Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme
563 questions
Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte, değişen sosyal ve ekonomik şartlara bağlı olarak farklı nüfus politikaları uygulanmıştır. Aşağıdaki tabloda bu politikaların iki temel dönemi özetlenmiştir:
| Dönem | Politika Karakteri | Temel Yaklaşım |
|---|---|---|
| I. Dönem (1923-1965) | Pronatalist (Nüfus Artırıcı) | Nüfusun sayısal olarak artırılması teşvik edilmiştir. |
| II. Dönem (1965-1980) | Antinatalist (Nüfus Planlaması) | Nüfus artış hızının kontrol altına alınması hedeflenmiştir. |
Bu tabloya göre, Türkiye'nin I. Dönem'de nüfusu artırmak istemesinin ve II. Dönem'de nüfus artış hızını düşürmeye karar vermesinin temel gerekçeleri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Bir ülkede toplam nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe sıralandığında ortada kalan kişinin yaşına "ortanca yaş" denir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'de yılında olan ortanca yaş, yılında seviyesine yükselmiştir.
Türkiye'de ortanca yaşın bu denli yükselmiş olması, nüfusun yapısal özelliklerinde meydana gelen aşağıdaki değişimlerden hangisinin temel göstergesidir?
Belirli bir sahada tarım faaliyetleri ile geçimini sağlayan nüfusun, o sahadaki toplam tarım arazilerine olan oranına tarımsal nüfus yoğunluğu denir. Yer şekillerinin engebeli ve tarım alanlarının kısıtlı olduğu yörelerde bu yoğunluk değeri genellikle yüksek çıkmaktadır.
Buna göre, Türkiye'nin yer şekilleri ve tarım alanlarının genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki il çiftlerinden hangisinin tarımsal nüfus yoğunluklarının birbirine daha yakın olması beklenir?
Türkiye'de 1960'lı yıllardan itibaren planlı kalkınma dönemine geçilmesiyle birlikte nüfus politikalarında da önemli bir paradigma değişimi yaşanmıştır. 1965 yılında yürürlüğe giren 557 sayılı "Nüfus Planlaması Hakkında Kanun" ile Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren uygulanan "nüfus artış hızını yükseltme" politikası resmi olarak terk edilmiştir.
Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı verileri ve dönemin sosyal şartları göz önüne alındığında, bu politika değişikliğinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de bir ilin toplam nüfusunun o ilin yüz ölçümüne bölünmesiyle **aritmetik nüfus yoğunluğu (), toplam nüfusun o ildeki toplam tarım alanlarına bölünmesiyle ise fizyolojik nüfus yoğunluğu ()** elde edilir. Yer şekillerinin engebeli ve tarım alanlarının kısıtlı olduğu yörelerde bu iki yoğunluk türü arasındaki farkın daha yüksek olduğu görülür.
Buna göre, yer şekilleri ve tarım alanlarının dağılışı göz önüne alındığında aşağıdaki illerin hangisinde fizyolojik nüfus yoğunluğu ile aritmetik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın diğerlerine göre daha fazla olması beklenir?
Türkiye'de yerleşme coğrafyası incelendiğinde, köyden küçük ancak idari olarak köye bağlı olan köy altı yerleşmelerinin bölgesel olarak farklılık gösterdiği görülür.
I. Batı Karadeniz Bölgesi'nde görülen, birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşmuş, tarım ve hayvancılığın bir arada yapıldığı kalıcı yerleşmelerdir.
II. Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaygın olan, genellikle hayvancılık faaliyetleri için kullanılan, birkaç aileye veya sülaleye ait olan geçici yerleşmelerdir.
Özellikleri verilen bu yerleşme tipleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru eşleştirilmiştir?
Türkiye'de kırsal alanlardan kentsel alanlara doğru gerçekleşen göçlerde "itici faktörler" önemli bir yer tutar. Tarımda makineleşme, iş gücü ihtiyacını azaltarak göçü tetikleyen temel bir itici faktör olsa da bu durumun etkisi bölgenin yer şekilleri özelliklerine bağlı olarak değişmektedir. Yer şekillerinin engebeli ve dağlık olduğu alanlarda makine kullanımı kısıtlı kaldığı için bu faktörün göç üzerindeki etkisi daha düşüktür. Buna göre, aşağıdaki illerin hangisinde tarımda makineleşmenin göç üzerindeki itici etkisinin en az olması beklenir?
Türkiye'nin son yıllardaki demografik yapısı incelendiğinde; doğum oranlarının hızla düştüğü, ortalama yaşam süresinin uzadığı ve nüfusun yaşlanma sürecine girdiği görülmektedir. TÜİK verilerine göre yılı sonu itibarıyla yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı ilk kez 'un üzerine çıkmış, ortanca yaş ise seviyesine yükselmiştir.
Türkiye'nin nüfusunda yaşanan bu yapısal değişimler ve gelecekteki olası etkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu sürecin sonuçlarından biri olamaz?
Türkiye'de köy yerleşmelerinden daha küçük, idari olarak köye bağlı olan ve köy altı yerleşmesi olarak adlandırılan birimler, yerleşme süresine göre "kalıcı (sürekli)" ve "geçici" yerleşmeler olarak ikiye ayrılmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yerleşme süresi bakımından "geçici" köy altı yerleşmeleri grubunda yer alır?
Türkiye'nin demografik yapısı incelendiğinde, yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ile devletin "nüfusu artırıcı" (pronatalist) politikalardan vazgeçerek nüfus artış hızını sınırlandırmayı hedefleyen politikalara geçiş yaptığı görülmektedir. Ancak istatistiksel veriler, yılları arasında nüfus artış hızında hedeflenen belirgin düşüşün hemen gerçekleşmediğini ve Türkiye'nin toplam nüfus miktarının oransal olarak en büyük niceliksel sıçramalarından birini bu yirmi yıllık dönemde yaptığını göstermektedir.
Aşağıdakilerden hangisi, kısıtlayıcı yasal politikalara geçilmesine rağmen bu dönemde toplam nüfusun şiddetli bir şekilde artmaya devam etmesinin ardındaki temel demografik dinamiği en doğru şekilde ifade etmektedir?
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan 1965 yılına kadar uygulanan pronatalist (nüfus artışını teşvik eden) politikalar, bu tarihten itibaren yerini antinatalist (nüfus artış hızını düşürmeyi hedefleyen) politikalara ve nüfus planlaması anlayışına bırakmıştır. Türkiye'de 1965 yılında yaşanan bu köklü paradigma değişimine yol açan temel gerekçeler arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?
Türkiye’de Cumhuriyet’in ilanından günümüze kadar geçen süreçte demografik yapıdaki değişimlere bağlı olarak farklı nüfus politikaları benimsenmiştir. - dönemi ile yılından itibaren uygulanmaya başlanan güncel nüfus politikaları incelendiğinde, her iki dönemin de demografik hedefleri açısından temel bir noktada birleştiği görülmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu iki farklı dönemin ortak hedefleri arasında yer alır?
Türkiye’nin batı kesimlerinde sanayi ve yerleşmenin genişlemesi, verimli tarım arazilerinin amaç dışı (yerleşim, sanayi, ulaşım) kullanımına neden olmaktadır. Bir yörede toplam nüfus miktarı aynı kalırken tarım alanlarının sanayi tesislerine dönüştürülmesi durumunda, o yörenin nüfus yoğunlukları ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu; yer şekilleri ve su kaynaklarının dağılımı arasındaki dengeye göre şekillenir. Karadeniz Bölgesi'nde yer şekillerinin engebeli olması suyun bolluğu ile birleşince "dağınık yerleşme" dokusu ortaya çıkarken; İç Anadolu Bölgesi'nde yer şekillerinin sade olması su azlığı ile birleşince "toplu yerleşme" dokusu hâkim olmuştur.
Buna göre, bir yörede yer şekillerinin engebeli olmasına rağmen yerleşmelerin "toplu" bir doku sergilemesi, aşağıdakilerden hangisinin yerleşme dokusu üzerindeki etkisinin daha baskın olduğunu kanıtlar?
Türkiye'nin demografik dönüşüm süreci incelendiğinde, nüfus piramidinin tabanındaki belirgin daralmanın (toplam doğurganlık hızındaki düşüş) ve tepe noktasındaki genişlemenin (doğuşta beklenen yaşam süresindeki artış) eş zamanlı olarak ivme kazandığı görülmektedir. Bu "çift yönlü" demografik yaşlanma evresi, nüfusun ekonomik faaliyet kollarına (sektörel yapı) dağılımında, eğitim profilinde ve kır-kent yerleşim dokusunda zincirleme yapısal adaptasyonları beraberinde getirmektedir.
Buna göre, Türkiye'de gözlemlenen bu güncel yapısal değişim sürecinin demografik ve sosyoekonomik yansımaları hakkında aşağıdaki yargılardan hangisi kesin olarak söylenebilir?
Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından yılına kadar geçen süreçte, nüfus miktarını ve artış hızını yükseltmeye yönelik pronatalist (doğum yanlısı) politikalar benimsenmiştir. Bu dönemde izlenen söz konusu politikaların temel gerekçeleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Türkiye'de 1940'lı yıllara kadar Siirt iline bağlı küçük bir köy yerleşmesi olan bir merkez, bölgedeki zengin petrol yataklarının keşfedilmesi ve işletilmeye başlanmasıyla çok kısa sürede hızla büyüyerek günümüzde büyük bir şehir merkezi haline gelmiştir. Bu değişim, Türkiye'de bir yerleşmenin fonksiyonel değişiminin nüfus ve şehirleşme üzerindeki etkisine en tipik örnektir.
Bu açıklamada sözü edilen ve gelişiminde 'maden' fonksiyonunun birincil derecede etkili olduğu şehir aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'nin demografik dönüşüm sürecine bağlı olarak nüfusun yaş gruplarına göre dağılımında belirgin değişimler yaşanmaktadır. Aşağıdaki tabloda Türkiye'nin ve yıllarına ait nüfusun yaş gruplarına göre oranları verilmiştir:
| Yaş Grubu | 1990 Oranı (%) | 2023 Oranı (%) |
|---|---|---|
| 0-14 (Çocuk) | 35,0 | 21,4 |
| 15-64 (Yetişkin) | 60,7 | 68,4 |
| 65+ (Yaşlı) | 4,3 | 10,2 |
Tablodaki veriler dikkate alındığında, Türkiye'nin nüfus yapısındaki değişimle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Türkiye'de nüfusun dağılışı ve yoğunluğu üzerine araştırma yapan bir coğrafyacı, incelediği bir yörede aritmetik nüfus yoğunluğu ile fizyolojik nüfus yoğunluğu değerlerinin birbirine çok yakın olduğunu saptamıştır. Bu saptama, araştırmacının incelediği yöre hakkında aşağıdaki sonuçlardan hangisine kesin olarak ulaşmasını sağlar?
Türkiye'de iç göç hareketleri incelendiğinde, göçün hem göç veren hem de göç alan yerleşmelerin nüfus yapısında belirgin değişimlere yol açtığı görülmektedir. Göç eden nüfusun genellikle genç ve erkeklerden oluşması, göçün 'seçici' bir nitelik taşımasına neden olur. Buna göre, yoğun şekilde dışarıya göç veren kırsal bir yörede (kaynak alan) uzun vadede aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenmez?