Soru

Zorluk: ZorTanzimat Dönemi Öğretici Metinleri ve Gazetecilik

"Bizce yazı yazmaktan maksat, halkın anlayacağı dille yazıp faydalı bilgiler yaymaktır. Edebiyatı sadece elit bir zümrenin zevk aldığı, süslü kelimelerden ibaret bir sanat oyunu olarak görmek milletin uyanışını geciktirmekten başka işe yaramaz. Gazeteler ve makaleler, toplumu eğitecek en tesirli mekteplerdir. Bu sebeple dilin Türkçe kurallarına göre sadeleşmesi, cümlelerin secilerden arındırılarak fikrin doğrudan aktarılması elzemdir."

Bu parçada dile getirilen görüşler ve Tanzimat Dönemi öğretici metinleri ile gazeteciliği göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. A
    Metindeki fikirler, Tanzimat I. Dönemi'nde 'sanat toplum içindir' görüşü doğrultusunda edebiyatı ve gazeteyi halkı eğitmede bir araç olarak gören genel yönelimle örtüşmektedir.
  2. B
    Bu görüşler, ilk Türkçe özel gazete olan *Tercüman-ı Ahval*’in mukaddimesinde Şinasi’nin dile getirdiği 'halkın kolayca anlayabileceği bir yazı dilinin oluşturulması' hedefiyle tutarlıdır.
  3. Yazıda savunulan sadeleşme ve halka yönelme fikri, Tanzimat II. Döneminde Recaizade Mahmut Ekrem’in *Talim-i Edebiyat* adlı ders kitabında kurallaştırılarak bu dönem gazetelerinde en olgun örnekleriyle uygulamaya konulmuştur.Cevap
  4. D
    Parçada savunulan edebiyat anlayışı, Namık Kemal'in *Lisan-ı Osmanînin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazatı Şamildir* adlı yazısında divan nesrinin süslü yapısına yönelttiği eleştirilerle benzerlik gösterir.
  5. E
    Bu düşünce yapısına sahip bir sanatçı; eski edebiyat geleneğini savunan Muallim Naci'nin *Demdeme* adlı eserinde öne çıkardığı şekilci ve ağır dil anlayışıyla fikir ayrılığı yaşayacaktır.

Cevap

Yazıda savunulan sadeleşme ve halka yönelme fikrinin, Tanzimat II. Döneminde Recaizade Mahmut Ekrem’in *Talim-i Edebiyat* adlı ders kitabında kurallaştırılarak bu dönem gazetelerinde en olgun örnekleriyle uygulamaya konulduğunu belirten yargı söylenemez.
Tanzimat II. Döneminde, I. Dönemdeki toplumsal ve sadeleşmeci çizgiden uzaklaşılmış; sanatçılar bireysel konulara yönelirken daha süslü ve ağır bir dil benimsemişlerdir. Recaizade Mahmut Ekrem'in *Talim-i Edebiyat* adlı eseri ise sadeleşmeyi hayata geçiren veya kurallaştıran bir kılavuz değil, Batı edebiyatı etkisindeki yeni kuramsal ve estetik ilkeleri açıklayan ders kitabıdır. Dolayısıyla, bu dönem gazetelerinde sadeleşme ve halka yönelmenin en olgun düzeyde uygulandığı yargısı tamamen yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel dü��üncenin tespit edilmesi
Parçada, edebiyatın ve gazeteciliğin halkın eğitimi için bir araç olduğu, süslü dilden kaçınılması ve Türkçenin kendi kuralları çerçevesinde sadeleştirilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Sorunun doğru çözülebilmesi için metnin savunduğu edebi kuramın ve dönemsel eğilimin (Tanzimat I. Dönem halkçı ve sadeleşmeci yönelimi) doğru analiz edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerin edebi bilgilerle karşılaştırılması
Tanzimat I. Döneminin genel ilkeleri (toplum için sanat), Şinasi'nin *Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi*'ndeki dil görüşleri, Namık Kemal'in *Lisan-ı Osmanî...* makalesindeki eleştirileri ve Muallim Naci'nin gelenekçi *Demdeme* çizgisi ile parçadaki görüşlerin uyuştuğu doğrulanır.
Öncülde verilen metin ile Tanzimat I. Döneminin temel öğretici metinleri ve edebi tartışmaları arasındaki bağları kurmak gerekir.
3
Tanzimat II. Dönem özelliklerinin ve belirtilen eserin incelenmesi
Tanzimat II. Döneminde gazeteciliğin işlevini yitirdiği, edebi dilin sadeleşmek yerine daha da ağırlaştığı ve Recaizade Mahmut Ekrem'in *Talim-i Edebiyat* eserinin halkçı bir sadeleşme kılavuzu değil estetik kuram kitabı olduğu belirlenir. Bu doğrultuda ilgili seçenekteki yargının yanlış olduğu tespit edilir.
Tanzimat'ın iki dönemi arasındaki zihniyet ve uygulama farklarını netleştirerek yanlış yargıyı saptamak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. ve II. Dönem öğretici metinlerinin, dil anlayışlarının ve gazetecilik faaliyetlerinin farklılıkları ile bu dönemlerin önde gelen eserlerinin nitelikleri.
Bu soruyu puanla