Ahlak, Değerler ve Toplum

38 soru

Soru 21Soru

İslam ahlak felsefesinde insan ruhundaki temel güçlerin (kuvvelerin) dengelenmesiyle erdemlerin ortaya çıktığı kabul edilir. Bu bağlamda, doğruyu yanlıştan ayırt etme yetisi olan 'kuvve-i akliyye'nin (düşünme gücü) itidal (denge) noktası 'hikmet' erdemini oluşturur. Ancak bu gücün dengesini kaybederek ifrat (aşırılık) boyutuna ulaşması; zekanın kötüye kullanılmasına, hilekarlığa ve demagojiye yol açar.

Buna göre, bir kimsenin zihinsel kapasitesini ve hitabet becerilerini, hakikati bulmak yerine insanları yanıltmak, haksız olduğu durumlarda haklı görünmek ve kelime oyunlarıyla muhataplarını aldatmak için kullanması İslam ahlakında aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cerbeze

Cevap

Cerbeze
Cerbeze, düşünme gücü olan kuvve-i akliyyenin ifrat (aşırılık) sapmasıdır. Zekayı kötüye kullanmayı, hakkı batıl, batılı da hak göstermek amacıyla yapılan demagojiyi ve hilekarlığı ifade eder. Parçada betimlenen, hitabet ve zihinsel kapasiteyi aldatma amacıyla kullanma eylemi bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen davranışın hangi insani güç (kuvve) ile ilişkili olduğunu belirlemek.
Zihinsel kapasite ve hitabet gibi unsurlar doğrudan düşünme gücü olan 'kuvve-i akliyye' ile ilgilidir.
Sorunun çözümünde doğru ahlaki kuvve üzerinden hareket etmek gerekir.
2
Kuvve-i akliyyenin sapma (aşırılık/yetersizlik) durumlarını incelemek.
Kuvve-i akliyyenin dengeli haline 'hikmet' denirken, bunun aşırılığına (ifrat) 'cerbeze', yetersizliğine (tefrit) 'gabâvet' adı verilir.
Parçada zekanın yokluğundan değil, kötüye kullanımından (aşırılığından) bahsedildiği için ifrat durumunu bulmak gerekir.
3
Parçadaki aldatma, kelime oyunları yapma ve hilekarlık eylemlerini bu kavramlarla eşleştirmek.
Zekanın aldatma ve demagoji amacıyla kötüye kullanılması 'cerbeze' kavramıyla örtüşmektedir.
Davranışın terimsel karşılığını saptayarak doğru seçeneğe ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

İslam ahlakında kuvvelerin dengelenmesi ve kuvve-i akliyyenin ifrat boyutu olan cerbeze kavramı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 22Soru

İslam ahlak dü��üncesinde erdemler, insan davranışlarının ahlaki açıdan olgunlaşmasını sağlayan temel niteliklerdir. Klasik dönem İslam ahlakçılarının üzerinde uzlaştığı dört temel erdem (ümmehâtü'l-fazâil) bulunmaktadır.

Buna göre, sol sütunda yer alan ahlaki durum açıklamalarını sağ sütundaki ilgili temel erdemlerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kişinin, menfaat beklentisi veya zarar görme korkusu olmaksızın, her hak sahibine hakkını vermesi ve ahlaki ilişkilerde dengeyi korumayı ilke edinmesidir.
Bilgi ile ahlaki eylemi sentezleyerek, hayatın değişken durumlarında en doğru kararı verebilme ve varlığın mahiyetini kavrama kabiliyetidir.
Korkaklık ile körü körüne atılganlık arasında dengeli bir duruş sergileyip, inançları ve kutsal değerleri korumak için gerektiğinde cesaret göstermektir.
Maddi hazların ve bedensel isteklerin esiri olmaktan kurtulup, nefsin aşırı arzularını aklın ve dinin kontrolünde tutarak nezih bir hayat sürmektir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Menfaat gözetmeden hakkı teslim etme açıklaması Adalet ile; bilgi ve ahlaki eylemi birleştirip doğru karar verme açıklaması Hikmet ile; korkaklık ile aşırı atılganlık arasındaki cesaret açıklaması Şecaat ile; bedensel arzuları kontrol altına alıp nezih yaşama açıklaması ise ��ffet erdemi ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; denge ve hakkı teslim etme durumunun adalet erdemiyle; doğru karar verme ve varlığın mahiyetini kavrama durumunun hikmet erdemiyle; korkaklık ile aşırılık arasındaki cesaretin şecaat erdemiyle; nefsin arzularını kontrol altında tutmanın ise iffet erdemiyle eşleştirilmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk açıklama incelenir: Hak sahibine hakkını vermek ve ilişkilerde dengeyi korumak vurgulanmıştır.
Bu açıklama İslam ahlakındaki adalet kavramına karşılık gelir.
Adalet, her şeyi yerli yerine koymak ve hak edene hakkını tam olarak teslim etmektir.
2
İkinci açıklama analiz edilir: Bilgi-eylem sentezi, doğru karar verme ve varlığın mahiyetini anlama ifadeleri değerlendirilir.
Bu nitelikler doğrudan hikmet erdemini tanımlar.
Hikmet, eşyanın hakikatini bilmek ve bu bilgi doğrultusunda ahlaklı ve doğru kararlar üretebilmektir.
3
Üçüncü açıklama incelenir: Korkaklık ve tehevvür (aşırı atılganlık) arasındaki denge ile değerleri korumak için gösterilen cesaret aranır.
Bu tanım şecaat erdemini işaret etmektedir.
Şecaat, öfke ve korku karşısında yılgınlığa veya gereksiz çılgınlığa kapılmadan dengeli bir cesaret göstermektir.
4
Dördüncü açıklama ele alınır: Maddi hazların kontrolü ve nefsin aşırı arzularının sınırlandırılması incelenir.
Bu durum iffet erdeminin temelini oluşturur.
İffet, şehvet ve bedensel arzuların akıl ve din süzgecinden geçirilerek ölçülü tutulmasıdır.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakında Başlıca Erdemler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 23Soru

Salih, mahallelerine yeni taşınan bir kişinin evine kimlerin girip çıktığını gözetlemiş, bu kişinin mahremiyetini ve gizli durumlarını araştırmıştır (I). Ardından, elinde hiçbir somut kanıt olmamasına rağmen bu kişinin yasa dışı işler peşinde olduğuna dair olumsuz bir yargıya varmıştır (II). Son olarak, bu asılsız iddiasını mahalle sakinleriyle paylaşarak komşusunun hırsızlık yaptığını yaymıştır (III).

Buna göre, Salih'in gerçekleştirdiği bu eylemler İslam ahlakında yerilen aşağıdaki davranışlardan sırasıyla hangileriyle ilişkilendirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tecessüs - Suizan - İftira

Cevap

Tecessüs - Suizan - İftira
Doğru sıralama 'Tecessüs - Suizan - İftira' şeklindedir. Çünkü gizlice gözetleme ve mahremiyet araştırma eylemi tecessüs; delilsiz olarak kötü niyet yargısına varma suizan; ve komşuya asılsız olarak hırsızlık suçu isnat etme iftiradır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci eylemin analizi
Tecessüs
Bir kişinin mahremiyetini ve gizli durumlarını araştırmak İslam ahlakında tecessüs olarak tanımlanır.
2
İkinci eylemin analizi
Suizan
Herhangi bir kesin delil olmadan bir insan hakkında kötü ve olumsuz düşünce veya yargıda bulunmak suizandır.
3
Üçüncü eylemin analizi
İftira
Bir kimseye onda olmayan, asılsız bir suçu isnat etmek ve bunu yaymak iftiradır.
4
Eylemlerin sırasıyla birleştirilmesi
Tecessüs - Suizan - İftira
Sıralama I, II ve III numaralı eylemlere tam olarak uymalıdır.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakında Yerilen Davranışlar ve Tanımları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru

Bir Anadolu köyünde hasat mevsimi sonrasında köylülerin bir araya gelerek imece usulüyle yardımlaşması, düğünlerde takı takılması ve bayramlarda büyüklerin ellerinin öpülmesi gibi uygulamalar nesilden nesile aktarılarak yaşatılmaktadır. Öte yandan, yalan söylememek, emanete hıyanet etmemek ve adaleti gözetmek gibi ilkeler ise vahyin belirlediği sınırlar çerçevesinde her koşulda uyulması gereken mutlak kurallar olarak kabul edilir.

Buna göre, dinî değerler ile örfi değerlerin (örf ve âdetler) karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örfi değerler, kaynağını doğrudan ilahi vahiyden alan ve zaman içerisinde hiçbir şekilde değişime uğramayan kurallardır.

Cevap

Örfi değerler, kaynağını doğrudan ilahi vahiyden alan ve zaman içerisinde hiçbir şekilde değişime uğramayan kurallardır.
Doğru cevap, örfi değerlerin kaynağının doğrudan vahiy olduğunu ve hiçbir şekilde değişmediğini iddia eden ifadedir. Örf ve âdetler toplumun kültürel birikimi ve tarihsel tecrübesiyle oluşur, dolayısıyla beşerî niteliktedir ve toplumsal ihtiyaçlara göre değişime açıktır. Dinî değerler ise ilahi vahye dayanır ve değişmez evrensel ahlaki ilkeleri içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen toplumsal pratikler ile ahlaki ilkeleri analiz ederek hangilerinin örfi, hangilerinin dinî değer olduğunu belirleyin.
İmece usulü yardımlaşma, düğün adetleri ve el öpme örfi; yalan söylememek, emanete hıyanet etmemek ve adalet ise dinî değerler olarak sınıflandırılır.
Örfi ve dinî değerlerin ayırt edilmesi, seçeneklerin doğruluğunu değerlendirmek için ilk adımdır.
2
Örfi değerler ile dinî değerlerin kaynak, geçerlilik ve değişim özellikleri açısından farklarını inceleyin ve seçeneklerdeki yargılarla karşılaştırın.
Örfi değerler vahiy kaynaklı değil beşeridir ve değişebilir. Dolayısıyla örfi değerlerin doğrudan vahiy kaynaklı ve değişmez olduğunu savunan yargı yanlıştır.
Yanlış olan yargıyı tespit edip doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Dinî Değerler ve Örfi Değerlerin Kaynağı ve Özellikleri
Soru 25Soru

Bireysel ve toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar bütünü içinde yer alan ahlak ve değer kavramlarının doğru kavranması, bu kavramların kuramsal sınırlarının iyi çizilmesini gerektirir. Aşağıda verilen ahlak ve değer alanına ait temel kavramlar��, karşılarında yer alan tanımlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Değer
Ahlak
Örf
Âdet

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Değer kavramı soyut inanç ve ilkelerle, ahlak kavramı manevi özellikler ve iradeli davranışlarla, örf kavramı gelenekselleşmiş uygulamalarla, âdet kavramı ise dar çerçeveli alışkanlıklarla eşleşmelidir.
Değer soyut inanç ve ilkelerle, ahlak manevi özellikler ve iradeli davranışlarla, örf gelenekselleşmiş uygulamalarla, âdet ise dar çerçeveli alışkanlıklarla eşleştiğinde tüm kavramlar doğru tanımlarına kavuşmuş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Değer kavramının tanımını belirleme.
Değer kavramının, bir toplumda ortak birliği sağlayan ve arzulanan ilkeler olduğu belirlenerek ikinci tanım ile eşleştirilir.
Değerin soyut niteliği ve toplumsal kabule dayalı yapısı bu eşleştirmeyi zorunlu kılar.
2
Ahlak kavramının tanımını belirleme.
Ahlakın insan huyu, manevi özellikleri ve iradeli eylemleri ile ilişkili olduğu tespit edilerek birinci tanım ile eşleştirilir.
Ahlak kavramı özü itibarıyla bireyin manevi melekeleri ve iradi seçimleriyle doğrudan ilgilidir.
3
Örf ve âdet kavramlarının tanımlarını belirleme.
Yazısız kurallar ve dinen sakıncası olmayan genel uygulamaların örf (üçüncü tanım), dar çerçeveli alışkanlıkların ise âdet (dördüncü tanım) olduğu belirlenerek eşleştirilir.
Örfün toplumsal yaptırım gücü ve dinle uyumu, âdetin ise daha dar kapsamlı ve alışkanlığa dayalı niteliği iki kavramı birbirinden ayırır.

Anahtar Kavram

Ahlak, Değer, Örf ve Âdet kavramlarının tanımları ve aralarındaki farklar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

Değerler, kaynağı ve toplumsal kabulü bakımından dinî değerler ile örfi değerler (örf ve âdetler) olarak sınıflandırılabilir. Dinî değerler kaynağını doğrudan ilahi vahiyden alırken, örfi değerler toplumun tarihsel süreçte ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı alışkanlıklardır. İslam dini, toplumda var olan ve inanç esaslarına aykırı olmayan iyi örf ve âdetleri benimseyip desteklemiştir.

Buna göre, aşağıdaki toplumsal davranışlardan hangisi kaynağı bakımından doğrudan İslam'ın vahiyle belirlenmiş dinî/ahlaki ilkelerine dayanmayıp, toplumun kültürel süreçte ürettiği örf ve âdetlerin (örfi değerlerin) bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düğün merasimlerinde davetlilere yemek ikram edilmesi ve takı töreninin düzenlenmesi

Cevap

Düğün merasimlerinde davetlilere yemek ikram edilmesi ve takı töreninin düzenlenmesi
Düğün merasimlerinde yemek ikram edilmesi ve takı törenleri düzenlenmesi, kaynağını doğrudan dinin inanç ve ahlak ilkelerinden (vahiyden) almayan, ancak dinin yasaklamadığı ve toplumsal kaynaşmaya katkı sağladığı için kabul görmüş örfi bir uygulamadır. Bu yönüyle örfi değerler kapsamında değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen değer ve davranışların kaynakları analiz edilir.
Ticarette dürüstlük, sadaka, adalet ve iffet gibi kavramların doğrudan vahiyle bildirildiği; düğün ikramı ve takı törenlerinin ise kültürel kökenli olduğu tespit edilir.
Dinî değerler ile örfi değerlerin ayrımını netleştirmek amacıyla bu analiz yapılır.
2
Kaynağını vahiyden almayan, kültürel süreçle oluşan seçeneği belirlenir.
Düğünlerde yemek ikramı ve takı töreni yapılması örf ve âdetlere dayalı bir uygulamadır.
Soruda doğrudan dinî ilkelere dayanmayan örfi değer sorulmuştur.

Anahtar Kavram

Ahlak ve Değerlerin Kaynağı (Dinî ve Örfi Değerler Ayırımı)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 27Soru

Aşağıda sol sütunda verilen toplumsal değer ve uygulamaları, sağ sütunda verilen ve dinin bu değerlerin oluşumundaki rolünü veya örf-âdet ile ilişkisini gösteren açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Zekât ve Sadaka Uygulaması
Kız İsteme ve Nişan Merasimi
Kan Davası Geleneğinin Yasaklanması
Vakıf Müessesesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Zekât ve Sadaka Uygulaması doğrudan ilahi vahiy kaynaklı ibadetle; Kız İsteme ve Nişan Merasimi dinin helal-haram sınırlarına aykırı olmayan örfi değerle; Kan Davasın��n Yasaklanması dinin canı koruma ilkesiyle yasakladığı zararlı örfle; Vakıf Müessesesi ise dinî infak ahlakının kurumsallaşmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede zekât doğrudan vahiy kaynaklı ibadetlerle, kız isteme dinin onayladığı helal örfle, kan davası dinin yasakladığı zararlı örfle, vakıflar ise dinî ahlakın kurumsallaşmasıyla doğru biçimde ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Zekât ve sadaka ibadetlerinin niteliğini ve kaynağını tespit etme
Zekât ve sadaka, doğrudan dinî buyruklara (vahye) dayanır. Bu sebeple doğrudan dinin inanç ve ibadet esaslarıyla ilişkilendirilir.
Dinin değer oluşumundaki kurucu etkisini belirlemek için vahiy kaynaklı pratiklerin ayırt edilmesi gerekir.
2
Kız isteme ve nişan merasiminin toplumsal kökenini inceleme
Bu uygulamalar dinî bir emir olmaktan ziyade kültürel örf ve âdet kaynaklıdır. Ancak dinin ahlaki ve hukuki kurallarına aykırı olmadıkları için dince onaylanmış ve varlığını sürdürmüştür.
Dinin örf üzerindeki onaylayıcı ve düzenleyici rolünü anlamak için kültürel kökenli değerlerin analiz edilmesi gerekir.
3
Kan davası geleneğinin dinî hükmünü değerlendirme
Kan davası, İslam'ın en temel ilkelerinden olan can güvenliğinin korunması (hıfzu'n-nefs) ilkesine aykırıdır. Din, bu zararlı cahiliye adetini kesin olarak haram kılmış ve ortadan kaldırmıştır.
Dinin toplumdaki zararlı örf ve adetleri yasaklayarak ahlaki değerleri koruma işlevini belirlemek gerekir.
4
Vakıf müessesesinin kurumsal yapısını analiz etme
Vakıf, İslam'ın yardımlaşma ve kalıcı hayır (sadaka-i cariye) ahlakının hukuki ve kurumsal bir yapıya dönüştürülmesiyle kurulmuştur.
Dinî ahlak ilkelerinin bireysel ahlakın ötesine geçip toplumsal kurumlara nasıl yansıdığını kavramak gerekir.

Anahtar Kavram

Değerlerin oluşumunda dinin kurucu (ibadetler), düzenleyici/onaylayıcı (meşru örfler) ve yasaklayıcı (zararlı örfler) rolleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru

Osmanlı toplumunda Ramazan ayında zenginler, esnafları dolaşarak 'Zemem Defteri' adı verilen borç defterlerindeki rastgele sayfaları satın alarak fakirlerin borçlarını öderlerdi. Bu uygulamada ne borcu ödeyen kimin borcunu ödediğini bilir ne de borçlu borcunu kimin ödediğini öğrenirdi. Bu gelenek, toplumsal dayanışmayı ve kaynaşmayı sağlayan köklü bir örf haline gelmiştir.

Bu parçada anlatılan gelenek ve bunun arkasındaki toplumsal dinamik dikkate alındığında, değerlerin oluşumunda dinin rolü ve örf ile ilişkisine dair aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dinin yardımlaşmayı gizli yapma tavsiyesi gibi inanç ilkeleri, toplumsal bir örfün şekillenmesinde ve ahlaki bir değer haline gelmesinde doğrudan belirleyici olmuştur.

Cevap

Dinin yardımlaşmayı gizli yapma tavsiyesi gibi inanç ilkelerinin, toplumsal bir örfün şekillenmesinde ve ahlaki bir değer haline gelmesinde doğrudan belirleyici olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Zemem defteri uygulaması, İslam dininin sadakanın gösterişsiz ve gizli bir şekilde yapılmasına yönelik açık tavsiyesinin toplumsal alanda kurumsallaşarak köklü bir geleneğe dönüşmüş halidir. Bu durum, toplumsal örfün ve değerlerin oluşmasında dinin kurucu ve şekillendirici etkisini en açık şekilde ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Zemem defteri uygulamasının temel özelliklerini belirleme.
Zemem defterinin zengin ile fakir arasındaki yardımlaşmayı iki tarafın da kimliğini gizli tutarak gerçekleştirdiği anlaşılır.
Toplumsal uygulamanın niteliğini doğru saptamak için.
2
Uygulamanın dini referanslarla ilişkisini kurma.
Sadakanın gizli verilmesini, gösterişten uzak durulmasını emreden dini hükümlerin bu örfe kaynaklık ettiği görülür.
Değer ve örf oluşumunda dinin oynadığı rolü açıklamak için.
3
Dinin örf üzerindeki belirleyici rolünü çıkarıp doğru seçeneğe yönelme.
Dini inançların toplumsal bir uygulamanın (örfün) biçimlenmesinde doğrudan belirleyici bir rol üstlendiği yargısına ulaşılır.
Soruda istenen doğru analizi tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Dinin değerlerin ve örflerin oluşumundaki rolü
Soru 29Soru

Aşağıda İslam ahlakının kaynaklarına dair verilen ifadeleri, bu kaynakların ahlaki değerlerin oluşumundaki temel işlevleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hz. Peygamber'in 'Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.' buyurarak insanlığa ahlaki bir model sunması.
A'râf Suresi'nde geçen 'Sen yine de affı tercih et, iyi olanı emret ve cahillerden yüz çevir.' ayetiyle temel ahlaki yükümlülüklerin bildirilmesi.
Toplumda zamanla yerleşen, dinin inanç ve ahlak ilkeleriyle çelişmeyen, toplumsal uyumu kolaylaştırıcı uygulamalar ve kabuller.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hz. Peygamber'in güzel ahlakı tamamlama hadisi Sünnet'in işleviyle; iyiliği emreden ayet Vahiy'in işleviyle; toplumda yerleşen yararlı uygulamalar ise Örf'ün işleviyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede Hz. Peygamber'in hadisi Sünnet'in işlevine (yaşayan örnek olma); Kur'an ayeti Vahiy'in işlevine (nihai kaynak olma); toplumsal kabuller ise Örf'ün işlevine (yardımcı kaynak olma) yöneliktir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk öncüldeki hadis-i şerifi analiz etmek.
Hadiste geçen 'gönderilme' ve 'ahlakı tamamlama' vurgusunun Peygamberimiz'in örnek şahsiyetiyle, yani Sünnet'le ilgili olduğu belirlenir.
Sünnet, Kur'an'ın ahlak ilkelerinin insan hayatındaki pratik ve canlı modelidir.
2
İkinci öncüldeki ayet mealini analiz etmek.
Ayetin doğrudan ilahi emir ve yasakları bildiren hitap olması sebebiyle İslam ahlakının birincil kaynağı olan vahiy ile ilişkili olduğu saptanır.
Vahiy, ahlak kurallarının değişmez, evrensel ve nihai meşruiyet kaynağını oluşturur.
3
Üçüncü öncüldeki toplumsal kabulleri analiz etmek.
Dinin özüne aykırı olmayan toplumsal alışkanlıkların ahlakın yardımcı kaynağı olan örf kavramına karşılık geldiği belirlenir.
Örf, toplumsal tecrübelerin dinin sınırları dahilinde ahlaki normlara dönüşmesini sağlar.

Anahtar Kavram

İslam ahlakının kaynakları Kur'an, Sünnet, akıl ve örften oluşur. Vahiy ve sünnet birincil kaynaklarken, akıl bunları anlama aracı, örf ise dinin sınırları içinde yardımcı kaynaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 30Soru

İslam ahlakında ahlaki ilkelerin nihai kaynağı vahiydir (Kur’an ve Sünnet). İlahî iradeyle belirlenen bu ilkeler, insanlığa doğru ve yanlışın evrensel ölçütlerini sunar. İnsanın sahip olduğu akıl ise bu evrensel ilkeleri anlamak, kavramak ve değişen hayat şartlarında pratik çözümlere dön��ştürmekle görevlidir. Bunun yanı sıra İslam, toplumların tarihsel süreçte ürettiği örf ve adetleri de dinin inanç ve ahlak esaslarına aykırı düşmediği sürece ahlakın yardımcı kaynakları arasında kabul etmiştir.

Bu parçadan hareketle İslam ahlakının kaynakları ve işleyişi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akıl, vahiyle bildirilen ahlaki ilkelerin doğruluğunu denetleyen nihai hakemdir.

Cevap

Akıl, vahiyle bildirilen ahlaki ilkelerin doğruluğunu denetleyen nihai hakemdir.
İslam ahlak anlayışında selim akıl vahyi anlamak ve uygulamakla yükümlüdür; vahyin doğruluğunu denetleyen veya onun üzerinde hüküm veren nihai bir hakem konumunda değildir. Bu nedenle bu ifade söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metni okuyarak İslam ahlakının kaynaklarını ve aralarındaki ilişkiyi analiz etme.
İslam ahlakının temel kaynağının vahiy olduğu, aklın bunu anlama ve uygulama aracı olduğu, örfün ise dinle çelişmediği sürece yardımcı kaynak olduğu belirlendi.
Soruda istenen 'söylenemez' yargıyı bulmak için öncelikle metindeki doğru ilişkileri tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin metindeki bilgilerle ve genel İslam ahlakı ilkeleriyle karşılaştırılması.
Vahiy, akıl ve örfe dair seçeneklerdeki olumlu/olumsuz tanımlamaların doğruluk değerleri sorgulandı.
Yanlış olan ve metinden çıkarılamayacak yargıyı barındıran seçeneği doğru şekilde teşhis etmek için.
3
Akıl ile vahiy arasındaki yetki ve sınır ilişkisini değerlendirme.
Aklın vahyi denetleyen nihai bir hakem olamayacağı, bilakis onu anlamakla görevli bir araç olduğu sonucuna ulaşıldı.
Doğru cevabın neden bu seçenek olduğunu gerekçelendirerek kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakının Kaynakları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

"Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve alçakgönüllülükle yürüyen kimselerdir. Kendini bilmez kimseler onlara sataştığı zaman ise 'Selam!' (barış ve esenlik sözü) derler." (Furkan suresi, 63. ayet)

Bu ayette özellikleri belirtilen müminlerin, İslam ahlakındaki hangi iki temel erdemi öncelikle davranış haline getirdikleri söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tevazu - Hilm

Cevap

Tevazu - Hilm
Ayette geçen 'alçakgönüllülük' ifadesi doğrudan tevazu erdemine işaret eder. Kendini bilmez kimselerin sataşmalarına karşı sabır, vakar ve yumuşak başlılıkla karşılık verilmesini ifade eden 'Selam derler' ibaresi ise öfkeyi kontrol etme ve hoşgörülü olma anlamına gelen hilm erdemini yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metnindeki anahtar ahlaki tutumlar belirlenir.
Ayette müminlerin 'alçakgönüll��lükle yürüdükleri' ve 'kendini bilmez kimseler sataştığında esenlik dileyerek olgun davrandıkları' tespit edilir.
Soru kökünün yönlendirdiği davranışların hangi kavramsal karşılıkları olduğunu belirlemek için metin analizi gereklidir.
2
İlk tutum olan 'alçakgönüllülükle yürümek' ifadesinin terimsel karşılığı bulunur.
Kişinin kibirlenmemesi, alçakgönüllü ve vakar sahibi olması anlamına gelen kavramın 'tevazu' olduğu saptanır.
İslam ahlakında büyüklük taslamamanın ve mütevazı olmanın terim karşılığı tevazudur.
3
İkinci tutum olan 'cahillerin sataşmalarına olgunlukla ve yumuşaklıkla mukabele etmek' tutumunun terimsel karşılığı bulunur.
Öfkeyi kontrol etme, sabırlı, hoşgörülü ve yumuşak huylu davranma erdeminin 'hilm' olduğu saptanır.
Kötülüğe karşı sabırla, vakarla ve yumuşaklıkla cevap vermek İslam ahlak literatüründe hilm erdemiyle tanımlanır.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakında Başlıca Erdemler (Tevazu ve Hilm)
Soru 32Soru

"Sadakalar; kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen, iffetlerinden dolayı kendilerini bilmeyenlerin zengin sandığı yoksullar içindir. Sen onları simalarından tanırsın; yüzsüzlük ederek insanlardan bir şey istemezler." (Bakara suresi, 273. ayet)

Bu ayette işaret edilen, kişinin maddi zorluk yaşasa dahi onurunu koruyarak başkalarına el açmaktan sakınmasını ve nefsi arzularını dizginlemesini ifade eden temel ahlaki erdem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İffet

Cevap

İffet erdemi
Doğru cevap iffet seçeneğidir. İffet; haramdan uzak durmak, nefsi aşırı ve gayrimeşru arzulardan korumak, yoksulluk anında bile onurunu ve şerefini muhafaza ederek başkalarından dilenmekten sakınmaktır. Ayette geçen 'iffetlerinden dolayı zengin sanılma' ve 'yüzsüzlükle insanlardan istememe' ifadeleri bu tanımı tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metninde yer alan anahtar ifadeleri analiz etme.
Ayette geçen 'iffetlerinden dolayı kendilerini bilmeyenlerin zengin sandığı' ve 'yüzsüzlük ederek insanlardan bir şey istemezler' ifadeleri tespit edilmiştir.
Ayetin hangi ahlaki kavrama veya davranışa dikkat çektiğini anlamak için metindeki nitelendirmelerin belirlenmesi gerekir.
2
Tespit edilen davranış modelini İslam ahlakındaki temel erdemlerin tanımlarıyla eşleştirme.
Maddi sıkıntı içinde bulunulmasına rağmen şeref, onur ve haysiyeti koruyarak dilenmekten kaçınma ve tok gözlü davranma tutumunun 'iffet' erdeminin doğrudan tanımı olduğu belirlenmiştir.
Seçeneklerdeki kavramların (hikmet, şecaat, iffet, adalet, tevazu) terim anlamlarını hatırlayarak ayetin bağlamına en uygun olan erdemi seçmek gerekir.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakında Başlıca Erdemler - İffet
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

Klasik İslam ahlak düşüncesinde insan ruhundaki kuvvelerin dengelenmesiyle ortaya çıkan dört temel erdem sol sütunda, bu erdemlerin tanımları ise sağ sütunda karışık olarak verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki erdemleri sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hikmet
Şecaat
İffet
Adalet

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hikmet ile akıl gücünün dengelenmesi tanımı, şecaat ile öfke gücünün kontrolü tanımı, iffet ile arzu ve isteklerin kontrolü tanımı, adalet ile de tüm güçlerin uyumlu çalışması tanımı eşleşmelidir.
İslam ahlak felsefesinde ahlaki yetkinlik, insan ruhundaki üç temel gücün dengelenmesine dayanır. Bu bağlamda, akıl gücünün dengelenmesi hikmeti, öfke gücünün dengelenmesi şecaati, arzu gücünün dengelenmesi iffeti, bu üçünün uyumlu bir bütün oluşturarak işlev görmesi ise adaleti meydana getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hikmet erdeminin tanımını belirlemek
Hikmet, akıl gücünün itidaliyle ortaya çıkar ve doğru ile yanlışı ayırt etmeyi sağlar.
Hikmet kavramının akıl gücünü içeren tanım olan üçüncü seçenekle eşleştiği saptanır.
2
Şecaat erdeminin tanımını belirlemek
Şecaat, öfke gücünün itidaliyle ortaya çıkan yiğitlik, cesaret ve zulme karşı durma erdemidir.
Şecaat kavramının öfke gücünü içeren birinci seçenekle eşleştiği saptanır.
3
İffet erdeminin tanımını belirlemek
İffet, arzu gücünün itidaliyle ortaya çıkan ölçülülük ve haramlardan uzak durma erdemidir.
İffet kavramının arzu ve istekleri kontrol altında tutmayı içeren dördüncü seçenekle eşleştiği saptanır.
4
Adalet erdeminin tanımını belirlemek
Adalet, ruhun tüm güçlerinin dengelenmesiyle ortaya çıkan en kapsamlı erdemdir.
Adalet kavramının ruhun tüm güçlerinin uyumlu çalışmasını içeren ikinci seçenekle eşleştiği saptanır.

Anahtar Kavram

Klasik İslam ahlakındaki dört temel erdemin tanımları ve insan ruhundaki kuvvelerle ilişkisi.
Soru 34Soru

İslam ahlak düşüncesinde insanın ruhsal güçlerinin dengelenmesiyle ortaya çıkan dört temel erdem vardır. Aşağıda verilen temel erdemler ile bu erdemlerin ahlak felsefesindeki tanımlarını doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hikmet
Şecaat
İffet
Adalet

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hikmet erdemi doğru ve yanlışı ayırt etme tanımıyla; şecaat erdemi öfke ve korku karşısında dengeli duruş tan��mıyla; iffet erdemi bedensel arzuları denetleme tanımıyla; adalet erdemi ise hakkı teslim etme ve dengeli davranma tanımıyla eşleşir.
Eşleştirmede hikmet, doğru ile yanlışı ayırt etme yetisiyle; şecaat, öfke ve korku karşısında dengeli duruşla; iffet, bedensel arzuların denetimiyle; adalet ise hakkı teslim etme ve dengeyle doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hikmet kavramının tanımını belirleme
Hikmet, insanın bilme gücünün dengeli kullanımıyla iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt etmesidir. Dolayısıyla doğru ile yanlışı ayırt etme tanımıyla eşleşir.
Hikmetin felsefi ve dini tanımı akıl ile doğrudan ilişkilidir.
2
Şecaat kavramının tanımını belirleme
Şecaat, öfke gücünün dengelenmesiyle ortaya çıkan cesaret ve yiğitlik erdemidir. Dolayısıyla öfke ve korku karşısında dengeli davranma tanımıyla eşleşir.
Şecaat, zulme karşı direnme ve hakkı savunma cesaretini temsil eder.
3
İffet kavramının tanımını belirleme
İffet, arzu ve isteklerin akıl ve din sınırları içinde tutulmasını ifade eder. Dolayısıyla bedensel arzuları sınırlandırma tanımıyla eşleşir.
İffet nefsi terbiye etmek ve haramdan uzak durmakla ilgilidir.
4
Adalet kavramının tanımını belirleme
Adalet, diğer üç erdemin dengeli bir biçimde uygulanmasıyla oluşan, her hak sahibine hakkını verme durumudur. Dolayısıyla her şeyi ait olduğu yere koyma tanımıyla eşleşir.
Adalet, ahlak felsefesinde nihai ve kapsayıcı erdem olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakında Dört Temel Erdem (Hikmet, Şecaat, İffet, Adalet)
Soru 35Soru

Bir Müslümanın, karşılaştığı haksızlıklar ve kışkırtmalar karşısında soğukkanlılığını koruması, intikam alma gücüne sahip olduğu hâlde nefsine hâkim olup bağışlayıcı ve yapıcı bir tavır takınması İslam ahlakında övgüyle karşılanmıştır. Kur’an-ı Kerim’de bu tavrı gösterenler, "Onlar öfkelerini yutarlar ve insanları affederler..." (Âl-i İmrân, 134) ayetiyle övülmüştür.

Buna göre, sözü edilen ahlaki tutumu ve olgunluğu ifade eden temel erdem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hilm

Cevap

Hilm
Doğru cevap olan kavram, kişinin öfke anında soğukkanlılığını koruyabilmesi, gücü yettiği hâlde affedici ve hoşgörülü olabilmesini ifade eden hilm erdemidir. Ayette geçen öfkeyi yutma ve insanları bağışlama nitelikleri doğrudan bu kavramın karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen ahlaki durumu ve ayet-i kerimeyi analiz etmek.
Paragrafta haksızlıklara karşı soğukkanlılığı koruma, nefsine hâkim olma, öfkeyi yutma ve bağışlayıcı davranma gibi özellikler vurgulanmaktadır.
Soru kökündeki ipuçlarını doğru değerlendirip hangi ahlaki kavramın hedeflendiğini belirlemek için bu analiz gereklidir.
2
Seçeneklerde yer alan temel erdemlerin tanımlarını gözden geçirmek.
Şecaat cesareti, iffet arzu kontrolünü, tevazu alçakgönüllülüğü, adalet dengeyi ifade ederken; hilm ise öfkeyi yutmayı, yumuşak huyluluğu ve bağışlayıcılığı temsil eder.
Hedeflenen kavramı diğer erdemlerden ayırt edebilmek amacıyla tanımlar karşılaştırılır.
3
Analiz edilen durum ile en uygun erdemi eşleştirmek.
Öfkeyi yutmak ve bağışlayıcı olmak doğrudan 'Hilm' erdemiyle örtüşmektedir.
En doğru tanımı içeren kavramı seçerek sonuca ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakında Başlıca Erdemler: Hilm
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 36Soru

İslam ahlakında yerilen bazı davranışlar, hem bireyin ruh dünyasını hem de toplumsal barış ve güven ortamını zedeleyen tutumları ifade etmektedir.

Aşağıdaki yerilen davranış kavramlarını, bu kavramlara kar��ılık gelen ahlaki tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Haset
Tecessüs
Gıybet
Suizan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Haset kavramı 'başkasındaki nimetin yok olmasını istemek' tanımıyla, tecessüs kavramı 'gizlilikleri ve mahremiyeti araştırmak' tanımıyla, gıybet kavramı 'arkadan hoşlanılmayacak şekilde konuşmak' tanımıyla, suizan kavramı ise 'kesin bilgi olmadan olumsuz kanaat beslemek' tanımıyla eşleşmelidir.
Tanımlarla ahlaki terimler eşleştirildiğinde; haset kıskançlık ve nimetin yok olmasını istemeye, tecessüs mahremiyeti araştırmaya, gıybet arkadan konuşmaya, suizan ise delilsiz kötü zanna karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen ahlaki kavramların terim anlamlarını hatırlayın.
Haset kıskançlık, tecessüs gizli halleri araştırma, gıybet arkadan konuşma, suizan ise kötü zandır.
Terim anlamlarının doğru bilinmesi eşleştirmenin ilk adımıdır.
2
Her kavramı sağ sütundaki tanımlarla eşleştirin.
Haset right_2 ile, tecessüs right_3 ile, gıybet right_1 ile, suizan ise right_4 ile eşleşir.
Tanımlardaki ifadeler kavramların tam dini ve ahlaki karşılıklarıdır.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakında Yerilen Davranışlar
Soru 37Soru

İslam ahlak düşüncesinde insanın manevi gelişimini engelleyen kalp hastalıkları üzerinde önemle durulmuştur. Gazzâlî, İhyâu Ulûmi'd-Dîn adlı eserinde bu hastalıklardan birini tanımlarken: "Başkasının elindeki nimetin ve güzelliğin yok olmasını istemek, o kişinin elinden çıkıp kendisine veya bir başkasına geçmesini arzulamaktır." der. Bununla birlikte, başkasının elindeki nimete göz dikmeksizin ve onun yok olmasını istemeksizin, aynı nimetin benzerine sahip olmayı dilemek ise ahlaki bir olgunluk işareti olarak değerlendirilir.

Buna göre, parçada tanımlanan olumsuz ahlaki tutum ile onun karşısında yer alan ve dinen sakıncası bulunmayan olumlu yönelim sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Haset - Gıpta

Cevap

Parçada yerilen ahlaki tutum olarak tanımlanan kavram haset, dinen sakıncalı görülmeyen olumlu yönelim ise gıpta kavramıdır.
Metindeki ilk tanımda başkasının nimetinin elinden çıkmasını arzulama durumu doğrudan haset kavramının tanımıdır. İkinci kısımda ise başkasının nimetinin yok olmasını istemeksizin benzerine sahip olma isteğinin dinen sakıncası olmayan gıpta kavramı olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle haset ve gıpta ikilisini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki tanımları analiz etme
Gazzâlî'nin tanımında geçen 'başkasının elindeki nimetin yok olmasını isteme' ifadesinin ahlak terimlerindeki karşılığı araştırılmıştır.
Soruda yer alan olumsuz davranışın adını koyabilmek için ahlak literatüründeki kavramsal karşılığını bilmek gerekir.
2
İkinci tanımı değerlendirme ve eşleştirme
Aynı nimetin benzerine sahip olmayı dileyip yok olmasını istememe durumunun 'gıpta' (imrenme) olduğu tespit edilmiştir.
Olumsuz ahlaki tutumun karşısındaki olumlu yönelimi bularak doğru sıralamayı oluşturmak gerekir.

Anahtar Kavram

İslam ahlakında yerilen davranışlardan haset ile dinen olumlu kabul edilen gıpta arasındaki kavramsal ayrım.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru

Aşağıda toplumsal ahlak ve kul hakkı kapsamında yer alan bazı kavramlar ile bu kavramların uygulama alanı bulduğu ahlaki ihlallere dair tanımlar verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki kavramlar ile sağ sütundaki tanımların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tecessüs
İhtikâr
Gıybet
İftira

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tecessüs kavramı kişilerin mahrem hayatının rızasız izlenmesiyle; ihtikâr kavramı hayati ürünlerin fahiş fiyat artışı beklentisiyle depolanmasıyla; gıybet kavramı kişinin arkasından doğru olan eksikliklerinin konuşulmasıyla; iftira kavramı ise yapmadığı bir olumsuzluğun kişiye isnat edilmesiyle e��leşmelidir.
Doğru eşleştirmede tecessüs kavramı mahrem hayatın izlenmesiyle; ihtikâr kavramı hayati ürünlerin fahiş fiyat için depolanmasıyla; gıybet kavramı kişinin arkasından doğru olan eksikliklerinin konuşulmasıyla; iftira kavramı ise yapmadığı bir olumsuzluğun kişiye isnat edilmesiyle eşleşir. Bu kavramsal eşleştirmeler, kul hakkını ve toplumsal ahlakı zedeleyen davranışların sınırlarını kesin bir biçimde ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki kavramların dini ve ahlaki tanımlarını netleştirmek.
Tecessüsün gizli halleri araştırma, ihtikârın karaborsacılık, gıybetin arkadan doğruyu konuşma, iftiranın ise asılsız itham olduğu belirlenir.
Kavramsal çerçeveyi doğru kurarak eşleştirme sürecine zemin hazırlamak.
2
Sağ sütundaki mahremiyet ihlaline yönelik ifadeyi analiz etmek.
Rızasız ve güvenlik gerekçesi olmadan hane giriş çıkışlarının izlenmesinin gizli halleri araştırmaya yönelik tecessüs kavramıyla eşleştiği saptanır.
İlk tanımın tecessüs kavramıyla olan doğrudan ilişkisini kurmak.
3
Piyasa ve ticaret ahlakına yönelik ekonomik ihlal içeren tanımı incelemek.
Ürünlerin depolanıp suni darlıkla fahiş fiyattan satılmasının ihtikâr (karaborsacılık) kavramına karşılık geldiği tespit edilir.
İhtikâr kavramının tanım ve kapsam bakımından ekonomik ahlak ihlaliyle bağını kurmak.
4
Bireyin arkasından konuşulan iki farklı durumu (gerçek hata ile asılsız iddia) ayırt etmek.
Gerçek bir hatanın arkadan konuşulmasının gıybet; asılsız iddiaların kişiye yüklenmesinin ise iftira olduğu belirlenerek son iki eşleşme tamamlanır.
En çok karıştırılan iki ahlaki ihlal olan gıybet ve iftira arasındaki temel ayrımı netleştirmek.

Anahtar Kavram

Toplumsal Ahlak ve Kul Hakkı bağlamında tecessüs, ihtikâr, gıybet ve iftira kavramlarının analizi ve ayırt edilmesi.
ÖncekiSayfa 2 / 2