Tüm alıştırma soruları

842 soru

Soru 721Soru

SSCB’nin dağılması ve Orta Asya ile Kafkasya’da yeni Türk cumhuriyetlerinin kurulması sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik sıralaması: Kara Yanvar olaylarının yaşanması (Ocak 1990), Gorbaçov'a karşı darbe girişiminde bulunulması (Ağustos 1991), Alma-Ata Protokolü'nün imzalanması (Aralık 1991) ve TİKA'nın kurulması (Ocak 1992) şeklindedir.
Verilen gelişmelerin kronolojik akışı incelendiğinde; ilk olarak Ocak 1990'da Azerbaycan'da sivil halkın üzerine Sovyet ordusunun yürüdüğü Kara Yanvar katliamı yaşanmıştır. Ardından, birliği kurtarmak isteyen muhafazakarların Ağustos 1991'de Gorbaçov'a karşı düzenlediği darbe girişimi başarısız olmuştur. Bu zayıflamayı takiben 21 Aralık 1991'de imzalanan Alma-Ata Protokolü ile SSCB resmen son bulmuştur. Son aşamada ise bağımsızlığını kazanan yeni Türk cumhuriyetleriyle ilişkileri geliştirmek amacıyla Türkiye tarafından 24 Ocak 1992'de TİKA kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen olayların tarihsel arka planlarını ve oluştukları dönemleri tespit etmek.
Olayların tamamının SSCB'nin dağılma arifesi (1990) ile dağılmanın hemen sonrası (1992) döneme ait olduğu belirlenmiştir.
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için olayların gerçekleştikleri yıl ve ayların netleştirilmesi gerekir.
2
Azerbaycan'daki Kara Yanvar olayının tarihini belirlemek.
Olayın 20 Ocak 1990 tarihinde gerçekleştiği saptanmıştır.
Bu gelişme, SSCB içindeki çözülme sancılarının ilk kanlı aşamalarından birini temsil eder.
3
Gorbaçov'a karşı yapılan darbe girişiminin tarihini belirlemek.
Darbe girişiminin 19-21 Ağustos 1991 tarihlerinde yaşandığı saptanmıştır.
Bu başarısız darbe girişimi, reformları geriye döndürmeyi amaçlamış ancak birliğin dağılmasını doğrudan tetiklemiştir.
4
Alma-Ata Protokolü'nün imzalanma tarihini belirlemek.
Protokolün 21 Aralık 1991 tarihinde imzalandığı belirlenmiştir.
Bu imza ile SSCB hukuken tarihe karışmış ve üye Türk devletleri tam bağımsızlık kazanmıştır.
5
TİKA'nın (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) kuruluş tarihini belirlemek.
Kuruluşun 24 Ocak 1992 tarihinde gerçekleştiği belirlenmiştir.
TİKA, Türk devletlerinin bağımsızlığını kazanmasından sonra Türkiye'nin bu devletlere yönelik kurumsal hamlesidir.

Anahtar Kavram

SSCB'nin dağılma süreci kronolojisi ve Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerin kurumsallaşması

İpuçları

1
Olayların hangisinin Sovyetler Birliği dağılmadan önceki bir iç çatışma (Azerbaycan bağımsızlık mücadelesinin başı) olduğunu düşünün.
2
Mihail Gorbaçov'un yetkilerini ve Sovyet merkezi otoritesini tamamen sıfırlayan darbe girişiminin, birliğin resmen dağılmasından (Alma-Ata Protokolü) hemen önce gerçekleştiğini hatırlayın.
3
Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politika hamlesi olan TİKA'nın kurulabilmesi için öncelikle muhatap Türk devletlerinin bağımsızlıklarını ilan etmiş olmaları gerektiğini unutmayın.

Daha Fazla Pratik

SSCB'nin dağılması sonrası kurulan diğer bölgesel iş birliği örgütleri (TÜRKSOY, Türk Keneşi vb.) ve bunların kuruluş kronolojilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 722Soru

T��rk kültürünün tarihsel süreçteki göç hareketleri ve coğrafi yayılış aşamaları dikkate alındığında, haritada numaralandırılmış bölgelerde gerçekleşen kültürel gelişim ve yayılma aşamalarının geçmişten günümüze kronolojik sırası nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk kültürünün tarihsel yayılış sırası; kültür ocağı olan Orta Asya'dan (I) başlayıp sırasıyla Hazar ve Maveraünnehir (II), Anadolu (III) ve son olarak Balkanlar (IV) şeklinde olmalıdır.
Türk kültürü tarihsel süreçte doğudan batıya doğru bir yayılma rotası izlemiştir. Bu doğrultuda gelişim ve yayılış sırası; kültürün doğuş yeri olan Orta Asya (I), İslamiyet ve yerleşik hayatla sentezlenen Hazar/Maveraünnehir (II), vatanlaşma ve yoğun imar faaliyetlerinin yapıldığı Anadolu (III) ve son olarak Osmanlı ile batı sınırına ulaşılan Balkanlar (IV) şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Türk kültürünün çıkış noktası olan ilk coğrafi merkezin (kültür ocağı) belirlenmesi.
I numaralı alan olan Orta Asya'nın ilk sırada yer alması gerektiği saptanır.
Atlı göçebe kültürü ve ilk yazılı kaynaklar bu bölgede ortaya çıkmıştır.
2
Orta Asya'dan batıya yönelen göç dalgalarının ilk yerleşik temas alanının tespiti.
II numaralı Hazar ve Maveraünnehir Havzası'nın ikinci sıraya konması gerektiği belirlenir.
İslamiyet ile tanışma ve yerleşik yaşam unsurları bu coğrafyada kültüre entegre olmuştur.
3
Kültürün en kalıcı eserlerini verdiği ve yeni merkez haline getirdiği coğrafyanın belirlenmesi.
III numaralı Anadolu coğrafyasının üçüncü sıraya yerleştirilmesi sağlanır.
11. yüzyıl sonrasındaki Malazgirt Zaferi ile birlikte Anadolu, Türk kültürünün yeni ağırlık merkezi olmuştur.
4
Kültürün batı yönündeki en son kalıcı genişleme ve sınır alanının belirlenmesi.
IV numaralı Balkanlar bölgesinin sıralamanın sonuna eklenmesi gerektiği anlaşılır.
Balkanlar'daki imar ve kültür faaliyetleri Osmanlı döneminin olgunluk evresinde gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Türk kültürünün doğduğu bölge (kültür ocağı) ve tarihsel süreçteki göçler sonucu yayıldığı alanlar ile bu alanlardaki somut kültürel miras ögeleri.
Soru 723Soru

I. Dünya Sava��ı sürecinde İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Devleti topraklarını paylaşmak amacıyla kendi aralarında yaptıkları gizli antlaşmalar ve bu antlaşmaların dünya kamuoyuna duyurulması sürecindeki aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama: İstanbul (Boğazlar) Antlaşması'nın yapılması, Sykes-Picot Antlaşması'nın imzalanması, Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması'nın yapılması ve Bolşevik yönetiminin gizli antlaşmaları ifşa etmesi şeklindedir.
Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması 1915 yılındaki İstanbul (Boğazlar) Antlaşması ile başlar, 1916 yılındaki Sykes-Picot Antlaşması ve 1917 yılındaki Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması ile devam eder. Son olarak, 1917 yılının sonunda Bolşevik Rusya'nın gizli antlaşmaları ifşa etmesiyle süreç tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelişmelerin gerçekleştiği tarihleri belirleme
İstanbul (Boğazlar) Antlaşması'nın Mart-Nisan 1915'te, Sykes-Picot'nun Mayıs 1916'da, Saint-Jean-de-Maurienne'in Nisan 1917'de imzalandığı ve gizli antlaşmaların ifşasının ise Aralık 1917'de gerçekleştiği belirlenir.
Doğru kronolojik sıralamayı oluşturabilmek için her bir olayın gerçekleşme zamanını netleştirmek gerekir.
2
Tarihleri eskiden yeniye doğru sıralama
İstanbul (Boğazlar) Antlaşması -> Sykes-Picot Antlaşması -> Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması -> Gizli Antlaşmaların İfşası sıralaması elde edilir.
Soruda bizden kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru bir sıralama yapılması istenmiştir.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı Sırasındaki Gizli Antlaşmaların Kronolojik Gelişimi ve Paylaşım Planları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 724Soru

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Türkiye'nin uyguladığı iç ve dış politikalara ilişkin aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Türkiye ile Fransa ve İngiltere arasında Ankara'da Üçlü Karşılıklı Yardım Antlaşması'nın imzalanması (Ekim 1939), Millî Korunma Kanunu'nun kabul edilmesi (Ocak 1940), Türkiye ile Almanya arasında Dostluk ve Saldırmazlık Paktı'nın imzalanması (Haziran 1941) ve İkinci Kahire Konferansı'nın gerçekleştirilmesi (Aralık 1943).
Kronolojik sıralama Üçlü Karşılıklı Yardım Antlaşması (Ekim 1939) ile başlar, Millî Korunma Kanunu (Ocak 1940) ve Türk-Alman Dostluk ve Saldırmazlık Paktı (Haziran 1941) ile devam eder ve İkinci Kahire Konferansı (Aralık 1943) ile son bulur. Bu sıralama Türkiye'nin savaş yıllarında izlediği hassas denge politikasının kronolojik aşamalarını yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelişmelerin gerçekleştiği tarihleri ve dönem koşullarını belirlemek.
Üçlü Karşılıklı Yardım Antlaşması Ekim 1939, Millî Korunma Kanunu Ocak 1940, Türk-Alman Dostluk Paktı Haziran 1941 ve İkinci Kahire Konferansı Aralık 1943 tarihlidir.
Kronolojik sıralamayı doğru kurabilmek için olayların kesin tarihsel konumunu bilmek gerekir.
2
Tarihleri geçmişten günümüze doğru dizmek.
Ekim 1939 < Ocak 1940 < Haziran 1941 < Aralık 1943 sıralaması elde edilir.
Kronolojik olarak en erken tarihten en geç tarihe doğru sıralama yapılması istenmektedir.
3
Dizilen olayları madde numaralarıyla eşleştirmek.
Sıralama Üçlü Karşılıklı Yardım Antlaşması (Ekim 1939) -> Millî Korunma Kanunu (Ocak 1940) -> Türk-Alman Dostluk ve Saldırmazlık Paktı (Haziran 1941) -> İkinci Kahire Konferansı (Aralık 1943) şeklindedir.
Elde edilen tarihsel sıralamanın madde ID'leri ile doğru biçimde eşleştirilip sonuca varılması gerekir.

Anahtar Kavram

İkinci Dünya Savaşı Dönemi Türkiye'nin İç ve Dış Politikası Kronolojisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 725Soru

I. Dünya Savaşı'nın son sürecinde ve hemen sonrasında yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayın��z.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Wilson İlkeleri'nin ilanı, Bulgaristan'ın savaştan çekilmesi, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması ve Musul'un işgal edilmesi şeklindedir.
Süreç Wilson İlkeleri ile başlar, Bulgaristan'ın çekilmesiyle devam eder, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasıyle mütareke devrine girilir ve nihayetinde mütarekenin ardından ilk işgaller (Musul) gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştiği tarihleri saptama
Wilson İlkeleri Ocak 1918'de, Bulgaristan'ın çekilmesi Eylül 1918'de, Mondros Ateşkesi Ekim 1918'de ve Musul'un işgali Kasım 1918'de gerçekleşmiştir.
Doğru sıralama yapabilmek için her bir olayın gerçekleştiği tarihsel dilimin bilinmesi gereklidir.
2
Olaylar arasındaki neden-sonuç bağını kurma
Müttefiklerin savaştan çekilmesiyle yalnız kalan Osmanlı, Wilson İlkeleri'ne güvenerek Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzalamış, ardından da işgaller başlamıştır.
Tarihsel kronolojinin mantıksal sırasını kavramak, ezber dışı doğru analiz yapmayı kolaylaştırır.
3
Olayları kronolojik sıraya koyma
Olaylar en eskiden en yeniye doğru sırasıyla Wilson İlkeleri, müttefik bağlantısının kopması, Mondros'un imzalanması ve Musul'un işgali şeklinde sıralanır.
Olayların aylara göre dizilimi bu sonucu vermektedir.

Anahtar Kavram

Wilson İlkeleri ve Mondros Ateşkes Antlaşması süreci
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 726Soru

Türkiye'nin Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar uyguladığı ekonomi politikaları ve bu politikaların mekânsal/sektörel sonuçlarıyla ilişkili aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye ekonomi politikasındaki doğru tarihsel sıralama şu şekildedir: Aşar vergisinin kaldırılması (1925) -> I. Beş Yıllık Sanayi Planı (1934) -> Tarımda makineleşme ve karayolu hamlesi (1950'ler) -> Devlet Planlama Teşkilatı'nın kurulması (1960) -> 24 Ocak Kararları (1980).
Cumhuriyet dönemi ekonomi politikalarının kronolojik gelişim süreci incelendiğinde; ilk olarak tarımı canlandırmak için 1925'te Aşar vergisi kaldırılmıştır. 1929 Büyük Buhranı sonrasında devletçiliğe geçilerek 1934'te I. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulanmıştır. 1950'lerde tarımda makineleşme ve karayolu ağırlıklı dönem yaşanmış, ardından 1960'ta DPT'nin kurulmasıyla Planlı Kalkınma Dönemi başlamış ve en son 1980 yılında 24 Ocak Kararları ile dışa açık liberal döneme geçilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyet'in ilk yıllarında tarımı desteklemek adına atılan adımları belirleme
Aşar vergisinin 1925'te kaldırılması ilk sıradadır.
Yeni kurulan devletin ekonomik bağımsızlık ve tarımsal kalkınma yolundaki ilk büyük adımlarındandır.
2
Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası devlet öncülüğünde yapılan sanayi hamlesini tespit etme
I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın 1934'te uygulanması ikinci sıradadır.
1929 krizinin ardından özel sektörün yapamadığı yatırımları devletin üstlenmesi gerekmiştir.
3
İkinci Dünya Savaşı sonrası değişen küresel dengeler ve altyapı dönüşümünü inceleme
1950'lerde Marshall Planı desteğiyle tarımda makineleşme ve karayolu yapımına odaklanılması üçüncü sıradadır.
Bu dönemde demiryollarından karayollarına geçiş yapılmış ve tarımda traktör kullanımı yaygınlaşmıştır.
4
Planlı ekonomi ve kalkınma planları döneminin başlangıcını saptama
Devlet Planlama Teşkilatı'nın 1960'ta kurulması dördüncü sıradadır.
Ekonominin kaynaklarını daha verimli ve koordineli kullanmak amacıyla planlı kalkınma dönemine geçilmiştir.
5
Dışa açık serbest piyasa ekonomisine ve küreselleşmeye geçiş adımını belirleme
24 Ocak Kararları ile ihracata dayalı modele geçilmesi (1980) son sıradadır.
İthal ikameci modelin tıkanması üzerine serbest piyasa koşullarına ve dış ticaret odaklı büyümeye yönelinmiştir.

Anahtar Kavram

Türkiye ekonomisinin tarihsel süreçteki yapısal dönüşümleri ve ekonomi politikaları
Soru 727Soru

Atatürk Dönemi Türk dış politikasında barışın korunması ve ülke güvenliğinin sağlanması amacıyla atılan aşağıdaki adımları, gerçekleştikleri tarihleri esas alarak kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik s��ralama; Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması (1932), Balkan Antantı'nın imzalanması (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanması (1936) ve Sadabat Paktı'nın kurulması (1937) şeklindedir.
Doğru sıralama Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması (1932), Balkan Antantı (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ve Sadabat Paktı (1937) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen dış politika adımlarının gerçekleştikleri yılları tespit etmek.
Milletler Cemiyeti üyeliği 1932, Balkan Antantı 1934, Montrö Boğazlar Sözleşmesi 1936 ve Sadabat Paktı 1937 yılına aittir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir gelişmenin kesin tarihinin belirlenmesi gerekir.
2
Belirlenen yılları eskiden yeniye doğru sıralamak.
1932, 1934, 1936 ve 1937 kronolojik sıralaması elde edilir.
Soru kökünde geçmişten günümüze (kronolojik) bir sıralama istenmektedir.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Kronolojisi ve Çok Taraflı Anlaşmalar
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 728Soru

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılma süreci ve yeni Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmaları aşamasında yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik sırası: Glasnost ve Perestroyka reformlarının yürürlüğe girmesi (1985), Jeltoksan Olayları (1986), Ağustos Darbe Girişimi (Ağustos 1991) ve Alma-Ata Protokolü'nün imzalanması (Aralık 1991) şeklinde olmalıdır.
SSCB'nin dağılma sürecindeki gelişmeler sırasıyla: 1985'te Glasnost ve Perestroyka reformlarının ilanı, Aralık 1986'da Kazakistan'daki Jeltoksan Olayları, Ağustos 1991'de komünist muhafazakarların darbe girişimi ve 21 Aralık 1991'de Alma-Ata Protokolü'nün imzalanması şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Reform politikalarının başlangıcını belirleme
Mihail Gorbaçov'un 1985'te iktidara gelmesiyle başlattığı Glasnost ve Perestroyka politikaları kronolojik olarak ilk sıradadır.
Bu reformlar Sovyet sistemini esneterek dağılmanın önünü açmıştır.
2
Cumhuriyetlerdeki ilk kitlesel milliyetçi tepkiyi tespit etme
Aralık 1986'da Kazakistan'da yaşanan Jeltoksan Olayları ikinci sıradadır.
Reformların yarattığı serbestlik ortamında ortaya çıkan ilk büyük milliyetçi protestodur.
3
Merkezi yönetimin son çırpınışını ve darbe girişimini konumlandırma
1991 yılının Ağustos ayındaki darbe girişimi üçüncü sıradadır.
Muhafazakarların birliği kurtarma çabası başarısız olmuş ve birliğin çöküşünü geri dönülemez hale getirmiştir.
4
Birliğin hukuken sona erdiği belgeyi belirleme
21 Aralık 1991'deki Alma-Ata Protokolü son sıradadır.
Bu protokol ile BDT genişlemiş ve SSCB resmen tarihe karışmıştır.

Anahtar Kavram

SSCB'nin Dağılma Sürecindeki Kronolojik Gelişmeler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 729Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Doğu ve Güney cephelerinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik s��ralaması: Maraş'ta halk direnişinin başarıya ulaşması (12 Şubat 1920), Gümrü Antlaşması'nın imzalanması (3 Aralık 1920), Antep'e 'Gazi' unvanının verilmesi (8 Şubat 1921) ve Fransa ile Ankara Antlaşması'nın yapılması (20 Ekim 1921) şeklindedir.
Kronolojik sıralama geçmişten günümüze doğru: Maraş'tan Fransızların çekilmesi (12 Şubat 1920) -> Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920) -> Antep'e Gazi unvanı verilmesi (8 Şubat 1921) -> Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Maraş savunmasının tarihini belirleme
Maraş'ta Fransız ve Ermeni işgaline karşı sivil halkın başlattığı direniş, 12 Şubat 1920'de işgal güçlerinin şehri tahliye etmesiyle zaferle sonuçlanmıştır.
Milli Mücadele'nin Güney Cephesi'ndeki ilk büyük sivil direniş başarılarından birinin tarihsel konumunu tespit etmek gerekir.
2
Gümrü Antlaşması'nın tarihini belirleme
Doğu Cephesi'nde Ermenilere karşı kazanılan zaferin ardından 3 Aralık 1920'de Gümrü Antlaşması imzalanmıştır.
TBMM'nin uluslararası alandaki ilk askeri ve siyasi başarısı olan bu antlaşmanın kronolojik yerini saptamak gerekir.
3
Antep'e Gazi unvanı verilme tarihini belirleme
Antep halkının sivil direnişi sürerken, TBMM tarafından şehre 8 Şubat 1921'de 'Gazi' unvanı verilmiştir.
Kuşatma altındaki şehre moral vermek amacıyla yapılan bu yasal düzenlemenin tarihini belirlemek gerekir.
4
Ankara Antlaşması'nın tarihini belirleme
Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki Türk zaferinin ardından Fransa ile 20 Ekim 1921'de Ankara Antlaşması imzalanarak Güney Cephesi resmen kapanmıştır.
Fransızların Anadolu'dan tamamen çekilmesini sağlayan bu diplomatik gelişmenin tarihsel sürecini netleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi Doğu ve Güney Cepheleri Kronolojisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 730Soru

Türkiye'nin jeopolitik önemini artıran ve uluslararası enerji koridoru olmasını sağlayan boru hatlarının, ülkemiz sınırlarına giriş yaptıkları bölgelerin coğrafi konumları enlem derecelerine göre farklılık göstermektedir.

Buna göre, aşağıda verilen boru hatlarını Türkiye sınırlarına giriş yaptıkları noktaların enlem derecelerine göre en kuzeyde olandan en güneyde olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sınır giriş noktalarının en kuzeyden en güneye doğru doğru sıralaması: Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP), İran-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı ve Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı şeklindedir.
Türkiye'nin doğu komşularıyla olan sınır kapıları ve enerji hatlarının giriş noktaları kuzeyden güneye doğru incelendiğinde; en kuzeyde Gürcistan sınırındaki Ardahan (TANAP), ortada İran sınırındaki Ağrı (İran-Türkiye Doğal Gaz Hattı) ve en güneyde Irak sınırındaki Şırnak (Kerkük-Yumurtalık) yer alır. Bu nedenle sıralama TANAP, İran-Türkiye ve Kerkük-Yumurtalık şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Boru hatlarının Türkiye sınırına giriş yaptıkları illeri belirleme
TANAP Ardahan'dan, İran-Türkiye hattı Ağrı'dan, Kerkük-Yumurtalık hattı ise Ş��rnak'tan Türkiye sınırına giriş yapar.
Enlem sıralaması yapabilmek için öncelikle giriş noktalarının hangi illerimize karşılık geldiğini saptamak gerekir.
2
Giriş yapılan illerin enlem (kuzey-güney) konumlarını karşılaştırma
Ardahan yaklaşık 41° Kuzey, Ağrı yaklaşık 39° Kuzey ve Şırnak yaklaşık 37° Kuzey enlemlerinde yer almaktadır.
Türkiye'nin doğu sınırındaki illerin kuzeyden güneye coğrafi dizilimi enlem değerlerini belirler.
3
En kuzeyden en güneye doğru sıralamayı oluşturma
Ardahan (TANAP) -> Ağrı (İran) -> Şırnak (Kerkük-Yumurtalık) sırası elde edilir.
Kuzey enlem derecesi büyük olan en kuzeyde, küçük olan ise en güneyde yer alır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Enerji Jeopolitiği ve Boru Hatlarının Coğrafi Dağılışı
Soru 731Soru

Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminde kullanılan aşağıdaki enerji kaynaklarını, yıllık üretim miktarlarındaki payı en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'nin elektrik üretiminde payı en yüksek olan kaynak kömürdür (linyit ve ithal kömür dahil). İkinci sırada doğal gaz yer almaktadır. Üçüncü sırada yenilenebilir kaynaklar içinde en büyük paya sahip olan hidroelektrik gelmekte, bunu ise rüzgâr enerjisi takip etmektedir. Bu nedenle doğru sıralama kömür, doğal gaz, hidroelektrik ve rüzgâr şeklindedir.
Doğru sıralama kömür, doğal gaz, hidroelektrik ve rüzgâr şeklindedir. Kömür en yüksek paya sahipken, rüzgâr enerjisi bu gruptaki en düşük paya sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Elektrik üretim verilerinin analiz edilmesi
Türkiye'nin toplam elektrik üretiminde kömür (özellikle linyit ve ithal kömürün birleşimi) en yüksek paya (%35 civar��) sahiptir.
En yüksek paya sahip olan birincil kaynağı belirlemek.
2
İkinci sıradaki kaynağın belirlenmesi
Doğal gaz santralleri, elektrik üretiminde yaklaşık %20-25 bandında pay alarak kömürün ardından ikinci sırada gelmektedir.
Doğal gazın üretimdeki ikincil konumunu tespit etmek.
3
Yenilenebilir kaynakların kendi içindeki ve genel sıralamadaki yerinin karşılaştırılması
Yenilenebilir kaynaklar arasında hidroelektrik (%20 civarı) rüzgâr enerjisinin (%10 civarı) önünde yer almaktadır.
Hidroelektrik ve rüzgâr enerjisi kaynaklarının elektrik üretimindeki paylarını karşılaştırarak kalan sıralamayı tamamlamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan kaynakların üretim payları sıralaması
Soru 732Soru

Türk kültür��nün tarihsel süreçte kültür ocağından başlayarak batı yönünde gerçekleştirdiği göç ve yayılma hareketlerini göz önüne alarak, aşağıda verilen coğrafi bölgeleri kronolojik ve coğrafi yayıl��ş sırasına göre en erken etkilenenden en geç etkilenene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk kültürünün yayılış sırası: Orta Asya, Hazar Denizi çevresi ve Kafkasya, Anadolu yarımadası ve Balkanlar coğrafyası şeklindedir.
Türk kültürü tarihsel süreçte ilk olarak Orta Asya'da ortaya çıkmış (kültür ocağı), ardından göç yolları üzerinde bulunan Hazar Denizi ve Kafkaslar çevresine yayılmış, Malazgirt sonrası Anadolu'yu yurt edinmiş ve en nihayetinde Osmanlı fetihleri ile Balkanlar'a taşınmıştır. Bu coğrafi ve kronolojik sıralama doğudan batıya göç hareketlerini tam olarak yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür ocağının belirlenmesi
Sıralamanın ilk sırasına Orta Asya (Ötüken çevresi) yerleştirilir.
Kültür ocağı, bir kültürün ilk ortaya çıktığı ve şekillendiği yerdir; Türk kültürünün ocağı ise Orta Asya'dır.
2
Batıya göç yollarındaki ilk durakların belirlenmesi
İkinci sıraya Hazar Denizi çevresi ve Kafkasya yerleştirilir.
Orta Asya'dan batıya göç eden Türk boyları Anadolu'ya ulaşmadan önce Hazar ve Kafkasya bölgelerinde yerleşmişlerdir.
3
Anadolu'ya yerleşme sürecinin analiz edilmesi
Üçüncü sıraya Anadolu coğrafyası yerleştirilir.
1071 Malazgirt Savaşı sonrasında Türk kültürü Anadolu'yu kalıcı vatanı haline getirmiştir.
4
Batı yönündeki son yayılma alanının bulunması
Dördüncü sıraya Balkanlar yerleştirilir.
Osmanlı Devleti dönemindeki fetih ve iskân politikaları ile Türk kültürü Balkanlar'a taşınmış ve kalıcı eserler bırakılmıştır.

Anahtar Kavram

Türk kültürünün kökeni (kültür ocağı) ve tarihsel göç yolları ile coğrafi yayılış alanları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 733Soru

Günümüzde küresel ticaret; ham maddenin elde edilmesinden mamul maddenin üretilmesine, ürünlerin pazarlara ulaştırılmasından nihai tüketiciye sunulmasına kadar uzanan karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte üretim, dağıtım ve tüketim unsurları küresel ölçekte birbirine bağımlı bir zincir oluşturur.

Buna göre, modern bir sanayi ürünü olan elektrikli araç bataryalarının küresel ticaret zincirindeki aşamalarının, ham maddeden nihai tüketiciye doğru mantıksal sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; Güney Amerika'dan lityum ham maddesinin çıkarılması (üretim), bunun Doğu Asya'ya taşınması (dağıtım), Doğu Asya'da batarya üretimi (üretim), bataryaların otomotiv fabrikalarına nakli (dağıtım) ve son olarak nihai kullanıcılarca elektrikli araçların kullanılması (tüketim) şeklinde olmalıdır.
Sıralama ham maddenin doğadan çıkarılmasıyla (üretim) başlayıp sırasıyla taşınması (dağıtım), işlenerek yeni bir ürüne dönüştürülmesi (üretim), nihai pazarlara ulaştırılması (dağıtım) ve son tüketicinin kullanımına sunulması (tüketim) mantık zincirini takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Ham madde kaynağının belirlenmesi ve çıkarılması sürecini tespit etmek.
Lityumun Şili, Bolivya veya Arjantin gibi ülkelerdeki doğal kaynaklardan çıkarılması ilk adımdır (Üretim).
Herhangi bir sanayi ürününün küresel ticaret zinciri ham maddenin doğadan elde edilmesiyle başlar.
2
Ham maddenin işleme tesislerine nakledilmesini izlemek.
Lityum karbonatın Doğu Asya ülkelerindeki fabrikalara deniz yoluyla taşınması ikinci adımdır (Dağıtım).
Ham madde kaynağı ile üretim merkezleri farklı bölgelerde olduğundan, ham maddenin taşınması gerekir.
3
Sanayi tesislerinde ham maddenin işlenmesini belirlemek.
Doğu Asya'da lityumun batarya hücresi haline getirilmesi üçüncü adımdır (Üretim).
Sanayi üretimi (mamul madde üretimi) bu aşamada gerçekleşir.
4
Mamul maddenin montaj veya pazar alanlarına sevkini belirlemek.
Üretilen bataryaların Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'daki otomotiv montaj hatlarına taşınması dördüncü adımdır (Dağıtım).
Batarya hücreleri tek başına nihai ürün değildir; otomobillere monte edilmek üzere tüketim bölgelerindeki montaj tesislerine ulaştırılmalıdır.
5
Ürünün nihai tüketiciye ulaşarak kullanılmasını belirlemek.
Elektrikli araçların tüketiciler tarafından satın alınıp kullanılması son adımdır (Tüketim).
Küresel ticaret zincirinin son halkası ürünün tüketiciyle buluştuğu tüketim aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Küresel ticaretin üç temel unsuru olan üretim, dağıtım ve tüketim arasındaki mekânsal ve kronolojik ilişki.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 734Soru

I. Dünya Savaşı sonrasında yeni dünya düzeninin kurulması ve Osmanlı Devleti'nin paylaşılması sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Mondros Ateşkes Antlaşması'n��n imzalanması (30 Ekim 1918), Paris Barış Konferansı'nın toplanması (18 Ocak 1919), İzmir'in Yunanistan tarafından işgal edilmesi (15 Mayıs 1919) ve San Remo Konferansı'nın düzenlenmesi (Nisan 1920) şeklindedir.
Kronolojik gelişim incelendiğinde; Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918'de imzalanmış, ardından barışın şartlarını görüşmek üzere 18 Ocak 1919'da Paris Barış Konferansı toplanmıştır. Bu konferansta alınan karar doğrultusunda 15 Mayıs 1919'da İzmir işgal edilmiş, en son ise Osmanlı ile imzalanacak antlaşmanın şartlarını netleştirmek amacıyla Nisan 1920'de San Remo Konferansı düzenlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın tarihi belirlenir.
30 Ekim 1918 tarihi tespit edilir. Bu olay savaşın hemen ardından gerçekleşen ilk diplomatik gelişmedir.
Kronolojinin başlangıç noktasını belirlemek.
2
Paris Barış Konferansı'nın toplanma tarihi belirlenir.
18 Ocak 1919 tarihi tespit edilir. Mondros Ateşkesi'nden sonra yenik devletlerle yapılacak nihai barış antlaşmalarını görüşmek üzere toplanmıştır.
Ateşkes sonrasındaki barış görüşmelerinin başlangıcını sıraya koymak.
3
İzmir'in işgal tarihi ve bunun Paris Konferansı ile bağı tespit edilir.
15 Mayıs 1919 tarihi tespit edilir. Bu işgal, Paris Barış Konferansı'nda alınan kararların doğrudan bir uygulamasıdır.
Karar alma süreci ile sahadaki eylem arasındaki kronolojik bağı kurmak.
4
San Remo Konferansı'nın tarihi belirlenir ve Osmanlı barışının gecikme nedeni analiz edilir.
Nisan 1920 tarihi tespit edilir. İtilaf Devletleri kendi aralarındaki çıkar çatışmaları nedeniyle Osmanlı barışını Paris'te sonuçlandıramamış, bu konuyu daha sonra San Remo'da karara bağlamıştır.
Sürecin son halkası olan Osmanlı barış taslağının hazırlanış tarihini doğru konumlandırmak.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı sonrasında itilaf devletlerinin yürüttüğü diplomasi kronolojisi ve Osmanlı Devleti'nin paylaşım süreci.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 735Soru

20. yüzyılın sonları ile 21. yüzyılın başlarında küreselleşen dünyada yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Körfez Savaşı (1990-1991), Dayton Antlaşması (1995), Kyoto Protokolü (1997) ve 11 Eylül terör saldırıları (2001) şeklinde kronolojik olarak sıralanmalıdır.
Kronolojik sıralama yapıldığında 1990 yılında başlayan I. Körfez Savaşı ilk sırada yer alır. Bunu 1995'teki Dayton Antlaşması takip eder. Ardından 1997 yılında kabul edilen Kyoto Protokolü gelir. Son olarak 2001 yılında gerçekleşen 11 Eylül terör saldırıları sıralanır. Dolayısıyla doğru sıralama I. Körfez Savaşı, Dayton Antlaşması, Kyoto Protokolü ve 11 Eylül saldırıları şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştiği yılları tespit etme
Irak'ın Kuveyt'i işgali ve I. Körfez Savaşı 1990'da başlamış, Dayton Antlaşması 1995'te imzalanmış, Kyoto Protokolü 1997'de kabul edilmiş ve 11 Eylül saldırıları 2001'de yaşanmıştır.
Olayları kronolojik sıraya koyabilmek için her bir olayın gerçekleştiği tarihsel dönemin veya yılın bilinmesi gerekir.
2
Tarihsel önceliğe göre sıralama yapma
En erken olay I. Körfez Savaşı (1990), ardından Dayton Antlaşması (1995), sonra Kyoto Protokolü (1997) ve en son 11 Eylül saldırıları (2001) gelmektedir.
Sıralama geçmişten günümüze (kronolojik) doğru yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi'nde Soğuk Savaş sonrası küresel ve bölgesel gelişmelerin kronolojisi
Soru 736Soru

İki savaş arası dönemde (1919-1939) totaliter rejimlerin kurulması ve ardından izledikleri saldırgan politikalar, dünya barışını dinamitleyerek yeni bir küresel savaşa zemin hazırlamıştır.

Buna göre, faşist ve nazi yönetimlerinin yayılmacı siyasetine dair aşağıda verilen gelişmelerin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; Adolf Hitler'in şansölye olması (1933), Habeşistan'ın işgali (1935), Ren Bölgesi'nin askerileştirilmesi (1936) ve Münih Konferansı (1938) şeklinde olmalıdır.
Kronolojik sıralamada olaylar gerçekleştikleri tarihlere göre eski tarihten yeni tarihe doğru sırasıyla; Adolf Hitler'in Almanya'da iktidara gelmesi (1933), İtalya'nın Habeşistan'ı işgal etmesi (1935), Almanya'nın Ren Bölgesi'ne asker sevk etmesi (1936) ve Münih Konferansı (1938) şeklinde gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların tarihlerini belirleme
Hitler'in iktidara gelişi 1933, Habeşistan'ın işgali 1935, Ren Bölgesi'nin askerileştirilmesi 1936, Münih Konferansı ise 1938 yılına aittir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için olayların gerçekleştikleri yılları tespit etmek gerekir.
2
Elde edilen yılları kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralama
1933 < 1935 < 1936 < 1938 sırası elde edilir. Bu da sırasıyla Hitler'in iktidara gelmesi, Habeşistan işgali, Ren Bölgesi'nin askerileştirilmesi ve Münih Konferansı gelişmelerini verir.
Soruda istenen geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralama kriterini karşılamak.

Anahtar Kavram

İki Savaş Arası Dönem'de totaliter rejimlerin yayılmacı politikalarının kronolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 737Soru

Uluslararası çevre politikalarının gelişmesinde önemli kilometre taşları olan aşağıdaki çevre sözleşmelerini, kabul ediliş yıllarına göre en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama Ramsar Sözleşmesi, Montreal Protokolü ve Paris İklim Anlaşması şeklindedir.
Sözleşmelerin kronolojik sıralaması yapıldığında Ramsar Sözleşmesi 1971 yılında, Montreal Protokolü 1987 yılında ve Paris İklim Anlaşması 2015 yılında imzalandığı için en eskiden en yeniye doğru sıralama Ramsar, Montreal ve Paris şeklinde gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak en eski sözleşmenin belirlenmesi
Ramsar Sözleşmesi (1971)
Sulak alanların korunmasını hedefleyen en eski çevre koruma sözleşmelerindendir.
2
İkinci sıradaki sözleşmenin belirlenmesi
Montreal Protokolü (1987)
Ozon tabakasına zarar veren maddeleri sınırlandırmak amacıyla 1987'de imzalanmıştır.
3
En güncel olan sözleşmenin belirlenmesi
Paris İklim Anlaşması (2015)
İklim değişikliği ile mücadelede yakın tarihte (2015) kabul edilen küresel bir anlaşmadır.

Anahtar Kavram

Çevre Politikaları ve Uluslararası Sözleşmelerin Kronolojisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 738Soru

Fransız İhtilali ile dünyaya yayılan milliyetçilik akımı ve Sanayi İnkılabı sonrasında hız kazanan sömürgecilik/pazar arayışı faaliyetleri, XIX. yüzyıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi ve ekonomik yapısını derinden sarsmıştır. Buna göre, Osmanlı Devleti'nin bu küresel gelişmelere karşı geliştirdiği tepkiler veya bu gelişmelerin devlet üzerindeki doğrudan sonuçları bağlamında, aşağıda verilen tarihi olayların kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla şöyledir: İlk olarak milliyetçilik akımının etkisiyle ilk bağımsızlık hareketinin (Sırp İsyanı) başlaması (1804), ardından İngiltere ile Baltalimanı Ticaret Antlaşması'nın imzalanması (1838), hemen sonrasında Tanzimat Fermanı'nın ilan edilmesi (1839) ve son olarak mali iflasın bir sonucu olarak Düyûn-ı Umûmiye İdaresi'nin kurulması (1881).
Kronolojik gelişim incelendiğinde, Fransız İhtilali'nin etkisi olan Sırp İsyanı (1804) en başa gelir. Ardından Sanayi İnkılabı'nın iktisadi etkisiyle Baltalimanı Ticaret Antlaşması (1838) imzalanır. Bu antlaşmayı takip eden yılda, azınlık isyanlarını önleme gayesiyle Tanzimat Fermanı (1839) ilan edilir. Ekonomik bağımlılık ve borçlanmanın nihai sonucu olarak en sonda Düyûn-ı Umûmiye İdaresi (1881) kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların neden-sonuç ilişkileri ve gerçekleştikleri dönemler belirlenir.
Sırp İsyanı 1804 (siyasi/milliyetçi etki), Baltalimanı Antlaşması 1838 (ekonomik etki), Tanzimat Fermanı 1839 (idari/hukuki reform), Düyûn-ı Umûmiye 1881 (mali çöküş) olarak tespit edilir.
Kronolojik sıralama yapabilmek ve olayların birbirini nasıl tetiklediğini anlamak için doğru tarihsel konumlandırma gereklidir.
2
Tarihler en eski dönemden en yakın döneme doğru sıraya konur.
1804 < 1838 < 1839 < 1881 sıralaması elde edilir.
Soru kökünün gerektirdiği kronolojik ilkten sona sıralama kuralı uygulanır.

Anahtar Kavram

Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı'nın Osmanlı Devleti üzerindeki kronolojik ve yapısal etkileri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 739Soru

Türkiye'de çıkarılan veya rezervi bulunan aşağıdaki fosil enerji kaynaklarını, toplam rezerv miktarı en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fosil enerji kaynaklarının toplam rezervlerine göre en fazla olandan en az olana doğru sıralaması linyit, taş kömürü ve petrol şeklindedir.
Türkiye genelinde linyit rezervleri yaklaşık 19-20 milyar tonla en üst sıradadır. Bunu Zonguldak Havzası'ndaki yaklaşık 1,5 milyar tonluk rezerviyle taş kömürü izler. Petrol ise en kısıtli rezerv miktarına sahip kaynaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Linyit rezervinin miktarını ve yaygınlığını değerlendirme
Linyit rezervinin yaklaşık 19-20 milyar ton olduğunu ve Türkiye'nin hemen hemen her bölgesinde bulunduğunu belirleme
Linyit genç arazilerde oluştuğu için Türkiye'de en fazla rezerve sahip fosil enerji kaynağıdır.
2
Taş kömürü rezervinin miktarını ve yaygınlığını değerlendirme
Taş kömürü rezervinin yaklaşık 1,5 milyar ton olduğunu ve sadece Zonguldak Havzası ile sınırlı olduğunu belirleme
Taş kömürü yaşlı arazilerde (I. Jeolojik Zaman) oluştuğu için ülkemizde yayılış alanı dar ve rezervi linyite göre azdır.
3
Petrol rezervini diğer kaynaklarla karşılaştırma
Petrol rezervinin diğer iki kaynağa göre en az düzeyde olduğunu tespit etme
Türkiye'de petrol yatakları çok kısıtlıdır ve tüketimin büyük bölümü ithalatla karşılanır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki fosil enerji kaynaklarının rezerv miktarlarının karşılaştırılması
Soru 740Soru

Akdeniz maki ekosistemindeki bir besin zincirinde yer alan aşağıdaki canlıların, vücutlarında biriken zehirli kimyasal madde (biyolojik birikim) miktarının en az olandan en fazla olana doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maki ekosistemindeki besin zincirinde yer alan canlıların biyolojik birikim miktarlarına göre en az olandan en fazla olana doğru sıralaması sırasıyla Keçiboynuzu, Akdeniz teke böceği, Akdeniz bukalemunu ve Yılan kartalı şeklinde olmal��dır.
Biyolojik birikim miktarı, besin zincirindeki trofik düzey arttıkça artar. Bu nedenle üretici konumundaki keçiboynuzunda zehirli madde birikimi en az olurken, sırasıyla otçul Akdeniz teke böceği, etçil Akdeniz bukalemunu ve en üst basamaktaki yırtıcı yılan kartalına doğru bu birikim miktarı sürekli olarak artış gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Canlıların besin zincirindeki ekolojik rollerini ve trofik düzeylerini belirleme
Keçiboynuzu üretici (1. trofik düzey), Akdeniz teke böceği otçul birincil tüketici (2. trofik düzey), Akdeniz bukalemunu ikincil tüketici (3. trofik düzey), Yılan kartalı ise üçüncül/üst tüketici (4. trofik düzey) olarak sınıflandırılır.
Zehirli madde birikimini sıralayabilmek için öncelikle canlıların besin zincirindeki dikey hiyerarşisini tespit etmek gerekir.
2
Biyolojik birikim kuralını uygulama
Enerji piramidinde aşağıdan yukarıya (üreticilerden tüketicilere) doğru gidildikçe, canlıların vücutlarında parçalanamayan kimyasal maddelerin oranı (biyolojik birikim) artar.
Zehirli maddeler organizmaların dokularında depolandığı ve üst basamaklardaki tüketiciler çok sayıda alt basamak canlısını tükettiği için birikim oranı yukarıya doğru katlanarak artış gösterir.
3
Belirlenen kurala göre canlıları en az birikimden en fazlaya doğru sıralama
Keçiboynuzu -> Akdeniz teke böceği -> Akdeniz bukalemunu -> Yılan kartalı sıralaması elde edilir.
En az birikim üretici olan keçiboynuzunda, en yüksek birikim ise besin zincirinin tepesindeki yırtıcı olan yılan kartalında gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Besin zincirinde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe aktarılan enerji ve biyokütle azalırken, canlı dokularında biriken zehirli kimyasal madde miktarı (biyolojik birikim) artış gösterir.
ÖncekiSayfa 37 / 43Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin