Bir edebiyat tarihçisi, 15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri üzerine yaptığı çalışmada iki şairin üslup özelliklerini karşılaştırmak için şu örnek beyitleri vermiştir:
I. Beyit:
*Çıkalı göklere âhım şereri döne döne*
*Yandı kandîl-i sipihrin ciğeri döne döne*
II. Beyit:
*Minnet Hudâ'ya devlet-i dünyâ fenâ bulur*
*Bâkî kalır sahîfe-i âlemde adımız*
Edebiyat tarihçisi bu beyitlerin sahipleri hakkında şu tespitlerde bulunur:
- I. beytin şairi; şiirlerinde divan edebiyatının kalıplaşmış mazmunlarının dışına çıkmaya çalışmış, Türkçenin deyim ve atasözü varlığını aruz veznine başarıyla uygulayarak mahallîleşme yöneliminin ilk olgun örneklerini vermiştir.
- II. beytin şairi ise döneminin saray çevresinde büyük itibar görmüş; hayata rintçe yakla��mış, tasavvufa şiirlerinde yer vermeyerek dünyevi zevkleri ve beşerî sevgiyi ön plana çıkarmıştır.
Buna göre, edebiyat tarihçisinin hakkında değerlendirme yaptığı şairler ve eserleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- I. beytin sahibi, 15. yüzyılda Türkçe söyleyiş güzelliğine önem veren ve mahallîleşme yöneliminin öncülerinden olan Necâtî'dir; II. beytin sahibi ise 16. yüzyılda yaşamış, din dışı konulardaki rindane gazellerinin yanı sıra Fezâil-i Cihâd gibi mensur eserler de kaleme almış olan Bâkî'dir.Cevap
- BI. beytin sahibi, mesnevi alanındaki gücünü Harname ile ortaya koyan 15. yüzyıl sanatçısı Şeyhî'dir; II. beytin sahibi ise şiirlerinde beşerî aşktan ilahî aşka geçişi konu edinen ve 16. yüzyılda yaşamış olan Fuzûlî'dir.
- CI. beytin sahibi, 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet'in vezirliğine kadar yükselen ve Kerem Kasidesi ile tanınan Ahmet Paşa'dır; II. beytin sahibi ise 16. yüzyılda tasavvuf dışı konuları ele alan ve Şem ü Pervâne mesnevisiyle tanınan Zâtî'dir.
- DI. beytin sahibi, 16. yüzyılda toplumsal aksaklıkları hicveden tarzıyla bilinen Ruh-ı Bağdâdî'dir; II. beytin sahibi ise din dışı konulardaki şiirleriyle 15. yüzyıla damgasını vuran ve Câmâsb-nâme adlı eseriyle bilinen Ahmet Paşa'dır.
- EI. beyit, 15. yüzyılda Azeri sahasında tuyuğlarıyla tanınan Kadı Burhaneddin'e aittir; II. beyit ise tek dörtlükten oluşan ve aruzun özel bir kalıbıyla yazılan rubainin ilk beyti olup 16. yüzyılın tasavvuf şairi Fuzûlî tarafından yazılmıştır.