Mikoloji

596 soru

Soru 421Soru

Kronik lenfositik lösemi (KLL) tanısıyla takip edilen ve yoğun kemoterapi alan 60 yaşındaki bir erkek hasta; son iki haftadır giderek şiddetlenen baş ağrısı, aralıklı kusma ve düşük dereceli ateş şikayetleriyle hastaneye başvuruyor. Fizik muayenesinde hafif derecede ense sertliği saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyon incelemesinde; beyin omurilik sıvısı (BOS) açılış basıncı 340 mmH2O340 \text{ mmH}_2\text{O} olarak ölçülüyor. BOS laboratuvar analizinde protein 125 mg/dL125 \text{ mg/dL}, glukoz 28 mg/dL28 \text{ mg/dL} ve milimetreküpte 80 hücre (çoğunluğu lenfosit) saptanıyor. BOS örneğinin çini mürekkebi ile yapılan mikroskobik incelemesinde belirgin kapsüllü maya hücreleri izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Niger (kuş yemi) agarda üretildiğinde fenol oksidaz enzim aktivitesi sayesinde kahverengi-siyah pigmentli koloniler oluşturur.

Cevap

Niger (kuş yemi) agarda fenol oksidaz enzimi aracılığıyla melanin sentezleyerek koyu renkli koloniler oluşturması Kriptokoklar için ayırt edicidir.
Doğru seçenek, etkenin fenol oksidaz enzim aktivitesi sayesinde Niger (kuş yemi) agarda melanin sentezleyerek pigmentli koloniler oluşturduğunu belirtmektedir. Bu özellik, Cryptococcus neoformans'ın diğer fırsatçı mayalardan ayrımında kullanılan anahtar bir laboratuvar özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin ve BOS bulgularının analizi.
İmmünsüpresif hastada (KLL/Kemoterapi) görülen yüksek BOS basıncı, lenfositik pleositoz ve düşük glukoz; fungal menenjiti, özellikle Cryptococcus neoformans menenjitini düşündürür.
Kriptokok menenjiti, fırsatçı bir enfeksiyon olup karakteristik olarak çok yüksek BOS basıncı ile seyreder.
2
Mikroskobik bulguların değerlendirilmesi.
Çini mürekkebi preparatında kapsüllü maya hücrelerinin görülmesi tanıyı doğrular.
Çini mürekkebi boyası kapsülü boyamaz, sadece arka planı boyayarak kapsülün ışığı kıran bir haleyle görünmesini sağlar.
3
Etkenin laboratuvar tanımlama özelliklerinin belirlenmesi.
Kriptokoklar üreaz pozitif, fenol oksidaz pozitif ve sadece maya formunda bulunan (psödohif yapmayan) mantarlardır.
Fenol oksidaz aktivitesi ve buna bağlı melanin sentezi (Niger agarda kahverengi-siyah koloniler) bu mantarın en tipik tanımlama özelliklerinden biridir.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans'ın fenol oksidaz aktivitesi ve laboratuvar tanısı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 422Soru

Akut lösemi nedeniyle kemoterapi alan ve derin nötropenisi (ANS<500/μLANS < 500/\mu L) olan bir hastada ateş ve öksürük şikayetleri gelişmiştir. İnvaziv pulmoner aspergilloz ön tanısı ile serumda araştırılan ve mantar hücre duvarında bulunan spesifik antijen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Galaktomannan

Cevap

İnvaziv aspergilloz tanısında kullanılan ve mantar hücre duvarından salınan spesifik antijen galaktomannandır.
Galaktomannan, Aspergillus türlerinin hücre duvarında yer alan ve invaziv büyüme sırasında serum veya BAL gibi vücut sıvılarına salınan bir polisakkarittir. Nötropenik hastalarda İnvaziv Pulmoner Aspergillozun (İPA) erken tanısında ELISA yöntemiyle saptanması tanısal kriterlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve risk faktörünü değerlendirin.
Hasta nötropeniktir ve invaziv pulmoner aspergilloz (İPA) için yüksek risk grubundadır.
Derin nötropeni, Aspergillus gibi fırsatçı küf mantarı enfeksiyonları için en önemli hazırlayıcı faktördür.
2
Aspergillus'a özgü tanısal biyobelirteçleri hatırlayın.
Galaktomannan, Aspergillus türlerinin hücre duvarına özgü bir polisakkarittir.
Enfeksiyonun erken evrelerinde serumda veya bronkoalveoler lavaj (BAL) sıvısında saptanabilir.
3
Diğer fungal antijenlerle ayrımını yapın.
Mannan Candida'ya, kapsül antijeni ise Cryptococcus'a özgüdür.
Doğru ayırıcı tanı, uygun antifungal tedaviye başlanması için kritiktir.

Anahtar Kavram

Galaktomannan, Aspergillus türlerinin hücre duvarına özgü bir polisakkarittir ve invaziv enfeksiyonların tanısında serumda araştırılır.
Soru 423Soru

4242 yaşında kadın hasta, Pemphigus Vulgaris tanısıyla 11 mg/kg/gu¨nmg/kg/g\ddot{u}n dozunda prednizolon tedavisi almaktadır. Yaklaşık bir aydır devam eden, sabahları daha belirgin olan ilerleyici baş ağrısı ve hafif konfüzyon şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede ense sertliği saptanmıştır. Yapılan lomber ponksiyonda beyin omurilik sıvısı (BOS) açılış basıncı 280280 mmH2OmmH_2O ölçülmüştür. BOS biyokimyasında glukoz 3030 mg/dLmg/dL (eş zamanlı kan glukozu 100100 mg/dLmg/dL), protein 120120 mg/dLmg/dL ve hücre sayımında 150/mm3150/mm^3 lenfosit saptanmıştır. BOS örneğinin çini mürekkebi boyamasında hücre çevresinde geniş bir hale (zon) bırakan, tomurcuklanan maya hücreleri görülmüştür. Bu klinik tabloya neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevresel formda hifler, dokuda ise maya formunda görülen termal dimorfik bir mantardır.

Cevap

Çevresel formda hifler, dokuda ise maya formunda görülen termal dimorfik bir mantardır (yanlış ifade)
Doğru yanıt olan seçenek, mantarın termal dimorfik olduğunu iddia ettiği için yanlıştır. Cryptococcus neoformans, hem doğada (kuş gübresi, toprak vb.) hem de insan dokusunda her zaman maya formunda bulunan monomorfik bir mantardır. Termal dimorfizm (farklı sıcaklıklarda farklı formlar) Histoplasma capsulatum, Blastomyces dermatitidis ve Coccidioides immitis gibi endemik mantarların özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı analiz et
Pemphigus Vulgaris nedeniyle yüksek doz steroid alan hastada fırsatçı bir enfeksiyon riski vardır.
Kortikosteroid kullanımı T hücre fonksiyonlarını baskılayarak fungal menenjit riskini artırır.
2
BOS ve mikroskopi bulgularını yorumla
Yüksek açılış basıncı, lenfositik pleositoz, düşük glukoz ve çini mürekkebinde kapsüllü maya hücreleri saptanmıştır.
Bu bulgular tipik olarak Cryptococcus neoformans menenjitini işaret eder.
3
Etkenin morfolojik özelliklerini değerlendir
Cryptococcus neoformans monomorfik bir mantardır.
Histoplasma veya Blastomyces gibi termal dimorfizmin aksine, Cryptococcus her koşulda maya formundadır.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans monomorfik (sadece maya) bir mantardır ve tanısında kapsül (çini mürekkebi/lateks antijen), üreaz pozitifliği ve melanin sentezi (Niger seed agar) anahtar özelliklerdir.

Daha Fazla Pratik

Cryptococcus gattii'nin immün sistemi sağlam bireylerde de hastalık yapabilme potansiyelini ve CGB agarda üreme özelliğini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 424Soru

5555 yaşında meme kanseri tanısıyla kemoterapi alan ve aktif santral venöz kateteri bulunan bir kadın hastada, kateter ilişkili fungemi tablosu gelişiyor. Kan kültürlerinden yapılan ekimde, Sabouraud dekstroz agarda (SDASDA) 4848 saatlik inkübasyon sonrası karakteristik somon pembesi/mercan kırmızısı renkli, düzgün yüzeyli koloniler ürüyor. Mikroskobik incelemede çini mürekkebi ile ince bir kapsül yapısı izlenen ve üreaz testi pozitif sonuç veren bu etkenin; inozitolü asimile etmediği ve kuş yemi (Niger seed) agarda melanin oluşturmadığı saptanıyor.

Bu hastada etken olarak en olası mantar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rhodotorula mucilaginosa

Cevap

Etken olarak en olası mantar, karakteristik pembe pigmenti ve inozitol/melanin negatifliği ile Rhodotorula mucilaginosa'dır.
Doğru yanıt olan seçenek, somon pembesi/mercan kırmızısı kolonileri, üreaz pozitifliği ve çini mürekkebi ile görülebilen ince kapsülü ile karakteristik özellikleri yansıtmaktadır. Rhodotorula mucilaginosa, Cryptococcus türleri gibi üreaz pozitif ve kapsüllü olsa da; pembe pigment oluşturması, inozitolü asimile etmemesi ve kuş yemi (Niger seed) agarda melanin (fenol oksidaz) oluşturmaması ile onlardan net bir şekilde ayrılır. Kateter ilişkili enfeksiyonlar en tipik klinik tablosudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı ve koloni morfolojisini değerlendir
Kateteri olan immünsüpresif hastada pembe renkli maya kolonileri üremiş.
Rhodotorula türleri kateter ilişkili fungemilerde sık görülen, pembe/turuncu pigmentli fırsatçı mayalardır.
2
Mikroskobik ve biyokimyasal özellikleri analiz et
Etken üreaz pozitif ve kapsüllü; ancak inozitolü asimile etmiyor ve melanin (fenol oksidaz) oluşturmuyor.
Bu bulgular etkeni, benzer morfolojiye sahip olan Cryptococcus türlerinden ayırır.
3
Ayırıcı tanıyı kesinleştir
Pembe pigment + Üreaz (+) + Kapsül (+) + İnozitol (-) = Rhodotorula.
Cryptococcus inozitol pozitiftir ve kuş yemi agarda melanin sentezleyerek siyahlaşır.

Anahtar Kavram

Rhodotorula türlerinin Cryptococcus'tan biyokimyasal ve morfolojik ayırımı
Soru 425Soru

Hematopoetik kök hücre nakli sonrası nötropenik dönemde olan 3535 yaşındaki bir erkek hastada; yüksek ateş ve öksürük şikayetleri üzerine çekilen toraks BT'de sağ üst lobda kavitasyon saptanıyor. Hastadan alınan bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin mikroskobik incelemesinde hif yapıları gözleniyor.

Bu hastada etkenin Aspergillus türü olduğunu düşündüren ve Zygomycetes (Mukorales) grubu mantarlardan ayrımını sağlayan temel morfolojik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut açılı (4545^{\circ}) dallanma gösteren düzenli septalı hifler

Cevap

Akut açılı (4545^{\circ}) dallanma gösteren düzenli septalı hifler
Aspergillus türlerinin karakteristik doku morfolojisi, birbirine paralel seyreden, düzenli aralıklarla septa (bölme) içeren ve yaklaşık 4545^{\circ} (akut/dikotom) açıyla dallanma gösteren hiflerden oluşur. Bu görünüm, Mukorales grubu mantarların geniş ve septasız hiflerinden ayrımında altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörlerini ve radyolojik bulguları değerlendir
Hematopoetik kök hücre nakli ve nötropeni, invaziv fungal enfeksiyonlar (özellikle aspergilloz) için majör risk faktörleridir. Toraks BT'deki kavitasyon bu şüpheyi destekler.
Etkenin fırsatçı bir küf mantarı olma olasılığı yüksektir.
2
Mikroskobik morfoloji seçeneklerini karşılaştır
Aspergillus hifleri düzenli septalı ve akut açılı dallanırken, Mukorales hifleri septasız, geniş ve dik açılı dallanır.
İnvaziv küf mantarlarının doku tanısında en kritik ayırıcı nokta hif morfolojisidir.
3
Doğru morfolojik tanımı seç
Akut açılı (4545^{\circ}) dallanma ve septalı hif yapısı Aspergillus'u tanımlar.
Bu özellikler Aspergillus türlerini diğer invaziv küf mantarlarından morfolojik olarak ayırt eder.

Anahtar Kavram

İnvaziv küf mantarlarının doku örneklerinde (BAL/biyopsi) hif morfolojisine göre ayrımı.
Soru 426Soru

Sistemik Lupus Eritematozus (SLESLE) tanısıyla yüksek doz metilprednizolon tedavisi alan 4242 yaşında kadın hasta; giderek artan nefes darlığı, kuru öksürük ve düşük dereceli ateş şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer bilgisayarlı tomografisinde bilateral yaygın "buzlu cam" (groundglassground-glass) dansiteleri izleniyor. Bronkoalveolar lavaj örneğinin gümüşleme (GMSGMS) boyamasında "ezilmiş pin-pon topu" görünümünde kistik yapılar saptanarak *Pneumocystis jirovecii* tanısı konuluyor. Bu mikroorganizmanın aşağıdaki yapısal özelliklerinden hangisi, amfoterisin B gibi poliyen grubu antifungal ilaçlara karşı doğal direncini açıklar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitoplazmik membranında temel sterol olarak kolesterol bulunması

Cevap

Sitoplazmik membranında temel sterol olarak kolesterol bulunması
Doğru yanıt olan seçenek, *Pneumocystis jirovecii*'nin biyokimyasal olarak en ayırt edici özelliklerinden birini belirtir. Mantarların büyük çoğunluğu hücre membranında sterol olarak ergosterol sentezlerken, *P. jirovecii* kolesterol içerir. Amfoterisin B gibi poliyen grubu ilaçlar doğrudan membran ergosterolüne bağlanarak gözenekler oluşturduğundan, hedef molekülün bulunmaması bu mikroorganizmanın amfoterisin B'ye doğal olarak dirençli olmasına neden olur. Bu durum aynı zamanda tedavide neden antifungal yerine trimetoprim-sulfametoksazol (TMPSMXTMP-SMX) tercih edildiğini de açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz etme
Yüksek doz steroid kullanımı, bilateral buzlu cam manzarası ve GMS boyamada kistik yapılar, etkenin Pneumocystis jirovecii olduğunu doğrular.
Hastanın immünsüpresif durumu ve radyolojik bulguları bu fırsatçı enfeksiyon için klasiktir.
2
Mikroorganizmanın membran yapısını değerlendirme
P. jirovecii, diğer mantarların aksine membranında ergosterol yerine kolesterol bulunduran benzersiz bir mantardır.
Bu biyokimyasal fark, mikroorganizmanın antifungal duyarlılık profilini belirler.
3
İlaç etki mekanizması ile ilişkilendirme
Amfoterisin B (poliyenler) membran ergosterolüne bağlanarak etki gösterir; ergosterol yokluğu doğal direnç sağlar.
Direncin temel nedeni hedefin (ergosterol) membran yapısında bulunmamasıdır.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol içermesi ve buna bağlı gelişen poliyen direnci.

Alternatif Yöntem

Ekinokandin grubu ilaçların (örneğin kaspofungin) P. jirovecii'nin kist formunda bulunan beta-glukan tabakasını hedef alabileceği ancak trofozoit formuna etkisiz olduğu bilgisiyle, tedavide neden ilk seçenek olmadıkları akılda tutulabilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 427Soru

Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz programında olan ve demir yüklenmesi sonucu deferoksamin tedavisi alan bir hastada; tek taraflı fasiyal ağrı, periorbital ödem ve burun mukozasında siyah nekrotik bir lezyon saptanıyor. Lezyondan alınan biyopsi örneğinin KOHKOH ile yapılan direkt mikroskobik incelemesinde; geniş çaplı, bölmesiz (aseptat) ve ana hiften yaklaşık 9090^{\circ} açı ile çıkan hif yapıları gözleniyor.

Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rhizopus oryzae

Cevap

En olası etken, morfolojik özellikleri ve deferoksamin risk faktörü ile uyumlu olan Rhizopus oryzae'dir.
Doğru yanıt olan Rhizopus oryzae, Mukorales takımının en sık izole edilen üyesidir. Deferoksamin tedavisi alan hastalarda demiri mantara sunarak enfeksiyon riskini belirgin artırır. Mikroskobik incelemede görülen geniş, septasız ve dik açılı dallanma gösteren hif yapıları bu grup için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörünü analiz et.
Hastanın deferoksamin kullanıyor olması, Mukorales takımı mantarlar (Mukormikoz) için spesifik bir risk faktörüdür.
Deferoksamin, Mukorales üyeleri için bir siderofor (demir bağlayıcı) görevi görerek bu mantarların üremesini ve invazyonunu kolaylaştırır.
2
Klinik prezentasyonu değerlendir.
Fasiyal ağrı, ödem ve siyah nekrotik lezyon (eskar), tipik rinoserebral tutulumu gösterir.
Mukorales üyeleri damar invazyonu (anjiyoinvazyon) yaparak doku enfarktına ve karakteristik siyah nekroza neden olur.
3
Mikroskobik morfolojiyi yorumla.
Geniş çaplı, bölmesiz ve 9090^{\circ} (dik) açılı hifler Mukorales takımı için tanısaldır.
Aspergillus gibi diğer küfler dar çaplıdır, belirgin septalar içerir ve dar açıyla dallanır.

Anahtar Kavram

Mukormikoz (Rhizopus, Mucor vb.) tanısında deferoksamin kullanımı, rinoserebral tutulum ve geniş, bölmesiz, dik açılı hif morfolojisi anahtar kriterlerdir.

Daha Fazla Pratik

Mukormikoz tedavisinde erken cerrahi debridman ve Amfoterisin B'nin önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 428Soru

Tekrarlayan piyojenik enfeksiyon öyküsü olan 88 yaşındaki erkek çocukta, nitroblue tetrazolium (NBTNBT) testi negatif sonuçlanmıştır. Bu hastada gelişen invaziv akciğer enfeksiyonu odağından yapılan biyopside hiflerin birbirlerinden dar bir açıyla ayrıldığı ve düzenli bölmeler (septalar) içerdiği saptanmıştır.

Bu hastada saptanan etken ve enfeksiyon patogenezi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En olası etken Aspergillus fumigatus'tur ve fagositoz sonrası oksidatif patlamanın yetersizliği enfeksiyona zemin hazırlar.

Cevap

En olası etken Aspergillus fumigatus'tur ve fagositoz sonrası oksidatif patlamanın yetersizliği enfeksiyona zemin hazırlar.
Vakada tanımlanan negatif NBTNBT testi, nötrofillerde NADPH oksidaz enzim eksikliğine bağlı olarak gelişen Kronik Granülomatöz Hastalığı (KGHKGH) temsil eder. Bu hastalarda fagositoz sonrası 'oksidatif patlama' gerçekleşemediği için katalaz pozitif mikroorganizmalar öldürülemez. Aspergillus türleri de katalaz pozitif oldukları için bu hastaların en sık karşılaştığı invaziv küf mantarıdır. Mikroskobik incelemede hiflerin dar açılı dallanma yapması ve düzenli septalar içermesi Aspergillus için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Negatif NBTNBT testi ve tekrarlayan enfeksiyonlar Kronik Granülomatöz Hastalığı (KGHKGH) tanımlar.
NBTNBT testi, nötrofillerdeki fagositoz sonrası süperoksit anyonu oluşumunu (oksidatif patlama) ölçer; negatifliği bu mekanizmanın bozuk olduğunu gösterir.
2
Morfolojik bulguları yorumla
Dar açılı dallanma gösteren bölmeli hifler Aspergillus morfolojisidir.
Zygomycetes (Mucorales) geniş açılı/bölmesiz, Aspergillus ise dar açılı/bölmeli hif yapısıyla ayrılır.
3
Etken ve konak ilişkisini kur
KGH hastalarında Aspergillus türleri, katalaz pozitif oldukları için en sık görülen invaziv fungal etkendir.
KGH'li hastalar hidrojen peroksiti parçalayan katalaz pozitif mikroorganizmalara karşı savunmasızdır.

Anahtar Kavram

Kronik Granülomatöz Hastalıkta (KGH) fagositoz sonrası oksidatif patlama (NADPH oksidaz) eksiktir; bu durum dar açılı bölmeli hifler oluşturan katalaz pozitif Aspergillus enfeksiyonlarına yatkınlık sağlar.

Daha Fazla Pratik

KGH hastalarında Aspergillus türlerinin yanı sıra hangi katalaz pozitif bakterilerin (örn. S. aureus, Serratia, Burkholderia) sık enfeksiyon yaptığına göz atın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 429Soru

Dermatofitler; deri, saç ve tırnak gibi keratinize dokulara olan ilgilerine (tropizm) göre farklı klinik tablolar oluştururlar. Klinik örneklerin laboratuvar incelemesinde sadece deri ve tırnak enfeksiyonu yapabildiği, saç ve kıl yapılarını ise asla infekte etmediği saptanan bir dermatofit cinsi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: EpidermophytonEpidermophyton

Cevap

Dermatofitler arasında saç tutulumu yapmayan tek cins EpidermophytonEpidermophyton cinsidir.
Dermatofitler içinde yer alan EpidermophytonEpidermophyton cinsi (tek türü E.floccosumE. floccosum), deri ve tırnak enfeksiyonlarına neden olurken saç ve kıl foliküllerini hiçbir zaman infekte etmez.

Adım Adım Çözüm

1
Dermatofit cinslerinin (Microsporum, Trichophyton, Epidermophyton) keratinize doku tercihlerini karşılaştır.
Üç cinsin de deri enfeksiyonu (tinea corporis, pedis vb.) yaptığı hatırlanır.
Dermatofit ayrımında deri tutulumu ortak bir özelliktir.
2
Saç ve tırnak tutulumu farklarını belirle.
EpidermophytonEpidermophyton cinsinin saçı asla tutmadığı, MicrosporumMicrosporum cinsinin ise tırnağı (genellikle) tutmadığı sonucuna varılır.
Doku tropizmi dermatofit cins düzeyinde tanı koydurucu bir bilgidir.

Anahtar Kavram

Dermatofitlerin doku ilgileri: Microsporum (Deri/Saç), Epidermophyton (Deri/Tırnak), Trichophyton (Deri/Saç/Tırnak).
Tahmini Süre:30s
Soru 430Soru

Mantarların biyokimyasal yapıtaşları, morfolojik değişim dinamikleri ve klinik laboratuvar tanı yöntemleri arasındaki ilişki dikkate alındığında; mantar hücresinin yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantar hücre duvarındaki kitin tabakası, NN-asetilglukozamin birimlerinin β(1,4)\beta(1,4) glikozidik bağları ile polimerizasyonu sonucu oluşur ve sentezi sitoplazmik membrandaki kitin sentaz enzimi tarafından gerçekleştirilir.

Cevap

Mantar hücre duvarındaki kitin tabakası, NN-asetilglukozamin birimlerinin β(1,4)\beta(1,4) glikozidik bağları ile birleşmesiyle oluşur ve sentezi sitoplazmik membrandaki enzimler aracılığıyla yürütülür.
Doğru olan ifadede belirtildiği gibi; kitin mantar hücresinin yapısal bütünlüğü için kritiktir, NN-asetilglukozamin polimeridir ve β(1,4)\beta(1,4) bağları içerir. Sentezi plazma membranı düzeyinde kitin sentaz enzimiyle gerçekleşir. Bu yapı memeli hücrelerinde bulunmadığı için antifungal stratejilerde önemli bir hedeftir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre duvarı bileşenlerinin analizi
Mantarların hücre duvarında peptidoglikan yerine kitin ve glukan (β(1,3) \beta(1,3) ve β(1,6) \beta(1,6) ) bulunduğu doğrulanır.
Mantar hücresini bakterilerden ayıran en temel fark budur.
2
Biyokimyasal bağ yapısının kontrolü
Kitinin NN-asetilglukozamin (NAG) birimlerinden ve β(1,4) \beta(1,4) bağlarından oluştuğu tespit edilir.
Biyokimyasal detaylar seçici tanısal özelliklerdir.
3
Termal dimorfizm kurallarının değerlendirilmesi
Sıcaklık ve morfoloji ilişkisi (25C 25^{\circ}C = Küf, 37C 37^{\circ}C = Maya) kontrol edilir.
Dimorfik mantarların patogenezini anlamak için bu ayrım kritiktir.
4
Tanısal yöntemlerin (KOH) kimyasal etkisinin incelenmesi
KOH'ın mantara değil, konak proteinlerine etki ettiği belirlenir.
Alkali direnci mantar hücre duvarının karakteristik bir özelliğidir.

Anahtar Kavram

Mantar Hücre Duvarı Biyokimyası ve Alkali Direnci

Daha Fazla Pratik

Antifungal ilaçların (ekinokandinler, azoller, poliyenler) bu yapısal bileşenlerin hangilerini hedef aldığını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 431Soru

Non-Hodgkin Lenfoma (NHLNHL) tanısıyla kemoterapi alan 5858 yaşında erkek hastada; ateş, kuru öksürük ve giderek artan nefes darlığı gelişiyor. Fizik muayenede akciğer oskültasyon bulguları silik olmasına rağmen, arter kan gazında belirgin hipoksi (PaO2<70PaO_2 < 70 mmHgmmHg) ve akciğer tomografisinde bilateral yaygın buzlu cam dansiteleri izleniyor. Bronkoalveoler lavaj (BALBAL) örneğinin Gomori Methenamine Silver (GMSGMS) boyamasında ezilmiş pinpon topu görünümünde kistler saptanıyor. Bu enfeksiyon etkeninin biyokimyasal ve yapısal özellikleri düşünüldüğünde, diğer mantarlardan en temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitoplazmik membranında ana sterol bileşeni olarak kolesterol bulundurması

Cevap

Hücre membranında ana sterol olarak kolesterol bulundurması
Pneumocystis jirovecii, mantarlar aleminde yer almasına rağmen, sitoplazmik membran yapısında diğer çoğu mantarın aksine ergosterol bulundurmaz. Bunun yerine memeli hücrelerine benzer şekilde kolesterol içerir. Bu yapısal fark, poliyen (amfoterisin B) ve azol grubu antifungallere karşı doğal dirençli olmasını açıklar ve tedavide TMP-SMX kullanımının temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
İmmünsüpresif hastada bilateral buzlu cam manzarası ve hipoksi, Pneumocystis jirovecii pnömonisini (PJP) düşündürür.
PJP, HIV dışı immünsüpresiflerde (lenfoma, steroid kullanımı vb.) hızla ilerleyen interstisyel bir pnömoni tablosudur.
2
Mikroskobik bulguları yorumla
GMS boyamasında izlenen 'ezilmiş pinpon topu' görünümü P. jirovecii kistleri için patognomoniktir.
Gümüşleme boyaları kist duvarındaki bileşenleri boyayarak karakteristik morfolojiyi ortaya çıkarır.
3
Mikroorganizmanın yapısal farkını belirle
P. jirovecii, mantar olarak sınıflandırılsa da membranında ergosterol bulundurmaz.
Bu biyokimyasal fark, hem taksonomik bir ayırt edici özellik hem de tedaviye yanıtı belirleyen kritik bir faktördür.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması
Soru 432Soru

Tekrarlayan oral kandidiyazis ve gelişme geriliği öyküsü olan 55 yaşındaki bir erkek çocuk; ateş, takipne ve belirgin hipoksi tablosuyla pediatri servisine yatırılıyor. Akciğer grafisinde bilateral yaygın interstisyel infiltratlar (buzlu cam manzarası) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde mutlak lenfopeni ve CD4+CD4^+ T lenfosit sayısı 80/mm380/mm^3 olarak bulunuyor. Yapılan bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin Gomori methenamin gümüş (GMS) boyamasında "çökmüş pinpon topu" görünümünde çok sayıda kistik yapı izleniyor. Bu enfeksiyon etkeni ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol içermesi nedeniyle poliyen grubu antifungallere doğal dirençlidir.

Cevap

Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol içermesi nedeniyle poliyen grubu antifungallere (amfoterisin B gibi) doğal dirençlidir.
Doğru seçenek, etkenin biyokimyasal bir istisnasını vurgular. Pneumocystis jirovecii, taksonomik olarak bir mantar olmasına rağmen hücre membranında diğer mantarların aksine ergosterol yerine kolesterol bulundurur. Bu özellik, ergosterole bağlanarak gözenek oluşturan amfoterisin B ve nistatin gibi poliyen antifungallere karşı doğal dirençli olmasına neden olur. Tedavide bu nedenle trimetoprim-sulfametoksazol (TMP-SMX) tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hipoksi, bilateral buzlu cam manzarası ve CD4+<200/mm3CD4^+ < 200/mm^3 olan çocukta fırsatçı bir akciğer enfeksiyonu düşünülür.
Pneumocystis jirovecii pnomonisi (PCP), hücresel immün yetmezliği olanlarda tipik bir tablodur.
2
Morfolojik tanı konması
GMS boyamasında izlenen 'çökmüş pinpon topu' görünümü Pneumocystis jirovecii kistleri için karakteristiktir.
Gümüşleme yöntemi mantar hücre duvarındaki polisakkaritleri boyayarak karakteristik kist yapısını görünür kılar.
3
Etkenin biyokimyasal özelliklerinin değerlendirilmesi
P. jirovecii membranında kolesterol bulunması antifungallere yanıtı belirler.
Poliyenler ergosterole bağlanarak etki eder; kolesterol içeren membranlarda bu ilaçlar etkisizdir.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin kolesterol içeren hücre membranı yapısı ve poliyen direnci.
Soru 433Soru

Mantarların hücresel organizasyonu, biyokimyasal yapı taşları ve laboratuvar tanı prensipleri değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantar hücre membranı karakteristik olarak sterol yapısında ergosterol içerirken; hücre duvarı kitin, glukan ve mannan gibi bileşenlerden oluşan rijit bir yapıya sahiptir.

Cevap

Mantar hücre membranında ergosterol, hücre duvarında ise kitin, glukan ve mannan bulunur.
Mantarlar, ökaryotik organizmalar olup hücre zarlarında (membran) memeli hücrelerindeki kolesterolün aksine ergosterol bulundururlar. Hücre duvarları ise bakterilerdeki peptidoglikandan tamamen farklı olarak kitin (N-asetilglukozamin polimeri), β\beta-glukan ve mannan (proteinlere bağlı mannoz) gibi rijit polisakkaritlerden oluşur. Bu yapısal farklar hem tanısal boyamalarda (örneğin kalsoflor beyazının kitine bağlanması) hem de antifungal tedavide (örneğin ekinokandinlerin glukan sentezini bozması) temel alınır.

Adım Adım Çözüm

1
Mantarların ökaryotik hücre bileşenlerini hatırla.
Hücre zarı (membran) ve hücre duvarı ayrımı yapıldı.
Mantarlar bakterilerden farklı olarak zar yapısında sterol (ergosterol) bulundurur.
2
Hücre duvarı bileşenlerini bakterilerle karşılaştır.
Peptidoglikan (bakteri) vs Kitin/Glukan (mantar) ayrımı yapıldı.
Tanı ve tedavi stratejileri bu biyokimyasal farklara dayanır.
3
Termal dimorfizm kuralını kontrol et.
Sıcaklık ve morfoloji ilişkisi doğrulandı (37C37^{\circ}C Maya, 25C25^{\circ}C Küf).
Patogenezde doku formunun (maya) belirlenmesi önemlidir.

Anahtar Kavram

Mantar Hücre Yapısı ve Termal Dimorfizm
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 434Soru

Akut miyeloid lösemi tanısıyla kemoterapi alan ve mutlak nötrofil sayısı 100/mm3100/mm^3'ün altında olan 45 yaşındaki bir erkek hastada, geniş spektrumlu antibiyotik tedavisine rağmen düşmeyen ateş ve gövdede eritematöz nodüler deri lezyonları gelişmiştir. Hastanın kan kültüründen elde edilen izolatın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

TestSonuç
Germ tüp testiNegatif
Kromojenik agar (CHROMAgar)Metalik mavi renkli koloniler
Mısır unlu Tween 80 agarUzun psödohifler ve 'gözyaşı' (teardrop) benzeri blastokonidiler
Sükroz fermantasyon testiPozitif (Asit ve gaz oluşumu)

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, olası etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken Candida tropicalis olup, özellikle nötropenik hastalarda yaygın enfeksiyon yapma ve deri lezyonlarına yol açma eğilimi yüksektir.

Cevap

Etken Candida tropicalis olup, nötropenik hastalarda deri lezyonlarıyla seyreden dissemine enfeksiyonlara yol açabilir.
Soruda tarif edilen hasta (nötropenik, deri lezyonlu) ve laboratuvar bulguları (germ tüp negatif, kromojenik agarda metalik mavi, psödohif varlığı, sükroz fermantasyonu pozitif) tipik olarak Candida tropicalis'i işaret eder. Bu tür, nötropenik kanser hastalarında invaziv enfeksiyon yapma eğilimi en yüksek olan non-albicans türlerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı değerlendir.
Lösemi ve derin nötropeni zemininde gelişen fungemi ve deri nodülleri, fırsatçı bir kandida enfeksiyonunu (dissemine kandidiyazis) düşündürür.
Candida tropicalis, nötropenik hastalarda en sık görülen non-albicans türlerinden biridir ve deri tutulumu sıktır.
2
Laboratuvar verilerini analiz et.
Germ tüp negatifliği etkenin C. albicans olmadığını gösterir. Kromojenik agardaki metalik mavi renk ve mısır unlu agardaki psödohif yapısı C. tropicalis tanısını destekler.
C. tropicalis, kromojenik besiyerlerinde karakteristik metalik mavi/koyu mavi renk oluşturur.
3
Biokimyasal ayırıcı testi kullan.
Sükroz fermantasyonunda asit ve gaz oluşumu saptanmıştır.
C. tropicalis, sükrozu hem fermente eden hem de asimile eden nadir Candida türlerinden biridir (C. albicans sükrozu fermente edemez).

Anahtar Kavram

Candida tropicalis'in nötropenik hastalardaki klinik önemi ve laboratuvar (CHROMAgar, sükroz fermantasyonu) identifikasyonu.
Soru 435Soru

Mantarların hücre duvarı mimarisi, biyokimyasal bileşenlerinin sentez dinamikleri ve laboratuvar tanı yöntemlerinin bu yapılarla olan ilişkisi düşünüldüğünde; fungal hücre yapısı ve fonksiyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: β\beta-(1,3)-D-glukan sentaz enzimi, sitoplazmik membran üzerinde lokalize bir transmembran protein kompleksi olup, sitoplazmik UDPUDP-glukozu kullanarak sentezlediği glukan zincirlerini hücre dışı alana doğru transfer eder.

Cevap

ββ-(1,3)-D-glukan sentaz enzimi, sitoplazmik membran üzerinde lokalize bir transmembran protein kompleksi olup, sitoplazmik UDPUDP-glukozu kullanarak sentezlediği glukan zincirlerini hücre dışı alana doğru transfer eder.
Doğru ifade, β\beta-(1,3)-D-glukan sentaz enziminin bir transmembran proteini olduğunu ve sitoplazmik öncülleri kullanarak polimerleri hücre duvarına doğru sentezlediğini belirtir. Bu süreç fungal hücre bütünlüğü için kritiktir ve ekinokandinler tarafından non-kompetitif olarak inhibe edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Fungal hücre duvarı sentez mekanizmasını analiz et.
β\beta-(1,3)-glukan, hücre duvarının temel iskeletidir.
Sentez mekanizması ekinokandin grubu ilaçların hedefidir.
2
Glukan sentaz enziminin lokalizasyonunu belirle.
Enzim sitoplazmik membranda gömülü bir komplekstir.
Sübstrat olan UDPUDP-glukoz sitoplazmadadır ancak ürün hücre duvarına gönderilmelidir.
3
Tanısal yöntemlerin (KOH, boyalar) biyokimyasal etkisini değerlendir.
KOHKOH fungal polimerleri yıkmaz, sadece çevredeki proteinleri uzaklaştırır.
Mantar duvarı (kitin/glukan) bazik ortama son derece dirençlidir.

Anahtar Kavram

Fungal Hücre Duvarı Sentezi ve Tanısal Direnç
Soru 436Soru

Kontrolsüz diyabeti ve uzun süreli üriner kateter kullanımı olan 6060 yaşındaki bir kadın hastanın idrar kültüründe 10510^5 cfu/mLcfu/mL maya mantarı üremiştir. Laboratuvar incelemesinde; germ tüp testinin negatif olduğu, mısır unu agarda (cornmeal agar) pseudohifler üzerinde silindirik blastokonidiyaların yan yana paralel dizilerek "akarsuda kütükler" (logs in stream) görünümü oluşturduğu saptanmıştır.

Bu etkenin tanısını kesinleştirmek için aşağıdaki biyokimyasal özelliklerden hangisinin saptanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Laktozu fermente etme yeteneği

Cevap

Laktozu fermente etme yeteneği
Soruda tanımlanan "akarsuda kütükler" (logs in stream) görünümü, mısır unu agarda pseudohifler üzerine paralel dizilmiş silindirik blastokonidiyalar ile karakterizedir ve Candida kefyr (C. pseudotropicalis) için tipiktir. Bu tür, diğer yaygın Candida türlerinin aksine laktozu fermente edebilme özelliği ile laboratuvarda kesin olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Morfolojik bulguları analiz etme
Mısır unu agarda görülen silindirik blastokonidiyaların pseudohifler üzerinde paralel dizilimi (akarsuda kütükler görünümü) Candida kefyr suşlarını işaret eder.
Her Candida türünün mısır unu agarda kendine özgü bir mikroskobik görünümü (klamidospor, clusters, sagebrush vb.) vardır.
2
Tanımlanan türün biyokimyasal özelliklerini hatırlama
Candida kefyr (eski adıyla Candida pseudotropicalis), süt şekeri olan laktozu fermente edebilme özelliğine sahiptir.
Tür düzeyinde ayırıcı tanı için morfolojiye ek olarak biyokimyasal testler (fermentasyon/asimilasyon) gereklidir.

Anahtar Kavram

Candida kefyr morfolojik (logs in stream) ve biyokimyasal (laktoz fermentasyonu) tanımlama özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Diğer Candida türlerinin (C. parapsilosis, C. guilliermondii, C. tropicalis) mısır unu agardaki karakteristik morfolojik görünümlerini karşılaştırarak çalışmanız önerilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 437Soru

Mantarların biyokimyasal bileşenleri ve laboratuvar tanı süreçleri göz önüne alındığında, bu mikroorganizmaların yapısal özellikleri hakkında verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre duvarının temel iskeletini oluşturan kitin tabakası, NN-asetilglukozamin polimerlerinden meydana gelir.

Cevap

Hücre duvarının temel iskeletini oluşturan kitin tabakası, NN-asetilglukozamin polimerlerinden meydana gelir.
Mantarların hücre duvarı, bakterilerdeki peptidoglikanın aksine kitin adı verilen ve NN-asetilglukozamin polimerlerinden oluşan bir yapı içerir. Bu yapı mantar hücresine mekanik destek ve şekil verir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücre duvarı bileşenlerini tanımla.
Mantar hücre duvarı kitin, glukan ve mannan proteinlerinden oluşur; peptidoglikan içermez.
Bakteri ve mantar ayrımındaki en temel biyokimyasal fark hücre duvarı içeriğidir.
2
Kitin tabakasının biyokimyasal yapısını değerlendir.
Kitin, NN-asetilglukozamin (NAG) birimlerinin β\beta-(1,4) bağları ile bağlanmasıyla oluşan sert bir polimerdir.
Kitin, mantar hücresine ozmotik basınç karşısında dayanıklılık sağlar.

Anahtar Kavram

Mantar hücre duvarı, bakterilerdeki peptidoglikanın aksine kitin ve glukan gibi kompleks polisakkaritlerden oluşur ve ökaryotik membranlarında ergosterol bulundururlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 438Soru

5252 yaşında sığır besiciliği yapan bir erkek hasta, sakal bölgesinde (tinea barbaetinea\ barbae) ani gelişen, oldukça inflamatuar, püstüler ve "kerion" benzeri süpüratif bir lezyonla başvurmuştur. Alınan kıl örneğinin potasyum hidroksit (KOH\text{KOH}) incelemesinde saç şaftının dışında 510 μm5-10\ \mu\text{m} çapında büyük sporların zincir oluşturduğu (ektotriks) saptanmıştır. Rutin Sabouraud dekstroz agarda (37C37^\circ\text{C}'de dahi) üreme gözlenmezken, tiamin ve inositol ilave edilmiş besiyerinde çok yavaş üreme gerçekleşmiştir. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, etken mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkenin 37C37^\circ\text{C}'de üretilmesi, mikroskobik incelemede karakteristik zincir şeklinde klamidokonidilerin oluşumunu uyarır.

Cevap

37C37^\circ\text{C}'de üretildiğinde karakteristik zincir şeklinde klamidokonidiler oluşturması doğrudur.
Trichophyton verrucosumTrichophyton\ verrucosum, özellikle sığırlarla temas sonucu bulaşan zoofilik bir dermatofittir ve sıklıkla inflamatuar karakterde lezyonlara (kerion) neden olur. Saçlarda büyük sporlu (510 μm5-10\ \mu\text{m}) ektotriks tipi tutulum yapması tanısal bir ipucudur. Besiyerinde üremek için tiamin ve sıklıkla inositol gereksinimi duyar. En karakteristik laboratuvar bulgularından biri, 37C37^\circ\text{C}'de inkübasyonun zincir şeklinde klamidokonidi oluşumunu uyarmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et.
Sığır teması, inflamatuar tinea barbae (kerion) ve çok yavaş üreme bulguları, zoofilik bir dermatofit olan Trichophyton verrucosumTrichophyton\ verrucosum lehinedir.
Etkenin saptanması için epidemiyolojik ve klinik ipuçlarının birleştirilmesi gerekir.
2
Mikroskobik ve fizyolojik özellikleri değerlendir.
Büyük sporlu ektotriks tutulumu (510 μm5-10\ \mu\text{m}) ve tiamin/inositol gereksinimi T. verrucosumT.\ verrucosum tanısını doğrular.
Dermatofitlerin ayrımında saç tutulum paterni ve spesifik büyüme faktörü gereksinimleri kritiktir.
3
Doğru morfolojik özelliği seç.
T. verrucosumT.\ verrucosum, 37C37^\circ\text{C}'de inkübe edildiğinde karakteristik klamidokonidi zincirleri oluşturur.
Bu özellik, bu türün laboratuvar tanısında kullanılan ve diğer türlerden ayrımına yardımcı olan spesifik bir mikroskobik bulgudur.

Anahtar Kavram

Trichophyton verrucosum Tanısal Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 439Soru

St. Lawrence Nehri vadisinde yaşayan ve düzenli olarak nehir kenarındaki çürümüş odunların toplandığı bir alanda çalışan 52 yaşındaki erkek hasta; iki aydır devam eden öksürük, kilo kaybı ve sağ bacağında iyileşmeyen verrüköz bir lezyon şikayetiyle başvurur. Akciğer grafisinde sağ orta lobda kitle benzeri bir görünüm saptanır. Cilt lezyonundan yapılan biyopside, çift konturlu, kalın duvarlı ve ebeveyn hücreye geniş bir tabanla (broad-based) tutunmuş tek bir tomurcuğu olan maya hücreleri izlenir. Bu etkenin laboratuvar tanısı ve mikrobiyolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 25°C'de SDA besiyerinde üretildiğinde, septalı hiflerin yan kollarında yerleşen "lolipop" benzeri terminal konidyumlar izlenir.

Cevap

Pathogen identification confirms Blastomyces dermatitidis, which produces characteristic 'lollipop' conidia on short stalks when grown as a mold at 25°C.
Vakada tanımlanan klinik tablo (akciğer ve cilt tutulumu) ve morfolojik bulgular (geniş tabanlı tomurcuklanma) Blastomyces dermatitidis enfeksiyonunu (Blastomikoz) tanımlamaktadır. Bu mantar termal dimorfik bir etken olup, 25°C'de (küf fazı) SDA besiyerinde üretildiğinde septalı hiflerin yan kollarında yerleşen ve 'lolipop' görünümü veren tekli terminal konidyumlar oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka verilerini analiz et.
Coğrafya (St. Lawrence), maruziyet (çürümüş odun), klinik (akciğer kitlesi + verrüköz cilt lezyonu) ve morfoloji (geniş tabanlı tomurcuklanan maya) değerlendirildi.
Sistemik mikozların ayırıcı tanısında coğrafi bölge ve morfolojik yapı birincil öneme sahiptir.
2
Etkeni tanımla.
Geniş tabanlı tomurcuklanma (broad-based budding) ve kalın duvarlı maya yapısı Blastomyces dermatitidis'i işaret eder.
Sistemik mikozlar arasında sadece Blastomyces bu tip tomurcuklanma gösterir.
3
Termal dimorfizm özelliklerini hatırla.
Pathogen 37°C'de maya, 25°C'de küf formundadır. Küf formunda lolipop benzeri konidyumlar oluşturur.
Sistemik mikozların laboratuvar tanısı her iki formun da gösterilmesine dayanır.

Anahtar Kavram

Blastomyces dermatitidis'in termal dimorfizm özellikleri ve morfolojik tanısı

Daha Fazla Pratik

Blastomyces dermatitidis'in akciğerde radyolojik olarak maligniteyi (kanser) nasıl taklit edebileceğini ve kemik tutulumu özelliklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 440Soru

Yoğun bakım ünitesinde izlenen ve geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi alan nötropenik bir hastanın kan kültüründen izole edilen, germ tüp negatif maya mantarı, otomatize biyokimyasal sistemlerde *Candida haemulonii* olarak tanımlanmıştır. İzolatın Sabouraud Dekstroz Agar'da 42C42^{\circ}C sıcaklıkta üreyebildiği ve flukonazol ile amfoterisin B'ye yüksek direnç gösterdiği saptanmıştır. Bu tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Candida auris

Cevap

Hastanede yatan hastalarda çoklu ilaç direnci ve otomatize sistemlerde yanlış tanımlanma riski ile öne çıkan Candida auris
Doğru yanıt olan seçenek, son yıllarda hastane kaynaklı salgınlara neden olan, yüksek sıcaklıklara (42C42^{\circ}C ve üzeri) dirençli ve otomatize sistemlerde sıklıkla 'Candida haemulonii' olarak yanlış raporlanan bir türdür. Bu türün çoklu ilaç direnci göstermesi klinik önemini artırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin ve laboratuvar bulgularının analizi
Nötropenik hastada kan kültüründe germ tüp negatif maya üremesi saptandı.
Etkenin morfolojik olarak albikans dışı (non-albicans) bir kandida türü olduğunu belirlemek için ilk adımdır.
2
Otomatize sistem sonuçlarının değerlendirilmesi
Sistemin Candida haemulonii tanısı vermesi, Candida auris için tipik bir yanlış tanımlama (misidentification) sinyalidir.
VITEK 2 ve Phoenix gibi sistemlerin veri tabanları Candida auris'i sıklıkla Candida haemulonii, Candida famata veya Candida sake ile karıştırır.
3
Termotolerans ve direnç profilinin yorumlanması
42C42^{\circ}C'de üreme ve multidrug direnç saptandı.
Candida auris, yakın akraba olduğu Candida haemulonii kompleksinden yüksek sıcaklıkta (4245C42-45^{\circ}C) üreyebilmesiyle ayrılır ve sıklıkla azol ve poliyen direncine sahiptir.

Anahtar Kavram

Candida auris tanımlama güçlükleri ve ayırt edici özellikleri

Daha Fazla Pratik

Candida auris'in kesin tanısında MALDI-TOF MS veya DNA sekans analizi yöntemlerinin önemini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
ÖncekiSayfa 22 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 22 | Examkin