All practice questions
2563 questions
I. en etkili yollarından
II. kalp sağlığını
III. düzenli yürüyüş yapmak
IV. biridir.
V. korumanın
Yukarıdaki numaralanmış sözcük grupları anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
Sanatçı, eserlerinde sadece toplumsal sorunları dile getirmekle yetinmez; aynı zamanda bu sorunların temelinde yatan insani çatışmaları ve duyguları da derinlemesine inceler. Toplumun aksayan yönlerini adeta bir ayna gibi yansıtırken bireyin iç dünyasındaki yalnızlığı, korkuları ve fırtınaları da asla göz ardı etmez. Onun yaratım sürecinde toplumsal gerçeklik ile bireysel ruh halleri her zaman birbirini besleyen ve tamamlayan iki önemli unsurdur. Bu nedenle ----.
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Bir şirkette Pazartesi, Salı ve Çarşamba günlerinde Gündüz ve Gece olmak üzere günde iki farklı vardiyada çalışanlar görev yapmaktadır. Bu şirkette çalışan Arda, Burcu, Ceren, Demir ve Ebru adlı kişilerin vardiya programlarıyla ilgili şunlar bilinmektedir:
* Her çalışan en az bir vardiyada görev almıştır.
* Ceren ve Demir aynı gün görev yapmıştır.
* Arda ve Burcu aynı tür vardiyada (ikisi de Gündüz veya ikisi de Gece) görev yapmıştır.
* Ebru, Çarşamba günü görev yapmıştır ve toplam iki vardiyada görev alan tek kişidir.
* Pazartesi gece vardiyasında Burcu görev yapmıştır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir iş merkezinin 1, 2 ve 3. katlarında çalışan Ahmet, Burak ve Can isimli üç kişinin çalıştıkları katlarla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:
* Ahmet, 1. katta çalışmaktadır.
* Burak, Can'dan daha üst bir katta çalışmaktadır.
Buna göre, 2. katta çalışan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Bir kimya laboratuvarındaki stantta yan yana duran ve soldan sağa doğru 1'den 6'ya kadar numaralandırılmış altı bölmeye K, L, M, N, P ve R deney tüpleri yerleştirilmiştir. Tüplerin konumlarına ilişkin bilinenler şunlardır:
* R tüpü 5 numaralı bölmededir.
* K ve L tüpleri yan yana olan bölmelerdedir.
* M ve N tüpleri arasında tam olarak bir tüp bulunmaktadır.
* P tüpü, K tüpünün solundaki bir bölmededir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Sanal müzelerin ve dijital arşivlerin hızla yaygınlaşması, Walter Benjamin'in 'sanat eserinin teknik yollarla çoğaltılması' üzerine geliştirdiği 'aura' (özgünlük/hâle) kavramını çağdaş sanat tartışmalarının merkezine taşımıştır. Dijital ortama aktarılan yapıtlar, fiziksel mekânın dayattığı sınırlılıkları aşarak küresel ölçekte eş zamanlı bir erişilebilirliğe kavuşsa da eserin tarihsel tekilliği ve 'şimdi ve buradalığı' olarak tanımlanan aurasından yoksun kalmaktadır. Dijital ekran karşısındaki izleyici; eserin özgün malzeme dokusunu, zamanın üzerinde bıraktığı fiziksel izleri ve sergilendiği mekânın mimari atmosferiyle kurduğu ontolojik bağı derinlemesine deneyimleyememektedir. Sanat alımlamasını geniş kitlelere yayarak demokratikleştiren bu teknolojik dönüşüm, ironik biçimde estetik alımlamanın derinliğini azaltmakta ve sanat yapıtını sıradan birer hızlı tüketim nesnesine dönüştürmektedir. Sonuç olarak, sanal sergilerin sunduğu pürüzsüz görsel kusursuzluk, fiziksel sanat nesnesiyle kurulan doğrudan ve aracısız karşılaşmanın bireyde yarattığı entelektüel sarsıntıyı ve kalıcı duygusal izlenimi tam anlam��yla ikame edememektedir.
Bu parçadan hareketle sanal sergiler ve dijitalleştirilmiş sanat eserleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Müzeler, tarihsel nesneleri gündelik hayatın akışından ve kendi işlevsel bağlamlarından kopararak vitrinlerin arkasına yerleştirir. Bu eylem, nesnenin yaşamla olan organik bağını kesintiye uğratır; bir zamanlar dokunulan, yıpranan ve yaşayan bir nesne artık sadece seyredilen birer imgeye dönüşür. Ancak bu yalıtma, nesneyi sadece dondurmakla kalmaz; ona yeni, estetik ve kurgusal bir anlatı kazandırır. Ziyaretçi nesneye baktığında onun geçmişteki gerçek işlevini değil, müzenin kurguladığı tarihsel temsili tüketir. Dolayısıyla müze, geçmişi muhafaza eden bir depo olmanın ötesinde, nesneleri kendi gerçekliğinden koparıp onlara yeni bir kimlik giydiren etkin bir anlam üreticisidir.
Bu parçada müzelerle ilgili olarak vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Kuzey, Güney, Doğu ve Batı isimli dört tenisçinin katıldığı bir turnuvada her oyuncu diğer oyuncuların her biriyle birer kez karşılaşmıştır. Turnuvadaki puanlama şu şekildedir:
* Maçı kazanan oyuncu puan almaktadır.
* Maçı kaybeden oyuncu puan almaktadır.
* Beraberlik durumunda her iki oyuncu da 'er puan almaktadır.
Turnuva sonunda oyuncuların puanları şu şekildedir:
* Kuzey: puan
* Güney: puan
* Doğu: puan
Ayrıca bu turnuvada Kuzey ile Batı arasındaki maçın berabere bittiği ve hiçbir oyuncunun tüm maçlarını berabere tamamlamadığı bilinmektedir.
Buna göre, turnuvadaki maçlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
biçiminde tanımlanmaktadır. Burada sembolü, doğal sayısının rakamları toplamını temsil etmektedir.
Buna göre, bu dizinin 2026. terimi olan değeri aşağıdakilerden hangisidir?
Plastisfer, okyanuslardaki makro ve mikro boyutlu plastik atıklar üzerinde gelişen; bakteriler, algler, mantarlar ve tek hücreliler gibi mikroskobik organizmalardan oluşan yapay bir ekolojik yaşam alanını ifade eder. Geleneksel organik denizel substratlardan farklı olarak bu sentetik yüzeyler, üzerindeki canlı topluluklarına son derece dayanıklı, hidrofobik ve uzun ömürlü bir tutunma zemini sunmaktadır. Yapılan güncel moleküler araştırmalar, plastisfer sakinlerinin plastik polimer zincirlerini parçalayabilen bazı enzim ve metabolik yollara sahip olduğunu ortaya koysa da bu parçalanmanın hızı ve doğadaki net verimliliği henüz tam olarak kanıtlanabilmiş değildir. Öte yandan bu yapay mikro-ekosistemler, bünyelerinde barındırdıkları bazı zararlı patojenleri ve istilacı organizmaları okyanus akıntıları vasıtasıyla kıtalararası mesafelere taşıyarak küresel biyoçeşitlilik ile halk sağlığı açısından ciddi tehditler oluşturmaktadır. Tüm bu karma��ık dinamiklerine rağmen plastisfer, denizel besin ağının alt basamaklarıyla entegre olarak modern ekolojik dengenin göz ardı edilemeyecek bir unsuru haline gelmiştir.
Bu parçadan hareketle plastisfer ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Bir halk eğitim merkezinde Canan, Davut, Elif, Fatih, Gamze ve Hakan adlı altı kişi, düzenlenen Ahşap ve Seramik workshoplarından yalnızca birine katılmıştır. Bu kişilerin katıldıkları workshoplarla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:
* Ahşap workshopuna katılanların sayısı, Seramik workshopuna katılanların sayısından fazladır.
* Her iki workshopa da en az ikişer kişi katılmıştır.
* Canan, Seramik workshopuna katılmıştır.
* Davut ve Elif aynı workshopa katılmıştır.
* Fatih ve Gamze farklı workshoplara katılm��ştır.
* Gamze Ahşap workshopuna katılmışsa, Hakan da Ahşap workshopuna katılmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bilimin doğrusal ve pürüzsüz bir çizgide, sürekli birikerek ilerlediği düşüncesi yaygın bir yanılgıdır. Çoğu insan, yeni buluşların eski bilgilerin üzerine adeta birer tuğla koyar gibi eklendiğini sanır. Oysa bilim tarihi, bu pembe tabloyu yalanlayan devrimsel kopuşlarla doludur. Thomas Kuhn’un 'paradigma değişimi' olarak adlandırdığı bu kopuşlar, eski kuramların yavaşça ve uyum içinde erimesiyle değil, mevcut kabullerin yetersiz kaldığı bir kriz dönemiyle başlar. Yeni bir kuram, eskisinin cilalanmış bir sürümü değildir; aksine dünyayı algılama biçimimizi kökten değiştiren yepyeni bir gözlüktür.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
Bir matbaada broşür basımı için müşterilere A ve B olmak üzere iki farklı ücret tarifesi sunulmaktadır:
* A tarifesinde: İlk broşürün her biri için TL, sonraki her bir broşür için TL basım ücreti alınmaktadır.
* B tarifesinde: İlk broşürün her biri için TL, sonraki her bir broşür için TL basım ücreti alınmaktadır.
Belirli sayıda broşür bastırmak isteyen bir müşteri, her iki tarifeye göre hesaplama yaptığında ödeyeceği toplam ücretin aynı olduğunu görüyor.
Buna göre, bu müşterinin bastırmak istediği broşür sayısı kaçtır?
Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Sosyolog Mark Granovetter tarafından 1973 yılında yay��mlanan ve sosyolojinin en etkili makalelerinden biri kabul edilen 'zayıf bağların gücü' kuramı, bireylerin sosyal ağlarındaki ilişkilerin niteliği ile bilgi akışı arasındaki dinamik ilişkiyi mercek altına alır. Granovetter, sosyal ağlarda yer alan bağları temel olarak 'güçlü bağlar' (yakın arkadaşlar, aile bireyleri, düzenli görüşülen dostlar) ve 'zayıf bağlar' (tanıdıklar, eski i�� arkadaşları, ara sıra karşılaşılan kişiler) olmak üzere iki ana kategoriye ayırır. Kuramsal çerçeveye göre, bireyin yakın çevresini oluşturan güçlü bağlar, benzer sosyoekonomik yapılarda ve aynı bilgi havuzlarında hareket ettikleri için yeni fırsatların keşfinde genellikle yetersiz kalır. Çünkü bu sıkı gruptaki insanlar çoğunlukla aynı bilgi kaynaklarına erişebilir ve benzer bakış açılarına sahiptir. Buna karşın, daha seyrek iletişim kurduğumuz ve farklı sosyal çevrelerde yer alan zayıf bağlar, bireyin doğrudan erişiminin olmadığı dış dünyadaki ağlara birer köprü vazifesi görür. Dolayısıyla, yeni bir iş bulma, farklı bir fikir geliştirme ya da yenilikçi bir bilgiye ulaşma sürecinde zayıf bağlar, güçlü bağlara kıyasla çok daha stratejik ve belirleyici bir role sahiptir. Granovetter’in bu öncü çalışması, toplumsal yapıda bireyler arası mesafelerin ve gevşek görünen ilişkilerin, toplumsal bütünleşme ve bilgi yayılımı açısından sanılandan çok daha hayati bir işlev üstlendiğini ortaya koymuştur. Günümüzde dijital sosyal ağların ve çevrimiçi platformların yaygınlaşmasıyla birlikte zayıf bağların bu işlevi daha da görünür hale gelmiş ve coğrafi sınırları aşan küresel bir bilgi akışını tetiklemiştir.
Bu parçadan hareketle 'zayıf bağlar' ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Biyomimikri, doğadaki yapı ve sistemleri taklit ederek insanların karşılaştı��ı sorunlara çözümler üreten bir yaklaşımdır. Bu disiplin, doğanın milyonlarca yıllık evrim süreciyle geliştirdiği verimli yöntemleri örnek alır. Örneğin, hızlı tren tasarımlarında yalıçapkını kuşunun gagasından esinlenilmesi, trenin tünellerden geçerken çıkardığı gürültüyü azaltmış ve hızını artırmıştır. Biyomimikri; doğayı sadece süslemek amacıyla değil, enerji verimliliği sağlayan ve çevreye zarar vermeyen sürdürülebilir teknolojiler geliştirmek amacıyla kullanır.
Bu parçaya göre biyomimikri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Aşağıdaki tabloda, bir teknoloji şirketinin bir yıl boyunca Üretim, Pazarlama, Ar-Ge ve İdari İşler departmanları için yaptığı harcama miktarları verilmiştir.
| Departman | Harcama Miktarı (Bin TL) |
|---|---|
| Üretim | 180 |
| Pazarlama | 120 |
| Ar-Ge | 90 |
| İdari İşler | 60 |
Bu şirketin departmanlara göre harcama dağılımı bir daire grafiği ile gösterildiğinde, Pazarlama departmanına karşılık gelen daire diliminin merkez açısı, Ar-Ge departmanına karşılık gelen daire diliminin merkez açısından kaç derece fazla olur?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden-sonuç (gerekçe) ilişkisi vardır?
Bir iş merkezinde yan yana bulunan ve soldan sağa doğru ’den ’ye kadar numaralandırılmış yedi ofise Aslı, Banu, Cem, Deniz, Elif, Fatih ve Gizem adlı kişiler yerleşecektir. Bu kişilerin ofislerinin konumlarıyla ilgili şunlar bilinmektedir:
* Gizem'in ofisi numaralı ofistir.
* Aslı ve Banu'nun ofisleri yan yanadır.
* Cem ve Deniz'in ofisleri arasında tam olarak iki ofis bulunmaktadır.
* Elif'in ofis numarası, Fatih'in ofis numarasından büyüktür ve Fatih ile Elif'in ofisleri yan yana değildir.
* Banu ve Cem'in ofisleri yan yana değildir.
Buna göre Cem'in ofis numarasının tek sayı olduğu biliniyorsa, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Müzikteki esler ya da konuşma esnasındaki duraklamalar, ilk bakışta sadece birer boşluk, işitsel bir kesinti veya eylemsizlik anı olarak algılanabilir. Oysa sessizlik, sanılandan çok daha aktif bir rol üstlenerek sesin ve sözün sınırlarını çizen, onlara asıl estetik ve anlamsal değerini kazandıran kurucu bir ögedir. Nota aralarındaki o sessiz boşluklar olmasaydı en kusursuz melodi bile karmaşık bir gürültü yığınından ibaret kalırdı; kelimeler arasındaki duraklamalar olmasaydı beşerî iletişim, anlaşılması imkânsız tekdüze bir ses akışına dönüşürdü. Dolayısıyla sessizlik, sesin karşıtı veya onun yokluğu değildir; aksine sesin var olabilmesi ve zihinde anlamlı bir yankı bulabilmesi için gereken temel zemindir. Tıpkı bir tablodaki boş alanların figürleri görünür kılması gibi, yaşamdaki ve sanattaki sessizlik anları da anlamın belirginleşmesini sağlar.
Bu parçada sessizlikle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
ifadesinin bir tek sayı,
ifadesinin ise bir çift sayı olduğu bilinmektedir.
Buna göre;
I.
II.
III.
ifadelerinden hangileri her zaman çift sayıdır?