Tüm alıştırma soruları

842 soru

Soru 681Soru

Yumuşama Dönemi'nde yaşanan ve Doğu-Batı blokları arasındaki ilişkiler ile bölgesel dengeleri etkileyen aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süper güçlerin nükleer savaş eşiğine geldiği Küba Füze Krizi (1962), ardından ABD-Çin yak��nlaşmasını başlatan Ping-Pong Diplomasisi (1971), Orta Doğu barışı için imzalanan Camp David Sözleşmesi (1978) ve son olarak Yumuşama Dönemi'ni bitiren SSCB'nin Afganistan'ı işgali (1979) şeklinde sıralanmalıdır.
Sıralama kronolojik olarak Küba Füze Krizi (1962), Ping-Pong Diplomasisi (1971), Camp David Sözleşmesi (1978) ve SSCB'nin Afganistan'ı işgali (1979) şeklinde olmalıdır. Bu sıralama olayların gerçekleştiği yıllara tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Küba Füze Krizi'nin tarihini belirleme
Küba Füze Krizi 1962 yılında gerçekleşmiştir ve Yumuşama Dönemi'ne geçiş sürecinin başlangıcı olarak kabul edilir.
Olayların kronolojik sırasını tespit etmek amacıyla başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
Ping-Pong Diplomasisi'nin tarihini belirleme
ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin yumuşamasını sağlayan bu gelişme 1971 yılında gerçekleşmiştir.
1960'lardan sonraki diplomatik yakınlaşma adımlarını sıraya koymak için bu tarihe ihtiyaç vardır.
3
Camp David Sözleşmesi'nin tarihini belirleme
Arap-İsrail savaşlarının ardından Mısır ve İsrail arasında imzalanan bu barış sözleşmesi 1978 yılına aittir.
Orta Doğu'daki bölgesel çatışmaların çözümü çerçevesinde gerçekleşen bu olayı doğru sıraya yerleştirmek gerekir.
4
Afganistan'ın işgali tarihini belirleme
SSCB'nin Afganistan'ı işgali 1979 yılının sonlarında gerçekleşmiştir ve bu olay Yumuşama Dönemi'nin sonunu işaret eder.
Sıralamadaki en son kronolojik olayı belirleyerek dizilimi tamamlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi (Detente) kronolojisi ve bölgesel çatışmaların diplomatik yansımaları
Soru 682Soru

Türkiye'nin kültürel turizm potansiyelini yansıtan ve aşağıda belirtilen turizm alanlarını, coğrafi konumları dikkate alınarak en batıdan en doğuya doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama Efes Antik Kenti (İzmir), Kapadokya (Nevşehir) ve Nemrut Dağı Millî Parkı (Adıyaman) şeklinde en batıdan en doğuya doğrudur.
Verilen turizm alanlarının Türkiye haritası üzerindeki konumları incelendiğinde, en batıda İzmir sınırları içinde yer alan Efes Antik Kenti bulunur. Ardından İç Anadolu Bölgesi'ndeki Nevşehir'de yer alan Kapadokya gelir. En doğuda ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki Adıyaman sınırlarında bulunan Nemrut Dağı Millî Parkı yer alır. Dolayısıyla batıdan doğuya doğru sıralama Efes, Kapadokya ve Nemrut Dağı şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen merkezlerin yer aldığı illeri ve bu illerin Türkiye üzerindeki coğrafi konumlarını belirleyin.
Efes Antik Kenti İzmir'de, Kapadokya Nevşehir'de, Nemrut Dağı ise Adıyaman'dadır.
Sıralama coğrafi boylam derecelerine göre doğu-batı yönünde yapılacağı için her bir merkezin bulunduğu ilin konumunu tespit etmek gerekir.
2
İllerin boylam derecelerine göre batıdan doğuya olan konum ilişkisini karşılaştırın.
İzmir en batıda (Ege kıyısı), Nevşehir orta kesimde (İç Anadolu), Adıyaman ise en doğuda (Güneydoğu Anadolu) konumlanır.
Türkiye haritası incelendiğinde İzmir'in boylam derecesi en küçük (en batı), Adıyaman'ın boylam derecesi ise en büyüktür (en doğu).
3
Belirlenen konumsal sıraya göre merkezleri en batıdan en doğuya doğru listeleyin.
Sıralama Efes Antik Kenti, Kapadokya ve Nemrut Dağı Millî Parkı şeklinde gerçekleşir.
İstenen ölçüt batıdan doğuya sıralama olduğu için coğrafi konumu en batıda olan merkezden başlanarak doğuya doğru bir hat izlenmelidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki önemli turizm alanlarının coğrafi konumları ve dağılış özellikleri.
Soru 683Soru

I. Dünya Savaşı'nın Kafkas Cephesi'nde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günüm��ze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Osmanlı ordusunun Sarıkamış Harekât��'nı başlatması, Sevk ve İskân (Tehcir) Kanunu'nun kabul edilmesi, Mustafa Kemal Paşa'nın Muş ve Bitlis'i geri alması ve Brest-Litovsk Antlaşması'nın imzalanması şeklindedir.
Doğru sıralama tarihsel olarak Sarıkamış Harekâtı (Aralık 1914), Sevk ve İskân Kanunu (Mayıs 1915), Mustafa Kemal Paşa'nın Muş ve Bitlis'i kurtarması (Ağustos 1916) ve Brest-Litovsk Antlaşması (Mart 1918) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kafkas Cephesi'ndeki ilk büyük askeri faaliyeti belirlemek.
Sarıkamış Harekâtı'nın Aralık 1914 tarihinde düzenlendiği tespit edilir.
Harekât, Kafkas Cephesi'ndeki askeri operasyonların başlangıç aşamasını oluşturur.
2
Cephe gerisinde yaşanan asayiş sorunlarına karşı alınan yasal tedbiri sıralamaya yerleştirmek.
Sevk ve İskân Kanunu'nun (Tehcir Kanunu) Mayıs 1915 tarihinde çıkarıldığı belirlenir.
Rus ilerleyişi esnasında Ermeni çetelerinin faaliyetlerini sonlandırmak amacıyla savaş şartlarında çıkarılmış geçici bir kanundur.
3
Mustafa Kemal Paşa'nın cephedeki askeri başarılarının tarihsel sürecini analiz etmek.
Mustafa Kemal Paşa'nın Muş ve Bitlis'i Ruslardan geri almasının Ağustos 1916 tarihinde gerçekleştiği saptanır.
Mustafa Kemal Paşa'nın 16. Kolordu Komutanı olarak cepheye gelmesi ve buradaki başarıları 1916 yılı ortalarına denk gelmektedir.
4
Cepheyi kapatan nihai diplomatik gelişmeyi belirlemek.
Brest-Litovsk Antlaşması'nın Mart 1918 tarihinde imzalandığı tespit edilir.
Rusya'da yaşanan ihtilal sonucu cephe kapanmış ve Kars, Ardahan ile Batum (Elviye-i Selase) savaşsız geri alınmıştır.

Anahtar Kavram

Kafkas Cephesi'ndeki askeri, hukuki ve diplomatik gelişmelerin kronolojik takibi
Soru 684Soru

Karasal biyomların yeryüzündeki coğrafi dağılışında enlem (sıcaklık) faktörü önemli bir rol oynar. Buna göre, aşağıda özellikleri belirtilen karasal biyomları Ekvator'dan kutuplara doğru (alçak enlemlerden yüksek enlemlere doğru) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Tropikal Yağmur Ormanları biyomunun özelliğini belirten birinci tanım, Ilıman Karasal (Step) biyomunun özelliğini belirten ikinci tanım, İğne Yapraklı Orman (Tayga) biyomunun özelliğini belirten üçüncü tanım ve Tundra biyomunun özelliğini belirten dördüncü tanım şeklinde (1 - 2 - 3 - 4) olmalıdır.
Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık azaldığı için biyomlar sırasıyla Tropikal Yağmur Ormanları, Ilıman Karasal (Step), İğne Yapraklı Orman (Tayga) ve Tundra şeklinde sıralanır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen biyom tanımlarından hangi biyomların kastedildiğini belirleyin.
Birinci tanım Tropikal Yağmur Ormanlar�� biyomuna, ikinci tanım Ilıman Karasal (Step) biyomuna, üçüncü tanım İğne Yapraklı Orman (Tayga) biyomuna, dördüncü tanım ise Tundra biyomuna aittir.
Tanımlardaki bitki örtüsü ve iklim özellikleri her bir biyom için ayırt edici özelliklerdir.
2
Belirlenen biyomların yeryüzündeki genel enlemsel dağılış aralıklarını bulun.
Tropikal Yağmur Ormanları 0100^\circ - 10^\circ enlemlerinde, Step biyomu 305030^\circ - 50^\circ enlemlerinde, İğne Yapraklı Ormanlar (Tayga) 506050^\circ - 60^\circ enlemlerinde ve Tundra biyomu 607060^\circ - 70^\circ enlemlerinde yayılış gösterir.
Enlemin sıcaklık üzerindeki etkisine bağlı olarak biyomlar Ekvator'dan kutuplara doğru kuşaklar oluşturur.
3
Biyomları Ekvator'dan kutuplara doğru sıralayın.
Alçak enlemlerden yüksek enlemlere doğru sıralama: Tropikal Yağmur Ormanları, Ilıman Karasal (Step), İğne Yapraklı Orman (Tayga) ve Tundra şeklinde gerçekleşir.
Enlem derecelerinin sırasıyla büyümesi Ekvator'dan kutuplara doğru gidişi gösterir.

Anahtar Kavram

Karasal Biyomların Coğrafi Dağılışı ve Enlem İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 685Soru

Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminde kullanılan bazı enerji kaynakları aşağıda verilmiştir. Bu enerji kaynaklarını, Türkiye'nin elektrik enerjisi üretimindeki paylarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'nin elektrik enerjisi üretimindeki paylarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralama Kömür - Hidroelektrik - Jeotermal şeklindedir.
Türkiye'nin elektrik üretiminde en büyük pay kömüre aittir, ardından hidroelektrik gelir ve jeotermal ise en düşük paya sahip olandır. Dolayısıyla doğru sıralama Kömür - Hidroelektrik - Jeotermal şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
En yüksek paya sahip kaynağı belirleme
Kömür
Türkiye'de elektrik üretiminde yerli ve ithal kömür toplamı en yüksek orana sahiptir.
2
İkinci en yüksek paya sahip kaynağı belirleme
Hidroelektrik
Hidroelektrik santralleri kömürün ardından en fazla elektrik üreten kaynaktır.
3
En düşük paya sahip kaynağı belirleme
Jeotermal
Jeotermal enerji elektrik üretiminde oldukça sınırlı bir paya sahiptir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kaynakların payları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 686Soru

Yakın Çağ'da Fransız İhtilali'nin yaydığı fikirler ile Sanayi İnkılabı'nın getirdiği ekonomik değişimlerin Osmanlı Devleti üzerindeki etkilerini gösteren aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nas��l olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Fransız İhtilali'nin milliyetçilik akımı etkisiyle başlayan Sırp İsyanı (1804), Sanayi İnkılabı'nın hammadde ve pazar ihtiyacının bir sonucu olarak Osmanlı Devleti'ni dışa bağımlı hale getiren Baltalimanı Ticaret Antlaşması (1838), azınlık isyanlarını önlemek için ilan edilen Tanzimat Fermanı (1839) ve son olarak dış borçların ödenememesi üzerine kurulan Düyun-ı Umumiye İdaresi (1881) şeklindedir.
Kronolojik sıralama incelendiğinde; Fransız İhtilali'nin etkisiyle çıkan Sırp İsyanı (1804) ilk sıradadır. Ardından Sanayi İnkılabı'nın sömürgecilik ve pazar arayışı doğrultusunda imzalanan Baltalimanı Ticaret Antlaşması (1838) gelir. Bu antlaşmanın hemen sonrasında diplomatik destek arayışı ve azınlık isyanlarını önleme gayesiyle Tanzimat Fermanı (1839) ilan edilmiştir. Ekonomik çöküşün kurumsallaşması niteliğindeki Düyun-ı Umumiye İdaresi (1881) ise son sırada yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Fransız İhtilali'nin milliyetçilik etkisinin ilk siyasi yansıması olan azınlık isyanının tarihini tespit edin.
Sırp İsyanı 1804 yılında başlamıştır ve sıralamanın en başındadır.
1789 Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımının Osmanlı Devleti'ndeki ilk fiili isyan hareketidir.
2
Sanayi İnkılabı'nın getirdiği ekonomik baskıların Osmanlı iç pazarına doğrudan nüfuz ettiği antlaşmanın tarihini belirleyin.
Baltalimanı Ticaret Antlaşması 1838 yılında imzalanmıştır.
Bu antlaşma, Osmanlı Devleti'nin hammadde satan ve işlenmiş sanayi malları ithal eden açık bir pazar haline gelmesine yol açmıştır.
3
Milliyetçilik akımının olumsuz etkilerini kırmak amacıyla ilan edilen anayasal/hukuki belgenin tarihini bulun.
Tanzimat Fermanı 1839 yılında ilan edilmiştir.
Baltalimanı Antlaşması'ndan hemen sonra, Mısır Sorunu'nda Avrupalı devletlerin diplomatik desteğini almak amacıyla ilan edilmiştir.
4
Sanayi İnkılabı sonrası dış borç sarmalına giren Osmanlı maliyesinin iflasını tescilleyen kurumun kuruluş tarihini belirleyin.
Düyun-ı Umumiye İdaresi 1881 yılında kurulmuştur.
Dış borçların ödenememesi neticesinde Osmanlı Devleti'nin ekonomik bağımsızlığını fiilen yitirdiğinin en net kanıtıdır.

Anahtar Kavram

Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı Devleti üzerindeki siyasi, hukuki ve ekonomik etkilerinin kronolojik gelişimi
Soru 687Soru

Cumhuriyet'in ilk yıllarında hukuk, eğitim ve kültür alanlarında laikleşmeyi ve çağdaşlaşmayı sağlamak amacıyla köklü inkılaplar yapılmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen inkılap adımlarının kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesi (1924), Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi (1926), Yeni Türk harflerinin kabul edilmesi (1928) ve Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin kurulmas�� (1931) şeklindedir.
Doğru sıralama kronolojik olarak 1924, 1926, 1928 ve 1931 yıllarında gerçekleşen inkılapları takip etmektedir. Bu doğrultuda Tevhid-i Tedrisat Kanunu en başta, Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin kurulması ise en sonda yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun tarihini belirlemek
Tevhid-i Tedrisat Kanunu 3 Mart 1924'te kabul edilmiştir.
Eğitim ve öğretim birliğini sağlayan bu kanun en erken tarihli gelişmedir.
2
Türk Medeni Kanunu'nun kabul tarihini saptamak
Türk Medeni Kanunu 17 Şubat 1926'da kabul edilmiştir.
Hukuk alanındaki bu reform, eğitim birliğinin sağlanmasından sonra gerçekleşmiştir.
3
Harf İnkılabı'nın tarihini tespit etmek
Yeni Türk harflerinin kabulü 1 Kasım 1928'de yapılmıştır.
Harf İnkılabı, Medeni Kanun'un kabulünü takip eden yıllarda yürürlüğe girmiştir.
4
Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin kuruluş tarihini belirlemek
Cemiyet 12 Nisan 1931'de kurulmuştur.
Millî kültürü geliştirmeyi hedefleyen bu kurum 1930'lu yılların başında faaliyete geçmiştir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi hukuk, eğitim ve kültür inkılaplarının kronolojik sırası.
Soru 688Soru

Osmanlı Devleti'nin Beylikten Devlete geçiş sürecinde (1300-1402) yaşanan aşağıdaki siyasi ve askerî gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama sırasıyla şöyledir: İlk olarak Bapheus (Koyunhisar) Savaşı'nın kazanılması, ardından Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı topraklarına katılması, daha sonra Sazlıdere Savaşı ile Edirne'nin fethi ve son olarak Niğbolu Zaferi'nin elde edilip unvanın alınması.
Kronolojik sıralama en eski tarihten en yeniye doğru; Koyunhisar Savaşı (1302), Karesioğulları Beyliği'nin katılması (1345), Sazlıdere Savaşı ile Edirne'nin fethi (1361) ve Niğbolu Savaşı (1396) şeklinde olmalıdır. Bu sıralama olayların gerçekleşme yıllarına ve sebep-sonuç akışına tamamen uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki olayların gerçekleştikleri tarihleri ve dönemleri tespit etmek.
Koyunhisar Savaşı (1302, Osman Bey dönemi), Karesioğulları'nın katılması (1345, Orhan Bey dönemi), Sazlıdere Savaşı (1361, I. Murad dönemi) ve Niğbolu Savaşı (1396, Yıldırım Bayezid dönemi) olarak saptanır.
Kronolojik sıralama yapabilmek için olayların gerçekleştikleri tarihsel zaman dilimlerinin belirlenmesi şarttır.
2
Tespit edilen tarihleri en eski olandan en yeni olana doğru sıralamak.
1302 (Koyunhisar) -> 1345 (Karesioğulları) -> 1361 (Sazlıdere) -> 1396 (Niğbolu) sırası elde edilir.
Geçmişten günümüze sıralama yaparken en eski olayın ilk sırada, en yakın tarihli olayın ise son sırada yer alması gerekir.
3
Sıralamanın tarihsel sebep-sonuç ilişkilerine ve mantık akışına uygunluğunu denetlemek.
Karesioğulları'nın alınarak donanmanın elde edilmesi Rumeli fetihlerinin önünü açmış, bu da Edirne'nin fethine (Sazlıdere) zemin hazırlamıştır. Edirne'nin fethiyle Balkanlar'da yerleşen Osmanlıları atmak isteyen Haçlılar ise daha sonra Niğbolu Savaşı'na yol açmıştır. Sıralama sebep-sonuç ilişkileriyle tam uyumludur.
Tarihsel sıralamaların doğruluğu olayların birbirini doğuran siyasi gelişmeler olmasıyla doğrulanır.

Anahtar Kavram

Beylikten Devlete Kuruluş Dönemi Siyasi Gelişmelerinin Kronolojik ve Sebep-Sonuç İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 689Soru

I. Dünya Savaşı sürecinde İtilaf Devletleri, Osmanlı topraklarını paylaşmak amacıyla kendi aralarında çeşitli gizli antlaşmalar yapmış ve savaşın gidişatına göre bu paylaşım planlarında güncellemeler gerçekleştirmiştir.

Aşağıdaki gelişmeleri, gerçekleştikleri tarihleri dikkate alarak en eskiden en yeniye doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Londra Antlaşması'nın imzalanması (Nisan 1915), Sykes-Picot Antlaşması'nın yapılması (Mayıs 1916), Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması'nın imzalanması (Nisan 1917) ve Rusya'daki yeni yönetimin gizli antlaşmaları ifşa etmesi (Kasım-Aralık 1917) şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama, Londra Antlaşması'nın imzalanması (Nisan 1915), Sykes-Picot Antlaşması'nın yapılması (Mayıs 1916), Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması'nın imzalanması (Nisan 1917) ve Rusya'da yaşanan rejim değişikliğinin ardından gizli antlaşmaların dünya kamuoyuna duyurulması (Kasım-Aralık 1917) sırasını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Gelişmelerin gerçekleştiği tarihleri belirleme
Londra Antlaşması Nisan 1915, Sykes-Picot Antlaşması Mayıs 1916, Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması Nisan 1917, gizli antlaşmaların Sovyet Rusya tarafından ifşası ise Kasım-Aralık 1917 tarihlerine aittir.
Olaylar arasında doğru bir kronolojik dizilim kurabilmek adına her gelişmenin tarihini tespit etmek gerekir.
2
Tarihleri en eskiden en yeniye doğru sıralama
Nisan 1915 < Mayıs 1916 < Nisan 1917 < Kasım-Aralık 1917 sıralaması elde edilir.
Soruda istenen 'en eskiden en yeniye doğru' koşulunu karşılamak amacıyla kronolojik sıralama uygulanır.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı sürecindeki gizli antlaşmaların kronolojik gelişimi ve paylaşım planlarının değişimi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 690Soru

Osmanlı Devleti'nin Karlofça (1699) ve İstanbul (1700) antlaşmaları sonrasında değişen dış siyasetine ve bu siyaset doğrultusunda yaşanan diplomatik ve askeri gelişmelere dair aşağıda verilen olayları kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların kronolojik olarak doğru sıralaması sırasıyla Karlofça Antlaşması (1699), İstanbul Antlaşması (1700), Prut Antlaşması (1711) ve Pasarofça Antlaşması'dır (1718).
Olaylar kronolojik olarak 1699 (Karlofça), 1700 (İstanbul), 1711 (Prut) ve 1718 (Pasarofça) şeklinde sıralanır. Bu sıra Osmanlı Devleti'nin toprak kaybetmesi, Rusya'nın Karadeniz'e inme yolunda ilk adımı atması, bu kayıpları geri alma ümidinin yeşermesi ve nihayetinde bu ümidin sönerek savunma siyasetine geçilmesi zincirini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Kutsal İttifak Savaşları sonrasında imzalanan Karlofça Antlaşmas��'nın tarihi belirlenir.
Bu antlaşma 1699 yılında imzalanmış ve ilk büyük toprak kaybıyla savunma dönemini başlatmıştır.
Sıralamadaki en eski olay bu antlaşmadır.
2
Karlofça'yı tamamlayan İstanbul Antlaşması'nın tarihi belirlenir.
İstanbul Antlaşması 1700 yılında Rusya ile imzalanmış ve Azak Kalesi Rusya'ya bırakılmıştır.
Rusya ile yapılan bu özel antlaşma Karlofça'dan hemen bir yıl sonraya denk gelir.
3
Rusya'ya karşı kazanılan Prut Savaşı ve sonrasında imzalanan antlaşmanın tarihi belirlenir.
Prut Antlaşması 1711 yılında imzalanarak Azak Kalesi'nin geri alınmasını sağlamıştır.
Bu olay Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları geri alma umudunu yeşerten bir sonraki aşamadır.
4
Kaybedilen toprakları geri alma ümitlerinin bittiği antlaşmanın tarihi belirlenir.
1718 yılında imzalanan Pasarofça Antlaşması ile Osmanlı savunma ve Lale Devri odaklı iç ıslahat dönemine girmiştir.
Bu antlaşma kronolojik olarak en son sırada yer alır ve dış politikada geri alma ümidini bitirmiştir.

Anahtar Kavram

Karlofça ve İstanbul Antlaşmaları ile Değişen Osmanlı Siyaseti
Soru 691Soru

Atatürk Dönemi Türk dış politikasında barışın korunması, sınır güvenliğinin sağlanması ve egemenlik haklarının güçlendirilmesine yönelik atılan adımlar düşünüldüğünde, aşağıda verilen diplomatik gelişmeleri kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: 1. Yunanistan ile nüfus mübadelesi (etabli) sorununun çözülmesi (1930), 2. Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne (Cemiyet-i Akvam) üye olması (1932), 3. Balkan Antantı'n��n imzalanması (1934), 4. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanması (1936), 5. Sadabat Paktı'nın kurulması (1937).
Olayların en eskiden en yeniye doğru kronolojik sıralaması yapıldığında; ilk olarak 1930 yılında Yunanistan ile yaşanan nüfus mübadelesi sorunu çözülmüş, ardından 1932'de Türkiye Milletler Cemiyeti'ne üye olmuş, 1934'te batı sınırını korumak için Balkan Antantı imzalanmış, 1936'da Boğazlar üzerinde tam egemenliği sağlayan Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalanmış ve son olarak 1937'de doğu sınırlarını güvence altına almak için Sadabat Paktı kurulmuştur. Bu nedenle doğru sıralama nüfus mübadelesinin çözümü, Milletler Cemiyeti üyeliği, Balkan Antantı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Sadabat Paktı şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelişmelerin gerçekleştiği tarihleri tespit etme
Nüfus Mübadelesi Çözümü (Ankara Antlaşması): 1930, Milletler Cemiyeti Üyeliği: 1932, Balkan Antantı: 1934, Montrö Boğazlar Sözleşmesi: 1936, Sadabat Paktı: 1937.
Kronolojik sıralama sorularını doğru çözebilmek için her diplomatik olayın gerçekleştiği yılı netleştirmek gerekir.
2
Elde edilen tarihleri en eskiden en yeniye doğru dizme
1930 (Nüfus Mübadelesi Çözümü) -> 1932 (Milletler Cemiyeti Üyeliği) -> 1934 (Balkan Antantı) -> 1936 (Montrö Sözleşmesi) -> 1937 (Sadabat Paktı).
Soru kökünde olayların en eskiden en yeniye doğru sıralanması talep edilmektedir.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası'nda iki savaş arası dönemde atılan diplomatik adımların kronolojik sırası ve amaçları.
Soru 692Soru

Küresel ticaretin üç temel unsuru olan üretim, dağıtım ve tüketim zincirini göstermek amacıyla hazırlanan aşağıdaki aşamaları, ham maddenin eldesinden nihai tüketiciye ulaşmasına kadar geçen coğrafi süreci dikkate alarak sırasıyla düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kahvenin ham maddeden tüketiciye ulaşma zinciri; hasat (üretim), ham madde nakli (dağıtım), mamul madde dağıtımı (dağıtım) ve nihai kullanım (tüketim) şeklinde sıralanır.
Küresel ticaret zinciri sırasıyla üretim (ham maddenin hasat edilmesi), dağıtım (ham ve mamul maddenin nakliyesi) ve tüketim (ürünün satın alınıp kullanılması) aşamalarından oluşur. Kahve çekirdeklerinin hasat edilmesi üretim; bunların gemilerle taşınması ve marketlere ulaştırılması dağıtım; en son aşamada tüketiciler tarafından içilmesi ise tüketimdir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak ham maddenin elde edildiği üretim aşamasını belirlemek.
Hasat ve çekirdek eldesini içeren adım birinci sıraya yerleştirilir.
Üretim gerçekleşmeden dağıtım ve tüketim süreçleri başlayamaz.
2
Üretilen ham maddenin işleneceği tesislere nakil sürecini belirlemek.
Kahve çekirdeklerinin gemilerle taşınmasını içeren adım ikinci sıraya yerleştirilir.
Ham maddenin işlenmesi veya küresel pazara girmesi için nakledilmesi gerekir.
3
İşlenmiş mamul ürünün tüketiciyle buluşacağı satış noktalarına sevk edilmesini belirlemek.
Paketlenmiş kahvelerin market ve kafelere ulaştırılmasını içeren adım üçüncü sıraya yerleştirilir.
Mamul maddelerin tüketiciye sunulabilmesi için perakende noktalarına dağıtılması şarttır.
4
Nihai tüketicinin ürünü satın alıp kullanma aşamasını belirlemek.
Kahvenin tüketiciler tarafından demlenip tüketilmesini içeren adım dördüncü sıraya yerleştirilir.
Tüketim aşaması, ticaret zincirinin son halkasını temsil eder.

Anahtar Kavram

Küresel ticaretin üç temel unsuru olan üretim, dağıtım ve tüketim aşamalarının işleyiş sırası.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 693Soru

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan enerji kaynaklarının toplam üretim içindeki payları, iklim koşulları (özellikle kuraklık/yağışlı dönemler) ve ithalat dengelerine bağlı olarak yıldan yıla küçük değişimler gösterse de genel sıralama büyük oranda sabittir.

Buna göre, Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminde kullanılan aşağıdaki enerji kaynaklarını, toplam elektrik üretimindeki payı en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Kömür (Taş kömürü ve linyit) > Doğal gaz > Hidroelektrik > Rüzgâr şeklindedir.
Türkiye'nin elektrik üretiminde en büyük pay kömüre (ithal kömür ve linyit toplamı) aittir. Onu doğal gaz ve ardından hidroelektrik takip eder. Rüzgâr enerjisi ise bu kaynaklar arasında en düşük paya sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin toplam elektrik üretiminde en büyük paya sahip olan birincil kaynağı belirleyin.
Kömür (linyit ve ithal kömürün toplamı) yaklaşık %34-36 payla ilk sıradadır.
Baz yük güç santralleri olarak işlev gören kömür santralleri, kesintisiz elektrik üretiminde en büyük payı üstlenir.
2
İkinci sıradaki fosil yakıtlı kaynağı tespit edin.
Doğal gaz, yaklaşık %20-23 payla ikinci sıradadır.
Doğal gaz santralleri esnek üretim kabiliyetleri nedeniyle talep dalgalanmalarını dengelemek amacıyla yoğun olarak kullanılır.
3
Yenilenebilir kaynakların kendi arasındaki üretim payı sıralamasını yapın.
Hidroelektrik enerjisi rüzgâr enerjisinden daha fazla paya sahiptir; hidroelektrik yaklaşık %19-21, rüzgâr ise %10-11 paya sahiptir.
Türkiye'nin engebeli ve yüksek coğrafi yapısı hidroelektrik potansiyelini artırırken, rüzgâr santrallerinin toplam üretimdeki payı son yıllarda artsa da henüz hidroelektrik seviyesine ulaşamamıştır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimindeki payları ve sıralaması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 694Soru

Yumuşama Dönemi ve bu dönemde ortaya çıkan bölgesel çatışmalar göz önüne alındığında, aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Taşkent Deklarasyonu'nun imzalanması (1966), Yom Kippur Savaşı'nın başlaması (1973), Helsinki Nihai Senedi'nin kabul edilmesi (1975) ve İran-Irak Savaşı'nın patlak vermesi (1980) şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama, en erken tarihten en geç tarihe doğru Taşkent Deklarasyonu (1966), Yom Kippur Savaşı (1973), Helsinki Nihai Senedi (1975) ve İran-Irak Savaşı (1980) şeklinde gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Taşkent Deklarasyonu'nun tarihi belirlenir.
Taşkent Deklarasyonu, 1965 Keşmir Savaşı sonrasında Hindistan ve Pakistan arasında SSCB ara buluculuğuyla 10 Ocak 1966 tarihinde imzalanmıştır.
Kronolojinin en erken olayını belirlemek için.
2
Yom Kippur Savaşı'nın tarihi belirlenir.
Yom Kippur (Arap-İsrail) Savaşı, Mısır ve Suriye'nin İsrail'e saldırmasıyla 6 Ekim 1973 tarihinde başlamıştır.
İkinci sıradaki gelişmeyi tespit etmek için.
3
Helsinki Nihai Senedi'nin tarihi belirlenir.
Helsinki Nihai Senedi, Doğu ve Batı bloklarının güvenlik ve iş birliğini artırmak üzere 1 Ağustos 1975 tarihinde imzalanmıştır.
Üçüncü sıradaki gelişmeyi tespit etmek için.
4
İran-Irak Savaşı'nın tarihi belirlenir.
İran-Irak Savaşı, iki ülke arasındaki sınır çatışmaları ve rejim farklılıkları nedeniyle 22 Eylül 1980 tarihinde patlak vermiştir.
Kronolojinin en son olayını belirlemek için.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi'ndeki diplomatik gelişmeler ve bölgesel çatışmaların kronolojik sırası.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 695Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde meclisin açılması süreci ve sonrasında yaşanan iç isyanlara karşı alınan hukuki ve siyasi önlemler göz önüne alındığında, aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması sırasıyla; Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Misak-ı Milli Kararları'nın kabul edilmesi, İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal ederek Mebusan Meclisini kapatması, Ankara'da kurucu meclis niteliğindeki Büyük Millet Meclisinin açılması, Meclisin varlığını tehdit eden iç isyanlara karşı Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması ve Kanunun etkinliğini sağlamak ve yargılamaları hızlandırmak için İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması şeklindedir.
Kronolojik süreç; Misak-ı Milli'nin kabul edilmesi, ardından İstanbul'un işgali ve meclisin kapatılması, buna tepki olarak Ankara'da Büyük Millet Meclisinin açılması, ardından meclise karşı çıkan isyanları bastırmak için Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması ve son olarak bu kanunu uygulamak üzere İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması şeklinde gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olayın belirlenmesi
Mebusan Meclisinde Misak-ı Milli'nin kabul edilmesi (28 Ocak 1920) sıralamanın ilk basamağ��dır.
Misak-ı Milli kararları, İtilaf Devletleri'nin tepkisini çekerek İstanbul'un resmen işgal edilmesine yol açmıştır.
2
İstanbul'un işgali ve meclisin kapatılmasının konumlandırılması
İstanbul'un resmen işgali ve meclisin kapatılması (16 Mart 1920) ikinci sıradadır.
Bu gelişme, Osmanlı Devleti'nin yasama organının fiilen sona erdiğini gösterir ve Ankara'da yeni bir meclisin açılış sürecini başlatır.
3
Büyük Millet Meclisinin açılışının yerleştirilmesi
Ankara'da Büyük Millet Meclisinin açılması (23 Nisan 1920) üçüncü sıradadır.
İstanbul'un işgalinin ardından milli iradeyi temsil edecek yeni bir kurucu meclis oluşturulmuştur.
4
İsyanlara karşı hukuki tedbirlerin başlangıcının belirlenmesi
Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması (29 Nisan 1920) dördüncü sıradadır.
Meclisin açılmasıyla birlikte başlayan iç isyanlara ve meclis otoritesini tanımayanlara karşı yasal önlem alınması gerekmiştir.
5
Hukuki sürecin uygulayıcısı olan mahkemelerin konumlandırılması
İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması (11 Eylül 1920) son sıradadır.
Çıkarılan kanunun uygulanmasını denetlemek, isyancıları ve meclis kararlarına karşı gelenleri hızlıca yargılamak amacıyla kurulmuştur.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi'nde TBMM'nin açılması ve meclis otoritesine karşı çıkan isyanlara karşı alınan tedbirlerin kronolojik ve mantıksal gelişimi.
Soru 696Soru

İnsanlık tarihinde, bir yerleşmenin basit bir tarım köyünden küresel etkiye sahip modern bir metropole dönüşüm sürecinde yaşanan bazı temel gelişim aşamaları aşağıda verilmiştir.

Bu gelişim aşamalarını, geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bir yerleşmenin gelişim aşamaları kronolojik olarak; ilk kalıcı köy yerleşmelerinin kurulması, artı ürünle ticaret ve uzmanlaşmanın başlaması, ilk kentsel idari merkezlerin ortaya çıkması, Sanayi Devrimi ile kitlesel göçlerin yaşanması ve son olarak küresel finans merkezlerinin oluşması şeklinde sıralanmalıdır.
Doğru sıralama, insanlığın yerleşik hayata geçişiyle başlar. Tarım faaliyetleriyle kurulan ilk kalıcı köyler (Neolitik), tarımsal artı ürünün takasıyla ticari uzmanlaşmaya zemin hazırlamıştır. Ticaretin gelişmesiyle idari ve savunma amaçlı ilk surlu şehirler ortaya çıkmıştır. 18. yüzyılda Sanayi Devrimi kentsel nüfusu kitlesel göçlerle patlatmış, en son aşamada ise günümüz bilgi teknolojileriyle küresel finans metropolleri oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşik hayata geçiş aşamasının belirlenmesi
Tarımsal faaliyetlerin başlamasıyla kurulan köy yerleşmeleri ilk sıraya yerleştirilir.
Kentsel ve ticari faaliyetlerin başlayabilmesi için öncelikle yerleşik yaşamın ve tarımın (Neolitik Çağ) başlaması gerekir.
2
Üretim artışı ve ticaret ilişkisinin kurulması
Tarımsal üretim fazlası (artı ürün) ve takasın başlaması ikinci sıraya konur.
Tarımın başlamasının ardından üretimin artması, ticari takası ve mesleki uzmanlaşmayı tetiklemiştir.
3
İlk şehir çekirdeklerinin tespiti
Surlarla çevrili ilk kentsel idari merkezlerin oluşumu üçüncü sıraya konur.
Ticari faaliyetlerin yoğunlaşması ve nüfus birikimi, yönetim ve güvenlik ihtiyacını doğurarak ilk gerçek şehir çekirdeklerini (örneğin Mezopotamya ve Mısır'da) oluşturmuştur.
4
Sanayileşme etkisinin analizi
Sanayi Devrimi ile yaşanan kitlesel göçler dördüncü sıraya yerleştirilir.
18. yüzyıldan itibaren makineli üretim, tarım dışı sektörlerde devasa bir iş gücü ihtiyacı yaratmış ve şehir nüfusunun hızla artmasına yol açmıştır.
5
Küreselleşme ve modern dönem tespiti
Küresel hizmet ve finans metropollerinin oluşumu son sıraya yerleştirilir.
Bilgi teknolojileri ve finansın küreselleşmesi, modern döneme (20. yüzyıl sonu ve sonrası) ait en güncel şehirleşme aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Şehirlerin tarihsel gelişim evreleri, fonksiyonel değişimleri ve etki alanlarının genişlemesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 697Soru

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde uygulanan fetih politikaları, askerî kurumsallaşmayı ve idari teşkilatlanma adımlarını da beraberinde getirmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen kurumsallaşma ve idari teşkilatlanma adımlarının kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; ilk kadı tayini, yaya ve müsellem ordusunun kurulması, Rumeli'de sistemli iskân politikasının uygulanması ve son olarak Rumeli Beylerbeyliği'nin kurulması şeklindedir.
Kuruluş Dönemi idari ve askeri teşkilatlanması kronolojik olarak incelendiğinde; Osman Bey döneminde Dursun Fakih'in kadı tayin edilmesi en eski adımdır. Ardından Orhan Bey döneminde yaya ve müsellem ordusunun kurulması, Rumeli'ye geçilip iskân politikasının başlatılması ve nihayetinde I. Murad döneminde genişleyen toprakları yönetmek üzere Rumeli Beylerbeyliği'nin kurulması sırasıyla gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Osman Bey dönemi kurumsallaşma adımını belirleme
Osman Bey döneminde Karacahisar'ın fethiyle Dursun Fakih'in kadı olarak atanması beyliğin en erken tarihli teşkilatlanma adımıdır.
Yargı sisteminin kurulması ve bağımsızlık alameti olan bu adım diğer adımlardan önce (yaklaşık 1299-1300) gerçekleşmiştir.
2
Orhan Bey döneminin erken askerî kurumsallaşma adımını belirleme
Orhan Bey'in tahta çıkmasının ardından yaya ve müsellem ordusu kurularak aşiret kuvvetlerinden düzenli orduya geçilmiştir.
Bu adım, Rumeli'ye geçişten ve eyalet teşkilatının kurulmasından önce (yaklaşık 1330'lar) askerî gücü disipline etmek için yapılmıştır.
3
Orhan Bey döneminin Rumeli genişleme ve iskân adımını belirleme
Çimpe Kalesi'nin alınmasıyla Rumeli'ye geçilmiş ve kazanılan toprakların Türkleşmesi ile elde tutulması amacıyla iskân politikası başlatılmıştır.
İskân politikası, Rumeli topraklarında kalıcılığı sağlamanın temel taşıdır ve beylerbeyliği teşkilatlanmasından önce (1353 sonrası) uygulanmıştır.
4
I. Murad dönemi idari teşkilatlanma adımını belirleme
I. Murad döneminde Rumeli'deki genişlemenin büyüklüğü sebebiyle askeri ve mülki idareyi kolaylaştırmak için Rumeli Beylerbeyliği kurulmuştur.
Genişleyen toprakların tek merkezden yönetilmesini kolaylaştırmak amacıyla kurulan beylerbeyliği teşkilatı bu sıralamadaki en son aşamayı oluşturur.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'ndeki teşkilatlanma adımlarının askeri, hukuki ve mülki gelişim süreçleri ile fetih hareketlerinin coğrafi genişlemesine bağlı kronolojik takvimi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 698Soru

Bir mercan resifi ekosistemindeki besin zincirinde yer alan aşağıdaki canlıları, dokularında biriken kimyasal zehirli madde (biyolojik birikim) miktarının en az olandan en fazla olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Canlıların dokularında biriken zehirli madde (biyolojik birikim) miktarı, besin zincirinde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe (aşağıdan yukarıya) artış gösterir. Bu doğrultuda en az birikim üretici olan fitoplanktonlarda görülürken, sırasıyla zooplanktonlar ve sardalyalar üzerinden geçerek en fazla birikim zincirin en üstündeki resif köpekbalıklarında gerçekleşir.
Besin zincirinde yer alan üreticilerden (fitoplankton) başlayıp son tüketicilere (resif köpekbalığı) doğru gidildikçe biyolojik birikim miktarı artış gösterir. Bu nedenle en az zehirli madde birincil üretici basamağında, en fazla zehirli madde ise en üst tüketici basamağında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Besin zincirindeki canlıların trofik düzeylerini ve rollerini belirleyin.
Fitoplanktonlar üretici, zooplanktonlar birincil tüketici, sardalyalar ikincil tüketici ve resif köpekbalıkları üçüncül tüketici olarak belirlenmiştir.
Biyolojik birikim sırasını tespit etmek için canlıların besin zincirindeki dikey konumunu bilmek gerekir.
2
Ekolojik piramitlerde yukarı doğru çıkıldıkça biyolojik birikim miktarının değişim kuralını uygulayın.
Enerji piramidinde yukarıya doğru gidildikçe enerji kaybı (%10 kuralı) yaşanır ve biyokütle azalırken, organizmaların vücudundan atamadığı toksik maddelerin dokulardaki derişimi (biyolojik birikim) her trofik düzeyde artar.
Trofik düzey ile toksik madde birikimi arasındaki doğru orantılı ilişkiyi kurmak.
3
Canlıları en az biyolojik birikime sahip olandan en fazla olana doğru sıralayın.
Sıralama fitoplanktonlar (üretici) -> zooplanktonlar (birincil tüketici) -> sardalyalar (ikincil tüketici) -> resif köpekbalıkları (üçüncül tüketici) şeklinde gerçekleşir.
Belirlenen ekolojik kurala göre canlıları nihai doğru sırasına yerleştirmek.

Anahtar Kavram

Ekolojik piramitlerde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe biyolojik birikim (toksik madde konsantrasyonu) artar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 699Soru

Türkiye'de kültürel turizm potansiyelinin uluslararası düzeyde tanıtılmasında ve korunmasında UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan kültürel varlıklar önemli bir yere sahiptir. Aşağıda verilen Türkiye'deki UNESCO Dünya Miras Alanlarını, listeye kabul ediliş yıllarına göre geçmişten günümüze (en eskiden en yeniye) doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Divri��i Ulu Camii ve Darüşşifası (1985), Safranbolu Şehri (1994), Selimiye Camii ve Külliyesi (2011) ve Göbeklitepe Arkeolojik Alanı (2018) şeklinde sıralanmalıdır.
Verilen kültürel varlıkların UNESCO Dünya Miras Listesi'ne kabul ediliş yılları sırasıyla Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası için 1985, Safranbolu Şehri için 1994, Selimiye Camii ve Külliyesi için 2011 ve Göbeklitepe Arkeolojik Alanı için 2018 yılıdır. Dolayısıyla geçmişten günümüze doğru sıralama bu düzeni takip etmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kültürel varlıkların UNESCO Dünya Miras Listesi'ne kabul ediliş yıllarını belirleme.
Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası 1985, Safranbolu Şehri 1994, Selimiye Camii ve Külliyesi 2011, Göbeklitepe Arkeolojik Alanı ise 2018 yılında listeye tescil edilmiştir.
Doğru kronolojik sıralamayı yapabilmek için her bir alanın listeye kabul edildiği tarihlerin bilinmesi gerekir.
2
Belirlenen yılları en eskiden en yeniye doğru sıralama.
1985 < 1994 < 2011 < 2018 sıralamasına göre kültürel alanlar ardışık olarak dizilir.
Soruda geçmişten günümüze doğru kronolojik bir sıralama talep edilmektedir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki kültürel varlıklarının tescil kronolojisi ve turizm coğrafyasındaki yeri.
Soru 700Soru

Çanakkale Cephesi'nde I. Dünya Savaşı sürecinde yaşanan aşağıdaki askeri gelişmeleri, gerçekleştikleri zaman dilimini dikkate alarak kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çanakkale Cephesi'ndeki gelişmelerin kronolojik sıralaması sırasıyla; İtilaf Devletleri'nin deniz harekâtının başarısız olması (18 Mart Deniz Zaferi), Gelibolu Yarımadası'na kara çıkarmalarının yapılması (Nisan 1915), Mustafa Kemal'in Anafartalar ve Conkbayırı'nda düşman ilerleyişini durdurması (Ağustos 1915) ve İtilaf Devletleri'nin bölgeyi tamamen tahliye etmesi (Aralık 1915 - Ocak 1916) şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama, Çanakkale Cephesi'nin operasyonel aşamalarına dayanmaktadır. Cephe 18 Mart 1915'te deniz savaşlarındaki Türk zaferi ile başlamış, bunu Nisan 1915'teki kara çıkarmaları takip etmiştir. Ağustos 1915'te Anafartalar ve Conkbayırı'ndaki kritik savunma başarıları elde edilmiş ve en nihayetinde Aralık 1915 - Ocak 1916'da İtilaf Devletleri'nin tahliyesi ile cephe sona ermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk askeri aşamanın belirlenmesi
Çanakkale Cephesi, İtilaf Devletleri'nin deniz yoluyla geçiş girişimiyle başlamış ve bu süreç 18 Mart 1915'te Osmanlı zaferiyle sonuçlanmıştır. Bu durum kronolojinin ilk sırasını oluşturur.
Deniz harekâtı ve deniz savaşları, kara savaşlarından önce gerçekleşmiştir.
2
Deniz savaşını takip eden kara çıkarmasının konumlandırılması
Denizden geçemeyen İtilaf güçleri, boğaz tabyalarını karadan susturmak amacıyla 25 Nisan 1915'te yarımadaya kara çıkarması yapmışlardır. Bu olay ikinci sıradadır.
Kara çıkarmaları deniz harekâtının başarısız olmasının doğrudan bir sonucudur.
3
Kara savaşları içindeki savunma aşamalarının sıraya konulması
Kara savaşlarının kritik dönüm noktalarında, özellikle Ağustos 1915'te Mustafa Kemal'in liderliğinde Conkbayırı ve Anafartalar'da düşman taarruzları durdurulmuştur. Bu olay üçüncü sıradadır.
Anafartalar ve Conkbayırı muharebeleri, ilk çıkarmaların ardından cephenin kilitlendiği dönemde gerçekleşmiştir.
4
Cephenin kapanış aşamasının belirlenmesi
Taarruzları başarısız olan ve askeri açıdan kilitlenen İtilaf Devletleri, Aralık 1915 - Ocak 1916 döneminde Gelibolu Yarımadası'nı tamamen tahliye ederek cepheyi kapatmıştır. Bu olay son sıradadır.
Tahliye süreci Çanakkale Cephesi'ndeki askeri faaliyetlerin son aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Çanakkale Cephesi'nin askeri ve operasyonel kronolojisi
ÖncekiSayfa 35 / 43Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin