Gram Pozitif Basiller

59 soru

Soru 21Soru

66 yaşında bir çocuk; yüksek ateş, boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede farenks ve tonsiller üzerinde, kazınmaya çalışıldığında kanayan, gri-beyaz renkli yapışkan bir psödomembran saptanmıştır. Sürüntü örneğinin mikroskobik incelemesinde "L" ve "V" dizilimleri oluşturan, metakromatik granüllü Gram pozitif basiller görülmüştür. Bu mikroorganizmanın patogenezinden sorumlu olan temel virülans faktörünün etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzama faktörü-2'nin (EF-2) ADP-ribozilasyonu ile konak hücrede protein sentezinin durdurulması

Cevap

Uzama faktörü-2'nin (EF-2) ADP-ribozilasyonu ile konak hücrede protein sentezinin durdurulması
Vakada tanımlanan çocukta psödomembranöz farenjit ve metakromatik granüllü Gram pozitif basiller (Corynebacterium diphtheriae) mevcuttur. Bu bakterinin temel virülans faktörü olan difteri toksini, konak hücresindeki uzama faktörü-2 (EF-2) molekülüne bir ADP-riboz grubu ekleyerek (ADP-ribozilasyon) protein sentezini durdurur. Bu mekanizma hücre ölümüne ve yerel doku nekrozu sonucu psödomembran oluşumuna neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Gri-beyaz psödomembran ve metakromatik granüllü Gram pozitif basiller Corynebacterium diphtheriae'yi işaret eder.
Psödomembran difteri hastalığının karakteristik klinik bulgusudur.
2
Etkenin temel virülans faktörünü belirle
C. diphtheriae'nin en önemli virülans faktörü difteri ekzotoksinidir.
Hastalığın sistemik ve yerel etkilerinden bu toksin sorumludur.
3
Toksinin biyokimyasal etkisini tanımla
Difteri toksini bir A-B ekzotoksinidir; A subünitesi EF-2'yi ADP-ribozilleyerek inaktive eder.
EF-2 inaktivasyonu ribozomda peptit zinciri uzamasını durdurarak hücre ölümüne yol açar.

Anahtar Kavram

Difteri toksini, uzama faktörü-2 (EF-2) üzerine ADP-ribozilasyonu yaparak protein sentezini inhibe eder.
Soru 22Soru

6262 yaşında erkek hasta, sol uyluk bölgesinde travma öyküsü olmaksızın aniden başlayan şiddetli ağrı, şişlik ve ciltte bül oluşumu şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede etkilenen bölgede krepitasyon ve belirgin hassasiyet saptanıyor. Hastanın tıbbi öyküsünden iki ay önce evre IIIIII kolorektal adenokarsinom tanısı aldığı öğreniliyor. Yaradan alınan aspirat örneğinin anaerobik kültüründe 'swarming' (yayılan) tarzda üreme gösteren, Gram pozitif, subterminal sporlu basiller izleniyor.

Bu klinik tabloya neden olan mikroorganizma için en karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gastrointestinal maligniteler veya nötropeni ile ilişkili atravmatik miyonekrozun en sık etkenidir.

Cevap

Gastrointestinal maligniteler veya nötropeni ile ilişkili atravmatik miyonekrozun en sık etkeni olması
Doğru cevap olan ifade Clostridium septicumClostridium \ septicum'un en ayırıcı klinik özelliğidir. Bu bakteri, kolon kanseri gibi lezyonlardan barsak mukozasını geçerek hematojen yolla kas dokusuna ulaşır ve burada travma olmaksızın (atravmatik) miyonekroza neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını birleştirme
Travma olmaksızın gelişen gazlı gangren ve kolon kanseri öyküsü.
Atravmatik miyonekroz vakalarında altta yatan bir GİS patolojisi (tümör, divertikülit) veya nötropeni varlığı akla öncelikle Clostridium septicumClostridium \ septicum enfeksiyonunu getirmelidir.
2
Laboratuvar verilerini değerlendirme
Gram pozitif, subterminal sporlu basil ve anaerobik 'swarming' üreme.
C. septicumC. \ septicum oldukça hareketli bir bakteri olup besiyeri yüzeyinde yayılarak üreme gösterir ve aerotolerant bir anaerobdur.
3
Etkeni tanımlama
Tanı: Clostridium septicumClostridium \ septicum enfeksiyonu.
Vakada verilen tüm klinik ve mikrobiyolojik veriler bu mikroorganizma ile tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Atravmatik gazlı gangren ve Clostridium septicum - Kolon kanseri ilişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 23Soru

Hayvancılıkla uğraşan 4242 yaşında erkek hasta; sağ ön kolunda yaklaşık 55 gün önce küçük, kaşıntılı bir papül olarak başlayan, ardından vezikülleşen ve hızla genişleyerek ortası siyah renkli, nekrotik, ağrısız bir ülser halini alan lezyon nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede lezyon çevresinde belirgin, yumuşak ve non-pitting karakterde ödem saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan etken patojenin diğer BacillusBacillus türlerinden ayrımında kullanılan en karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polipeptit (poli-D-glutamik asit) yapısında kapsül içermesi

Cevap

Patojenin polipeptit (poli-D-glutamik asit) yapısında kapsül içermesi, Bacillus anthracis'i diğer türlerden ayıran en temel özelliktir.
Kutanöz şarbon vakalarında etken olan Bacillus anthracisBacillus\ anthracis, diğer BacillusBacillus türlerinden polipeptit yapısındaki kapsülü, hareketsiz oluşu ve kanlı agarda hemoliz yapmaması ile ayrılır. Çoğu bakteride kapsül polisakkarit yapıda iken, B. anthracisB.\ anthracis poli-D-glutamik asit yapısında bir kapsüle sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hayvan teması öyküsü, ağrısız siyah nekrotik ülser (şarbon bülbülü/malign püstül) ve belirgin ödem bulguları kutanöz şarbonu (Bacillus anthracis) işaret eder.
B. anthracis'in ödem faktörü (EF) adenilat siklaz aktivitesi üzerinden dokuda ciddi ödeme neden olur.
2
Etkenin ayırt edici laboratuvar özelliklerini hatırla.
B. anthracis; hareketsizdir, non-hemolitiktir, penisiline duyarlıdır ve polipeptit yapıda kapsüle sahiptir.
Bu dört özellik (hareketsizlik, non-hemoliz, penisilin duyarlılığı ve polipeptit kapsül), etkeni saprofit Bacillus türlerinden ayırır.

Anahtar Kavram

Bacillus anthracis, kapsülü polipeptit (poli-D-glutamik asit) yapıda olan tek tıbbi öneme sahip bakteridir; ayrıca hareketsiz ve non-hemolitik olmasıyla diğer Bacillus türlerinden ayrılır.

Daha Fazla Pratik

B. anthracis'in 'Medusa başı' koloni görünümü ve penisilin içeren ortamda 'inci dizisi' (string of pearls) testi özelliklerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 24Soru

1212 yaşında bir çocuk; şiddetli boğaz ağrısı, halsizlik ve yutma güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede farenks ve tonsiller üzerinde gri-beyaz renkli, çevre dokuya sıkıca yapışık bir psödomembran izlenmiş; membran zorlandığında alttaki dokuda kanama odakları oluştuğu görülmüştür. Ayrıca hastada belirgin submandibüler lenfadenopatiye bağlı "boğa boynu" görünümü mevcuttur. Bu klinik tabloya neden olan bakterinin ekzotoksin üretip üretmediğini saptamak amacıyla kullanılan spesifik laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elek testi

Cevap

Elek testi, Corynebacterium diphtheriae'nin toksijenitesini saptayan in vitro presipitasyon testidir.
Klinik vakada tarif edilen psödomembranöz farenjit ve 'boğa boynu' (bull neck) görünümü Corynebacterium diphtheriae enfeksiyonu için karakteristiktir. Bu bakterinin patojenitesi, bakteriyofaj aracılığıyla kazandığı 'tox' geni tarafından kodlanan ekzotoksine bağlıdır. Elek testi (Elek immunodifüzyon testi), izole edilen bakterinin bu toksini üretip üretmediğini saptamak için kullanılan spesifik bir in vitro presipitasyon yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Psödomembran, kanama eğilimi ve 'boğa boynu' görünümü tipik olarak difteriyi (Corynebacterium diphtheriae) işaret eder.
Tanıya gitmek için etken mikroorganizmanın belirlenmesi gerekir.
2
Etkenin virülans faktörünü belirle.
Difteri kliniğinin ana sorumlusu, bakterinin ürettiği difteri ekzotoksinidir.
Tedavi ve tanı stratejisi toksin varlığına dayanır.
3
Toksin saptama yöntemini seç.
Elek testi, antitoksin emdirilmiş bir kağıt şerit ile bakteri kültürü arasındaki etkileşimle presipitasyon çizgileri oluşturur.
İn vitro olarak toksijeniteyi saptamanın en klasik ve spesifik yöntemidir.

Anahtar Kavram

Corynebacterium diphtheriae tanısında toksijenite saptanması (Elek Testi).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

4545 yaşında bir kadın, evde hazırlanan sebze konservesi tüketiminden yaklaşık 2424 saat sonra başlayan çift görme, konuşma bozukluğu ve yutma güçlüğü yakınmalarıyla acil servise başvurmuştur. Fizik muayenede ateşi normal (36,8C36,8^{\circ}C), bilinci açık, bilateral ptozis mevcut ve her iki gözde pupil dilatasyonu saptanmıştır. Hastanın ekstremitelerinde simetrik, proksimalden distale yayılan (descending) bir kas güçsüzlüğü gözlenmiştir. Duyu muayenesi normaldir. Bu hastada görülen klinik tablodan sorumlu olan etken ve bu etkenin temel virülans mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Clostridium botulinum - Periferik kolinerjik sinapslarda SNARE proteinlerini parçalayarak asetilkolin salınımını inhibe etmek

Cevap

Klinik tablo ve konserve tüketimi öyküsü Clostridium botulinum enfeksiyonunu (botulizm) işaret etmektedir. Bu bakterinin toksini, nöromüsküler kavşakta asetilkolin salınımı için gerekli olan SNARE proteinlerini parçalayarak gevşek paraliziye neden olur.
Botulizm, Clostridium botulinum tarafından üretilen nörotoksinin (botulinum toksini) neden olduğu, hayatı tehdit edebilen bir tablodur. Toksin, periferik kolinerjik sinir uçlarında sinaptik veziküllerin membrana füzyonunu sağlayan SNARE protein kompleksini (özellikle sinaptobrevin, SNAP-25 ve sintaksin) proteolitik olarak parçalar. Bunun sonucunda asetilkolin salınımı engellenir ve nöromüsküler iletim bozulur, bu da hastada görülen simetrik inen gevşek paralizi, ptozis ve dilate pupiller gibi bulgulara yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Diplopi, disfaji, dizartri ve simetrik inen gevşek paralizi saptandı.
Bu bulgular tipik bir botulizm tablosunu (pre-sinaptik nöromüsküler blokaj) düşündürür.
2
Epidemiyolojik veriyi değerlendir
Ev yapımı konserve tüketimi öyküsü belirlendi.
Konservelerdeki anaerobik ortam, Clostridium botulinum sporlarının çimlenmesi ve toksin üretimi için uygundur.
3
Etkenin moleküler mekanizmasını hatırla
Botulinum toksini bir çinko-endopeptidazdır ve SNARE proteinlerini keser.
SNARE proteinleri (sinaptobrevin, SNAP-25, sintaksin) vezikül füzyonu ve asetilkolin salınımı için zorunludur.

Anahtar Kavram

Botulinum toksini, nöromüsküler kavşakta asetilkolin salınımını presinaptik düzeyde SNARE proteinlerini parçalayarak inhibe eder ve flaksid (gevşek) paraliziye neden olur.
Soru 26Soru

4545 yaşında bir kadın; çift görme (diplopi), yutma güçlüğü (disfaji) ve yukarıdan aşağıya doğru ilerleyen simetrik flask paralizi şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde pupillerde dilatasyon ve ışık refleksinde zayıflama saptanıyor. Öyküsünden yaklaşık 1818 saat önce ev yapımı konserve fasulye yediği öğrenilen hastada, bu tabloya neden olan mikroorganizmanın toksini aşağıdaki mekanizmalardan hangisi ile etki gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Presinaptik sinir uçlarından asetilkolin salınımının inhibisyonu

Cevap

Presinaptik sinir uçlarından asetilkolin salınımının inhibisyonu
Clostridium botulinum tarafından üretilen botulinum toksini, nöromüsküler kavşaktaki presinaptik sinir uçlarından asetilkolin salınımını geri dönüşsüz olarak inhibe eder. Bu durum, kasların uyarılamamasına ve flask (gevşek) paraliziye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların ve anamnezin değerlendirilmesi
Botulizm (Clostridium botulinum toksikasyonu) tanısı
Ev yapımı konserve tüketimi sonrası gelişen diplopi, disfaji ve inen tipte flask felç Botulizm için karakteristiktir.
2
Etken mikroorganizmanın toksin mekanizmasının belirlenmesi
Asetilkolin salınımının engellenmesi
Botulinum toksini, nöromüsküler kavşakta presinaptik terminale bağlanarak sinaptik veziküllerin boşalmasını önler.

Anahtar Kavram

Botulinum toksini ve nöromüsküler blokaj mekanizması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 27Soru

2222 yaşında bir üniversite öğrencisi, akşam yemeğinde bir gün önceden kalmış ve oda sıcaklığında bekletilmiş pirinç pilavını ısıtıp yedikten yaklaşık 22 saat sonra şiddetli bulantı ve kusma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ateşi saptanmayan hastanın, benzer bir tabloyu oda arkadaşının da yaşadığı öğreniliyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma ve patogenez mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Bacillus cereus* — Isıya dirençli emetik toksin (Sereulid)

Cevap

*Bacillus cereus* tarafından gıdada önceden üretilen ve ısıtılmaya dirençli olan emetik toksin (sereulid) sorumlu etkendir.
Vakada tanımlanan pirinç tüketimi sonrası kısa sürede (22 saat) başlayan şiddetli kusma tablosu, *Bacillus cereus*'un emetik sendromu için klasiktir. Bu sendromdan, pişirme sonrası oda sıcaklığında bekleyen pirinçte çoğalan bakterilerin ürettiği, ısıtılmaya dirençli 'sereulid' adlı toksin sorumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin ve sürenin analizi
22 saatlik kısa inkübasyon süresi ve kusma baskın tablo, gıdada önceden oluşmuş (pre-formed) bir toksini düşündürür.
Toksin vücut dışında gıda üzerinde oluştuğu için belirtiler bakterinin çoğalmasını beklemeden hızla ortaya çıkar.
2
Sorumlu gıdanın değerlendirilmesi
Pirinç pilavı tüketimi ve oda sıcaklığında bekleme öyküsü tipik olarak *Bacillus cereus* sporlarının çimlenmesine ve toksin üretimine işaret eder.
*Bacillus cereus* sporları pişirme sıcaklığına dayanabilir ve uygun ortamda hızla çoğalarak emetik toksin sentezleyebilir.
3
Toksin tipinin belirlenmesi
Kısa süreli (161-6 saat) inkübasyon ve kusma varsa sorumlu toksin ısıya dirençli emetik toksindir (sereulid).
Isıya duyarlı enterotoksinler genellikle ince bağırsakta sentezlenir ve daha uzun süre sonra ishale neden olur.

Anahtar Kavram

*Bacillus cereus*'un emetik ve diyareik olmak üzere iki farklı gıda zehirlenmesi sendromu vardır; emetik tip kısa inkübasyon süresi (161-6 saat) ve pirinç tüketimi ile karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

Hayvancılıkla uğraşan 4040 yaşındaki bir erkek hastanın kolunda ağrısız, kaşıntılı ve ortası siyah nekrotik bir lezyon (püstül malin) gelişiyor. Lezyondan yapılan yaymada gram pozitif, uçları dik açılı kesilmiş, büyük basiller saptanıyor. Kanlı agarda aerop şartlarda üretilen bakterinin hemoliz yapmadığı ve 'medusa başı' görünümünde koloniler oluşturduğu gözleniyor. Bu bakterinin virülansından sorumlu olan ve polipeptit yapısında olan bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poli-D-glutamik asit kapsül

Cevap

Bacillus anthracis'in polipeptit yapısındaki kapsülü olan Poli-D-glutamik asit
Klinik vakada tanımlanan etken Bacillus anthracis'tir. Bu bakterinin en ayırt edici özelliklerinden biri, fagositozu engelleyen kapsülünün Poli-D-glutamik asit adı verilen bir polipeptit (protein) zincirinden oluşmasıdır. Çoğu tıbbi önemi olan bakterinin kapsülü polisakkarit yapıdayken, şarbon basili bu protein yapısıyla ayrışır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Hayvancılık öyküsü, ağrısız siyah nekrotik lezyon, hareketsiz gram pozitif basil, hemolizsiz Medusa başı kolonisi Bacillus anthracis (Şarbon) tanısını koydurur.
Bu bulgular şarbon basilinin klasik tanımlayıcı özellikleridir.
2
Etkenin virülans faktörlerini anımsa
Şarbon basilinin iki ana virülans faktörü vardır: Kapsül ve Şarbon toksini (PA, EF, LF).
Virülans faktörlerinin yapısı mikrobiyolojide sıkça sorgulanır.
3
Kapsülün biyokimyasal yapısını belirle
B. anthracis kapsülü protein (Poli-D-glutamik asit) yapıdadır.
Çoğu bakteride kapsül polisakkarit yapıda olduğu için bu istisnai durum TUS sınavı için kritiktir.

Anahtar Kavram

Bacillus anthracis, diğer kapsüllü bakterilerin çoğundan farklı olarak protein (polipeptit) yapısında (Poli-D-glutamik asit) bir kapsüle sahiptir.

Daha Fazla Pratik

B. anthracis'in kapsül sentezinden ve toksin üretiminden sorumlu olan plazmidleri (pXO1 ve pXO2) çalışarak virülans mekanizmasını derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 29Soru

55 yaşındaki aşısız bir çocuk; yüksek ateş, şiddetli boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenede her iki tonsil üzerinde, farenkse uzanan, grimsi beyaz renkli, çevre dokuya sıkıca yapışık ve kaldırıldığında kanamaya eğilimli psödomembranlar izlenmiştir. Ayrıca boyun bölgesinde lenfadenopatiye bağlı 'boğa boynu' görünümü mevcuttur. Bu klinik tabloya neden olan Gram pozitif basilin temel virülans faktörünün etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elongasyon Faktör 2'yi (EF2EF-2) ADPADP-ribozilleyerek protein sentezini inhibe etmek

Cevap

Difteri etkeni olan Corynebacterium diphtheriae'nin temel virülans faktörü olan difteri toksini, Elongasyon Faktör 2'yi (EF2EF-2) ADPADP-ribozilleyerek inaktive eder ve konak hücresinde protein sentezini durdurur.
Doğru seçenek, difteri toksininin bilinen moleküler mekanizmasını açıklamaktadır. Toksinin A (aktif) parçası, hücre içindeki Elongasyon Faktör 2'nin (EF2EF-2) diftamid kalıntısına ADPADP-riboz bağlayarak onu işlevsiz hale getirir. Bu durum peptid zincirinin uzamasını engeller ve hücre ölümüne yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Aşısız çocuk, yapışık psödomembranlar ve boğa boynu görünümü Corynebacterium diphtheriae (Difteri) enfeksiyonunu işaret eder.
Psödomembran ve aşı eksikliği difteri tanısı için tipik klinik ipuçlarıdır.
2
Etkenin virülans faktörünü belirleme
Difteri etkeninin en önemli patojenite mekanizması, faj aracılı (beta-faj) üretilen difteri ekzotoksinidir.
Hastalığın sistemik ve lokal etkilerinden sorumlu temel molekül bu toksindir.
3
Toksinin moleküler mekanizmasını eşleştirme
Toksinin A alt birimi, sitozoldeki EF-2'ye ADP-riboz grubu ekleyerek protein sentezini geri dönüşümsüz olarak durdurur.
Hücre ölümü ve nekrotik membran oluşumu bu moleküler blokajın sonucudur.

Anahtar Kavram

Difteri toksini, EF-2 inaktivasyonu yoluyla protein sentezi inhibisyonu yapar.
Soru 30Soru

Papua Yeni Gine gibi bölgelerde özellikle çocuklarda görülen ve 'Pigbel' olarak adlandırılan nekrotizan enterit tablosuna, ClostridiumClostridium perfringensperfringens tip C suşlarının ürettiği bir toksin neden olur. Bu hastalığın patogenezinde, diyetle alınan tripsin inhibitörleri (örneğin tatlı patates) veya protein malnütrisyonuna bağlı düşük tripsin düzeyleri nedeniyle toksinin bağırsakta inaktive edilememesi kritik rol oynar. Normal şartlarda tripsin enzimi tarafından hızla parçalanan ve bu klinik tablodan doğrudan sorumlu olan temel virülans faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beta toksin

Cevap

Hastalığın patogenezinden sorumlu olan ve tripsin eksikliğinde inaktive edilemeyerek nekroza yol açan temel faktör Beta toksindir.
Beta toksin, ClostridiumClostridium perfringensperfringens tip C suşlarının temel virülans faktörüdür. Bağırsak mukozasında nekroz ve inflamasyona yol açar. Bu toksinin en önemli özelliği proteolitik enzimlere, özellikle tripsine karşı çok duyarlı olmasıdır. Tripsin inhibitörü içeren gıdaların (tatlı patates gibi) tüketildiği bölgelerde veya düşük proteinli beslenme nedeniyle tripsin sentezinin azaldığı durumlarda toksin inaktive edilemez ve 'Pigbel' tablosu ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastalık ve etken eşleştirmesi yapılır.
Nekrotizan enterit (Pigbel) tablosunun etkeninin ClostridiumClostridium perfringensperfringens tip C olduğu belirlenir.
Tip C suşları, alfa toksine ek olarak yüksek miktarda beta toksin üretme yeteneğine sahiptir.
2
Beta toksinin biyokimyasal özellikleri incelenir.
Beta toksinin tripsin enzimine karşı aşırı duyarlı olduğu (proteolitik yıkım) saptanır.
Vücutta tripsin yeterli olduğunda bu toksin hızla parçalanır ve hastalık oluşturamaz.
3
Klinik senaryodaki preperatif faktörler analiz edilir.
Tatlı patates tüketimi (tripsin inhibitörü içerir) veya protein eksikliğinin toksin stabilitesini artırdığı sonucuna varılır.
Tripsin inhibe olduğunda beta toksin yıkılamaz, bağırsak mukozasında kalır ve nekrotizan etkisini gösterir.

Anahtar Kavram

Clostridium perfringens tip C suşlarının ürettiği Beta toksin, tripsine duyarlı bir nekrotizan toksindir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

Beş günlük bir yenidoğan; ateş, irritabilite ve beslenme güçlüğü şikayetleriyle sepsis ve menenjit ön tanılarıyla hastaneye yatırılıyor. Annenin gebelik öyküsünde, doğumdan bir hafta önce yumuşak peynir tüketimi sonrası ateş ve kas ağrısıyla seyreden grip benzeri bir tablo geçirdiği öğreniliyor. Bebeğin beyin omurilik sıvısı (BOS) örneğinden yapılan Gram boyamada Gram pozitif basiller görülüyor. Bu enfeksiyona neden olan etken ile ilgili aşağıdaki özelliklerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oda ısısında (25C25^\circ C) karakteristik takla atar (tumbling) tarzda hareket göstermesi

Cevap

Vakadaki klinik ve laboratuvar bulguları Listeria monocytogenes enfeksiyonunu göstermektedir. Bu etkenin en karakteristik özelliği oda ısısında (25C25^\circ C) takla atar (tumbling) tarzda hareket etmesidir.
Vakada tanımlanan yenidoğan menenjiti tablosu ve annenin pastörize edilmemiş süt ürünü tüketim öyküsü, Gram pozitif bir basil olan Listeria monocytogenes enfeksiyonu için tipiktir. Laboratuvar ortamında bu bakterinin sıvı besiyerinde 25C25^\circ C'de gösterdiği takla atar (tumbling) tarzda hareket, tanıda kullanılan en önemli karakteristik özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını ve anamnezi değerlendirme
Yenidoğan menenjiti, maternal yumuşak peynir tüketimi ve annedeki febril hastalık Listeria monocytogenes'i düşündürür.
Listeria, kontamine gıdalarla bulaşan ve özellikle yenidoğanlarda, yaşlılarda ve immün sistemi baskılanmış kişilerde menenjite yol açan bir bakteridir.
2
Gram boyama ve temel morfolojiyi analiz etme
Gram pozitif, sporsuz basillerin varlığı doğrulanır.
Bu bulgu Bacillus (sporlu) ve Clostridium (sporlu/anaerop) gibi diğer Gram pozitif basillerden ayrım yapmayı sağlar.
3
Ayırıcı laboratuvar testlerini uygulama
Oda ısısında takla atar hareket ve katalaz pozitifliği sonuçları etkeni kesinleştirir.
Tumbling motility, Listeria'nın laboratuvar tanısında kullanılan en önemli ayırt edici özelliklerden biridir.

Anahtar Kavram

Listeria monocytogenes'in klinik sunumu ve mikrobiyolojik özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

6868 yaşında bir hasta; şiddetli karın ağrısı, ateş ve günde 101210-12 kez tekrarlayan, kötü kokulu, mukuslu diyare şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın iki hafta önce üriner sistem enfeksiyonu nedeniyle geniş spektrumlu bir antibiyotik kullandığı öğreniliyor. Yapılan kolonoskopide kolonda multipl sarı-beyaz renkli psödomembran yapıları gözleniyor. Bu tablodan sorumlu olan etkenin salgıladığı temel toksinlerin (Toksin A ve Toksin B) hücre içi etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rho ailesi GTPaz'ların glukozillenerek inaktive edilmesi

Cevap

Clostridium difficile toksinleri (Toksin A ve Toksin B), Rho ailesi GTPaz'ları glukozilleyerek inaktive eder.
Clostridium difficile tarafından üretilen Toksin A ve Toksin B, 'büyük klostridyal toksinler' ailesindendir. Bu toksinler konak hücresi içine girdikten sonra, sitozoldeki Rho ailesi GTPaz'lara (Rho, Rac, Cdc42) bir glukoz molekülü ekleyerek (glukozilasyon) onları inaktif hale getirirler. Bu durum, hücre iskeletinin bütünlüğünü sağlayan aktin filamentlerinin yıkılmasına, hücrenin büzülmesine ve inflamatuar yanıtın tetiklenmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Antibiyotik kullanımı sonrası gelişen psödomembranöz kolit tablosu belirlendi.
Psödomembranöz kolitin en sık nedeni Clostridium difficile enfeksiyonudur.
2
Etkenin virülans faktörlerini hatırla
C. difficile'nin ana toksinleri Toksin A (enterotoksin) ve Toksin B (sitotoksin) olarak tanımlandı.
Hastalığın patogenezinden bu iki büyük klostridyal toksin sorumludur.
3
Toksinlerin moleküler mekanizmasını belirle
Bu toksinlerin glukoziltransferaz aktivitesine sahip olduğu ve Rho ailesi proteinleri hedef aldığı saptandı.
Rho GTPaz'ların inaktivasyonu aktin polimerizasyonunu bozarak tipik sitopatik etkiye neden olur.

Anahtar Kavram

Clostridium difficile toksinlerinin Rho-GTPaz glukozilasyonu mekanizması
Soru 33Soru

Gıda kaynaklı bir salgın incelemesinde, örneklerden etkenin izolasyonunu kolaylaştırmak amacıyla +4C+4^\circ C'de "soğukta zenginleştirme" (cold enrichment) yöntemi kullanılan, mikroskopik incelemede sporsuz Gram pozitif basil olarak görülen ve oda ısısında (25C25^\circ C) karakteristik "takla atarak hareket" (tumbling motility) sergileyen mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Listeria monocytogenes

Cevap

Listeria monocytogenes
Doğru yanıt olan mikroorganizma, psikrofilik (soğuk seven) bir bakteri olup +4C+4^\circ C gibi düşük sıcaklıklarda üremeye devam eder. Bu durum, gıda örneklerindeki diğer flora elemanlarını baskılayıp etkenin izole edilmesini sağlayan 'soğukta zenginleştirme' yönteminin temelidir. Ayrıca 25C25^\circ C'de yaptığı 'takla atarak hareket' (tumbling motility), TUS sınavlarında sıkça sorgulanan karakteristik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar verilerini analiz etme
+4C+4^\circ C'de üreme ve 25C25^\circ C'de takla atarak hareket özellikleri belirlendi.
Bu iki özellik Gram pozitif basiller arasında ayırıcı tanıda çok kritiktir.
2
Etkeni tanımlama
Listeria monocytogenes özellikleri ile tam uyum saptandı.
Listeria, psikrofilik olması ve düşük sıcaklıklarda zenginleştirme yapılabilmesiyle tanınır; ayrıca oda ısısında hareketli, vücut ısısında hareketsizdir.

Anahtar Kavram

Listeria monocytogenes'in ayırt edici laboratuvar özellikleri
Tahmini Süre:45s
Soru 34Soru

4848 yaşında kadın hasta, ev yapımı konserve fasulye tükettikten 2424 saat sonra çift görme, yutma güçlüğü ve yukarıdan aşağıya yayılan simetrik kas güçsüzlüğü şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede bilateral ptozis, dilate pupiller ve azalmış derin tendon refleksleri saptanıyor. Hastadan alınan serum örneğinde saptanan ve gıda kaynaklı botulizm vakalarından en sık sorumlu olan botulinum nörotoksin tipinin (Tip ATip\ A), motor nöron presinaptik uçlarında proteolitik olarak parçaladığı hedef protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SNAP-25

Cevap

Botulinum toksini Tip A'nın spesifik hedefi SNAP-25 proteinidir.
Botulinum nörotoksinleri, presinaptik uçlardan asetilkolin salınımını engelleyen çinko bağımlı endopeptidazlardır. Gıda kaynaklı botulizmde en sık görülen tip olan Tip A, SNARE protein kompleksinde yer alan SNAP-25 (Synaptosomal-associated protein 25) proteinini spesifik olarak proteolitik yıkıma uğratır. Bu durum veziküllerin membranla birleşmesini engeller ve flask paraliziye yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Ev yapımı konserve tüketimi ve 'descending paralysis' (yukarıdan aşağıya yayılan felç) bulguları botulizm tanısını koydurur.
Konserve gıdalarda Clostridium botulinum sporlarının anaerobik ortamda açılmasıyla toksin üretimi gerçekleşir.
2
En sık etken olan toksin tipinin belirlenmesi
Gıda kaynaklı botulizm vakalarında en sık sorumlu tutulan ve en güçlü etkiye sahip olan tip, Botulinum toksini Tip A'dır.
Epidemiyolojik veriler gıda kaynaklı vakalarda Tip A'nın prevalansının yüksek olduğunu göstermektedir.
3
Moleküler etki mekanizmasının analizi
Tip A toksini, asetilkolin salınımı için gerekli olan SNARE kompleksinin bir parçası olan SNAP-25'i parçalar.
Toksinin hafif zinciri bir çinko endopeptidaz gibi davranarak vezikül füzyonunu engeller.

Anahtar Kavram

Botulinum toksinleri ve Tetanospazmin, SNARE proteinlerini (Sinaptobrevin, SNAP-25, Sintaksin) parçalayarak nörotransmitter salınımını inhibe ederler. Tip A'nın hedefi SNAP-25'tir.

Daha Fazla Pratik

Botulinum toksini ile Lambert-Eaton Sendromu arasındaki elektromiyografik (EMG) benzerlikleri ve farklılıkları (ardışık uyarı yanıtı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru

Deri sanayinde çalışan bir işçinin kolunda siyah renkli, çevresi belirgin derecede ödemli ve ağrısız bir lezyon (püstüla maligna) saptanmıştır. Lezyondan alınan örneklerin Gram boyamasında uçları dik kesilmiş, zincirler oluşturan Gram pozitif basiller görülmüştür. Bu etkenin patogenezinde kritik rol oynayan toksin bileşenleri ve hücresel etki mekanizmalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödem Faktörü (EF), konak hücresinde kalmodulin bağımlı adenilat siklaz aktivitesi göstererek cAMP düzeylerini artırır.

Cevap

Ödem Faktörü (EF), konak hücresinde kalmodulin bağımlı adenilat siklaz aktivitesi göstererek cAMP düzeylerini artırır.
Bacillus anthracis'in Ödem Faktörü (EF), kalmodulin bağımlı bir adenilat siklazdır. Hücre içine girdiğinde ATP'yi cAMP'ye dönüştürerek hücre içi sinyal iletimini bozar ve dokuda ödem oluşumuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik bulguların değerlendirilmesi
Siyah skar (püstüla maligna) ve uçları dik kesik Gram pozitif basiller Bacillus anthracis'i (şarbon) işaret eder.
Bu bulgular B. anthracis için patognomoniktir.
2
Antraks toksini bileşenlerinin hatırlanması
Toksin üç parçadan oluşur: Protektif Antijen (PA), Ödem Faktörü (EF) ve Letal Faktör (LF).
Virülans için bu üç bileşenin birlikte çalışması gerekir.
3
Bileşenlerin mekanizmalarının analizi
EF adenilat siklaz aktivitesi ile cAMP'yi artırırken, LF metalloproteaz aktivitesi ile MAP-kinaz yolağını bozar.
Doğru eşleştirmeyi bulmak için spesifik enzimatik aktiviteler bilinmelidir.

Anahtar Kavram

Bacillus anthracis toksin bileşenlerinin (EF, LF, PA) hücresel mekanizmaları.
Soru 36Soru

6767 yaşında erkek hasta, sağ uyluk bölgesinde ani başlayan şiddetli ağrı, şişlik ve ciltte morarma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde son birkaç aydır devam eden halsizlik ve kilo kaybı öyküsü olan hastanın fizik muayenesinde uylukta belirgin ödem ve krepitasyon saptanıyor; ancak herhangi bir travma öyküsü bulunmuyor. Yapılan kan kültüründe ve lezyon aspiratında; gram pozitif, subterminal sporlu, anaerop koşullarda üreyen ve besiyeri yüzeyini kaplayan (swarming) hareketli basiller saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan etkenin varlığında, hastada öncelikle aşağıdaki durumlardan hangisinin araştırılması en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolon adenokarsinomu

Cevap

Kolon adenokarsinomu
Soruda tarif edilen etken, mikrobiyolojik özellikleri (hareketli, swarming yapan, anaerop GPB) ve klinik sunumu (travma dışı krepitasyonlu enfeksiyon) ile tipik bir Clostridium septicum vakasıdır. C. septicum enfeksiyonu saptanan hastalarda, kolon kanseri veya hematolojik maligniteler (lösemi vb.) gibi mukozal bariyeri bozan bir odak araştırılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Travma öyküsü olmaksızın gelişen, krepitasyonla seyreden gazlı gangren (spontan myonekroz).
Hastanın klinik tablosu (halsizlik, kilo kaybı) altta yatan kronik bir sürece işaret etmektedir.
2
Mikrobiyolojik özelliklerin değerlendirilmesi
Gram pozitif, anaerop, subterminal sporlu, hareketli ve swarming yapan basil.
Bu özellikler Clostridium septicum bakterisini tanımlar.
3
Etken ve hastalık ilişkisinin kurulması
C. septicum ve kolonyal malignite birlikteliği.
C. septicum, barsak mukozasındaki tümoral hasarlardan kana geçerek dokulara yayılma eğilimindedir.

Anahtar Kavram

Clostridium septicum ve Spontan Gazlı Gangren
Soru 37Soru

5555 yaşında, kronik böbrek yetmezliği nedeniyle immünosupresif tedavi alan bir erkek hasta; son iki haftadır devam eden ateş, balgamlı öksürük ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer tomografisinde multipl kaviteler gösteren nodüler lezyonlar saptanıyor. Hastanın yapılan kranial görüntülemesinde ise serebral abseler izleniyor. Balgam örneğinin Gram boyamasında dallanma gösteren, ipliksi yapıda Gram pozitif basiller saptanıyor. Bu klinik tabloya yol açan etken mikrorganizma için aşağıdakilerden hangisi karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modifiye asidorezistan boyama (Ehrlich-Neelsen) ile pozitif boyanması

Cevap

Modifiye asidorezistan boyama (Ehrlich-Neelsen) ile pozitif boyanması
Vakada tanımlanan immünosuprese hasta profili, akciğerde kavite ve eşlik eden beyin absesi varlığı ile mikroskopide dallanan Gram pozitif basillerin görülmesi Nokardiyoz (Nocardia asteroides) tanısını koydurur. Nocardia türlerinin ayırıcı tanısında kullanılan en tipik laboratuvar özelliği, hücre duvarındaki mikolik asitler nedeniyle modifiye asidorezistan boyanma göstermeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
İmmünosuprese hasta, akciğerde kavitasyonel nodüller ve beyin absesi varlığı saptandı.
Bu klinik triad (akciğer + beyin absesi + immün yetmezlik) tipik olarak Nocardia asteroides kompleksini düşündürür.
2
Mikrobiyolojik veriyi değerlendir
Gram boyamada dallanan, ipliksi (filamentöz) Gram pozitif basiller görüldüğü saptandı.
Dallanan ipliksi yapı, Gram pozitif basiller arasında Nocardia ve Actinomyces için ayırt edicidir.
3
Ayırıcı tanı yap
Nocardia aerop bir bakteri olup zayıf asidorezystan boyanırken; Actinomyces anaerop olup asidorezistan değildir.
Nocardia'yı Actinomyces'ten ayıran en önemli laboratuvar özelliği asidorezistan boyanma karakteridir.

Anahtar Kavram

Nocardia asteroides, dallanan ipliksi yapısı, aerop üremesi ve modifiye Erlich-Neelsen (zayıf asidorezistan) boyanma özelliği ile tanınır.
Soru 38Soru

22 yaşındaki bir üniversite öğrencisi, bir uzak doğu restoranında "kızarmış pirinç" yedikten yaklaşık 22 saat sonra başlayan ani ve şiddetli bulantı-kusma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hastanın ishali ve ateşi bulunmamaktadır. Semptomlar 2424 saat içinde tamamen düzeliyor. Laboratuvar incelemesinde pirinç örneğinde Gram pozitif, sporlu basiller ürediği bildiriliyor.

Bu klinik tablodan sorumlu olan bakteri ve toksini ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bacillus cereus - Besin içinde önceden sentezlenmiş, ısıya dirençli toksin

Cevap

Bacillus cereus kaynaklı emetik tip besin zehirlenmesi, besin içinde önceden sentezlenmiş ısıya dirençli bir toksin (sereulid) tarafından oluşturulur.
Kızarmış pirinç tüketimi sonrası 161-6 saat gibi kısa bir sürede (bu vakada 22 saat) başlayan bulantı ve kusma tablosu, Bacillus cereus'un emetik tip besin zehirlenmesi için tipiktir. Bu tabloya, bakterinin gıdada (özellikle pirinçte) önceden sentezlediği ve ısıya dirençli olan sereulid adlı toksin neden olur. Isıya dirençli olması, pirincin yeniden ısıtılmasına rağmen toksinin aktif kalmasını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Kısa inkübasyon süresi (161-6 saat), baskın semptomun kusma olması ve pirinç tüketimi.
Bu kombinasyon klasik olarak Bacillus cereus emetik tip besin zehirlenmesini işaret eder.
2
Etkenin mikrobiyolojik özelliklerini belirleme
Pirinçte üreyen Gram pozitif, sporlu basil.
Bacillus cinsi sporlu ve Gram pozitif basillerden oluşur.
3
Toksin mekanizmasını eşleştirme
Emetik tipte toksin (sereulid) gıdada önceden sentezlenir ve 100C100^\circ C sıcaklığa 3030 dakika dirençlidir.
Kısa süre içinde semptom başlaması, toksinin vücut dışında hazır olduğunu (intoksikasyon) gösterir.

Anahtar Kavram

Bacillus cereus emetik tipi besin zehirlenmesi (intoksikasyon) özellikleri

Daha Fazla Pratik

Bacillus cereus'un emetik ve diyareik formlarının toksin yapılarını (sereulid vs. enterotoksin kompleksleri) ve etki mekanizmalarını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru

6262 yaşında immünsüpresif bir erkek hasta; ateş, öksürük ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer tomografisinde multipl nodüler infiltratlar saptanıyor. Hastanın klinik seyri sırasında gelişen nörolojik semptomlar üzerine çekilen beyin MRMR'ında multipl abseler izleniyor. Balgam örneğinin mikroskobik incelemesinde gram pozitif, dallanan filamanlı yapılar görülüyor. Bu örneğe uygulanan modifiye asid-fast (Erbilgin) boyamasında etkenin pembe-kırmızı renkte boyandığı (pozitif) gözleniyor. Bu infeksiyona neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Katalaz ve üreaz aktiviteleri pozitiftir.

Cevap

Doğru seçenek katalaz ve üreaz aktivitelerinin pozitif olduğudur.
Klinik tabloda sunulan immünsüpresif hastadaki akciğer nodülleri ve beyin absesi birlikteliği, mikroskobide görülen gram pozitif dallanan flamanlar ve modifiye asid-fast (Erbilgin) boyama pozitifliği tipik olarak Nocardia spp. enfeksiyonunu (nokardiyoz) işaret eder. Nocardia türleri zorunlu aeroptur, katalaz üretirler ve çoğu patojen türü üreaz pozitiftir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikrobiyolojik verilerin analizi
Etkenin Gram pozitif, dallanan filamanlı ve modifiye asid-fast pozitif bir bakteri olduğu belirlendi.
İmmünsüpresif hastada akciğer ve beyin tutulumu (dissemine enfeksiyon) ile beraber bu morfolojik bulgular Nocardia spp. (özellikle N. asteroides kompleksi) için tipiktir.
2
Nocardia ve Actinomyces ayırıcı tanısı
Etkenin Nocardia olduğu kesinleşti.
Her iki bakteri de dallanan gram pozitif flamanlar oluşturur ancak modifiye asid-fast pozitifliği ve aerop üreme özelliği Nocardia'yı Actinomyces'ten (anaerop ve asid-fast negatif) ayırır.
3
Biyokimyasal özelliklerin değerlendirilmesi
Nocardia'nın katalaz ve üreaz pozitif olduğu doğrulandı.
Nocardia türleri metabolik olarak aeropur ve bu oksidatif enzimlere sahiptirler.

Anahtar Kavram

Nocardia ve Actinomyces'in ayırıcı tanısında modifiye asid-fast boyama ve oksijen gereksinimi temel kriterlerdir.
Soru 40Soru

Şiddetli solunum sıkıntısı, yüksek ateş ve akciğer grafisinde belirgin mediastinal genişleme saptanan bir hastanın kan kültüründe; kanlı agarda non-hemolitik, 'Medusa başı' görünümünde koloniler oluşturan, Gram pozitif sporlu basiller üremiştir. Yapılan laboratuvar incelemelerinde etkenin penisiline ve gama-fajına duyarlı olduğu saptanmıştır. Bu etkenin (BacillusBacillus anthracisanthracis) virülans faktörleri, genetiği ve aşı suşları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canlı aşı suşu olan Sterne suşu, pXO1pXO1 plazmidinden yoksun olduğu için kapsül sentezleyemeyen ve bu sayede virülansı azaltılmış bir suştur.

Cevap

Sterne aşı suşu, toksin üretiminden sorumlu olan pXO1pXO1 plazmidini içerir ancak kapsül sentezinden sorumlu olan pXO2pXO2 plazmidini içermez.
Sterne suşu, 1937 yılında geliştirilen ve kapsül sentezinden sorumlu olan pXO2pXO2 plazmidini kaybetmiş bir suştur. Bu suş toksin (pXO1pXO1) üretmeye devam eder ancak kapsül olmadığı için fagositoza karşı koyamaz ve atenüe kabul edilir. Seçenekte belirtilen 'pXO1pXO1 yokluğu nedeniyle kapsül sentezleyemez' ifadesi hem plazmidin ismi hem de fonksiyonel ilişkisi açısından hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Etkeni tanımlama
Klinik (mediastinal genişleme) ve laboratuvar (Medusa başı, non-hemolitik, penisilin duyarlılığı) bulguları etkenin BacillusBacillus anthracisanthracis olduğunu kanıtlar.
Doğru patogenez analizi için önce etkenin kesinleşmesi gerekir.
2
Genetik yapı analizi
Virülans için pXO1pXO1 (Toksin: PA, LF, EF) ve pXO2pXO2 (Kapsül) plazmidleri gereklidir.
Şarbon basilinin patojenitesi plazmid bağımlıdır.
3
Toxin mekanizması kontrolü
EF'nin adenilat siklaz, LF'nin çinko metalloproteaz olduğu doğrulanır.
Toksinlerin biyokimyasal özelliklerini ayırt etmek ileri düzey mikrobiyoloji bilgisidir.
4
Aşı suşlarını değerlendirme
Sterne suşunun pXO1+/pXO2pXO1+/pXO2- (toksijenik ama kapsülsüz) olduğu, Pasteur suşunun ise pXO1/pXO2+pXO1-/pXO2+ (toksinsiz ama kapsüllü) olduğu hatırlanır.
Aşı suşlarının genetik farkı, atenüasyon mekanizmasını anlamak için kritiktir.

Anahtar Kavram

Bacillus anthracis virülans plazmidleri ve aşı suşlarının genetik temeli

Daha Fazla Pratik

Şarbon ve Bacillus cereus arasındaki farkları (hareketlilik, hemoliz, inci dizisi testi) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Gram Pozitif Basiller Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin