Mikoloji

596 soru

Soru 401Soru

Diyabetik ketoasidoz tablosuyla takip edilen bir hastanın nazal pasajından alınan biyopsi örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde; geniş çaplı, bölmesiz (aseptat) ve hiflerden yaklaşık 9090^\circ açıyla dallanan küf mantarı yapıları görülmüştür. Örnekten yapılan ekimde SDASDA besiyerinde 2424 saat içinde petri kutusunun kapağını kaldıran ("lid-lifter"), pamuksu gri koloniler üremiştir. Mikroskobik incelemede sporangiyoforların, hif üzerindeki 'rhizoid' kümelerinin arasından (internodal) çıktığı gözlenmiştir. Bu tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lichtheimia corymbifera

Cevap

Diyabetik ketoasidoz zemininde gelişen ve internodal rhizoid yapısına sahip olan etken Lichtheimia corymbifera'dır.
Doğru yanıt olan seçenek, rhizoidlerin sporangiyoforlar arasında (internodal) yer aldığını belirten tek türdür. Lichtheimia corymbifera, bu özelliği ve diyabetik hastalarda yaptığı rinoserebral enfeksiyonla karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörünü ve temel morfolojiyi analiz et.
Diyabetik ketoasidoz ve geniş, bölmesiz hifler Mucorales (Zygomycetes) grubunu işaret eder.
Mukormikoz için en tipik risk faktörü kontrolsüz diyabettir; morfoloji ise bu grup için tanısal niteliktedir.
2
Laboratuvar üreme özelliklerini değerlendir.
Hızlı üreme ve kapağı kaldıran ("lid-lifter") koloni yapısı Mucorales üyelerinin karakteristik özelliğittir.
Bu özellik Aspergillus gibi diğer küf mantarlarından ayrımda hızlı bir ipucu sağlar.
3
Rhizoid yerleşimine göre cins ayrımı yap.
Rhizoidlerin internodal (sporangiyoforların arasında kalan bölgeden çıkması) olması Lichtheimia cinsine özgüdür.
Rhizopus'ta rhizoidler nodal (sporangiyoforun altında), Mucor'da ise yoktur.

Anahtar Kavram

Mucorales ailesi üyelerinin rhizoid yerleşimine göre mikroskobik ayrımı.

İpuçları

1
Geniş ve bölmesiz hifler görüldüğünde Mucorales (Zygomycetes) grubunu düşünün.
2
Cins düzeyinde ayırıcı tanı için 'rhizoid' varlığına ve varsa hif üzerindeki konumuna bakın.
3
Rhizoidler sporangiyoforların tam altında değil, iki sporangiyofor grubu arasındaki 'internodal' bölgedeyse etken Lichtheimia'dır.

Daha Fazla Pratik

Rhizopus, Mucor ve Lichtheimia'nın rhizoid şemalarını yan yana çizerek çalışmak kalıcılığı artırır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 402Soru

Venezuela'da yaşayan ve tarımla uğraşan 52 yaşındaki erkek hasta, üç aydır devam eden öksürük, iştahsızlık ve ağız mukozasında ağrılı, kanamalı yaralar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede damak ve diş etlerinde granülomatöz, "moriform" (dutsu) görünümde ülseratif lezyonlar saptanıyor. Lezyon biyopsisinin histopatolojik incelemesinde çok sayıda tomurcuklanan, "pilot dümeni" görünümünde büyük maya hücreleri izleniyor.

Bu etkenin laboratuvar tanısı ve termal dimorfizm özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 25C25^{\circ}C inkübasyonda hif ve klamidosporlar içeren küf fazında, 37C37^{\circ}C inkübasyonda ise karakteristik maya fazında ürer.

Cevap

Paracoccidioides brasiliensis, 25°C'de hif ve klamidosporlar içeren küf fazında, 37°C'de ise karakteristik 'pilot dümeni' görünümünde maya fazında ürer.
Vakada tanımlanan Venezuela kökenli tarım işçisi, moriform stomatit lezyonları ve mikroskopide izlenen 'pilot dümeni' (mariner's wheel) görünümü tipik bir Paracoccidioides brasiliensis enfeksiyonudur. Bu mantar termal dimorfiktir; çevresel sıcaklıkta (25°C) hifsel küf formunda ürerken, vücut sıcaklığında veya zenginleştirilmiş besiyerlerinde (37°C) karakteristik maya formuna dönüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Güney/Orta Amerika (Venezuela), tarım işçiliği, moriform stomatit ve pilot dümeni görünümü bizi Paracoccidioides brasiliensis tanısına götürür.
Vakadaki coğrafi bölge ve karakteristik ağız mukozası lezyonları endemik mikozlar içinde ayırıcıdır.
2
Termal dimorfizm özelliklerini hatırla.
Sistemik mikozlar çevrede (25°C) küf, dokuda/konakta (37°C) maya formundadır.
Etkenin laboratuvar tanısı için faz değişimi ve bu fazlardaki morfoloji temel bilgidir.
3
P. brasiliensis morfolojisini onayla.
37°C'de çok sayıda tomurcuklanan pilot dümeni mayası, 25°C'de ise non-spesifik hif ve klamidospor yapısı görülür.
Seçeneklerdeki diğer karakteristik yapılar (tüberkülü makrokonidyum, sferül, geniş tabanlı maya) elenerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paracoccidioides brasiliensis'in karakteristik morfolojik özellikleri ve termal dimorfizmi

Daha Fazla Pratik

P. brasiliensis'in kadınlarda neden nadir görüldüğünü (östrojenin maya formuna geçişi inhibe etmesi) araştırarak klinik bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 403Soru

5252 yaşında akut miyeloid lösemi tanısıyla izlenen ve nötropenik fazda olan bir hastaya invaziv aspergilloz profilaksisi amacıyla vorikonazol başlanmıştır. Profilaksinin 1010. gününde hastanın ateşi yükselmiş ve sağ taraflı plöritik göğüs ağrısı gelişmiştir. Çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde (BT) sağ akciğer üst lobda periferik yerleşimli, santral buzlu cam alanını çevreleyen hilal şeklinde konsolidasyon odağı ("ters halo" belirtisi) saptanmıştır. Hastadan gönderilen serum örneklerinde galaktomannan ve (1,3)βD(1,3)-\beta-D-glukan testleri negatif sonuçlanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etkenin morfolojik özellikleri incelendiğinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş çaplı, bölmesiz hif yapısı ve ana hife dik açılı dallanma

Cevap

En olası etken olan Mucorales üyeleri dokuda geniş çaplı, bölmesiz (pauci-septate) hifler ve dik açılı dallanma gösterir.
Vakadaki vorikonazol profilaksisi altında gelişen enfeksiyon, radyolojik olarak izlenen 'ters halo' belirtisi ve serum fungal biyobelirteçlerinin (galaktomannan ve beta-glukan) negatif olması, etkenin bir Mucorales üyesi olduğunu (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia vb.) kanıtlamaktadır. Mucorales grubu mantarlar dokuda geniş çaplı (1020μm10-20 \mu m), bölmesiz veya çok az bölmeli (pauci-septate) hifler oluşturur ve bu hifler ana gövdeden tipik olarak dik açıyla (9090^{\circ}) dallanırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamın analizi
Vorikonazol profilaksisi altında gelişen "atılım" (breakthrough) enfeksiyonu saptandı.
Vorikonazol, Aspergillus türlerine etkili iken Mucorales grubuna (Rhizopus, Mucor vb.) karşı doğal dirençlidir.
2
Radyolojik ve serolojik bulguların sentezi
"Ters halo" (reverse halo) belirtisi ve fungal biyobelirteç (GM ve BG) negatifliği saptandı.
Nötropenik hastalarda ters halo belirtisi mukormikozu aspergillozdan ayıran güçlü bir radyolojik ipucudur; Mucorales üyeleri GM ve BG üretmezler.
3
Etkenin morfolojik tanımı
Tanı Mukormikoz (Mucorales) olarak kesinleştirildi.
Bu grubun tipik morfolojisi geniş, bölmesiz ve dik açılı dallanan hiflerdir.

Anahtar Kavram

Mukormikoz ve İnvaziv Aspergilloz Ayırıcı Tanısı
Soru 404Soru

Amerika Birleşik Devletleri'nin güneybatı bölgelerine (Arizona, Teksas) yapılan bir seyahat sırasında şiddetli toz fırtınasına maruz kalan 42 yaşındaki hastada; ateş, öksürük ve bacakların ön yüzünde ağrılı eritematöz nodüller (eritema nodozum) gelişiyor. Hastadan alınan klinik örneklerin 25C25^{\circ}C'deki kültürlerinde artrokonidyumlar saptanırken, 37C37^{\circ}C'deki doku incelemesinde diğer endemik mikozlardan farklı olarak tomurcuklanan maya hücresi saptanmıyor. Bu klinik tabloya neden olan mantarın doku fazında görülmesi beklenen karakteristik yapısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İçinde çok sayıda endospor barındıran kalın duvarlı sferüller

Cevap

Doku fazında içinde çok sayıda endospor barındıran kalın duvarlı sferüllerin görülmesi
Coccidioides immitis, termal dimorfik bir mantar olup laboratuvar kültürlerinde (25C25^{\circ}C) artrokonidyumlar oluştururken, insan dokusunda (37C37^{\circ}C) kalın duvarlı sferüller içinde çok sayıda endospor şeklinde görülür. Diğer endemik (sistemik) mikoz etkenlerinin aksine doku fazında maya hücresi oluşturmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve coğrafi verilerin analizi
Güneybatı ABD seyahati, toz fırtınası maruziyeti ve eritema nodozum varlığı, öncelikle Coccidioides immitis enfeksiyonunu (Vadi Humması) düşündürür.
Coccidioides, kurak bölgelerde toprakta bulunur ve toz fırtınaları ile artrokonidyumların inhalasyonu sonucu enfeksiyon gelişir.
2
Termal dimorfizm özelliğinin değerlendirilmesi
Etkenin 25C25^{\circ}C'de küf fazında artrokonidyumlar oluşturduğu, ancak dokuda maya formunda olmadığı belirlenmiştir.
Sistemik mikozlar içinde Coccidioides, doku fazında (37C37^{\circ}C) maya hücresi oluşturmayan tek etkendir.
3
Doku fazı morfolojisinin tanımlanması
C. immitis dokuda içinde endosporlar bulunan sferüller oluşturur.
İnhale edilen artrokonidyumlar akciğerlerde genişleyerek kalın duvarlı sferüllere dönüşür ve bu sferüllerin bölünmesiyle endosporlar ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

Coccidioides immitis'in doku fazı morfolojisi (Sferül)

İpuçları

1
Güneybatı ABD'deki kurak bölgelerde toz fırtınalarıyla bulaşan mantarı düşünün.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 405Soru

Kontrolsüz diyabet (şeker hastalığı) tanısı olan bir hastanın damak muayenesinde ağrısız, siyah renkli ve nekrotik bir lezyon (eskar) saptanmıştır. Bu klinik tabloya en sık neden olan mantar grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mucorales

Cevap

Mucorales grubu mantarlar, diyabetik hastalarda damakta siyah nekrotik eskar oluşumuyla karakterize rinoserebral mukormikozun en sık nedenidir.
Mucorales (özellikle Rhizopus oryzae), damar duvarlarını istila ederek tromboz ve infarktüs oluşturan 'anjioinvaziv' bir mantar grubudur. Diyabetik hastalarda, özellikle ketoasidoz durumunda, bu mantarlar hızla çoğalır ve rinoserebral bölgede nekroza yol açarak damak veya burun mukozasında siyah eskar oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörünü belirle.
Hastada kontrolsüz diyabet bulunmaktadır.
Mucorales grubu mantarlar (Rhizopus, Mucor vb.) özellikle diyabetik ketoasidoz ve kontrolsüz şeker hastalığında fırsatçı enfeksiyon yapar.
2
Klinik bulguyu değerlendir.
Damakta siyah renkli, nekrotik lezyon (eskar) mevcuttur.
Mucorales'in anjioinvazyon (damar işgali) yeteneği tromboz ve iskemiye yol açarak doku nekrozu ve siyah eskar oluşturur.
3
Etiyolojik ajanı tanımla.
Bu tablo rinoserebral mukormikozdur.
Rinoserebral mukormikozun en yaygın etkeni Mucorales takımı mantarlarıdır.

Anahtar Kavram

Diyabetik hastalarda damaktaki siyah nekrotik eskar, rinoserebral mukormikoz (Mucorales) için patognomonik bir bulgudur.
Tahmini Süre:45s
Soru 406Soru

4848 yaşında Hodgkin Lenfoma tanılı erkek hasta, son 11 haftadır devam eden progresif baş ağrısı ve hafif ateş şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede ense sertliği saptanan hastanın beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde lenfositik pleositoz, protein artışı ve düşük glukoz seviyeleri belirleniyor. BOSBOS örneğinin çini mürekkebi (IndiaIndia inkink) yöntemiyle boyanmasında geniş kapsüllü maya hücreleri izleniyor. Bu hastadaki klinik tablodan sorumlu olan etken ile *Trichosporon* türleri arasındaki ortak özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üreaz enzim aktivitesine sahip olmaları

Cevap

Hem soruda tanımlanan etken (Cryptococcus) hem de Trichosporon türleri üreaz enzim aktivitesine sahiptir.
Klinik senaryoda Hodgkin Lenfoma gibi hücresel bağışıklığın baskılandığı bir zeminde gelişen menenjit tablosu ve BOS örneğinde çini mürekkebi ile saptanan kapsüllü yapılar, etkenin bir *Cryptococcus* türü (en sık *C. neoformans*) olduğunu kanıtlar. Mikrobiyolojik olarak *Cryptococcus* ve *Trichosporon* cinsleri, üreaz enzimini üretebilmeleri bakımından ortaktır. Bu özellik, her iki cinsi de üreaz negatif olan *Candida* ve *Geotrichum* türlerinden ayırmada kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Hodgkin lenfoma zemininde gelişen subakut menenjit tablosu ve BOS'ta çini mürekkebi ile saptanan kapsüllü mayalar, etkenin *Cryptococcus* türü olduğunu doğrular.
Hücresel immünite yetmezliği olanlarda *Cryptococcus neoformans* en sık menenjit etkenidir.
2
*Cryptococcus* ile *Trichosporon* cinslerinin biyokimyasal özelliklerini karşılaştır.
Üreaz testinin her iki cins için de pozitif olduğu belirlenir.
Üreaz pozitifliği, bazidiyomyçet grubunda yer alan fırsatçı mayaların (Cryptococcus, Trichosporon, Rhodotorula) ortak bir özelliğidir.

Anahtar Kavram

Fırsatçı mayaların biyokimyasal ayırıcı tanı özellikleri ve üreaz testi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 407Soru

Batın cerrahisi sonrası peritonit gelişen bir hastanın peritoneal drenaj sıvısı kültüründe maya kolonileri üremiştir. Yapılan mikroskobik incelemede hif veya psödohif yapısına rastlanmamış, sadece küçük tomurcuklanan maya hücreleri (blastokonidyumblastokonidyum) izlenmiştir. Hızlı trehaloz testi pozitif bulunan bu etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Flukonazole karşı duyarlılığı düşüktür.

Cevap

İzole edilen etken Candida glabrata olup, bu türün en önemli klinik özelliği flukonazol başta olmak üzere azollere karşı duyarlılığının düşük olmasıdır.
Soruda tanımlanan morfolojik özellikler (hif/psödohif yokluğu, sadece blastokonidyum) ve biyokimyasal özellikler (hızlı trehaloz testi pozitifliği) Candida glabrata'yı işaret etmektedir. Candida glabrata, azol grubu ilaçlara (özellikle flukonazol) karşı intrensek olarak düşük duyarlılığa sahiptir veya tedavi sırasında hızla direnç geliştirebilir. Bu durum, bu etkenin tedavisinde en önemli klinik zorluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Morfolojik bulguların değerlendirilmesi
Hif ve psödohif yokluğu, küçük maya hücreleri
Candida türleri arasında psödohif oluşturmayan tek önemli patojen Candida glabrata'dır.
2
Biyokimyasal test sonucunun yorumlanması
Hızlı trehaloz testi pozitifliği
Trehalozu fermente eden ve hızlı trehaloz testi pozitif sonuç veren tür Candida glabrata'dır.
3
Klinik ve direnç profilinin eşleştirilmesi
Azol direnci/düşük duyarlılık
Candida glabrata enfeksiyonlarında flukonazol direnci sık görülür, bu nedenle tedavi planlamasında bu durum kritiktir.

Anahtar Kavram

Candida glabrata tanımlanması ve antifungal direnç profili

İpuçları

1
Hangi Candida türünün dokuda ve kültürde asla psödohif oluşturmadığını hatırlayın.
2
Trehaloz şekerini fermente edebilen tek önemli Candida türü hangisidir?
3
Flukonazol profilaksisi altında en sık izole edilen, azollere dirençli türü düşünün.

Daha Fazla Pratik

Candida türlerinin mısır unlu agardaki mikroskobik görünümlerini (örneğin C. krusei'nin 'kibrit çöpü' görünümü) tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 408Soru

Allojenik hematopoetik kök hücre nakli (HKHN) sonrası 60. günde, şiddetli graft-versus-host hastalığı (GVHD) nedeniyle yüksek doz sistemik kortikosteroid tedavisi görmekte olan bir hastada; ani gelişen plöretik göğüs ağrısı, hemoptizi ve yüksek ateş saptanıyor. Toraks BT incelemesinde nodüler lezyonlar etrafında hemorajiyi temsil eden 'halo belirtisi' (halo sign) izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etkene dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikroskobik incelemede dar açılı (4545^\circ) dikotom dallanma gösteren, düzenli septalı hifler izlenir.

Cevap

Aspergillus türleri, mikroskobik olarak dar açılı (4545^\circ) dallanma gösteren septalı hif yapıları ile karakterizedir.
Doğru seçenek olan dar açılı dikotom dallanma ve septalı hifler, Aspergillus cinsi mantarların dokudaki klasik patognomonik görünümüdür. Özellikle steroid alan veya nötropenik hastalarda anjiyoinvazyon yaparak damar duvarını tutarlar ve hemorajik infarktlara yol açarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini analiz etmek.
Allojenik HKHN sonrası GVHD ve steroid kullanımı, invaziv pulmoner aspergillozis (İPA) için klasik bir risk faktörüdür (özellikle nötropeni sonrası dönemde).
Aspergillus, immünsüpresif hastalarda en sık görülen invaziv küf mantarıdır.
2
Radyolojik bulguyu (Halo belirtisi) yorumlamak.
Halo belirtisi, Aspergillus'un anjiyoinvaziv özelliğine bağlı olarak gelişen infarkt alanı etrafındaki hemorajiyi temsil eder.
Tanıda erken dönemde görülen ve patognomonik sayılabilecek önemli bir bulgudur.
3
Etkenin morfolojik ve laboratuvar özelliklerini doğrulamak.
Aspergillus dar açılı dallanan septalı hifler gösterirken, galaktomannan testi tanısal değer taşır.
Morfolojik ayrım, Mukormikoz gibi diğer anjiyoinvaziv küf mantarlarından ayırt edilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

İnvaziv pulmoner aspergillozis tanısında 'halo işareti' radyolojik, dar açılı septalı hifler ise morfolojik anahtar bulgulardır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 409Soru

California'nın güneyinde yaşanan şiddetli bir depremin ardından oluşan yoğun toz fırtınalarına maruz kalan bir grup hastada; ateş, öksürük ve plöritik göğüs ağrısı ile karakterize bir klinik tablo gelişmiştir. Bu hastalardan elde edilen klinik örneklerin 25C25^\circ \text{C}'deki kültüründe; hiflerin fragmantasyonu ile oluşan, fıçı şeklinde ve aralarında "disjunktör hücreler" bulunan artrokonidyumlar saptanmıştır.

Bu mikroorganizmanın insan vücudundaki doku formunda aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İçinde çok sayıda endospor barındıran kalın duvarlı sferüller

Cevap

İçinde çok sayıda endospor barındıran kalın duvarlı sferüller
Vakadaki coğrafi bölge (California), maruziyet şekli (deprem sonrası toz fırtınası) ve kültür morfolojisi (fıçı şeklinde artrokonidyumlar ve disjunktör hücreler) Coccidioides immitis tanısı için tipiktir. Bu mikroorganizma dimorfik bir mantardır ve insan vücudundaki (doku/37°C) formu, içinde çok sayıda endospor barındıran kalın duvarlı sferüllerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
California/Deprem/Toz fırtınası maruziyeti Coccidioides immitis'i (Vadi Humması) düşündürür.
Coccidioides türleri endemik bölgelerde toprakta bulunur ve sarsıntı/rüzgarla havaya karışan sporların inhalasyonuyla bulaşır.
2
Kültür morfolojisini analiz et
25C25^\circ \text{C}'de fıçı şeklinde artrokonidyumlar ve disjunktör hücrelerin varlığı Coccidioides tanısını doğrular.
Coccidioides türleri küf fazında karakteristik olarak hiflerin parçalanmasıyla oluşan, fıçı (varil) benzeri sporlar ve bunların arasında boşluk bırakan ölü hücreler (disjunktör) oluşturur.
3
Termal dimorfizm özelliğine göre doku formunu belirle
Coccidioides türleri dokuda sferül ve endospor oluşturur.
Diğer dimorfik mantarların aksine Coccidioides dokuda tomurcuklanan maya oluşturmaz; bunun yerine endosporlarla dolu büyük sferüller oluşturarak çoğalır.

Anahtar Kavram

Coccidioides immitis'in yaşam döngüsünde çevre fazı (artrokonidyumlar) ile doku fazı (endosporlu sferüller) arasındaki morfolojik geçiş.

Alternatif Yöntem

Laboratuvar tanısında doku örneğinin potasyum hidroksit (KOHKOH) veya gümüşleme (GMS) ile incelenmesi sferülleri hızlıca ortaya çıkarabilir. Kültür oldukça tehlikelidir ve biyogüvenlik düzeyi 3 (BSL3BSL-3) olan laboratuvarlarda çalışılmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 410Soru

Saçlı deri enfeksiyonu olan bir çocuk hastada yapılan fizik muayenede, saçların kafa derisi hizasında kırılmasına bağlı olarak gelişen 'siyah nokta' (black dot) görünümü saptanmıştır. Alınan saç örneğinin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile yapılan direkt mikroskobik incelemesinde artrokonidyumların saç şaftının içinde yerleştiği (endotriks tutulum) görülmüş, Wood lambası muayenesinde ise floresan izlenmemiştir. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, enfeksiyondan sorumlu olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trichophyton tonsurans

Cevap

Siyah nokta görünümü, endotriks saç tutulumu ve Wood lambasında floresan vermeme özellikleri Trichophyton tonsurans enfeksiyonunu işaret eder.
Doğru seçenek olan etken, tinea kapitis vakalarında saç şaftının içinde sporlar oluşturarak (endotriks) saçın direncini azaltır ve deri seviyesinden kırılmasına neden olur. Bu durum klinik olarak 'siyah nokta' olarak tanımlanır. Ayrıca bu etken Wood lambası muayenesinde floresan vermez, bu da onu Microsporum türlerinden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguyu analiz et
Siyah nokta (black dot) görünümü, saçın folikül ağzında kırıldığını gösterir.
Bu durum genellikle endotriks (saç şaftı içi) yerleşimli mantar enfeksiyonlarında görülür.
2
Mikroskobik yerleşimi değerlendir
Endotriks tutulum saptanmıştır.
Endotriks tutulum yapan temel dermatofitler Trichophyton cinsine aittir (Örn: T. tonsurans, T. violaceum).
3
Wood lambası bulgusunu yorumla
Floresan saptanmamıştır.
Microsporum türleri genellikle floresan verirken, çoğu Trichophyton türü (T. schoenleinii hariç) floresan vermez.

Anahtar Kavram

Tinea kapitis etkenlerinin endotriks/ektotriks yerleşimi ve Wood lambası floresan özelliklerine göre ayrımı.

İpuçları

1
Siyah nokta görünümü saçın içten dışa doğru hasar alıp kırıldığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Dermatofitlerin saç, deri ve tırnak tutulum özelliklerini (tropizm) bir tablo halinde çalışmak kalıcılığı artırır.
Tahmini Süre:50s
Soru 411Soru

Pneumocystis jirovecii, taksonomik olarak mantarlar aleminde sınıflandırılmasına rağmen bazı biyokimyasal ve yapısal özellikleri ile klasik mantarlardan ayrılmaktadır. Buna göre, P. jirovecii'nin hücre membran yapısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunur

Cevap

Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunur
Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması, onu diğer fırsatçı mantarlardan ayıran en karakteristik yapısal özelliktir. Bu durum, ergosterolü hedef alan klasik antifungal ilaçlara karşı doğal direncini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Mikroorganizmanın taksonomik grubunu belirle
Pneumocystis jirovecii, rRNA analizlerine göre bir mantardır.
Doğru biyokimyasal özellikleri mantar fizyolojisi üzerinden değerlendirmek gerekir.
2
Membran yapısındaki istisnayı hatırla
Mantarların çoğunda bulunan ergosterol, P. jirovecii'de yerini kolesterole bırakmıştır.
Bu temel fark, mikroorganizmanın amfoterisin B ve azol grubu ilaçlara neden doğal dirençli olduğunu açıklar.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin membran yapısındaki sterol istisnası (Kolesterol)

Daha Fazla Pratik

P. jirovecii'nin hücre duvarındaki beta-glukan sentezini hedefleyen ilaç grubunu (ekinokandinler) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 412Soru

3535 yaşında HIV pozitif bir erkek hastada CD4+ T lenfosit sayısı 45/mm345/mm^3 olarak saptanmıştır. Son bir haftadır devam eden şiddetli baş ağrısı ve hafif ateş şikayetiyle başvuran hastanın beyin omurilik sıvısı (BOS) örneğinde, çini mürekkebi (India Ink) boyaması ile geniş kapsüllü maya hücreleri saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cryptococcus neoformans

Cevap

Beyin omurilik sıvısında çini mürekkebi ile kapsüllü maya hücrelerinin görülmesi Cryptococcus neoformans tanısı için karakteristiktir.
Doğru yanıt olan seçenek, HIV pozitif hastalarda menenjitin en sık fungal nedeni olan ve çini mürekkebi ile karakteristik kapsüllü görünüm veren Cryptococcus neoformans'tır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablo ve risk faktörlerini değerlendir.
HIV pozitif ve CD4+ sayısı düşük olan bir hastada merkezi sinir sistemi enfeksiyonu bulguları mevcuttur.
Cryptococcus neoformans, özellikle hücresel immünitesi baskılanmış hastalarda en sık görülen fungal menenjit etkenidir.
2
Tanısal mikroskobik bulguyu analiz et.
Çini mürekkebi boyamasında kapsülün varlığı saptanmıştır.
Çini mürekkebi, polisakkarit yapıdaki kapsülü boyayamadığı için kapsül maya hücresi etrafında parlak bir haley şeklinde görünür.
3
Etkeni tanımla.
Kapsüllü maya etkeni Cryptococcus neoformans olarak belirlenir.
Tıbbi önemi olan mantarlar arasında belirgin polisakkarit kapsüle sahip tek maya Cryptococcus türleridir.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans'ın en önemli virülans faktörü polisakkarit kapsülüdür ve BOS'ta çini mürekkebi ile gösterilmesi hızlı tanıda değerlidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 413Soru

Akut miyeloid lösemi (AMLAML) tanısıyla izlenen ve kemoterapi sonrası febril nötropeni tablosunda olan bir hastanın kan kültüründe maya mantarı üremiştir. Bu izolatın laboratuvar incelemesinde şu bulgular saptanmıştır:

- Mısır unu (cornmealcornmeal) agarda oldukça uzun, dallanma gösteren psödohifler ve hifler boyunca dizilmiş blastokonidiler.
- Germ tüp testi negatif.
- CHROMAgarCHROMAgar besi yerinde metalik mavi renkte koloniler.

Bu klinik ve laboratuvar verileri ışığında, kandidemi etkeni olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Candida tropicalis

Cevap

Uzun dallanan psödohif yapısı ve CHROMAgar'da metalik mavi koloni oluşturması nedeniyle en olası etken Candida tropicalis'tir.
Candida tropicalis, özellikle hematolojik maligniteli ve nötropenik hastalarda görülen önemli bir fırsatçı etkendir. Laboratuvar tanısında germ tüp testinin negatif olması, mısır unu agarda oldukça uzun psödohifler ve hif boyunca (terminal değil) dizilen blastokonidiler oluşturması ve CHROMAgar besiyerinde metalik mavi renkli koloniler yapması ile tanınır. Ayrıca bu türün bazı suşlarında flukonazol direnci gelişebildiği klinik olarak önemlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zemini değerlendir
Hematolojik malignite ve nötropenisi olan bir hastada invaziv kandidemi tablosu mevcuttur.
Candida tropicalis, nötropenik hastalarda Candida albicans'tan sonra en sık görülen ve oldukça invaziv seyreden türlerden biridir.
2
Mikroskobik morfolojiyi analiz et
Mısır unu agarda uzun, dallanan psödohifler ve hif boyunca dizilmiş blastokonidiler saptanmıştır.
Bu morfolojik yapı Candida tropicalis için karakteristiktir; terminal klamidosporların yokluğu Candida albicans'ı dışlar.
3
Biyokimyasal ve kromojenik özellikleri yorumla
Germ tüp negatifliği ve CHROMAgar'da metalik mavi koloni oluşumu gözlenmiştir.
CHROMAgar'da metalik mavi/koyu mavi renk Candida tropicalis için ayırt edicidir; Candida albicans yeşil, Candida krusei pembe renk yapar.

Anahtar Kavram

Candida türlerinin mısır unu agar morfolojisi ve kromojenik besiyeri özelliklerine göre ayrımı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 414Soru

Altmış yaşında, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) nedeniyle uzun süreli sistemik kortikosteroid tedavisi alan bir hastada; ateş, öksürük ve hemoptizi şikayetleri gelişiyor. Toraks BT incelemesinde sol üst lobda yer alan eski bir tüberküloz kavitesi içerisinde; hastanın pozisyonu ile yer değiştiren, çevresinde hava dansitesi (hava hilali belirtisi / Monod belirtisi) izlenen yumuşak doku dansitesinde bir kitle saptanıyor. Bu klinik tabloya en sık neden olan etken ve bu etkenin karakteristik mikroskobik görünümü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aspergillus fumigatus – Dar açılı (4545^{\circ}) dallanan septalı hifler

Cevap

Klinik tablo Aspergillus fumigatus enfeksiyonu sonucu gelişen aspergilloma (mantar topu) ile uyumludur ve bu etken mikroskobik olarak dar açılı (4545^{\circ}) dallanan septalı hifler ile karakterizedir.
Verilen klinik senaryoda KOAH ve steroid kullanımı risk faktörleridir; eski tüberküloz kavitesi içinde 'hareketli kitle' ve 'hava hilali belirtisi' görülmesi aspergilloma (mantar topu) için patognomoniktir. Bu tablonun en yaygın etkeni olan Aspergillus fumigatus, doku ve kültür örneklerinde karakteristik olarak septalı hifler ve bu hiflerden ayrılan dar açılı (4545^{\circ}) dallanmalar ile tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz etme
Eski bir tüberküloz kavitesi içinde hareketli kitle ve 'hava hilali' (Monod) belirtisi saptandı.
Bu bulgular tipik olarak saprofitik bir enfeksiyon olan aspergillomayı işaret eder.
2
En olası etkeni belirleme
Aspergilloma olgularının en sık nedeni Aspergillus fumigatus'tur.
Aspergillus türleri kaviteli akciğer hastalıkları sonrası bu tabloyu en sık oluşturan fırsatçı küf mantarlarıdır.
3
Morfolojik özellikleri eşleştirme
Aspergillus türleri dokuda dar açılı dallanma gösteren septalı hifler oluşturur.
Bu morfoloji, geniş açılı dallanan septasız hifler oluşturan Mukorales (Zygomycetes) üyelerinden ayrımını sağlar.

Anahtar Kavram

Aspergilloma (Mantar Topu) Tanısı ve Aspergillus Morfolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 415Soru

4040 yaşında erkek hasta, bir trafik kazası sonrası gelişen derin yumuşak doku travması ve toprak kontaminasyonu öyküsüyle başvuruyor. Yaralanmadan kısa süre sonra yara bölgesinde hızla yayılan, ağrılı ve nekrotik karakterde selülit tablosu geliştiği gözleniyor. Alınan debridman materyalinin direkt mikroskobik incelemesinde; geniş çaplı (1020μm10-20 \mu m), bölmesiz (pauci-septate), yer yer katlanmalar gösteren hif yapıları saptanıyor. Klinik örnekten yapılan ekimlerde Sabouraud Dekstroz Agar (SDASDA) üzerinde 4848 saatte tüm besiyeri yüzeyini kaplayan hızlı bir üreme olmasına rağmen, mikroskobik incelemede herhangi bir sporlanma yapısı (konidiyum veya sporangiyum) gözlenemiyor. Etkenin identifikasyonu amacıyla steril distile su ve toprak ekstresi içeren besiyerine yapılan pasaj sonrasında sporlanma indükleniyor ve karakteristik "çan şeklinde" apofiz (apophysis) yapıları gözleniyor. Bu klinik tabloya ve laboratuvar bulgularına sahip olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Apophysomyces trapeziformis

Cevap

Apophysomyces trapeziformis
Vakada tanımlanan 'çan şeklinde' (bell-shaped) apofiz yapısı ve standart besiyerlerinde (SDA) sporlanmama özelliği Apophysomyces trapeziformis için ayırt edicidir. Bu etken, özellikle travma ve toprak kontaminasyonu sonrası immünkompetan hastalarda agresif mukormikoz tablolarına yol açmasıyla bilinir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve risk faktörünü analiz et.
Travma ve toprak kontaminasyonu sonrası hızla gelişen nekrotizan enfeksiyon.
Mukormikoz (Mucorales) türleri toprakta yaygındır ve travmatik inokülasyon yoluyla ciddi yumuşak doku enfeksiyonlarına yol açabilir.
2
Morfolojik bulguları değerlendir.
Geniş çaplı ve bölmesiz (septasız) hifler.
Bu morfoloji, Aspergillus gibi septalı küf mantarlarından ziyade Mucorales grubuna (Zygomycetes) işaret eder.
3
Laboratuvar üreme özelliklerini yorumla.
SDA'da hızlı üreme ancak sporlanma yok (steril hif).
Bazı nadir Mucorales türleri (Apophysomyces ve Saksenaea) standart besiyerlerinde sporlanmaz; identifikasyon için besinden fakir ortamlarda (su agar gibi) indüksiyon gerekir.
4
Spesifik morfolojik identifikasyonu yap.
Çan şeklinde apofiz yapısı saptandı.
Bu yapı Apophysomyces trapeziformis için patognomoniktir. Saksenaea'da ise flask benzeri sporangiyum izlenir.

Anahtar Kavram

Apophysomyces trapeziformis, immünkompetan bireylerde travma sonrası nekrotizan yumuşak doku enfeksiyonu yapabilen, standart besiyerlerinde sporlanmayan (steril hif) ve tanı için besinden fakir ortamda indüksiyon gerektiren bir Mucorales üyesidir.

Daha Fazla Pratik

Mucorales üyelerinde tedavide vorikonazolün etkisiz olduğunu ve ilk tercihin amfoterisin B (lipozomal) olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 416Soru

Kontrolsüz diyabeti olan bir hastanın oral mukozasından alınan sürüntü örneğinin 37C37^\circ C’de insan serumu içinde 22 saat inkübasyonu sonucunda, blastokonidilerden daralma (konstriksiyon) göstermeksizin köken alan tüpsü yapılar (germ tüp) gözlenmiştir. Bu etkenin patogenezinde, hif yüzeyinde eksprese edilen ve konak transglutaminaz enzimi için substrat taklitçiliği yaparak epitel hücrelerine kovalent bağlanmayı sağlayan "Hyphal wall protein 1" (Hwp1) molekülü önemli rol oynamaktadır.

Bu mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Flukonazol ve diğer azol grubu antifungallere karşı intrinsik (doğal) dirençli olması tanımlayıcı bir özelliğidir.

Cevap

Söz konusu mikroorganizma olan CandidaCandida albicansalbicans, flukonazole karşı genellikle duyarlıdır; bu ilaca karşı intrinsik direnç gösteren tür CandidaCandida kruseikrusei (veya yüksek doz direnci ile CandidaCandida glabrataglabrata)'dır.
Soruda tarif edilen mikroorganizma CandidaCandida albicansalbicans'dır (Germ tüp pozitif, Hwp1 molekülü var). C.C. albicansalbicans, flukonazole karşı intrinsik (doğal) dirençli değildir. Aksine, klinik izolatların çoğu bu ilaca duyarlıdır. Flukonazole intrinsik dirençli olan en tipik tür CandidaCandida kruseikrusei'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Etkenin tanımlanması
CandidaCandida albicansalbicans
Germ tüp pozitifliği (daralma olmaksızın çıkış) ve Hwp1 protein varlığı C.C. albicansalbicans için patognomoniktir.
2
Tür ayrım özelliklerinin değerlendirilmesi
C.C. dubliniensisdubliniensis ile ayrım
C.C. albicansalbicans 45C45^\circ C'de üreyebilirken, C.C. dubliniensisdubliniensis üreyemez.
3
Direnç profilinin kontrolü
Duyarlı profil
C.C. albicansalbicans vahşi tip suşları flukonazole duyarlıdır; intrinsik direnç C.C. kruseikrusei için geçerlidir.

Anahtar Kavram

CandidaCandida albicansalbicans tanımlama kriterleri ve Hwp1 patogenez mekanizması
Soru 417Soru

Mantarların mikroskobik incelenmesinde kullanılan boyama yöntemleri ve hücre yapısı arasındaki ilişki düşünüldüğünde; mayaların Gram boyama yöntemi ile incelenmesi sonucunda mor (Gram pozitif) renkli görülmelerinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre duvarındaki kitin ve glukan tabakasının, kristal viyole-iyot kompleksinin alkolle yıkanmasını engelleyecek kadar kalın ve rijit bir yapı oluşturması

Cevap

Mantarların Gram pozitif boyanmasının nedeni, hücre duvarındaki kitin ve glukan tabakalarının kristal viyole-iyot kompleksini hapsedecek kadar kalın ve rijit bir yapıya sahip olmasıdır.
Mantarlar, ökaryotik hücre yapısına sahip olmalarına rağmen, hücre duvarlarındaki kitin (N-asetilglukozamin polimeri) ve β\beta-glukan tabakalarının oluşturduğu kalın ve rijit matris sayesinde kristal viyole ve iyot kompleksini hücre içinde tutabilirler. Alkolle yıkama (dekolarizasyon) aşamasında bu kompleks dışarı çıkamaz, bu nedenle mantarlar mikroskopta Gram pozitif (mor) olarak görülürler.

Adım Adım Çözüm

1
Gram boyama mekanizmasını hatırla
Gram boyama, hücre duvarının boyayı (kristal viyole) dekolarizasyon aşamasında tutup tutamamasına dayanır.
Sonucun (mor/pembe) hangi yapısal bileşenle ilgili olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Mantar hücre duvarı bileşimini analiz et
Mantar duvarı peptidoglikan içermez; kitin, β\beta-glukan ve mannoproteinlerden oluşur.
Bakterilerle olan temel farkı belirlemek için gereklidir.
3
Biyokimyasal yapı ile boyanma özelliğini ilişkilendir
Kalın kitin ve glukan katmanları, bakterilerdeki peptidoglikana benzer şekilde fiziksel bir bariyer oluşturarak boyanın çıkmasını engeller.
Doğru seçeneğe ulaşmak için yapı-fonksiyon ilişkisi kurulur.

Anahtar Kavram

Mantar hücre duvarı kitin/glukan içerir ve kalınlığı nedeniyle Gram boyamada mor görülür (Gram-pozitif reaksiyon).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 418Soru

Non-Hodgkin Lenfoma tanısıyla kemoterapi alan bir hastada, tedavi sürecinde aniden gelişen yüksek ateş ve ilerleyici nefes darlığı tablosunda yapılan radyolojik incelemede bilateral buzlu cam dansiteleri izlenmiştir. Bronkoalveoler lavaj (BALBAL) örneğinin Gomori Methenamine Silver (GMSGMS) boyamasında çökmüş pinpon topu görünümünde kistik yapılar saptanmıştır. Bu tabloya neden olan etken mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında temel sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulunur.

Cevap

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması
Pneumocystis jirovecii, taksonomik olarak mantar sınıfında yer almasına rağmen biyokimyasal açıdan atipik özellikler gösterir. En karakteristik özelliklerinden biri hücre membranında diğer mantarlarda bulunan ergosterol yerine kolesterol içermesidir. Bu yapısal fark, poliyen (Amfoterisin B) ve azol grubu ilaçlara doğal direnç gelişmesine neden olurken, TMP-SMX duyarlılığını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
İmmün yetmezliği olan hastada interstisyel pnömoni ve BAL örneğinde GMS ile boyanan spesifik kist yapılarının varlığı saptandı.
Vakadaki bulgular (kemoterapi, buzlu cam manzarası, çökmüş pinpon topu kistleri) tipik olarak Pneumocystis jirovecii enfeksiyonunu işaret eder.
2
Etkenin biyolojik özelliklerini değerlendirme
Pneumocystis jirovecii atipik bir mantardır ve hücre membranı yapısı diğer mantarlardan farklıdır.
Etkenin en önemli ayırıcı özelliklerinden biri membranında ergosterol yerine kolesterol içermesi ve bu durumun tedavi seçeneklerini (azol/poliyen direnci) doğrudan etkilemesidir.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin membran yapısı ve kültürü yapılamama özelliği
Soru 419Soru

Akut miyeloid lösemi tanısıyla kemoterapi alan ve invaziv fungal enfeksiyon profilaksisi amacıyla vorikonazol kullanan bir hastada; ateş, tek taraflı periorbital ağrı ve sağ göz çevresinde şişlik gelişiyor. Fizik muayenede sert damakta siyah, nekrotik bir lezyon (eskar) saptanıyor. Alınan doku biyopsisinin mikroskobik incelemesinde geniş çaplı, septum içermeyen (aseptat) ve dik açıyla (9090^\circ) dallanma gösteren hif yapıları izleniyor. Serumda bakılan galaktomannan ve (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan testleri negatif sonuçlanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki enfeksiyondan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rhizopus oryzae

Cevap

Rhizopus oryzae
Vakadaki klinik tablo (rinoserebral tutulum, siyah eskar), morfolojik bulgular (geniş, aseptat, 9090^\circ dallanan hifler) ve laboratuvar sonuçları (galaktomannan ve beta-glukan negatifliği) tipik bir Mukormikoz olgusunu işaret etmektedir. Rhizopus oryzae, Mukorales takımının en sık izole edilen üyesidir ve vorikonazole doğal olarak dirençli olduğu için bu ilaçla profilaksi alan hastalarda enfeksiyon gelişebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörü ve belirtilerin değerlendirilmesi
Nötropenik hasta ve vorikonazol profilaksisi altında gelişen nekrotik yüz/damak lezyonu.
Mukorales üyeleri vorikonazole dirençlidir ve 'breakthrough' (tedavi altındayken gelişen) enfeksiyonlara yol açabilir.
2
Morfolojik bulguların analizi
Geniş çaplı, septum içermeyen ve dik açıyla dallanan hifler.
Bu morfoloji Mukorales (Mucor, Rhizopus vb.) grubu için karakteristiktir.
3
Serolojik belirteçlerin yorumlanması
Galaktomannan ve Beta-D-glukan negatifliği.
Aspergillus ve Candida gibi mantarların aksine Mukorales üyelerinin hücre duvarında bu belirteçler tanısal düzeyde bulunmaz.

Anahtar Kavram

Mukorales grubu mantarların (Rhizopus vb.) vorikonazole direnci, karakteristik dik açılı/geniş/bölmesiz hif morfolojisi ve galaktomannan/beta-glukan negatifliği.
Soru 420Soru

Mantarların genel biyokimyasal özellikleri, hücresel organizasyonları ve laboratuvar tanı yöntemleri dikkate alındığında; mantar hücresini bakterilerden ve memeli hücrelerinden ayıran yapısal bileşenler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memeli hücrelerinden farklı olarak sitoplazmik membranlarında temel sterol olarak ergosterol, bakterilerden farklı olarak hücre duvarlarında kitin ve beta-glukan bulunur.

Cevap

Memeli hücrelerinden farklı olarak sitoplazmik membranlarında temel sterol olarak ergosterol, bakterilerden farklı olarak hücre duvarlarında kitin ve beta-glukan bulunması mantarlar için ayırt edici yapısal özelliklerdir.
Mantarlar, ökaryotik organizmalar olup hem bakterilerden hem de memeli hücrelerinden belirgin farklarla ayrılırlar. Memeli hücrelerinden en önemli farkları, sitoplazmik membranlarında kolesterol yerine ergosterol içermeleridir. Bakterilerden ise hücre duvarlarında peptidoglikan yerine kitin (N-asetilglukozamin polimeri) ve beta-glukan gibi kompleks polisakkaritler bulundurmaları ve 80S ribozom yapısına sahip olmalarıyla ayrılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mantarların hücresel sınıflandırmasının belirlenmesi
Mantarlar ökaryottur (çekirdek zarı ve organelleri vardır).
Bu bilgi, ribozom yapısı (80S) ve metabolik yolların anlaşılması için temeldir.
2
Sitoplazmik membran içeriğinin analizi
Temel sterol ergosteroldür (insanda kolesterol).
Antifungal ilaçların (poliyenler, azoller) seçici toksisitesinin temel nedenidir.
3
Hücre duvarı bileşenlerinin karşılaştırılması
Hücre duvarında kitin, beta-glukan ve mannan bulunur; peptidoglikan bulunmaz.
Bakteriyel antibiyotiklerin (örn. penisilinler) mantarlara etki etmemesinin nedenidir.

Anahtar Kavram

Mantar Hücresi Yapısal Farklılıkları (Ergosterol ve Kitin)
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 21 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 21 | Examkin