyküsü olmayan hastada saptanan belirgin hiperglisemi (285 mg/dL) anahtar bulgudur.
Bradikardik ajanlar arasında metabolik etkiler ayırıcı tanıda kritiktir.
3
İlaç mekanizması ile bulguyu eşleştir
Kalsiyum kanal blokörleri (özellikle Verapamil ve Diltiazem), pankreas beta hücrelerinden insülin salınımı için gereken kalsiyum girişini bloke eder. Bu durum hipoinsülinemi ve buna bağlı hiperglisemiye yol açar.
Beta blokörler ise glikojenolizi baskılayarak hipoglisemiye neden olabilir veya kan şekerini etkilemez; hiperglisemi yapmaları beklenmez.

Anahtar Kavram

Kalsiyum Kanal Blokörü Zehirlenmesi ve Hiperglisemi İlişkisi
ÖncekiSayfa 2 / 2
Önemli İlaç İntoksikasyonları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin