Paragrafta Yardımcı Düşünceler
298 soru
Antik Çağ'da kütüphaneler, yalnızca parşömenlerin veya papirüs tomarı şeklindeki yazılı kaynakların korunduğu hareketsiz depolar değildi. Aksine bu yapılar; farklı coğrafyalardan gelen filozofların, bilim insanlarının ve edebiyatçıların bir araya gelerek tartıştığı, dersler verdiği ve fikir alışverişinde bulunduğu dinamik birer toplumsal etkileşim alanıydı. Örneğin Bergama Kütüphanesi, barındırdığı binlerce ciltlik zengin koleksiyonunun yanı sıra geniş sütunlu avlusu, okuma salonları ve derslikleriyle dönemin entelektüel hayatının merkezinde yer alıyordu. Kütüphanelerin bu çok boyutlu ve işlevsel yapısı, bilginin tek bir kişinin zihninde veya arşiv odalarında kapalı kalmasını önlemiş, onu toplumsal gelişimi hızlandıran canlı bir unsura dönüştürmüştür.
Bu parçadan Antik Çağ kütüphaneleriyle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
Yavaş gazetecilik, hızın ve anlık tüketimin kutsandığı dijital çağda, haberin derinliğini ve güvenirliğini yeniden tesis etmeyi amaçlayan alternatif bir medya hareketidir. Geleneksel gazeteciliğin derinlemesine araştırma, doğrulama ve bağlam oluşturma gibi temel ilkelerine geri dönüşü savunur. Bu akım, sansasyonel manşetler ve tıklama tuzağı yerine olayların arka planına, toplumsal etkilerine ve insan hikâyelerine odaklanır. Hızlı haberciliğin yarattığı bilgi kirliliğini ve dezenformasyonu engellemek amacıyla, haber üretim süreçlerindeki zaman baskısını reddeder. Böylece okura, yalnızca ne olduğunu değil, yaşananların neden ve nasıl gerçekleştiğini kavratmayı hedefler. Yavaş gazetecilik, medyanın ticari kaygılarla yitirdiği saygınlığı ve okurla kurduğu güven ilişkisini uzun vadede tekrar inşa etmenin yegâne yolu olarak görülmektedir.
Bu parçadan "yavaş gazetecilik" akımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Metin:
(I) Jean Baudrillard'ın simülasyon kuramı, çağdaş toplumda gerçeğin yerini temsillerin ve işaretlerin aldığını savunarak simülasyon evreninde kökeni olmayan bir gerçekliğin egemen olduğunu belirtir. (II) Bu süreçte medya ve kitle iletişim araçları, nesnel gerçekliği aşındırarak bireyleri yapay bir biçimde kurgulanmış "hipergerçeklik" dünyasına hapseder. (III) Bireyler, imajlar ile gerçek arasındaki sınırı ayırt edemez hâle geldiklerinde, tüketim kültürü tarafından sunulan göstergeleri doğrudan arzulanması gereken asli ihtiyaçlar olarak kabul ederler. (IV) Böylece toplumsal yaşam, kendi özgün referans noktalarını tamamen yitirerek sadece kendi kendini üreten ve taklit eden göstergeler sisteminin döngüsel bir yansımasına dönüşür.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki parçada Antarktika buzullarındaki mikroplastik birikiminin etkileri ele alınmıştır:
(I) Antarktika’nın insan yerleşiminden uzak, el değmemiş buzullarında yürütülen güncel bilimsel çalışmalar, bu izole coğrafyanın küresel atmosferik hareketler aracılığıyla taşınan mikroplastik partiküllerinin birikim alanına dönüştüğünü kanıtlamaktadır. (II) Yüzeydeki taze kar katmanlarında saptanan mikroskobik boyutlu bu sentetik lifler, güneş ışınımını yansıtma kapasitesini (albedo) düşürerek ısıyı hapsetmekte ve buzul erimelerini tetiklemektedir. (III) Eriyen kütlelerden okyanus sularına karışan bu kirleticiler, denizel besin ağının birincil üreticileri ve tüketicileri konumundaki kriller tarafından besin olarak algılanıp bünyelerine alınmaktadır. (IV) Sindirim sistemlerinde mikroplastik biriken krillerle beslenen balinalar, foklar ve penguenler gibi üst trofik düzeydeki canlılar ise bu yapay maddeleri vücutlarına alarak sistemik ve fizyolojik hasarlarla karşı karşıya kalmaktadır.
Buna göre, parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Japon kâğıt katlama sanatı origami, geleneksel olarak yapıştırıcı ve makas kullanmadan sadece katlama yöntemleriyle çeşitli formlar oluşturmaya dayanır. Bu sanatın kökeni, kâğıdın ilk üretildiği ve dinsel törenlerde kullanıldığı dönemlere kadar uzanır. Modern dünyada origami sadece sanatsal bir uğraş değil, aynı zamanda mühendislikten tıbba kadar pek çok alanda problem çözme yöntemi olarak kullanılmaktadır. Örneğin, uzay araştırmalarında güneş panellerinin katlanıp uzayda açılması tasarımlarında origamiden faydalanılmaktadır. Ayrıca çocuklarda el-göz koordinasyonunu ve geometrik düşünme becerisini geliştirdiği için eğitimde de önemli bir yere sahiptir.
Bu parçada origami ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceler verilmiştir.
Metin:
(I) İtalyan nörobiyologlar tarafından makak maymunlarının beyin aktiviteleri incelenirken tesadüfen keşfedilen ayna nöronlar, bireyin hem bir eylemi kendisi gerçekleştirdiğinde hem de aynı eylemi yapan bir başkasını gözlemlediğinde ateşlenen özel beyin hücreleridir. (II) Bu nöronal sistem, insanlarda sadece motor becerilerin taklit edilerek öğrenilmesini kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda karşı tarafın hissettiği acı, neşe veya hüzün gibi karmaşık duygusal durumların da zihinde simüle edilmesini sağlar. (III) Bilişsel empatinin temel biyolojik mekanizması olarak kabul edilen bu hücreler sayesinde, bir başkasının yaşadığı deneyim doğrudan bizim duyusal haritamıza aktarılarak 'ötekinin' iç dünyasını anlamamızın fizyolojik yolu açılır. (IV) Ancak ayna nöronların varlığı tek başına tam bir empati gelişimini garantilemez; zira bu biyolojik altyapının işlevselliği, bireyin içinde büyüdüğü kültürel normlar, sosyal etkileşimler ve deneyim birikimiyle sürekli olarak şekillenir ve yönlendirilir.
Buna göre, parçadaki numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Filokartinin, yani kartpostal koleksiyonculuğunun, yalnızca bireysel bir hobi olmanın ötesinde toplumsal belleğin inşasında sessiz birer tanık vazifesi gördüğü yadsınamaz. Bir dönemin mimarisini, giyim kuşamını, gündelik alışkanlıklarını ve hatta siyasi atmosferini dar bir çerçeveye sığdıran bu görsel vesikalar, tarihin resmî anlatılarının boşluklarını doldurur. Mektupların aksine, üzerlerindeki pullar, posta damgaları ve arkalarına aceleyle iliştirilmiş kısa notlarla kartpostallar; gönderici ile alıcı arasındaki mahremiyeti kamusal alana taşır. Bu yönüyle filokartin, geçmişin sıradan insanının yaşam ritmini ve dönemin zihniyet dünyasını en yalın hâliyle bugüne ulaştırır. Dolayısıyla kartpostallar, statik birer arşiv belgesi olmaktan çıkarak geçmişle bugün arasında sürekli güncellenen dinamik bir köprü kurar.
Bu parçadan filokartin (kartpostal koleksiyonculuğu) ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Kintsugi, kırılan seramik nesneleri altın, gümüş ya da platin tozuyla karıştırılmış özel bir reçineyle onarma esasına dayanan geleneksel bir Japon sanatıdır. Bu teknik, nesnenin kırılan yerlerini gizlemek yerine onları daha belirgin hale getirerek yaşanmışlığı ve değişimi yüceltir. Temelinde yatan 'wabi-sabi' felsefesi, kusurların ve geçiciliğin içinde barınan gizli güzelliği kabul etmeyi öğütler. Kintsugi ile onarılan bir kap, geçirdiği hasarı bir zayıflık veya değersizleşme olarak değil, kendi tarihinin benzersiz bir parçası ve estetik bir zenginlik olarak taşır. Dolayısıyla bu sanat, nesnelerin yalnızca fiziksel dayanıklılığını geri kazandırmakla kalmaz; aynı zamanda onlara yeni bir ruh, derinlik ve öncekinden daha yüksek bir sanatsal değer atfeder.
Bu parçadan Kintsugi sanatı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Metin:
(I) Kutup ışıkları (aurora), Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların Dünya'nın manyetik alanı ve atmosferdeki gaz molekülleriyle etkileşime girmesi sonucu oluşan doğal ışımalardır. (II) Bu etkileşim sırasında parçacıklar, atmosferdeki azot ve oksijen atomlarıyla çarpışarak onlara enerji aktarır. (III) Enerji yüklenen bu atomlar tekrar temel durumlarına dönerken dışarıya ışık yayarlar; bu durum genellikle yeşil ve kırmızı renklerin gökyüzünü kaplamasına neden olur. (IV) Dünya'nın manyetik alan çizgileri bu parçacıkları kutup bölgelerine yönlendirdiğinden, bu görsel şölen en net şekilde kutup dairelerine yakın enlemlerde izlenir. (V) Kutup ışıkları sadece göze hitap etmekle kalmaz, aynı zamanda Dünya'nın uzay havası ile olan dinamik ilişkisinin de önemli bir göstergesidir.
Yukarıdaki parçada kutup ışıklarının oluşumu ve özellikleri anlatılmıştır. Buna göre, parçada yer alan numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru biçimde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Siborg antropolojisi, insan ile teknoloji arasındaki sınırların silikleştiği çağımızda, protezlerin ve dijital eklentilerin sadece fiziksel birer araç değil, aynı zamanda bilişsel yapımızı şekillendiren kurucu unsurlar olduğunu savunur. Bu disiplin, teknolojiyi insanın dış dünyayı kontrol etme arzusunun bir uzantısı olarak gören geleneksel araçsalcı yaklaşımı reddeder. Bunun yerine, teknolojinin insan deneyimini ve benlik algısını içeriden dönüştürdüğünü, dolayısıyla insan ile yapay olanın ontolojik düzeyde kaynaştığını ileri sürer. Ancak bu durum, bireyin biyolojik sınırlarını aşma özgürlüğünü artırırken öte yandan teknolojiyi üreten güçlerin algoritmik denetimine daha açık hâle gelmesine yol açar. Siber uzamın sunduğu bu yeni varoluş alanı, insanın özerkliğini genişletiyor gibi görünse de aslında özneyi görünmez bir ağın bağımlı bir düğümü hâline getirme riski taşımaktadır.
Bu parçadan hareketle "siborg antropolojisi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıdaki numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Metin:
(I) Derin ekoloji, çevre sorunlarına yüzeysel çözümler aramak yerine, insanın doğayla olan ilişkisini kökten sorgulayan bir felsefedir. (II) Bu yaklaşım, doğayı yalnızca insana sunduğu faydalar veya ekonomik değerler üzerinden tanımlayan insan merkezli bakış açısını reddeder. (III) Derin ekoloji savunucuları, modern endüstriyel toplumların tüketim odaklı politikalarının ekolojik dengenin sürdürülebilirliğini tehlikeye attığını vurgular. (IV) Dolayısıyla, çevresel yıkımın önüne geçebilmek ancak yaşam tarzlarımızda ve kültürel değerlerimizde yapılacak radikal bir zihniyet dönüşümüyle mümkündür.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Tuz gölleri ve deniz tuzlaları gibi son derece yüksek tuz derişimine sahip ekstrem ortamlarda yaşayabilen mikroorganizmalara halofil (tuzcul) organizmalar adı verilir. Bu canlılar, hücre içi su dengesini koruyabilmek amacıyla sitoplazmalarında özel çözünen maddeler biriktirirler. Son yıllarda yürütülen bilimsel araştırmalar, halofillerin ürettiği enzimlerin yüksek tuzluluk ve sıcaklıkta bile kararlı kimyasal yapılarını koruduğunu göstermiştir. Bu kararlılık; deterjan endüstrisinden endüstriyel atık su arıtmaya kadar pek çok farklı alanda doğaya zarar vermeyen çevre dostu çözümler sunmaktadır. Ayrıca, bu mikroorganizmaların yapısında bulunan karotenoid pigmentleri, gıda ve ilaç sanayisinde doğal renklendirici ve antioksidan kaynağı olarak geniş ölçüde kullanılmaktadır.
Bu parçadan halofil mikroorganizmalarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Epigenetik, DNA diziliminde herhangi bir değişiklik meydana gelmeksizin genlerin işleyişinde ve ifadesinde oluşan kalıtsal değişiklikleri inceleyen bilim dalıdır. Klasik genetik anlayışı, canlının gelişimini yalnızca DNA diziliminin bir çıktısı olarak görürken epigenetik; beslenme biçimi, stres düzeyi ve maruz kalınan çevre kirliliği gibi çevresel faktörlerin genlerin aktifleşmesi ya da sessizleşmesi üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bu süreçte rol oynayan en önemli mekanizmalardan biri olan DNA metilasyonu, genlerin kimyasal işaretlerle kontrol edilmesini sağlar. Epigenetik araştırmalar, çevreyle kurduğumuz etkileşimin yalnızca kendi yaşamımızı değil, üreme hücreleri aracılığıyla sonraki nesillerin sağlık durumunu da doğrudan etkileyebileceğini göstermektedir. Bu yönüyle epigenetik, genetik kadercilik anlayışını yıkarak bireysel seçimlerin biyolojik önemini vurgulamaktadır.
Bu parçada epigenetik ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Metin:
(I) İnsan beyninde koku uyarılarını işleyen koku soğancığı (olfaktör bulbus), hafıza ve duyguların yönetildiği hipokampus ve amigdala bölgeleriyle doğrudan sinaptik bağlantılara sahiptir. (II) Diğer duyu organlarından gelen bilgiler talamus filtresinden geçerek kortekse ulaşırken koku duyusu bu istasyona uğramadan doğrudan duygusal bellek merkezine iletilir. (III) Edebiyatta 'Proust Etkisi' olarak adlandırılan bu durum, kokuların geçmiş yaşantıları diğer duyusal uyaranlara göre daha canlı, hızlı ve yoğun bir duygusal tonla canlandırma gücüne işaret eder.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Metin:
(I) İnternet arama motorlarının ve akıllı cihazların gündelik yaşamın merkezine yerleşmesi, insan belleğinin bilgi depolama alışkanlıklarında köklü değişimlere yol açmıştır. (II) 'Dijital amnezi' veya 'Google etkisi' olarak adlandırılan bu fenomen, bireylerin çevrimiçi ortamlarda kolayca ula��abileceklerini bildikleri bilgileri hafızalarında tutma eğilimlerinin azaldığını ortaya koymaktadır. (III) Columbia Üniversitesinde yapılan öncü araştırmalar, katılımcıların bilgiyi kendisinden ziyade, o bilgiye hangi dijital klasör veya arama yöntemiyle erişeceklerini hatırlamaya daha yatkın olduklarını göstermiştir. (IV) Bu durum, zihnin harici bellek kaynaklarına bağımlı hale gelerek kendi biyolojik sınırlarını esnettiği ve bilişsel süreçleri dışsallaştırdığı şeklinde yorumlanmaktadır. (V) Ancak bilgiyi derinlemesine işlemek yerine harici depolara havale etmek, eleştirel düşünme ve yaratıcı sentez yapma yetilerini zayıflatma riski taşımaktadır.
Soru:
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerle bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı d��şünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Metin:
Biyomimikri, doğanın milyonlarca yıllık evrimsel süreçte geliştirdiği tasarımları inceleyerek insan sorunlarına sürdürülebilir çözümler sunan yenilikçi bir disiplindir. Doğadaki canlılar, kaynak kıtlığı ve zorlu yaşam koşulları altında en az enerjiyle en yüksek verimi elde etmenin yollarını mükemmelleştirmiştir. (I) Canlıların bu kaynak koruma ve yüksek tasarruf becerisi, modern teknolojinin ve endüstriyel tasarımların şekillenmesinde yeni ufuklar açmaktadır. (II) Günümüz mühendisleri ve mimarları da bu biyolojik yapılardan esinlenerek hem çevre dostu hem de enerji sarfiyatını en aza indiren sistemler geliştirmektedir. (III) Örneğin, hızlı tren tasarımlarında yalıçapkını kuşunun gagasının aerodinamik yapısının taklit edilmesi, tünel geçişlerinde oluşan yüksek ses dalgalarını sönümleyerek çevreye verilen gürültü kirliliğini büyük ölçüde engellemiştir.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Paleoklimatoloji; Dünya’nın milyonlarca yıl öncesine uzanan iklim koşullarını yeniden yapılandırmak amacıyla ağaç halkaları, buzul karotları ve mercan fosilleri gibi doğal arşivleri inceler. Bu disiplin, modern meteorolojik kayıtların bulunmadığı tarih öncesi dönemlere ışık tutarak küresel iklim sisteminin uzun vadeli döngülerini ve hassasiyetini anlamamızı sağlar. Ancak geçmişe ait bu veriler termometre veya barometre gibi doğrudan ölçüm cihazlarıyla değil, dolaylı göstergeler (vekil veriler) yoluyla elde edilir. Bu durum, verilerin mekânsal çözünürlüğünü ve zamansal duyarlılığını sınırlayarak paleoklimatologları karmaşık istatistiksel kalibrasyon modelleri kullanmaya yöneltir. Dolayısıyla, geçmişteki ani iklimsel kırılmaların ve kısa süreli dalgalanmaların tam zamanlamasını belirlemek, disiplinin önündeki en büyük metodolojik engellerden biridir.
Bu parçadan paleoklimatoloji ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Dilsel görelilik kuramı, bireylerin ana dillerinin yapısal özelliklerinin onların d��nyayı algılama, sınıflandırma ve deneyimleme biçimlerini şekillendirdiğini savunur. Bu görüşe göre dil, düşüncenin yalnızca dışa vurulmasını sağlayan edilgen bir araç değil; bilişsel süreçleri doğrudan yapılandıran aktif bir süzgeçtir. Örneğin, bazı yerli dillerinde yön bildiren mutlak konum kelimelerinin sıklıkla kullanılması, bu dili konuşanların uzamsal yönelim becerilerini geliştirirken renk kategorilerinin diller arasındaki farklılığı da görsel algıyı etkileyebilmektedir. Ancak kuram, dilin düşünceyi tamamen hapsettiğini iddia eden katı determinizmden ziyade, dilsel yapıların zihinsel alışkanlıkları yönlendirdiği daha esnek bir eğilim olarak modern dil biliminde kabul görmektedir.
Bu parçadan hareketle dilsel görelilik kuramına ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Metin:
(I) Sanayileşmenin ve kentsel atıkların toprakta yol açtığı ağır metal kirliliği, modern çevre mühendisliğinin en ciddi sorunlarından biridir.
(II) Bu soruna geleneksel yöntemlerle çözüm üretmek, hem yüksek maliyet getirmekte hem de toprağın doğal mikrobiyolojik yapısını tamamen bozmaktadır.
(III) Son yıllarda öne çıkan fitoremediasyon yöntemi ise özel seçilmiş hiperakümülat��r bitkiler kullanarak toksik maddeleri topraktan temizlemeyi hedefler.
(IV) Bu bitkiler, kökleri vasıtasıyla ağır metalleri bünyelerine alıp zararsız formlara dönüştürerek veya gövdelerinde depolayarak toprağı ıslah ederler.
(V) Çevre dostu ve ekonomik olan bu biyolojik süreç, toprağın verimliliğini korurken ekosistemin sürdürülebilirliğine de doğrudan katkı sunar.
Soru:
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerin eşleştirilmesi gerekmektedir. Buna göre, sol sütundaki cümleleri sağ sütundaki uygun yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler