Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 questions

Question 521Question

Türkiye’de nemlilik ve sıcaklık arasındaki ilişkiyi analiz eden bir araştırmacı, Temmuz ayı ortalamalarına göre üç farklı merkezden şu verileri elde etmiştir:

MerkezSıcaklık (C^\circ C)Mutlak Nem (gr/m3gr/m^3)
I18181414
II28281919
III38381616

Yalnızca tablodaki veriler dikkate alındığında, bu merkezlerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine kesin olarak ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: I. merkezde havanın doyma noktasına olan uzaklığı (nem açığı), diğer merkezlere göre daha azdır.

Answer

I. merkezde havanın doyma noktasına olan uzaklığı (nem açığı), diğer merkezlere göre daha azdır.
I. merkezde sıcaklığın 18C18 ^\circ C ile en düşük seviyede olması, bu havanın nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) diğerlerine göre çok daha sınırlı olduğu anlamına gelir. Mevcut 14gr/m314 gr/m^3 mutlak nem, bu dar kapasiteyi doldurmaya en yakın olan değerdir. Bu nedenle bağıl nem en yüksek, doyma noktasına olan uzaklık (nem açığı) ise en azdır.

Step-by-Step Solution

1
Sıcaklık ve Maksimum Nem ilişkisini kurun.
Maksimum nem (havanın nem taşıma kapasitesi) sıcaklıkla doğru orantılıdır. Bu durumda kapasite sıralaması: III > II > I şeklindedir.
Sıcak hava genleştiği için daha fazla su buharı taşıyabilir.
2
Mutlak nem ile kapasiteyi (maksimum nem) karşılaştırarak Bağıl Nemi analiz edin.
I. merkezde sıcaklık çok düşük (18C18 ^\circ C) olduğu için kapasite azdır ve mevcut 14gr/m314 gr/m^3 nem bu kapasitenin büyük kısmını doldurur. III. merkezde ise sıcaklık çok yüksek (38C38 ^\circ C) olduğu için kapasite çok geniştir ve 16gr/m316 gr/m^3 nem bu kapasitenin küçük bir kısmına karşılık gelir.
Bağıl nem, mutlak nemin maksimum neme oranıdır.
3
Nem açığını değerlendirin.
I. merkez doyma noktasına en yakın olan (bağıl nemi en yüksek), dolayısıyla nem açığı en az olan merkezdir.
Kapasite ile mevcut nem arasındaki fark (nem açığı), düşük sıcaklıklı yerlerde mutlak nem yeterliyse daha az çıkar.

Key Concept

Bağıl Nem, Maksimum Nem ve Sıcaklık İlişkisi

Hints

1
Maksimum nemin (kapasite) sıcaklıkla doğru orantılı olduğunu, sıcak hava kütlelerinin neme daha 'aç' olduğunu hatırlayın.
2
Bir merkezde yağış ihtimalinin artması veya nem açığının azalması için mutlak nemin yüksek, sıcaklığın ise (kapasiteyi daraltmak için) düşük olması avantajlıdır.
3
I. merkezdeki 18C18 ^\circ C hava, III. merkezdeki 38C38 ^\circ C havaya göre çok daha küçüktür. Küçük bir bardağın (I) içindeki su (mutlak nem), devasa bir kovadaki (III) sudan daha fazla yer kaplar (bağıl nem).

Practice More

Karadeniz kıyılarında neden her mevsim yağış ihtimalinin yüksek olduğunu, Akdeniz'de ise yazın mutlak nem çok yüksek olmasına rağmen neden yağış oluşmadığını bu kapasite (maksimum nem) farkıyla açıklamaya çalışın.

Alternative Method

Bağıl nem formülünü (MutlakNem/MaksimumNem×100Mutlak Nem / Maksimum Nem \times 100) göz önüne alarak, maksimum nem değerlerini yaklaşık olarak tahmin edin: 18C18 ^\circ C için 15\approx 15, 28C28 ^\circ C için 27\approx 27, 38C38 ^\circ C için 46\approx 46 gr. Bu oranlar üzerinden I. merkezdeki doluluk oranının %90\%90’ın üzerinde olduğunu göreceksiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 522Question

Sandal, kocayemiş, defne, zeytin ve zakkum gibi bitki türleri; Akdeniz ikliminin etkili olduğu bölgelerde kızılçam ormanlarının tahribi sonucunda oluşan, her mevsim yeşil kalabilen ve kuraklığa dayanıklı çalı topluluklarıdır. Bu bitkilerin oluşturduğu formasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Maki

Answer

Sözü edilen bitki türleri ve oluşum şartları maki formasyonunu tanımlamaktadır.
Soruda verilen sandal, kocayemiş, defne, zeytin ve zakkum gibi türler; Akdeniz iklim bölgesinde kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle oluşan maki formasyonuna aittir. Bu bitkiler bodur ağaççık niteliğinde olup kuraklığa dayanıklıdır.

Step-by-Step Solution

1
Bitki türlerini analiz etme
Sandal, zeytin, defne ve zakkum gibi türlerin çalı grubuna girdiği belirlendi.
Bu türler Akdeniz iklimine uyum sağlamış karakteristik bitkilerdir.
2
Oluşum nedenini ve bölgesini belirleme
Akdeniz iklimi ve kızılçam tahribi vurgusu yapıldı.
Maki formasyonu, kızılçam ormanlarının insanlar tarafından yok edilmesiyle ortaya çıkar.
3
Formasyon adını koyma
Tanımlanan özelliklerin makiye ait olduğu saptandı.
Bitki coğrafyasında bu spesifik özellikler maki topluluğunu temsil eder.

Key Concept

Maki Formasyonu ve Türleri

Hints

1
Bu bitkiler Akdeniz iklimine özgü, kış ılıklığı isteyen türlerdir.
2
Kızılçam ormanlarının kesilmesi veya yanması sonucu bu bodur ağaççıklar yaygınlaşır.
3
Zeytin ve defne, bu topluluğun en bilinen örnekleridir.

Practice More

Makilerin daha da tahrip edilmesiyle oluşan 'garig' türlerini (kekik, lavanta vb.) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 523Question

Bir coğrafya öğretmeni derste öğrencilerine şu bilgileri vermiştir:

'Bu iklim bölgesinde yaz ayları belirgin bir şekilde sıcak ve kurak geçerken, kış ayları ılık ve yağışlıdır. Yıllık yağışın yarısından fazlası kış mevsiminde yeryüzüne düşer. Doğal bitki örtüsü ise yaz kuraklığına dayanıklı, yıl boyu yeşil kalabilen, tüylü ve sert yapraklı çalı topluluklarıdır.'

Öğretmenin temel özelliklerini anlattığı bu iklim tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akdeniz İklimi

Answer

Doğru cevap, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçip bitki örtüsü maki olan Akdeniz İklimi'dir.
Soruda verilen 'yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı' olma durumu ile 'yıl boyu yeşil kalan çalı toplulukları (maki)' özellikleri, doğrudan Akdeniz ikliminin karakteristik temel tanımıdır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen metindeki sıcaklık ve yağış özelliklerini analiz et.
İklimin yaz kuraklığı yaşadığı ve kışlarının ılık geçip en fazla yağışı bu dönemde aldığı tespit edildi.
İklim tipleri en temelde sıcaklık ve yağış rejimine göre sınıflandırılır.
2
Bitki örtüsü ipucunu değerlendir.
Yıl boyu yeşil kalan çalı topluluklarının 'maki' formasyonu olduğu belirlendi.
Maki, yaz kuraklığına uyum sağlamış karakteristik bir bitki örtüsüdür.
3
Bulguları Türkiye'deki iklim tipleriyle eşleştir.
Tüm özelliklerin eksiksiz olarak Akdeniz İklimi'ni işaret ettiği görüldü.
Diğer iklim tiplerinde kış ılıklığı, belirgin yaz kuraklığı ve maki bitki örtüsü bir arada görülmez.

Key Concept

Türkiye'deki İklim Tiplerinin Temel Özellikleri

Hints

1
İklimin en belirgin özelliği olan yaz kuraklığı ve kış ılıklığını, Türkiye'nin güney ve batı kıyılarındaki hava durumu ile ilişkilendirmeyi deneyin.
2
Metinde bahsedilen 'tüylü ve sert yapraklı çalı toplulukları' coğrafyada maki formasyonunu tarif etmektedir.
3
Maki bitki örtüsü ve kış aylarında görülen yüksek yağış oranları, ismini güneydeki denizimizden alan iklim tipine aittir.

Practice More

Diğer iklim tiplerinin (Karadeniz ve Karasal) en fazla yağış aldıkları mevsimleri ve doğal bitki örtülerini karşılaştıran bir tablo hazırlamak, konunun pekişmesine yardımcı olacaktır.

Alternative Method

Soruyu çözerken eleme yöntemini kullanabilirsiniz. Yaz kuraklığı varsa Karadeniz iklimini, kış ılıklığı varsa Karasal iklimleri doğrudan eleyerek doğru sonuca hızlıca ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 524Question

Deniz kıyısı boyunca uzanan çalı toplulukları (maki ve psödomaki), yetiştikleri sahanın yıllık nem dengesi ve kış sıcaklıklarına göre farklı biyolojik stratejiler geliştirmişlerdir. Karadeniz kıyı kuşağında ormanların tahrip edildiği nemli sahalarda ortaya çıkan psödomaki (yalancı maki) formasyonu, Akdeniz iklim bölgesinde yaygın olan gerçek maki formasyonundan bazı temel özellikleriyle ayrılır.

Buna göre, psödomaki formasyonunu gerçek maki formasyonundan ayıran temel yapısal fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Topluluğu oluşturan türlerin büyük bir kısmının kış mevsiminde yapraklarını dökmesi

Answer

Psödomaki formasyonunu gerçek makiden ayıran temel fark, bünyesinde kışın yaprak döken türleri barındırmasıdır.
Karadeniz kıyı kuşağındaki psödomaki (yalancı maki) formasyonu, Akdeniz makisinden farklı olarak bol nemli şartlara uyum sağlamış fındık, kızılcık ve şimşir gibi türleri içerir. Bu türlerin en belirgin farkı, Akdeniz'in her mevsim yeşil kalan sklerofil (sert yapraklı) makilerine kıyasla kışın yapraklarını dökmeleridir.

Step-by-Step Solution

1
İklim şartlarını karşılaştır
Akdeniz ikliminde yaz kuraklığı varken, Karadeniz ikliminde her mevsim yağışlı ve nemli bir ortam söz konusudur.
Bitki örtüsü morfolojisi doğrudan su dengesiyle ilgilidir.
2
Formasyon yapılarını incele
Maki türleri (zeytin, defne, mersin vb.) kuraklığa dayanıklı, sert ve her mevsim yeşil yapraklara sahiptir. Psödomaki ise (fındık, kızılcık, muşmula vb.) Karadeniz'in nemli şartlarında kışın yaprak döken türlerle, bazı maki türlerinin karışımıdır.
Psödomakiye 'yalancı maki' denmesinin nedeni, makiye benzese de kışın yaprak döken karakterin baskın olmasıdır.
3
Ayırt edici özelliği belirle
Kışın yaprak dökme özelliği psödomaki için en karakteristik ayırt edicidir.
Bu durum bölgedeki nem bolluğu ve mevsimsel sıcaklık farklarına bir uyumdur.

Key Concept

Maki ve Psödomaki Arasındaki Morfolojik ve Ekolojik Farklar

Hints

1
Akdeniz'deki çalılar yaz kuraklığına dayanmak zorundayken, Karadeniz'dekiler her mevsim suya ulaşabilir.

Practice More

Psödomaki topluluğunda yer alan fındık, şimşir ve kızılcık gibi spesifik türlerin Karadeniz orman kuşağındaki dikey dağılışını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 525Question

Türkiye'de dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultusu, denizel etkilerin iç kesimlere ne kadar sokulabileceğini belirleyen temel unsurlardan biridir. Örneğin; Ege kıyılarında dağların denize dik uzanması sayesinde denizel hava kütleleri iç kesimlere 150-200 km kadar girebilirken, Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında dağların denize paralel uzanması bu durumu engeller.

Bu durum, Türkiye iklimi üzerinde aşağıdakilerden hangisinin etkisini doğrudan kanıtlamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Yer şekillerinin özellikleri

Answer

Yer şekillerinin özellikleri (dağların uzanış doğrultusu), denizel etkilerin iç kesimlere ulaşmasını belirleyen temel faktördür.
Doğru cevap olan yer şekilleri özellikleri, dağların uzanış doğrultusunu kapsar. Türkiye'nin kuzey ve güneyinde dağlar kıyıya paralel uzanarak denizden gelen nemli havanın içeri girmesini önleyen bir duvar görevi görür. Batıda ise dağlar denize dik uzandığı için bu nemli hava vadiler boyunca iç kısımlara kadar ilerleyebilir.

Step-by-Step Solution

1
Verilen bilgiyi analiz etme
Ege'de denizel etkinin içlere girebildiği, Karadeniz ve Akdeniz'de ise giremediği belirtilmiştir.
İklimi etkileyen temel faktörü bulmak için sunulan kanıtı anlamak gerekir.
2
Neden-sonuç ilişkisi kurma
Bu farklılığın sebebi dağların kıyıya 'dik' veya 'paralel' uzanmasıdır.
Dağların uzanış yönü o bölgenin topografik (yer şekli) bir özelliğidir.
3
Seçenekleri eleme
Enlem, bakı ve boylam gibi matematiksel konum veya farklı özel konum faktörleri bu mekanizmayı açıklamaz.
Sadece yer şekilleri (özel konum) seçeneği bu durumu doğrudan karşılar.

Key Concept

Dağların uzanış doğrultusunun (yer şekilleri) iklim üzerindeki etkisi

Hints

1
Dağların kıyıya paralel veya dik uzanması hangi coğrafi başlık altında incelenir?
2
Ege Bölgesi'nde denizel iklimin geniş bir alanda görülmesinin sebebi dağların konumudur.
3
Cevap, Türkiye'nin 'özel konumu' içinde yer alan ve arazinin engebe/dağ yapısını ifade eden faktördür.

Practice More

Karadeniz ve Akdeniz'de dağların paralel uzanmasının yağış miktarı ve tipi (orografik yağışlar) üzerindeki sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 526Question

Türkiye'de ormanların yetişmeye başladığı en alt seviyeye "orman alt sınırı" denir. Bu sınırın coğrafi bölgelere göre dağılışı incelendiğinde; Karadeniz kıyılarında ormanların deniz seviyesinden (00 m) itibaren başladığı, buna karşın İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde orman alt sınırının yaklaşık 100012001000 - 1200 metrelere kadar çıktığı görülmektedir.

Buna göre, Türkiye'de orman alt sınırının bölgeler arasında farklılık göstermesinde etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nemlilik ve yağış rejimi

Answer

Orman alt sınırını belirleyen temel faktör nemlilik ve yağış rejimidir.
Türkiye'de ormanların deniz seviyesinden başlayabildiği tek yer Karadeniz kıyılarıdır; çünkü burada her mevsim yağış vardır ve nemlilik yüksektir. İç kesimlerde ise buharlaşma şiddetli ve nem az olduğu için ağaçlar alçak ve kurak düzlüklerde yetişemez, ancak yağışın arttığı dağ yamaçlarında tutunabilirler. Bu nedenle orman alt sınırı iç kesimlerde daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Orman alt sınırı ve üst sınırı kavramlarını ayırt et.
Üst sınır sıcaklığa (enlem/yükselti), alt sınır ise neme (yağış) bağlıdır.
Soruda alt sınır sorulduğu için nemlilik koşullarına odaklanılmalıdır.
2
Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin nem koşullarını karşılaştır.
Karadeniz'de nem yüksek ve yağış boldur (00 m sınırı), İç Anadolu'da ise kuraklık belirgindir (11001100 m sınırı).
İç bölgelerde alçak kesimler çok kurak olduğu için ormanlar ancak nemin arttığı yüksek yamaçlarda başlayabilir.
3
Seçenekler arasından nemlilik ile ilgili olanı belirle.
Nemlilik ve yağış rejimi seçeneği doğru cevaptır.
Verilen durum doğrudan bölgelerin su bilançosu ve nemlilik farkıyla açıklanır.

Key Concept

Orman Alt Sınırı - Nemlilik İlişkisi

Hints

1
Ormanların yetişmesi için en temel ihtiyaçlardan biri sudur. Kıyılar ile iç kesimler arasındaki su miktarını düşünün.
2
Orman 'üst' sınırı sıcaklığa, orman 'alt' sınırı ise neme bağlıdır.

Practice More

Türkiye'de orman üst sınırının Akdeniz'den Karadeniz'e doğru alçalmasının nedenini (Enlem-Sıcaklık) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 527Question

Türkiye'nin bitki örtüsü dağılışını inceleyen bir araştırmacı, üç farklı sahada aşağıdaki gözlemleri yapmıştır:

K Sahası: İç kesimlerde, geçmişte meşe ve ardıç ormanlarının bulunduğu ancak günümüzde geven, yavşan otu ve çoban yastığı gibi türlerin geniş alan kapladığı yarı kurak arazilerdir.
L Sahası: Dağlık alanlarda orman üst sınırının bittiği yüksek kesimlerde yer alan; yaz yağışlarına bağlı olarak yeşeren kardelen, taşkıran ve yumak gibi türlerin bulunduğu alanlardır.
M Sahası: Kıyı bölgelerde kızılçam ormanlarının tahrip edildiği yerlerde ortaya çıkan; kocayemiş, defne ve zakkum gibi her dem yeşil türlerin yaygın olduğu alanlardır.

Bu sahalardaki bitki formasyonlarının sınıflandırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: K sahası insan tahribatıyla oluşan antropojen bozkırları, L sahası ise ot formasyonu içinde yer alan alpin çayırları ifade eder.

Answer

Doğru sınıflandırma, K sahasının insan tahribatıyla oluşan antropojen bozkırları, L sahasının ise ot formasyonuna dâhil olan alpin çayırları ifade ettiğini belirten ifadedir.
K sahasında eskiden meşe ve ardıç ormanlarının bulunması, mevcut geven ve yavşan otu topluluklarının doğal bir süreçle değil, insan tahribatıyla oluştuğunu kanıtlar; bu nedenle K sahası 'antropojen bozkır'dır. L sahasında orman üst sınırından sonra görülen kardelen ve taşkıran gibi türler ise yüksek dağ çayırı olarak da bilinen 'alpin çayır' formasyonuna aittir. Her iki formasyon da genel anlamda Türkiye'deki 'ot formasyonları' şemsiyesi altında incelenir.

Step-by-Step Solution

1
K sahasının özelliklerini analiz et.
Eskiden orman olan ancak tahrip edilip geven, yavşan otu gibi otların yerleştiği alanlar 'Antropojen Bozkır' olarak tanımlanır.
Geven, yavşan otu ve çoban yastığı karakteristik bozkır (step) türleridir; alanın geçmişte orman olması buranın doğal değil insan eliyle bozkıra dönüştüğünü gösterir.
2
L sahasının özelliklerini analiz et.
Orman üst sınırından sonra görülen kardelen, taşkıran gibi türler 'Alpin Çayır' formasyonuna aittir.
Yüksek rakımlarda yaz yağışlarıyla yeşil kalan ot topluluklarına çayır adı verilir ve bunlar bozkırdan farklı olarak şiddetli yaz kuraklığı yaşamazlar.
3
M sahasının özelliklerini analiz et.
Kızılçam tahribiyle oluşan defne, zakkum gibi türler 'Maki' formasyonudur.
Maki bir ot değil, çalı formasyonudur. Akdeniz ikliminin karakteristik bitki örtüsüdür.
4
Seçenekleri analiz sonuçlarıyla karşılaştır.
K sahasının antropojen bozkır, L sahasının ise alpin çayır olduğunu belirten seçenek tespit edilir.
Sadece bu seçenek sahaların bitki formasyonlarını ve oluşum nedenlerini doğru eşleştirmiştir.

Key Concept

Türkiye'de ot formasyonunun alt dalları olan bozkır, antropojen bozkır ve çayırların iklim-yükselti ilişkisine göre ayırt edilmesi

Hints

1
K sahasında 'eskiden ormanların bulunduğu' ifadesi, bu bozkırın oluşumunda dışarıdan bir müdahale (tahribat) olduğunu gösterir.
2
L sahasında orman üst sınırından sonraki yüksek yerlerde yetişen ve yaz boyu yeşil kalan ot topluluklarının (kardelen, taşkıran) hangi isimle anıldığını hatırlayınız.
3
M sahasında bahsedilen defne ve zakkum gibi türler ot değil birer çalı türüdür (Maki). Bu nedenle M sahası ot formasyonu olamaz.
Question 528Question

Kış aylarında Türkiye'yi etkileyen bir basınç merkezine bağlı olarak; Marmara Denizi'nde güneybatı yönlü şiddetli rüzgârlar nedeniyle ulaşımın aksadığı, aynı günlerde Doğu Karadeniz kıyı kuşağında ise sıcaklığın mevsim normallerinin yaklaşık 10C10^\circ C üzerine çıktığı ve bağıl nemin hızla azaldığı gözlemlenmiştir.

Buna göre, belirtilen bölgelerde etkili olan hava olayları ve rüzgârlar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Marmara ve Ege'de fırtınaya neden olan Lodos rüzgârı, Kuzey Anadolu Dağları'nı aşarak Karadeniz kıyılarında fön karakteri kazanmıştır.

Answer

Marmara ve Ege'de etkili olan Lodos rüzgârı, Kuzey Anadolu Dağları'nı aşarak Karadeniz kıyılarında fön karakteri kazanmıştır.
Güneybatıdan esen Lodos rüzgârı Marmara Denizi'nde fırtınalara yol açarken, Kuzey Anadolu Dağları'nı güneyden aşarak kuzey yamaçlara (Karadeniz kıyılarına) indiğinde 'fön' karakteri kazanır. Bu durum, havanın her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınmasına, bağıl nemin düşmesine ve karların hızla erimesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Yön ve Rüzgâr Eşleştirmesi
Lodos rüzgârı belirlendi.
Marmara'da etkili olan 'güneybatı' yönlü rüzgâr Türkiye yerel rüzgâr sisteminde Lodos'tur.
2
Bölgesel Etki Analizi
Karadeniz'deki ısınmanın nedeni fön etkisidir.
Lodos sıcak ve nemli bir rüzgârdır ancak Doğu Karadeniz kıyılarında sıcaklığın artması ve nemin düşmesi, rüzgârın dağ yamacı boyunca alçaldığını (fönleştiğini) gösterir.
3
Sentez ve Karar
Lodos-Fön ilişkisi kuruldu.
Lodos, Kuzey Anadolu Dağları'nı aşarak Karadeniz'in kuzey yamaçlarına indiğinde adyabatik ısınma (her 100100 metrede 1C1^\circ C) nedeniyle fön karakteri kazanır.

Key Concept

Yerel rüzgârların (Lodos) yer şekilleriyle etkileşimi sonucu fön karakteri kazanması.

Hints

1
Marmara'da ulaşımı aksatan 'güneybatı' yönlü yerel rüzgârın ismini düşünün.
2
Bir rüzgârın dağ yamacı boyunca alçalırken havayı ısıtıp kurutması olayına ne ad verilir?

Practice More

Lodos rüzgârının özellikle Marmara Bölgesi'nde kışın neden olduğu 'soba zehirlenmesi' riskinin meteorolojik nedenlerini araştırınız.

Alternative Method

Rüzgârların yönlerini 'Kayıp Sakal' (Karayel, Yıldız, Poyraz - Samyeli, Kıble, Lodos) şifresiyle hatırlayarak güneybatının Lodos olduğunu ve Lodos'un dağları aştığında fön oluşturabileceğini analiz edebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 529Question

Türkiye'deki ormanların dağılışında temel belirleyici faktör yağış ve nemliliktir. Ancak ağaç türlerinin dikey yönde kuşaklar oluşturmasında ve bazı türlerin belirli alanlarda yoğunlaşmasında sıcaklık (enlem ve yükselti) şartları ön plana çıkar.

Türkiye'deki orman ağaçlarının yayılış özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ladin ağaçları, geniş adaptasyon yeteneği sayesinde Ege ve Güney Marmara kıyı kuşağında geniş ve yoğun ormanlar oluşturur.

Answer

Ladin ağaçlarının Ege ve Güney Marmara kıyılarında yaygın olduğu bilgisi yanlıştır; bu tür yalnızca Doğu Karadeniz'de sınırlı bir alanda yetişir.
Ladin ağacı (Doğu Karadeniz Ladini), Türkiye'de yayılış alanı en dar olan iğne yapraklı ağaçlardan biridir. Sadece Doğu Karadeniz'in nem oranı çok yüksek olan kuzey yamaçlarında, yaklaşık 10001000-20002000 metreler arasında yayılış gösterir. Ege ve Güney Marmara gibi yaz kuraklığının belirgin olduğu bölgelerde doğal orman kurması mümkün değildir.

Step-by-Step Solution

1
Ağaç türlerinin ekolojik isteklerini değerlendiriniz.
Ladin (Doğu Karadeniz Ladini), çok yüksek nem ve her mevsim düzenli yağış isteyen, sıcaklık farklarına karşı hassas bir türdür.
Türlerin yayılış alanlarını belirleyen temel faktör, iklim isteklerinin o bölgeyle örtüşmesidir.
2
Seçeneklerdeki bölgelerle ağaç türlerini eşleştiriniz.
Ege ve Güney Marmara kıyılarında yaz kuraklığı belirgindir, bu durum Ladin'in yetişme şartlarına aykırıdır.
Ladin, Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz bölümünde (Ordu'dan Gürcistan sınırına kadar) yayılış gösterir.
3
Diğer ağaç türlerinin yaygınlık durumunu teyit ediniz.
Meşe en yaygın cinstir, Kızılçam Akdeniz iklimindedir, Kayın nemli Karadeniz yamaçlarındadır, Sarıçam ise soğuk ve yüksek alanlardadır.
Bilgilerin doğruluğunu kontrol ederek yanlış olan ifadeyi kesinleştirmiş oluruz.

Key Concept

Türkiye'deki orman ağaçlarının (Ladin, Kayın, Kızılçam, Sarıçam, Meşe) yetişme koşulları ve bölgesel dağılımı.

Hints

1
Hangi ağacın sadece tek bir bölgeye (Doğu Karadeniz) özgü olduğunu düşünün.
2
Ege ve Marmara bölgelerinin yaz kuraklığına sahip olduğunu, Ladin'in ise aşırı nem istediğini hatırlayın.
3
Ladin, Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz'de yetişen seçici bir türdür; bu yüzden Ege'de görülmesi imkansızdır.

Practice More

Türkiye'deki endemik ağaç türlerini (Kasnak Meşesi, İspir Meşesi, Kazdağı Göknarı vb.) ve yayılış alanlarını çalışmak konuyu pekiştirir.
Estimated Time:1m 15s
Question 530Question

Ülkemizin sahil kuşaklarında, asıl ağaç topluluklarının yüzyıllar boyunca süren kesme, yakma ve tarla açma gibi insan müdahaleleriyle tahrip edilmesi, yerini yeni ve kısa boylu odunsu türlere bırakmasına neden olmuştur.

Söz konusu tahribat süreçleri neticesinde;
• Akdeniz ve Ege kıyı kuşağında kızılçamların yerini zeytin, defne, zakkum, mersin, sandal, keçiboynuzu ve akçakesme gibi türler (maki),
• Yine Akdeniz ve Ege bölgesinde makilerin cılızlaşmasıyla lavanta, kekik, abdestbozan ve süpürge çalısı gibi türler (garig),
• Karadeniz'in nemli sahalarında ise geniş yapraklı türlerin yerini fındık, şimşir, kızılcık ve ıhlamur gibi türler (psödomaki - yalancı maki) almıştır.

Oluşum süreçleri, yayılış alanları ve karakteristik türleri belirtilen bu bitki örtüsü grupları, genel coğrafi sınıflandırmada aşağıdaki temel formasyonlardan hangisinin içerisinde değerlendirilir?

Show answer & explanation

Answer: Çalı

Answer

Çalı
Doğru cevap, maki, garig ve psödomaki topluluklarının ağaç örtüsünün tahribiyle oluşan, odunsu ancak kısa boylu bitkilerden meydana gelen çalı sınıfını temsil etmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Öncülde verilen bitki türlerini ve oluşum şekillerini analiz etmek.
Maki, garig ve psödomaki topluluklarının orman veya maki tahribiyle oluştuğu, odunsu yapıya sahip kısa boylu bitkiler olduğu belirlenir.
Bitkilerin hangi temel gruba ait olduğunu bulmak için yapısal özelliklerine (odunsu/otsu) ve boylarına bakmak gerekir.
2
Belirlenen bu özellikleri temel bitki örtüsü gruplarıyla eşleştirmek.
Uzun boylu ağaç (orman) olamayan, ancak otsu yapıda da olmayan bu odunsu türlerin (zeytin, fındık, lavanta vb.) çalı grubunda yer aldığı sonucuna varılır.
Bitki coğrafyasında bitkiler genel olarak ağaç, çalı ve ot olmak üzere üç ana gruba ayrılır.

Key Concept

Bitki Formasyonları ve Çalı Toplulukları

Hints

1
Bu bitki türleri (zeytin, defne, fındık vb.) ağaç kadar uzun boylu ve kalın gövdeli değildir, ancak ot kadar da zayıf ve kısa ömürlü değildir.
2
Bitki coğrafyasında bitkiler dış görünümlerine göre başlıca ağaç, ot ve çalı olarak sınıflandırılır. Odunsu gövdeli kısa türler belli bir sınıfta toplanır.
3
Ormanların tahribiyle ortaya çıkan maki, garig ve psödomaki türleri yapısal olarak 'çalı' grubunu oluştururlar.

Practice More

İç Anadolu'da ormanların tahribiyle oluşan 'antropojen bozkır' alanlarını kıyılardaki bu türler ile karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 531Question

Türkiye'de sıcaklık dağılışı üzerinde mutlak (matematik) ve göreceli (özel) konum faktörleri birlikte etkili olmaktadır. Aşağıdaki tabloda, aynı boylam üzerinde yer alan XX ve YY merkezlerinin Ocak ayı ortalama gerçek ve indirgenmiş sıcaklık değerleri verilmiştir:

MerkezOcak Ayı Gerçek Sıcaklığı (C^\circ\text{C})Ocak Ayı İndirgenmiş Sıcaklığı (C^\circ\text{C})
XX2277
YY9999

XX merkezinin YY merkezine göre daha güneyde yer aldığı bilindiğine göre, XX merkezinin Ocak ayı indirgenmiş sıcaklığının YY merkezinden daha düşük olması aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?

Show answer & explanation

Answer: YY merkezinin denizel etkilere açık, XX merkezinin ise şiddetli karasallık etkisinde olması

Answer

Kuzeyde yer alan merkezin denizel etkilere açık olması, güneydeki merkezin ise karasal olması nedeniyle ortaya çıkan enleme aykırı durum.
Doğru cevap olan denizellik ve karasallık etkisi; kış mevsiminde Türkiye'de enlem etkisini en çok bozan faktördür. YY merkezinin deniz seviyesinde ve deniz kıyısında olması onu ılıman tutarken, XX merkezinin güneyde olmasına rağmen iç kesimde (karasal) kalması sıcaklığının (indirgenmiş olsa dahi) daha düşük çıkmasına neden olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Merkezlerin yükseltilerini tespit etme
XX merkezi 1000m1000\text{m} (72=5C7 - 2 = 5^\circ\text{C} fark, 5×200=1000m5 \times 200 = 1000\text{m}), YY merkezi ise 0m0\text{m} (deniz seviyesi) yükseltisindedir.
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark yükseltiyi verir.
2
İndirgenmiş sıcaklıkları enlem bazında karşılaştırma
XX merkezi (Güney) 7C7^\circ\text{C}, YY merkezi (Kuzey) 9C9^\circ\text{C} indirgenmiş sıcaklığa sahiptir.
İndirgenmiş sıcaklıkta yükselti etkisi yoktur; farkın nedeni ya enlem ya da denizellik-karasallıktır.
3
Enlem ve özel konum çelişkisini analiz etme
Normalde Güney (XX) daha sıcak olmalıydı ancak Kuzey (YY) daha sıcak. Bu durum enlem etkisinin denizellik/karasallık tarafından maskelendiğini kanıtlar.
Kışın denizler karalardan daha geç soğuduğu için deniz kıyısındaki yerler, enlem olarak daha kuzeyde olsalar bile daha ılık kalırlar.

Key Concept

İndirgenmiş Sıcaklık ve Denizellik-Karasallık İlişkisi

Hints

1
İndirgenmiş sıcaklık teriminin ne anlama geldiğini hatırlayın; bu sıcaklık türünde yükselti bir faktör müdür?
2
Normalde Türkiye'de güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklığın azalması beklenir (Enlem). Burada tam tersi bir durum var.
3
Kışın bir bölgeyi, enlem olarak kuzeyde olmasına rağmen daha sıcak tutabilen 'nemli ve denizel' havayı düşünün.

Practice More

İndirgenmiş sıcaklık haritaları ile gerçek sıcaklık haritaları arasındaki farkın en çok olduğu bölgeyi (Doğu Anadolu) inceleyerek kavramı pekiştirin.

Alternative Method

Tablodaki 'Gerçek - İndirgenmiş' farkına bakarak merkezlerin yükseltilerini hesaplayın. Daha sonra bu yükseltileri 'sıfır' kabul edip sadece enlem ve denizellik açısından bir denge kurun.
Estimated Time:2m 0s
Question 532Question

Türkiye'nin farklı bölgelerinde yer alan iki ayrı merkezin en fazla yağış aldığı mevsim ve bu alanlarda yaygın olarak görülen baskın ot türleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

MerkezEn Fazla Yağış Aldığı MevsimBaskın Ot Türleri
IİlkbaharGeven, Çoban yastığı, Yavşan otu
IIYazAlpin yıldızı, Mavi kantaronyum, Çayır salkım otu

Buna göre, bu merkezlerdeki ot formasyonları ve doğal çevre özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: II. merkezdeki bitki örtüsü, yükseltiye bağlı olarak sıcaklığın ağaç yetişme sınırının altına düştüğü alanlarda gelişen alpin çayırlardır.

Answer

II. merkezdeki bitki topluluğu, yüksek dağ kuşaklarında sıcaklığın ağaç yetişme sınırının altına düştüğü yerlerde görülen çayır topluluklarıdır.
Tablodaki veriler analiz edildiğinde, II. merkezdeki yaz yağışları ve karakteristik türler bu alanın bir alpin çayır sahası olduğunu kanıtlar. Alpin çayırlar, dağların yüksek kesimlerinde sıcaklığın ağaçların fizyolojik süreçlerini devam ettiremeyeceği kadar düşmesiyle (orman üst sınırı) başlar.

Step-by-Step Solution

1
Yağış rejimlerini analiz etme
I. merkezde yağışın ilkbaharda yoğunlaşması karasal iklimi, II. merkezde yazın yoğunlaşması ise sert karasal iklimi veya yüksek rakım etkisini gösterir.
Türkiye'de yağışın mevsimlik dağılımı, hakim iklim tipini ve buna bağlı gelişen bitki formasyonunu belirleyen temel faktördür.
2
Baskın ot türlerini sınıflandırma
I. merkezdeki geven ve yavşan otu 'Bozkır' (Step) formasyonuna; II. merkezdeki alpin yıldızı ve düğün çiçeği ise 'Çayır' formasyonuna aittir.
Her bitki formasyonunun kendine has karakteristik türleri (indikatör türler) bulunmaktadır.
3
Oluşum koşullarını değerlendirme
Bozkırlar kuraklığın etkisiyle, Alpin çayırlar ise düşük sıcaklık nedeniyle orman yetişemeyen alanlarda gelişir.
Bitki örtüsünün dikey ve yatay dağılımı iklim elemanlarının sınırlandırıcı etkisine göre şekillenir.

Key Concept

Türkiye'deki ot formasyonlarının (bozkır ve çayır) iklim ve yükselti koşullarına göre ayrımı.

Hints

1
Merkezlerin en çok yağış aldığı mevsimlere odaklanın: İlkbahar yağışı İç Anadolu, Yaz yağışı Erzurum-Kars çevresini çağrıştırır.
2
Bozkır ve çayır türlerinin boylarını ve hangi hayvancılık türüyle (küçükbaş/büyükbaş) eşleştiğini hatırlayın.
3
Ağaç yetişme sınırının (orman üst sınırı) üzerinde hangi ot formasyonunun başladığını düşünün.

Practice More

Antropojen bozkırlar ile doğal bozkırlar arasındaki farkları ve bunların harita üzerindeki dağılışını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 533Question

Türkiye'de bitki örtüsü çeşitliliği içerisinde yer alan çalı formasyonları (maki, garig, psödomaki), bulundukları bölgelerin iklim koşulları ve beşerî müdahalelerin niteliğine göre farklılıklar gösterir. Bu formasyonların ekolojik özellikleri ve tür bileşimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Akçakesme, sandal ve keçiboynuzu gibi maki elemanları; kış soğuklarına karşı yüksek tolerans gösterdikleri için Kuzey Anadolu Dağları'nın 1500 metre üzerindeki yüksek kısımlarında ana bitki örtüsünü oluşturur.

Answer

Sandal, akçakesme ve keçiboynuzu gibi maki türlerinin kış soğuklarına dayanıklı olduğu ve yüksek dağlık kesimlerde yetiştiği bilgisi yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade, maki türlerinin kış soğuklarına dayanıklı olduğunu ve yüksek rakımlarda ana bitki örtüsünü oluşturduğunu savunmaktadır. Oysa maki türleri (zeytin, sandal, keçiboynuzu vb.) kış ılıklığı isteyen bitkilerdir; bu nedenle sıcaklığın çok düşük olduğu yüksek dağlık alanlarda veya Karadeniz'in yüksek kesimlerinde yetişmeleri mümkün değildir.

Step-by-Step Solution

1
Çalı formasyonlarının oluşum süreçlerini değerlendir.
Maki, garig ve psödomakinin tamamı orman tahribi sonucu (sekonder/ikincil) oluşur.
Türkiye'deki çalıların kökenini anlamak için tahribat etkisini bilmek gerekir.
2
Bitki örtüsü üst sınırları ile enlem ilişkisini kontrol et.
Maki üst sınırı Akdeniz'den Marmara'ya doğru azalır.
Enlem-sıcaklık ilişkisinin bitki kuşakları üzerindeki etkisini doğrulamak gerekir.
3
Seçeneklerdeki türleri ve ekolojik isteklerini karşılaştır.
Akçakesme, sandal ve keçiboynuzu maki türüdür ve kış ılıklığı ister.
Maki türlerinin Karadeniz'in yüksek veya iç kesimlerindeki sert soğuklara dayanamayacağını tespit etmek gerekir.

Key Concept

Türkiye'deki çalı formasyonlarının (Maki, Garig, Psödomaki) ekolojik istekleri ve dağılış sınırlayıcıları.

Hints

1
Maki türlerinin temel ekolojik isteği olan kış ılıklığını düşünün.
2
Türkiye'de dağların 1500 metreden yüksek kesimlerinde kışların nasıl geçtiğini ve bu durumun Akdeniz kökenli bitkileri nasıl etkileyeceğini hatırlayın.
3
Sandal ve keçiboynuzu gibi bitkiler don olaylarına karşı çok hassastır; bu yüzden sadece kıyı kesimlerinde ve belirli bir yükseltiye kadar görülebilirler.

Practice More

Maki üst sınırının bölgelere göre değişimini bir Türkiye haritası üzerinde inceleyerek enlem etkisini pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 534Question

Türkiye'de dağların yüksek kesimlerinde, sıcaklığın ağaç yetişmesine imkan vermeyecek kadar azaldığı orman üst sınırından sonra başlayan, yaz yağışlarıyla yeşeren gür ve uzun boylu ot toplulukları aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çayır

Answer

Türkiye'de yüksek dağlık alanlarda orman üst sınırının üzerinde yer alan gür ot toplulukları çayırlardır.
Çayırlar, Türkiye'de özellikle Kuzey Anadolu Dağları, Toroslar ve Erzurum-Kars-Ardahan platolarında, ormanların yetişemediği yüksek rakımlı bölgelerde yaz yağışlarıyla yeşeren formasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Bitki örtüsünün dikey dağılımını analiz etme
Yükselti arttıkça sıcaklık düşer ve bir noktadan sonra ağaçlar yetişemez (orman üst sınırı).
Bitkilerin yetişme şartlarını belirleyen temel faktörlerden biri sıcaklıktır.
2
Sınırın üzerindeki formasyonu belirleme
Sıcaklığın ağaçlar için yetersiz olduğu bu kuşakta, soğuğa dayanıklı çayırlar (alpin çayırlar) baskın hale gelir.
Yaz yağışlarının görüldüğü Erzurum-Kars gibi yüksek platolarda ve yüksek dağ yamaçlarında bu türler yaygındır.

Key Concept

Bitki örtüsünün dikey yönde kuşaklar oluşturması ve alpin çayırların konumu.

Hints

1
Soruda bahsedilen bitki örtüsü, ormanların bittiği en yüksek sınırın üzerinde yer alır.
2
Bu otlar yaz yağışlarıyla yeşil kalır ve büyükbaş hayvancılık için çok elverişlidir.

Practice More

Bozkır türleri (geven, çoban yastığı) ile çayır türlerini (yıldız çiçeği, kardelen) karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.

Alternative Method

Bitki örtülerini formasyonlarına göre sınıflandırın: Bozkır ve Çayır 'Ot'; Maki, Garig ve Psödömaki 'Çalı' formasyonudur. Soruda yüksek dağ kuşakları vurgulandığı için alpin çayırlara gidilmelidir.
Estimated Time:45s
Question 535Question

Türkiye'nin mutlak (matematik) ve göreceli (özel) konum şartları, ülke genelinde farklı özelliklere sahip iklim tiplerinin (Akdeniz, Karadeniz, Ilıman Karasal ve Sert Karasal) ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Bu iklim tiplerinin sıcaklık, yağış rejimleri ve doğal bitki örtüsü özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ilıman Karasal (Step) İklimi'nde deniz etkisinden uzaklığa bağlı olarak karasallık belirgindir; en fazla yağış cephe sistemlerinin etkisiyle sonbahar mevsiminde görülür ve doğal bitki örtüsü bozkırdır.

Answer

Ilıman Karasal (Step) İklimi'nde en fazla yağışın sonbaharda ve cephesel kökenli olarak düştüğünü belirten ifade yanlıştır. Doğrusu, en fazla yağışın ilkbaharda ve konveksiyonel (yükselim) kökenli olmasıdır.
Ilıman Karasal (Step) İklimi, deniz etkisine kapalı iç kesimlerde görülür. Bu iklim tipinde karaların ilkbahar mevsiminde hızla ısınmasıyla konveksiyonel (yükselim) yağışlar (halk arasında kırkikindi yağışları) oluşur ve en fazla yağış ilkbahar aylarında düşer. İfadede geçen 'cephesel kökenli' ve 'sonbahar' bilgileri Step iklimine değil, sırasıyla Akdeniz'in kışlarına ve Karadeniz iklimine aittir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki iklim tiplerinin en fazla yağış aldığı mevsimleri belirleyin.
Karadeniz: Sonbahar, Akdeniz: Kış, Ilıman Karasal: İlkbahar, Sert Karasal: Yaz.
Yağış rejimi, iklim tiplerini ayırt etmede en temel faktörlerden biridir.
2
Türkiye'de görülen yağış oluşum türlerinin hangi iklimlerle eşleştiğini hatırlayın.
Karadeniz: Orografik (Yamaç), Akdeniz: Cephesel, İç Kesimler (Step ve Sert Karasal): Konveksiyonel (Yükselim).
Yağışın kökeni, bölgenin konumu ve yer şekilleri hakkında kesin bilgi verir.
3
Seçeneklerdeki bilgileri bu doğrularla karşılaştırarak yanlış olan ifadeyi tespit edin.
Ilıman Karasal (Step) İklimi için verilen 'cephesel kökenli' ve 'sonbahar' bilgileri hatalıdır.
Yanlış olan bilgiyi bulmak sorunun temel amacıdır.

Key Concept

Türkiye'nin İklim Tipleri ve Karakteristik Özellikleri

Hints

1
Türkiye'de iklim tiplerinin en fazla yağış aldığı mevsimleri Türkiye haritası üzerine çizeceğiniz küçük bir 'e' harfi ile hatırlayabilirsiniz: İç Anadolu'dan (İlkbahar) başlayıp, Doğu Anadolu (Yaz), Karadeniz (Sonbahar) ve Ege/Akdeniz (Kış) şeklinde saat yönünde ilerler.
2
Yağış oluşum tiplerini düşünün: Dağ yamacı boyunca denizaşırı esen rüzgarlarla yükselen hava orografik, güneşin etkisiyle ısınıp aniden yükselen hava konveksiyonel, sıcak ve soğuk havanın karşılaşması ise cephesel yağışı oluşturur.
3
Seçeneklerde Ilıman Karasal (Step) İklimi için verilen yağış mevsimine ve kökenine dikkat edin. Step ikliminde 'kırkikindi' adı verilen yağışlar hangi mevsimde ve nasıl (ısınarak yükselme mi, cephe mi) oluşur?

Practice More

Türkiye'de basınç merkezlerinin (Sibirya, Basra, İzlanda, Asor) bu iklim tipleri üzerindeki etkilerini inceleyen bir soruyu çözmeniz konuyu pekiştirecektir.

Alternative Method

Soruyu çözerken seçeneklerdeki iklim tiplerinin anahtar kelimelerini eşleştirerek de ilerleyebilirsiniz. Akdeniz -> Kış -> Cephe -> Maki. Karadeniz -> Sonbahar -> Yamaç -> Orman. Step -> İlkbahar -> Yükselim -> Bozkır. Sert Karasal -> Yaz -> Yükselim -> Çayır. Bu şablona uymayan seçenek kendini hemen belli edecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 536Question

Bir televizyon kanalında hava durumu sunucusu bültende şu bilgileri paylaşmıştır:

'Değerli izleyiciler, yarından itibaren ülkemiz kuzeybatı yönünden gelen yeni bir atmosferik sistemin etkisine giriyor. Bu sistem sayesinde yurdumuzda günlerdir etkili olan dondurucu soğuklar kırılarak, yerini mevsim normallerinin üzerinde ılıman ve bol yağışlı bir havaya bırakacak.'

Buna göre, sunucunun bahsettiği ve Türkiye'de kış mevsiminin ılık ve yağışlı geçmesini sağlayan bu basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı

Answer

Doğru cevap, kış mevsiminde ılıman ve yağışlı hava getiren İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'nı ifade eden seçenektir.
Türkiye'ye kuzeybatı yönünden (Balkanlar üzerinden) giriş yapan, kaynağını 60° enlemlerindeki Atlas Okyanusu'ndan alan ve kış aylarında ülkemizde havanın bulutlu, yağışlı ve mevsim normallerine göre ılık geçmesini sağlayan sistem İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'dır.

Step-by-Step Solution

1
Hava durumu sunucusunun verdiği ipuçlarını analiz et.
Sistemin 'kuzeybatıdan' geldiği, 'kış soğuklarını kırdığı' ve 'ılıman, yağışlı' bir hava getirdiği belirlenir.
Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin giriş yönleri ve mevsime göre etkileri farklıdır.
2
Kışın etkili olan basınç merkezlerini karşılaştır.
Kışın etkili olan iki ana merkez Sibirya ve İzlanda'dır. Sibirya dondurucu soğuk ve kar (kuzeydoğu), İzlanda ise ılık ve yağış (kuzeybatı) getirir.
Sunucunun 'ılıman ve yağışlı' ifadesi Sibirya'yı elemeyi sağlar.
3
Özellikleri eşleştirerek doğru basınç merkezini tespit et.
Kuzeybatıdan sokulan, dinamik kökenli ve ılıtıcı etki yapan merkezin İzlanda Dinamik Alçak Basıncı olduğu sonucuna varılır.
İzlanda, okyanus üzerinden geldiği için bünyesinde taşıdığı nemli ve ılıman havayı Türkiye'ye taşır.

Key Concept

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezlerinin Mevsimsel Özellikleri ve Yönleri

Hints

1
Bu basınç merkezi ülkemize genellikle Balkanlar üzerinden, yani kuzeybatıdan giriş yapar.
2
Kaynağını bir okyanus üzerinden aldığı için bünyesinde bol nem barındırır, bu yüzden etkili olduğu kış günleri bol yağışlı geçer.
3
İsminde Kuzey Avrupa'da yer alan ada ülkesinin adı geçer ve karakter olarak 'Dinamik Alçak Basınç' özelliği taşır.

Practice More

Türkiye'de yaz aylarında sıcak ve kurak havanın oluşmasına neden olan güney kökenli basınç merkezlerinin özelliklerini tekrar ediniz.

Alternative Method

Türkiye haritasını gözünüzde canlandırarak köşelere basınç merkezlerini yerleştirebilirsiniz: Kuzeybatı'da İzlanda, Kuzeydoğu'da Sibirya, Güneybatı'da Asor, Güneydoğu'da Basra bulunur. Sorudaki 'kuzeybatı' ipucu doğrudan cevaba götürür.
Estimated Time:45s
Question 537Question

Türkiye'nin yıllık ortalama indirgenmiş izoterm haritası incelendiğinde; Ege Bölgesi'nde izoterm eğrilerinin, kıyı çizgisinden itibaren iç kesimlere doğru yaklaşık 150200150-200 kmkm boyunca sokulduğu görülmektedir. Bu durum, Akdeniz ve Karadeniz kıyı kuşağında ise çok daha dar bir şeritte gerçekleşmektedir.

İndirgenmiş bir haritada gözlenen bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ege Bölgesi'nde dağların kıyı çizgisine dik uzanmasının denizel etkinin iç kısımlara ulaşmasına olanak sağlaması

Answer

Ege Bölgesi'nde dağların kıyı çizgisine dik uzanmasının denizel etkinin iç kısımlara ulaşmasına olanak sağlaması
İndirgenmiş haritalar hazırlanırken, her merkezin yükseltisinden kaynaklanan sıcaklık kaybı (her 200200 metrede 1C1^{\circ}C) geri eklenir. Bu sayede yükselti bir değişken olmaktan çıkar. Ege Bölgesi'nde izotermlerin iç kesimlere sokulması, denizel havanın dağların uzanış doğrultusu sayesinde engellenmeden içeri girebilmesiyle açıklanır. Bu, yükseltinin değil, yer şekillerinin 'uzanış yönünün' (özel konum) bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Harita tipini analiz et
Harita 'indirgenmiş' bir haritadır.
İndirgenmiş haritalarda yükseltinin (rakım) sıcaklık üzerindeki etkisi tamamen elenmiş, tüm noktalar 00 mm kabul edilmiştir.
2
Ege Bölgesi'ndeki izoterm sapmasını incele
İzotermlerin iç kesimlere doğru geniş bir yay çizmesi, kıyıdaki sıcaklık değerlerinin iç kısımlarda da devam ettiğini gösterir.
Bu durum denizel (ılıman) hava kütlelerinin iç kısımlara kadar sokulabildiğine işaret eder.
3
Yer şekillerinin etkisini karşılaştır
Ege'de dağlar kıyıya dik uzanırken, Karadeniz ve Akdeniz'de paralel uzanır.
Dağların dik uzanması (Ege), denizel havanın önünde bir engel oluşturmazken; paralel uzanış (Akdeniz/Karadeniz) bu havanın hemen kıyıda hapsolmasına neden olur.

Key Concept

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yer Şekillerinin Uzanış Doğrultusu

Hints

1
'İndirgenmiş' ifadesi geçtiğinde yükselti faktörünü seçeneklerden elemelisiniz.
2
Denizelliğin iç kesimlere ulaşması, dağların uzanış doğrultusu ile doğrudan ilişkilidir.
3
Ege'de dağların kıyıya dik uzanması, Akdeniz ve Karadeniz'deki paralel uzanıştan farklı bir sıcaklık deseni oluşturur.

Practice More

İndirgenmiş ve gerçek sıcaklık farkının en fazla olduğu ilimizi (Erzurum gibi) düşünerek yer şekilleri-sıcaklık ilişkisini pekiştirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 538Question

Basınç merkezleri; alçalıcı hava hareketlerine bağlı olarak oluşan "yüksek basınç" (antisiklon) ve yükselici hava hareketlerine bağlı olarak oluşan "alçak basınç" (siklon) alanları şeklinde sınıflandırılır.

Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde Türkiye'yi etkileyen yüksek basınç merkezleri bir arada verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Sibirya - Asor

Answer

Sibirya ve Asor basınç merkezleri Türkiye'yi etkileyen yüksek basınç (antisiklon) alanlarıdır.
Sibirya ve Asor basınç merkezleri, Türkiye'yi etkileyen iki ana yüksek basınç (antisiklon) kaynağıdır. Sibirya kışın kuzeydoğudan etkili olurken, Asor ise genellikle güneybatıdan yıl boyu (özellikle yazın) etkili olur.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'yi etkileyen temel basınç merkezlerini ve basınç türlerini hatırla.
İzlanda (Alçak Basınç), Sibirya (Yüksek Basınç), Asor (Yüksek Basınç), Basra (Alçak Basınç).
Soruda istenen yüksek basınç merkezlerini diğerlerinden ayırmak için temel sınıflandırmayı bilmek gerekir.
2
Yüksek basınç (antisiklon) olanları belirle.
Sibirya ve Asor merkezleri yüksek basınç karakterlidir.
Bu merkezler alçalıcı hava hareketlerine bağlı olarak yüksek basınç alanı oluştururlar.
3
Seçeneklerdeki eşleştirmeleri kontrol et.
Sibirya ve Asor'un birlikte verildiği seçenek doğru cevaptır.
Diğer seçeneklerde en az bir tane alçak basınç merkezi (İzlanda veya Basra) bulunmaktadır.

Key Concept

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin yüksek basınç (YB) ve alçak basınç (AB) olarak sınıflandırılması.

Hints

1
Türkiye'de yüksek basınç etkili olduğunda hava genellikle açık ve bulutsuzdur.
2
Kuzeydoğudan gelen Sibirya ve güneybatıdan gelen Asor yüksek basınç özelliğine sahiptir.
3
İzlanda ve Basra 'alçak basınç' (AB), Sibirya ve Asor 'yüksek basınç' (YB) merkezleridir.

Practice More

Basınç merkezlerinin oluşum nedenlerini (termik/dinamik) tekrar ederek hangi merkezin hangi mevsimde baskın olduğunu çalışabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 539Question

Türkiye'nin yaz mevsimi koşulları dikkate alındığında, Akdeniz kıyısındaki Antalya ile Güneydoğu Anadolu'daki Şanlıurfa'da sıcaklık değerlerinin birbirine oldukça yakın olduğu, hatta pek çok gün Şanlıurfa'da termometrelerin daha yüksek değerleri gösterdiği görülür. Buna rağmen Antalya'da hissedilen sıcaklığın ve bağıl nem oranının Şanlıurfa'dan çok daha yüksek olması, Şanlıurfa'da ise havanın nem açığının (nem doygunluk farkı) belirgin şekilde fazla olmasıyla sonuçlanır.

Bu iki merkez arasında görülen bu karakteristik farkın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Antalya'nın denizel konumda bulunması nedeniyle mutlak nem miktarının Şanlıurfa'dan çok daha fazla olması

Answer

Antalya'da bağıl nemin ve hissedilen sıcaklığın yüksek olmasının temel nedeni, denizel konumun sağladığı yüksek mutlak nem miktarıdır.
Antalya deniz kıyısında yer aldığı için buharlaşma yoluyla atmosfere karışan su miktarı (mutlak nem) çok fazladır. Yazın her iki şehir de çok sıcak olduğundan maksimum nem (hava kapasitesi) yüksektir. Antalya'nın yüksek olan kapasitesi denizden gelen nemle dolarak bağıl nemi yükseltir; Şanlıurfa'da ise nem kaynağı olmadığı için bu büyük kapasite boş kalır ve nem açığı oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Sıcaklık ve maksimum nem ilişkisini analiz etme
Her iki merkezde de sıcaklık yüksek olduğu için havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) oldukça fazladır.
Maksimum nem doğrudan sıcaklığa bağlıdır.
2
Mutlak nem kaynaklarını değerlendirme
Antalya deniz kıyısında olduğu için havada bol miktarda su buharı (mutlak nem) bulunur; Şanlıurfa ise karasal ve çöl rüzgarlarına açık olduğu için mutlak nem çok azdır.
Su buharı kaynağına yakınlık mutlak nemi belirler.
3
Bağıl nem ve nem açığı hesaplamasını uygulama
Antalya'da yüksek kapasite (maksimum nem) denizden gelen suyla dolar ve bağıl nem yükselir. Şanlıurfa'da ise yüksek kapasite boştur, bu da yüksek nem açığına neden olur.
Bağıl nem = (Mutlak Nem / Maksimum Nem) x 100 formülü uygulanır.

Key Concept

Mutlak, Maksimum ve Bağıl Nem İlişkisi

Hints

1
Bağıl nem, havanın içindeki suyun, havanın alabileceği en fazla suya oranıdır.
2
Hissedilen sıcaklığı artıran unsur havadaki su buharı yani mutlak nemdir.
3
Şanlıurfa'da yazın havanın 'kuru' olması, havanın kapasitesinin çok büyük ama içindeki suyun çok az olmasından kaynaklanır.

Practice More

Türkiye'de kış mevsiminde bağıl nemin neden en yüksek Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında olduğunu, sıcaklığın düşmesinin maksimum nemi nasıl etkilediğini araştırınız.

Alternative Method

Nem açığı kavramı üzerinden gidilebilir: Nem açığı = Maksimum Nem - Mutlak Nem. Şanlıurfa'da sıcaklık nedeniyle Maksimum Nem çok yüksek, denizden uzaklık nedeniyle Mutlak Nem çok düşük olduğu için aradaki fark (açık) devasadır.
Estimated Time:1m 30s
Question 540Question

Anadolu yarımadasının zengin floristik yapısını paleobotanik ve güncel ekolojik verilerle sentezleyen bilimsel bir projede, üç farklı araştırma istasyonundan alınan saha verileri şu şekildedir:

Birinci İstasyon: Toprak kesitlerinde meşe ve karaçam türlerine ait fosil polenlere rastlanmasına rağmen, günümüzde yüzeyi geven, yavşan otu ve çoban yastığı gibi kurakçıl türler kaplamaktadır.
İkinci İstasyon: Yılın önemli bir bölümünde don olaylarının yaşandığı, orman dokusunun gelişemediği yüksek rakımlı bir sahadır. Kardelen, taşkıran, yıldız çiçeği ve yumak gibi türlerin oluşturduğu gür yeşil örtü dikkati çeker.
Üçüncü İstasyon: Kalker temelli toprakların bulunduğu yazları kurak sahada; geçmişte tahrip edilmiş yaprak dökmeyen çalıların yerini günümüzde lavanta, kekik, funda ve süpürge çalısı almıştır.

Bu istasyonların temsil ettiği bitki formasyonları ve coğrafi özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Birinci istasyon, orman örtüsünün insan eliyle yok edilmesi sonucu oluşan antropojen bozkır alanlarını yansıtırken; ikinci istasyonda sıcaklık yetersizliğine bağlı olarak orman üst sınırının yukarısında gelişen alpin çayırlar görülmektedir.

Answer

Birinci istasyonun insan tahribatıyla oluşan antropojen bozkır, ikinci istasyonun ise orman üst sınırının üzerinde yetişen alpin çayır olduğunu belirten seçenektir.
Verilen tespitlerde birinci alanda ağaç polenlerinin varlığı buranın önceden orman olduğunu ve sonradan insan etkisiyle bozkıra (antropojen bozkır) dönüştüğünü açıkça kanıtlamaktadır. İkinci alandaki yüksek rakım ve düşük sıcaklıklar, orman üst sınırını aştığı için ağaç yetişmesine engel olmakta ve kardelen gibi türlerden oluşan alpin (dağ) çayırlarının gelişmesine zemin hazırlamaktadır. Bu durum doğru seçenekte eksiksiz özetlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci istasyona ait floristik ve paleobotanik verileri analiz et.
Toprakta fosil ağaç polenlerinin bulunması, buranın eskiden orman olduğunu, mevcut geven/yavşan otunun ise sonradan (insan tahribatıyla) yerleşen 'Antropojen Bozkır' olduğunu kanıtlar.
Doğal bozkırlarda (klimaks step) ağaç polenine yoğun olarak rastlanmaz.
2
İkinci istasyondaki iklim ve bitki ilişkisini yorumla.
Don olaylarının yaygın olduğu yüksek rakımlı sahalarda ağaç yetişemez. Buradaki kardelen ve taşkıran gibi otlaklar orman üst sınırının üzerindeki 'Alpin Çayır' formasyonudur.
Dikey bitki kuşaklarında ormanın sona erdiği noktada çayırlar başlar.
3
Üçüncü istasyondaki ekolojik dönüşümü tanımla.
Kalker arazide yaprak dökmeyen çalıların (makilerin) tahribiyle lavanta ve kekik gibi kısa çalıların gelmesi 'Garig' (Frigana) formasyonuna işaret eder.
Bitki formasyonları ardışık tahribatla değişir (Orman -> Maki -> Garig).
4
Seçeneklerdeki ifadeleri elde edilen tespitlerle eşleştir.
Sadece birinci istasyonu antropojen bozkır, ikinci istasyonu ise yüksek rakıma bağlı alpin çayır olarak niteleyen ifade tüm ekolojik bulgularla tam olarak örtüşür.
Diğer seçeneklerde dikey kuşak dizilimi, özel/matematik konum ayrımı ve bölgesel yayılış hataları bulunmaktadır.

Key Concept

Ot ve Çalı Formasyonlarının Sınıflandırılması ve Dağılışı (Bozkır, Çayır, Garig)

Hints

1
Bir yerde geçmişe ait ağaç polenleri bulunuyorsa, orası eskiden ormanlıktır. Ormanların tahrip edilmesiyle oluşan kısa boylu ot topluluklarına ne ad verildiğini hatırlayın.
2
İkinci sahadaki yüksek rakım ve düşük sıcaklık, dikey dağılımda bitkilerin yetişebileceği en üst sınır olan orman üst sınırını geçtiğini gösterir. Bu alandaki çayırlara ne ad verilir?
3
Lavanta ve kekik gibi türlerin bulunduğu alanlar makilerin tahrip edilmesiyle oluşan garig formasyonudur. Ancak bu alanların Türkiye'de 'sadece' bir bölgeyle sınırlandırılamayacağını göz önünde bulundurun.

Practice More

Türkiye'de dağ yamacı boyunca görülen dikey bitki kuşaklarının sıralamasını ve her kuşağın karakteristik türlerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Ezber yapmak yerine sebep-sonuç ilişkisi kurun: Fosil polen = tahribat = Antropojen. Yüksek dağ + don = ağaç yaşayamaz = Alpin Çayır. Maki tahribatı = Garig. Bu üçlü eşleştirmeyi doğrulayan tek seçenek cevaptır.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 27 / 38Next
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 27 | Examkin