Parazitoloji

432 soru

Soru 381Soru

Karın ağrısı, halsizlik ve çarpıntı şikayetleri ile başvuran 2828 yaşındaki bir hastanın fizik muayenesinde konjonktivalarda belirgin solukluk saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hipokrom mikrositer anemi ve periferik yaymada eozinofili izleniyor. Öyküsünden kırsal bölgede yaşadığı ve tarlada çıplak ayakla çalıştığı öğrenilen bu hastada, tanıyı kesinleştirmek için dışkı incelemesinde görülmesi beklenen yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnce kabuklu, içerisinde segmentli (blastomerli) yapı bulunan yumurtalar

Cevap

İnce kabuklu, içerisinde segmentli (blastomerli) yapı bulunan yumurtalar
Kancalı kurtlar (Ancylostoma duodenale ve Necator americanus), bağırsak villuslarına tutunarak kan emdikleri için kronik kan kaybına ve dolayısıyla hipokrom mikrositer anemiye neden olurlar. Tanı, dışkıda ince kabuklu, şeffaf ve içerisinde 484-8 blastomer (hücre kümesi) içeren tipik yumurtaların görülmesi ile konur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada demir eksikliği anemisi (solukluk, hipokrom mikrositer anemi) ve eozinofili mevcut.
Paraziter enfeksiyonlarda, özellikle doku göçü yapan veya kan emen nematodlarda eozinofili sık görülür.
2
Epidemiyolojik veriyi değerlendir
Tarlada çıplak ayakla çalışma öyküsü, parazitin larvalarının deriden penetrasyon yoluyla girdiğini düşündürür.
Kancalı kurt larvaları (L3 filariform) topraktan deri yoluyla bulaşır.
3
Olası etkeni ve tanı yöntemini belirle
Etken Ancylostoma duodenale veya Necator americanus'tur. Tanı dışkıda yumurtaların görülmesiyle konur.
Kancalı kurtlar bağırsak mukozasına yapışıp kan emerek ağır anemiye neden olurlar.

Anahtar Kavram

Kancalı kurtların (Hookworms) neden olduğu demir eksikliği anemisi ve dışkıdaki tipik yumurta morfolojisi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 382Soru

Kronik lenfositik lösemi (KLLKLL) tanısıyla takip edilen 6565 yaşında bir erkek hastada, özellikle el ayası ve ayak tabanında belirgin olan kalın, sarı-kahverengi krutlu lezyonlar saptanıyor. Hastanın kaşıntı şikayetinin beklenenden çok az olduğu ifade ediliyor. Alınan deri kazıntısının mikroskobik incelemesinde, her sahada çok sayıda (yüzlerce) ektoparazit ve yumurta gözleniyor. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parazit yükünün aşırı yüksek olması nedeniyle, bu hastalar kısa süreli indirekt temasla bile yüksek bulaştırıcılık özelliğine sahiptir.

Cevap

Parazit yükünün aşırı yüksek olması nedeniyle, bu hastalar kısa süreli indirekt temasla bile yüksek bulaştırıcılık özelliğine sahiptir.
Norveç uyuzu (krutlu uyuz) immün sistemi baskılanmış veya nörolojik defekti olan hastalarda görülür. Klasik uyuzda parazit sayısını sınırlayan Tip IVIV hipersensitivite yanıtı bu hastalarda yetersizdir. Bu durum, parazitlerin kontrolsüzce çoğalarak milyonlarca sayıya ulaşmasına yol açar. Bu kadar yüksek parazit yükü nedeniyle, hasta çok şiddetli bir bulaş kaynağı haline gelir ve klasik uyuzun aksine sadece deri temasıyla değil, eşyalar veya kısa süreli temaslarla bile enfeksiyonu yayabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımlama
İmmün yetmezliği olan hastada görülen aşırı krutlanma ve yüksek parazit sayısı 'Krutlu (Norveç) Uyuzu' tanısını koydurur.
Hastanın KLLKLL tanısı olması ve mikroskopide yüzlerce parazit görülmesi bu formun tipik göstergeleridir.
2
İmmünolojik mekanizmayı değerlendirme
Bu hastalarda parazite karşı gelişen koruyucu Tip IVIV duyarlılık yanıtı defektif veya yetersizdir.
Kaşıntının az olmasının sebebi de bu hipersensitivite yanıtının (inflamasyonun) düşük olmasıdır.
3
Epidemiyolojik riski belirleme
Milyonlarca akar içeren döküntüler çevreye saçılır ve çok yüksek bulaş riski oluşturur.
Klasik uyuzda parazit sayısı 1010-1515 iken burada milyonlarcadır, bu da indirekt bulaşı (eşyalar, kısa temas) çok kolaylaştırır.

Anahtar Kavram

Krutlu (Norveç) Uyuzu ve Klasik Uyuz Arasındaki İmmünolojik ve Klinik Farklar
Soru 383Soru

Tarım işçisi olarak çalışan 2424 yaşındaki bir hasta; halsizlik, yorgunluk ve egzersiz dispnesi şikayetleriyle başvurmaktadır. Yapılan laboratuvar incelemesinde eozinofili ve belirgin bir hipokrom mikrositer anemi saptanmıştır. Hastanın öyküsünden yaklaşık 22 ay önce çıplak ayakla tarlada çalışırken ayak bileğinde kaşıntılı, eritemli bir lezyon oluştuğu ve kendiliğinden geçtiği öğrenilmiştir. Bu hastadaki klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ancylostoma duodenale

Cevap

Halsizlik, eozinofili, hipokrom mikrositer anemi ve çıplak ayakla tarlada çalışma öyküsü (ground itch) birleştiğinde en olası etken kancalı kurtlardan biri olan Ancylostoma duodenale'dir.
Hastada görülen deri yoluyla giriş öyküsü (kaşıntılı lezyon), eozinofili ve özellikle demir eksikliği anemisi (hipokrom mikrositer), kancalı kurtlar olarak bilinen Ancylostoma duodenale veya Necator americanus enfeksiyonlarının klasik triadıdır. Bu parazitler barsak duvarına tutunarak kanla beslenirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Halsizlik ve egzersiz dispnesi anemiye işaret ederken, eozinofili parazitik bir enfeksiyonu düşündürmektedir.
Anemi ve paraziter enfeksiyon ilişkisini kurmak için ilk adımdır.
2
Giriş yolunu ve deri lezyonunu analiz et
Çıplak ayakla çalışma ve kaşıntılı lezyon (ground itch), filariform larvaların deriden giriş yaptığını gösterir.
Nematodların yaşam döngüleri arasındaki farkları ayırt etmek için kritiktir.
3
Anemi tipine göre etkeni doğrula
Hipokrom mikrositer anemi (demir eksikliği), barsak mukozasında kan emerek beslenen kancalı kurtlar için karakteristiktir.
Ascaris gibi diğer nematodlardan ayrımı sağlar.

Anahtar Kavram

Kancalı kurtlar (Ancylostoma/Necator) yaşam döngülerinde deriden giriş yaparlar ve barsakta kronik kan kaybına bağlı demir eksikliği anemisine neden olurlar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 384Soru

Kalp transplantasyonu yapılan seronegatif bir alıcıda, seropozitif donörden alınan greft içerisinde bulunan ve nakil sonrası immünsüpresyonla birlikte aktive olarak akut enfeksiyona yol açan enfektif Toxoplasma gondiiToxoplasma\ gondii formu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bradizoit

Cevap

Kalp transplantasyonu gibi doku nakillerinde bulaşmadan sorumlu olan form, doku kistleri içerisinde bulunan bradizoitlerdir.
Doğru seçenek olan bradizoitler, Toxoplasma gondiiToxoplasma\ gondii enfeksiyonunun kronik evresinde dokularda (özellikle beyin, kalp ve iskelet kası) oluşan doku kistlerinin içerisinde yer alırlar. Seronegatif bir alıcıya seropozitif bir donörden kalp nakli yapıldığında, greft içerisindeki bu kistler alıcıya geçer ve nakil sonrası uygulanan immünsüpresif tedavi ile kistler açılarak bradizoitler taşikozitlere dönüşür, böylece akut disemine enfeksiyon gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Transplantasyon yoluyla bulaşma mekanizmasını analiz et.
Organ naklinde (özellikle kas dokusu içeren kalp gibi) parazit donörün dokularında yerleşik haldedir.
Seropozitif donörler, paraziti dokularında latent (sessiz) formda taşırlar.
2
Doku içerisinde latent olarak bekleyen formu belirle.
Doku kistleri içerisinde bulunan form bradizoittir.
Bradizoitler yavaş bölünen ve doku kistleri içinde konak savunmasından korunarak uzun süre canlı kalan formlardır.
3
Nakil sonrası süreci değerlendir.
İmmünsüpresyon altında bradizoitler taşikozitlere dönüşerek hastalığı başlatır.
Bulaşan form bradizoit olsa da, klinik tabloyu oluşturan aktivasyon sonucu ortaya çıkan taşikozitlerdir.

Anahtar Kavram

Toxoplasma gondiiToxoplasma\ gondii yaşam döngüsünde doku kisti ve bradizoitlerin rolü.

Daha Fazla Pratik

Konjenital toksoplazmozis geçişinde hangi formun plasentayı geçtiğini ve Sabin-Feldman boya testinin prensibini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 385Soru

3030 yaşında kadın hasta, bir haftadır devam eden kötü kokulu, köpüklü, sarı-yeşil renkli vajinal akıntı ve kaşıntı şikayetiyle jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayenede servikste yaygın peteşial kanamalar (çilek serviks görünümü) saptanıyor. Bu hastada etken olması en muhtemel mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanısında, taze vajinal akıntının direkt mikroskobik incelemesinde sarsıntılı (jerky) hareketli trofozoitlerin görülmesi karakteristiktir.

Cevap

Vajinal akıntının direkt mikroskobik incelemesinde sarsıntılı (jerky) hareketli trofozoitlerin görülmesi
Hastadaki sarı-yeşil, köpüklü akıntı ve muayenedeki 'çilek serviks' (kolpitis makularis) görünümü Trichomonas vaginalis enfeksiyonu için tipiktir. Bu parazit sadece trofozoit formuna sahiptir ve tanısında taze vajinal sekresyonun direkt mikroskobunda karakteristik 'sarsıntılı' (jerky) hareket eden kamçılı trofozoitlerin görülmesi en önemli tanısal basamaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Sarı-yeşil, köpüklü akıntı ve 'çilek serviks' bulgusu Trichomoniasis (Trichomonas vaginalis) enfeksiyonunu işaret eder.
Bu bulgular urogenital bir protozoon olan T. vaginalis için patognomoniktir.
2
Etkenin biyolojik özelliklerini hatırla
T. vaginalis'in yaşam döngüsünde kist formu yoktur, sadece trofozoit formu bulunur.
Tanı ve bulaşma süreçlerini anlamak için organizmanın yaşam evrelerini bilmek gerekir.
3
Laboratuvar tanı yöntemlerini değerlendir
Taze vajinal akıntı örneğinde (wet mount) sarsıntılı hareket eden kamçılı trofozoitlerin görülmesi tanıyı doğrular.
Hareket muayenesi, bu parazitin teşhisinde en hızlı ve pratik yöntemdir.

Anahtar Kavram

Trichomonas vaginalis morfolojisi ve tanısı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 386Soru

Akdeniz bölgesinde yaşayan, üç haftadır devam eden yüksek ateş, halsizlik ve karın şişliği şikayetiyle getirilen 6 yaşındaki erkek çocuğun fizik muayenesinde masif splenomegali ve hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde pansitopeni ve belirgin hipergamaglobulinemi izleniyor. Bu hastada kesin tanı amacıyla yapılan kemik iliği aspiratının yaymasında, makrofajların içinde saptanması beklenen parazit formu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amastigot

Cevap

Visseral Leishmaniasis tanısında makrofajlar içerisinde amastigot (Leishman-Donovan cisimciği) formu görülür.
Visseral Leishmaniasis (Kala-azar) vakalarında, parazit insanın makrofaj hücreleri içerisinde amastigot (Leishman-Donovan cisimciği) formunda replike olur. Klinik tabloda görülen pansitopeni ve splenomegali, parazitin kemik iliği ve dalaktaki retiküloendotelyal hücreleri yoğun şekilde enfekte etmesinin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Uzun süreli ateş, masif splenomegali, pansitopeni ve hipergamaglobulinemi kombinasyonu Visseral Leishmaniasis (Kala-azar) tablosunu düşündürür.
Bu bulgular parazitin retiküloendotelyal sistemi tuttuğunu gösteren klasik bir triaddır.
2
Etkenin yaşam döngüsündeki formunun belirlenmesi
Leishmania türleri omurgalı konaklarda (insan) zorunlu hücre içi (makrofaj) parazitidir.
Kamçılı olan promastigot formu dokuya girdikten sonra makrofajlar tarafından fagosite edilir ve kamçısız amastigot formuna dönüşür.
3
Tanısal formun seçilmesi
Kemik iliği aspirasyonunda makrofajlar içinde görülen form amastigottur.
Amastigotlar kamçısız, oval yapıda, nükleus ve kinetoplast içeren tanısal yapılardır.

Anahtar Kavram

Visseral Leishmaniasis (Kala-azar) klinik tablosu ve tanısal amastigot formu.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 387Soru

Endosimbiyotik *Trichomonas vaginalis* virüsü (TVVTVV) taşıyan parazitlerin, bu virüsü taşımayanlara göre daha şiddetli vajinit tablosuna ve artmış HIV bulaş riskine yol açtığı bilinmektedir. Bu patogenezin temelinde, virüsün konak hücresindeki spesifik bir reseptörü uyararak hiper-enflamatuar bir sitokin fırtınası (özellikle IL8IL-8 artışı) oluşturması yatmaktadır.

Buna göre, TVVTVV aracılı bu immün aktivasyonda görev alan konak hücre reseptörü ve tanıdığı viral ligand aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toll-benzeri reseptör 3 (TLR3TLR3) — Çift sarmallı RNA (dsRNAdsRNA)

Cevap

Toll-benzeri reseptör 3 (TLR3) ve çift sarmallı RNA (dsRNA) eşleşmesi doğrudur.
Doğru cevap, Toll-benzeri reseptör 3 (TLR3TLR3) ve çift sarmallı RNA (dsRNAdsRNA) eşleşmesidir. *Trichomonas vaginalis* trofozoitleri içerisinde yaşayan endosimbiyotik TVVTVV, çift sarmallı bir RNA virüsüdür. Parazitten salınan bu viral dsRNAdsRNA, vajinal epitel hücrelerinin yüzeyinde veya endozomlarında bulunan TLR3TLR3 reseptörleri tarafından algılanır. Bu algılama sonucunda NFκBNF-\kappa B yolağı aktive olur ve başta IL8IL-8 olmak üzere yoğun bir pro-enflamatuar sitokin salınımı (sitokin fırtınası) gerçekleşir. Bu mekanizma, enfeksiyonun klinik şiddetini artırır ve lokal enflamasyon nedeniyle HIV bulaş riskini yükseltir.

Adım Adım Çözüm

1
Parazit içindeki endosimbiyont virüsün (TVV) yapısını belirle.
TVV, Totiviridae ailesinden çift sarmallı bir RNA (dsRNA) virüsüdür.
Ligand-reseptör etkileşimini belirlemek için virüsün nükleik asit tipinin bilinmesi gerekir.
2
Konak hücre reseptörü ile etkileşimi analiz et.
Viral dsRNA, vajinal epitel hücrelerindeki TLR3 reseptörüne bağlanır.
Doğal bağışıklık sisteminde dsRNA'yı tanıyan temel reseptör TLR3'tür.
3
Sinyal iletiminin sonucunu değerlendir.
NF-κB aktivasyonu ve pro-enflamatuar sitokin (IL-8 vb.) salınımı artar.
Bu sitokin artışı klinik tablonun şiddetlenmesine ve HIV gibi virüslere duyarlılığın artmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Trichomonas vaginalis virüsü (TVV), konak hücrelerindeki TLR3 reseptörlerini dsRNA ligandı aracılığıyla uyararak enflamatuar yanıtı şiddetlendirir.

Daha Fazla Pratik

Trichomonas vaginalis'in hidrojenozom yapısını ve metronidazol direnç mekanizmalarını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 388Soru

Tropikal bir bölgeye seyahat öyküsü olan 3535 yaşındaki bir erkek hasta, bacağında yaklaşık bir haftadır devam eden ağrılı, çıban benzeri bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede lezyonun ortasında küçük bir delik (punktum) olduğu, bu delikten zaman zaman hava kabarcıkları çıktığı ve hastanın lezyon içerisinde hareketlenme hissettiği gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan ektoparaziter durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyazis (Myiasis)

Cevap

Miyazis, sinek larvalarının canlı dokularda gelişmesiyle karakterize, punktum ve hareket hissi ile seyreden bir tablodur.
Doğru yanıt olan miyazis, özellikle tropikal bölgelerde görülen sinek türlerinin (örn. Dermatobia hominis) larvalarını deri altına bırakmasıyla oluşur. Larvalar gelişimlerini tamamlamak için deride bir delik açarak solunum yaparlar; bu delikten hava kabarcığı çıkması ve hastanın larva hareketlerini hissetmesi patognomonik sayılabilecek bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hastada ağrılı nodül, merkezde delik (punktum) ve lezyon içinde hareket hissi saptanmıştır.
Bu bulgular bir ektoparazitin doku içinde canlı olarak bulunduğunu ve solunum yaptığını gösterir.
2
Ayırıcı tanı yapılması
Punktumdan çıkan hava kabarcıkları, sinek larvalarının posterior spirakülleri aracılığıyla yaptığı solunumu temsil eder.
Bu durum, sinek larvalarının neden olduğu miyazis (özellikle Dermatobia hominis gibi türler) tanısını diğer ektoparazitlerden ayırır.
3
Tanının konulması
Miyazis tanısı kesinleştirilir.
Miyazis, diptera (sinek) larvalarının omurgalı dokularını istila etmesine verilen genel addır.

Anahtar Kavram

Miyazis, sinek larvalarının canlı doku istilasıdır ve klinik olarak sıklıkla furunküler (çıban benzeri) lezyonlarla seyreder.
Soru 389Soru

Tıbbi parazitolojide, parazitin normal biyolojik döngüsü içerisinde yer almayan bir canlının tesadüfen enfekte olması ve bu canlıdaki parazitemi düzeyinin bir vektörü enfekte edebilecek eşik değerin altında kalması nedeniyle enfeksiyonun zincirleme olarak başka konaklara aktarılamaması durumu, bu canlıyı parazit için hangi konak tipi yapar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çıkmaz (Dead-end) konak

Cevap

Döngünün devamı için gerekli olan parazitemi eşiğine ulaşılamadığı ve enfeksiyonun başka bir konağa aktarılamadığı bu durum 'Çıkmaz (Dead-end) konak' olarak tanımlanır.
Çıkmaz (Dead-end) konak, parazitin tesadüfen girdiği ancak parazitemi düzeyinin düşüklüğü veya biyolojik uyumsuzluk nedeniyle döngünün bir sonraki halkasına (genellikle bir vektöre) aktarılamadığı canlıdır. Bu durumda enfeksiyon zinciri o canlıda son bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Konak-parazit etkileşimini analiz etme
Canlı parazitin normal döngüsünün dışındadır (aksidental enfeksiyon).
Soruda parazitin normal döngüsü dışında bir canlının enfekte olduğu belirtilmiştir.
2
Epidemiyolojik aktarılabilirliği değerlendirme
Parazitemi düzeyi vektörü enfekte edecek eşiğin altındadır.
Vektörler enfekte olabilmek için kanda belirli bir yoğunlukta parazit bulunmasına ihtiyaç duyar.
3
Döngüsel sonucu belirleme
Enfeksiyon zinciri kırılmıştır ve parazit için bu canlı bir 'çıkmaz'dır.
Parazit bu konaktan sonra başka bir canlıya geçemediği için biyolojik döngü sonlanır.

Anahtar Kavram

Çıkmaz (Dead-end) Konak ve Eşik Parazitemi Kavramı

Daha Fazla Pratik

Batı Nil Virüsü veya bazı zoonotik parazitozlar üzerinden 'çıkmaz konak' örneklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 390Soru

2424 yaşında bir erkek hasta, yaklaşık üç haftadır devam eden ve özellikle geceleri yatağa girdiğinde şiddetlenen yoğun kaşıntı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede el parmak aralarında, el bileklerinin iç yüzlerinde ve aksiller bölgede yer yer küçük papüller ve yaklaşık 11 cm uzunluğunda, kirli beyaz renkli, ince ve kıvrımlı tünel benzeri yapılar (sillionlar) gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan etkenin biyolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Patognomonik olan deri tünelleri (sillionlar) içerisinde parazitin erişkin dişisi, bıraktığı yumurtalar ve skibala adı verilen dışkı artıkları bir arada bulunur.

Cevap

Deri tünelleri (sillionlar) içerisinde dişi parazit, yumurtalar ve skibala adı verilen dışkı artıkları bir arada bulunur.
Sarcoptes scabiei'nin patognomonik lezyonu olan sillionlar, döllenmiş dişi parazitin stratum corneum içinde ilerlemesiyle oluşur. Bu tünellerin içerisinde dişi parazitin kendisi, günlük olarak bıraktığı 232-3 adet yumurta ve koyu renkli dışkı peletleri (skibala) bulunur. Tanı amacıyla yapılan deri kazıntısında bu elemanlardan herhangi birinin görülmesi tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla.
Gece artan kaşıntı ve parmak aralarındaki tüneller (sillionlar) Sarcoptes scabiei (Uyuz) infeksiyonunu işaret eder.
Uyuzun en tipik ve patognomonik bulgusu sillion yapısıdır.
2
Parazitin anatomik yerleşimini değerlendir.
Parazit, epidermisin en dış tabakası olan stratum corneum'da tünel açarak ilerler.
Parazitin keratinize doku ile sınırlı yaşam döngüsünü anlamak tanı için kritiktir.
3
Tünel içeriğini ve biyolojik döngüyü analiz et.
Tünelleri döllenmiş dişi parazitler açar ve bu tünellere yumurtalarını ve dışkılarını (skibala) bırakırlar.
Tanıda deri kazıntısında sadece parazitin değil, yumurta veya skibalanın görülmesi de yeterlidir.

Anahtar Kavram

Sarcoptes scabiei yaşam döngüsü ve sillion yapısı
Soru 391Soru

Tıbbi parazitolojide parazitlerin yaşam döngüleri, konak spektrumları ve vektör ilişkileri değerlendirildiğinde, bu kavramlar arasındaki ilişkilere dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir rezervuar konak, parazitin yaşam döngüsü hiyerarşisinde her zaman 'ara konak' pozisyonunda bulunmak zorundadır.

Cevap

Bir rezervuar konağın parazitin yaşam döngüsünde her zaman ara konak pozisyonunda bulunma zorunluluğu yoktur; parazite göre son konak da olabilir.
Rezervuar konak, bir enfeksiyon etkeninin normal olarak yaşadığı, çoğaldığı ve yaşamını sürdürmek için bağımlı olduğu canlı popülasyonunu ifade eder. Bu kavram epidemiyolojik bir tanımdır ve biyolojik yaşam döngüsü hiyerarşisindeki 'son konak' veya 'ara konak' tanımlarından bağımsızdır. Örneğin, Echinococcus granulosus için köpek hem son konaktır (erişkin paraziti taşır) hem de insan enfeksiyonu için ana rezervuardır. Bu nedenle rezervuarın mutlaka ara konak olması gerektiği ifadesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Konak tanımlarını ve rezervuar kavramını karşılaştırın.
Rezervuar, parazitin doğada devamlılığını sağlayan kaynaktır.
Kavramsal çelişkiyi yakalamak için tanımların kapsamını belirlemek gerekir.
2
Zoonotik döngülerden örnekler üzerinden doğruluğu test edin.
Echinococcus granulosus döngüsünde köpek hem rezervuardır hem de son konaktır.
Genellemenin yanlış olduğunu kanıtlayan bir örnek bulmak çözüme ulaştırır.

Anahtar Kavram

Rezervuar konaklar, parazitin yaşam döngüsündeki rolünden bağımsız olarak (son veya ara konak) paraziti doğada barındıran ve bulaştıran canlılardır.

Daha Fazla Pratik

Parazitlerin yaşam döngülerini 'monoksen' ve 'heteroksen' ayrımı üzerinden tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 392Soru

Batı Afrika'da nehir kenarındaki bir bölgede uzun süreli saha araştırması yapan 4040 yaşındaki bir erkek hasta; vücudunda gelişen ağrısız sert nodüller, şiddetli kaşıntı ve son zamanlarda gelişen görme bulanıklığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede kutanöz bölgelerde hiperpigmentasyon ve palpasyonla sert onşoserkomlar saptanıyor. Bu hastada kesin tanı için en uygun mikroskobik inceleme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cilt biyopsisi (skin-snip) örneklerinde mikrofilerlerin gösterilmesi

Cevap

Cilt biyopsisi (skin-snip) örneklerinde mikrofilerlerin gösterilmesi
Onchocerca volvulus tarafından oluşturulan nehir körlüğünde, parazitin mikrofilerleri dolaşım sistemine (kana) geçmek yerine dermis tabakasında yerleşir. Bu nedenle klasik kan yaymaları tanı koydurucu değildir. 'Skin-snip' adı verilen kanamasız yüzeyel cilt biyopsisi örnekleri serum fizyolojik içinde inkübe edildiğinde, mikrofilerler dokudan sıvıya geçer ve mikroskop altında hareketli olarak gözlemlenebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Deri nodülleri (onşoserkom), kaşıntı ve görme bozukluğu (nehir körlüğü) bulguları değerlendirilir.
Bu klinik tablo spesifik olarak Onchocerca volvulus enfeksiyonuna (Onşoserkiyaz) işaret eder.
2
Parazitin yaşam döngüsü ve yerleşim yerinin belirlenmesi
Onchocerca volvulus mikrofilerlerinin kanda dolaşmadığı, cilt altı dokuda (dermis) bulunduğu hatırlanır.
Tanı örneğinin parazitin yerleştiği dokudan alınması gerekir.
3
Tanı yönteminin seçimi
Cilt biyopsisi (skin-snip) yöntemi seçilir.
Bu yöntem, dermis içindeki mikrofilerleri serbestleştirerek mikroskop altında görülmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Onchocerca volvulus (nehir körlüğü) tanısında mikrofilerlerin saptanması için kan yerine cilt biyopsisi (skin-snip) kullanılır.

Daha Fazla Pratik

Onchocerca volvulus ve Wuchereria bancrofti vektörleri arasındaki farkları karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 393Soru

Orak hücre taşıyıcılığı (HbASHbAS) olan bireylerin, *Plasmodium falciparum* sıtmasının ağır klinik formlarına karşı belirgin bir direnç gösterdiği bilinmektedir. Bu koruyucu etkide, parazitin konak hücre sitoiskeletini kullanarak kendi proteinlerini hücre yüzeyine taşıma yeteneğindeki bozulma kritik rol oynar. *P. falciparum* ile enfekte HbASHbAS eritrositlerinde, virülans proteinlerinin (özellikle PfEMP1PfEMP1) konak hücre membranına taşınmasını engelleyen temel hücresel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konak hücre aktin filamentlerinin parazit tarafından düzgün şekilde yeniden modellenememesi ve buna bağlı olarak Maurer yarıklarının (Maurer's clefts) organizasyonunun bozulması

Cevap

Konak hücre aktin filamentlerinin polimerizasyonundaki kusur sonucu Maurer yarıklarının organizasyonunun bozulmasıdır.
Doğru yanıt, konak hücre aktin filamentlerinin polimerizasyonundaki kusur nedeniyle Maurer yarıklarının organizasyonunun bozulmasıdır. Normal eritrositlerde *P. falciparum*, konak hücresinin aktin iskeletini 'çalara' parazit proteinlerini hücre zarına taşıyan bir ağ kurar. HbASHbAS (ve HbCCHbCC) eritrositlerde, hemoglobin polimerleri veya oksidatif stres nedeniyle bu aktin remodeling süreci aksar. Sonuç olarak, parazitin en önemli virülans faktörü olan PfEMP1PfEMP1 (sequestration'dan sorumlu olan yapışkan protein) eritrosit yüzeyine verimli bir şekilde taşınamaz. Bu durum enfekte hücrelerin damar endoteline tutunmasını engeller ve hastalığın ağır (serebral sıtma gibi) seyretmesini önler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı analiz et
HbAS (Orak hücre taşıyıcılığı) bireylerin ağır sıtmadan korunma mekanizması sorgulanmaktadır.
Sorunun odak noktasını belirlemek için parazit-konak etkileşimini anlamak gerekir.
2
Normal (HbAA) eritrositlerdeki taşıma sistemini hatırla
Parazit, konak hücre aktinini kullanarak Maurer yarıkları adı verilen bir taşıma ağı kurar ve PfEMP1 proteinlerini hücre yüzeyine iletir.
Virülans için gerekli olan 'cytoadherence' (hücre yapışması) bu mekanizmaya bağlıdır.
3
HbAS eritrositlerdeki değişikliği belirle
HbS ve HbC varlığında aktin filamentlerinin yeniden modellenmesi bozulur; aktin ağı kısa ve düzensiz kalır.
Sitoiskelet bozukluğu, transport veziküllerinin (Maurer yarıkları) membranla bağlantısını koparır.
4
Klinik sonucu değerlendir
PfEMP1 yüzeye çıkamaz, eritrositler damar endoteline yapışamaz (sekestrasyon gerçekleşmez), bu da organ hasarını ve ağır sıtmayı önler.
Virülans faktörlerinin sunulamaması koruyucu etkinin temelidir.

Anahtar Kavram

Plasmodium falciparum virülansı ve HbS koruyuculuğu arasındaki sitoiskelet ilişkisi
Soru 394Soru

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) alevlenmesi nedeniyle uzun süreli yüksek doz kortikosteroid tedavisi alan 6464 yaşındaki erkek hastada; şiddetli karın ağrısı, ishal ve öksürük şikayetleri gelişiyor. Yapılan dışkı incelemesinde parazit yumurtasına rastlanmazken, kısa bukkal boşluklu, hareketli rhabditiform larvalar saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan ve Baermann yöntemi ile dışkıdan ayrıştırılabilen nematod aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Strongyloides stercoralis

Cevap

Strongyloides stercoralis
Doğru seçenek olan parazit (Strongyloides stercoralis), nematodlar arasında yaşam döngüsünde 'otoinfeksiyon' (kendi kendini enfekte etme) yeteneğine sahip olmasıyla ayrışır. Özellikle kortikosteroid kullanan veya hücresel immünitesi baskılanmış hastalarda, bağırsaktaki rhabditiform larvalar hızla enfektif filariform larvalara dönüşerek bağırsak duvarından veya perianal deriden tekrar kana karışır. Bu durum ağır gastrointestinal ve pulmoner semptomların eşlik ettiği 'hiperinfeksiyon sendromuna' yol açar. Tanıda dışkıda yumurta görülmez; Baermann yöntemi veya agar plak kültürü ile hareketli rhabditiform larvaların saptanması tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve risk faktörlerini değerlendir.
Uzun süreli kortikosteroid kullanımı, immün sistemi baskılayarak bu parazitin otoinfeksiyon döngüsünü hızlandırır ve hiperinfeksiyon sendromuna yol açar.
Steroidler parazitin çoğalmasını ve doku invazyonunu artırır.
2
Laboratuvar bulgularını (dışkı incelemesi) analiz et.
Dışkıda yumurta yerine hareketli rhabditiform larvaların (kısa bukkal boşluklu) saptanması tanıyı belirler.
Bu parazitte yumurtalar genellikle bağırsak mukozasında açılır, dışkıya larva çıkar.
3
Spesifik tanı yöntemini belirle.
Baermann yöntemi, dışkıdaki larvaları termotropizm ve hidrotropizm özelliklerini kullanarak yoğunlaştırmak için kullanılan altın standart yöntemlerden biridir.
Tanısal duyarlılığı artırmak için özel bir ayrıştırma tekniği gereklidir.

Anahtar Kavram

Strongyloides stercoralis'in otoinfeksiyon mekanizması ve kortikosteroid ilişkili hiperinfeksiyon sendromu.

Daha Fazla Pratik

Hiperinfeksiyon sendromunda balgam incelemesinde de larvaların görülebileceğini ve bunun yaygın (dissemine) güçlüloidoz göstergesi olduğunu unutmayın.

Alternatif Yöntem

Agar plak kültürü yöntemi, parazit larvalarının besiyeri üzerinde bıraktığı hareket izlerini saptayarak Baermann yönteminden daha yüksek duyarlılıkla tanı koyabilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 395Soru

Kronik karın ağrısı ve şişkinlik şikayetleri olan bir hastadan alınan dışkı örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde; merkezinde geniş bir boşluk bulunan, çekirdekleri bu boşluğun etrafındaki ince sitoplazma bandında dizilmiş olarak izlenen 1015μm10-15 \mu m çapında parazit formları saptanıyor. Bu parazit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Blastocystis hominis

Cevap

Dışkı incelemesinde merkezi vakuol ve periferik yerleşimli çekirdeklerle karakterize vakuoler formu görülen parazit Blastocystis hominis'tir.
Blastocystis hominis, dışkı örneklerinde vakuoler, granüler, ameboid ve kist olmak üzere farklı formlarda bulunabilir. En sık görülen vakuoler formda, hücrenin merkezinde geniş bir vakuol bulunur ve sitoplazma bu vakuol nedeniyle hücre çeperine doğru itilmiştir. Çekirdekler (genellikle 1-4 adet) bu ince sitoplazma bandı üzerinde, vakuolün etrafında dizilmiş haldedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik semptomlarını ve mikroskobik bulgularını (vakuoler form) analiz et.
Geniş bir santral boşluk ve bu boşluğu çevreleyen ince sitoplazma bandında dizili çekirdeklerin Blastocystis hominis'e özgü olduğu saptandı.
Blastocystis hominis, polimorfik bir protozoon olup insan dışkısında en sık vakuoler formuyla teşhis edilir.
2
Vakuol içeren diğer yapılarla ayırıcı tanı yap.
Iodamoeba bütschlii'nin glikojen vakuolü ile olan benzerliği değerlendirildi ancak çekirdek dizilimi ve vakuolün biyokimyasal içeriği ile ayrım sağlandı.
Iodamoeba'daki vakuol bir depo maddesi (glikojen) iken, Blastocystis'teki vakuol hücrenin %90'ını kaplayan merkezi bir organeldir.

Anahtar Kavram

Blastocystis hominis vakuoler form morfolojisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 396Soru

SarcoptesSarcoptes scabieiscabiei var.var. hominishominis infestasyonunun (uyuz) patogenezi, farklı klinik formları ve konak immün yanıtı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabuklu (Norveç) uyuzunda mite sayısının dramatik şekilde artması, konakta gelişen güçlü Th1 (IFNIFN-γ\gamma) yanıtının stratum corneum'da yarattığı destrüksiyonun bir sonucudur.

Cevap

Kabuklu (Norveç) uyuzunda mite sayısının artmasının nedeni güçlü bir Th1 yanıtı değil, aksine hücre aracılı bağışıklığın (Th1) yetersiz kalması ve etkisiz bir Th2 yanıtının baskın hale gelmesidir.
Kabuklu (Norveç) uyuzu olan hastalarda, parazit sayısının milyonlara ulaşmasının temel nedeni konağın parazite karşı etkili bir hücre aracılı bağışıklık (Th1/IFN-γ\gamma) kuramamasıdır. Bu hastalarda genellikle Th2 tipi bir sitokin profili saptanır; bu durum yüksek serum IgEIgE ve eozinofiliye yol açsa da parazit çoğalmasını engelleyemez. Dolayısıyla 'güçlü Th1 yanıtının parazit sayısını artırdığı' ifadesi biyolojik olarak yanlıştır; aksine Th1 yanıtı parazit sayısını kısıtlayan ana mekanizmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuzun immünolojik temelini analiz et.
Uyuzda temel patoloji, parazit ürünlerine karşı gelişen Tip IV (gecikmiş tip) aşırı duyarlılık reaksiyonudur.
Kaşıntı ve döküntülerin parazitin mekanik hasarından ziyade immünolojik kaynaklı olduğunu anlamak gerekir.
2
Klasik ve kabuklu uyuz arasındaki farkı değerlendir.
Klasik uyuzda Th1 yanıtı parazit sayısını düşük tutar (genelde <20 mite). Kabuklu uyuzda (immün yetmezlik, yaşlılık vb.) bu kontrol kaybolur.
Hücresel bağışıklığın parazit yükü üzerindeki belirleyici rolünü saptamak.
3
Th1 ve Th2 sitokin dengesini karşılaştır.
Kabuklu uyuzda IFN-γ\gamma (Th1) düşük, IL-4/IL-5 (Th2) ve IgE yüksektir.
Sitokin profilindeki sapmanın klinik tabloyu nasıl ağırlaştırdığını belirlemek.

Anahtar Kavram

Sarcoptes scabiei infestasyonunda konak savunmasında Th1-aracılı hücresel bağışıklık protektif rol oynarken, kabuklu uyuzda bu dengenin Th2 lehine bozulması patolojiyi derinleştirir.

Daha Fazla Pratik

Kabuklu uyuzun özellikle HIV/AIDS, HTLV-1 enfeksiyonu ve immünsüpresif tedavi alan hastalarda gelişme riskini ve bu vakalarda kaşıntının neden minimal olabileceğini araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 397Soru

Doğu Afrika'da (Tanzanya) safari yaptıktan 22 hafta sonra yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve bacağında ağrılı, ülserleşmiş bir lezyon (şankr) şikayetiyle başvuran 3030 yaşındaki erkek hastanın beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde sitoplazmasında eozinofilik inklüzyonlar içeren plazma hücreleri (Mott hücreleri) saptanmıştır. Bu vaka için en olası etken ve özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu etken, insan serumundaki litik faktör olan Apolipoprotein L1'i (APOL1APOL1), 'SRA (Serum Resistance Associated)' proteini aracılığıyla nötralize ederek enfeksiyon oluşturur.

Cevap

Doğu Afrika uyku hastalığına neden olan Trypanosoma brucei rhodesiense, insan serumundaki litik Apolipoprotein L1'i (APOL1) nötralize eden 'SRA' proteinine sahiptir.
Hastada saptanan klinik tablo (şankr, hızlı seyir) ve laboratuvar bulgusu (BOS'ta Mott hücreleri), Doğu Afrika Uyku Hastalığı (Trypanosoma brucei rhodesienseTrypanosoma\ brucei\ rhodesiense) ile uyumludur. Bu etkenin en önemli virülans özelliği, insan serumunda bulunan ve normalde paraziti parçalayan Apolipoprotein L1'i (APOL1APOL1), lizozomal düzeyde bağlayıp etkisiz hale getiren 'SRA' proteinine sahip olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendirme
Doğu Afrika (Tanzanya), ağrılı şankr, hızlı SSS tutulumu ve Mott hücreleri bulguları Trypanosoma brucei rhodesienseTrypanosoma\ brucei\ rhodesiense enfeksiyonuna işaret eder.
Vaka seyri ve coğrafi bölge, Batı Afrika (Gambiense) tipinden ziyade daha akut seyirli Doğu Afrika tipini tanımlamaktadır.
2
İnsan serum direnç mekanizmasını sorgulama
İnsan kanında bulunan Trpanolytic Factor 1 (TLF-1) içindeki Apolipoprotein L1 (APOL1APOL1), parazitin lizozomal membranında porlar açarak onu öldürür.
İnsanların vahşi doğadaki birçok trypanosomaya karşı doğal bağışık olmasının temel nedeni bu litik faktördür.
3
Patojenin adaptasyonunu belirleme
T. b. rhodesienseT.\ b.\ rhodesiense, lizozomunda eksprese ettiği 'SRA (Serum Resistance Associated)' proteini ile APOL1APOL1'e bağlanarak onu etkisiz kılar.
Bu spesifik moleküler etkileşim, bu alttürün insanlar için patojenik olmasını sağlayan temel virülans faktörüdür.

Anahtar Kavram

İnsan serumundaki litik faktörlere (APOL1) karşı Trypanosoma brucei rhodesiense'nin geliştirdiği SRA proteini temelli direnç mekanizması.

Daha Fazla Pratik

Trypanosoma brucei gambiense'deki insan serum direnç mekanizması (TgsGP proteini) ile Rhodesiense'deki SRA proteini arasındaki farkları incelemek konuyu derinleştirecektir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 398Soru

Trematodlar (yaprak solucanları) tıbbi parazitolojide genellikle hermafrodit morfolojiye sahip olmaları, operküllü (kapaklı) yumurta bırakmaları ve insanlara enfektif metaserkarya larvalarının sindirim yoluyla alınmasıyla bulaşmaları ile bilinirler. Ancak, belirli bir trematod grubu bu klasik biyolojik döngü ve yapıdan önemli istisnalar gösterir.

Aşağıdaki parazitlerden hangisi; hermafrodit olmaması (dişi ve erkeklerin ayrı olması), yumurtalarında operkül bulunmaması ve insanlara serkarya formunun deri yoluyla penetrasyonu ile bulaşması özelliklerinin tamamını karşılamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SchistosomaSchistosoma japonicumjaponicum

Cevap

SchistosomaSchistosoma japonicumjaponicum (Schistosoma türleri ayrı eşeyli olma, operkülsüz yumurta ve deri yoluyla serkarya bulaşı özelliklerine sahiptir)
Doğru yanıt olan SchistosomaSchistosoma japonicumjaponicum (SchistosomaSchistosoma türleri), trematodlar arasında üç temel özelliğiyle istisnadır: 1) Dişi ve erkek formları ayrıdır (ayrı eşeyli/diöik), 2) Yumurtaları kapaklı (operküllü) değildir, genellikle diken (spine) içerir, 3) İnsanlara enfektif larval evre olan serkaryaların tatlı sularda deri yoluyla penetrasyonu ile bulaşır.

Adım Adım Çözüm

1
Trematodların genel özelliklerini değerlendir.
Trematodların çoğu hermafrodittir, operküllü yumurta çıkarır ve metaserkarya ile bulaşır.
Tipik trematod yaşam döngüsünü anlamak istisnaları belirlemek için gereklidir.
2
Soru kökündeki istisnai özellikleri (ayrı eşeyli, operkülsüz, serkarya ile deri penetrasyonu) analiz et.
Bu özelliklerin tamamı SchistosomaSchistosoma cinsine özgüdür.
SchistosomaSchistosoma türleri trematodlar arasında biyolojik ve morfolojik olarak en belirgin farklılık gösteren gruptur.
3
Seçenekler arasından SchistosomaSchistosoma türünü belirle.
SchistosomaSchistosoma japonicumjaponicum doğru eşleşmedir.
Diğer seçenekler ya tipik trematod özelliklerine sahiptir ya da farklı bir parazit sınıfındandır.

Anahtar Kavram

Schistosoma türlerinin diğer trematodlardan ayırt edici biyolojik özellikleri
Soru 399Soru

Tıbbi parazitolojide parazitlerin biyolojik vektörler içerisindeki seyri; parazitin geçirdiği morfolojik değişimler ve sayısal artış (çoğalma) kapasitesine göre kategorize edilir. Örneğin, bir vektörde hem şekilsel bir olgunlaşma evresi geçiren hem de sayıca artış gösteren parazitlerin (sıtma etkenleri gibi) ilişkisi 'siklopropagatif' olarak tanımlanır.

Buna karşın, vektörün vücudunda sadece morfolojik bir metamorfoz (örneğin L1L_1 larvadan enfektif L3L_3 larvaya geçiş) sergileyen ancak sayısal bir çoğalma göstermeyen parazitlerin bu biyolojik ilişkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siklodevelopmental

Cevap

Vektör içerisinde sayısal artış olmaksızın sadece morfolojik gelişimin görüldüğü ilişki tipi siklodevelopmental ilişkidir.
Siklodevelopmental ilişki, parazitin vektör içerisinde enfektif olabilmek için gelişimsel basamakları (örneğin filaryal nematodlarda larva evreleri) geçirmesini gerektirir ancak bu sırada parazit popülasyonu sayıca büyümez. Bu durum özellikle helminthlerin (nematodlar gibi) artropod vektörlerindeki seyrinde karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Vektördeki biyolojik süreçlerin analizi
Sayısal artış (multiplikasyon) yok, ancak morfolojik değişim (gelişim) var.
Soru kökünde parazit sayısının sabit kaldığı ve L1L_1 - L3L_3 geçişi gibi bir olgunlaşma olduğu belirtilmiştir.
2
Terminoloji eşleştirmesi
Siklo (değişim/çevrim) + Developmental (gelişimsel) = Siklodevelopmental.
Sadece gelişimin olduğu biyolojik vektörlük tipini tanımlayan standart terim budur.

Anahtar Kavram

Biyolojik vektörlük tiplerinin (Propagatif, Siklodevelopmental, Siklopropagatif) ayrımı.
Soru 400Soru

Özellikle geceleri artan perianal kaşıntı ve buna bağlı uykusuzluk şikayetleri ile çocuk sağlığı ve hastalıkları polikliniğine getirilen 88 yaşındaki bir çocukta, bu klinik tabloya neden olan en olası parazit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enterobius vermicularis

Cevap

Enterobius vermicularis
Doğru cevap olan Enterobius vermicularis, çocuklarda en sık görülen nematod enfeksiyonlarından biridir. Dişi solucanların geceleri anüs çevresine göç ederek buraya yumurtalarını bırakması, bölgede şiddetli kaşıntı ve uykusuzluğa neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi.
Geceleri artan perianal kaşıntı ve huzursuzluk saptandı.
Bu bulgular Enterobius vermicularis (kıl kurdu) enfeksiyonu için patognomoniktir.
2
Olası etkenin sınıflandırılması.
Belirtilen tabloya bir nematod (yuvarlak solucan) olan Enterobius vermicularis neden olur.
Dişi parazitlerin gece saatlerinde anüs çevresine yumurta bırakması kaşıntının temel nedenidir.

Anahtar Kavram

Enterobius vermicularis (Kıl Kurdu) Klinik Tablosu
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 20 / 22Sonraki
Parazitoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 20 | Examkin