Milli Mücadele Dönemi ve Atatürkçülük

100 soru

Soru 21Soru

1 Kasım 1922'de TBMM tarafından kabul edilen kanunla saltanat kaldırılmıştır.

Bu inkılabın gerçekleştirilmesinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî egemenliğin önündeki en büyük engeli kaldırarak halk iradesini yönetime yansıtmak

Cevap

Millî egemenliğin önündeki en büyük engeli kaldırarak halk iradesini yönetime yansıtmak
Saltanatın kaldırılmasıyla kişisel egemenliğe dayalı yönetim sistemi sona ermiş, böylece halk iradesinin yönetime yansımasının önündeki en büyük engel kaldırılarak cumhuriyetin ilanına giden süreç hızlanmıştır. Bu durum millî egemenlik ilkesinin gerçekleştirilmesi amacına doğrudan hizmet eder.

Adım Adım Çözüm

1
Saltanatın kaldırılmasının siyasi amacını belirleme
Saltanatın tek bir kişinin egemenliğine dayandığı ve bunun millî egemenlik ilkesiyle tamamen çeliştiği tespit edilir.
Saltanat ve mill�� egemenlik kavramlarının teorik ve pratik uyumsuzluğunu anlamak için.
2
Seçeneklerdeki tarihsel kronolojiyi ve kapsamı değerlendirme
Cumhuriyetin ilanı (1923), çok partili hayata geçiş denemeleri (1924 ve sonrası) ve laik devlet düzenine tamamen geçilmesi süreçlerinin saltanatın kaldırılmasından (1922) sonraki aşamalar olduğu belirlenir.
Zaman uyumsuzluğu olan ve tarihsel olarak daha sonra gerçekleşen siyasi gelişmeleri elemek için.
3
Saltanatın kaldırılmasının en temel ve doğrudan amacını seçme
Kişisel egemenliğe son verip ulus iradesini hâkim kılmanın, saltanatın kaldırılmasının ana gerekçesi olduğu sonucuna ulaşılır.
Doğru cevabı netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Saltanatın kaldırılmasının millî egemenlik ilkesiyle olan ilişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 22Soru

Kütahya-Eskişehir Savaşları’nda Türk ordusunun geri çekilerek Sakarya Nehri’nin doğusuna konuşlanması kararını veren Mustafa Kemal Paşa, bu stratejiyle ordunun tamamen yok olmasını engellemeyi ve düşmanı kendi üslerinden uzaklaştırarak lojistik açıdan zayıflatmayı hedeflemiştir.

Bu stratejik karar ve sonrasındaki askeri-siyasi gelişmeler göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu sürecin sonuçları arasında gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TBMM hükûmeti ile Sovyet Rusya arasında Moskova Antlaşması’nın imzalanması

Cevap

TBMM hükûmeti ile Sovyet Rusya arasında Moskova Antlaşması’nın imzalanması
TBMM ile Sovyet Rusya arasında imzalanan Moskova Antlaşması, Birinci İnönü Savaşı'nın kazanılması üzerine 16 Mart 1921'de gerçekleşmiş bir diplomatik gelişmedir. Kütahya-Eskişehir Savaşları ise Temmuz 1921'de gerçekleştiği için bu antlaşma, geri çekilme sürecinin veya yenilginin bir sonucu olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın askeri ve siyasi sonuçlarını kronolojik olarak listeleme.
Bu yenilginin ardından Başkomutanlık Yasası çıkarılmış, Tekalif-i Millîye Emirleri yayımlanmış, meclisin Kayseri'ye taşınması tartışılmış ve ordu Sakarya'nın doğusunda savunma hattı kurmuştur.
Soruda verilen sürecin doğrudan sonuçlarını tespit etmek.
2
Seçeneklerde yer alan Moskova Antlaşması'nın imza tarihini ve nedenini belirleme.
Moskova Antlaşması 16 Mart 1921'de imzalanmış olup Birinci İnönü Muharebesi'nin kazanılmasının ardından elde edilen diplomatik bir başarıdır.
Çekilme kararı ve sonrasındaki gelişmelerle kronolojik ve nedensel uyumunu kontrol etmek.
3
Elde edilen verileri karşılaştırarak doğru seçeneğe ulaşma.
Moskova Antlaşması'nın imzalanması, Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndan (Temmuz 1921) aylar önce gerçekleştiği için bu sürecin bir sonucu olamaz.
Sürecin sonucu olmayan seçeneği kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi savaşlarının neden-sonuç ilişkileri ve kronolojik gelişimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru

17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda, miras ve mülkiyet ilişkilerinde kadın ile erkek arasında tam bir eşitlik sağlanmıştır.

Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle Türk kadınının elde ettiği haklar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı

Cevap

Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı
Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı siyasi bir hak olup, 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu'nda yer almaz. Türk kadınına siyasi haklar 1930 yılından itibaren aşamalı olarak (1930'da belediye, 1933'te muhtarlık, 1934'te milletvekilliği) verilmiştir. Bu nedenle milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı, Türk Medeni Kanunu ile elde edilen haklardan biri değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Türk Medeni Kanunu'nun kapsamının belirlenmesi
Türk Medeni Kanunu sosyal, ailevi ve ekonomik alanlarda düzenlemeler içerir ancak siyasi hakları kapsamaz.
Soruda sorulan hakların Medeni Kanun kapsamında olup olmadığını ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki hakların sınıflandırılması
Mahkemede şahitlik, resmi nikah, meslek seçimi ve miras eşitliği sosyal/ekonomik haklarken; milletvekili seçme ve seçilme hakkı siyasi bir haktır.
Hukuki reformların hangi alanları etkilediğini belirlemek için.
3
Siyasi hakların veriliş tarihinin kontrol edilmesi
Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı 1934 yılında verilmiştir.
1926 tarihli Medeni Kanun ile 1930'lu yıllardaki siyasi gelişmeler arasındaki kronolojik farkı teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Türk Medeni Kanunu'nun sosyal ve ekonomik hakları düzenlemesi, siyasi hakları içermemesi
Tahmini Süre:45s
Soru 24Soru

Cumhuriyet Dönemi'nde hukuk, eğitim ve kültür alanlarında gerçekleştirilen inkılap hareketlerini, bu inkılapların doğrudan ilgili olduğu alanlar ve getirdiği temel düzenlemelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Türk Medeni Kanunu (1926)
Tevhid-i Tedrisat Kanunu (1924)
Türk Tarih Kurumu (1931)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk Medeni Kanunu, aile hukuku ve sosyal hayatta kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ile; Tevhid-i Tedrisat Kanunu, eğitim ve öğretimin birleştirilmesi ile; Türk Tarih Kurumu ise millî kültürün ve tarih bilincinin araştırılması ile eşleşmelidir.
Türk Medeni Kanunu hukuk alanında laikleşmeyi ve sosyal eşitliği, Tevhid-i Tedrisat Kanunu eğitimde birliği, Türk Tarih Kurumu ise millî kültürün bilimsel olarak araştırılmasını hedefleyen inkılaplardır. Bu nedenle yapılan eşleştirmeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuk alanındaki düzenlemeyi belirleme
Türk Medeni Kanunu'nun aile ve toplum yapısındaki eşitliği sağlamaya yönelik bir hukuk inkılabı olduğu tespit edilir.
Hukuksal eşitlik ve laiklik ilkesinin aile yapısındaki karşılığını belirlemek.
2
Eğitim alanındaki düzenlemeyi belirleme
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun eğitim kurumlarını tek bir bakanlığa bağlayarak öğretim birliği sağladığı tespit edilir.
Eğitim alanında ikilikleri sona erdirmek ve laik eğitimi kurumsallaştırmak.
3
Kültür alanındaki düzenlemeyi belirleme
Türk Tarih Kurumu'nun tarih bilincini güçlendirmek ve millî kültürü araştırmak amacıyla kurulduğu tespit edilir.
Millî kimliğin inşası ve tarih araştırmalarının bilimselleşmesi sürecini anlamak.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi'nde hukuk, eğitim ve kültür alanlarında yapılan inkılapların temel amaçları ve kapsamı.
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru

Kurtuluş Savaşı Millî Mücadele Dönemi Batı Cephesi'nde yaşanan askerî gelişmeler ile bu gelişmelerin sonucunda ortaya çıkan siyasi ve diplomatik sonuçları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. İnön�� Muharebesi
II. İnönü Muharebesi
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri
Sakarya Meydan Muharebesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. İnönü Muharebesi ile Moskova Dostluk Antlaşması; II. İnönü Muharebesi ile İtalya'nın Anadolu'dan çekilmeye başlaması; Kütahya-Eskişehir Muharebeleri ile Mustafa Kemal Paşa'ya başkomutanlık yetkisinin verilmesi; Sakarya Meydan Muharebesi ile Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması eşleşmektedir.
I. İnönü Muharebesi, SSCB ile Moskova Antlaşması'nın (16 Mart 1921) yapılmasıyla; II. İnönü Muharebesi, İtalya'nın Anadolu'dan çekilmeye başlamasıyla; Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi ve Mustafa Kemal Paşa'nın Başkomutanlık yetkisini almasıyla; Sakarya Meydan Muharebesi ise Fransa ile Ankara Antlaşması'nın (20 Ekim 1921) imzalanmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi'nin dış siyasi sonuçlarını değerlendirme.
I. İnönü zaferi sonrasında TBMM, SSCB ile Moskova Antlaşması'nı imzalamış ve uluslararası meşruiyetini güçlendirmiştir. Bu durum left_1 ile right_1 eşleşmesini doğrular.
Askerî zaferlerin diplomatik kazanımlara etkisini analiz etmek.
2
II. İnönü Muharebesi'nin İtilaf Devletleri üzerindeki etkilerini inceleme.
II. İnönü zaferinin ardından İtalya Anadolu'dan çekilme kararı almış, Fransa ise TBMM ile görüşmek için temsilci yollamıştır. Bu durum left_2 ile right_2 eşleşmesini sağlar.
Batı Cephesi'ndeki savunma savaşlarının İtilaf bloğundaki çatlakları nasıl büyüttüğünü belirlemek.
3
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin iç siyasi ve askerî yansımalarını analiz etme.
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'ndeki yenilginin ardından ordu Sakarya'nın doğusuna çekilmiş, TBMM'de yaşanan kriz sonucunda Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisi verilmiştir. Bu durum left_3 ile right_3 eşleşmesini gösterir.
Cephedeki mağlubiyetlerin meclis içi siyasete ve ordu sevk-idare yetkilerine yansımasını anlamak.
4
Sakarya Meydan Muharebesi'nin diplomatik neticelerini değerlendirme.
Sakarya zaferinin ardından Fransa ile 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması imzalanmış, böylece Fransa Anadolu'dan çekilmiş ve Güney Cephesi resmen kapanmıştır. Bu durum left_4 ile right_4 eşleşmesini doğrular.
Sakarya zaferinin işgalci güçlerden birini barışa zorlayarak cephelerin tekleşmesine katkısını saptamak.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi Savaşları'nın askerî sonuçlarının siyasi ve diplomatik gelişmelerle ilişkisi
Soru 26Soru

Kurtuluş Savaşı Millî Mücadele Dönemi Batı Cephesi'nde gerçekleşen muharebeleri, bu muharebelerin doğrudan sonucu olarak ortaya çıkan siyasi, hukuki ve diplomatik gelişmelerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. İnönü Muharebesi
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri
Sakarya Meydan Muharebesi
Büyük Taarruz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. İnönü Muharebesi, Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması'nın imzalanmasıyla; Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, Başkomutanlık Kanunu'nun çıkarılmasıyla; Sakarya Meydan Muharebesi, Kars ve Ankara Antlaşmalarının imzalanmasıyla; Büyük Taarruz ise Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasıyla eşleşmektedir.
Batı Cephesi'ndeki her muharebe kendine has askerî ve siyasi sonuçlar doğurmuştur. I. İnönü Muharebesi zaferi Moskova Antlaşması'nı getirirken, Kütahya-Eskişehir yenilgisi Başkomutanlık Kanunu'nun çıkarılmasına neden olmuştur. Sakarya zaferi güney sınırını Ankara Antlaşması ile güvenceye alırken, Büyük Taarruz zaferi Mudanya Ateşkesi ile işgal altındaki bölgelerin savaşsız kurtarılmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi'nin dış politika sonuçları analiz edilir.
Bu zaferin ardından Sovyet Rusya ile Moskova Dostluk Antlaşması imzalanmıştır.
Askerî zaferlerin diplomatik kazanımlara zemin hazırladığını doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin iç siyasi ve askerî yansımaları değerlendirilir.
Yenilgi sonrasında mecliste yaşanan bunalım üzerine Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisi verilmiş ve Tekalif-i Millîye Emirleri yayımlanmıştır.
Savaşın olumsuz gidişatının meclisteki olağanüstü önlemleri tetiklediğini belirlemek amacıyla bu adım uygulanır.
3
Sakarya Meydan Muharebesi'nin uluslararası antlaşmalara etkisi saptanır.
Bu savunma zaferinden sonra Fransa ile Ankara Antlaşması ve Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması imzalanmıştır.
Askerî zaferlerin cepheleri kapatan diplomatik antlaşmalar doğurduğunu anlamak için bu adım yapılır.
4
Büyük Taarruz'un askerî safhayı bitiren rolü incelenir.
Zaferin ardından Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve diplomatik süreç başlamıştır.
Kurtuluş Savaşı'nın sıcak çatışma dönemini bitiren ve işgal altındaki toprakları savaşsız kurtaran gelişmeyi belirlemek için bu adım atılır.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi muharebelerinin kronolojik gelişimi ile siyasi, iç hukuksal ve diplomatik sonuçları arasındaki neden-sonuç ilişkisi.
Soru 27Soru

Batı Cephesi'nde kazanılan askerî başarılar, TBMM Hükümetinin uluslararası alanda diplomatik ve siyasi prestijini artırmış, İtilaf Devletleri'nin Anadolu politikalarında görüş ayrılıklarının belirginleşmesine yol açmıştır.

Buna göre;

I. İtalya'nın Anadolu'daki güçlerini tahliye etmeye başlaması,
II. Fransa'nın TBMM ile barış zemini arayarak Ankara'ya temsilci göndermesi,
III. Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması'nın imzalanması

gelişmelerinden hangileri II. İnönü Muharebesi'nin doğrudan diplomatik sonuçları arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

II. İnönü Muharebesi'nin diplomatik sonuçları İtalya'nın Anadolu'dan askerlerini çekmeye başlaması ve Fransa'nın Ankara'ya temsilci göndermesidir.
Doğru yanıt 'I ve II' ifadesini içeren seçenektir. II. İnönü Muharebesi'nin kazanılmasıyla İtilaf Devletleri arasındaki birlik sarsılmış, İtalya Anadolu'dan askerlerini çekmeye başlamış, Fransa ise TBMM ile anlaşma zemini arayarak Ankara'ya gayriresmi bir temsilci göndermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
II. İnönü Muharebesi'nin gerçekleştiği dönemi ve diplomatik sonuçlarını belirleme.
Muharebe Mart-Nisan 1921'de gerçekleşmiş ve TBMM'nin zaferiyle sonuçlanmıştır. Bu zafer sonrası İtalya Anadolu'dan çekilmeye başlamış, Fransa ise barış arayışıyla Ankara'ya temsilci göndermiştir.
Öncüllerde verilen gelişmelerin hangi savaşa ait olduğunu tespit etmek.
2
Moskova Antlaşması'nın tarihini ve hangi gelişmenin sonucu olduğunu kontrol etme.
Moskova Antlaşması, 16 Mart 1921'de I. İnönü Muharebesi'nin diplomatik bir sonucu olarak imzalanmıştır.
III. öncülün kronolojik doğruluğunu denetlemek.
3
Doğru seçeneği belirleme.
I ve II numaralı gelişmeler II. İnönü Muharebesi'nin sonuçlarıyken, III numaralı gelişme I. İnönü Muharebesi'nin sonucudur. Dolayısıyla doğru yanıt 'I ve II' olmalıdır.
Tüm öncülleri karşılaştırıp doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

II. İnönü Muharebesi'nin iç ve dış politikadaki diplomatik yansımaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru

Atatürk Dönemi'nde toplumsal ve ekonomik alanlarda gerçekleştirilen aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması: İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması (1923), Aşar vergisinin kaldırılması (1925) ve Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesi (1934) şeklindedir.
Gelişmelerin kronolojik sıralaması sırasıyla 1923 (İzmir İktisat Kongresi), 1925 (Aşar vergisinin kaldırılması) ve 1934 (Soyadı Kanunu) şeklindedir. Bu nedenle doğru sıralama geçmişten günümüze doğru ilk gelişmeden son gelişmeye göre yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İzmir İktisat Kongresi'nin tarihini belirlemek
Kongre, 17 Şubat 1923 tarihinde toplanmıştır.
Milli Mücadele'nin hemen ardından yeni Türk devletinin iktisat politikasını çizmek amacıyla toplanan ilk kongredir.
2
Aşar vergisinin kaldırılış tarihini belirlemek
Aşar vergisi, 17 Şubat 1925 tarihinde kaldırılmıştır.
Köylünün refahını artırmak ve tarımsal üretimi teşvik etmek amacıyla uygulanan bu reform, iktisat kongresinden iki yıl sonra gerçekleştirilmiştir.
3
Soyadı Kanunu'nun kabul ediliş tarihini belirlemek
Soyadı Kanunu, 21 Haziran 1934 tarihinde kabul edilmiştir.
Toplumsal alanda eşitliği sağlamak ve resmi işlemlerdeki karışıklıkları gidermek amacıyla yapılan bu düzenleme, diğer gelişmelere göre daha geç bir tarihe sahiptir.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi toplumsal ve ekonomik alanda yapılan inkılapların kronolojik gelişimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru

Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasının ardından TBMM Hükümeti ile Fransa arasında 20 Ekim 1921 tarihinde Ankara Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmanın imzalanması üzerine İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon, parlamentoda yaptığı konuşmada: 'Fransa'nın Ankara Hükümeti ile ayrı bir antlaşma imzalaması, müttefikler arası dayanışmaya indirilmiş ağır bir darbedir.' değerlendirmesinde bulunmuştur.

Buna göre, İngiltere Dışişleri Bakanı'nın bu ifadesi ve Ankara Antlaşması'nın içeriği birlikte değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Cephesi'ndeki askeri başarının, İtilaf Devletleri arasındaki diplomatik birlikteliği sarsarak TBMM'nin dış politikadaki hareket alanını genişlettiği

Cevap

Batı Cephesi'ndeki askeri başarının, İtilaf Devletleri arasındaki diplomatik birlikteliği sarsarak TBMM'nin dış politikadaki hareket alanını genişlettiği yönündeki ifadedir.
Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında imzalanan Ankara Antlaşması ile Fransa, TBMM'yi resmen tanımış ve Güney Cephesi'ndeki savaş durumunu sonlandırmıştır. İngiliz Bakan Lord Curzon'un bu antlaşmayı 'müttefikler arası dayanışmaya indirilmiş ağır bir darbe' olarak nitelendirmesi, İtilaf Devletleri arasındaki ortak hareket etme politikasının sarsıldığını gösterir. Bu durum TBMM'nin uluslararası politikada elini güçlendirmiş ve manevra alanını genişletmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon'un konuşmasını analiz etmek.
Curzon'un 'müttefikler arası dayanışmaya indirilmiş ağır bir darbe' ifadesiyle Fransa'nın tek taraflı olarak TBMM ile anlaşmasından duyduğu rahatsızlığı tespit etmek.
Soru kökündeki alıntının İtilaf Devletleri arasındaki siyasi/diplomatik ayrılığı işaret ettiğini anlamak.
2
Sakarya Meydan Muharebesi ile Ankara Antlaşması arasındaki ilişkiyi kurmak.
Batı Cephesi'ndeki büyük askeri zaferin (Sakarya), Fransa'yı savaştan çekilmeye ve TBMM ile masaya oturmaya zorladığını belirlemek.
Askeri başarıların diplomatik sonuçları nasıl şekillendirdiğini ortaya koymak.
3
Diplomatik sonuçların TBMM'nin konumuna etkisini değerlendirmek.
İtilaf Devletleri bloğunun bölünmesiyle TBMM'nin dış politikada daha güçlü bir pozisyona ulaştığını ve manevra alanının genişlediğini çıkarımlamak.
Doğru cevaba ulaşmak için askeri zafer ile diplomatik kazanım arasındaki köprüyü tamamlamak.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi'ndeki askeri başarıların uluslararası diplomatik ilişkilere ve İtilaf Devletleri arasındaki ittifak yapısına etkisi.
Soru 30Soru

Atatürk, halkı oluşturan çeşitli meslek gruplarından bahsettiği bir söylevinde şu ifadeleri kullanmıştır:

"Bizim düşüncemizde; çiftçi, çoban, amele, tüccar, sanatkâr, asker, doktor kısacası herhangi bir sosyal müessesede faal bir vatandaşın hak, menfaat ve hürriyeti eşittir."

Atatürk'ün bu ifadesiyle toplumsal eşitliği ve ayrıcalıksız bir toplum düzenini vurgulaması, aşağıdaki ilkelerden hangisinin doğrudan bir gereğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halkçılık

Cevap

Halkçılık
Atatürk'ün söylevinde toplumun tüm kesimlerinin haklar bakımından eşit olduğu ve hiç kimseye ayrıcalık tanınamayacağı vurgulanmıştır. Toplumsal eşitliği, ayrıcalıksız bir toplum düzenini ve kanun önünde eşitliği savunan Atatürk ilkesi halkçılık olduğu için doğru yanıt halkçılıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Atatürk'ün söylevinde geçen anahtar kelimeleri analiz etmek
Sözde geçen 'çiftçi, çoban, amele, tüccar...' gibi meslek gruplarının 'hak, menfaat ve hürriyet' bakımından eşit olduğu belirtilmiştir.
Soruda hedeflenen temel ilkeyi bulmak için verilen tarihsel metindeki ana vurgunun (toplumsal eşitlik) saptanması gerekir.
2
Eşitlik kavramını Atatürk ilkeleriyle ilişkilendirmek
Kanun önünde eşitlik, ayrıcalıksız toplum ve sosyal adalet kavramları doğrudan halkçılık ilkesinin temel kabulleridir.
Saptanan kavramsal vurgunun en uygun ilke ile eşleştirilmesi amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Halkçılık ilkesinin kanun önünde eşitliği, sınıf ayrımının reddini ve toplumsal adaleti esas alması
Tahmini Süre:50s
Soru 31Soru

Kurtuluş Savaşı Millî Mücadele Dönemi Batı Cephesi'nde yaşanan askerî gelişmeler ve bu gelişmelerin diplomatik sonuçlarıyla ilgili a��ağıdaki olayları kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların kronolojik olarak eskiden yeniye doğru doğru sıralaması şu şekildedir: İlk olarak düzenli orduya geçiş sürecinin hızlandırılması, ardından Londra Konferansı daveti ile TBMM Hükümetinin varlığının hukuken kabul edilmesi, sonrasında K��tahya-Eskişehir yenilgisi üzerine ordunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesi ve en son olarak Sakarya Zaferi sonrasında Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması gerçekleşmiştir.
Kronolojik sıralama incelendiğinde, Kuva-yı Milliye'den düzenli orduya geçiş kararı (Kasım 1920) ilk sırada yer alır. Ardından I. İnönü Muharebesi sonrasındaki Londra Konferansı (Şubat-Mart 1921) gelir. Kütahya-Eskişehir yenilgisinin ardından ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi (Temmuz 1921) üçüncü sıradadır. Son olarak Sakarya Muharebesi'nin ardından Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması (Ekim 1921) gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Düzenli orduya geçiş kararının tarihsel yerini belirleme
Gediz Taarruzu'ndaki başarısızlık sonrasında Kasım 1920'de düzenli ordu kurulmuştur.
Bu gelişme, Batı Cephesi'ndeki ilk büyük yapısal değişiklik olup sıralamanın ilk basamağını oluşturur.
2
Londra Konferansı davetinin tarihsel konumunu saptama
I. İnönü Savaşı'nın (Ocak 1921) ardından Şubat 1921'de Londra Konferansı toplanmıştır.
Düzenli ordunun ilk askeri zaferinin ardından gelen diplomatik aşamadır.
3
Ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilme tarihini belirleme
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'ndeki başarısızlık sonucu Temmuz 1921'de gerçekleşmiştir.
Londra Konferansı'ndan sonra, Sakarya Meydan Muharebesi'nden ise önce yaşanan bir askeri kriz yönetimi adımıdır.
4
Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nın tarihini tespit etme
Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasının ardından 20 Ekim 1921'de imzalanmıştır.
Sakarya Nehri'nin doğusunda yapılan savunmanın zaferle taçlanmasından sonraki nihai diplomatik sonuçtur.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Batı Cephesi Kronolojisi ve Askeri-Diplomatik Korelasyon
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 32Soru

Atatürk Dönemi Türk dış politikasında karşı karşıya gelinen aşağıdaki sorunları, bu sorunların doğrudan ilgili olduğu devletler ve açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Musul Sorunu
Hatay Sorunu
Nüfus Mübadelesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Musul Sorunu, İngiltere ile yaşanan sınır anlaşmazlığıyla; Hatay Sorunu, Fransa mandasındaki Suriye sınırları içerisinde kalan bölgeyle; Nüfus Mübadelesi ise Yunanistan ile yaşanan yerleşiklik sorunuyla eşleşir.
Musul Sorunu İngiltere ile, Hatay Sorunu Fransa ile, Nüfus Mübadelesi ise Yunanistan ile doğrudan ilgilidir. Bu sorunlar sırasıyla sınır anlaşmazlıkları, toprak bütünlüğü ve nüfus değişimi başlıkları altında Atatürk dönemi Türk dış politikasının en önemli gündem maddelerini oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Musul Sorunu'nun taraflarını ve niteliğini belirlemek.
Musul Sorunu, Lozan'da çözülemeyip sonraya bırakılan ve İngiltere ile ikili görüşmeler ile Milletler Cemiyeti zemininde yürütülen sınır sorunudur.
Musul bölgesindeki petrol kaynakları üzerinde hak iddia eden İngiltere ile Misakımilli sınırlarını korumak isteyen Türkiye karşı karşıya gelmiştir.
2
Hatay Sorunu'nun taraflarını ve gelişimini analiz etmek.
Hatay, Suriye sınırları içerisinde Fransa mandasında kalmış; Fransa'nın Suriye'den çekilmesiyle bağımsız devlet olmuş ve ardından anavatana katılmıştır.
Hatay'ın çoğunluğunun Türk nüfusundan oluşması ve Misakımilli hedefleri doğrultusunda Türkiye konuyu Fransa ile diplomatik yollardan müzakere etmiştir.
3
Nüfus Mübadelesi sorununun kapsamını ve muhatabını tespit etmek.
Lozan Antlaşması gereği yapılması öngörülen Türk ve Rum nüfus değişiminin Yunanistan ile yaşanan yerleşiklik (etablis) anlaşmazlığıyla tıkanmasıdır.
İstanbul'daki Rumların ve Batı Trakya'daki Türklerin göç muafiyeti şartları üzerindeki anlaşmazlık iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmiştir.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi dış politikasındaki başlıca ikili diplomatik sorunlar ve çözümleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

İtilaf Devletleri’nin Lozan Konferansı’nda Boğazlar ve kapitülasyonlar gibi konularda sunduğu ilk taslaklar, yeni Türk devletinin tam bağımsızlık anlayışıyla doğrudan çelişiyordu. Yapılan çetin müzakereler sonucunda imzalanan nihai antlaşmada önemli kazanımlar elde edilmiş olsa da millî egemenlik haklarımızı gölgeleyen kararlar da yer almıştır.

Buna göre, Lozan Antlaşması'nın aşağıdaki hükümlerinden hangisi, Türkiye'nin kendi toprakları üzerindeki hükümranlık yetkilerini doğrudan kısıtlayan bir niteliğe sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boğazlar Bölgesi’nin askersizleştirilerek yönetiminin uluslararası bir komisyona bırakılması

Cevap

Boğazlar Bölgesi’nin askersizleştirilerek yönetiminin uluslararası bir komisyona bırakılması
Lozan Antlaşması'na göre Boğazlar Bölgesi'nin askersizleştirilmesi ve yönetiminin uluslararası bir komisyona devredilmesi, Türkiye'nin kendi toprakları üzerindeki asker bulundurma ve yönetme hakkını sınırlandırdığı için egemenlik haklarını doğrudan kısıtlayan bir niteliğe sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Egemenlik kısıtlaması kavramını tanımlamak.
Egemenlik kısıtlaması, bir devletin kendi sınırları içinde tam karar alma ve uygulama yetkisinin uluslararası örgüt veya kurullarla paylaşılması ya da sınırlandırılması anlamına gelir.
Seçeneklerdeki hükümleri egemenlik hakları açısından doğru tasnif edebilmek.
2
Lozan Antlaşması hükümlerini analiz etmek.
Boğazlar'ın askersizleştirilmesi ve yönetiminin uluslararası bir komisyona bırakılması egemenlik haklarını kısıtlar. Diğer hükümler ya bağımsızlığı güçlendirir ya da çözülemeyip ertelenmiştir.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Lozan Barış Antlaşması'nda Boğazlar Komisyonu'nun egemenlik hakları üzerindeki etkisi
Soru 34Soru

Lozan Barış Antlaşması’nda Türkiye’nin bağımsızlık ve egemenlik haklarını korumaya yönelik çabaları doğrultusunda pek çok konu müzakere edilmiştir. Bu görüşmelerde alınan bazı kararlar Türkiye’nin tam bağımsızlık hedefine tam uyum sağlarken, bazıları ise egemenlik haklarını kısıtlayıcı nitelikte olmuş veya ileri bir tarihe ertelenmiştir.

Buna göre Lozan Konferansı’nda ele alınan;

I. Kapitülasyonların bütün sonuçlarıyla birlikte kaldırılması,
II. Irak sınırının (Musul Sorunu) belirlenmesi,
III. Boğazlar bölgesinin yönetiminin, başkanlığı Türkiye'ye ait uluslararası bir komisyona bırakılması

konularından hangileri Lozan’da hem nihai bir çözüme ulaştırılmış hem de Türkiye’nin tam bağımsızlık ve egemenlik haklarına uygun olarak karara bağlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Kapitülasyonların kaldırılması (Yalnız I) Lozan'da hem nihai bir karara bağlanmış hem de bağımsızlık ve egemenlik haklarına uygun bir şekilde sonuçlandırılmıştır.
Kapitülasyonların tamamen kaldırılması, Lozan'da hem kesin ve nihai bir karara bağlanmış hem de Türkiye'nin tam bağımsızlık ve ekonomik egemenlik haklarını tam olarak gözetecek şekilde sonuçlandırılmıştır. Irak sınırı (Musul) ertelendiği için nihai değildir. Boğazlar Komisyonu ise egemenliği zedeleyici bir unsur barındırdığı için tam bağımsızlık ve egemen devlet ilkelerine uygun değildir. Dolayısıyla yalnız kapitülasyonlara ilişkin birinci öncül doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan Barış Konferansı'nda ele alınan konuların nihai duruma ulaşıp ulaşmadığının belirlenmesi.
Kapitülasyonlar kesin olarak kaldırılmış (nihai), Boğazlar Komisyonu kurulması kararlaştırılmış (nihai), Irak sınırı ise çözümsüz kalıp ertelenmiştir (nihai değil).
Soru kökündeki 'nihai çözüme ulaştırılmış' koşulunu test etmek için her öncülün konferans sonundaki hukuki statüsünün incelenmesi gerekir.
2
Nihai çözüme kavuşan konuların tam bağımsızlık ve egemenlik ilkelerine uygunluğunun analiz edilmesi.
Kapitülasyonların kaldırılması ekonomik ve hukuki bağımsızlığı sağlayarak egemenliğe uygun olurken, Boğazlar Komisyonu'nun kurulması toprak bütünlüğü üzerinde yabancı denetimi oluşturarak egemenlik haklarını zedelemiştir.
Soru kökündeki 'tam bağımsızlık ve egemenlik haklarına uygunluk' kriterinin nihai olan kararlara uygulanması gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Lozan Barış Antlaşması maddelerinin tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik ilkeleri çerçevesinde analiz edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 35Soru

Kurtuluş Savaşı Millî Mücadele Dönemi'nde Batı Cephesi'ndeki askerî gelişmelerin gidişatı, iç politikada yeni kararların alınmasına ve dış ilişkilerde diplomatik adımların atılmasına ortam hazırlamıştır. Buna göre, aşağıda verilen tarihi olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Londra Konferansı'nın düzenlenmesi, Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisinin verilmesi, Tekalif-i Milliye Emirleri'nin yayımlanması, Kars Antlaşması'nın imzalanması ve Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması şeklinde olmalıdır.
Verilen olaylar kronolojik olarak incelendiğinde; Londra Konferansı I. İnönü Savaşı'ndan sonra (Şubat-Mart 1921), Başkomutanlık Kanunu Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrasında (5 Ağustos 1921), Tekalif-i Milliye Emirleri hemen ardından Sakarya Savaşı öncesinde (7-8 Ağustos 1921), Kars Antlaşması Sakarya Zaferi sonrasında (13 Ekim 1921) ve Mudanya Ateşkes Antlaşması Büyük Taarruz sonrasında (11 Ekim 1922) gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi sonrasındaki ilk diplomatik gelişmeyi belirleme
İtilaf Devletleri'nin TBMM'yi Londra Konferansı'na davet etmesi (Şubat-Mart 1921) tespit edilir.
Batı Cephesi'ndeki ilk büyük askeri başarıdan sonra İtilaf Devletleri'nin diplomatik arayışları başlar.
2
Kütahya-Eskişehir muharebelerinin sonrasındaki iç siyasi gelişmeleri belirleme
5 Ağustos 1921'de Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisinin verilmesi belirlenir.
Ordunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle oluşan kriz ortamında meclis yetkileri başkomutana devredilmiştir.
3
Başkomutanlık yetkisinin hemen ardından gelen askeri hazırlık sürecini belirleme
7-8 Ağustos 1921'de Tekalif-i Milliye Emirleri'nin yayımlanması belirlenir.
Mustafa Kemal Paşa, başkomutanlık yetkisine dayanarak Sakarya Savaşı öncesinde ordunun ihtiyaçlarını karşılamak üzere bu emirleri çıkarmıştır.
4
Sakarya Zaferi'nin getirdiği diplomatik antlaşmaları belirleme
13 Ekim 1921'de Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması'nın imzalanması belirlenir.
Sakarya Zaferi'nin dış politikadaki önemli sonuçlarından biri olarak doğu sınırı kesinleşmiştir.
5
Askeri mücadeleyi tamamen bitiren son antlaşmayı belirleme
11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması belirlenir.
Büyük Taarruz'un kazanılmasının ardından savaşın askeri safhası sona ermiş, diplomatik safhası başlamıştır.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Batı Cephesi Savaşları kronolojisi ve bu savaşların askeri-siyasi iç ve dış sonuçlarının sebep-sonuç ilişkisi içinde kavranması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru

Yeni Türk Devleti'nin dış politikada barışçı bir siyaset izlemesi ve uluslararası iş birliğine önem vermesi, dünya barışını korumayı amaçlayan uluslararası kuruluşlarda yer almasını sağlamıştır.

Bu doğrultuda Türkiye, 1932 yılında aşağıdaki uluslararası kuruluşlardan hangisine üye olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milletler Cemiyeti

Cevap

Milletler Cemiyeti
Türkiye, dış politikada 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesini benimsemiştir. Bu doğrultuda dünya barışını korumak ve uluslararası sorunların barışçı yollarla çözümünü desteklemek amacıyla 18 Temmuz 1932 tarihinde Milletler Cemiyeti'ne katılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarihsel dönemi (Atatürk Dönemi) ve temel amacı (uluslararası barış kuruluşuna üyelik) belirleyin.
1932 yılında dünya barışını korumayı amaçlayan küresel kuruluşa Türkiye'nin katılımı hedeflenmektedir.
Soruda istenen kavramın doğru tarihsel bağlamını oturtmak için.
2
Seçeneklerde yer alan uluslararası örgüt ve ittifakların kuruluş tarihlerini ve niteliklerini gözden geçirin.
Birleşmiş Milletler (1945), NATO (1949), Avrupa Konseyi (1949) kuruluş tarihleri nedeniyle elenirken; Sadabat Paktı ise küresel bir barış örgütü değil, bölgesel bir saldırmazlık paktı olduğu için elenir.
Çeldiricilerin tarihsel ve niteliksel olarak yanlışlığını doğrulamak için.
3
Türkiye'nin 1932'de üye olduğu ve dünya barışını korumayı hedefleyen küresel nitelikteki kuruluşu tespit edin.
Milletler Cemiyeti, Türkiye'nin 1932'de barışçıl politikasının bir gereği olarak üye olduğu uluslararası kuruluştur.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası kapsamında barışçıl yaklaşımlar ve Milletler Cemiyeti'ne üyelik.
Soru 37Soru

Milli Mücadele Dönemi'ni diplomatik yollarla nihayete erdiren Mudanya Ateşkesi ve Lozan Barış Antlaşması sürecinde ele alınan konular ile bu konuların sonuçlarını/özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mudanya Ateşkes Antlaşması
Kapitülasyonların Kaldırılması
Irak Sınırı (Musul Meselesi)
Bo��azlar Komisyonu'nun Kurulması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mudanya Ateşkes Antlaşması, Doğu Trakya ve İstanbul'un savaşsız kurtarılmasını sağlayan diplomatik gelişme ile; Kapitülasyonların kaldırılması, yeni Türk Devleti'nin ekonomik bağımsızlığını tam anlamıyla sağlayan karar ile; Irak Sınırı (Musul), Lozan'da çözülemeyip ikili görüşmelere ertelenen sınır sorunu ile; Boğazlar Komisyonu'nun kurulması ise Türkiye'nin egemenlik haklarını kısıtlayan uygulama ile eşleşir.
Mudanya Ateşkes Antlaşması askeri safhayı bitirip diplomatik süreci başlatırken İstanbul ve Doğu Trakya'yı savaşsız kurtarmıştır. Kapitülasyonların kaldırılması tam ekonomik bağımsızlığı sağlamıştır. Irak sınırı Lozan'da çözülemeyen tek konudur. Boğazlar Komisyonu ise Türk egemenlik haklarını sınırlandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mudanya Ateşkesi'nin kapsamı belirlenir.
Doğu Trakya ve İstanbul'un savaşılmadan kurtarıldığı bilgisiyle eşleştirilir.
Antlaşmanın en önemli askeri ve diplomatik sonucunu saptamak için.
2
Kapitülasyonların kaldırılmasının amacı ve sonucu incelenir.
Tam ekonomik bağımsızlığın kazanılması ve adli-mali imtiyazların son bulması bilgisiyle eşleştirilir.
Lozan'ın ekonomik kazanımlarını tespit etmek için.
3
Lozan'da karara bağlanamayan sınır konusu araştırılır.
Irak sınırının çözülemeyerek Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere bırakıldığı saptanır.
Konferans sırasında çözülemeyip ertelenen tek konuyu ayırt etmek için.
4
Boğazlar Komisyonu'nun egemenlik üzerindeki etkisi analiz edilir.
Uluslararası komisyon kurulmasının egemenlik haklarını kısıtlayan bir uygulama olduğu belirlenir.
Misak-ı Milli'ye ve bağımsızlığa aykırı çözümleri gruplandırmak için.

Anahtar Kavram

Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın askeri ve siyasi sonuçları ile Lozan Barış Antlaşması'nda ele alınan konuların bağımsızlık ve egemenlik ilkeleri çerçevesinde analiz edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru

Kurtuluş Savaşı'nın askeri safhasını sonlandıran Mudanya Ateşkes Antlaşması ile yeni Türk devletinin uluslararası alanda tescilini sağlayan Lozan Barış Antlaşması'nda alınan bazı kararlar ve bu kararların doğurduğu siyasi, hukuki veya ekonomik sonuçlar bulunmaktadır.

Aşağıda verilen antlaşma kararlarını, bu kararların doğrudan ilişkili olduğu egemenlik ve bağımsızlık sonuçlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mudanya Ateşkes Antlaşması ile İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetiminin savaşılmadan TBMM Hükümeti'ne bırakılması
Lozan Barış Antlaşması'nda Düyun-ı Umumiye idaresinin ve kapitülasyonların tüm sonuçlarıyla birlikte kaldırılması
Lozan Barış Antlaşması'nda Türkiye sınırları içindeki tüm gayrimüslim azınlıkların Türk vatandaşı sayılması
Lozan Barış Antlaşması'nda Boğazlar'ın geçiş rejiminin başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona devredilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İstanbul ve Boğazlar'ın TBMM Hükümeti'ne bırakılması Osmanlı Devleti'nin hukuken sona ermesiyle; kapitülasyonlar ve Düyun-ı Umumiye'nin kaldırılması ekonomik egemenliğin kazanılmasıyla; azınlıkların Türk vatandaşı sayılması iç işlerimize karışılmasının önlenmesiyle; Boğazlar Komisyonu ise ulusal egemenliğin kısıtlanmasıyla eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede İstanbul'un devri Osmanlı'nın hukuken bitişini, ekonomik imtiyazların son bulması mali bağımsızlığı, azınlıkların eşit vatandaşlığı iç işlerimize müdahalenin önlenmesini, Boğazlar Komisyonu ise egemenliğin kısıtlanmasını ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mudanya Ateşkes Antlaşması'ndaki İstanbul ve Boğazlar maddesini değerlendirmek
İstanbul Osmanlı başkenti olduğu için bu bölgenin doğrudan TBMM'ye teslimi, Osmanlı'nın hukuki varlığının sona erdirildiğini tescil eder.
Başkent üzerindeki egemenliğin el değiştirmesi hukuki statüyü belirler.
2
Lozan Antlaşması'ndaki kapitülasyonlar ve Düyun-ı Umumiye kararını incelemek
Kapitülasyonlar ve Düyun-ı Umumiye ekonomik bağımsızlığımızı kısıtlayan en büyük engellerdir; kaldırılmaları tam ekonomik bağımsızlığı sağlamıştır.
Mali egemenlik, milli bağımsızlığın ayrılmaz bir parçasıdır.
3
Azınlık haklarına dair Lozan kararını analiz etmek
Azınlıkların Türk vatandaşı sayılarak Türk kanunlarına tabi kılınması, Avrupalı devletlerin iç işlerimize karışmasını engellemiştir.
Dış güçlerin azınlıkları kullanarak egemenlik haklarımıza müdahale etmesini önlemek temel hedeftir.
4
Boğazlar Komisyonu kararının etkilerini belirlemek
Uluslararası bir komisyonun varlığı ve Boğazlar'ın silahsızlandırılması, Türkiye'nin kendi topraklarındaki tam egemenliğini kısıtlayıcı bir unsurdur.
Toprak bütünlüğüne rağmen askeri kontrolün tam sağlanamaması egemenliği zedeler.

Anahtar Kavram

Mudanya Ateşkes ve Lozan Barış Antlaşmalarının siyasi, hukuki ve ekonomik sonuçları
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 39Soru

Lozan Barış Konferansı'nda karara bağlanan konular ile çözümü sonraya bırakılan veya ikili görüşmelere havale edilen konular arasında ayrım yapılması, antlaşmanın diplomatik sonuçlarını analiz etmek açısından büyük önem taşımaktadır.

Buna g��re, aşağıdakilerden hangisi Lozan Barış Antlaşması'nda doğrudan ve kesin bir çözüme kavuşturulup kapatılan konulardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye-Irak sınırının çizilmesi ve Musul sorununun çözüme kavuşturulması

Cevap

Türkiye-Irak sınırının çizilmesi ve Musul sorununun çözüme kavuşturulması
Türkiye-Irak sınırı ve Musul konusu Lozan Barış Antlaşması'nda çözüme kavuşturulamamış, antlaşma imzalandıktan sonraki dokuz ay içinde Türkiye ve İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır. Dolayısıyla bu konu antlaşmada kesin olarak çözüme kavuşturulan konulardan biri değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan Barış Antlaşması'nda görüşülen konuların çözüme kavuşma durumlarını analiz etmek.
Kapitülasyonlar, azınlıklar, dış borçlar ve yabancı okullar konuları antlaşma metninde doğrudan karara bağlanmış ve çözüme kavuşturulmuştur.
Bu konuların hukuki statüsü antlaşma ile kesinleştiği için doğrudan çözülen konular sınıfına girer.
2
Türkiye-Irak sınırı ve Musul konusunun Lozan'daki durumunu incelemek.
Musul sorunu, konferansta Türkiye ile İngiltere arasında anlaşmazlığa yol açtığı için çözülememiş ve antlaşma sonrasındaki ikili görüşmelere bırakılmıştır.
Bu durum, konunun antlaşma sırasında doğrudan ve kesin bir çözüme kavuşturulamadığını gösterir.

Anahtar Kavram

Lozan Barış Antlaşması'nda çözülen ve çözümü sonraya bırakılan konuların ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

Yeni Türk devletinde ulusal egemenliğin tam anlamıyla hâkim kılınması, devlet organlarının işleyişinin rasyonelleştirilmesi ve laikleşme sürecinin hızlandırılması amacıyla 3 Mart 1924'te kapsamlı hukuki ve siyasi düzenlemeler yapılmıştır. Bu doğrultuda Halifelik kaldırılmış, Şer'iyye ve Evkaf Vekaleti ile Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti lağvedilmiştir.

Bu reformların ortak siyasi hedefleri ve devletin kurumsal yapısına etkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu düzenlemelerin doğrudan bir sonucu veya amacı olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümet bunalımlarını sonlandırarak yürütme gücünün kabine sistemi esasına göre organize edilmesini sağlamak

Cevap

Hükümet bunalımlarını sonlandırarak yürütme gücünün kabine sistemi esasına göre organize edilmesini sağlamak
Hükümet bunalımlarının sonlandırılarak kabine sistemine geçilmesi, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesinin doğrudan bir sonucu ve hedefidir. 3 Mart 1924'te kabul edilen kanunlar ise laik devlet düzenini oturtmak, ordunun siyaset üzerindeki etkisini kırmak ve ulusal egemenlik önündeki vesayet organlarını kaldırmak amacı taşır.

Adım Adım Çözüm

1
3 Mart 1924 tarihli kanunların (Halifeliğin, Şer'iyye ve Evkaf Vekaleti'nin ile Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti'nin kaldırılması) siyasi hedefleri ve sonuçları analiz edilir.
Bu kanunların laikleşme, orduyu siyasetten ayırma ve milli egemenliği güçlendirme hedefleri taşıdığı saptanır.
Soruda verilen tarih ve kanunların hangi amaçlara hizmet ettiğini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin 3 Mart 1924 reformlarıyla ilişkisi değerlendirilir.
Ordunun siyasetten ayrılması Erkan-ı Harbiye ile, laik yönetim Şer'iyye ile, vakıfların denetimi Evkaf ile, çift başlılığın giderilmesi ise Halifeliğin kaldırılmasıyla örtüşmektedir.
Kanunların doğrudan sonuçlarını seçeneklerle karşılaştırmak.
3
Yürütme organının kabine sistemine göre düzenlenmesi ve hükümet bunalımlarının aşılmasının zamanı ve gerekçesi incelenir.
Bu gelişmenin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanı ile gerçekleştirildiği, dolayısıyla 3 Mart 1924 düzenlemelerinin doğrudan bir sonucu veya amacı olmadığı belirlenir.
Yanlış olan ve soru kökündeki şartı sağlamayan seçeneği ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Siyasi Alandaki İnkılaplar ve 3 Mart 1924 Kanunları
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 5Sonraki
Milli Mücadele Dönemi ve Atatürkçülük Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 2 | Examkin