Tüm alıştırma soruları

842 soru

Soru 341Soru

Kemosentez yapan bir bakterinin inorganik maddelerden organik besin sentezlemesi sürecinde meydana gelen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kemosentez süreci; inorganik maddelerin oksidasyonu ile enerji eldesi, bu enerjinin ATP ve NADPH'a aktarılması, ardından bu moleküller kullanılarak karbondioksit fiksasyonu ve son olarak organik besin sentezi şeklinde gerçekleşir.
Kemosentez süreci mantıksal olarak önce enerjinin inorganik maddelerden (oksidasyon yoluyla) kazanılmasını, ardından bu enerjinin biyokimyasal iş yapabilecek moleküllere (ATP, NADPH) aktarılmasını ve son olarak bu moleküllerin yardımıyla karbon fiksasyonu yapılarak organik besin (glikoz) üretilmesini gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Enerji kaynağının belirlenmesi
İnorganik maddelerin (örneğin amonyak) oksidasyonu ile kimyasal enerji açığa çıkar.
Kemosentezde enerji kaynağı güneş ışığı değil, inorganik maddelerin oksidasyonudur.
2
Enerjinin transfer edilebilir forma sokulması
Oksidasyon enerjisi kullanılarak ATP sentezlenir (kemiozmotik yolla) ve NADPH üretilir.
Karbondioksit indirgenmesi için hücrenin doğrudan kullanabileceği ATP ve hidrojen taşıyıcılara ihtiyaç vardır.
3
Karbondioksit fiksasyonu
CO2CO_2 ve su tepkimeye girerek karbon zinciri oluşturmaya başlar.
Besin sentezinin temelini inorganik karbonun organik forma dönüştürülmesi oluşturur.
4
Ürün oluşumu
Glikoz gibi organik monomerler sentezlenir.
Kemosentezin nihai amacı hücrenin kendi besinini üretmesidir.

Anahtar Kavram

Kemosentez, ışık enerjisi yerine inorganik maddelerin oksidasyonundan elde edilen kimyasal enerjiyi kullanarak organik madde sentezleme sürecidir.
Soru 342Soru

Oksijenli solunumun mitokondri içerisinde gerçekleşen evrelerindeki bazı olaylar aşağıda verilmiştir. Bu olayları, glikolizin tamamlanmasından itibaren gerçekleşme sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; pirüvatın Asetil-CoA'ya dönüşümü, Krebs döngüsünde substrat düzeyinde fosforilasyon, FAD'ın indirgenmesi, ETS üzerinden elektron taşınımı ve son olarak ATP sentaz ile ATP üretimi şeklinde gerçekleşmelidir.
Oksijenli solunum süreci; glikolizden sonra mitokondride pirüvat oksidasyonu ile başlar (Asetil-CoA oluşumu). Ardından Krebs döngüsü gerçekleşir. Döngü içerisinde önce substrat düzeyinde fosforilasyon (ATP üretimi), sonra FADFAD indirgenmesi görülür. Krebs bittikten sonra indirgenmiş koenzimler elektronlarını ETS'ye aktarır ve bu akışın yarattığı proton gradyanı sayesinde ATP sentaz üzerinden final ATP üretimi (kemiozmozis) gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Hazırlık evresini belirleme
Pirüvatın oksidasyonu (olay_1)
Glikoliz sitoplazmada biter, pirüvat mitokondriye girer ve Krebs döngüsüne katılabilmek için Asetil-CoA'ya dönüşür.
2
Krebs döngüsü içi olayları sıralama
Önce ATP sentezi (olay_2), sonra FADFAD indirgenmesi (olay_3)
Biyokimyasal döngüde Süksinil-CoA'dan Süksinat oluşurken ATP sentezlenir, ardından Süksinat'ın Fumarat'a dönüşümü sırasında FADFAD indirgenir.
3
ETS ve Oksidatif Fosforilasyon aşamalarını belirleme
Elektron taşınımı (olay_4) ve Kemiozmozis (olay_5)
ETS'de elektronların taşınması bir proton derişim farkı oluşturur; bu farkın ATP sentaz üzerinden boşalması ise solunumun son aşamasında ATP sentezini sağlar.

Anahtar Kavram

Oksijenli Solunumun Mitokondriyal Evreleri ve Kronolojik Akışı

Daha Fazla Pratik

Krebs döngüsünde üretilen NADHNADH ve FADH2FADH_2 moleküllerinin ETS'de ürettikleri ATP miktarlarının neden farklı olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 343Soru

Hücresel solunumun başlangıç aşaması olan glikoliz evresinde meydana gelen aşağıdaki olayları, gerçekleşme sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; glikozun aktivasyonu (ATP harcanması), altı karbonlu yapının bölünmesi, NAD+ molekülünün indirgenmesi ve son olarak substrat düzeyinde fosforilasyon ile ATP sentezlenmesi şeklindedir.
Glikoliz süreci her zaman glikozun aktivasyonu ile başlar. Bunu molekülün 3 karbonlu yapılara bölünmesi izler. Ardından oksidasyon (NADH oluşumu) gerçekleşir ve en sonunda substrat düzeyinde fosforilasyon ile ATP üretilerek pirüvat elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Enerji yatırım evresini belirlemek.
Glikozun tepkimeye girebilmesi için önce 2 ATP harcanarak aktifleştirilmesi gerektiği tespit edilir.
Glikoz kararlı bir moleküldür ve parçalanabilmesi için aktivasyon enerjisine ihtiyaç duyar.
2
Karbon iskeletindeki değişimi takip etmek.
6 karbonlu fruktoz difosfatın, 3 karbonlu iki adet PGAL molekülüne parçalandığı görülür.
Glikolizin temel amacı karbon bağlarını kopararak enerji açığa çıkarmaktır.
3
Oksidasyon ve koenzim faaliyetini incelemek.
PGAL'den ayrılan hidrojenlerin NAD+ koenzimine aktarılarak NADH üretildiği saptanır.
Hidrojen ayrılması (oksidasyon), ATP üretiminden hemen önceki basamaklarda gerçekleşir.
4
Enerji kazanım evresini saptamak.
Substrat düzeyinde fosforilasyon ile toplam 4 ATP sentezlenerek tepkimenin pirüvat oluşumuyla tamamlandığı görülür.
Enerji kazanımı, glikoliz reaksiyonlarının en son aşamasında gerçekleşen defosforilasyon tepkimeleriyle sağlanır.

Anahtar Kavram

Glikoliz reaksiyonlarının evreleri ve ürün oluşum sırası.
Soru 344Soru

Oksijenli solunumun kemiozmotik hipoteze göre gerçekleşen Elektron Taşıma Sistemi (ETS) evresindeki olayları, gerçekleşme sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Elektron Taşıma Sistemi evresinde olaylar sırasıyla; elektronların ETS'ye aktarılması, protonların zarlar arası boşluğa pompalanması, protonların ATP sentazdan geçerek ATP üretmesi ve son olarak oksijenin indirgenerek su oluşturması şeklinde gerçekleşir.
Oksijenli solunumun son evresinde süreç, elektronların ETS'ye girişiyle başlar, proton gradyanı oluşturulmasıyla devam eder ve bu gradyanın ATP sentaz üzerinden boşaltılmasıyla ATP üretilip oksijenin suya dönüşmesiyle son bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Elektron girişinin belirlenmesi
NADHNADH ve FADH2FADH_2 oksidasyonu ile elektronlar ETS'ye aktarılır.
ETS evresi, glikoliz ve Krebs döngüsünden gelen koenzimlerin yükseltgenmesiyle başlar.
2
Proton gradyanının oluşumu
Zarlar arası boşlukta yüksek proton derişimi oluşturulur.
ETS'den geçen elektronların enerjisi, protonları matriksten dışarı pompalamak için kullanılır.
3
ATP üretimi (Kemiozmoz)
Protonların ATP sentazdan geçişiyle oksidatif fosforilasyon gerçekleşir.
Kemiozmotik hipoteze göre, ATP sentezi için protonların derişim farkına bağlı olarak geri akışı gerekir.
4
Su oluşumu
O2O_2, elektronları ve protonları alarak H2OH_2O oluşturur.
Oksijen, ETS'nin son elektron alıcısıdır ve devreyi tamamlar.

Anahtar Kavram

Oksijenli solunumun ETS evresi, kemiozmotik mekanizma ile ATP üretimini sağlar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 345Soru

Ökaryotik bir hücrenin mitokondrisinde gerçekleşen oksijenli solunum tepkimeleri sırasında gözlenen aşağıdaki olayları, gerçekleşme sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların doğru sıralaması; pirüvik asitten Asetil-CoA oluşumu, Krebs döngüsünde FAD'ın indirgenmesi, ETS'de protonların pompalanması ve son olarak ATP sentaz ile ATP sentezlenmesi şeklindedir.
Oksijenli solunumun mitokondri evreleri sırasıyla; Pirüvattan Asetil-CoA oluşumu (Hazırlık), Krebs Döngüsü (burada FADH2 üretilir) ve Elektron Taşıma Sistemi (burada proton gradiyenti ve ATP sentezi gerçekleşir) şeklindedir. Kemiosmotik teori gereği önce protonlar pompalanmalı, sonra bu protonların geri dönüşüyle ATP sentezlenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hazırlık evresinin belirlenmesi
Pirüvik asidin Asetil-CoA'ya dönüşümü
Oksijenli solunumda glikolizden sonra mitokondri matrisinde gerçekleşen ilk adım pirüvattan Asetil-CoA oluşumudur.
2
Krebs döngüsü ürünlerinin belirlenmesi
FADH2FADH_2 sentezi
Krebs döngüsü, Asetil-CoA'nın 4 karbonlu bileşikle birleşmesiyle başlar ve bu evrede FADFAD indirgenerek FADH2FADH_2 oluşur.
3
ETS ve proton gradiyentinin oluşumu
Protonların (H+H^+) zarlar arası boşluğa pompalanması
Krebs'ten gelen elektron taşıyıcıları (FADH2FADH_2 ve NADH) elektronlarını ETS'ye bırakır, bu enerjiyle proton gradiyenti oluşturulur.
4
Kemiosmoz ve ATP üretimi
ATP sentezi
Oluşan proton gradiyenti, ATP sentaz enzimi üzerinden akarak ATP sentezini (kemiosmotik hipotez) sağlar.

Anahtar Kavram

Oksijenli Solunum Evreleri ve Kemiosmotik Teori
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 346Soru

Ökaryot bir hücrede oksijenli solunumun mitokondride gerçekleşen evrelerinde, enerji dönüşümü ve son ürün oluşumu ile ilgili aşağıda verilen olayları gerçekleşme sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; asetil-CoA oluşumu, koenzimlerin Krebs'te indirgenmesi, ETS'de proton pompalanması, suyun oluşumu ve ATP sentezi şeklinde gerçekleşir.
Oksijenli solunum süreci glikolizden sonra mitokondri matrisinde pirüvatın asetil-CoA'ya dönüşümüyle başlar. Ardından Krebs döngüsünde elektron taşıyıcılar indirgenir. Bu taşıyıcılar ETS'ye elektron vererek proton gradyanı oluşturur. En sonunda oksijen su oluştururken, ATP sentaz bu gradyanı kullanarak ATP üretir.

Adım Adım Çözüm

1
Hazırlık evresini belirleme
Pirüvatın asetil-CoA'ya dönüşümü
Mitokondri içindeki ilk adım, sitoplazmadan gelen pirüvatın Krebs döngüsüne girmeye uygun hale getirilmesidir.
2
Döngüsel reaksiyonları analiz etme
NADHNADH ve FADH2FADH_2 üretimi
Krebs döngüsünün temel amacı, karbon atomlarını CO2CO_2 şeklinde uzaklaştırırken elektronları koenzimlere yüklemektir.
3
Elektron taşıma sistemini inceleme
Proton gradyanı oluşumu
ETS'ye aktarılan elektronlar, matriksteki protonların zarlar arası boşluğa pompalanması için gereken enerjiyi sağlar.
4
Son elektron alıcısını belirleme
Su (H2OH_2O) oluşumu
ETS zincirinin son halkasında oksijen elektronları alarak indirgenir ve su oluşur.
5
Kemiozmozis sürecini tamamlama
Oksidatif fosforilasyon
Oluşan proton derişim farkı, ATP sentaz motorunu çalıştırarak ATP üretimini son adım olarak gerçekleştirir.

Anahtar Kavram

Oksijenli solunumda mitokondriyal süreçler, indirgenmiş koenzimlerin üretimi ve bu koenzimlerin ETS üzerinden ATP üretimine (Kemiozmozis) öncülük etmesi hiyerarşisine dayanır.

Daha Fazla Pratik

Krebs döngüsünde üretilen NADHNADH ve FADH2FADH_2 miktarlarının ETS'deki ATP verimine etkisini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 347Soru

Ökaryot bir hücrede gerçekleşen oksijenli solunumun Krebs döngüsü ve elektron taşıma sistemi (ETS) evrelerinde gözlenen aşağıdaki olayları, biyokimyasal gerçekleşme sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların doğru sıralaması; sitrik asit oluşumu, FAD'ın indirgenmesi, elektronların ETS'ye aktarımı, proton gradiyentinin kurulması ve son olarak ATP sentezinin gerçekleşmesi şeklindedir.
Solunumun bu evreleri mitokondrinin farklı bölümlerinde gerçekleşir. Süreç, matrikste Asetil-CoA'nın katılımıyla başlar, döngü içinde koenzimler indirgenir. Ardından bu koenzimler elektronlarını kristadaki ETS sistemine verir. Elektron akışı proton gradiyentini kurar ve son olarak ATP sentaz üzerinden ATP üretilir.

Adım Adım Çözüm

1
Krebs döngüsünün başlangıcını belirle.
Glikoliz sonrası oluşan pirüvattan elde edilen Asetil-CoA, mitokondri matrisinde oksaloasetik asit ile birleşerek döngüyü başlatır.
Oksijenli solunumun Krebs evresi bu birleşme ile aktive olur.
2
Krebs döngüsü içindeki redox basamaklarını takip et.
Karbon kopmaları ve enerji dönüşümleri sırasında NAD+NAD^+ ve FADFAD gibi koenzimler hidrojen tutarak indirgenir.
FADFAD sadece Krebs döngüsünde indirgenen bir koenzimdir.
3
Elektronların ETS'ye girişini analiz et.
İndirgenmiş koenzimler (NADH, FADH2FADH_2) elektronlarını mitokondri iç zarı üzerindeki ETS elemanlarına bırakır.
ETS evresinin başlaması için elektronların sisteme dahil olması gerekir.
4
Kemiozmotik mekanizmanın kurulumunu değerlendir.
Elektronların ETS elemanları arasında taşınması sırasında protonlar zarlar arası boşluğa pompalanır ve elektrokimyasal potansiyel fark oluşur.
Bu fark, ATP sentezi için gerekli olan potansiyel enerjiyi sağlar.
5
ATP üretim basamağını (Oksidatif Fosforilasyon) belirle.
Biriken protonlar ATP sentaz proteini üzerinden matrikse dönerken ATP sentezlenir.
ATP sentazın çalışması, proton akışına bağlı bir son olaydır.

Anahtar Kavram

Hücresel solunumda Krebs döngüsü ve ETS arasındaki lojistik ve işlevsel hiyerarşi.
Soru 348Soru

Bir hayvan hücresinde gerçekleşen oksijenli solunumun mitokondri evrelerine ait bazı olaylar aşağıda karışık olarak verilmiştir. Bu olayların ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bu olayların gerçekleşme sırası; Asetil-CoA'nın sitrik asit oluşturması, FADFAD koenziminin indirgenmesi, FADH2FADH_2'nin ETS'ye elektron vererek yükseltgenmesi, protonların zarlar arası boşluğa pompalanması ve son olarak protonların ATP sentazdan geçişiyle ATPATP sentezlenmesi şeklindedir.
Krebs döngüsü matriste Asetil-CoA ve oksaloasetik asit birleşimiyle başlar, ardından FAD indirgenerek FADH2FADH_2 oluşur. Matriste üretilen bu FADH2FADH_2 molekülleri kristadaki ETS'ye elektron vererek yükseltgenir. Elektronların ETS üzerinden taşınması sırasında açığa çıkan enerjiyle protonlar zarlar arası boşluğa pompalanır. Son adımda ise zarlar arası boşluktaki protonlar ATP sentaz aracılığıyla matrise geri dönerek oksidatif fosforilasyonla ATPATP sentezler.

Adım Adım Çözüm

1
Krebs döngüsünün başlangıç reaksiyonunu belirleme.
Asetil-CoA (2C2C) ve oksaloasetik asidin (4C4C) birleşmesiyle sitrik asit (6C6C) oluşur.
Krebs döngüsü, bu birleşme reaksiyonu ile matriste resmi olarak başlar.
2
Krebs döngüsü içindeki diğer indirgenme reaksiyonlarını takip etme.
FADFAD molekülünün hidrojen alarak indirgenmesi gerçekleşir ve FADH2FADH_2 oluşur.
Döngünün ilerleyen basamaklarında enerji taşıyıcı koenzimler indirgenerek yüksek enerjili elektronları depolar.
3
Krebs'te oluşan indirgenmiş koenzimlerin ETS evresindeki ilk reaksiyonunu belirleme.
FADH2FADH_2 taşıdığı elektronları kristadaki ETS elemanlarına aktararak yükseltgenir.
ETS evresinin başlaması için öncelikle matris ve krista sınırında koenzimlerin elektronlarını zincire devretmesi gerekir.
4
ETS elemanlarının elektron akışı sırasındaki faaliyetlerini inceleme.
Açığa çıkan serbest enerji ile matristeki protonlar (H+H^+) zarlar arası boşluğa pompalanır.
Elektronların zincirdeki hareketi, proton pompalarını çalıştırarak zarlar arası boşlukta bir proton derişim farkı (gradyan) oluşturur.
5
Kemiozmotik mekanizma ile nihai enerji dönüşümünü tamamlama.
Protonların ATP sentaz kanalı üzerinden matrise geri akmasıyla oksidatif fosforilasyonla ATPATP üretilir.
Zarlar arası boşlukta biriken protonların potansiyel enerjisi, ATP sentaz enziminden geçiş sırasında kinetik enerjiye ve ardından kimyasal bağ enerjisine dönüştürülerek ATPATP sentezini sağlar.

Anahtar Kavram

Krebs döngüsü ve elektron taşıma sisteminde (ETS) gerçekleşen reaksiyonların sırası ile kemiozmotik hipotez çerçevesinde proton gradyanının kurulması ve oksidatif fosforilasyon mekanizması.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 349Soru

Bitkilerde fotosentez ürünlerinin taşınmasını açıklayan basınç-akış teorisine göre, kaynak hücreden havuz hücreye doğru gerçekleşen organik madde iletim sürecinde gözlenen a��ağıdaki olayları ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama şu şekildedir: İlk olarak kaynak hücreden kalburlu borulara sükroz yüklenmesiyle ozmotik basınç artar. Ardından ksilemden kalburlu borulara su geçerek hidrostatik basıncı yükseltir. Yüksek hidrostatik basınç sayesinde çözelti kütle akışı ile havuza doğru hareket eder. Havuz bölgesinde sükroz hücrelere bo��altılınca kalburlu borunun ozmotik basıncı düşer. Son olarak, su potansiyeli artan kalburlu borudaki su ozmosla ksileme geri döner.
Basınç-akış teorisinde sırasıyla sükroz yüklenmesi (ozmotik basınç artışı), ksilemden su çekilmesi (hidrostatik basınç artışı), kütle akışı (iletim), sükrozun havuza boşaltılması (ozmotik basınç düşüşü) ve suyun ksileme geri dönmesi olayları gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaynak hücreden kalburlu boruya aktif taşıma ile sükroz yüklenmesi sonucu oluşan ozmotik basınç değişimini belirlemek.
Kalburlu borudaki sükroz derişimi artar ve hücrelerin ozmotik basıncı yükselir.
Mekanizmanın başlayabilmesi için öncelikle kalburlu borudaki çözünen madde derişiminin artırılması gerekir.
2
Ozmotik basınç artışının komşu ksilemdeki su moleküllerinin hareket yönüne etkisini incelemek.
Ksilemdeki su molekülleri ozmosla kalburlu borulara geçer ve bu durum floem içindeki hidrostatik basıncı (turgor basıncını) artırır.
Kalburlu borulardaki yüksek ozmotik basınç, su potansiyelini düşürerek ksilemden su çekilmesini sağlar.
3
Hidrostatik basınç farkının floem sıvısının hareketine olan etkisini analiz etmek.
Floem özsuyu, yüksek basınçlı kaynak bölgesinden düşük basınçlı havuz bölgesine doğru kütle akışı (bulk flow) ile iletilir.
Sıvı iletimi, kaynak ile havuz arasındaki hidrostatik basınç farkından doğan itici güçle gerçekleşir.
4
Havuz bölgesine gelen sükrozun kalburlu borulardan uzaklaştırılmasının ozmotik basınç üzerindeki etkisini saptamak.
Sükroz kalburlu borulardan havuz hücrelerine aktif/pasif yollarla boşaltılır ve kalburlu borudaki ozmotik basınç düşer.
Organik maddelerin hedef hücrelere aktarılması floem içindeki çözünen derişimini azaltır.
5
Sükroz boşaltımı sonrası kalburlu borudaki su potansiyeli değişimini ve suyun hareketini belirlemek.
Su potansiyeli yükselen kalburlu borulardaki su, ozmosla tekrar ksileme geri döner.
Ozmotik basıncın düşmesiyle su potansiyeli artar ve su, düşük potansiyelli ksilem ortamına geri geçer.

Anahtar Kavram

Basınç-akış teorisi (pressure-flow hypothesis) çerçevesinde kaynak hücreden havuz hücreye organik madde taşınırken gerçekleşen ozmotik ve hidrostatik basınç değişimleri ile suyun döngüsel hareketi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 350Soru

Bitkilerde çiçeklenmenin kontrol edilmesinde gün uzunluğuna bağlı olarak verilen fizyolojik tepkiler fotoperiyodizm olarak adlandırılır. Bir bitkinin fotoperiyodik uyaranı (ışık/karanlık süresi) algılamasından itibaren çiçek açmasına kadar geçen süreçte meydana gelen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç; yapraklardaki fitokromların ışığı algılaması ile başlar, ardından çiçeklenme sinyali üretilir, bu sinyal floem ile büyüme ucuna taşınır ve son olarak orada genetik değişimlerle çiçek organları oluşur.
Bitkilerde çiçeklenme süreci hiyerarşik bir akış izler: Önce algılama (yapraklardaki fitokromlar), sonra sinyal üretimi (yaprak hücreleri), ardından iletim (floem yoluyla meristeme) ve en son yapısal değişim (çiçek meristemi genlerinin aktivasyonu) gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Algılama aşamasının belirlenmesi
Yapraklardaki fitokromların PrP_r ve PfrP_{fr} formları arasındaki dönüşüm ile fotoperiyodun algılanması sağlanır.
Bitkisel tepkilerde dış uyarının (ışık) reseptörlerce fark edilmesi ilk adımdır.
2
Sinyal üretiminin tespiti
Uygun fotoperiyod sağlandığında yapraklarda çiçeklenme sinyali (florigen/FT proteini) üretilir.
Algılama gerçekleştikten sonra bitki bu duruma uygun fizyolojik yanıtı (sinyal üretimi) verir.
3
Taşıma mekanizmasının analizi
Üretilen protein yapılı sinyaller floem (soymuk borusu) dokusu ile yapraklardan büyüme noktalarına iletilir.
Fotoperiyodik tepki yapraklarda başlar ancak çiçeklenme sürgün uçlarında (meristemlerde) gerçekleşir, bu yüzden sinyalin taşınması zorunludur.
4
Farklılaşma ve gelişim aşamasının belirlenmesi
Büyüme noktasındaki hücrelerin genetik programı değişerek çiçek organları (çanak yaprak, taç yaprak vb.) oluşur.
Sürecin nihai sonucu olan çiçeklenme, meristematik dokudaki farklılaşma ile tamamlanır.

Anahtar Kavram

Bitkilerde fotoperiyodik tepki yapraklarda başlar ve çiçeklenme sinyali floem yoluyla meristemlere taşınarak çiçeklenmeyi tetikler.
Soru 351Soru

Çiçekli bir bitkinin dişi organında gerçekleşen megasporogenez ve embriyo kesesi oluşumu sürecinde gözlenen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dişi gamet oluşumu; megaspor ana hücresinin mayozu, üç megasporun erimesi, kalan megasporun üç mitoz geçirmesi, sekiz çekirdekli yapının kurulması ve hücrelerin farklılaşması sırasıyla gerçekleşir.
Doğru sıralama, önce ana hücrenin mayoz geçirerek genetik çeşitliliğe sahip megasporları oluşturmasını, ardından hücrelerin elenmesini ve tek kalan megasporun mitozlarla embriyo kesesini kurmasını kapsar. Bu süreç dişi gametofitin (embriyo kesesi) olgunlaşması için biyolojik bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Megasporogenez başlangıcını belirleme
Megaspor ana hücresi (2n2n) mayoz geçirerek 4 adet haploit (nn) megaspor oluşturur.
Gamet oluşumu süreci her zaman mayoz bölünme ile başlar.
2
Megaspor eliminasyonu
Dört hücreden üçü erir, geriye bir adet fonksiyonel megaspor kalır.
Bitkilerde dişi gametin daha büyük ve besin açısından zengin olması için kaynak tek bir hücrede toplanır.
3
Gametofit gelişimi (Mitoz evresi)
Fonksiyonel megaspor çekirdeği ardışık 3 mitoz geçirerek 8 çekirdek oluşturur.
Embriyo kesesinin karmaşık yapısını oluşturmak için yeterli sayıda çekirdek üretilmelidir.
4
Hücre organizasyonu
Çekirdekler 3 antipot, 2 polar, 2 sinerjit ve 1 yumurta hücresi şeklinde organize olur.
Döllenme ve endosperm oluşumu için gerekli olan yapılar bu aşamada yerlerine yerleşir.

Anahtar Kavram

Megasporogenez ve Megagametogenez
Soru 352Soru

Çiçekli bir bitkinin erkek organında (başçık) gerçekleşen mikrosporogenez ve polen oluşumu sürecinde gözlenen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mikrospor ana hücresinin mayoz geçirmesi, ardından haploit mikrosporların oluşması, bu mikrosporların çekirdeklerinin mitozla bölünmesi ve son olarak iki çekirdekli polen tanesinin oluşması şeklindedir.
Süreç çiçekli bitkilerde başçık (anter) içerisinde bulunan mikrospor ana hücrelerinin (2n2n) mayoz bölünmesiyle başlar. Bu bölünme sonucunda haploit (nn) kromozomlu dört hücre (tetrat) oluşur. Daha sonra bu hücrelerin her biri ayrılarak endomitoz geçirir ve iki çekirdekli yapıya (vejetatif ve generatif) dönüşür. En dıştaki koruyucu kılıfın oluşumuyla tozlaşmaya hazır olgun polen tanesi meydana gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Ana hücrenin bölünmesi
Mikrospor ana hücresi (2n2n) mayoz geçirerek genetik çeşitlilik sağlar.
Gamet oluşumu için diploid hücrenin haploit hale gelmesi gerekir.
2
Ara ürünlerin oluşumu
Mayoz II sonunda 44 tane haploit (nn) mikrospor hücresi oluşur.
Mayoz bölünmenin doğal sonucudur.
3
Çekirdek bölünmesi
Her mikrospor hücresi içindeki haploit çekirdek, bir kez mitoz geçirir.
Polen içerisinde farklı görevleri olan çekirdeklerin oluşması sağlanır.
4
Olgunlaşma
Vejetatif (tüp) ve generatif (üretken) çekirdekler oluşur, polen kılıfı tamamlanır.
Tozlaşmaya hazır gametofit yapı tamamlanmış olur.

Anahtar Kavram

Mikrosporogenez (Polen Oluşumu)

Daha Fazla Pratik

Megasporogenez (yumurta oluşumu) sürecindeki benzer evreleri ve aradaki temel farkları (örneğin sitoplazma bölünmesinin durumu) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 353Soru

Çiçekli bitkilerde tozlaşma gerçekleştikten sonra embriyo kesesinde çift döllenmenin tamamlanmasına kadar geçen süreçte meydana gelen aşağıdaki olayları, gerçekleşme sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç sırasıyla tozlaşma ve polen tüpü oluşumu, sperm çekirdeklerinin mitozla üretimi, tüpün mikropile ulaşması, yumurtanın döllenmesi ve ardından polar çekirdeklerin döllenmesi şeklinde gerçekleşir.
Bitkilerde üreme süreci tozlaşma ile başlar, ardından polen tüpü oluşur. Tüp ilerlerken generatif çekirdek spermleri oluşturur. Spermler embriyo kesesine ulaştığında ise biri yumurtayı (nn), diğeri iki polar çekirdeği (n+nn+n) dölleyerek süreci tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Tozlaşma ve başlangıç
Polen dişicik tepesine konar ve vejetatif çekirdek polen tüpünü başlatır.
Döllenmenin gerçekleşebilmesi için polen içindeki genetik materyalin yumurtalığa taşınması gerekir.
2
Sperm oluşumu
Generatif çekirdek polen tüpü içinde mitoz geçirerek iki sperm çekirdeği (nn) oluşturur.
Polen içindeki generatif hücre, doğrudan döllenme yapamaz; önce spermlere dönüşmelidir.
3
Embriyo kesesine giriş
Polen tüpü mikropilden içeri girer.
Sperm çekirdeklerinin embriyo kesesindeki dişi gametlere ulaşması için fiziksel temas sağlanmalıdır.
4
Çift döllenme
Bir sperm + yumurta \rightarrow zigot (2n2n); bir sperm + iki polar çekirdek \rightarrow triploid çekirdek (3n3n).
Kapalı tohumlu bitkilerde hem embriyo hem de besi doku (endosperm) oluşumu için iki ayrı döllenme eş zamanlı gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Çift döllenme, kapalı tohumlu bitkilere (Angiospermae) özgü bir üreme mekanizmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Endosperm ve zigotun kromozom takımlarının hesaplanması üzerine bir soru çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 354Soru

Dormansi halindeki bir tohumun uygun çevre şartlarında çimlenmeye başlaması sürecinde meydana gelen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çimlenme süreci; su alımı (imbibisyon), giberellin salgılanması, enzim aktivasyonu, besin hidrolizi, solunum artışı ve embriyonik kökün çıkışı sırasıyla gerçekleşir.
Doğru sıralama, fiziksel bir olay olan su alımıyla başlar. Su alımı metabolizmayı aktive ederek giberellin hormonunun salgılanmasına ve ardından sindirim enzimlerinin (amilaz vb.) üretimine yol açar. Sindirilen besinlerden elde edilen glikozun solunumda yakılmasıyla sağlanan ATP, hücre bölünmelerini finanse eder ve sonuç olarak embriyonik kök (radikula) tohumdan dışarı çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olayın belirlenmesi
İmbibisyon
Tohumun metabolik olarak aktifleşebilmesi için öncelikle su alarak enzimlerin çalışabileceği sulu ortamı oluşturması ve kabuğun yumuşaması gerekir.
2
Hormonal kontrolün analizi
Giberellin artışı
Su alımı, uyku halindeki (dormansi) embriyoyu uyarır ve giberellin hormonu sentezlenerek besidokuya sinyal gönderilir.
3
Besinlerin mobilizasyonu
Nişasta hidrolizi
Giberellin etkisiyle üretilen amilaz enzimi, nişastayı glikoza parçalar. Bu süreçte su harcanır ancak ATP harcanmaz.
4
Enerji eldesi ve büyüme
Radikula çıkışı
Oluşan şekerler oksijenli solunumda yakılarak ATP üretilir. Bu enerjiyle yapılan mitoz bölünmeler sonucunda kök taslağı olan radikula dışarı çıkar.

Anahtar Kavram

Çimlenme Mekanizmasının Fizyolojik ve Hormonal Sıralaması

Alternatif Yöntem

Olayları 'Fiziksel -> Hormonal -> Enzimsel -> Metabolik -> Anatomik' şeklinde gruplandırarak sıralamak karıştırmayı önler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 355Soru

Bir bitki tohumunun uygun çevre şartlarında çimlenmeye başlaması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki fizyolojik olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çimlenme süreci; önce suyun alınması (imbibisyon), ardından hormonal sinyal (giberellin), sindirim enzimlerinin aktivasyonu, besin hidrolizi ve son olarak mitoz bölünmelerle büyüme sırasını takip eder.
Çimlenme süreci fiziksel bir olay olan imbibisyon (su emme) ile başlar. Su alan tohumda metabolizma hızlanır ve embriyo giberellin hormonu üretir. Bu hormon, endospermdeki besinleri sindirecek enzimlerin sentezini tetikler. Sindirilen besinlerin (glikoz vb.) hücresel solunumda kullanılmasıyla elde edilen enerji, mitoz bölünmeleri ve radikulanın çıkışını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç aşamasının belirlenmesi
Tohumun su alması (imbibisyon)
Metabolizmanın başlayabilmesi için enzimlerin çalışabileceği sulu bir ortamın oluşması zorunludur.
2
Hormonal kontrolün analizi
Giberellin aktivasyonu
Su girişi, dormansiyi kıran giberellin hormonunun sentezini uyarır.
3
Besin hazırlığı
Nişastanın hidrolizi
Giberellin etkisiyle sentezlenen amilaz gibi enzimler, depolanan nişastayı glikoza çevirir.
4
Gözle görülür gelişme
Radikulanın çıkışı
Oluşan monomerlerin solunumda kullanılmasıyla üretilen enerji, mitoz bölünmeleri ve kök gelişimini sağlar.

Anahtar Kavram

Çimlenme, dormansinin kırılmasıyla başlayan ve tohumun su almasıyla tetiklenen bir dizi hormonal ve enzimatik olaylar zinciridir.
Soru 356Soru

Dormansi halindeki bir tohumun uygun çevresel koşullarda çimlenmeye başlaması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki fizyolojik olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çimlenme süreci; su alımı (imbibisyon), giberellin artışı, enzim aktivasyonu ve yedek besin hidrolizi, hücresel solunumun hızlanmasıyla enerji üretimi ve en son kökçüğün tohum kabuğundan çıkması şeklinde gerçekleşir.
Çimlenme, tohumun su alarak şişmesiyle başlar. Su, embriyodaki giberellin hormonunu uyarır. Giberellin, yedek besinleri yıkan enzimleri aktif hale getirir. Açığa çıkan besin yapı taşları solunumda kullanılarak ATP üretilir. Bu enerjiyle hücreler hızla bölünür ve hacimce artarak tohum kabuğunu patlatır; böylece ilk kök (radikula) dışarı çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç olayını belirleme
Tohumun su alması (İmbibisyon)
Kuru haldeki tohumun metabolik olarak aktifleşmesi için suyun içeri girmesi ön koşuldur.
2
Hormonal kontrolü tanımlama
Giberellin sentezinin artması
Su, abseisik asit (ABA) baskısını kırar ve giberellin hormonunu devreye sokar.
3
Metabolik yıkımı başlatma
Yedek besinlerin hidrolizi
Giberellin etkisiyle aktifleşen amilaz gibi enzimler, endosperndeki nişastayı glikoza parçalar.
4
Enerji ve büyüme evresine geçiş
Solunum hızı artışı ve mitoz
Oluşan glikozlar oksijenli solunumda yakılarak büyüme için gerekli olan ATP'yi sağlar.
5
Görünür büyüme
Kökçüğün çıkışı
Hücre bölünmesi ve uzaması sonucunda kökçük kabuğu delerek dışarı çıkar.

Anahtar Kavram

Çimlenmenin Fizyolojik Aşamaları

Daha Fazla Pratik

Çimlenme esnasında kuru ağırlık değişimini gösteren bir grafik sorusuyla konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 357Soru

Tarımsal bir ıslah projesinde, bir bitki türünün kuraklığa karşı direncinin artırılması ve koçan veriminin yükseltilmesi hedeflenmektedir. Bu amaçla yürütülen klasik ıslah çalışmasında gerçekleştirilen aşağıdaki aşamaları, biyolojik prensiplere göre başlangıçtan sona doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Klasik ıslah çalışmasında izlenen doğru sıralama: önce uygun ebeveynlerin seçilmesi, ardından bu ebeveynlerin çaprazlanması, oluşan yavrular arasından en iyilerin ayıklanması ve son olarak bu özelliklerin nesiller boyu sabitlenmesidir.
Doğru sıralama, önce biyolojik çeşitlilik içinden uygun fenotiplerin belirlenmesi (yapay seçilim), ardından bunların döllendirilmesi, çıkan sonuçların değerlendirilmesi ve son olarak genetik kararlılığın sağlanması prensibine dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Ebeveyn seçimi
Islah edilecek karakterleri taşıyan bireyler belirlendi.
Genetik materyalin kaynağı olan ebeveynler belirlenmeden ıslah süreci başlayamaz.
2
Melezleme
Seçilen genlerin bir araya geldiği yeni döller elde edildi.
Farklı veya benzer avantajlı özelliklerin tek bir bireyde toplanması hedeflenir.
3
Yavru seçilimi
Hedefe en yakın yavrular popülasyondan ayrıldı.
Genetik açılım nedeniyle her yavru istenen kombinasyona sahip olmayabilir.
4
Sabitleme
İstenen karakterler bakımından homozigot (arı döl) hatlar oluşturuldu.
Islah edilen türün ticari değer kazanması için özelliğin sonraki nesillere aktarımı garantilenmelidir.

Anahtar Kavram

Klasik Islah ve Yapay Seçilim Basamakları

Daha Fazla Pratik

Modern ıslah yöntemlerinden poliploidi ve gen aktarımı süreçlerini içeren bir sıralama sorusu çözerek modern ve klasik ıslah farklarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 358Soru

Modern biyoteknolojik ıslah yöntemleri kullanılarak, mısır bitkisinin belirli bir zararlı böcek türüne karşı dirençli hale getirilmesi hedeflenmektedir. Bu ıslah çalışması sürecinde gerçekleştirilen aşağıdaki basamakları, biyolojik uygulama sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dirençli mısır ıslahı süreci; önce uygun genin tespit edilmesi, ardından genin izole edilip kesilmesi, vektör DNA ile birleştirilmesi, bitki hücresine aktarılması ve son olarak yeni fidelerin üretilip test edilmesi sırasıyla gerçekleşir.
Islah süreci, istenilen özelliğe sahip donörün bulunmasıyla başlar; genin izolasyonu, vektöre eklenmesi, hedef canlıya transferi ve sonucun kontrolü ile mantıksal ve biyolojik bir akış izler.

Adım Adım Çözüm

1
Kaynak canlının seçimi
Direnç genini taşıyan bakteri veya mikroorganizma belirlenir.
Gen aktarımı için öncelikle hedef özelliği taşıyan bir DNA kaynağı gereklidir.
2
Gen izolasyonu
Restriksiyon enzimleri ile gen spesifik noktalardan kesilir.
Genin bağımsız bir parça olarak manipüle edilebilmesi için DNA'dan ayrılması gerekir.
3
Rekombinant DNA oluşumu
Direnç geni ve plazmid DNA ligaz ile birleştirilir.
Hedef genin bitki hücresine taşınabilmesi için bir taşıyıcıya monte edilmesi şarttır.
4
Transformasyon
Rekombinant plazmid bitki hücresine aktarılır.
Genin bitki genomuna entegre olması için hücre duvarı/zarı aşılarak içeri girmesi sağlanır.
5
Rejenerasyon ve Seleksiyon
Yeni bitkiler elde edilir ve özellik doğrulanır.
Islah çalışmasının amacına ulaşıp ulaşmadığı ancak canlı organizmada test edilebilir.

Anahtar Kavram

Modern ıslah çalışmalarında gen aktarımı (Genetik Mühendisliği) basamakları

Daha Fazla Pratik

Klasik ıslah (yapay seçilim ve melezleme) basamakları ile modern ıslah arasındaki hız ve hassasiyet farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 359Soru

Aşağıda verilen alkin bileşiklerini, 1 mol1\text{ mol}'lerinin amonyaklı gümüş nitrat (AgNO3\text{AgNO}_3) çözeltisiyle tepkimesi sonucu metal iyonlarıyla yer değiştiren hidrojen atomu sayısına göre en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Alkin bileşiklerinin Tollens ayracı ile tepkimesi sonucu yer değiştiren hidrojen atomu sayılarına göre en fazladan en aza doğru sıralaması Asetilen, Propin, 2-Butin şeklindedir.
Asetilen iki adet uç hidrojen atomu içerdiğinden en fazla hidrojen yer değiştirmesi bu molekülde gerçekleşir. Propin ise bir adet uç hidrojen içerir. 2-Butin bir iç alkin olduğundan yer değiştirme tepkimesi vermez.

Adım Adım Çözüm

1
Asetilen molekülünün yapısın��n incelenmesi ve yer değiştiren hidrojen atomu sayısının belirlenmesi.
Asetilenin yapı formülü HCCHHC\equiv CH şeklindedir. Üçlü bağ karbonlarının her ikisinde de hidrojen atomu (toplam iki adet) bulunduğundan, 1 mol1\text{ mol} asetilen tepkimeye girdiğinde 2 mol2\text{ mol} hidrojen atomu metal iyonlarıyla yer değiştirir.
Alkinlerin Tollens ayracıyla yer değiştirme tepkimesi verebilmesi için üçlü bağ karbonlarına bağlı hidrojen atomlarının (uç hidrojenlerin) bulunması gerekir.
2
Propin molekülünün yapısının incelenmesi ve yer değiştiren hidrojen atomu sayısının belirlenmesi.
Propinin yapı formülü CH3CCHCH_3-C\equiv CH şeklindedir. Ü��lü bağ karbonlarından sadece birinde hidrojen atomu (uç hidrojen) bulunduğundan, 1 mol1\text{ mol} propin tepkimeye girdiğinde 1 mol1\text{ mol} hidrojen atomu metal iyonlarıyla yer değiştirir.
Propin bir uç alkindir ve yapısında sadece bir adet uç hidrojen atomu bulundurur.
3
2-Butin molekülünün yapısının incelenmesi ve yer değiştiren hidrojen atomu sayısının belirlenmesi.
2-Butin bileşiğinin yapı formülü CH3CCCH3CH_3-C\equiv C-CH_3 şeklindedir. Üçlü bağ karbonlarına bağlı hidrojen atomu bulunmadığı için tepkime gerçekleşmez ve yer değiştiren hidrojen atomu sayısı sıfırdır.
2-Butin bir iç alkindir ve yapısında uç hidrojen atomu taşımadığından Tollens ayracı ile yer değiştirme tepkimesi vermez.

Anahtar Kavram

Uç alkinlerin Tollens ayracı ile yer değiştirme tepkimeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 360Soru

Fotoperiyodizm sürecinde, uygun ışık alma süresine sahip bir uzun gün bitkisinde çiçeklenmenin gerçekleşmesi karmaşık bir sinyal iletim mekanizmasına dayanır. Buna göre, bir uzun gün bitkisinde ışığın algılanmasından çiçek organlarının oluşumuna kadar gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; fitokromların aktifleşmesi, gen ekspresyonunun başlaması, sinyal proteinlerinin taşınması ve meristem hücrelerinin çiçek organlarını oluşturacak şekilde farklılaşması şeklinde olmalıdır.
Çiçeklenme süreci, yapraklarda ışığın soğurulmasıyla (fitokrom aktivasyonu) başlar, bunu hücresel düzeyde genetik yanıt (FT gen ekspresyonu) izler. Üretilen proteinler (florigen) floem yoluyla meristemlere taşınır ve son aşamada meristemde anatomik farklılaşma (çiçek oluşumu) meydana gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Işığın algılanması
PrPfrP_r \rightarrow P_{fr} dönüşümü gerçekleşir.
Fotoperiyodizmde ilk basamak ışığın yapraklardaki pigmentler tarafından soğurulmasıdır.
2
Hücresel yanıt ve gen aktivasyonu
FT (Flowering Locus T) geni aktifleşir.
Aktif fitokromlar, çiçeklenme sürecini başlatan genetik mekanizmaları tetikler.
3
Sinyalin iletimi
Florigen proteini floem ile apikal meristeme ulaşır.
Çiçeklenme sinyali yapraklarda üretilir ancak tepki büyüme uçlarında (meristem) gerçekleşir.
4
Morfolojik değişim
Çiçek tomurcukları oluşur.
Sinyal proteini, meristem hücrelerinin çiçek organlarını oluşturmak üzere farklılaşmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Bitkilerde fotoperiyodik çiçeklenme mekanizması ve fitokrom dönüşümü
ÖncekiSayfa 18 / 43Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin