Fuzûlî rind-i şeydâdur hemîşe halka rüsvâdur
Sorun kim bu ne sevdâdur bu sevdâdan usanmaz mı
Bu beyitteki söyleyiş özellikleri ve mahlas göz önünde bulundurulduğunda, beyit ve şairiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A16. yüzyılın en büyük lirik şairlerinden biri olan şair, şiirlerini ağırlıklı olarak Azeri Türkçesiyle kaleme almıştır.
- BAşkı dünyevi bir zevk değil, ruhu olgunlaştıran manevi bir ıstırap olarak görmüş; tasavvufi düşünceden beslenmiştir.
- CDivan edebiyatında mesnevi nazım biçiminin usta isimlerinden olup edebiyatımızdaki en tanınmış Leylâ vü Mecnûn mesnevisinin yazarıdır.
- İstanbul'da saray çevresinde himaye edilerek Kanuni Sultan Süleyman başta olmak üzere dönemin yöneticilerine sunduğu kasidelerle 'Sultânü'ş-Şuârâ' unvanını kazanmıştır.Cevap
- EŞairin mahlasına yer verilen bu beyit, ait olduğu gazelin son beyti olan 'makta' beytidir.
Cevap
İstanbul'da saray çevresinde himaye edilerek Kanuni Sultan Süleyman başta olmak üzere dönemin yöneticilerine sunduğu kasidelerle 'Sultânü'ş-Şuârâ' unvanını kazanmıştır.
Beytin şairi, mahlastan anlaşıldığı üzere Fuzûlî'dir. Fuzûlî ömrü boyunca Irak bölgesinde (Bağdat, Kerbela, Hille) yaşamış, hiçbir zaman saray çevresinde doğrudan bulunmamış ve 'Sultânü'ş-Şuârâ' unvanını elde etmemiştir. Bu unvan, İstanbul'da saray çevresinde el üstünde tutulan çağdaşı Bâkî'ye aittir. Dolayısıyla saray çevresinde bulunarak 'Sultânü'ş-Şuârâ' unvanını kazandığı yönündeki ifade Fuzûlî için söylenemez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Ayırt Edici Özellikleri ve Eserleri
Tahmini Süre:1m 30s