Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 questions

Question 541Question

Bir coğrafya araştırmacısı, Türkiye'nin ocak ayına ait iki farklı sıcaklık dağılış haritasını incelemektedir. Birinci haritada sıcaklık eğrilerinin (izotermlerin) oldukça sık kıvrımlar yaptığı, kısa mesafelerde kapalı eğriler oluşturduğu ve genel uzanışın enlem çizgilerine uyumsuz olduğu görülmektedir. İkinci haritada ise eğrilerin daha sade bir uzanış gösterdiği, kapalı eğrilerin yok denecek kadar azaldığı ve sıcaklıkların genel olarak güneyden kuzeye doğru daha düzenli bir şekilde azaldığı dikkati çekmektedir.

Buna göre, aynı döneme ait bu iki harita arasındaki görsel ve yapısal farklılığın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Birinci haritanın yeryüzü şekillerini dikkate alan gerçek sıcaklıklara, ikinci haritanın ise yükselti etkisinin elendiği indirgenmiş sıcaklıklara göre çizilmesi

Answer

Birinci haritanın yeryüzü şekillerini dikkate alan gerçek sıcaklıklara, ikinci haritanın ise yükselti etkisinin elendiği indirgenmiş sıcaklıklara göre çizilmesidir.
Doğru yanıt, gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık kavramlarının harita üzerindeki yansımasını açıklamaktadır. Gerçek sıcaklık haritaları yer şekillerini ve yükseltiyi dikkate aldığı için izoterm eğrileri dağlık alanlarda kıvrımlar ve kapalı adacıklar oluşturur. İndirgenmiş sıcaklık haritalarında ise her yer deniz seviyesinde (00 metre) kabul edildiğinden yükseltinin sıcaklığı düşürücü etkisi ortadan kalkar; böylece eğriler daha sade bir hal alarak genellikle enlem çizgilerine paralel (güneyden kuzeye azalan) bir görünüm sergiler.

Step-by-Step Solution

1
Birinci haritanın özelliklerini analiz et.
Sıcaklık eğrilerinin sık kıvrımlar yapması ve kapalı eğriler (adacıklar) oluşturması, bölgedeki dağlık ve engebeli yapının (yükselti farklarının) sıcaklığa doğrudan etki ettiğini gösterir.
Gerçek sıcaklıklar ölçülürken bulunulan yerin rakımı dikkate alınır, bu da kısa mesafelerde sıcaklık değişimlerine yol açar.
2
İkinci haritanın özelliklerini analiz et.
Eğrilerin daha sade uzanması ve güneyden kuzeye düzenli azalması, sıcaklık üzerinde bozucu bir etki yapan yükselti faktörünün ortadan kaldırıldığını gösterir.
Sıcaklık dağılışının enleme uygun hale gelmesi, yeryüzünün düz kabul edildiği bir hesaplamayı işaret eder.
3
Haritalar arasındaki farkı coğrafi terminoloji ile eşleştir.
Yükseltiyi içeren haritalar 'gerçek sıcaklık', her yerin deniz seviyesinde (00 metre) kabul edildiği haritalar ise 'indirgenmiş sıcaklık' haritasıdır.
İndirgenmiş haritalarda yükseltinin etkisi elendiği için izoterm eğrileri daha az dalgalanma gösterir.

Key Concept

Gerçek Sıcaklık ve İndirgenmiş Sıcaklık Arasındaki Fark

Hints

1
Bir haritada sıcaklık eğrileri dağların etrafında dolanıyor ve kapalı halkalar oluşturuyorsa, o haritada yeryüzü şekilleri dikkate alınmış demektir.
2
Türkiye gibi dağlık bir ülkede sıcaklık haritası sanki dümdüz bir ovaymış gibi çizilmişse, yükseltinin etkisi hesaplamalardan çıkarılmış demektir.
3
Yükselti dikkate alınarak ölçülen sıcaklıklara 'gerçek', her yerin deniz seviyesinde (00 metre) olduğu varsayılarak hesaplanan sıcaklıklara ise 'indirgenmiş' sıcaklık adı verilir.

Practice More

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında en yüksek sıcaklıkların Güneydoğu Anadolu'da olmasının nedenlerini (enlem ve karasallık) inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Soruyu çözerken 'kapalı eğriler' ifadesine odaklanabilirsiniz. Haritada kapalı bir sıcaklık eğrisi varsa, o bölgede çevresine göre aniden yükselen bir dağ (veya alçalan bir çukur) vardır ve bu sadece gerçek sıcaklık haritalarında görünür.
Estimated Time:1m 0s
Question 542Question

Türkiye'de çalı formasyonları; iklim özellikleri, yükselti ve beşerî müdahalelere bağlı olarak maki, garig ve psödomaki (yalancı maki) şeklinde sınıflandırılır. Aşağıdaki tabloda bu gruplardan üçüne ait bazı karakteristik özellikler numaralandırılarak verilmiştir:

GrupKarakteristik Özellikler
ISert ve parlak yapraklı, kuraklığa dayanıklı ve kışın yaprağını dökmeyen bodur ağaççıklar.
IIMakilerin tahrip edildiği, toprağın inceldiği yerlerde görülen çok kısa boylu, seyrek çalı toplulukları.
IIINemli iklim bölgesinde orman tahribiyle oluşan, içinde kışın yaprak döken türlerin de bulunduğu topluluklar.

Bu tablo ve Türkiye'nin coğrafi özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: III. grubun yaygın olduğu alanlardaki yıllık yağış rejimi, I. grubun yaygın olduğu alanlara göre daha düzenlidir.

Answer

III. grubun yaygın olduğu alanlardaki yıllık yağış rejimi, I. grubun yaygın olduğu alanlara göre daha düzenlidir.
Tablodaki III. grup psödomaki (yalancı maki) formasyonunu, I. grup ise maki formasyonunu tanımlamaktadır. Psödomakiler, Karadeniz kıyı kuşağı gibi her mevsim yağış alan nemli bölgelerde ormanların tahrip edilmesiyle oluşur. Makiler ise yaz kuraklığının belirgin olduğu Akdeniz iklim bölgesinde yaygındır. Bu nedenle psödomakilerin bulunduğu alanların yağış rejimi, makilerin bulunduğu alanlara göre daha düzenlidir.

Step-by-Step Solution

1
Tablodaki tanımlardan hareketle çalı gruplarını teşhis et.
Grup I: Maki (her dem yeşil, kurakçıl), Grup II: Garig (tahrip edilmiş maki), Grup III: Psödomaki (yalancı maki, yaprak döken türler barındıran).
Bitki topluluklarının morfolojik özellikleri ve oluşum şartları türlerini belirlememizi sağlar.
2
Teşhis edilen grupların Türkiye'deki temel yayılış alanlarını ve iklim özelliklerini eşleştir.
Maki: Akdeniz iklimi (yaz kurak, kış ılık); Psödomaki: Karadeniz iklimi (her mevsim yağışlı, nemli).
Bitki örtüsü, ilgili bölgenin iklim koşullarının (yağış rejimi, sıcaklık) bir yansımasıdır.
3
Seçeneklerdeki çıkarımları iklim ve yer şekilleri verileriyle analiz et.
Karadeniz kıyılarındaki (psödomaki alanı) yağış rejimi, Akdeniz kıyılarındaki (maki alanı) rejime göre daha düzenlidir.
Karadeniz her mevsim yağış alırken, Akdeniz'de yaz mevsimi kuraktır.

Key Concept

Türkiye'de Çalı Formasyonlarının Sınıflandırılması ve İklim İlişkisi

Hints

1
Grup I, II ve III'ün sırasıyla maki, garig ve psödomaki olduğunu belirleyerek işe başlayın.
2
Psödomakilerin (yalancı maki) neden Karadeniz Bölgesi'nde, makilerin ise neden Akdeniz/Ege kıyılarında yaygın olduğunu düşünün.
3
Bitki örtüsü sınırlarını belirleyen faktörlerin (sıcaklık vs. yağış) ve insan etkisinin (tahribat) çalı türleri üzerindeki farkını analiz edin.

Practice More

Akdeniz'deki maki üst sınırı ile Karadeniz'deki orman üst sınırını etkileyen faktörleri (enlem vs. nem) karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 543Question

Türkiye'de sıcaklık dağılışı üzerinde mutlak (matematik) ve göreceli (özel) konum faktörleri birlikte etkili olmaktadır. Aşağıdaki tabloda birbirine yakın enlemlerde yer alan iki il merkezinin bazı coğrafi özellikleri ve Ocak ayı ortalama sıcaklık değerleri verilmiştir:

ŞehirEnlemYükselti (mm)Ocak Ayı Ort. Sıcaklık (C^\circ C)
İzmir3825K38^\circ 25' K558,58,5
Isparta3746K37^\circ 46' K103510351,81,8

Tablodaki verilere göre, Isparta'nın İzmir'den daha güneyde yer almasına rağmen kış mevsiminde çok daha soğuk olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Denizellik ve yükselti farkı

Answer

İzmir ve Isparta arasındaki belirgin sıcaklık farkının temel nedeni denizellik etkisi ve yükselti farkıdır.
Doğru cevap olan denizellik ve yükselti farkı seçeneği, tablodaki anomaliyi açıklar. İzmir deniz kıyısında yer aldığı için nem oranı yüksektir ve bu durum kışın ısı kaybını önleyerek sıcaklığı dengeler. Ayrıca İzmir deniz seviyesine yakınken Isparta'nın 10351035 metre yüksekte olması, atmosferin alt tabakalarındaki ısınmanın Isparta'da daha az gerçekleşmesine neden olur. Bu iki faktör, Isparta'nın enlem avantajını (daha güneyde olması) ortadan kaldırarak onu daha soğuk bir şehir yapar.

Step-by-Step Solution

1
Enlem değerlerini karşılaştırın.
Isparta (3746K37^\circ 46' K) İzmir'den (3825K38^\circ 25' K) daha güneydedir.
Normal şartlarda (mutlak konum) Isparta'nın daha sıcak olması beklenirdi.
2
Yükselti ve denizellik durumunu analiz edin.
İzmir kıyıda ve 55 metredeyken, Isparta iç kesimde ve 10351035 metrededir.
Yükselti arttıkça sıcaklık her 200200 metrede 1C1^\circ C azalır ve denizden uzaklaştıkça karasallık artar.
3
Verileri sentezleyin.
Isparta'daki yaklaşık 10001000 metrelik yükselti farkı ve deniz etkisinden uzak olma durumu, enlem etkisini baskılayarak sıcaklığı düşürmüştür.
Türkiye'de göreceli konum faktörleri (yükselti, karasallık) sık sık mutlak konumun (enlem) etkisini geçersiz kılabilir.

Key Concept

Sıcaklık dağılışı üzerinde özel (göreceli) konumun enlem etkisini geçersiz kılması (enleme aykırılık).

Practice More

Türkiye'de kış mevsiminde enleme aykırı durumların en belirgin olduğu diğer bölgeleri (örneğin Karadeniz kıyıları ile İç Anadolu kıyaslaması) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 544Question

Türkiye'nin Ocak ayı indirgenmiş sıcaklık haritası incelendiğinde, izoterm eğrilerinin özellikle Karadeniz ve Akdeniz kıyı kuşağında kıyı çizgisine paralel bir uzanış sergilediği görülür.

Bu durum, Ocak ayında Türkiye'de sıcaklık dağılışı üzerinde aşağıdakilerden hangisinin etkisinin enlem etkisinden daha baskın olduğunu kanıtlar?

Show answer & explanation

Answer: Denizellik ve nemlilik etkisi

Answer

İzotermlerin kıyı çizgisine paralel uzanması, denizellik (nemlilik) etkisinin enlem etkisini gölgelemesi ile açıklanır.
Türkiye'de kış mevsiminde (Ocak) denizler karalardan daha sıcaktır. Normalde enlem etkisine bağlı olarak izotermlerin doğu-batı yönünde paralel uzanması gerekirken, denizelliğin etkisiyle izotermler kıyı çizgisine uyum sağlayarak kıyı boyunca uzanır. Bu durum, denizelliğin sıcaklık dağılışında enlemden daha belirgin bir rol oynadığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Harita tipini analiz et.
İndirgenmiş sıcaklık haritası kullanılmıştır, dolayısıyla yükselti faktörü elenmelidir.
İndirgenmiş sıcaklıkta her yer 00 metre kabul edilir.
2
Enlem etkisinin normal şartlardaki etkisini düşün.
Normalde izotermlerin doğu-batı yönlü uzanması (enlemlere paralel olması) beklenir.
Enlem etkisi sıcaklığın ekvatordan kutuplara doğru düzenli azalmasını öngörür.
3
Mevsimsel ve bölgesel sapmayı değerlendir.
Ocak ayında denizler karalardan daha sıcaktır. Bu yüzden kıyı boyunca sıcaklık değerleri benzerlik gösterir.
Suyun geç ısınıp geç soğuması özelliği kışın kıyı kuşağını korur.
4
Sonuca ulaş.
İzotermlerin enlemi takip etmek yerine kıyı çizgisini takip etmesi, denizelliğin enlemden daha güçlü bir faktör olduğunu kanıtlar.
Çünkü izotermler enlem çizgilerini keserek deniz sınırına uyum sağlamıştır.

Key Concept

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında kış mevsiminde denizelliğin enlem etkisini bastırması.

Hints

1
'İndirgenmiş' kelimesi yükselti etkisinin haritadan çıkarıldığını ifade eder.
2
Kışın denizler karalara göre daha ılımandır; bu yüzden kıyı şeridi boyunca sıcaklık değerleri birbirine yakın seyreder.
3
İzotermlerin normalde doğu-batı yönünde olması beklenirken kıyıya paralel hale gelmesi, enlem etkisinin başka bir faktör tarafından bozulduğunu gösterir.

Practice More

Temmuz ayı indirgenmiş sıcaklık haritasında en yüksek sıcaklıkların neden Güneydoğu Anadolu'da toplandığını araştırınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 545Question

Türkiye'de özellikle ilkbahar mevsiminde Karadeniz ve Marmara Denizi üzerinde yoğun sis oluşumu gözlenir. Bu durum bazen görüş mesafesini birkaç metreye kadar düşürerek deniz ulaşımının durmasına veya aksamasına neden olmaktadır.

Denizler üzerinde görülen bu sislerin oluşmasındaki temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Soğuk deniz yüzeyi üzerine sıcak ve nemli bir hava kütlesinin temas etmesi

Answer

Deniz sislerinin temel nedeni, soğuk deniz yüzeyi üzerine sıcak ve nemli hava kütlesinin temas etmesidir.
Türkiye'de özellikle ilkbaharda denizlerin karalara göre daha soğuk olması nedeniyle, sıcak ve nemli hava kütleleri deniz üzerine geldiğinde soğuyarak yoğunlaşır. Bu mekanizma deniz üzerinde görülen adveksiyon sislerini açıklar.

Step-by-Step Solution

1
Sis oluşum prensibini analiz et.
Sisin oluşması için nemli bir hava kütlesinin soğuyarak içindeki su buharının yoğunlaşması gerekir.
Hava soğudukça nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) azalır ve bağıl nem artar.
2
Mevsimsel koşulları değerlendir.
İlkbaharda denizler karalara göre daha geç ısınır ve hala soğuktur; karalar ise hızla ısınmıştır.
Özgül ısı farkı nedeniyle denizlerin ısınması zaman alır.
3
Hava kütlesi ve yüzey etkileşimini belirle.
Karalardan gelen sıcak ve nemli hava, soğuk deniz yüzeyine temas ettiğinde alt katmanları soğur ve yoğunlaşarak sis oluşturur.
Bu sürece 'adveksiyon (yatay hareket) sisi' denir ve Türkiye'de deniz ulaşımını en çok etkileyen sis türüdür.

Key Concept

Sis Türleri ve Oluşum Koşulları (Adveksiyon Sisi)

Hints

1
Sisin oluşması için havanın alt kısımdan soğuması gerektiğini unutmayın.
2
İlkbaharda deniz mi yoksa kara mı daha soğuk olur?
3
Karalardan gelen sıcak hava, henüz ısınmamış olan Karadeniz yüzeyiyle karşılaştığında ne olur?

Practice More

İç Anadolu'da kış geceleri görülen sis türü (radyasyon sisi) ile farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 546Question

Türkiye'de yer şekilleri, yükselti ve iklim çeşitliliğine bağlı olarak ot formasyonları; bozkır (step), çayır ve alpin çayır (dağ çayırı) olarak sınıflandırılır. Bu formasyonların ekolojik özellikleri ve mevsimsel döngüleri dikkate alındığında, bir sahadaki ot topluluğunun 'alpin çayır' değil de 'bozkır' formasyonu içerisinde yer aldığını belirlemede kullanılabilecek en temel ayırt edici özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vejetasyonun (bitki örtüsünün) yaz kuraklığına bağlı olarak sararıp kuruması

Answer

Bitki örtüsünün yaz kuraklığına bağlı olarak sararıp kuruması, bir topluluğun alpin çayır yerine bozkır formasyonuna ait olduğunu gösteren en temel ekolojik farktır.
Türkiye'de bozkırlar (step), yarı kurak iklim bölgelerinde ilkbahar yağışlarıyla yeşeren ancak yaz sıcaklığı ve kuraklığıyla sararan kısa boylu ot topluluklarıdır. Alpin çayırlar ise dağların yüksek kesimlerinde (20002000 metre üzeri) yaz yağışları veya eriyen kar sularıyla yaz boyunca yeşil kalan gür otlardır. Bu nedenle, yaz mevsimindeki canlılık ve renk durumu bu iki formasyonu ayıran en temel kriterdir.

Step-by-Step Solution

1
Bozkır ve Alpin çayır formasyonlarının mevsimsel döngülerini karşılaştırın.
Bozkırlar ilkbahar yağışıyla yeşerip yazın kururken; alpin çayırlar yazın yeşil kalır.
Bu durum, iki formasyonu ayıran temel iklimsel adaptasyon farkıdır.
2
Formasyonların yayılış gösterdiği yükselti basamaklarını analiz edin.
Bozkırlar iç kesimlerdeki platolarda, alpin çayırlar ise orman üst sınırından sonra (20002000 m+) görülür.
Yükselti, bitki kuşaklarının belirlenmesinde doğrudan etkilidir.
3
Tür çeşitliliği ve ekonomik etkileri değerlendirin.
Bozkırlarda geven, yavşan otu ve çoban yastığı gibi türler varken; alpin çayırlar daha gürdür ve büyükbaş hayvancılığı destekler.
Bitki örtüsünün yapısı ekonomik faaliyetleri doğrudan şekillendirir.

Key Concept

Ot Formasyonlarının Ekolojik Ayırımı

Hints

1
Bozkır ve alpin çayır arasındaki farkı bulmak için bitkilerin yaz mevsimindeki görünümüne odaklanın.
2
İç Anadolu platolarındaki sararmış otları (bozkır) ile Erzurum-Kars yaylalarındaki yazın bile yeşil kalan meraları (çayır) kıyaslayın.
3
Geven ve yavşan otu bozkırın; kardelen ve primula ise alpin çayırın simgesidir. Yaz yağışları bu ayrımı yapan en temel faktördür.

Practice More

Antropojen bozkırların oluşumunda insan faktörünün rolünü ve orman sınırının yükseltiye göre değişimini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 547Question

Türkiye'de kış mevsiminde Kuzey Anadolu Dağları'nın iç kesimlerinden kıyıya doğru esen fön (föhn) rüzgarları, bölgenin iklim özellikleri, ekonomik faaliyetleri ve doğal süreçleri üzerinde karmaşık etkilere sahiptir.

Buna göre fön rüzgarlarının etkili olduğu bir dönemde;

I. Rize ve çevresinde turunçgil tarımı yapılabilmesine imkan sağlayan bir "mikroklima" alanı oluşur.
II. Alçalan hava kütlesinin sıcaklığının artmasına bağlı olarak havanın nem taşıma kapasitesi artar ve bağıl nem oranı düşer.
III. Havanın doyma noktasından uzaklaşması sonucunda, rüzgarın estiği yamaç boyunca orografik (yamaç) yağışların şiddeti artar.
IV. Sıcaklığın mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla karlar aniden erir; bu durum çığ, heyelan ve sel riskini tetikler.

yargılarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve IV

Answer

Fön rüzgarlarının mikroklima oluşturma, bağıl nemi düşürme ve doğal afetleri tetikleme özelliklerini içeren yargıların birleşimi doğrudur.
Fön rüzgarları, alçalan bir hava kütlesinin her 100 metrede 1C1^\circ C ısınmasıyla oluşur. Bu durum kış aylarında Rize gibi merkezlerde turunçgil ve zeytin tarımına imkan sağlayan bir kış ılıklığı (mikroklima) yaratır. Isınan havanın hacmi genişlediği için nem taşıma kapasitesi artar ve buna bağlı olarak bağıl nem oranı hızla düşer. Ayrıca mevsim normallerinin üzerindeki bu ani sıcaklık artışı, dağlardaki karların hızla erimesine yol açarak sel, çığ ve özellikle Doğu Karadeniz'de toprağın suya doyması sonucu heyelan riskini ciddi oranda artırır.

Step-by-Step Solution

1
Fön rüzgarının fiziksel karakterini analiz etme
Yamaçtan aşağı süzülen hava, sürtünme ve adyabatik ısınma nedeniyle her 100 metrede 1C1^\circ C ısınır.
Havanın ısınma mekanizmasını anlamak, diğer tüm sonuçların temelidir.
2
Sıcaklık ve nem ilişkisini değerlendirme
Sıcaklık arttıkça havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) artar, içindeki su buharı miktarı (mutlak nem) değişmese de bağıl nem oranı düşer.
Sıcaklığın nem dengesi üzerindeki etkisini tespit etmek.
3
Yağış oluşum şartlarını kontrol etme
Alçalan hava ısınır ve doyma noktasından uzaklaşır; bu durum yağışın oluşmasını engeller.
Fön rüzgarının kurutucu etkisini ve yağışla olan zıt ilişkisini belirlemek.
4
Tarımsal ve hidrolojik etkileri sentezleme
Kış ılıklığı sayesinde turunçgil gibi hassas ürünler yetişebilir (I) ve ani sıcaklık artışı kar erimeleriyle heyelanları tetikler (IV).
İklim olayının coğrafi sonuçlarını bütüncül olarak analiz etmek.

Key Concept

Fön rüzgarlarının adyabatik ısınma sonucu oluşturduğu mikroklima ve doğal afet etkileri

Hints

1
Fön rüzgarının 'alçalan' mı yoksa 'yükselen' mi bir hava hareketi olduğunu düşünün.
2
Isınan bir hava kütlesinin nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) artar; bu durumun bağıl nem üzerindeki etkisini hatırlayın.
3
Rize'deki turunçgil tarımı ile kışın dağlardaki karların ani erimesi arasındaki ortak 'sıcaklık' köprüsünü kurun.

Practice More

Fön rüzgarlarının Türkiye'de görüldüğü diğer alanları (Toroslar'ın güney yamacı gibi) ve buralardaki tarımsal etkilerini (erken olgunlaşma vb.) araştırabilirsiniz.

Alternative Method

Mantık silsilesi kurma: Fön = Sıcaklık artışı + Kuruluk. Sıcaklık artışı kışın karı eritir ve bitkiyi korur; kuruluk ise yağışı engeller. Bu iki basit çıkarımla öncülleri test edebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 548Question

Türkiye'nin Ocak ayı indirgenmiş sıcaklık haritası incelendiğinde; Samsun'un ortalama sıcaklığının (7C7^{\circ}C), kendisinden yaklaşık 44 enlem derecesi daha güneyde yer alan Sivas'ın ortalama sıcaklığından (2C2^{\circ}C) daha yüksek olduğu görülmektedir.

Buna göre, Samsun ve Sivas arasındaki bu sıcaklık farkı;

I. Denizellik
II. Yükselti
III. Karasallık
IV. Bakı

faktörlerinden hangilerinin sıcaklık dağılışı üzerindeki etkisinin enlem etkisinden daha baskın olduğunu kanıtlar?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

Samsun ve Sivas arasındaki sıcaklık farkı, denizellik ve karasallık faktörlerinin enlem etkisinden daha baskın olduğunu gösterir.
Denizellik ve karasallık faktörlerini içeren seçenek doğrudur; çünkü Samsun'un daha kuzeyde olmasına rağmen Sivas'tan sıcak olması, denizelliğin kışın koruyucu etkisinin ve karasallığın soğutucu etkisinin enlem kuralının (güneyin daha sıcak olması) önüne geçtiğini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Harita türünü analiz et
Harita 'indirgenmiş sıcaklık' haritasıdır; yani yükselti faktörü her yerde 00 metre kabul edilerek elenmiştir.
İndirgenmiş sıcaklık sorularında yükselti seçeneği her zaman bir çeldiricidir ve elenmelidir.
2
Merkezlerin konumlarını ve enlem etkisini karşılaştır
Samsun daha kuzeyde, Sivas daha güneydedir. Normal şartlarda (enlem etkisiyle) Sivas'ın daha sıcak olması beklenir.
Enlem etkisi, ekvatordan kutuplara doğru sıcaklığın azalmasını öngörür.
3
Aykırı durumu ve nedenlerini belirle
Kuzeydeki Samsun'un daha sıcak olması enlemle çelişir. Bu durum Samsun'un denizelliği ve Sivas'ın karasallığı ile açıklanır.
Denizler kışın geç ve az soğurken, karalar erken ve çok soğur; bu durum enlem etkisini devre dışı bırakabilir.

Key Concept

İndirgenmiş sıcaklık değerleri üzerinde denizellik ve karasallığın enlem etkisini baskılaması.

Hints

1
'İndirgenmiş' kelimesi geçiyorsa yükseltiyi seçeneklerden hemen elemelisiniz.
2
Normalde daha güneydeki bir yerin (Sivas) daha sıcak olması gerekirken neden tam tersi bir durum yaşanmış olabilir?
3
Denizlerin kışın ılımanlaştırıcı etkisi ile karaların kışın aşırı soğuma özelliğini birlikte düşünün.

Practice More

Türkiye'de Temmuz ayı indirgenmiş sıcaklık haritasında en yüksek sıcaklıkların neden Akdeniz'de değil de Güneydoğu Anadolu'da olduğunu araştırabilirsiniz.

Alternative Method

Matematiksel bir kontrol yapabilirsiniz: Samsun ve Sivas arasındaki enlem farkı sıcaklığı normalde azaltmalıydı; ancak gerçekte artış varsa, bu 'Özel Konum'un (Denizellik/Karasallık) 'Matematik Konum'u (Enlem) yendiği bir anomalidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 549Question

Türkiye'nin deniz seviyesine indirgenmiş yıllık ortalama sıcaklık haritası incelendiğinde, izoterm (eş sıcaklık) eğrilerinin tam olarak enlemlere paralel uzanmadığı, kıyı ve iç kesimlerde kuzeye veya güneye doğru sapmalar yaptığı görülür. Haritalarda görülen bu sapmaların temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Denizellik ve karasallık etkisinin bölgeden bölgeye farklılık göstermesi

Answer

İzoterm eğrilerinin sapma yapmasının temel nedeni denizellik ve karasallık etkisidir.
İndirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken Türkiye'deki her yer 00 metre kabul edildiğinden yükseltinin etkisi elenmiş olur. Bu durumda izoterm eğrilerinin enlemlere tam paralel gitmesini engelleyen ve kıvrımlar yapmasına (sapmalara) neden olan temel faktör, denizlerin ve karaların farklı ısınma özelliklerinden kaynaklanan denizellik ve karasallık etkisidir.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Analizi
İndirgenmiş sıcaklık, bir merkezin yükseltisinin 00 metre (deniz seviyesi) kabul edilerek hesaplanan sıcaklığıdır.
Yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini eleyerek diğer faktörleri görebilmek için bu yöntem kullanılır.
2
Faktör Eleme
Harita 'indirgenmiş' olduğu için yükselti faktörü cevap şıklarından elenmelidir.
Tanım gereği indirgenmiş haritalarda yükseltinin etkisi yoktur.
3
Neden-Sonuç İlişkisi Kurma
İzotermler enleme paralel gitmiyorsa, enlem dışındaki özel konum faktörleri (denizellik-karasallık) etkilidir.
Kara ve denizlerin farklı ısınma ve soğuma özellikleri, aynı enlemdeki noktaların farklı sıcaklıkta olmasına ve eğrilerin kavis yapmasına yol açar.

Key Concept

İndirgenmiş Sıcaklık ve Özel Konum İlişkisi

Hints

1
'İndirgenmiş' kelimesi görüldüğünde yükselti faktörünü hemen eleyin.
2
Aynı enlem üzerindeki iki noktanın sıcaklığı farklıysa, bu durum enlemle açıklanamaz.
3
Eğrilerin kıvrılması, karaların denizlere göre daha çabuk ısınıp daha çabuk soğumasından kaynaklanır.

Practice More

İndirgenmiş sıcaklık ile gerçek sıcaklık arasındaki farkın en fazla olduğu ili (yükseltisi en fazla olanı) bularak bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 550Question

Türkiye'nin iç kesimlerinde, deniz etkisinden uzak ve yarı kurak iklim bölgelerinde görülen; ilkbahar yağışlarıyla yeşerip yaz kuraklığıyla sararan kısa boylu ot topluluklarına "bozkır" (step) adı verilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bozkır formasyonu içerisinde yer alan bitki türlerinden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Sandal

Answer

Sandal, bir ot türü olmayıp Akdeniz iklim kuşağında görülen maki (çalı) formasyonuna ait bir bitkidir.
Sandal, Akdeniz ikliminin karakteristik çalı topluluğu olan maki formasyonuna aittir. Bozkırlar otsu bitkilerden oluşurken, makiler odunsu ağaççıklardan oluşur. Ayrıca bozkırlar kışın soğuk, yazın kurak İç Anadolu iklimine uyum sağlamışken; sandal gibi maki türleri kış ılıklığı isteyen Akdeniz iklimine uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Soruda tanımlanan bitki formasyonunu belirle.
Tanım (ilkbaharda yeşerip yazın sararan otlar), İç ve Güneydoğu Anadolu'da yaygın olan 'bozkır' (step) formasyonuna aittir.
Bozkırlar, yarı kurak iklimin en temel bitki örtüsüdür.
2
Seçeneklerdeki bitkileri ait oldukları formasyonlara göre sınıflandır.
Yavşan otu, Geven, Çoban yastığı ve Üzerlik otsu bitkilerdir (Ot formasyonu). Sandal ise odunsu bir çalıdır (Çalı formasyonu).
Bitki örtüsü; ot, çalı ve orman olmak üzere üç ana gruba ayrılır.
3
Bozkır formasyonuna ait olmayanı seç.
Sandal bitkisi Akdeniz ikliminin hakim olduğu kıyı kuşağında maki topluluğu içinde yer alır.
Sandal, yaprak dökmeyen ve odunsu gövdesi olan bir ağaççıktır, otsu bir karakter sergilemez.

Key Concept

Bozkır (Step) bitki türlerinin karakteristik özellikleri ve maki türlerinden ayrımı.

Hints

1
Bozkırlar sadece otsu bitkilerden oluşur; çalı ve ağaççıklar bu gruba girmez.
2
Seçeneklerden biri Akdeniz kıyılarında görülen, her mevsim yeşil kalan maki türüdür.

Practice More

Karadeniz ve Akdeniz iklimindeki çalı formasyonlarını (Maki, Garig, Psödömaki) ve türlerini tekrar etmek faydalı olacaktır.

Alternative Method

Bitkileri 'otsu' ve 'odunsu' olarak ayırarak çözüme gidebilirsiniz. Bozkır türleri otsu karakterdedir.
Estimated Time:45s
Question 551Question

Türkiye'de dağların denize bakan yamaçlarında gerçekleşen orografik (yamaç) yağış süreçleri analiz edildiğinde; yükselen bir hava kütlesinin bıraktığı yağış miktarının belirli bir yükselti kuşağının (yaklaşık 100015001000-1500 metre) üzerine çıkıldıkça zirveye doğru azalma gösterdiği gözlenmektedir. Bu durum, 'yükselti arttıkça yağış miktarı da artar' şeklindeki genel coğrafi kabulün bir istisnası olarak değerlendirilir.

Söz konusu 'yükseklerde yağış miktarının azalması' durumunun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alt ve orta yükseltilerde gerçekleşen yoğun yoğuşma süreci sonucunda, hava kütlesinin içerisindeki mutlak nem miktarının büyük oranda tükenmiş olması

Answer

Hava kütlesinin içerisindeki su buharının (mutlak nem) alt ve orta yükseltilerde yoğun yağışlara dönüşerek tükenmiş olması
Doğru cevap, hava kütlesinin zirveye ulaştığında nem içeriğinin (mutlak nem) büyük ölçüde tükenmiş olmasıdır. Bir hava kütlesi yamaç boyunca yükselirken soğur ve nemini yağış olarak bırakır. En yoğun yağışlar genellikle orta yükseltilerde (100015001000-1500 metre) gerçekleşir çünkü bu seviyede hem soğuma doyma noktasını aşmıştır hem de nem henüz tükenmemiştir. Ancak daha yükseklerde, hava çok daha soğuk olmasına rağmen, elinde yağışa dönüştürecek su buharı kalmadığı için yağış miktarı azalır.

Step-by-Step Solution

1
Orografik yağış mekanizmasını analiz et.
Denizden gelen nemli hava bir yamaç boyunca yükselirken her 100100 metrede yaklaşık 0.5C0.5^\circ C soğur.
Yağışın oluşması için havanın soğuması ve içindeki su buharının doyma noktasına ulaşması gerekir.
2
Yükselti ve yağış miktarı arasındaki ilişkiyi incele.
Hava yükseldikçe bağıl nem artar ve yağış başlar; ancak en verimli yağışlar 100015001000-1500 metreler arasında gerçekleşir.
Bu kuşakta hem sıcaklık yeterince düşüktür hem de hava kütlesi hala zengin su buharı rezervine sahiptir.
3
Üst seviyelerdeki nem bütçesini değerlendir.
Zirveye doğru çıkıldığında, havanın içindeki su buharının büyük bir kısmı zaten alt seviyelerde yoğuşarak yere düşmüştür.
Mutlak nem miktarı azaldığı için, hava daha fazla soğusa bile üretebileceği toplam yağış miktarı fiziksel olarak sınırlanır.

Key Concept

Mutlak Nem Tükenmesi ve Yağış İnversiyonu

Hints

1
Yağışın oluşabilmesi için sadece havanın soğuması değil, havada yağışa dönüşecek yeterli miktarda su buharının (mutlak nem) bulunması gerektiğini hatırlayın.
2
Dağın eteklerinden zirvesine doğru çıkan bir hava kütlesi, yol boyunca nemini 'harcayarak' ilerler. Zirveye ulaştığında elinde ne kalmış olabilir?
3
Alt ve orta yamaçlarda çok yoğun yağış bırakan bir hava kütlesi, 25002500 metrenin üzerine çıktığında artık 'kurumaya' başlamıştır.

Practice More

Bu kavramı anladıktan sonra, Doğu Karadeniz'deki Kaçkar Dağları'nın en yüksek zirvelerinin neden orta yamaçlar kadar çok yağış almadığını bu 'nem tükenmesi' prensibiyle açıklayabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 552Question

Karadeniz kıyı kuşağı boyunca dağlar genel olarak kıyıya paralel bir uzanış sergilemesine rağmen; Rize ve çevresinde yıllık yağış miktarı 20002000 mm'nin üzerindeyken, Samsun çevresinde bu miktar 700800700-800 mm civarındadır. İki kentin de kıyı şehri olmasına rağmen aralarındaki bu belirgin yağış farkının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dağların yükseltisi ve kıyı çizgisine olan uzaklığı

Answer

Yağış miktarındaki farkın temel nedeni dağların yükseltisi ve kıyı çizgisine olan uzaklığıdır.
Doğu Karadeniz'de (Rize) dağların yükseltisinin fazla olması ve kıyıya çok yakın bir konumda bulunması, denizden gelen nemli hava kütlelerinin hızla yükselerek bol miktarda yamaç yağışı bırakmasına neden olur. Orta Karadeniz'de (Samsun) ise Canik Dağları'nın yükseltisinin az olması ve kıyının daha gerisinde başlaması, nemli havanın yükselmesini zorlaştırarak yağış miktarının azalmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Verilen şehirlerin coğrafi konumlarını ve yer şekillerini analiz et.
Rize Doğu Karadeniz'de, Samsun ise Orta Karadeniz'dedir.
Yağış farkını açıklamak için bölgesel yer şekillerini anlamak gerekir.
2
Dağların uzanış ve yükselti özelliklerini karşılaştır.
Doğu Karadeniz'de Kaçkar Dağları yüksek ve kıyıya çok yakınken; Orta Karadeniz'de Canik Dağları daha alçak ve kıyıdan daha içeridedir.
Yamaç yağışlarının (orografik) oluşabilmesi için nemli havanın bir engel (dağ) ile karşılaşması ve yükselmesi gerekir.
3
Yer şekillerinin yağış üzerindeki etkisini değerlendir.
Hava kütlesi yüksek dağlara çarptığında daha fazla soğur ve daha fazla yağış bırakır. Alçak dağlarda bu etki sınırlıdır.
Yükselti ve kıyıya uzaklık faktörü, nemli havanın ne kadar hızlı ve yoğun yoğuşacağını belirler.

Key Concept

Orografik (Yamaç) Yağışları ve Yer Şekilleri İlişkisi

Hints

1
Karadeniz'in bölümleri arasında yer şekillerinin nasıl değiştiğini düşünün.
2
Canik Dağları ile Kaçkar Dağları'nın yükseltilerini ve denize olan mesafelerini karşılaştırın.
3
Denizden gelen nemli havanın yağışa dönüşmesi için mutlaka bir dağ yamacı boyunca yükselmesi gerekir; yükselti ne kadar fazlaysa yağış da o kadar artar.

Practice More

Ege ve Akdeniz kıyılarındaki yağış farklarını da dağların uzanış doğrultusu üzerinden inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 553Question

Türkiye'de bitki coğrafyası üzerine araştırma yapan bir uzman, Akdeniz iklim kuşağında yer alan Amanos (NurNur) Dağları'nın denize bakan yüksek yamaçlarında yaptığı incelemelerde; normal şartlarda Karadeniz orman kuşağına özgü olan kayın (FagusFagus orientalisorientalis), gürgen (CarpinusCarpinus betulusbetulus) ve porsuk gibi türlerin varlığını saptamıştır.

Bu türlerin, ana yayılış alanlarının yüzlerce kilometre güneyinde bu sahada varlığını sürdürebilmesi aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesi olamaz?

Show answer & explanation

Answer: Amanos Dağları'nın mutlak konumuna bağlı olarak Türkiye'de güneş ışınlarını en büyük açıyla alan ve en sıcak bölge kuşağında yer aldığının

Answer

Amanos Dağları'nın mutlak konumuna bağlı olarak en sıcak kuşakta yer alması, buradaki nemcil Karadeniz türlerinin varlığını açıklayan bir neden değildir; tam tersine bu türler sıcak ve kurak Akdeniz iklimine rağmen orada bulunmaktadır.
Doğru cevap, bölgenin enlem etkisiyle en sıcak kuşakta yer aldığını belirten seçenektir. Bu ifade genel bir coğrafi gerçek olsa da, Amanos Dağları'nda serin ve nemli iklim seven Karadeniz bitkilerinin (kayın, gürgen) varlığını açıklamaz. Aksine, bu bitkiler yüksek sıcaklık ve yaz kuraklığının olduğu bu kuşakta, özel konum şartları (yamaç yağışı ve mikroklima) sayesinde 'rağmen' varlıklarını sürdürmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Tür analizi yapılması
Kayın ve gürgen, nem isteği yüksek ve yaz kuraklığına duyarlı 'Euro-Siberian' (Avrupa-Sibirya) kökenli türlerdir.
Bu türlerin ekolojik isteklerini bilmek, bulundukları yerdeki anomalinin nedenini anlamak için temeldir.
2
Konum ve iklim karşılaştırması
Amanos Dağları Akdeniz kuşağındadır. Akdeniz iklimi yazları sıcak ve kuraktır, bu da kayın gibi türler için normalde uygun değildir.
Mutlak konum (enlem) gereği bölgenin sıcak olması beklenir ancak bitki örtüsü buna aykırı bir 'nemli' karakter sergiler.
3
Anomali nedeninin belirlenmesi
Bu durumun nedeni mikroklima (yamaç yağışları) ve paleocoğrafya (geçmiş iklimlerden kalma relikt yayılış) ile açıklanır.
Bitkilerin ana yayılış alanı dışında görülmesi ya 'relikt' ya da 'endemik' karakterli bir duruma işaret eder.
4
Çelişkiyi saptama
Bölgenin 'en sıcak kuşakta' olması, bu bitkilerin orada bulunma nedeni olamaz; bu sadece genel bir coğrafi tespittir.
Soru, bu ağaçların 'varlığını sürdürebilmesinin' nedenini sorduğu için, sıcaklık artışı bu varlığı zorlaştıran bir faktördür.

Key Concept

Relikt (Kalıntı) Bitkiler ve Mikroklima Etkisi

Hints

1
Kayın ve gürgen gibi ağaçların Türkiye'de en çok nerede görüldüğünü ve nasıl bir hava istediğini hatırlayın.
2
Amanos Dağları'nın Akdeniz'de olmasına rağmen neden Karadeniz bitkilerine ev sahipliği yaptığını (relikt bitki kavramı) düşünün.
3
Seçeneklerden hangisi bir 'neden' değil, sadece genel bir 'durum' tespitidir ve bitkilerin oradaki varlığıyla çelişir?

Practice More

Kelkit Vadisi'ndeki Lübnan Sediri veya Yozgat'taki Sarıçam topluluklarının relikt olma durumlarını inceleyerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 554Question

Türkiye'nin bitki coğrafyasında önemli bir yer tutan maki, garig ve psödomaki gibi çalı toplulukları; iklim özellikleri, beşerî müdahaleler ve doğal ortam şartlarına bağlı olarak gelişim göstermektedir.

Bu çalı formasyonlarının özellikleri ve Türkiye'deki dağılışları ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Garig toplulukları, Türkiye'de sadece sert karasal iklimin görüldüğü yüksek platolarda, alpin çayırların beşerî faaliyetlerle tahrip edilmesi sonucu ortaya çıkan iğne yapraklı bitkilerdir.

Answer

Garig topluluklarının yüksek platolarda ve alpin çayırların tahribiyle oluştuğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü garigler Akdeniz iklim bölgesinde maki tahribiyle oluşan alçak boylu çalı topluluklarıdır.
Garig formasyonu, Akdeniz iklim bölgesinde makilerin tahrip edildiği yerlerde gelişen, diz boyu yüksekliğindeki bodur çalı topluluklarıdır. Bu topluluklar yüksek platolarda veya alpin çayır sınırında değil, kıyı bölgelerinde ve genellikle makilerin üst sınırının altındaki sahalarda görülür. Dolayısıyla, gariglerin sert karasal iklim veya alpin çayır tahribatıyla ilişkilendirilmesi coğrafi açıdan yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) genel dağılış alanlarını hatırla.
Maki ve garig Akdeniz iklimi (Güney ve Batı Anadolu), psödomaki ise Karadeniz iklimi ile ilişkilidir.
Bitki örtüsü dağılışı doğrudan iklim kuşakları ve tahribat süreçleri ile açıklanır.
2
Garig formasyonunun oluşum mekanizmasını analiz et.
Garig, maki örtüsünün daha fazla tahrip edilmesi ve toprağın verimsizleşmesiyle oluşan sekonder (ikincil) bir vejetasyondur.
Bitki örtüsü kuşakları arasındaki hiyerarşik tahribat sırasını (Orman → Maki → Garig) tespit etmek gerekir.
3
Yanlış seçeneği (E) diğer bölge özellikleri ile kıyasla.
Yüksek platolar ve alpin çayırlar, İç ve Doğu Anadolu'nun yüksek kesimlerine aittir. Garig ise kıyı kuşağındaki maki bölgelerine aittir.
Coğrafi bölge, iklim ve bitki eşleşmesindeki mantıksal hatayı bulmak doğru cevaba ulaştırır.

Key Concept

Türkiye'de çalı formasyonlarının (Maki, Garig, Psödomaki) coğrafi dağılışı ve ekolojik karakteristikleri.

Hints

1
Çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) hangisinin hangi iklim bölgesinde yer aldığını düşünün.
2
Garig ve maki bir ekip gibidir; biri diğerinin tahribiyle oluşur. Bu ikilinin ana vatanı olan bölge neresidir?
3
Garigler, Akdeniz iklimine özgü aromatik ve bodur çalılardır; Erzurum-Kars gibi soğuk ve yüksek yerlerde görülmezler.

Practice More

Maki türleri ile garig türlerini (Laden, Abdestbozan, Kekik vb.) isim olarak ayırt etmeye yönelik bir çalışma yapabilirsiniz.

Alternative Method

Harita üzerinden bitki örtüsü kuşaklarını hayal ederek, Akdeniz kuşağındaki maki-garig ikilisi ile İç Anadolu/Doğu Anadolu'daki bozkır/çayır kuşağını ayırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 555Question

Türkiye'de yaz mevsiminde güney kıyılarımızdaki deniz suyu sıcaklık ortalamaları, kuzey kıyılarımızdaki sıcaklık ortalamalarından daha yüksektir. Buna bağlı olarak Akdeniz kıyılarında deniz turizmi sezonu, Karadeniz kıyılarına göre daha erken başlar ve daha geç sona erer. Bu durum, Türkiye'nin iklimini etkileyen aşağıdaki faktörlerden hangisinin doğrudan bir sonucudur?

Show answer & explanation

Answer: Güneş ışınlarının geliş açısının Ekvator'a olan uzaklığa bağlı olarak değişmesi

Answer

Güneş ışınlarının geliş açısının Ekvator'a olan uzaklığa bağlı olarak değişmesi (Enlem etkisi)
Dünya'nın küresel şeklinin bir sonucu olarak güneş ışınlarının yeryüzüne düşme açısı Ekvator'dan kutuplara doğru daralır. Türkiye, Kuzey Yarım Küre'de yer alır. Bu nedenle ülkemizin güneyinde yer alan Akdeniz kıyıları Ekvator'a daha yakındır ve güneş ışınlarını Karadeniz kıyılarına göre daha dik açıyla alır. Sıcaklığın enleme bağlı olarak güneyden kuzeye doğru azalması, deniz sularının ısınma süresini ve dolayısıyla deniz turizmi sezonunu doğrudan etkiler.

Step-by-Step Solution

1
Soruda karşılaştırılan iki bölgeyi ve değişkeni belirle.
Güney kıyıları (Akdeniz) ile kuzey kıyıları (Karadeniz) arasında deniz suyu sıcaklığı ve turizm sezonu süresi karşılaştırılmaktadır.
Olayın nerede gerçekleştiğini anlamak, coğrafi konumu analiz etmenin ilk adımıdır.
2
Güney ve kuzey kıyıları arasındaki temel coğrafi farkı tanımla.
Güney kıyılarımız Ekvator'a daha yakınken (daha küçük enlem derecesi), kuzey kıyılarımız Ekvator'a daha uzaktır.
İki bölge de deniz kenarında (denizel) olduğu için, aralarındaki sıcaklık farkını özel konum (yükselti, karasallık) değil matematik konum (enlem) belirler.
3
Ekvator'a yakınlığın sıcaklık üzerindeki etkisini hatırla.
Dünya'nın şekli nedeniyle Ekvator'a yakın yerler güneş ışınlarını daha dik açıyla alır ve daha çok ısınır.
Temel iklim kuralını (enlem-sıcaklık ilişkisi) senaryoya uygulamak doğru sonuca ulaştırır.

Key Concept

Enlem ve Sıcaklık İlişkisi (Matematik Konumun İklime Etkisi)

Hints

1
Soruda Türkiye'nin 'en güneyi' ile 'en kuzeyi' karşılaştırılmaktadır.
2
Her iki bölge de deniz kenarında olduğu için (özel konumları benzer), aralarındaki farkı matematik (mutlak) konumda aramalısın.
3
Dünya'nın şeklinden dolayı Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklıkların düzenli olarak azalmasına ne ad verildiğini düşün.
Estimated Time:45s
Question 556Question

Türkiye'de ot formasyonuna dahil olan toplulukların dikey yönde gösterdiği kuşaklar; nemlilik, sıcaklık ve bakı gibi faktörlerin birleşik etkisine bağlı olarak bölgeler arasında belirgin yükselti farklılıkları arz eder. Özellikle orman üst sınırından sonra başlayan alpin çayırlar (dağ çayırları) ile iç kesimlerdeki bozkırlar (step) arasında ekolojik ve klimatik açıdan keskin ayrım noktaları bulunmaktadır.

Buna göre, Türkiye'deki ot formasyonlarının ekolojik özellikleri ve dağılış ilkeleri göz önüne alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Toros Dağları'nda alpin çayırların başladığı alt sınırın Kuzey Anadolu Dağları'na göre daha yüksek bir rakımda bulunması, temel olarak enlem faktörüne bağlı sıcaklık farkları ve orman üst sınırının güneyde daha yukarıya tırmanmasıyla açıklanır.

Answer

Toros Dağları'nda alpin çayırların alt sınırının daha yüksek olması, güneydeki yüksek sıcaklıklar nedeniyle orman üst sınırının daha yukarıda bitmesiyle ilişkilidir.
Doğru seçenek, bitki örtüsü kuşaklarının dağılışında temel coğrafi prensipleri sentezler. Türkiye'nin güneyindeki Toros Dağları'nda sıcaklık değerleri enlem nedeniyle daha yüksek olduğu için orman üst sınırı (ve dolayısıyla alpin çayır başlangıç sınırı) kuzeydeki dağlara göre çok daha yüksek rakımlarda (yaklaşık 2800 m) yer alır. Bu durum bitki coğrafyasının temel bir kuralıdır.

Step-by-Step Solution

1
Ot formasyonlarının dikey kuşaklarını analiz et.
Alpin çayırlar (dağ çayırları), ağaç yetişme sınırının (orman üst sınırı) bittiği noktada başlar.
Yüksek irtifadaki düşük sıcaklıklar ağaç yetişmesine izin vermediği için bu sahalarda ot formasyonları hakim olur.
2
Enlem ve sıcaklık ilişkisini değerlendir.
Güneydeki Toroslar'da sıcaklık değerleri kuzeydeki Karadeniz dağlarına göre daha yüksektir.
Enlem etkisiyle Ekvator'a daha yakın olan güney bölgelerimiz daha fazla güneş enerjisi alır.
3
Orman üst sınırının bölgesel değişimini karşılaştır.
Sıcaklığın yüksek olduğu güneyde ormanlar daha yükseğe çıkabilirken, kuzeyde orman sınırı daha aşağıda kalır.
Ağaç yetişmesi için gerekli olan termik koşullar güneyde daha yüksek rakımlarda bile sağlanabilir.
4
Sonuç çıkarımı yap.
Orman üst sınırı alpin çayırların alt sınırını belirlediğine göre; Toroslar'da bu kuşak Karadeniz'e göre daha yüksekten başlar.
Vejetasyon kuşaklarının sınırları doğrudan iklimsel (termik) eşiklere bağlıdır.

Key Concept

Türkiye'de bitki kuşaklarının dikey dağılımında enlem ve sıcaklık etkisi.

Hints

1
Alpin çayırların başladığı yerin, ağaçların artık yetişemediği 'orman üst sınırı' olduğunu hatırlayın.
2
Güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklığın azalmasının, ağaçların yetişebileceği maksimum yükseltiyi nasıl etkileyeceğini düşünün.
3
Toroslar'da ormanların bittiği yer (altın sınırın başladığı yer) Karadeniz'e göre daha yukarıdadır çünkü orası daha sıcaktır.

Practice More

Türkiye'de 'orman alt sınırı' ile 'orman üst sınırı'nı belirleyen temel faktörlerin (nem vs. sıcaklık) farkını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Sıcaklık farklarını kıyaslamak için 'enlem-yükselti' dengesini kullanabilirsiniz. Ekvator'a yakın yerlerde kar sınırı ve orman sınırı her zaman daha yüksektedir.
Estimated Time:2m 0s
Question 557Question

Türkiye'nin güneybatısında yer alan Göller Yöresi'nde (Isparta, Burdur çevresi), Akdeniz ikliminin etkileri görülmesine rağmen kış sıcaklıklarının kıyı kuşağına göre yaklaşık 45C4-5^\circ C daha düşük olduğu ve yıllık toplam yağış miktarının belirgin şekilde azaldığı tespit edilmiştir. Bu durum, yörenin kıyı ile iç kesimler arasında bir 'Geçiş İklimi' özelliği taşımasına neden olmuştur.

Buna göre, Göller Yöresi'nde iklimin kıyı kuşağından farklılaşarak karasallaşmaya başlamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dağların uzanış doğrultusu ve yükseltinin denizel etkiyi sınırlaması

Answer

İklimin kıyı kuşağından farklılaşarak karasallaşmasının temel nedeni; dağların uzanış doğrultusu ve yükseltinin denizel etkinin iç kısımlara girmesini engellemesidir.
Doğru cevap, Batı Toroslar'ın denizden gelen nemli ve ılıman havayı engellemesidir. Deniz kıyısından iç kısımlara doğru gidildikçe yükseltinin artması ve dağların bir bariyer oluşturması, deniz etkisinin iç kısımlara sokulmasını kısıtlayarak sıcaklıkların düşmesine ve yağışın azalmasına, yani karasallaşmaya yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Konum Analizi Yapmak
Göller Yöresi'nin (Isparta-Burdur) Akdeniz Bölgesi'nin iç kısımlarında, Batı Toroslar'ın gerisinde olduğu belirlenir.
İklim özelliklerini anlamak için öncelikle coğrafi engeller ve denize uzaklık kontrol edilmelidir.
2
Verileri Karşılaştırmak
Kıyıya göre sıcaklıkların düşük (45C4-5^\circ C fark) ve yağışın daha az olduğu not edilir.
Bu veriler denizel etkinin azaldığını ve karasallığın başladığını kanıtlar.
3
Neden-Sonuç İlişkisi Kurmak
Toros Dağları'nın kıyıya paralel uzanması ve yükseltinin artması, denizden gelen nemli havanın önünü kesmektedir.
Türkiye'de iklim tiplerinin kısa mesafede değişmesinin en yaygın nedeni yer şekillerinin denizel etkiyi engellemesidir.

Key Concept

İklim Geçiş Kuşakları ve Yer Şekillerinin Etkisi

Hints

1
Bölgenin coğrafi konumunu ve kıyıdaki Antalya ile arasındaki büyük dağ sırasını düşünün.
2
Deniz etkisinin neden içeri giremediğini sorgulayın: Yer şekilleri mi yoksa enlem mi daha baskın?
3
Toros Dağları'nın uzanış yönü, Akdeniz'in ılıman havasının iç kısımlara ulaşmasında bir engel oluşturur.

Practice More

Marmara Bölgesi'ndeki iklim çeşitliliğinin nedenlerini de bu soruyla paralel olarak inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 558Question

Türkiye'de iklim tiplerinin belirlenmesinde yağışın mevsimlere dağılışı (yağış rejimi) en önemli kriterlerden biridir. Buna göre, Erzurum-Kars ve Ardahan yöresini kapsayan Kuzeydoğu Anadolu'da etkili olan sert karasal iklim tipinde, yıllık toplam yağışın en büyük bölümü aşağıdaki mevsimlerin hangisinde düşmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Yaz

Answer

Sert karasal iklimde yıllık yağışın en büyük bölümü yaz mevsiminde düşmektedir.
Sert karasal iklimin görüldüğü Kuzeydoğu Anadolu'da, kışların çok soğuk ve karlı geçmesi nedeniyle toprak geç ısınır. Isınan havanın yükselmesiyle oluşan yükselim (konveksiyonel) yağışları bu bölgede en fazla yaz başında ve yaz mevsiminde görülür. Bu durum, bölgede gür çayırların yetişmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Belirtilen yörenin iklim tipini saptamak
Erzurum-Kars-Ardahan çevresinde 'Sert Karasal İklim' görülmektedir.
Yükseltinin fazla olması ve deniz etkisinden uzaklık bu bölgede karasallığın şiddetini artırır.
2
Yağış oluşum mekanizmasını incelemek
Yaz başında ısınan karaların üzerindeki hava yükselerek 'konveksiyonel' (yükselim) yağışlara neden olur.
Kışın karların geç erimesi ve toprağın geç ısınması yağış maksimumunu yaza kaydırır.
3
Mevsimsel dağılımı belirlemek
En fazla yağış yaz mevsiminde düşer.
Bu durum bölgedeki bitki örtüsünün gür çayırlar (alpin çayırlar) olmasını sağlar.

Key Concept

Türkiye'deki iklim tiplerinin mevsimsel yağış dağılışı (Yağış Rejimi)

Hints

1
Türkiye'de en çok yağış alınan mevsimleri hatırlamak için harita üzerine küçük bir 'e' harfi çizmeyi deneyin.
2
İç Anadolu ilkbaharda, Karadeniz sonbaharda, Akdeniz kışın en çok yağışı alır. Bu sıralamada Erzurum-Kars yöresine hangi mevsim kalıyor?

Practice More

Sert karasal iklimde yaz yağışlarının bitki örtüsü (çayırlar) ve hayvancılık türü (büyükbaş) üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 559Question

Türkiye'de rüzgarların esiş yönü ve özellikleri, basınç merkezlerinin konumu ile yer şekillerinin uzanış doğrultusuna göre şekillenir. Kış mevsiminde Akdeniz üzerinden gelerek Anadolu içlerine sokulan bir alçak basınç merkezine bağlı olarak; önce Ege ve Marmara'da deniz ulaşımını olumsuz etkileyen, ardından bu hava kütlesinin dağları aşarak iç kesimlere inmesiyle sıcaklığı her 100100 metrede 1C1^{\circ}C artıran hava akımı aşağıdakilerin hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Güneybatıdan esen Lodos'un fön karakteri kazanması

Answer

Güneybatıdan esen Lodos'un fön karakteri kazanması
Güneybatı yönünden esen Lodos, Akdeniz üzerinden nemli ve sıcak hava getirerek kıyılarda deniz yükselmesi ve fırtınaya neden olur; aynı hava kütlesi iç kesimlere ilerleyip dağları aştığında, arka yamaçta alçalırken fön karakteri kazanarak karların hızla erimesine yol açan bir ısıtıcı rüzgara dönüşür.

Step-by-Step Solution

1
Basınç sisteminin analiz edilmesi
Alçak basınç merkezi batıdan sokulmaktadır.
Türkiye'de kışın etkili olan dinamik alçak basınçlar genellikle İzlanda veya Akdeniz kökenlidir ve batıdan doğuya doğru hareket ederler.
2
Rüzgar yönünün belirlenmesi
Alçak basıncın önündeki sıcak sektörde güneybatı yönlü Lodos hakimdir.
Alçak basınç merkezinin doğusunda (önünde) kalan alanlarda rüzgarlar saat yönünün tersine hareketle güney sektörden eser.
3
Topoğrafya etkisinin değerlendirilmesi
Lodos, Toroslar veya diğer dağ sıralarını aştığında fön etkisi kazanır.
Hava kütlesi dağ yamacı boyunca inerken sürtünme ve sıkışma etkisiyle her 100100 metrede 1C1^{\circ}C ısınır (adyabatik ısınma).

Key Concept

Hava kütlelerinin dağları aşarak alçalan yamaçlarda oluşturduğu fön etkisi ve alçak basınç sistemlerindeki rüzgar yönleri.

Hints

1
Deniz ulaşımını etkileyen ve güneyden gelen fırtınanın adını hatırlayın.
2
Rüzgarın bir dağı aşarak diğer tarafa inerken her 100100 metrede 1C1^{\circ}C ısınması olayına ne denir?
3
Lodos rüzgarı, Marmara ve Ege'de fırtına yaparken iç bölgelere geçtiğinde fön rüzgarına dönüşerek sıcaklığı artırır.

Practice More

Fön rüzgarlarının Türkiye'de görüldüğü diğer alanları (Doğu Karadeniz gibi) ve tarım üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 560Question

Türkiye'de yer şekilleri, yükselti ve denizellik-karasallık gibi faktörlerin etkisiyle farklı iklim tipleri görülmektedir.

Bir coğrafya araştırmacısı, incelediği K, L ve M yörelerinin iklim karakteristiklerine dair şu notları almıştır:
• K Yöresi: Yıllık sıcaklık farkının en az olduğu ve yağışın yıl içine en düzenli dağıldığı alandır.
• L Yöresi: Kış aylarındaki yağışlar genellikle cephesel kökenli olup, yaz ayları belirgin bir kuraklık dönemi geçirir.
• M Yöresi: Kış sıcaklıkları sıklıkla sıfırın altına düşer ve en fazla yağış ilkbahar aylarında konveksiyonel (yükselim) hareketlere bağlı olarak gerçekleşir.

Buna göre K, L ve M yörelerinde etkili olan iklim tipleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: K: Karadeniz, L: Akdeniz, M: Ilıman Karasal (Step)

Answer

Doğru sıralama 'K: Karadeniz, L: Akdeniz, M: Ilıman Karasal (Step)' şeklinde olan seçenektir.
Verilen bilgiler incelendiğinde; K yöresinin her mevsim yağışlı ve nemli olan Karadeniz iklimini, L yöresinin yaz kuraklığı ve kışın cephe yağışlarıyla öne çıkan Akdeniz iklimini, M yöresinin ise karasallığın etkisiyle ilkbahar konveksiyonel yağışlarıyla bilinen Ilıman Karasal (Step) iklimi yansıttığı açıkça görülmektedir.

Step-by-Step Solution

1
K yöresinin özelliklerini analiz etme
Bu özelliklerin Karadeniz İklimi'ne ait olduğu belirlenir.
Türkiye'de nem oranının yüksekliğine bağlı olarak yıllık sıcaklık farkının en az olduğu ve yağış rejiminin düzenli olduğu tek iklim tipi Karadeniz İklimi'dir.
2
L yöresinin özelliklerini analiz etme
Bu özelliklerin Akdeniz İklimi'ne ait olduğu belirlenir.
Yazların sıcak ve kurak geçmesi, kışların ise ılık geçip cephesel yağışlar (matematik konumun bir sonucu olarak) alması Akdeniz İklimi'nin temel karakteristiğidir.
3
M yöresinin özelliklerini analiz etme
Bu özelliklerin Ilıman Karasal (Step) İklimi'ne ait olduğu belirlenir.
Kışın don olaylarının sıklıkla görülmesi karasallığı ifade eder. Isınan havanın yükselmesiyle oluşan konveksiyonel (Kırkikindi) yağışların en çok ilkbaharda düşmesi Ilıman Karasal iklimin en belirgin özelliğidir.

Key Concept

Türkiye'deki ana iklim tiplerinin sıcaklık ve yağış rejimi özellikleri

Hints

1
Yıllık sıcaklık farkının en az olduğu ve her mevsim yağış alan iklim tipinin Türkiye'nin kuzey kıyılarında görüldüğünü düşünün.
2
Yaz kuraklığı ve kışın görülen cephe yağışları, güney ve batı kıyılarımızdaki maki alanlarının karakteristik iklimidir.
3
Kışların soğuk geçtiği ve en fazla yağışın ilkbaharda 'Kırkikindi' adı verilen konveksiyonel yağışlarla düştüğü iklim, İç Anadolu gibi iç bölgelerimizin genel yapısıdır.

Practice More

Karadeniz, Akdeniz ve Karasal iklim bölgelerindeki karakteristik tarım ürünlerinin yetişme koşullarını karşılaştıran soruları çözerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

İklim tiplerini ayırt ederken bitki örtüsünü zihninizde canlandırabilirsiniz. K yöresi geniş ormanları (düzenli yağış), L yöresi makileri (yaz kuraklığı), M yöresi ise ilkbahar yağışlarıyla yeşerip yazın sararan bozkırları (step) temsil eder.
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 28 / 38Next
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 28 | Examkin