Divan edebiyatında bir şairin başka bir şairin şiirini be��enip aynı ölçü ve kafiyeyle yazdığı benzer şiirlere 'nazire' denir. Edebiyatımızda bu geleneğin en güzel örneklerinden biri, Necâtî Bey’in ünlü 'döne döne' redifli gazeline yapılan nazirelerdir. Bu nazirelerden biri de dönemin padişahı Fatih Sultan Mehmet’e yakınlığıyla bilinen bir şairimize aittir:
*“Ey büt-i nâ-mihribân bilmez misin kim âh-ı dil*
*Ahmed’i yakmağa bir yeldir esen döne döne”*
Bu bilgiler ve verilen beyit dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ABeyitte şairin adı ('Ahmed') geçtiği için bu beyit, ait olduğu gazelin son beyti yani makta beytidir.
- BNecâtî Bey’in başlattığı 'döne döne' redifli gazel zincirine eklenen bu şiir, Türk edebiyatındaki nazirecilik geleneğinin önemli bir örneğidir.
- Beytin sahibi olan şair, 16. yüzyılda yaşamış ve divan şiirinde soyut, kapalı ve ağır bir dil içeren 'Sebk-i Hindî' akımının kurucusu kabul edilmiştir.Cevap
- DBeytin şairi, 15. yüzyılda yaşamış, çağdaşları tarafından kendi döneminde 'Sultânü'ş-Şuara' (Şairler Sultanı) olarak anılmış olan Ahmet Paşa’dır.
- EAruz ölçüsüyle kaleme alınan bu beyit, divan şiirinin estetik dünyasına uygun olarak beşerî aşk temasını sevgiliye duyulan sitemle birleştirmiştir.
Cevap
Beytin sahibi olan şairin 16. yüzyılda yaşadığı ve Sebk-i Hindî akımının kurucusu olduğunu iddia eden yargı
Verilen beyit 15. yüzyıl divan şiirinin önemli temsilcilerinden Ahmet Paşa'ya aittir. Ahmet Paşa 16. yüzyılda yaşamamıştır ve Türk edebiyatında Sebk-i Hindî akımının temsilcisi veya kurucusu değildir. Dolayısıyla şairin 16. yüzyılda yaşadığını ve Sebk-i Hindî akımının kurucusu olduğunu belirten ifade tarihsel ve edebî açıdan yanlıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
15. Yüzyıl Divan Şairleri ve Edebî Özellikleri (Ahmet Paşa)
Tahmini Süre:1m 40s