Felsefe Tarihi

85 soru

Soru 81Soru

Hristiyan felsefesi tarihi boyunca 'inanç' ile 'akıl' arasındaki ilişki farklı şekillerde kurgulanmıştır. Erken dönem Kilise Babaları, felsefeyi inancın savunulması (apoloji) için bir araç olarak görürken; daha sonraki yüzyıllarda manastır ve ��niversitelerin kurulmasıyla birlikte inanç esaslarının mantıksal olarak açıklanması, kanıtlanması ve öğretilmesi öncelik kazanmıştır.

Bu parçada sözü edilen iki tarihsel dönemin (Patristik ve Skolastik) özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Patristik dönemde Hristiyanlık öğretilerinin savunulması (apoloji) ön plandayken, Skolastik dönemde bu öğretilerin mantıksal olarak sistematikleştirilmesi ve okullarda öğretilmesi amaçlanmıştır.

Cevap

Patristik dönemde Hristiyanlık öğretilerinin savunulması (apoloji) ön plandayken, Skolastik dönemde bu öğretilerin mantıksal olarak sistematikleştirilmesi ve okullarda öğretilmesi amaçlanmıştır.
Doğru yanıt olan ifade, iki dönemin temel amaç ve kurumsal yapısını doğru şekilde karşılaştırmaktadır. Erken dönem olan Patristik felsefede öncelikli amaç yeni dini dış saldırılara karşı savunmak (apoloji) iken, Skolastik felsefede inanç ilkelerini rasyonel bir biçimde açıklamak, sistemleştirmek ve üniversitelerde öğretmek hedeflenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen 'inancın savunulması (apoloji)' ve 'manastır ile üniversitelerin kurulmasıyla inanç esaslarının öğretilmesi' ifadeleri analiz edilir.
Bu iki ifadenin Hristiyan felsefesinin sırasıyla erken dönemi olan Patristik felsefe ve olgunluk dönemi olan Skolastik felsefeye karşılık geldiği belirlenir.
Tarihsel dönemlerin ayırt edici niteliklerini tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeler bu iki dönemin (Patristik ve Skolastik) gerçek felsefi ve kurumsal özellikleri ile karşılaştırılır.
Patristik dönemde savunmanın (apoloji), Skolastik dönemde ise sistematik felsefe ve eğitim kurumlarının ön planda olduğu gerçeğiyle örtüşen doğru yargı saptanır.
Soruda istenen doğru karşılaştırmayı bulmak için.

Anahtar Kavram

Patristik ve Skolastik felsefenin ayırt edici özellikleri
Soru 82Soru

İbn Rüşd'e göre, dinî hükümler (şeriat) ile felsefi sorgulama (hikmet) arasında özsel bir karşıtlık bulunması imkânsızdır. Zira felsefe, var olanları akli yöntemlerle inceleyip onların arkasındaki sanatı ve Yaratıcı’yı kavramayı amaçlar. Şeriat ise insanları varlıklar üzerinde düşünmeye ve ibret almaya davet eder. Bu bakımdan din ile felsefe, aynı gerçeğe yönelen iki ayrı kulvardır. Eğer kutsal metnin zahiri (görünür/lafzi) manası, aklın kesin kanıtlarla ulaştığı sonuçlarla çelişir gibi görünürse, burada yapılması gereken şey, metnin dil kuralları çerçevesinde akla uygun bir şekilde tevil (yorum) edilmesidir. Çünkü hakikat, hakikate aykırı olamaz; aksine onunla uyuşur ve ona tanıklık eder.

Bu parçadan hareketle İbn Rüşd'ün akıl-inanç ilişkisine dair yaklaşımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi ileri sürülebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefe (hikmet) ile din (şeriat) aynı hakikate yönelir; dolayısıyla akıl ile vahiy arasında özsel bir çatışma olamaz ve görünürdeki uyumsuzluklar tevil yoluyla giderilmelidir.

Cevap

Felsefe (hikmet) ile din (şeriat) aynı hakikate yönelir; dolayısıyla akıl ile vahiy arasında özsel bir çatışma olamaz ve görünürdeki uyumsuzluklar tevil yoluyla giderilmelidir.
İbn Rüşd felsefe (hikmet) ve dinin (şeriat) aynı kaynaktan beslendiğini ve hakikatin hakikate zıt olamayacağını savunarak, akıl ve vahiy arasında özsel bir çelişki olmadığını öne sürer. Görünürdeki uyumsuzlukların ise dil kurallarına uygun tevil (yorum) yöntemiyle çözülmesi gerektiğini belirtir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yer alan İbn Rüşd'ün din (şeriat) ve felsefe (hikmet) tanımlarını ve bunların amaçlarını analiz edin.
Din ve felsefenin aynı gerçeğe yöneldiği, felsefenin Yaratıcı'yı akıl yoluyla tanıma çabası olduğu ve dinin de aklı kullanmaya teşvik ettiği saptanır.
Yazarın iki alan arasındaki ilişkiyi nasıl temellendirdiğini anlamak.
2
Akıl ile kutsal metnin zahiri (lafzi) anlamı arasında oluşabilecek çelişkilerin çözüm yolunu belirleyin.
Böyle durumlarda kutsal metnin dil kuralları çerçevesinde akla uygun şekilde 'tevil' (yorum) edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılır.
İbn Rüşd'ün akıl-inanç uzlaşısındaki temel yöntemini (tevil) kavramak.
3
Parçanın ana fikri olan 'hakikat hakikate aykırı olamaz' ilkesini seçeneklerle eşleştirerek doğru seçeneği saptayın.
Din ile felsefenin çatışmayıp aksine birbirini doğruladığı yargısının doğru cevap olduğu belirlenir.
Seçenekler arasından parçadaki temel düşünceyi eksiksiz yansıtan yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

İslam felsefesinde akıl-inanç ilişkisi ve İbn Rüşd'ün uzlaşı felsefesi (tevil yöntemi).
Soru 83Soru

Orta Çağ Hristiyan felsefesinde inancın dogmalarını temellendirmek ve savunmak amacıyla çeşitli problemler tartışılmış ve kanıtlamalar geliştirilmiştir.

Aşağıda verilen kavram ve kanıtlamaları, yanlarında yer alan açıklamalarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kozmolojik Kanıt
Ontolojik Kanıt
Kötülük Problemi
Adcılık (Nominalizm)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kozmolojik Kanıt evrendeki ilk neden ilişkisine; Ontolojik Kanıt zihindeki yetkin varlık kavramına; Kötülük Problemi insanın irade özgürlüğünü kötüye kullanmasına; Adcılık ise tümellerin yalnızca ortak adlardan ibaret olduğu görüşüne karşılık gelmektedir.
Kavramlar felsefi içerikleriyle birebir örtüşmektedir: Kozmolojik kanıt evrendeki neden-sonuç zincirinden hareket eder; ontolojik kanıt zihindeki yetkin varlık tanımına dayanır; kötülük problemi irade özgürlüğünün kötüye kullanılmasıyla çözümlenir; nominalizm (adcılık) ise tümellerin yalnızca dildeki adlar olduğunu savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Kozmolojik kanıtın tanımını belirleme
Bu kanıtın evrendeki nedensellik, hareket ve ilk neden fikrine dayandığı tespit edilir ve evrendeki düzenden hareketle ilk nedene ulaşan açıklamayla eşleştirilir.
Kozmolojik kanıt, kozmosun (evrenin) varlığından ve yapısından hareket eden bir akıl yürütmedir.
2
Ontolojik kanıtın tanımını belirleme
Deney dünyasından bağımsız olarak, sadece zihindeki en mükemmel/yetkin varlık kavramından hareketle Tanrı'nın varlığını zorunlu kılan açıklamayla eşleştirilir.
Ontolojik kanıt rasyonalist bir yaklaşımla, kavramın özünden varoluş çıkarımı yapar.
3
Kötülük probleminin çözümünü belirleme
Augustinus'un teodisesine uygun olarak kötülüğün kaynağını insanın özgür iradesini kötüye kullanmasıyla açıklayan tanım bulunur.
İrade özgürlüğü teodisesi, kötülüğü Tanrı'nın yaratımından ziyade insanın seçimlerine yükler.
4
Adcılık (nominalizm) görüşünü belirleme
Tümellerin sadece birer isim ve işaretten ibaret olduğunu savunan açıklamayla eşleştirilir.
Nominalizm, tümeller tartışmasında kavram realizmine karşıt olarak tümellerin nesnel gerçekliğini reddeder.

Anahtar Kavram

Hristiyan felsefesinin temel problemleri (Tanrı'nın varlığı, kötülük ve tümeller problemi)
Soru 84Soru

Aşağıda verilen Hristiyan felsefesi düşünürleri ile bu düşünürlerin Hristiyan felsefesinin temel problemlerine yönelik geliştirdikleri görüşleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Augustinus
Anselmus
Aquinaslı Thomas
Ockhamlı William

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Augustinus kötülüğü iyiliğin yokluğu ve özgür irade ile; Anselmus ontolojik kanıtı zihindeki en yetkin varlık tasarımıyla; Aquinaslı Thomas kozmolojik kanıtı evrendeki nedensellikle; Ockhamlı William ise tümelleri adlardan ibaret görerek inanç ve aklı tamamen ayırmasıyla eşleşir.
Filozoflar ve savundukları görüşler tam olarak örtüşmektedir. Augustinus kötülüğü tözsel olarak reddedip iradeye bağlar; Anselmus ontolojik argümanın kurucusudur; Aquinaslı Thomas kozmolojik kanıtları sistemleştirmiştir; Ockhamlı William ise nominalizm ve akıl-inanç ayrımını savunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Düşünürlerin temel felsefi tezlerini inceleme
Augustinus'un kötülük ve özgür irade ilişkisi; Anselmus'un zihindeki en yetkin varlık (ontolojik) argümanı; Aquinaslı Thomas'ın hareket ve nedensellik (kozmolojik) argümanı; Ockhamlı William'ın nominalizm ve akıl-inanç ayrımı tespit edilir.
Soruda verilen her düşünürün Hristiyan felsefesi tarihindeki belirgin problemleri ele alış biçimini saptamak için.
2
Kavramsal tanımlarla filozofları eşleştirme
Augustinus ile birinci açıklama; Anselmus ile ikinci açıklama; Aquinaslı Thomas ile üçüncü açıklama; Ockhamlı William ile dördüncü açıklama eşleşir.
Düşünürlerin savundukları görüşler ile tanımlarının birebir uyumunu kurmak için.

Anahtar Kavram

Hristiyan Felsefesi Filozofları ve Temel Problemleri
Soru 85Soru

İslam felsefesinde irade özgürlüğü ve insan eylemleri problemi; yaratılış, kader ve sorumluluk ilişkisi bağlamında farklı ekollerce ele alınmıştır. Aşağıda sol sütunda bu problemi tartışan İslam felsefesi ekolleri, sağ sütunda ise bu ekollerin insan eylemleri ve iradeye dair temel savunuları verilmiştir. Sol sütundaki ekolleri, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cebriye
Mu'tezile
Eş'ariye
Maturidiye

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cebriye - İnsanın eylemlerinde hiçbir irade gücü bulunmadığını savunan yaklaşım; Mu'tezile - İnsanın fiillerinde tamamen hür olduğunu ve eylemlerinin yaratıcısı olduğunu savunan yaklaşım; Eş'ariye - İnsanın eylemlerini kesbeden olduğunu ve yaratmanın Tanrı'ya ait olduğunu savunan yaklaşım; Maturidiye - İnsana cüzi irade verildiğini ve aklın vahiy olmadan da yaratıcıyı kavrayabileceğini savunan yaklaşım.
Doğru eşleştirmede; insan iradesini tamamen yok sayan Cebriye ekolü mutlak zorunluluk (cebr) ilkesiyle; insanın eylemlerinde tamamen hür ve kendi fiillerinin yaratıcısı olduğunu savunan Mu'tezile ekolü adalet ilkesiyle; iradeyi 'kesb' teorisiyle temellendirerek yaratmanın sadece Tanrı'ya ait olduğunu ve naklin önceliğini savunan Eş'ariye ekolüyle; insana cüzi irade tanıyan ve aklın vahiy olmadan da Tanrı'yı bulabileceğini kabul eden Maturidiye ekolüyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki ekollerin temel felsefi tezleri ve insan iradesi konusundaki konumları analiz edilir.
Dört farklı kelami ve felsefi yaklaşımın ayırt edici nitelikleri belirlenir.
Eşleştirme sürecinde kavram kargaşasını önlemek.
2
İradeyi tamamen reddeden Cebriye ile mutlak kaderci ve zorlayıcı fiil açıklaması eşleştirilir.
Cebriye ekolü, eylemlerde iradenin olmadığını savunan tanım ile eşleşir.
Cebriye kelimesinin zorunluluk (cebr) kökünden gelmesi ve eylemleri rüzgardaki yaprağa benzetmesi.
3
İradeyi mutlak özgürlük ve adalet bağlamında sorumluluk olarak tanımlayan Mu'tezile ile insan fiillerinin yaratıcısının insan olduğu fikri eşleştirilir.
Mu'tezile ekolü, insanın fiillerinde tamamen hür olduğunu belirten tanım ile eşleşir.
Mu'tezile'nin Tanrı'nın adalet sıfatını korumak için kötülüğü insana yüklemesi ve aklı öncelemesi.
4
Eş'ariye'nin insan eylemini açıklamak için kullandığı 'kesb' (kazanım) teorisi ve vahyin akla önceliği ilkesi tespit edilerek eşleştirilir.
Eş'ariye ekolü, eylemleri kesbeden ve yaratmanın Tanrı'ya ait olduğunu savunan tanım ile eşleşir.
Eş'ariye'nin insan iradesini sınırlı tutarak yaratma tekelini Tanrı'ya vermesi ve nakil merkezli olması.
5
Maturidiye'nin cüzi irade anlayışı ile aklın vahiy olmadan da yaratıcının varlığını kavrama yetisi eşleştirilerek tüm çiftler tamamlanır.
Maturidiye ekolü, cüzi irade ve aklın bağımsız kavrayış gücünü savunan tanım ile eşleşir.
Maturidiye'nin akıl ile vahiy arasında kurduğu dengeli ilişki ve insan sorumluluğunu cüzi iradeye dayandırması.

Anahtar Kavram

İslam Felsefesinde İrade Özgürlüğü ve İnsan Eylemleri Problemi
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 5 / 5
Felsefe Tarihi Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 5 | Examkin