Hücre Biyolojisi

277 soru

Soru 41Soru

Hücre içi veziküler trafikte, lizozomal lümen içeriğini oluşturan asit hidrolazlar Golgi aygıtının trans yüzünden mannoz-6-fosfat (M6P) reseptörleri aracılığıyla ayrılırken; lizozomun yapısal bütünlüğü ve fonksiyonu için kritik olan LAMP (lizozomal-ilişkili membran proteinleri) ve LIMP (lizozomal integral membran proteinleri) gibi membran proteinleri farklı bir mekanizma ile hedeflenir. Bu lizozomal membran proteinlerinin trans-Golgi ağından veya plazma membranından veziküllerle lizozomlara doğru yönlendirilmesini sağlayan, sitozolik yüzdeki adaptör protein (AP) kompleksleri tarafından tanınan temel sinyal dizisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitoplazmik kuyrukta bulunan tirozin veya dileusin bazlı motifler

Cevap

Lizozomal membran proteinleri, sitoplazmik kuyruklarında bulunan tirozin veya dileusin bazlı amino asit motifleri aracılığıyla hedeflenir.
Lizozomal membran proteinleri (LAMP-1, LAMP-2, LIMP-2 ve CD63), proteinin sitozolik kısmında (kuyruğunda) bulunan tirozin bazlı (YXXΦYXX\Phi) veya dileusin bazlı ([DE]XXXL[LI][DE]XXXL[LI]) kısa sinyal motiflerine sahiptir. Bu motifler, trans-Golgi ağında (TGN) veya endositoz sonrası plazma membranında adaptör protein (AP) kompleksleri (özellikle AP-1 ve AP-3) tarafından tanınır. Bu etkileşim, proteinlerin klatrin kaplı veziküllere paketlenerek geç endozomlara ve ardından lizozomlara taşınmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Proteinin tipini (çözünür vs membran) ayırt et
Soruda LAMP ve LIMP gibi lizozomal membran proteinlerinin trafiği sorulmaktadır.
Çözünür enzimler (M6P yolu) ile membran proteinlerinin (motif yolu) hedeflenme mekanizmaları farklıdır.
2
Membran proteinlerinin sitozolik sinyallerini hatırla
Membran proteinlerinin sitozolik kuyruğunda YXXΦYXX\Phi (tirozin bazlı) veya [DE]XXXL[LI][DE]XXXL[LI] (dileusin bazlı) motifleri bulunur.
Bu motifler, vezikül tomurcuklanmasını başlatan adaptör protein (AP) komplekslerine bağlanır.
3
Diğer organel sinyalleriyle karşılaştırarak doğrula
SKL peroksizom, KDEL ER geri kazanımı, M6P ise çözünür lizozomal enzimler içindir.
Hücre içi trafik sinyalleri organel spesifiktir.

Anahtar Kavram

Lizozomal membran proteinlerinin (LMP) hedeflenmesi, mannoz-6-fosfat yolundan bağımsız olarak, proteinin sitoplazmik kuyruğundaki amino asit motifleri (tirozin/dileusin) üzerinden gerçekleşir.

Daha Fazla Pratik

I-hücresi hastalığında (I-cell disease) hangi proteinlerin trafiğinin bozulduğunu, hangilerinin ise (membran proteinleri gibi) etkilenmediğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru

Ökaryotik hücrelerdeki sitozolik proteinlerin kalitesini kontrol eden ve poliubikitinlenmiş proteinlerin yıkımından sorumlu olan 26S proteazom kompleksiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Protein yıkımı sırasında peptit bağlarının hidrolizi için ATP enerjisi doğrudan kullanılır ve her kesim basamağında ATP harcanır

Cevap

Protein yıkımı sırasında peptit bağlarının hidrolizi için ATP enerjisi doğrudan kullanılır ve her kesim basamağında ATP harcanır ifadesi yanlıştır.
Proteazom kompleksinde ATP enerjisi, substratın 19S kapağı tarafından tanınması, katlanmış yapısının açılması (unfolding) ve dar 20S kanalına itilmesi (translokasyon) için gereklidir. Ancak 20S çekirdeğinin beta halkalarında gerçekleşen proteolitik aktivite (peptit bağlarının hidrolizi) ATP'den bağımsızdır.

Adım Adım Çözüm

1
Proteazomun yapısını hatırla
26S Proteazom = 20S Çekirdek (Katalitik) + 19S Düzenleyici (Kapak/Giriş)
Fonksiyonel ayrımı yapmak için yapısal bileşenleri bilmek gerekir.
2
Enerji gerektiren basamakları belirle
ATP, sadece proteinin 'unfolding' (açılma) ve 20S içine 'translokasyon' (ilerletilme) aşamasında 19S kapağı tarafından harcanır.
19S kapağındaki AAA-ATPaz aktivitesi bu mekanik işi yapar.
3
Katalitik işlemi analiz et
20S içindeki beta halkalarında gerçekleşen peptit bağı kırılması (hidroliz), ek ATP gerektirmeyen ekzergonik bir reaksiyondur.
Enzimatik kesim işlemi, ortamdaki suyun kullanıldığı hidroliz reaksiyonudur, ATP bağ enerjisi kullanılmaz.

Anahtar Kavram

Proteazom Fonksiyonunda ATP Kullanımı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 43Soru

Hücrede proteinlerin biyosentezi, hedeflenmesi ve kontrollü yıkımı (proteostaz) süreçleri, özelleşmiş ribonükleoprotein kompleksleri ve multienzim yapıları tarafından titizlikle yürütülür. Ökaryotik hücrelerde protein homeostazının sağlanmasında görev alan 80S80S ribozomlar ile 26S26S proteazomların yapısal organizasyonu ve fonksiyonel dinamikleri dikkate alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 26S26S proteazomun 19S19S regülatör ünitesi, poliubikitinlenmiş substratları tanır ve ATPATP hidrolizi ile elde ettiği enerjiyi kullanarak proteinin katlanmış yapısını açıp (unfolding) 20S20S katalitik çekirdeğe gönderir.

Cevap

26S26S proteazomun 19S19S regülatör ünitesinin poliubikitinlenmiş proteinleri tanıması ve ATPATP harcayarak bu proteinlerin katlanmış yapısını bozup katalitik çekirdeğe yönlendirmesi.
26S26S proteazom kompleksi, iki ana parçadan oluşur. 19S19S regülatör ünitesi (kapak), yıkılacak protein üzerindeki poliubikitin zincirini tanır ve bu proteini proteolitik çekirdeğe sokabilmek için ATP enerjisi kullanarak katlanmış yapısını çözer (unfolding). 20S20S çekirdek ünitesi ise silindir şeklinde olup, iç yüzeyindeki proteaz aktivitesi ile proteini kısa peptitlere parçalar. Bu süreç ATP ve ubikitin bağımlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ökaryotik ribozom alt birimlerinin rRNA bileşimini analiz et.
40S40S alt birimi 18S18S rRNA içerirken, 60S60S alt birimi 5S5S, 5.8S5.8S ve 28S28S rRNA içerir.
Ribozom yapısının moleküler düzeyde ayırt edilmesi, sentez mekanizmasının anlaşılması için temeldir.
2
Protein sentez yerlerini ve hedeflenme yollarını karşılaştır.
Serbest ribozomlar nükleer, mitokondriyal ve sitozolik proteinleri; GER'e bağlı ribozomlar ise sekretuar, membran ve lizozomal proteinleri sentezler.
Hücresel protein trafiğinin başlangıç noktalarını belirlemek için bu ayrım kritiktir.
3
26S26S proteazom kompleksinin alt ünite fonksiyonlarını incele.
19S19S regülatörü ubikitin tanıma ve ATP-bağımlı 'unfolding' yaparken, 20S20S silindiri proteolitik kesimi yapar.
Proteazomun enerji bağımlı seçici yıkım mekanizmasını anlamak, proteostazın temelini oluşturur.
4
Proteazom ve lizozom yıkım sistemleri arasındaki temel farkları değerlendir.
Proteazom ubikitin ve ATP bağımlı olup tekil proteinleri yıkar; lizozom ise ATP'den bağımsız (hidrolitik) çalışır ve daha büyük yapıları yıkar.
İki ana yıkım yolunun enerji ve sinyal ihtiyacı açısından ayrımı TUS düzeyinde sık sorulan bir bilgidir.

Anahtar Kavram

Hücrede protein sentezi ve yıkımı arasındaki dengenin (proteostaz) korunmasında ribozom alt birimlerinin ve proteazom komplekslerinin spesifik moleküler rolleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru

Rutin histolojik kesitlerde Hematoksilen-Eozin (H&E) ile boyanmış bir hücre nükleusu incelendiğinde; nükleus bileşenlerinin boyanma özellikleri ile bu yapıların moleküler içeriği arasındaki ilişki hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nükleolustaki yoğun ribozomal RNA (rRNA) varlığı, bu bölgenin belirgin şekilde bazofilik boyanmasına neden olur.

Cevap

Nükleolustaki yoğun ribozomal RNA (rRNA) varlığı, bu bölgenin belirgin şekilde bazofilik boyanmasına neden olan temel faktördür.
Doğru ifadeye göre, nükleolustaki yoğun rRNA içeriği nükleolusu nükleus içindeki en bazofilik (mor/mavi) yapı yapar. Hematoksilen, asidik karakterdeki nükleik asitlere bağlanarak bu görüntüyü oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Nükleus bileşenlerinin kimyasal yapısının belirlenmesi
Nükleus DNA, RNA ve proteinlerden oluşur; DNA ve RNA yapısındaki fosfat grupları nedeniyle asidik özelliktedir.
H&E boyamasında bazik boya olan hematoksilenin (mordan eşliğinde) asidik yapılara bağlanma prensibini anlamak için gereklidir.
2
Kromatin durumlarının karşılaştırılması
Heterokromatin yoğun (koyu), ökromatin ise gevşek (açık) paketlenmiştir.
Hangi bölgenin daha koyu bazofilik boyanacağını belirlemek için DNA yoğunluğu kritiktir.
3
Nükleolusun işlevsel ve görsel özelliklerinin analizi
Nükleolus rRNA sentezinin merkezidir ve bu asidik polimerin yoğunluğu nükleolusu çekirdeğin en bazofilik yapısı yapar.
Doğru cevaba ulaşmak için nükleolustaki bazofili nedenini doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Nükleus bileşenlerinin bazofilik boyanma özelliği, içerdikleri nükleik asitlerin (DNA ve RNA) fosfat gruplarının asidik karakterinden kaynaklanır.

İpuçları

1
H&E boyamasında nükleik asitlerin (DNA/RNA) hangi renk boyandığını ve bunun hangi terimle ifade edildiğini hatırlayın.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 45Soru

Klinik muayenesinde parsiyel albinizm, tekrarlayan piyojenik enfeksiyonlar ve progresif periferik nöropati saptanan bir hastanın periferik kan yaymasında; nötrofiller ve diğer lökositler içerisinde dev azurofilik granüller izlenmektedir.

Bu patolojik tabloya neden olan temel hücresel mekanizma kusuru aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Veziküler transport ve membran füzyonunu düzenleyen LYSTLYST proteinindeki mutasyon

Cevap

Veziküler transport ve membran füzyonunu düzenleyen LYSTLYST proteinindeki fonksiyon kaybı, veziküllerin kontrolsüz birleşmesine ve dev lizozomal granüllerin oluşumuna neden olur.
Chediak-Higashi sendromunda temel kusur, vezikül trafiğini ve füzyonunu düzenleyen LYSTLYST proteinindedir. Bu bozukluk sonucu lizozomlar ve fagozomlar kontrolsüz şekilde birleşerek dev granüller oluşturur. Bu durum nötrofillerin fagositoz yeteneğini bozar (enfeksiyonlar) ve melanosomların dağılımını engeller (albinizm).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Albinizm, enfeksiyon yatkınlığı ve dev granüller Chediak-Higashi sendromuna işaret eder.
Bu semptomlar melanozomların ve lizozomların veziküler trafik kusuruyla ilişkili klasik triadıdır.
2
Moleküler kusurun belirlenmesi
LYSTLYST (lysosomal trafficking regulatorlysosomal\ trafficking\ regulator) gen mutasyonu saptanır.
Bu protein vezikül füzyonu ve bölünmesini düzenleyerek organel boyutunu kontrol eder.

Anahtar Kavram

Chediak-Higashi Sendromu ve LYST Proteini
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 46Soru

Hücre içi veziküler trafik ve protein hedeflenmesi süreçleri incelendiğinde; GERGER'den COPIICOP-II kılıflı veziküllerle taşınan proteinlerin post-translasyonel modifikasyonların son basamaklarından olan tirozin sülfasyonuna uğradığı ve sekretuar veziküllerin paketlenerek hedeflerine yönlendirildiği ana bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trans-Golgi ağı (TGNTGN)

Cevap

Tirozin sülfasyonu ve protein ayıklama süreçlerinin gerçekleştiği bölge Trans-Golgi ağıdır (TGNTGN).
Trans-Golgi ağı (TGNTGN), Golgi aygıtının olgunlaşma (matürasyon) yüzüdür. Bu bölgede proteinlere tirozin sülfasyonu eklenir ve proteinler lizozomal enzimler (klatrin kılıflı veziküllerle), konstitütif salgı veya regüle salgı granülleri olarak ayrıştırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Veziküler trafiğin başlangıç ve yönelimini belirlemek.
Proteinler GERGER'de sentezlenir, COPIICOP-II ile Golgi'ye gelir.
Sürecin hangi yönde ilerlediğini anlamak için taşıma kılıfları (COPIICOP-II anterograd) yol göstericidir.
2
Spesifik post-translasyonel modifikasyonların konumunu analiz etmek.
Tirozin sülfasyonu ve terminal glikozilasyon modifikasyonları belirlenir.
Bu modifikasyonlar Golgi'nin son aşama (çıkış) bölgesinde gerçekleşir.
3
Ayıklama ve paketleme merkezini saptamak.
Trans-Golgi ağı (TGNTGN) doğru yanıt olarak tanımlanır.
TGNTGN, proteinlerin lizozom, hücre zarı veya salgı granüllerine dağıtıldığı ana istasyondur.

Anahtar Kavram

Golgi Aygıtı Fonksiyonel Kompartmanizasyonu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru

Böbrek proksimal tübül hücrelerinde, lümen içerisindeki glukozun apikal membrandan hücre içine geri emilimi SGLTSGLT proteinleri aracılığıyla gerçekleştirilirken; hücre içinde biriken glukozun bazolateral membrandan interstisyel sıvıya ve kana geçişini sağlayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolaylaştırılmış difüzyon

Cevap

Bazolateral membrandan glukozun geçişini sağlayan mekanizma kolaylaştırılmış difüzyondur.
Doğru yanıt olan kolaylaştırılmış difüzyon mekanizması, glukozun proksimal tübül hücresi içinde biriktikten sonra bazolateral membrandaki GLUT ailesi proteinleri (özellikle GLUT2) aracılığıyla, enerji harcamadan ve kendi konsantrasyon gradyanı yönünde interstisyel sıvıya geçişini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Hücrenin bölgesini ve taşıyıcı tipini belirle.
Böbrek proksimal tübül hücresinin bazolateral (kan tarafı) membranında glukoz taşıyıcıları (GLUTGLUT) bulunur.
Glukozun geri emilim sürecinde hücre içinde biriken glukozun kana verilmesi için gradyan yönünde bir çıkış kapısı gereklidir.
2
Taşıma yönünü ve enerji ihtiyacını değerlendir.
Glukoz, hücre içindeki yüksek konsantrasyondan kana doğru (gradyan yönünde) akar, bu nedenle enerji harcanmasına gerek yoktur.
Pasif taşıma mekanizmaları gradyan yönündeki geçişleri açıklar.
3
Protein bağımlılığını kontrol et.
Glukoz membrandan doğrudan geçemediği için bir taşıyıcı protein gereklidir, bu da süreci kolaylaştırılmış difüzyon yapar.
Taşıyıcı protein gerektiren ancak enerji harcamayan gradyan yönündeki taşıma kolaylaştırılmış difüzyondur.

Anahtar Kavram

Hücre zarı taşıma sistemlerinde enerji kullanımı ve protein gereksinimi (GLUT vs SGLT ayrımı).

Daha Fazla Pratik

İnce bağırsak enterositlerindeki şeker emilimi ile böbrek tübül emilimindeki benzerlikleri ve farklılıkları (SGLT1SGLT1 vs SGLT2SGLT2) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 48Soru

Hücre içi veziküler trafikte lizozomların dinamik dağılımı; mikrotübüller üzerindeki motor proteinlerin dengesi, hücrenin beslenme durumu ve sitozolik pHpH değişimleri ile sıkı bir şekilde regüle edilir. Lizozomların hücre içindeki konumsal varyasyonları ve fonksiyonel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lizozomların jukstanükleer bölgede kümelenmesi, lümen asidifikasyonunun artması ve otofagozomlarla füzyon kapasitesinin optimize edilmesi ile ilişkilidir.

Cevap

Lizozomların jukstanükleer bölgede kümelenmesi, lümen asidifikasyonunun artması ve otofagozomlarla füzyon kapasitesinin optimize edilmesi ile ilişkilidir.
Hücrenin merkezine (jukstanükleer bölge) göç eden lizozomlar, otofajik süreçlerin en yoğun olduğu bölgedir. Bu bölgedeki lizozomlar, lümen içeriklerini daha asidik (pH4.5pH \approx 4.5) tutarak hidrolitik enzim aktivitesini maksimize eder ve otofagozomlarla kolayca birleşerek yıkım sürecini optimize ederler.

Adım Adım Çözüm

1
Lizozomların hücre içi konumlanmasını değerlendir.
Lizozomlar mikrotübüller üzerinde kinezin (perifer) ve dinein (merkez) aracılığıyla hareket eder.
Hücrenin metabolik ihtiyaçlarına göre lizozom dağılımı değişir.
2
Beslenme durumunun etkisini analiz et.
Açlık durumunda mTORC1 inaktive olur ve dinein baskın gelerek lizozomları çekirdek çevresinde (jukstanükleer) toplar.
Bu bölgede otofagozomlarla füzyon daha verimli gerçekleşir.
3
Konuma bağlı pH değişimini incele.
Merkezdeki lizozomlar periferik olanlara göre daha asidiktir.
V-ATPase aktivitesi ve proton sızıntı kanallarının dengesi konuma göre farklılık gösterir.

Anahtar Kavram

Lizozomal Konumsal Regülasyon ve Fonksiyonel Heterojenite

Daha Fazla Pratik

Lizozomların periferdeki rolü (plazma zarı onarımı ve invazyon) ile merkezdeki rolü (otofaji) arasındaki farkları karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 49Soru

Hücre içi veziküler trafik ve post-translasyonel modifikasyon süreçleri dikkate alındığında; Golgi aygıtının fonksiyonel bölümleri ve bu bölümlerde gerçekleşen biyokimyasal olaylar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Proteinlerin ve karbonhidratların sülfasyonu ile tirozin kalıntılarına sülfat eklenmesi süreci Trans-Golgi Ağı (TGNTGN) içerisinde gerçekleşir ve bu bölge aynı zamanda proteinlerin nihai hedeflerine göre ayrıştırıldığı ana merkezdir.

Cevap

Sülfasyonun gerçekleştiği ve protein ayrıştırmasının yapıldığı Trans-Golgi Ağı (TGNTGN) hakkındaki ifade doğrudur.
Sülfasyon (tirozin ve GAG sülfasyonu), proteinlerin son şeklini aldığı ve hedeflerine göre paketlendiği Trans-Golgi Ağı'nın (TGNTGN) karakteristik bir fonksiyonudur. Bu bölge, hücre içi trafiğin ana dağıtım merkezi olarak görev yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Veziküler trafik yönü ve kılıf proteinlerinin analizi
GER'den Golgi'ye gidiş COPIICOP-II (anterograd), Golgi'den GER'ye dönüş COPICOP-I (retrograd) şeklindedir.
Veziküler trafiğin yönsel markerlarını ayırt etmek.
2
Mannoz-6-Fosfat (M6PM6P) sinyalinin eklenme bölgesinin tespiti
Mannoz fosforilasyonu cis-Golgi ağında (CGNCGN) gerçekleşir.
Lizozomal enzim modifikasyonunun erken aşama lokalizasyonunu doğrulamak.
3
Sülfasyon modifikasyonunun lokalizasyonunun belirlenmesi
Glikozaminoglikanların ve tirozinlerin sülfasyonu Golgi'nin en çıkış yüzü olan TGNTGN'de gerçekleşir.
Geç aşama modifikasyonların yerini saptamak.
4
Ayrıştırma (Sorting) merkezinin tanımlanması
Proteinlerin lizozom, hücre zarı veya salgı granülü olarak ayrıldığı yer TGNTGN'dir.
Golgi'nin ana lojistik merkezini belirlemek.

Anahtar Kavram

Golgi aygıtının kompartmanizasyonu ve TGN'nin sülfasyon/sorting fonksiyonu
Soru 50Soru

Ökaryotik hücrelerde protein sentezinden sorumlu olan ribozomlar ve protein yıkımında görevli proteazomlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ökaryotik bir ribozom 40S40S ve 60S60S alt birimlerinin birleşmesiyle oluşur.

Cevap

Ökaryotik hücrelerde fonksiyonel ribozomlar 40S40S ve 60S60S alt birimlerinden oluşur.
Doğru seçenek olan ifade, ökaryotik ribozomların yapısal organizasyonunu tam olarak yansıtmaktadır. Ökaryotik hücrelerde protein sentezinden sorumlu 80S80S ribozomlar, 40S40S (küçük) ve 60S60S (büyük) alt birimlerin birleşmesiyle oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Ökaryotik ribozom yapısını analiz et.
Ökaryotik hücrelerde ribozom sedimentasyon katsayısı 80S80S'dir.
Ribozomlar protein sentezinden sorumlu temel organellerdir.
2
Alt birimlerin değerlerini belirle.
Küçük alt birim 40S40S, büyük alt birim ise 60S60S değerindedir.
Bu iki birimin birleşmesiyle fonksiyonel 80S80S ribozomu oluşur.
3
Diğer hücresel süreçlerle (yıkım ve sentez yeri) karşılaştır.
Salgı proteinlerinin GER'de sentezlendiğini ve yıkımın ubikitin/ATP bağımlı proteazomlarda yapıldığını onayla.
Seçeneklerdeki diğer hatalı bilgileri elemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Ökaryotik ribozom alt birimleri ve temel fonksiyonel özellikleri.
Tahmini Süre:45s
Soru 51Soru

Hücre zarı üzerinde suyun hızlı ve seçici bir şekilde geçişini sağlayan akuaporin (AQP) kanalları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Su moleküllerini tek bir sıra halinde geçirirken, hücrenin pH dengesini korumak için protonların (H+H^+) geçişini engellerler.

Cevap

Su moleküllerini tek bir sıra halinde geçirirken protonların geçişini engelleyen seçicilik filtresine sahip olmaları doğrudur.
Akuaporinler, su moleküllerinin hidrojen bağları kurarak oluşturduğu 'proton telleri'nin kanal içinde devam etmesini engelleyen bir yapıya sahiptir. Bu sayede suyun hızlı geçişine izin verirken, hücrenin asit-baz dengesini bozacak olan proton sızıntısını önlerler.

Adım Adım Çözüm

1
Akuaporinlerin (AQP) taşıma tipini belirleyin.
Akuaporinler kolaylaştırılmış difüzyon (pasif taşıma) yapan kanal proteinleridir.
Suyun lipid tabakasından yavaş sızması yerine, akuaporinler üzerinden ozmotik gradyan yönünde çok daha hızlı geçmesini sağlarlar.
2
Kanalın seçicilik mekanizmasını analiz edin.
Kanalın dar yapısı ve NPA (asparajin-prolin-alanin) motifleri suyun tek sıra halinde geçmesini sağlar.
Hücrenin elektriksel ve pH dengesini korumak için su geçerken proton (H+H^+) atlamasını engellemek hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

Akuaporinler, suyun pasif ve seçici geçişini sağlayan, proton geçişine izin vermeyen özel membran kanallarıdır.

İpuçları

1
Akuaporinlerin birer kanal proteini olduğunu ve pasif taşıma yaptığını hatırlayın.
2
Kanalın su dışındaki diğer küçük yüklü parçacıklara (özellikle protonlara) karşı davranışını düşünün.
3
Su molekülleri kanaldan tek sıra halinde geçerken, kanalın ortasındaki özel bir bölge protonların geçişine izin vermez.

Daha Fazla Pratik

Böbrekte vazopressin (ADH) etkisiyle lümene yerleştirilen akuaporin tipini (AQP2) ve bunun klinik önemini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 52Soru

Lizozomal hidrolaz enzimlerinin sentezlenerek mannoz-6-fosfat ile işaretlendiği, ancak lizozomlara yönlendirilemeyip konstitütif yol ile hücre dışına salgılandığı saptanan bir hücre hattı incelenmektedir. Yapılan moleküler analizlerde, mannoz-6-fosfat reseptörlerinin (M6PR) sitoplazmik kuyruk yapılarının ve ligand bağlama kapasitelerinin normal olduğu belirlenmiştir. Bu durumda, Trans-Golgi Ağı'ndan (TGN) gerçekleşen vezikül oluşum sürecinde görevli aşağıdaki proteinlerden hangisinde bir işlev kaybı olması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adaptör Protein-1 (AP-1)

Cevap

Adaptör Protein-1 (AP-1) kompleksindeki işlev kaybı
Lizozomal enzimlerin Trans-Golgi Ağı'ndan (TGN) geç endozomlara (ve oradan lizozomlara) taşınması, klatrin kaplı veziküller aracılığıyla gerçekleşir. Bu süreçte sadece klatrin molekülü yeterli değildir; klatrin kafesini membrana bağlayan ve yük moleküllerini (burada M6P reseptörü ve ona bağlı enzimi) seçen 'adaptör proteinlere' ihtiyaç vardır. TGN'de bu görevi üstlenen spesifik molekül Adaptör Protein-1 (AP-1) kompleksidir. AP-1 eksikliğinde, M6P reseptörleri veziküllere paketlenemez ve enzimler yanlışlıkla konstitütif yola (hücre dışına) gider.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki patolojiyi analiz et
Lizozomal enzimler M6P ile işaretlenmiş ancak lizozoma gidemiyor ve reseptörler sağlam. Sorun 'paketleme/seçim' aşamasındadır.
Enzimin işaretlenmesi (fosfotransferaz aktivitesi) ve reseptörün yapısı normalse, sorun reseptörün veziküle alınmasını sağlayan aracı moleküldedir.
2
İlgili veziküler yolu belirle
Trans-Golgi Ağı'ndan (TGN) geç endozom/lizozomlara giden yol.
Bu yolda klatrin kaplı veziküller görev alır.
3
Klatrin adaptörünü tanımla
AP-1 kompleksi.
TGN'de klatrin kılıfını M6P reseptörüne bağlayan spesifik adaptör AP-1'dir (AP-2 plazma zarında çalışır).

Anahtar Kavram

Trans-Golgi Ağı'ndan (TGN) lizozomal enzimlerin ayrıştırılması (sorting) sürecinde, Mannoz-6-Fosfat Reseptörü ile Klatrin kılıfı arasındaki bağlantıyı Adaptör Protein-1 (AP-1) kompleksi sağlar.
Soru 53Soru

Klinik muayenesinde sese karşı aşırı duyarlılık (hiperakuzi) ve nöromotor gerileme saptanan bir süt çocuğunun nöronlarında yapılan elektron mikroskobik incelemede; lizozomların içerisinde sindirilememiş lipitlerin oluşturduğu "soğan zarı" (onion-skin) benzeri lameller yapılar izlenmiştir. Bu hastada fonksiyonu bozulmuş olan lizozomal enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hegzozaminidaz A

Cevap

Hegzozaminidaz A
Hegzozaminidaz A enziminin eksikliği sonucu lizozomlarda sindirilemeyen GM2GM_2 gangliosidleri birikir. Elektron mikroskobunda bu birikimler, iç içe geçmiş membranöz lamellerden oluşan ve 'soğan zarı' (onion-skin) olarak adlandırılan karakteristik bir görünüm sergiler. Klinik olarak hiperakuzi ve nörolojik kayıp bu tabloyu destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve morfolojik verileri analiz et
Hiperakuzi ve nöromotor gerileme ile birlikte lizozomal 'soğan zarı' görünümü saptandı.
Bu bulgular tipik bir lizozomal depolama hastalığı olan Tay-Sachs hastalığına işaret eder.
2
Hastalık-enzim eşleştirmesini yap
Tay-Sachs hastalığında biriken madde GM2GM_2 gangliosid, eksik olan enzim ise Hegzozaminidaz A'dır.
Sindirilemeyen gangliosidlerin lizozom lümeninde birikmesi karakteristik lameller yapıları oluşturur.

Anahtar Kavram

Lizozomal depolama hastalıkları ve Tay-Sachs morfolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

Hücre zarının (plazmalemma) dış yüzeyini çevreleyen, hücreye özgüllük kazandıran ve hücre-hücre etkileşiminde kritik rol oynayan glikokaliks tabakasının moleküler organizasyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glikokaliksteki oligosakkarit zincirleri sadece zarın dış (ekzoplazmik) yüzünde bulunur ve hem transmembran proteinlere hem de glikolipidlere kovalent olarak bağlıdır.

Cevap

Glikokaliksteki oligosakkarit zincirleri sadece zarın dış (ekzoplazmik) yüzünde bulunur ve hem transmembran proteinlere hem de glikolipidlere kovalent olarak bağlıdır.
Glikokaliks (hücre mantosu), hücre zarının dış tabakasındaki glikolipidlerin ve transmembran proteinlerin (glikoproteinlerin) karbonhidrat kısımlarından meydana gelen, sadece ekzoplazmik yüzeye bakan asimetrik bir yapıdır. Bu karbonhidrat zincirleri yapılara kovalent bağlarla bağlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Glikokaliksin bileşenlerini tanımla.
Glikokaliks, glikoproteinlerin ve glikolipidlerin karbonhidrat kısımlarından oluşur.
Zar asimetrisinin bir sonucu olarak karbonhidratlar sadece dış yüzeyde bulunur.
2
Zar proteinlerinin ve karbonhidratların oryantasyonunu analiz et.
İntegral proteinler (transmembran) ve lipidler, ekzoplazmik yüzlerinde şeker zincirleri taşır.
Bu zincirler kovalent bağlarla (N-glikozid veya O-glikozid) yapılara tutunmuştur.
3
Seçeneklerdeki yanlış bilgileri ele.
Spektrin iç yüzdedir, şekerler hidrofobik merkezde bulunmaz, sentez Golgi gerektirir ve boyanma PAS ile olur.
Hücre biyolojisinin temel ilkelerine göre bu ifadeler bilimsel olarak yanlıştır.

Anahtar Kavram

Plazma zarının asimetrik yapısı gereği karbonhidrat zincirleri (glikokaliks) sadece ekzoplazmik yüzde yer alır.
Soru 55Soru

Hücre zarı ve organel membranları üzerindeki taşıma sistemlerinin moleküler işleyişleri, enerji kullanım biçimleri ve protein yapısal özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Na+/K+Na^+/K^+ ATPaz gibi P-tipi pompalar, taşıma döngüsü sırasında bir aspartat kalıntısının fosforillenmesiyle karakterize edilen yüksek enerjili bir enzim-fosfat ara bileşiği (EPE-P) oluştururlar.

Cevap

P-tipi ATPazların taşıma döngüsü sırasında bir aspartat kalıntısının fosforillenmesiyle yüksek enerjili bir ara bileşik oluşturması
P-tipi ATPazlar (örneğin Na+/K+Na^+/K^+ ATPaz, Ca2+Ca^{2+} ATPaz ve H+/K+H^+/K^+ ATPaz), taşıma döngüsü sırasında ATP'den ayrılan terminal fosfatın enzimin sitoplazmik bölgesindeki spesifik bir aspartat kalıntısına kovalent olarak bağlanması (fosforillenme) ile karakterize edilirler. Bu durum, enzimi E1E_1 konformasyonundan E2E_2 konformasyonuna geçirerek iyonun membrandan geçişini sağlar. V-tipi ve F-tipi pompalarda bu tür bir protein fosforillenmesi gerçekleşmez.

Adım Adım Çözüm

1
ATP bağımlı pompa sınıflarının (P-tipi, V-tipi, ABC) mekanistik farklarını analiz edin.
P-tipi pompaların (P: Phosphorylation) adını, taşıma sırasında enzimin bir aspartat kalıntısı üzerinden fosforillenmesinden aldığı görülür.
Enzimin konformasyonel değişikliğe uğrayıp iyonu karşı tarafa bırakabilmesi için bu yüksek enerjili ara basamağın oluşması şarttır.
2
V-tipi pompaların ve ABC ailesinden olan CFTR'ın özel durumlarını değerlendirin.
V-tipi pompaların fosforillenme basamağı içermediği, CFTR'ın ise bir taşıyıcı (transporter) değil kanal (channel) olarak işlev gördüğü belirlenir.
Bu farklar, proteinlerin yapı-fonksiyon ilişkisindeki kritik ayrımları oluşturur.
3
Primer aktif, sekonder aktif ve kolaylaştırılmış difüzyon mekanizmalarını enerji kaynakları yönüyle karşılaştırın.
Na/K ATPaz'ın primer aktif (ATP), SGLT1'in sekonder aktif (Na+ gradiyenti), GLUT2'nin ise kolaylaştırılmış difüzyon yaptığı doğrulanır.
Taşıma sistemlerinin sınıflandırılması, kullanılan enerji türüne ve iyon gradiyentiyle ilişkisine dayanır.

Anahtar Kavram

Membran Taşıma Proteinlerinin Mekanistik Sınıflandırılması ve P-tipi ATPaz Döngüsü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 56Soru

Hücre zarının moleküler organizasyonunu ve protein-lipit etkileşimlerini inceleyen bir araştırmacı, zar bileşenlerini yapısal özelliklerine göre izole etmeyi amaçlamaktadır. Bu deneysel süreçte kullanılan kimyasal ajanların etki mekanizmaları ve zar proteinlerinin lipit tabakasına tutunma biçimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periferal bir protein olan spektrin, yüksek tuz konsantrasyonu veya alkali pH değişimleri gibi non-kovalent bağları bozan yöntemlerle zardan ayrılabilirken; glikoforin gibi integral proteinlerin izolasyonu için hidrofobik etkileşimleri bozacak deterjanların kullanımı zorunludur.

Cevap

Periferal proteinlerin (spektrin gibi) izolasyonu için non-kovalent bağların bozulması yeterliyken, integral proteinlerin (glikoforin gibi) izolasyonu için hidrofobik etkileşimleri çözen deterjanlar gereklidir.
Doğru ifade edilen seçenekte belirtildiği üzere, spektrin gibi periferal proteinler lipit çift tabakasına gömülü değildir; protein-protein veya protein-lipit baş grubu arasındaki non-kovalent bağlarla tutunurlar. Bu bağlar iyonik şiddet (yüksek tuz) veya pH değişimleri ile bozulabilir. Buna karşın glikoforin gibi integral proteinler, zarın hidrofobik iç kısmıyla etkileşim halindedir ve bu yapı ancak amfipatik özellik gösteren deterjanlar aracılığıyla lipitlerin uzaklaştırılmasıyla çözülebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Zar proteinlerinin zara tutunma mekanizmalarını sınıflandırın.
İntegral proteinler hidrofobik etkileşimlerle lipit tabakasına gömülüdür; periferal proteinler ise yüzeyde zayıf non-kovalent bağlarla tutunur.
İzolasyon yöntemini belirleyen temel faktör, proteinin zara bağlanma türüdür.
2
İzolasyon ajanlarının (tuz, pH, deterjan) proteinler üzerindeki etkilerini analiz edin.
Yüksek tuz ve alkali pH non-kovalent bağları çözerken, deterjanlar lipit-protein hidrofobik etkileşimlerini bozar.
Deneysel biyokimyasal ayrıştırma prensiplerini uygulamak gerekir.
3
Lipit salları (lipid rafts) ve örnek proteinlerin (spektrin, glikoforin) özelliklerini teyit edin.
Spektrin periferal, glikoforin integral bir proteindir. Lipit salları ise doymuş lipitler ve kolesterol sayesinde deterjana dirençli bölgelerdir.
Teorik bilgiyi deneysel senaryo ile eşleştirerek doğruluğu kontrol edin.

Anahtar Kavram

Hücre zarında protein-lipit etkileşim türleri ve biyokimyasal izolasyon yöntemleri.

Daha Fazla Pratik

Eritrosit zar iskeleti hastalıkları (örn. Herediter Sferositoz) ile spektrin-ankirin etkileşimlerinin klinik ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 57Soru

Hücre biyolojisinde endoplazmik retikulumun (ER) granüllü (GER) ve düz (DER) kısımları, biyomolekül sentezi ve modifikasyonunda özelleşmiş görevler alırlar. Bu organel sisteminin fonksiyonel organizasyonu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Membran asimetrisinin temel belirleyicisi olan flippaz aktivitesi ER'de başlar ve lipidlerin lümen yüzünde toplanmasıyla asimetrik yapı burada kesinleşir.

Cevap

Membran asimetrisinin ER düzeyinde flippazlarca kurulduğunu ve lipidlerin lümen yüzünde toplandığını belirten ifade yanlıştır; çünkü ER membranı lipid dağılımı açısından simetriktir ve asimetri Golgi aygıtında kurulur.
Doğru seçenek, membran asimetrisinin ER düzeyinde kurulduğunu iddia eden ifadedir. Endoplazmik retikulumun düz kısmında (DER) sentezlenen fosfolipidler, membranın her iki tarafına 'skramblaz' (scramblase) adı verilen enzimler tarafından rastgele ve enerji gerektirmeden dağıtılır, bu da simetrik bir membran yapısı oluşturur. Hücresel membran asimetrisi (örneğin fosfatidilserinin sadece sitozolik yüzde bulunması) ancak Golgi aygıtına gelindiğinde 'flippaz' enzimleri aracılığıyla kurulur. Bu nedenle asimetrinin ER'de kesinleştiği bilgisi biyolojik olarak hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Endoplazmik retikulumun (ER) protein ve lipid sentezindeki temel rollerini hatırla.
GER protein sentezi ve modifikasyonundan, DER ise lipid ve steroid sentezinden sorumludur.
Organellerin temel fonksiyonel ayrımını belirlemek için gereklidir.
2
ER membran büyümesi sırasında yeni sentezlenen fosfolipidlerin nasıl dağıtıldığını incele.
Fosfolipidler DER'in sitozolik yüzünde sentezlenir ve 'skramblaz' (scramblase) enzimi ile her iki yaprağa (sitozolik ve lüminal) rastgele dağıtılarak simetri sağlanır.
Membranın dengeli büyümesi için simetrik dağılım gereklidir.
3
Membran asimetrisinin (lipidlerin yapraklar arasındaki farklı yoğunlukta dağılımı) nerede kurulduğunu belirle.
Asimetri, Golgi aygıtına ulaşıldığında ATP bağımlı 'flippaz' (flippase) enzimleri tarafından belirli lipidlerin seçici olarak sitozolik yüze çekilmesiyle kurulur.
Hücre zarının fonksiyonel asimetrisinin kaynağını saptamak için bu bilgi kritiktir.
4
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendir.
ER'de flippaz aracılığıyla asimetrinin kurulduğunu iddia eden ifadenin hatalı olduğu sonucuna varılır.
Yanlış olan önermeyi tespit etmek hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Endoplazmik retikulumda lipid sentezi ve membran biyogenezi mekanizması: ER'de skramblazlar ile simetrik dağılım, Golgi'de flippazlar ile asimetrik düzenleme.

Daha Fazla Pratik

Membran lipidlerinin Golgi aygıtındaki asimetrik düzenlenmesi ve plazma membranında apoptoz sırasında fosfatidilserinin 'flip-flop' hareketi ile dış yüze çıkış mekanizmasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 58Soru

Kemik dokusunda yer alan osteoklastlar, kemik yüzeyi ile oluşturdukları ve 'dalgali kenar' (ruffled border) olarak adlandırılan özelleşmiş bölgeye asidik içerik ve proteolitik enzimler (örn. Katepsin K) salgılayarak kemik matriksini yıkarlar. Esasen bir 'hücre dışı sindirim' faaliyeti olan bu süreç, aşağıdaki organellerden hangisinin içeriğinin ekzositoz benzeri bir mekanizma ile bu kapalı alana boşaltılması sonucunda gerçekleşir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lizozom

Cevap

Lizozom organelidir.
Soruda tarif edilen osteoklastik kemik yıkımı, lizozomların klasik 'hücre içi sindirim' görevinin aksine, içeriklerini hücre dışındaki sınırlandırılmış bir alana (Howship lakünası) boşaltmalarıyla gerçekleşen nadir bir örnektir. Lizozomlar, asidik pH'da aktifleşen asit hidrolazlar (özellikle Katepsin K gibi kollajenazlar) içerir. Osteoklastlar proton pompaları ile ortamı asitleştirir ve lizozomal enzimlerini buraya salgılar. Bu nedenle kemik matriksinin yıkımı, esasen 'ekstraselüler bir lizozomal sindirim' faaliyetidir.

Adım Adım Çözüm

1
Süreci Analiz Et
Osteoklastlar kemik yüzeyinde kapalı bir asidik ortam oluşturur ve buraya sindirim enzimleri salgılar.
Soru kökünde 'dalgali kenar', 'asidik içerik' ve 'enzimatik yıkım' ipuçları verilmiştir.
2
Enzim ve Ortam Özelliklerini Eşleştir
Düşük pH (asidik) ve hidrolitik enzimler (asit hidrolazlar, katepsinler) lizozomun temel karakteristiğidir.
Vücuttaki diğer organeller nötr pH'da çalışırken, lizozomlar asidik pH'da (pH ~5) çalışan enzimlere sahiptir.
3
Sonuca Var
Bu süreç, lizozomların hücre içine değil, özelleşmiş bir hücre dışı alana (laküna) boşalmasıdır.
Osteoklastik kemik rezorpsiyonu, fonksiyonel olarak 'dev bir hücre dışı lizozom' aktivitesi olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

Hücre Dışı Lizozomal Yıkım (Ekstraselüler Sindirim)
Soru 59Soru

Nöronların hücre gövdesinde (perikaryon) ışık mikroskobik incelemede bazofilik kümeler şeklinde izlenen ve yoğun protein sentezinin yapıldığı bölgeleri temsil eden Nissl cisimcikleri, ultrastrüktürel (elektron mikroskobik) düzeyde aşağıdakilerden hangisine karşılık gelmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Granüllü endoplazmik retikulum

Cevap

Nissl cisimcikleri, nöronlardaki granüllü endoplazmik retikulum ve serbest ribozomların ışık mikroskobundaki karşılığıdır.
Doğru seçenek olan granüllü endoplazmik retikulum (GER), nöronların sitoplazmasında bulunan Nissl cisimciklerinin temel bileşenidir. Ribozomların RNA içeriği bazik boyaları (hematoksilen gibi) tutarak ışık mikroskobunda karakteristik mor-mavi kümeler oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Nissl cisimciklerinin tanımını hatırla.
Nissl cisimcikleri nöron gövdesinde protein sentezinin yoğun olduğu bazofilik bölgelerdir.
Bazofili, yapıdaki RNA (ribozom) varlığını gösterir.
2
Bazofilik boyanan ve protein sentezleyen ana organeli belirle.
Granüllü endoplazmik retikulum (üzerindeki ribozomlar nedeniyle).
Nöronlar, nörotransmitter ve yapısal protein sentezi için geniş bir GER ağına ihtiyaç duyar.
3
Seçenekleri karşılaştır.
GER (Granüllü Endoplazmik Retikulum) doğru eşleşmedir.
DER veya Golgi gibi organeller bu morfolojik görünümü vermez.

Anahtar Kavram

Nissl cisimcikleri = GER + Serbest Ribozomlar

İpuçları

1
Nissl cisimciklerinin 'bazofilik' olması, içlerinde bol miktarda RNA bulunduğunu gösterir.
2
Hücrede protein sentezinin yapıldığı ana organeli düşünün.
Tahmini Süre:45s
Soru 60Soru

Hücre içi veziküler trafik ve protein modifikasyon süreçleri dikkate alındığında; granüllü endoplazmik retikulumda (GER) sentezi tamamlanan bir proteinin Golgi aygıtına taşınması ve burada uğradığı modifikasyonlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Proteinlerin GER'den Golgi aygıtına taşınması COP-II kılıflı veziküllerle gerçekleşir ve bu proteinlerin O-bağlı glikozillenme süreci cis-Golgi bölümlerinde başlar.

Cevap

Proteinlerin GER'den Golgi aygıtına taşınması COP-II kılıflı veziküllerle gerçekleşir ve bu proteinlerin O-bağlı glikozillenme süreci cis-Golgi bölümlerinde başlar.
Doğru ifade, proteinlerin GER'den Golgi'ye COP-II kılıflı veziküllerle taşındığını ve O-bağlı glikozillenmenin cis-Golgi'de başladığını belirtir. COP-II (Coat Protein Complex II), ER'den çıkan tomurcukların oluşumunu ve Golgi'nin cis yüzüne iletimini sağlar. O-glikozillenme ise Golgi girişinde gerçekleşen ilk temel modifikasyonlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Taşıma yönünü ve kılıf proteinini belirle.
GER'den Golgi'ye (anterograd) taşıma COP-II ile, Golgi'den GER'ye (retrograd) taşıma COP-I ile yapılır.
Veziküler trafikte yönlülük spesifik kaplama proteinleri (coat proteins) tarafından kontrol edilir.
2
Golgi bölmelerindeki fonksiyonel farkları analiz et.
Cis-Golgi: M6P eklenmesi, O-bağlı glikozillenme başlangıcı. Trans-Golgi: Sülfasyon ve son paketleme/sıralama.
Golgi aygıtı, proteinlerin modifikasyon sırasına göre polarize olmuş bir organeldir.

Anahtar Kavram

Golgi Aygıtı Kutuplaşması ve Veziküler Trafik Kılıf Proteinleri
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 3 / 14Sonraki
Hücre Biyolojisi Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin