Descartes, ilk olarak duyularından gelen tüm bilgileri, ardından rüyalarını ve hatta matematiksel doğruları bile sorgulayarak zihninde şüphe duyabileceği hiçbir şey kalmayana kadar ilerler. Ancak bu radikal şüphe sürecinin sonunda, şüphe etmekte olan kendisinin varlığından şüphe edemeyeceğini fark eder. Şüphe etmek bir düşünme biçimidir ve düşünen bir varlığın var olması zorunludur. Böylece ünlü 'Düşünüyorum, o halde varım' önermesine ulaşır. Bu yönüyle onun şüphesi, her türlü kesin bilgiyi reddeden Pyrrhoncu şüphecilikten tamamen ayrılır.
Buna göre Descartes'ın şüphe yönteminin Pyrrhoncu şüphecilikten ayrılan temel yönü aşağıdakilerden hangisidir?
- Aİnancın doğrularını akılla temellendirmek amacıyla dogmatik ön kabullerden yola çıkması
- BDuyusal bilgilerin yanıltıcılığını reddederek aklın ilkelerine tamamen güvenmesi
- CDoğru bilgiye ulaşmak için tümevarımsal gözlem ve deneyi yegane yöntem olarak kabul etmesi
- Şüpheyi nihai bir amaç değil, sarsılmaz bir bilgi temeline ulaşmak için geçici bir araç olarak kullanmasıCevap
- EEvrendeki tüm varlıkların maddesel bir yapıya sahip olduğunu ve şüpheyle bu maddeye ulaşıldığını savunması
Cevap
Şüpheyi nihai bir amaç değil, sarsılmaz bir bilgi temeline ulaşmak için geçici bir araç olarak kullanması
Descartes'ın yöntemi metodik şüphe olarak adlandırılır. Bu yöntemde şüphe, sarsılmaz ve kesin bir bilgi temeline ulaşmak amacıyla geçici bir araç (yöntem) olarak kullanılır. Pyrrhoncu şüphecilikte ise şüphe etmek nihai bir amaçtır ve hiçbir konuda kesin yargıya ulaşılamayacağı savunulur. Bu nedenle şüphenin araçsal kullanımı temel ayrım noktasıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Descartes'ın Metodik Şüphesi
Tahmini Süre:2m 0s