Parazitoloji

432 soru

Soru 401Soru

Batı Afrika seyahati öyküsü olan 3434 yaşındaki bir erkek hasta; kollarında ve bacaklarında aniden ortaya çıkan, kaşıntılı, ağrısız ve gode bırakmayan geçici ödem (Calabar şişliği) şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde konjonktiva altında hareket eden ince, ipliksi bir yapı gözleniyor. Bu hastada kesin tanı için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gün içinde (10:0014:0010:00-14:00) periferik kandan hazırlanan kalın damla yaymada kılıflı mikrofilerlerin gösterilmesi

Cevap

Gün içinde (10:0014:0010:00-14:00) periferik kanda kılıflı mikrofilerlerin gösterilmesi
Klinik tabloda sunulan Calabar şişlikleri (tekrarlayan geçici ödemler) ve konjonktiva altından parazit geçişi, Loa loa enfeksiyonu (Loiazis) için karakteristiktir. Bu nematodun mikrofilerleri periferik kanda gündüz vakti, özellikle 10:0010:00 ile 14:0014:00 saatleri arasında en yüksek konsantrasyonda bulunur (diurnal periyodisite). Ayrıca Loa loa mikrofilerleri morfolojik olarak kılıflı (sheathed) yapıdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Calabar şişlikleri ve subkonjonktival parazit geçişi saptandı.
Bu bulgular bir filaryal nematod olan Loa loa (göz solucanı) enfeksiyonu için patognomoniktir.
2
Parazitin biyolojik özelliklerinin hatırlanması
Loa loa mikrofilerlerinin kanda diurnal (gündüz) periyodisite gösterdiği belirlendi.
Tanı için kan örneğinin parazitin kanda en yoğun olduğu saatlerde alınması gerekir.
3
Tanı yönteminin seçilmesi
Öğle saatlerinde (10:0014:0010:00-14:00) periferik kan yayması planlandı.
Mikrofilerlerin morfolojik olarak kılıflı olması ve gündüz kanda bulunması tanıyı doğrular.

Anahtar Kavram

Filaryal nematodlarda tanı, mikrofilerin bulunduğu bölgeye (kan veya deri) ve kan yayması için gereken zaman periyoduna (periyodisite) göre yapılır.
Soru 402Soru

3838 yaşında kadın hasta; ani başlayan sağ üst kadran ağrısı, bulantı ve hafif ateş şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yapılan ultrasonografik incelemede safra yollarında yaklaşık 20 cm20\text{ cm} uzunluğunda, hareketli, gölge vermeyen tübüler bir yapı izleniyor. Hastanın öyküsünden kırsal bölgede yaşadığı ve bahçesindeki sebzeleri yıkamadan tükettiği öğreniliyor. Bu hastada en olası etkene yönelik aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanısında, dışkıda kalın ve pürtüklü (mamilone) kabuklu, oval yumurtaların görülmesi karakteristiktir.

Cevap

Tanısında, dışkıda kalın ve pürtüklü (mamilone) kabuklu, oval yumurtaların görülmesi karakteristiktir.
Vakadaki klinik tablo (safra yolu tıkanıklığı) ve parazit morfolojisi (20 cm20\text{ cm}, hareketli silindirik yapı) en olası etkenin bir nematod olan Ascaris lumbricoides olduğunu göstermektedir. Bu parazitin laboratuvar tanısında en yaygın ve karakteristik bulgu, dışkı mikroskobisinde görülen kalın ve pürtüklü (mamilone) kabuklu yumurtalardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Safra yollarında 20 cm20\text{ cm} boyunda hareketli tübüler yapı görülmesi
Bu bulgu, safra yollarına göç edebilen en yaygın nematod olan Ascaris lumbricoides'i (Biliyer Askaris) işaret eder.
2
Etiyolojik etkenin belirlenmesi
Etken Ascaris lumbricoides'tir.
Hijyen kurallarına uyulmaması (yıkanmamış sebzeler) ve parazitin morfolojisi bu tanıyı destekler.
3
Etkenin biyolojik ve laboratuvar özelliklerinin analizi
Tanısal form dışkıda mamilone yumurtaların görülmesidir.
Ascaris yumurtaları kalın, pürtüklü bir dış tabaka ile karakterizedir ve dışkı incelemesinde kolayca tanınabilir.

Anahtar Kavram

Biliyer Askaris ve Ascaris lumbricoides Tanısal Morfolojisi

Daha Fazla Pratik

Biliyer komplikasyonlara neden olan diğer parazitler (Fasciola hepatica, Clonorchis sinensis) ile ayırıcı tanıyı gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 403Soru

4545 yaşındaki bir saha araştırmacısı, Batı Afrika'daki nehir havzalarında yaptığı çalışmalardan yaklaşık bir yıl sonra vücudunda yaygın kaşıntı, inguinal lenfadenopati ve kalça üzerinde ağrısız, sert subkutan nodüller şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde deride "leopar derisi" olarak adlandırılan yamalı depigmentasyon alanları görülüyor; oftalmolojik incelemede ise korneada punktat keratit odakları saptanıyor. Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken en uygun laboratuvar yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nodül yakınından alınan kan içermeyen deri biyopsisi (skin-snip) örneklerinin incelenmesi

Cevap

Kesin tanı için nodül yakınından alınan ve kan içermeyen deri biyopsisi (skin-snip) örneklerinde mikrofilarerlerin gösterilmesi gerekir.
Hastanın klinik tablosu (depigmentasyon, nodüller, kornea tutulumu) tipik bir Onkoserkiyaz (Nehir Körlüğü) vakasıdır. Onchocerca volvulus enfeksiyonunda mikrofilarerler derinin dermis tabakasında yerleştiği için, kan içermeyen deri biyopsisi (skin-snip) örneklerinin serum fizyolojik içinde inkübe edilerek mikrofilarerlerin mikroskop altında görülmesi kesin tanı yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Nehir havzası öyküsü, leopar derisi (depigmentasyon), onkoserkom (nodül) ve punktat keratit (nehir körlüğü belirtisi) saptandı.
Bu spesifik klinik tablo Onchocerca volvulus enfeksiyonuna (Onkoserkiyaz) işaret eder.
2
Etkenin biyolojik döngüsünü hatırla.
O. volvulus'ta erişkinler nodüllerde yaşarken, mikrofilarerler deri dermisinde göç ederler; kan dolaşımına girmezler.
Tanı yönteminin mikrofilarerlerin bulunduğu dokuya (deri) yönelik olması gerekir.
3
Uygun tanı yöntemini seç.
Deri biyopsisi (skin-snip) ile alınan örnekler serum fizyolojik içinde bekletilerek mikrofilarerlerin çıkışı gözlenir.
Kan içermeyen deri örneği alımı, kanda bulunan diğer mikrofilarerlerle karışıklığı önler ve tanısal verimi artırır.

Anahtar Kavram

Onchocerca volvulus (Nehir Körlüğü) tanısında mikrofilarerler kanda değil, deride aranır (Skin-snip yöntemi).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 404Soru

Bir aile sağlığı merkezine başvuran anne, 88 yaşındaki çocuğunun parmak aralarında ve el bileğinde kaşıntılı döküntüler olduğunu, kaşıntının özellikle geceleri yatağa girdiğinde arttığını ifade etmektedir. Yapılan fizik muayenede el parmak aralarında tipik tünel (sillon) yapıları ve küçük veziküller gözlenmiştir.

Bu klinik tabloya neden olan parazit ve hastalığın patogenezi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk kez enfekte olan bir kişide belirtilerin ortaya çıkması için genellikle 22-66 haftalık bir duyarlılaşma süreci gerekir.

Cevap

İlk kez enfekte olan bir kişide belirtilerin ortaya çıkması için genellikle 22-66 haftalık bir duyarlılaşma süreci gerekir.
Uyuz hastalığında klinik tablonun (özellikle kaşıntının) ortaya çıkması, parazit antijenlerine karşı gelişen Tip IV (hücresel/gecikmiş tip) aşırı duyarlılık reaksiyonuna bağlıdır. Bu reaksiyonun ilk kez enfekte olan bir bireyde gelişebilmesi için bağışıklık sisteminin paraziti tanıması ve duyarlılaşması gerekir ki bu süreç genellikle 22-66 hafta sürer.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir.
Gece artan kaşıntı, parmak arası yerleşimi ve 'sillon' yapıları Sarcoptes scabiei (Uyuz) enfeksiyonunu işaret eder.
Bu bulgular uyuz hastalığı için patognomoniktir.
2
İmmünolojik mekanizmayı analiz et.
Kaşıntı, parazite ve ürünlerine karşı gelişen Tip IV aşırı duyarlılık yanıtıdır.
Tip IV yanıtın (hücresel bağışıklık) gelişmesi için ilk temasta duyarlılaşma süresi gereklidir.
3
Zaman çizelgesini belirle.
İlk enfeksiyonda bu süre 22-66 haftadır.
Duyarlılaşma tamamlanmadan inflamatuar yanıt ve dolayısıyla kaşıntı tam olarak ortaya çıkmaz.

Anahtar Kavram

Sarcoptes scabiei patogenezinde Tip IV aşırı duyarlılık ve duyarlılaşma süresi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 405Soru

Tıbbi parazitoloji terminolojisinde parazitler, yaşam döngülerini tamamlamak için bir konağa olan bağımlılık düzeylerine göre sınıflandırılmaktadır. Bazı mikroorganizmalar doğada serbest (saprofit) olarak yaşamlarını sürdürebilme yeteneğine sahip olmalarına rağmen, uygun bir konakla karşılaştıklarında veya çevresel şartlar değiştiğinde parazitik bir yaşam formuna geçerek enfeksiyona neden olabilirler. Bu canlılar, yaşam döngülerini devam ettirmek için mutlak surette bir konağa ihtiyaç duymazlar.

Bu tanıma uyan ve hem serbest hem de parazit olarak yaşayabilen canlılara verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fakültatif parazit

Cevap

Doğada serbest yaşayabildiği halde uygun koşullarda parazitik yaşam tarzına geçebilen canlılar 'Fakültatif parazit' olarak tanımlanır.
Fakültatif parazitler, normal şartlarda doğada serbest (saprofit) olarak yaşamlarını sürdürebilen ancak uygun bir konak bulduklarında parazit olarak yaşayabilen canlılardır. Bu canlılar yaşam döngülerini tamamlamak için bir konağa mecbur değildirler (örn. Naegleria fowleri).

Adım Adım Çözüm

1
Parazitin konak bağımlılığı analiz edilir.
Canlının yaşam döngüsü için bir konağa mutlak bağımlı olmadığı (serbest yaşayabildiği) saptanır.
Soruda canlının saprofit olarak yaşayabildiği vurgulanmaktadır.
2
Parazitik yaşam formuna geçiş koşulları değerlendirilir.
Canlının isteğe bağlı (koşullu) olarak parazitlik yaptığı belirlenir.
Serbest yaşam ile parazitlik arasında geçiş yapabilme yeteneği 'fakültatif' teriminin karşılığıdır.

Anahtar Kavram

Fakültatif parazitlik, bir canlının hem serbest (saprofit) hem de parazitik yaşam formlarını sürdürebilme yeteneğidir.
Soru 406Soru

Batı Afrika seyahati öyküsü olan 3838 yaşındaki bir erkek hasta; kollarında ve bacaklarında zaman zaman ortaya çıkan, birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolan, kaşıntılı ve ağrısız şişlikler (Calabar şişlikleri) şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesi sırasında konjonktiva altında hareket eden ince, uzun bir solucan saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan parazit ve bu paraziti insana bulaştıran vektör aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Loa loa — Chrysops (Geyik sineği)

Cevap

Loa loa ve Chrysops (Geyik sineği) eşleşmesi doğrudur.
Klinik vakada sunulan Calabar şişlikleri (geçici ödem) ve konjonktiva altında solucan görülmesi 'Loa loa' enfeksiyonu için karakteristiktir. Bu nematodun yaşam döngüsünde 'Chrysops' (geyik sineği) türleri ara konak ve vektör olarak görev yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (geçici subkutan şişlikler ve gözde hareket eden solucan) analiz et.
Bu bulguların Loa loa (loiazis) enfeksiyonuna işaret ettiği belirlenir.
Calabar şişlikleri ve subkonjonktival göç Loa loa'nın patognomonik özellikleridir.
2
Parazitin bulaş mekanizmasını ve vektörünü hatırla.
Loa loa'nın geyik sineği (Chrysops) ısırığı ile bulaştığı sonucuna varılır.
Filaryal nematodların her birinin kendine özgü bir artropod vektörü vardır.

Anahtar Kavram

Loiazis tanısında klinik bulgular (Calabar şişlikleri ve gözde parazit) ve vektörün (Chrysops) bilinmesi.

Daha Fazla Pratik

Diğer filaryal nematodların (Wuchereria, Onchocerca) vektörlerini ve periyodisite (gün içi değişim) özelliklerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 407Soru

İnsanlarda enfeksiyon oluşturan trematodların (yaprak solucanlar) morfolojik özellikleri, yaşam döngüleri ve bulaş yolları incelendiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SchistosomaSchistosoma türleri, tıbbi önemi olan trematodlar içerisinde hermafrodit yapıda olmayan (ayrı eşeyli) tek gruptur.

Cevap

Trematodlar içinde hermafrodit olmayan ve ayrı eşeyli olan tek grup Schistosoma türleridir.
Tıbbi önemi olan trematodların büyük çoğunluğu hermafrodit iken, SchistosomaSchistosoma türleri (S. haematobium, S. mansoni, S. japonicum) ayrı eşeylidir. Erkek parazitin vücudunda bulunan 'canalis gynaecophorus' içinde dişi parazit yer alır. Ayrıca bu türler, metaserkarya evresi içermeyip doğrudan serkarya formu ile deriden penetrasyon yoluyla bulaşmalarıyla da diğer trematodlardan ayrılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Trematodların genel morfolojik özelliklerini değerlendir.
Çoğu trematodun hermafrodit (çift eşeyli) olduğu, ancak Schistosoma cinsinin bu kuralın istisnası olduğu belirlendi.
Trematodlar biyolojik olarak hermafrodit canlılardır; fakat Schistosoma türleri evrimsel olarak ayrı eşeyli (dioik) yapı kazanmıştır.
2
Yaşam döngüsü ve enfektif formları karşılaştır.
Schistosoma'nın serkarya ile deriden, diğerlerinin ise metaserkarya ile oral yolla bulaştığı tespit edildi.
Schistosoma türlerinde metaserkarya evresi yoktur; serkaryalar doğrudan enfektif formdur.

Anahtar Kavram

Trematodların Biyolojik ve Yaşam Döngüsü Farklılıkları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 408Soru

88 yaşında bir çocuk, perianal kaşıntı ve karın ağrısı şikayetiyle pediatri polikliniğine başvuruyor. Yapılan dışkı incelemesinde 3045μm30-45 \mu m çapında, içinde altı çengelli onkosfer bulunan ve her iki kutbundan çıkan polar flamanları olan yumurtalar saptanıyor. Bu parazitin biyolojik döngüsüyle ilgili diğer tüm tıbbi sestodlardan ayrılmasını sağlayan en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaşam döngüsünü tamamlamak için zorunlu bir ara konağa ihtiyaç duymaması

Cevap

Hymenolepis nana (cüce şerit), bir ara konağa zorunlu ihtiyaç duymadan yaşam döngüsünü tamamlayabilmesiyle diğer sestodlardan ayrılır.
Hymenolepis nana (cüce şerit), tıbbi önemi olan sestodlar arasında yaşam döngüsünü tamamlamak için zorunlu bir ara konağa (böcek vb.) ihtiyaç duymayan tek sestoddur. Yumurtaların doğrudan yutulmasıyla (direkt döngü) veya bağırsak içindeki yumurtaların dışarı çıkmadan açılmasıyla (otoenfeksiyon) enfeksiyon devam edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Parazit identifikasyonu
Hymenolepis nana
Tanımda geçen 'polar flamanlı yumurta' ve 'altı çengelli onkosfer' ifadeleri tipik olarak Hymenolepis nana'yı işaret eder.
2
Biyolojik özellik analizi
Doğrudan yaşam döngüsü ve otoenfeksiyon
H. nana, hem son konak hem de ara konak olarak insanı kullanabilir (sistiserkoid larva villuslarda gelişir).
3
Diğer sestodlarla karşılaştırma
Ara konak zorunluluğu yokluğu
Taenia türleri, Echinococcus türleri ve Diphyllobothrium latum'un aksine, H. nana yumurtaları alındığında doğrudan erişkin hale gelebilir.

Anahtar Kavram

Hymenolepis nana'nın doğrudan yaşam döngüsü ve otoenfeksiyon yeteneği.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 409Soru

Uzak Doğu'da uzun yıllar görev yapan 5252 yaşındaki bir erkek hasta; iştahsızlık, epigastrik ağrı ve ilerleyici tıkanma sarılığı şikayetleriyle kliniğe başvuruyor. Yapılan tetkiklerde safra yollarında yaygın dilatasyon saptanıyor ve karaciğer biyopsisinde kolanjiyokarsinom tanısı doğrulanıyor. Bu klinik tablodan sorumlu olan trematod türü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanlar için enfektif form, ikinci ara konak olan tatlı su balıklarının kas dokusundaki metaserkaryalardır.

Cevap

İnsanlar için enfektif form, ikinci ara konak olan tatlı su balıklarının kas dokusundaki metaserkaryalardır.
Vakada tanımlanan kolanjiyokarsinom ve safra yolu tutulumu, Uzak Doğu endemik bir trematod olan ClonorchisClonorchis sinensissinensis'i işaret etmektedir. Bu parazit, mirasyum içeren yumurtaların salyangozlar tarafından yutulmasıyla başlayan, sonrasında balıkların kas dokusuna yerleşen metaserkaryaların insanlar tarafından tüketilmesiyle tamamlanan bir yaşam döngüsüne sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Uzak Doğu seyahati, kronik safra yolu tıkanıklığı ve kolanjiyokarsinom varlığı parazitin ClonorchisClonorchis sinensissinensis (Çin karaciğer kelebeği) olduğunu gösterir.
ClonorchisClonorchis sinensissinensis kronik enfeksiyonu, safra kanallarında kronik irritasyon ve epitelyal hiperplaziye neden olarak kolanjiyokarsinom riskini belirgin şekilde artırır.
2
Parazitin yaşam döngüsünü ve bulaş yolunu hatırla.
ClonorchisClonorchis sinensissinensis yaşam döngüsünde iki ara konak kullanır: 1.1. ara konak salyangoz, 2.2. ara konak tatlı su balıklarıdır (Cyprinidae familyası).
Trematodların çoğu metaserkarya evresiyle bulaşır ancak bu evrenin nerede bulunduğu (balık, bitki, yengeç) tür ayrımında kritiktir.
3
Enfektif formu ve bulaşma mekanizmasını doğrula.
İnsanlar, metaserkarya içeren enfekte tatlı su balıklarını çiğ veya yetersiz pişmiş şekilde tükettiklerinde enfekte olurlar.
Metaserkaryalar balık kasında kistleşmiş formlardır ve duodenal ortamda kistten çıkarak safra yollarına göç ederler.

Anahtar Kavram

Clonorchis sinensis biyolojisi ve kolanjiyokarsinom ilişkisi
Soru 410Soru

Av etinden yapılmış az pişmiş sucuk tüketiminden yaklaşık iki hafta sonra ateş, periorbital ödem ve şiddetli kas ağrıları şikayetleri ile başvuran bir hastanın laboratuvar tetkiklerinde belirgin eozinofili ve kreatin fosfokinaz (CPKCPK) düzeyinde artış saptanmıştır. Bu hastada klinik tanıyı doğrulamak için yapılması gereken en uygun laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kas biyopsisi yapılarak kapsüllü larvaların histopatolojik olarak gösterilmesi

Cevap

Kas biyopsisi yapılarak kapsüllü larvaların histopatolojik olarak gösterilmesi
Klinik tabloda sunulan periorbital ödem, ateş ve şiddetli kas ağrısı (miyalji) kombinasyonu, özellikle eozinofili ve kas yıkım göstergesi olan CPK yüksekliği ile birlikte Trichinella spiralis enfeksiyonu için tipiktir. Bu nematodun larvaları çizgili kas lifleri arasına yerleşerek kapsüllenir; bu nedenle kas biyopsisi ile larvaların görülmesi kesin tanı koydurur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Ateş, periorbital ödem ve miyalji üçlemesi ile yüksek eozinofili ve CPK yüksekliği Trichinella spiralis (trişinelloz) enfeksiyonunu işaret eder.
Bu belirtiler parazitin kas dokusuna göçü ve yerleşimi ile ilişkilidir.
2
Etkenin yaşam döngüsüne uygun tanı yöntemini belirle
Trichinella larvaları çizgili kaslarda enkapsüle olur.
Kesin tanı için parazitin bizzat dokuda gösterilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Trichinella spiralis tanısında kas biyopsisi ve karakteristik klinik triad (ateş, ödem, miyalji).

Daha Fazla Pratik

Nematodların doku ve bağırsak yerleşimli olanlarının ayrımını ve tanı yöntemlerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 411Soru

Hijyen koşullarının yetersiz olduğu bir barınakta yaşayan 5050 yaşındaki erkek hasta; 55 gündür devam eden yüksek ateş, titreme, yaygın kas ağrısı ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde gövdesinde peteşiyal döküntüler ve kıyafetlerinin dikiş yerlerinde yoğun bit infestasyonu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde periferik yaymada spiroketler izleniyor ve hastaya epidemik dönek ateş tanısı konuluyor.

Bu hastadaki enfeksiyonun bulaşma mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enfekte bitin deri üzerinde ezilmesiyle salınan hemolenfin sıyrıklardan girmesi

Cevap

Enfekte bitin deri üzerinde ezilmesiyle salınan hemolenfin sıyrıklardan girmesi
Epidemik dönek ateş etkeni olan Borrelia recurrentisBorrelia\ recurrentis, insan vücut bitinin (Pediculus humanus corporisPediculus\ humanus\ corporis) bağırsak epiteli yoluyla hemolenfine geçer ve burada çoğalır. Diğer bit kaynaklı patojenlerin aksine, dışkı veya tükürük ile atılmaz. İnsana bulaşabilmesi için bitin deri üzerinde ezilmesi ve açığa çıkan spiroketlerin kaşınma sıyrıklarından kan dolaşımına girmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların ve etkenin tanımlanması
Yüksek ateş, döküntü, bit infestasyonu ve kanda spiroket görülmesi 'Epidemik Dönek Ateş' (Borrelia recurrentisBorrelia\ recurrentis) tanısını koydurur.
Vektörü vücut biti olan tek spiroketal hastalık epidemik dönek ateştir.
2
Vektör-patojen ilişkisinin değerlendirilmesi
Vücut biti (Pediculus humanus corporisPediculus\ humanus\ corporis) bu hastalıkta temel vektördür.
Bitin yaşam döngüsü ve beslenme alışkanlıkları bulaş yolunu belirler.
3
Bulaşma mekanizmasının belirlenmesi
Borrelia recurrentisBorrelia\ recurrentis bitin dışkısına veya tükürüğüne geçmez; bitin vücut boşluğunda (hemolenf) bulunur.
Bulaşmanın gerçekleşmesi için bitin deri üzerinde ezilmesi ve enfekte sıvının yaralı deriye teması gereklidir.

Anahtar Kavram

Vücut biti ile bulaşan hastalıkların (Rickettsia prowazekiiRickettsia\ prowazekii, Bartonella quintanaBartonella\ quintana, Borrelia recurrentisBorrelia\ recurrentis) bulaşma mekanizmalarındaki farklılıklar.

Daha Fazla Pratik

Vücut biti tarafından taşınan üç temel hastalığın (Tifüs, Siper ateşi, Dönek ateş) etkenlerini ve bulaş yollarını bir tablo halinde ezberlemek sınavda hız kazandırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 412Soru

Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan 5252 yaşında bir erkek hasta; iştahsızlık, kilo kaybı ve sağ üst kadranda dolgunluk hissi ile başvuruyor. Yapılan radyolojik incelemelerde karaciğer sağ lobunda sınırları net seçilemeyen, infiltratif karakterde, merkezi nekroz ve kalsifikasyonlar içeren bir kitle saptanıyor. Cerrahi girişim sırasında kitlenin çevre dokulara invaziv bir şekilde yayıldığı, belirgin bir kapsülünün bulunmadığı ve dışa doğru tomurcuklanan çok sayıda küçük vezikülden oluştuğu gözleniyor. Bu klinik ve patolojik tabloya neden olan parazit ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırlayıcı bir kapsül yapısının olmaması ve eksojen tomurcuklanma göstermesi nedeniyle çevre dokulara infiltrasyon ve metastatik yayılım yapabilir.

Cevap

Sınırlayıcı bir kapsül yapısının olmaması ve eksojen tomurcuklanma göstermesi nedeniyle çevre dokulara infiltrasyon ve metastatik yayılım yapabilir.
Echinococcus multilocularis, alveolar kist hastalığına neden olur. Bu parazit, Echinococcus granulosus'un aksine belirgin bir kapsül yapısına sahip değildir ve kistleri dışa doğru tomurcuklanarak (eksojen tomurcuklanma) çevre dokuları istila eder. Bu durum karaciğerde infiltratif, maligniteye benzer bir tabloya ve hatta akciğer veya beyin gibi uzak organlara metastatik yayılıma yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
İnfiltratif yayılım, kapsülsüz yapı ve eksojen tomurcuklanma gösteren karaciğer kitlesi saptandı.
Bu bulgular Echinococcus granulosus (kist hidatik) yerine Echinococcus multilocularis (alveolar kist) enfeksiyonuna işaret eder.
2
Echinococcus multilocularis'in patolojik özelliklerini hatırla.
Alveolar kistin laminer tabakasının çok ince olduğu ve dışa doğru tomurcuklanarak (eksojen) invaziv büyüdüğü bilgisine ulaşılır.
Bu biyolojik özellik, parazitin neden kist hidatikten farklı olarak malignite benzeri bir klinik sergilediğini açıklar.
3
Yaşam döngüsü ve bulaş yollarını karşılaştır.
İnsanın tesadüfi ara konak olduğu ve bulaşın enfektif yumurtaların alımıyla gerçekleştiği doğrulanır.
Seçeneklerdeki diğer parazitlerin (D. latum, T. saginata) veya diğer Echinococcus türünün özelliklerini elemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Echinococcus multilocularis (Alveolar Kist) Patogenezi ve Diferansiyel Tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 413Soru

Tıbbi parazitolojide zoonozlar, parazitlerin insan ve omurgalı hayvanlar arasındaki geçiş dinamikleri ve enfeksiyonun idamesinden sorumlu temel rezervuarın hangi canlı grubu olduğuna göre sınıflandırılır. Bazı enfeksiyonlarda geçiş tek yönlü bir özellik sergilerken, bazı durumlarda her iki canlı grubu da parazit için benzer düzeyde duyarlıdır ve enfeksiyonun doğadaki devamlılığında eşdeğer rol oynar. Buna göre; parazitin hem insandan hayvana hem de hayvandan insana karşılıklı (iki yönlü) olarak bulaşabildiği ve her iki grubun da birbirleri için enfeksiyon kaynağı oluşturabildiği tabloları tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amfisenoz

Cevap

İnsan ve hayvanlar arasında karşılıklı bulaşın ve ortak rezervuar kapasitesinin bulunduğu durum amfisenoz olarak adlandırılır.
Doğru yanıt olan amfisenoz (amphixenosis), parazitlerin hem insan hem de diğer omurgalı hayvanlar arasında serbestçe ve karşılıklı olarak dolaşabildiği enfeksiyonları tanımlar. Bu tablolarda her iki grup da enfeksiyonun doğadaki devamlılığı için kritik birer kaynak (rezervuar) teşkil eder. Tıbbi parazitolojide Trypanosoma cruziTrypanosoma\ cruzi ve Schistosoma japonicumSchistosoma\ japonicum gibi etkenler bu döngü modeline örnek olarak verilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Zoonotik enfeksiyonların bulaş yönünü analiz et.
Bulaşın tek yönlü (hayvandan insana veya insandan hayvana) veya çift yönlü olabileceği belirlenir.
Epidemiyolojik sınıflandırmanın temel kriteri bulaşın yönü ve rezervuarın niteliğidir.
2
Çift yönlü (karşılıklı) geçişi ifade eden terminolojiyi hatırla.
Amfisenoz (amphixenosis) kavramı, hem insandan hayvana hem de hayvandan insana geçişin olduğu durumları kapsar.
Antropozoonoz ve zooantroponoz terimleri genellikle baskın olan tek bir yönü ifade etmek için kullanılır.
3
Diğer zoonoz sınıflarını (metazoonoz, siklozoonoz, saprozoonoz) dışla.
Bu terimlerin karşılıklı bulaş yönünden ziyade yaşam döngüsündeki zorunlu basamakları (vektör, çevresel ortam, çoklu konak) ifade ettiği görülür.
Soru kökünde vurgulanan 'karşılıklı bulaş' ve 'eşdeğer rezervuar' özelliği sadece doğru yanıtta bulunur.

Anahtar Kavram

Amfisenoz (Amphixenosis)

Daha Fazla Pratik

Zoonozların diğer bir alt türü olan 'Metazoonoz' (omurgasız bir vektör gerektiren döngüler) kavramını inceleyerek aradaki farkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 414Soru

Domuz çiftliğinde çalışan ve son bir haftadır kanlı-mukuslu diyare, karın ağrısı ve tenesmus şikayetleri olan 4242 yaşında bir erkek hastanın dışkı yaymasında; yaklaşık 80μm80 \mu m çapında, tüm yüzeyi sillerle kaplı ve içinde böbrek şeklinde büyük bir çekirdek barındıran hareketli trofozoitler saptanmıştır. Bu parazit ve neden olduğu enfeksiyon ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanlarda enfeksiyon yapan tek silli (Ciliophora) protozoondur ve insan patojeni protozoonlar içinde en büyük boyuta sahip olanıdır.

Cevap

İnsanlarda enfeksiyon yapan tek silli (Ciliophora) protozoondur ve insan patojeni protozoonlar içinde en büyük boyuta sahip olanıdır.
Doğru ifade, Balantidium coli'nin taksonomik ve morfolojik benzersizliğini vurgular. Bu parazit, yaklaşık 50200μm50-200 \mu m uzunluğuyla insanlarda hastalık yapan en büyük protozoondur ve Ciliophora (silliler) şubesinin tıp açısından önemli tek üyesidir. Böbrek şeklindeki büyük makronukleusu tanı koydurucu bir morfolojik özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik verileri analiz etme
Zoonotik (domuz) temas, dizanteri tablosu ve silli, böbrek nukleuslu büyük trofozoit varlığı Balantidium coli'ye işaret eder.
Parazitin morfolojik özellikleri (siller ve reniform makronukleus) tanı için karakteristiktir.
2
Balantidium coli'nin taksonomik yerini değerlendirme
Bu parazit Ciliophora şubesinde yer alan tek insan patojenidir.
İnsanlarda hastalık yapan diğer protozoonlar kamçılı, amip veya apikompleksa grubundadır.
3
Yaşam döngüsü ve üreme özelliklerini gözden geçirme
Parazit hem eşeysiz (fisyon) hem de eşeyli (konjugasyon) çoğalabilir; enfektif formu kisttir.
Silli protozoonların biyolojik döngüsü diğer bağırsak protozoonlarından konjugasyon özelliği ile ayrılır.
4
Ayırıcı tanı özelliklerini belirleme
Entamoeba histolytica'dan eritrosit içermemesi ve ekstra-intestinal yayılım yapmamasıyla ayrılır.
Dizanteri yapan etkenlerin patogenez ve morfoloji farkları TUS için kritik önemdedir.

Anahtar Kavram

Balantidium coli, insanlarda patojen olan tek silli protozoondur, en büyük protozoon olma özelliğini taşır ve zoonotik bir karakter gösterir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 415Soru

Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan 5555 yaşındaki erkek hasta; sağ üst kadran ağrısı, sarılık ve kilo kaybı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan görüntüleme tetkiklerinde karaciğer sağ lobda; sınırları net seçilemeyen, santralinde kavitasyon ve düzensiz kalsifikasyon odakları içeren, radyolojik olarak primer karaciğer karsinomu ile karıştırılan infiltratif karakterde bir kitle saptanıyor. Biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde, çevre dokuya doğru tomurcuklanma gösteren, PAS (+)(+) boyanan ince membranöz yapılar izleniyor ancak protoskoleks yapısına rastlanmıyor. Bu klinik tabloya neden olan paraziter etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parazit, germinal membrandan dışa doğru (eksatojen) tomurcuklanan veziküler yapılar aracılığıyla çevre dokulara infiltratif bir yayılım sergiler.

Cevap

Eksatojen tomurcuklanma göstererek dokuya infiltratif yayılım sergilemesi
Echinococcus multilocularis, germinal membrandan dışarıya doğru (eksatojen) tomurcuklanan veziküler yapılar oluşturur. Belirgin bir lamine tabakası olmadığı için bu veziküller çevre dokuya bir karsinom gibi infiltre olur, dokuyu harap eder ve uzak organlara metastaz yapabilir. Bu durum alveoler hidatik kist olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
İnfiltratif, karsinomu taklit eden, kalsifikasyonlu karaciğer kitlesi ve Doğu Anadolu endemik bölge öyküsü.
Bu bulgular tipik olarak Echinococcus multilocularis (Alveoler hidatik kist) enfeksiyonunu işaret eder.
2
E. multilocularis ile E. granulosus ayrımının yapılması
E. granulosus düzgün sınırlı (uniloküler) ve endojen tomurcuklanma yaparken, E. multilocularis düzensiz sınırlı ve eksatojen tomurcuklanma yapar.
Morfolojik gelişim farkı, parazitin dokudaki invaziv karakterini belirler.
3
İnsandaki paraziter evrenin değerlendirilmesi
İnsan ara konaktır; kistler genellikle sterildir ve dışkıda tanısal bir form (yumurta/proglottid) bulunmaz.
Parazitin yaşam döngüsünde insanın biyolojik konumu tanısal yaklaşımları belirler.

Anahtar Kavram

Echinococcus multilocularis patogenezindeki eksatojen tomurcuklanma ve infiltratif yayılım özelliği.
Soru 416Soru

2828 yaşında, 1010 haftalık gebe bir kadın, boyun bölgesinde ağrısız lenfadenopati şikayetiyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

TestSonuç
Anti-Toxoplasma IgMPozitif
Anti-Toxoplasma IgGPozitif
IgG Avidite İndeksi%15\%15 (Düşük Avidite)

Bu hastada fetüs için enfeksiyon riski oluşturan ve akut evrede dokularda aktif olarak çoğalan parazit formu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takizoit

Cevap

Düşük IgG aviditesi ve IgM pozitifliği ile karakterize akut toksoplazmoz vakalarında, dokularda hızla çoğalan ve fetüse bulaşan form takizoittir.
Takizoitler, Toxoplasma gondii enfeksiyonunun akut evresinde görülen, çekirdekli hücreler (özellikle makrofajlar) içinde hızla çoğalan formlardır. Düşük IgG avidite indeksi ve pozitif IgM sonucu hastanın akut enfeksiyon geçirdiğini kanıtlar; bu evrede transplasental yolla fetüse ulaşan form takizoittir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Pozitif IgM ve düşük IgG aviditesi (%15\%15), enfeksiyonun son 33-44 ay içinde (akut) kazanıldığını gösterir.
Yüksek aviditeli IgG geçmiş enfeksiyonu, düşük aviditeli IgG ise akut enfeksiyonu işaret eder.
2
Morfolojik formun belirlenmesi
Akut evrede makrofajlar ve diğer hücreler içinde hızla bölünen (endodiyogoni) form takizoittir.
Toxoplasma gondii'nin yaşam döngüsünde 'tachy' (hızlı) ön ekiyle adlandırılan bu form akut yayılımdan sorumludur.
3
Konjenital riskin değerlendirilmesi
Gebelikte plasentayı geçerek konjenital enfeksiyona neden olan form takizoit olarak teyit edilir.
Bradizoitler kist içinde korunurken, takizoitler kan yoluyla yayılım gösterirler.

Anahtar Kavram

Toxoplasma gondii'nin akut evre çoğalma formu ve gebelikteki klinik önemi.
Soru 417Soru

Tayland seyahati dönüşünde şiddetli baş ağrısı, ense sertliği ve gövdede parestezi şikayetleriyle acil servise başvuran 2828 yaşındaki erkek hastanın beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde; basınç artışı, 480/mm3480/mm^3 lökosit (hücrelerin %42\%42'si eozinofildir), normal glukoz ve hafif protein yüksekliği saptanmıştır. Hastanın anamnezinde çiğ salyangoz ve yerel pazarlardan alınan iyi yıkanmamış sebzeleri tüketme öyküsü mevcuttur.

Bu klinik tabloya en sık yol açan etken ve bu etkenin ait olduğu parazit grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Angiostrongylus cantonensis* - Nematod

Cevap

*Angiostrongylus cantonensis* - Nematod
BOS'ta belirgin eozinofili ile seyreden menenjit tablosu (eozinofilik menenjit) ve salyangoz tüketimi öyküsü birleştiğinde en olası etken *Angiostrongylus cantonensis*'tir. Bu parazit, nematodlar (yuvarlak solucanlar) grubunda yer alır. İnsanlar, parazitin üçüncü dönem larvalarını taşıyan ara konakları (salyangoz, sümüklü böcek) veya kontamine sebzeleri yiyerek enfekte olurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada menenjit bulguları ve BOS'ta belirgin eozinofilik pleositoz (%10\%10'un üzerinde eozinofil) mevcuttur.
Eozinofilik menenjit tanısı için BOS eozinofili yüzdesi kritiktir.
2
Epidemiyolojik ipuçlarını değerlendir
Uzak Doğu seyahati, çiğ salyangoz ve kirli sebze tüketimi *Angiostrongylus cantonensis* için tipik maruziyet yollarıdır.
Salyangozlar parazitin ara konağıdır; sebzeler ise mukus ile kontamine olabilir.
3
Etkeni ve taksonomik grubu belirle
Etken *Angiostrongylus cantonensis*'tir ve bu parazit bir nematoddur (yuvarlak solucan).
Parazitin yaşam döngüsü ve morfolojisi nematod özelliklerini taşır.

Anahtar Kavram

Eozinofilik menenjitin en sık nedeni *Angiostrongylus cantonensis* olup bir nematoddur.

Daha Fazla Pratik

Diğer MSS parazitlerinden nörosistisirkoz (Taenia solium) ile eozinofilik menenjit farklarını karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 418Soru

Parazitlerin yaşam döngüleri ve epidemiyolojik yayılımları incelendiğinde; bir konağın 'rezervuar' veya 'ölü son konak' (dead-end host) olarak nitelendirilmesini belirleyen en kritik biyolojik parametre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parazitin o konaktaki biyolojik yoğunluğunun (parazitemi veya yük), bir sonraki aktarıcıyı (vektör veya çevre) enfekte edebilecek 'eşik değer' (threshold) üzerinde olup olmaması

Cevap

Parazitin o konaktaki biyolojik yoğunluğunun, bir sonraki aktarıcıyı enfekte edebilecek 'eşik değer' (threshold) üzerinde olup olmaması.
Parazitolojide bir konağın rezervuar olabilmesi, paraziti diğer duyarlı konaklara (veya vektörlere) aktarabilme yeteneğine bağlıdır. Bu yetenek, konak içindeki parazit yoğunluğunun 'enfektif eşik değer'in (threshold) üzerinde olmasıyla mümkündür. Ölü son konaklarda (örn. Batı Nil Virüsü'nde insan) parazit yükü o kadar düşüktür ki, bir vektör bu konaktan kan emse dahi enfekte olamaz ve döngü burada sonlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Rezervuar ve ölü son konak kavramlarının epidemiyolojik rollerini tanımlayın.
Rezervuar konak paraziti doğada tutan ve bulaştıran kaynaktır; ölü son konak ise parazitin bulaş zincirinden çıktığı duraktır.
Kavramsal ayrımın temelini anlamak için epidemiyolojik rollerin belirlenmesi gerekir.
2
Bulaş zincirinin devamlılığı için gereken 'eşik değer' (threshold) kavramını analiz edin.
Bir vektörün (örn. sivrisinek) enfekte olabilmesi için konak kanındaki parazit/virüs yoğunluğunun belirli bir seviyenin üzerinde olması gerekir.
Biyolojik bulaşın mekanik bir süreç değil, yoğunluğa bağlı bir olay olduğunu saptamak için.
3
Konakları bu yoğunluk kapasitesine göre karşılaştırın.
Rezervuar konaklar yüksek parazitemi ile eşiği geçerken, ölü son konaklar düşük yük nedeniyle eşiğin altında kalır.
Soru kökündeki en kritik parametreyi netleştirmek için karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Ölü son konak (Dead-end host) ve Rezervuar konak arasındaki fark 'Eşik Değer' (Threshold) prensibine dayanır.

Daha Fazla Pratik

Biyolojik vektörlerdeki gelişim tiplerini (siklo-propagatif vb.) çalışarak bu eşik değerin vektör içindeki değişimini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 419Soru

Koyun yetiştiriciliğinin yaygın olduğu bir bölgede yaşayan 4545 yaşındaki kadın hasta; sağ üst kadran ağrısı, halsizlik ve hafif ateş şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede karaciğerin hassas ve büyümüş olduğu saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde eozinofili (%20\%20) dikkati çekiyor. Hastanın öyküsünden, dere kenarlarından topladığı su teresini (Nasturtium officinaleNasturtium\ officinale) temizlemeden çiğ tükettiği öğreniliyor. Yapılan dışkı incelemesinde büyük, operküllü (kapaklı) parazit yumurtaları görülüyor. Bu hastadaki klinik tabloya neden olan en olası parazit ve bu parazitin insana bulaşan formu (infektif evresi) aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fasciola hepaticaFasciola\ hepatica - Metasarkerya

Cevap

Klinik bulgular ve su teresi tüketim öyküsüyle uyumlu olan Fasciola hepaticaFasciola\ hepatica ve metasarkerya formudur.
Vakada tanımlanan sağ üst kadran ağrısı, hepatomegali, eozinofili ve operküllü yumurta bulguları Fasciola hepaticaFasciola\ hepatica (karaciğer kelebeği) enfeksiyonu ile tam uyumludur. Bu parazitin yaşam döngüsünde, birinci ara konak olan tatlı su salyangozundan (LymnaeaLymnaea spp.) çıkan sarkeryalar, su bitkilerine (su teresi vb.) tutunarak kuyruklarını kaybeder ve koruyucu bir kılıf kuşanarak 'metasarkerya' formuna dönüşürler. İnsanlar bu bitkileri çiğ tükettiklerinde metasarkeryaları alarak enfekte olurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz etme
Sağ üst kadran ağrısı, hepatomegali ve eozinofili; bir karaciğer trematoduna (distom) işaret etmektedir.
Paraziter enfeksiyonlarda, özellikle doku göçü evresinde eozinofili tipik bir bulgudur.
2
Bulaş yolunu değerlendirme
Su teresi (su bitkisi) tüketimi, Fasciola hepaticaFasciola\ hepatica için karakteristik bulaş yoludur.
Salyangozdan çıkan sarkeryalar su bitkilerine tutunarak metasarkerya formuna dönüşür.
3
İnfektif formu belirleme
İnsanlar için enfektif olan evre metasarkeryadır.
Trematodların çoğunda (Schistosoma hariç) insana bulaş, ikinci ara konakta veya bitkilerde gelişen metasarkerya ile olur.

Anahtar Kavram

Fasciola hepaticaFasciola\ hepatica yaşam döngüsü ve bulaş mekanizması
Soru 420Soru

Tıbbi parazitolojide bazı artropodlar, parazitin yaşam döngüsünde sadece pasif bir taşıyıcı olmayıp, parazitin biyolojik değişim geçirmesi için zorunlu bir ortam sağlar. Parazitin, biyolojik vektörün metamorfoz süreçleri boyunca (larva \rightarrow nimf \rightarrow erişkin) bir yaşam evresinden bir sonrakine aktarılarak canlılığını ve enfektivitesini koruması durumu aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Transtadyal geçiş

Cevap

Parazitin vektörün yaşam evreleri (metamorfoz basamakları) arasında aktarılmasına transtadyal geçiş denir.
Transtadyal geçiş, özellikle keneler gibi çok evreli vektörlerde görülen, parazitin larva aşamasında alınsa bile nimf ve erişkin aşamalarında da vektör vücudunda kalmaya ve enfekte etmeye devam etmesi durumudur. Bu, parazitin vektörün metamorfozu sırasında elenmediğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Vektör ve parazit ilişkisinin niteliğini belirle.
Biyolojik vektörlükte parazit, vektör içinde zorunlu gelişimsel süreçler geçirir.
Soruda parazitin biyolojik değişim geçirdiği ve vektörün zorunlu ortam olduğu belirtilmiştir.
2
Metamorfoz basamakları (larva, nimf, erişkin) arasındaki aktarım kavramını analiz et.
Evreler arası bu kalıcılık 'stadial' (evre) kökünden türetilen bir terimle tanımlanır.
Parazitin vektörün büyüme aşamaları boyunca hayatta kalması transtadyal geçiş olarak adlandırılır.
3
Çeldirici olan transovaryal geçiş ile ayrımı yap.
Transtadyal geçiş bireyin kendi yaşamındaki evreler arası aktarımı, transovaryal ise yavrulara (yumurtaya) aktarımı ifade eder.
Kavramsal netlik sağlamak için nesiller arası ve evreler arası fark ayırt edilmelidir.

Anahtar Kavram

Vektörlerde Biyolojik İletim Mekanizmaları

Daha Fazla Pratik

Biyolojik vektörlerde siklo-gelişimsel ve propagatif gelişim farklarını içeren soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 21 / 22Sonraki
Parazitoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 21 | Examkin