Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 questions

Question 241Question

Türkiye arazisinin jeolojik gelişim süreci incelendiğinde; arazinin farklı dönemlerde dikey yönde (epirojenez) ve yatay yönde (orojenez) hareketlere maruz kaldığı, bu süreçlerin sonucunda da bugünkü morfolojik yapının şekillendiği görülmektedir.

Buna göre, Türkiye'deki yer şekilleri ve bu şekillerin oluşumuna zemin hazırlayan jeolojik süreçler ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İstanbul ve Çanakkale Boğazları – Üçüncü Zaman'ın başlarında yaşanan Alp Orojenezi'ne bağlı olarak şiddetli kıvrılma ve kırılmalarla oluşması

Answer

İstanbul ve Çanakkale boğazlarının oluşumu, Üçüncü Zaman'ın başındaki Alp Orojenezi ile değil, Dördüncü Zaman'da (Kuvaterner) gerçekleşen epirojenik çökmeler ve transgresyon (deniz ilerlemesi) sonucunda meydana gelmiştir.
İstanbul ve Çanakkale boğazlarının oluşumu jeolojik açıdan oldukça yenidir ve Dördüncü Zaman'da (Kuvaterner) gerçekleşmiştir. Bu süreç, Egeid karasının epirojenik olarak çökmesi ve ardından buzul sonrası dönemde yükselen deniz seviyesinin eski akarsu vadilerini istila etmesiyle oluşmuştur. Dolayısıyla, bu durumun Üçüncü Zaman'ın başındaki Alp Orojenezi (dağ oluşumu) ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin jeolojik zaman çizelgesindeki ana olayları analiz et.
1. Zaman: Masifler ve taş kömürü; 2. Zaman: Tetis tortullaşması; 3. Zaman: Alp Orojenezi ve linyit/petrol/tuz; 4. Zaman: Toptan yükselme, Boğazlar ve Ege Denizi.
Zaman-olay eşleştirmesinin doğruluğunu kontrol etmek için temel kronoloji gereklidir.
2
Seçeneklerdeki yer şekillerinin oluşum mekanizmasını incele.
Yıldız Dağları (masif) 1. Zaman, Toroslar (dağ oluşumu) 3. Zaman, Boğazlar (deniz istilası) 4. Zaman ürünüdür.
Hangi oluşumun yanlış zamana veya mekanizmaya (orojenez/epirojenez) bağlandığını tespit etmek gerekir.
3
Boğazların oluşum sürecini değerlendir.
İstanbul ve Çanakkale boğazları, 'Ria' tipi kıyı yapısına sahiptir ve bu yapı Kuvaterner dönemindeki epirojenik hareketlerin sonucudur.
Boğazların bir orojenik kıvrılma ürünü olmadığını doğrulamak çözüme ulaştırır.

Key Concept

Türkiye Jeolojik Zaman Çizelgesi ve Morfogenetik Süreçler
Estimated Time:1m 30s
Question 242Question

Türkiye'nin kıyı morfolojisinin gelişiminde; epirojenik hareketler, IV.IV. Jeolojik Zaman'daki (Kuvaterner) deniz seviyesi değişimleri (transgresyon) ve akarsuların biriktirme faaliyetleri temel belirleyici unsurlar olmuştur. Bu süreçlerin etkileşimi, kıta sahanlığının (shelf) genişliğine bağlı olarak farklı kıyı tiplerinin ve yer şekillerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

Buna göre, aşağıda verilen kıyı bölgesi ve bu bölgenin oluşum süreci/özelliği eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Çukurova ve Silifke kıyıları: Kıta sahanlığının oldukça dar olması ve güçlü akıntıların etkisiyle şekillenen, falez (yalıyar) oluşumunun yaygın olduğu kıyı alanları.

Answer

Çukurova ve Silifke kıyıları, falez oluşumunun değil, Türkiye'nin en büyük delta ovalarının (Seyhan, Ceyhan ve Göksu deltaları) bulunduğu alanlardır.
Çukurova ve Silifke bölgeleri Türkiye'nin en önemli delta sahalarıdır. Delta oluşumu için kıyının sığ olması, yani kıta sahanlığının geniş olması gerekir. Falezler ise genellikle dağların kıyıya çok yakın ve paralel uzandığı, kıta sahanlığının dar olduğu derin kıyılarda (Doğu Karadeniz, Batı Toroslar) oluşur. Bu nedenle Çukurova ve Silifke kıyılarının 'falezli ve dar kıta sahanlığına sahip' olarak tanımlanması bilimsel olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Bölgelerin kıyı tiplerini tanımlama
İstanbul/Çanakkale: Ria, Menteşe: Ria, Kaş/Finike: Dalmaçya, Çukurova/Silifke: Delta, Samsun: Delta.
Soruda verilen eşleştirmelerin doğruluğunu kontrol etmek için temel coğrafi veriler belirlenir.
2
Kıta sahanlığı ve yer şekli ilişkisini analiz etme
Geniş kıta sahanlığı delta oluşumunu, dar kıta sahanlığı ise falez (yalıyar) oluşumunu destekler.
Delta oluşumu için sığ bir deniz (geniş shelf) gerekirken, falezler derin kıyılarda oluşur.
3
Çukurova ve Silifke'nin fiziksel özelliklerini değerlendirme
Bu alanlar akarsu biriktirmesiyle oluşan geniş ovalardır; yani kıta sahanlığı geniş, kıyı sığdır.
Çukurova ve Silifke deltaları Türkiye'nin en büyük biriktirme alanlarıdır, falez oluşumu bu morfolojiye zıttır.

Key Concept

Türkiye'deki kıyı tiplerinin oluşum şartları ve kıta sahanlığı ile olan ilişkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 243Question

Türkiye'nin platoları; oluşum kökenleri, iklim şartları ve litolojik yapılarına göre farklı doğal ve ekonomik özellikler sergilerler. Bu alanlarla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi, platonun fiziki yapısı ile üzerinde yürütülen ekonomik faaliyet arasındaki ilişkiyi yanlış yansıtmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Obruk platosu, sahip olduğu tabaka düzlüğü yapısı ve gözenekli karstik tabakaları sayesinde yer üstü su kaynakları bakımından zenginleşmiş, bu durum bölgeyi Türkiye'nin en yoğun sulu tarım ve meyvecilik alanı haline getirmiştir.

Answer

Obruk platosunun yer üstü su kaynakları bakımından zengin olduğu ve yoğun sulu tarım alanı olduğu yönündeki açıklama yanlıştır.
Obruk platosu, adını aldığı 'obruk' (çöküntü) yapıları ve karstik litolojisi nedeniyle yüzey suyu bakımından oldukça fakirdir. Yağış suları kalkerli tabakalardan hızla yer altına sızar. Bu durum, platonun düz olmasına rağmen sulu tarım ve meyvecilik için bir avantaj değil, su yetersizliği nedeniyle büyük bir dezavantaj oluşturur. Bu nedenle verilen açıklama fiziki gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Platoların oluşum türlerini belirle.
Erzurum-Kars (Lav), Çatalca-Kocaeli (Aşınım), Teke-Taşeli (Karstik), Obruk ve Urfa (Tabaka Düzlüğü).
Oluşum türü, platonun su tutma kapasitesini ve topoğrafyasını belirler.
2
Obruk platosunun litolojik yapısını analiz et.
Obruk platosu hem tabaka düzlüğü yapısındadır hem de yoğun karstik (kalkerli) süreçlere maruz kalmıştır.
Karstik yapıda su, yüzeyde durmak yerine çatlaklardan yer altına sızar.
3
Su kaynakları ve tarım ilişkisini değerlendir.
Obruk platosu, yüzey suyunun en az olduğu ve tarımsal açıdan kuraklığın en şiddetli yaşandığı platolardan biridir.
Yer üstü suyunun zengin olduğu ve meyveciliğin yoğun yapıldığı ifadesi bu fiziksel gerçekle çelişir.

Key Concept

Platoların Litolojik Yapısı ve Su Ekonomisi İlişkisi

Hints

1
Platonun adındaki 'Obruk' kelimesinin ne anlama geldiğini ve suyun nerede biriktiğini düşünün.
2
Karstik kayaçlar (kalker vb.) gözenekli ve çatlaklı oldukları için yağış sularını yüzeyde tutabilirler mi yoksa yer altına mı sızdırırlar?
3
İç Anadolu'daki platoların genel olarak kurak olduğunu, Obruk platosunun ise karstik yapı nedeniyle ekstra bir su sorunu yaşadığını hatırlayın.

Practice More

Karstik platolar ile volkanik platoların toprak verimliliği ve su tutma kapasitelerini karşılaştıran soruları çözebilirsiniz.

Alternative Method

Oluşum türlerine göre gruplandırma yaparak (Lav, Karstik, Aşınım, Tabaka Düzlüğü) her grubun temel problemini (yükseklik, engebe, su sızması, kuraklık) eşleştirerek eleme yapabilirsiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 244Question

Türkiye’de yer şekillerinin oluşum süreci incelendiğinde; Neojen (Tersiyer sonu) döneminde dış kuvvetlerce büyük ölçüde aşındırılarak deniz seviyesine yakın bir hafif dalgalı düzlük (peneplen) haline gelen Anadolu kütlesinin, Kuvaterner (IV. Zaman) başlarından itibaren toptan (epirojenik) bir yükselmeye maruz kaldığı görülmektedir. Bu dikey hareket, Türkiye'nin bugünkü yüksek ve engebeli görünümünün temel nedenidir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, Anadolu kütlesinin bu 'toptan yükselme' (epirojenez) sürecine bağlı olarak ortaya çıkan jeomorfolojik özellikler arasında gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Ege Denizi'nin oluşumu sürecinde dağların denize dik uzandığı alanlarda 'enine kıyı tipi'nin gelişmesi

Answer

Enine kıyı tipinin gelişimi, Anadolu kütlesinin toptan yükselmesinin değil, Egeid karasının çökmesi ve deniz ilerlemesinin (transgresyon) bir sonucudur.
Doğru yanıt olan seçenek, yükselme değil alçalma ve deniz ilerlemesi sürecini ifade eder. Enine kıyı tipi, dağların uzanış doğrultusuyla ilgili olsa da bu kıyıların günümüzdeki halini alması Egeid karasının çökmesi ve Kuvaterner'deki deniz ilerlemesi (transgresyon) ile gerçekleşmiştir. Diğer seçeneklerin tamamı (gömük menderesler, yüksekteki madenler, boğaz vadiler ve yüksek platolar) Anadolu'nun dikey yönde toptan yükseldiğinin bilimsel kanıtlarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Epirojenez ve Anadolu'nun yükselme süreci arasındaki ilişkiyi analiz etme
Anadolu kütlesi Tersiyer sonunda peneplenleşmiş, Kuvaterner'de ise Arap ve Avrasya levhalarının sıkıştırmasıyla toptan yükselmiştir.
Yükselme hareketi (epirojenik yükselme), akarsuların aşındırma gücünü artırır ve eski düzlükleri yukarı taşır.
2
Seçeneklerdeki yer şekillerinin oluşum mekanizmalarını dikey hareketle karşılaştırma
Gömük menderesler, boğaz vadiler, yüksekteki maden yatakları ve yüksek platolar yükselme (epirojenez) ile doğrudan ilişkilidir.
Bu şekillerin tamamı, arazinin deniz seviyesinden yukarı doğru hareket etmesi sonucu kinetik enerji kazanan dış kuvvetlerin veya konum değişiminin birer yansımasıdır.
3
Hatalı olan mekanizmayı tespit etme
Enine kıyı tipi, Egeid karasının çökmesi (subsidans) ve deniz seviyesinin yükselmesi sonucu vadilerin su altında kalmasıyla oluşur.
Soru kökü 'toptan yükselme'ye (epirojenik yükselme) dayalı sonuçları sormaktadır, oysa enine kıyı tipi epirojenik alçalma ve deniz ilerlemesiyle ilişkilidir.

Key Concept

Anadolu'nun Neotektonik evredeki epirojenik yükselmesinin jeomorfolojik kanıtları (antesedan vadiler, gömük menderesler, yüksek platolar).

Practice More

Türkiye'deki kıyı tiplerinin (Ria, Dalmaçya, Enine, Boyuna) oluşumunda epirojenik hareketlerin ve deniz seviyesi değişimlerinin (östatik hareketler) rolünü tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 245Question

Türkiye'de rüzgârların yer şekillendirici etkisinin (aşınım ve birikim) dağılışı üzerinde sadece yıllık yağış miktarının azlığı ve bitki örtüsünün cılızlığı değil; kum kaynağının mevcudiyeti, litolojik yapı ve rüzgâr hızı gibi faktörler de belirleyicidir.

Buna göre, aşağıda verilen alanların hangisinde rüzgâr şekillerinin oluşumu, kuraklığın temel belirleyici olduğu "İç Anadolu tipi" rüzgâr şekillenmesinden farklı bir gelişim süreci göstermektedir?

Show answer & explanation

Answer: Antalya - Patara kıyı şeridindeki kumul oluşumları

Answer

Antalya - Patara kıyı şeridindeki kumul oluşumları rüzgâr şekillenmesinde farklı bir mekanizmaya dayanır.
Doğru seçenek olan kıyı kumulları örneğinde (Patara), rüzgârın yer şekillendirici etkisi bölgenin kurak veya yarı kurak olmasından kaynaklanmaz. Aksine, kıyı bölgelerinde dalga biriktirmesiyle kıyıya yığılan kumların rüzgâr tarafından taşınması ve biriktirilmesi söz konusudur. Bu mekanizma, İç Anadolu'daki gibi bitki örtüsünün yokluğu ve yağış azlığına dayalı süreçten temelden ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
İç bölgelerdeki rüzgâr şekillenme şartlarını analiz etme
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi sahalarda rüzgâr şekilleri; yıllık yağışın 300400300-400 mm altında olması, bitki örtüsünün cılızlığı ve fiziksel ufalanmanın şiddetiyle (kuraklık) ilişkilidir.
Mekanizmanın temelini anlamak için genel kuralı belirlemek gerekir.
2
Kıyı bölgelerindeki rüzgâr şekillenmesini değerlendirme
Kıyı kumulları (örneğin Patara, Kumköy, Karasu), bölgenin iklimi nemli olsa bile oluşabilir. Burada belirleyici olan kuraklık değil, dalgaların sürekli kum arzı sağlaması ve denizden gelen rüzgârdır.
İstisnai durumu ve farklı mekanizmayı tespit etmek gerekir.
3
Seçenekler arasında karşılaştırma yapma
Konya, Kırşehir, Iğdır ve Şanlıurfa örnekleri kuraklık kökenli iç bölge örnekleriyken, Patara bir kıyı kumuludur.
Farklı olan mekanizmayı seçmek için verileri karşılaştırmak gerekir.

Key Concept

Rüzgâr Şekillenmesinde Kuraklık vs. Kum Kaynağı Etkisi

Hints

1
Rüzgâr şekillerinin sadece çöllerde veya çok kurak yerlerde görüldüğü ön yargısını sorgulayın.
2
Kıyı bölgelerindeki kumulların oluşması için yağışın az olmasına gerek yoktur; bol miktarda kum ve düzenli rüzgâr yeterlidir.
3
İç bölgelerde rüzgâr şekillenmesi 'kuraklık' ile açıklanırken, kıyı bölgelerinde 'malzeme arzı' (dalga etkisi) ile açıklanır.

Practice More

Kıyı kumullarının Karadeniz gibi nemli bölgelerde de görülebileceği bilgisini pekiştirmek için İstanbul-Kilyos veya Sakarya-Karasu örneklerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Seçenekleri coğrafi konumlarına göre 'Kıyı' ve 'İç Kesim' olarak sınıflandırın. Farklı olan kıyı seçeneği, mekanizma farkını da beraberinde getirecektir.
Estimated Time:1m 40s
Question 246Question

Türkiye'de dağların eteklerinde, eğimin aniden azaldığı yerlerde akarsuların taşıdığı alüvyonların birikmesiyle oluşan ve yan yana gelen birikinti yelpazelerinin birleşmesiyle genişleyen düzlüklere "dağ eteği ovaları" (piyedmont) denir.

Buna göre, aşağıda verilen ovalardan hangisi oluşum kökeni bakımından bu açıklamaya en uygun örnektir?

Show answer & explanation

Answer: Bursa Ovası

Answer

Bursa Ovası, Uludağ'ın eteklerinde birikinti yelpazelerinin birleşmesi sonucu oluştuğu için dağ eteği ovalarına en iyi örnektir.
Bursa Ovası, Uludağ'ın kuzey yamaçlarından gelen akarsuların taşıdığı alüvyonların, dağın hemen eteğindeki eğimi azalan alanda birikmesi ve bu birikinti yelpazelerinin birbirine eklemlenmesiyle oluşmuş, Türkiye'deki en tipik dağ eteği ovası örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Dağ eteği ovasının tanımını analiz etmek.
Dağ eteği ovaları, dağ yamaçlarından inen akarsuların taşıdığı malzemeleri eğimin azaldığı yerde biriktirmesi ve bu birikinti yelpazelerinin zamanla birleşmesiyle oluşur.
Soruda istenen oluşum mekanizmasını doğru kavramak.
2
Seçeneklerdeki ovaların oluşum kökenlerini karşılaştırmak.
Çarşamba ve Silifke delta; Tefenni karstik; Muş ise tektonik kökenlidir. Bursa Ovası ise Uludağ ile doğrudan ilişkilidir.
Oluşum farklarını ayırt ederek yanlış seçenekleri elemek.
3
Bursa Ovası'nın jeomorfolojik konumunu teyit etmek.
Uludağ'ın kuzeyinde dağdan gelen sellerin ve akarsuların taşıdığı alüvyonlar bu geniş düzlüğü oluşturmuştur.
Doğru cevabı karakteristik özelliğine göre doğrulamak.

Key Concept

Dağ Eteği Ovalarının (Piyedmont) Oluşumu

Hints

1
Bu ova türü, dağ yamacı ile vadi tabanı arasında bir geçiş oluşturur ve birikinti yelpazelerinin yan yana gelmesiyle oluşur.
2
Türkiye'de bu tür ovaların en belirgin örneği Güney Marmara Bölümü'nde, yüksek bir kütlenin hemen dibinde yer alır.
3
Uludağ'ın eteklerinde kurulmuş olan ve tarımsal potansiyeli yüksek olan ovayı düşünün.

Practice More

İnegöl ve Yenişehir gibi ovaların da benzer süreçlerden geçip geçmediğini veya Bursa Ovası ile olan yapısal farklarını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Oluşumlarına göre ovaları sınıflandırarak ilerleyebilirsiniz: Delta (kıyıda), Karstik (çözünebilen kayaçlarda), Tektonik (fay hatlarında) ve Dağ Eteği (yamaç dibinde). Bursa dışındaki tüm seçenekler farklı bir sınıfa girmektedir.
Estimated Time:55s
Question 247Question

Türkiye’nin geniş bir alanını kaplayan tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) platoları, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak görülmektedir. Buna göre, söz konusu platoların genel özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi bu platolar için ortak bir özellik değildir?

Show answer & explanation

Answer: Kalkerli yapının çözünmesiyle oluşan terra-rossa topraklarının geniş yer kaplaması

Answer

Kalkerli yapının çözünmesiyle oluşan terra-rossa topraklarının geniş yer kaplaması ifadesi bu platolar için ortak bir özellik değildir.
Terra-rossa toprakları, kalker (kireçtaşı) kayacının kimyasal çözünmesiyle oluşan ve Akdeniz iklim bölgesine has topraklardır. Bu toprak tipi Türkiye'de temel olarak Teke ve Taşeli gibi karstik platolarda görülür. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'daki tabaka düzlüğü platolarında ise iklim şartlarına bağlı olarak kahverengi veya kestane renkli bozkır toprakları egemendir.

Step-by-Step Solution

1
Plato türlerini ve konumlarını belirle.
İç Anadolu (Haymana, Cihanbeyli, Obruk, Bozok) ve Güneydoğu Anadolu (Gaziantep, Şanlıurfa) platoları tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) platolarıdır.
Soru kökünde belirtilen bölgelerdeki temel oluşum şeklini anlamak için gereklidir.
2
Bölgelerin fiziki ve toprak özelliklerini analiz et.
Bu bölgelerde yarı kurak iklim nedeniyle bozkır toprakları (kahverengi/kestane) yaygındır; terra-rossa ise karstik süreçlere bağlıdır.
Seçeneklerdeki toprak türü ile bölge uyumunu kontrol etmek için gereklidir.

Key Concept

Tabaka Düzlüğü Platolarının Karakteristikleri
Estimated Time:1m 15s
Question 248Question

Türkiye'nin jeolojik gelişim süreci; okyanus tabanlarında tortullaşma, levha hareketleri ile dağ oluşumu ve toptan yükselme gibi karmaşık evrelerden oluşmaktadır. Bu süreçte arazinin sertlik derecesi ve oluştuğu dönem, tektonik hareketlere verdiği tepkiyi ve sahip olduğu yer altı kaynaklarını belirlemiştir.

Buna göre, Türkiye'nin jeolojik oluşumuyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye'deki zengin linyit, bor, tuz ve petrol yatakları; Birinci Zaman'da (Paleozoik) gerçekleşen şiddetli metamorfizma ve orojenik hareketlerin bir sonucudur.

Answer

Türkiye'deki linyit, bor, tuz ve petrol yataklarının Birinci Zaman'da (Paleozoik) oluştuğunu belirten ifade yanlıştır; bu kaynaklar Üçüncü Zaman (Tersiyer) oluşumlarıdır.
Linyit, bor, tuz ve petrol yatakları Türkiye'nin genç bir arazi yapısına sahip olduğunu kanıtlayan 3. Jeolojik Zaman (Tersiyer) oluşumlarıdır. Oysa linyit ve borun 1. Zaman'a ait olduğunu iddia eden ifade, jeolojik kronolojiyle çelişmektedir. 1. Zaman'da Türkiye'de oluşan temel enerji kaynağı sadece taş kömürüdür.

Step-by-Step Solution

1
Jeolojik zamanlar ile bu zamanlarda oluşan yer altı kaynaklarını eşleştirin.
1. Zaman (Paleozoik): Taş kömürü (Zonguldak). 3. Zaman (Tersiyer): Linyit, bor, tuz, petrol.
Türkiye'nin farklı jeolojik zamanlarda oluşmuş arazileri, farklı maden çeşitliliğine sahip olmasına neden olmuştur.
2
Arazinin tektonik karakterini analiz edin.
Masifler 1. Zaman'da oluşmuş sert kütlelerdir; dağ kuşakları (KAD, Toroslar) ise 3. Zaman'da kıvrılmıştır.
Arazinin yaşı, levha hareketleri sırasındaki fiziksel tepkisini (kıvrılma/kırılma) belirler.
3
Kuvaterner (4. Zaman) olaylarını değerlendirin.
Toptan yükselme (epirojenez), Egeid karasının çöküşü ve boğazların oluşumu bu döneme aittir.
Türkiye'nin bugünkü jeomorfolojik görünümünü tamamlayan en son evredir.

Key Concept

Jeolojik Zamanlar ve Türkiye'nin Oluşum Kronolojisi

Practice More

Masif arazilerin (Yıldız Dağları, Menderes-Menteşe, Kırşehir, Bitlis) harita üzerindeki yerlerini ve çevrelerindeki genç oluşumlu alanlarla farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 249Question

Türkiye'de dağların kıyı çizgisine uzanış doğrultusu, kıyı tiplerinin oluşumundan kıyıdaki aşındırma ve biriktirme süreçlerine kadar pek çok faktörü doğrudan etkiler. Buna göre, dağların kıyıya paralel uzandığı ve kıta sahanlığının (şelf) dar olduğu bir kıyı bölgesiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Geniş yüz ölçümlü delta ovalarının oluşması için uygun koşullar mevcuttur.

Answer

Geniş yüz ölçümlü delta ovalarının oluşması için uygun koşulların mevcut olduğu ifadesine ulaşılamaz.
Delta ovalarının oluşabilmesi için en temel şartlardan biri kıyının sığ olması, yani kıta sahanlığının geniş olmasıdır. Dağların kıyıya paralel uzandığı ve denizin aniden derinleştiği (şelfin dar olduğu) bölgelerde akarsular biriktirme yapamaz. Bu durum Karadeniz ve Akdeniz kıyılarının genelinde görülür ve bu alanlarda geniş deltaların oluşumu oldukça zordur.

Step-by-Step Solution

1
Dağların kıyıya paralel uzanmasının kıyı derinliği üzerindeki etkisini analiz etmek.
Kıta sahanlığının daraldığı ve kıyının aniden derinleştiği sonucuna varılır.
Dağlar kıyıya paralel ve yakın olduğunda deniz tabanı da genellikle dik bir eğimle derinleşir.
2
Delta ovası oluşum şartlarını gözden geçirmek.
Deltalar için sığ deniz (geniş kıta sahanlığı), güçlü akıntıların olmaması ve bol alüvyon gerektiği belirlenir.
Derin kıyılarda akarsuların getirdiği malzeme deniz dibine çöker ve yüzeye ulaşarak ova oluşturamaz.
3
Bölgenin morfolojik özellikleri ile seçenekleri eşleştirmek.
Paralel uzanışın boyuna kıyıya, falezlere ve dar hinterlanda yol açtığı, ancak delta oluşumunu zorlaştırdığı teyit edilir.
Verilen özellikler Karadeniz ve Akdeniz'in tipik özellikleridir ve bu bölgelerde deltalar sadece kıta sahanlığının nispeten genişlediği istisnai alanlarda (Çarşamba, Bafra, Çukurova) oluşabilmiştir.

Key Concept

Kıta Sahanlığı ve Kıyı Şekillenmesi İlişkisi
Estimated Time:1m 15s
Question 250Question

Türkiye arazisi jeolojik süreç boyunca farklı evrelerden geçmiş, bugünkü ana hatlarını büyük oranda Tersiyer ve Kuvaterner dönemlerinde kazanmıştır. Ancak bu ana şekillenme sürecinden önce, Alp-Himalaya orojenezine hazırlık evresi olarak bilinen ve Anadolu arazisinin büyük bir kısmının derin denizlerle kaplı olduğu uzun bir birikim dönemi yaşanmıştır.

Bu dönemde Tethys (Tetis) Denizi tabanında büyük ölçüde tortullanma birikiminin gerçekleşmesi, aşağıdaki jeolojik zamanlardan hangisinde meydana gelmiştir?

Show answer & explanation

Answer: II. Jeolojik Zaman (Mezozoik)

Answer

Türkiye'de Tethys Denizi tabanında yoğun tortullanmanın yaşandığı ve Alp orojenezine hazırlık süreci olarak kabul edilen dönem II. Jeolojik Zaman (Mezozoik) dönemidir.
Mezozoik (II. Jeolojik Zaman) dönemi, Türkiye arazisinin büyük bir kısmının Tetis (Tethys) Denizi suları altında olduğu bir durgunluk dönemidir. Bu süreçte akarsularla taşınan malzemeler deniz tabanında birikerek kalın tortul tabakalar oluşturmuş, bu tabakalar daha sonra III. Zamanda yaşanacak olan Alp orojenezine ham madde teşkil etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen 'Tethys Denizi tabanında tortullanma' ve 'Alp orojenezine hazırlık' kavramları analiz edilir.
Bu olaylar II. Jeolojik Zaman'ın (Mezozoik) temel karakteristikleridir.
Anadolu arazisinin büyük kısmı bu dönemde deniz altındaki bir jeosenklinal (çöküntü alanı) halindedir.
2
Diğer zamanların temel olayları ile karşılaştırma yapılır.
I. Zaman (Paleozoik) masiflerin, III. Zaman (Tersiyer) ana kıvrımların, IV. Zaman (Kuvaterner) ise bugünkü kıyıların oluşumuyla ilgilidir.
Zamanlar arası net ayrım yapmak Türkiye'nin jeolojik gelişimini anlamak için kritiktir.

Key Concept

Türkiye'nin Jeolojik Zamanlara Göre Oluşumu (Mezozoik)
Question 251Question

Türkiye'deki platoların karakteristik özellikleri üzerine çalışma yapan bir araştırmacı raporunda şu ifadelere yer vermiştir:

I. İnceleme yaptığım ilk sahada, kalkerli yapının etkisiyle yüzey suları yer altına sızmış, bu durum sahanın yer üstü su potansiyelini düşürürken tarımsal sulamada ciddi kısıtlamalar yaratmıştır.
II. İkinci duraktaki plato sahası, akarsular tarafından deniz seviyesine kadar aşındırılmış düzlüklerin daha sonra epirojenik olarak yükselmesiyle oluşmuş; günümüzde ise ulaşım ve sanayi imkanlarının çeşitliliğiyle Türkiye ekonomisinin kalbi konumuna gelmiştir.
III. Üçüncü sahada ise, Üçüncü Jeolojik Zaman sonundaki volkanik faaliyetlerle yayılan bazaltik lavların geniş alanları kapladığı ve bu yüksek düzlüklerde yaz yağışlarının vejetasyonu canlandırarak mera hayvancılığına uygun ortam hazırladığı gözlemlenmiştir.

Buna göre araştırmacının ziyaret ettiği sahaların oluşum türleri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I: Karstik - II: Aşınım (Peneplen) - III: Lav (Volkanik)

Answer

Doğru eşleştirme; birinci sahanın Karstik, ikinci sahanın Aşınım (Peneplen) ve üçüncü sahanın Lav (Volkanik) oluşumlu olmasıdır.
Araştırmacının verdiği bilgiler sırasıyla Teke/Taşeli (Karstik), Çatalca-Kocaeli (Aşınım) ve Erzurum-Kars (Lav) platolarının karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır. Karstik yapılar su geçirgenliği yüksek kalkerden oluşur, aşınım platoları deniz seviyesine yakın ve yer şekilleri sadedir, lav platoları ise volkanik materyallerle kaplı yüksek düzlüklerdir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci ifadedeki litolojik ve hidrolojik ipuçlarını analiz etme
Kalkerli (kireç taşı) yapı ve suların yer altına sızması, bu sahanın Teke veya Taşeli gibi bir Karstik plato olduğunu gösterir.
Karstik arazilerde çatlaklı yapı suyun yüzeyde kalmasını engeller.
2
İkinci ifadedeki jeomorfolojik ve ekonomik verileri değerlendirme
Deniz seviyesine kadar aşınma ve sanayi/ekonomi vurgusu, Marmara Bölgesi'ndeki Çatalca-Kocaeli Platosu'nu işaret eder. Bu plato bir Aşınım (Peneplen) platosudur.
Türkiye'nin en alçak ve ekonomik olarak en gelişmiş platosu aşınım kökenlidir.
3
Üçüncü ifadedeki jeolojik ve iklimsel verileri birleştirme
Bazaltik lavlar, yüksek rakım ve yaz yağışlarıyla gelişen mera hayvancılığı; Erzurum-Kars veya Ardahan platolarını tanımlar. Bu sahalar Lav (Volkanik) kökenlidir.
Kuzeydoğu Anadolu'daki platolar volkanik malzeme ile kaplıdır ve sert karasal iklimin etkisiyle yaz yağışı alır.

Key Concept

Türkiye'deki platoların oluşum kökenlerine (Karstik, Lav, Aşınım, Tabaka Düzlüğü) göre sınıflandırılması ve bu özelliklerin beşerî faaliyetlere etkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 252Question

Türkiye'nin jeolojik gelişim süreci incelendiğinde; Egeid karasının çökmesiyle Ege Denizi'nin oluşması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının açılması gibi olayların yaşandığı jeolojik zaman aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: IV. Jeolojik Zaman (Kuvaterner)

Answer

İstanbul ve Çanakkale boğazlarının oluşumu ile Ege Denizi'nin meydana gelmesi IV. Jeolojik Zaman (Kuvaterner) döneminde gerçekleşmiştir.
Doğru cevap olan dönemde, yani Kuvaterner'de, dış kuvvetlerin etkisi ve epirojenik hareketler sonucunda Egeid karası çökmüş, Akdeniz'in suları bu çukurluğa dolarak Ege Denizi'ni ve ardından İstanbul-Çanakkale boğazlarını oluşturmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Olayları tanımlayın
Egeid karasının çökmesi, Ege Denizi ve Boğazların oluşumu.
Bu olaylar Türkiye'nin güncel kıyı ve deniz yapısını belirleyen en yakın tarihli olaylardır.
2
Jeolojik zaman eşleştirmesi yapın
Kuvaterner (IV. Zaman).
Türkiye'nin jeolojik takviminde en son evre olan Kuvaterner, beşeri hayatın başlaması ve boğazlar gibi güncel su yollarının açılmasıyla karakterizedir.

Key Concept

Türkiye'nin yakın jeolojik geçmişindeki ana değişimler (Kuvaterner olayları)
Estimated Time:45s
Question 253Question

Türkiye'nin platoları üzerinde yürütülen ekonomik faaliyetler; yükselti, iklim şartları ve litolojik özelliklere göre şekillenmektedir. Bir araştırmacı, İç Anadolu Bölgesi'ndeki platoları incelerken bir alanda yüzey sularının aşırı geçirgen kayaç yapısı nedeniyle yer altına sızdığını, bu durumun tarımsal sulamayı zorlaştırdığını ve arazide çok sayıda doğal kuyu benzeri çöküntünün bulunduğunu gözlemlemiştir.

Araştırmacının gözlem yaptığı ve ismini bu doğal yer şekillerinden alan plato aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Obruk

Answer

İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan, ismini karstik çöküntülerden alan ve su sorunu yaşayan plato Obruk platosudur.
Araştırmacının tarif ettiği doğal kuyu benzeri çöküntüler coğrafya literatüründe 'obruk' olarak tanımlanır. İç Anadolu'da bu şekillerin en yoğun görüldüğü ve ismini bu şekillerden alan saha Obruk platosudur. Bu platoda kayaç yapısının (kalker) geçirgen olması, yağışların hızla yer altına sızmasına ve yüzeyde su kıtlığı yaşanmasına neden olarak tarımı zorlaştırmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen ipuçlarını analiz etme
İç Anadolu Bölgesi, yüzey sularının yer altına sızması (geçirgen yapı), doğal kuyu benzeri çöküntüler ve ismini bu şekillerden alma özellikleri belirlendi.
Sorunun kökündeki tanımlayıcı ifadeler bizi doğrudan belirli bir litolojik yapıya ve isimlendirmeye yönlendirir.
2
Litolojik yapı ve yer şekli eşleştirmesi yapma
Doğal kuyu benzeri çöküntüler 'obruk' olarak adlandırılır. Bu şekillerin yoğun olduğu plato ise Obruk platosudur.
Obruklar, kireç taşı (kalker) gibi karstik kayaçların bulunduğu alanlarda yeraltı sularının oluşturduğu boşlukların tavanının çökmesiyle oluşur.
3
Bölgesel ve ekonomik uyumu kontrol etme
Obruk platosu Konya havzasında yer alır ve su kıtlığı nedeniyle tarımda sulama sorunları yaşanır.
Bu durum, araştırmacının gözlemleriyle tam olarak örtüşmektedir.

Key Concept

Türkiye'de Platoların Litolojik Yapısı ve Karstik Şekiller

Hints

1
Soruda bahsedilen 'doğal kuyu benzeri çöküntüler' teriminin teknik karşılığını düşünün.
2
İç Anadolu'da karstik aşınım şekilleri sadece Akdeniz'e yakın kısımlarda değil, Konya havzasında da yaygındır.
3
İsmini doğrudan bir yer şeklinden alan ve Konya-Aksaray arasında uzanan platoyu hatırlayın.

Practice More

Karstik platolar olan Teke ve Taşeli platolarının neden nüfusun az olduğu alanlar olduğunu, Obruk platosu ile kıyaslayarak inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Platoları bulundukları illere göre gruplandırarak eleyebilirsiniz: Haymana (Ankara), Bozok (Yozgat), Uzunyayla (Sivas-Kayseri), Obruk ve Cihanbeyli (Konya). Karstik yapı ve kuyu (obruk) denilince akla ilk Konya-Obruk platosu gelmelidir.
Estimated Time:50s
Question 254Question

Dağ yamaçlarından aşağıya doğru hızla akan suların, eğimin azaldığı dağ eteklerine ulaştığında taşıdıkları materyalleri biriktirmesiyle oluşan yelpaze şeklindeki yer şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Birikinti konisi

Answer

Dağ eteklerinde eğimin azalmasına bağlı olarak oluşan yelpaze biçimli birikim şekli birikinti konisidir.
Akarsular eğimli yamaçlardan inerken yüksek enerjiye sahiptir. Eğimin aniden azaldığı dağ eteklerinde bu enerji kaybolur ve taşınan alüvyonlar yelpaze şeklinde birikir; bu şekle birikinti konisi denir.

Step-by-Step Solution

1
Akarsu hızını ve taşıma gücünü etkileyen temel faktörü belirlemek.
Eğim azaldığında akarsuyun hızı ve dolayısıyla taşıma gücü azalır.
Yer çekimi etkisiyle akan su, eğim azaldığında yükünü taşıyamaz hale gelir.
2
Birikimin gerçekleştiği konumu saptamak.
Birikim dağ yamaçlarının sona erdiği dağ eteklerinde gerçekleşir.
Soru kökünde belirtilen 'dağ etekleri' ifadesi bizi bu konuma yönlendirir.
3
Oluşan şeklin geometrik formunu isimlendirmek.
Yelpaze veya koni şeklinde bir birikim oluşur.
Akarsu yükünü merkezden çevreye doğru yayarak biriktirdiği için bu formu alır.

Key Concept

Akarsu Biriktirme Şekilleri: Birikinti Konisi

Hints

1
Bu şekil bir aşınma değil, biriktirme şeklidir.
2
Birikimin gerçekleştiği yer dağın bittiği, ovanın başladığı yerdir.
3
İsminde 'koni' veya 'yelpaze' geçen, dağ eteğine özgü şekli düşünün.

Practice More

Birikinti konilerinin zamanla birleşerek oluşturduğu 'Dağ Eteği Ovaları' (Piedmont) kavramını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 255Question

Türkiye'deki platolar; oluşum süreçleri bakımından aşınım, lav, karstik ve tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) olarak sınıflandırılır. Bu sınıflardan "tabaka düzlüğü" grubuna giren platoların temel özelliği, sertleşmiş tortul tabakaların epirojenik yükselme ile akarsular tarafından parçalanmasıdır. Ancak bir platonun bu genel yapıya sahip olmasına rağmen, litolojik (kayaç) yapısının etkisiyle farklı bir oluşum sürecinin izlerini taşıması coğrafi bir çeşitliliktir.

Buna göre, aşağıdaki durumlardan hangisi "tabaka düzlüğü" karakterindeki bir platonun, bulunduğu bölgenin kayaç yapısı nedeniyle gösterdiği farklılaşmış bir özelliğidir?

Show answer & explanation

Answer: Obruk Platosu'nda tabaka düzlüğü yapısına rağmen yoğun karstlaşma sonucunda derin yeraltı boşluklarının ve obrukların oluşması

Answer

Obruk Platosu'nda tabaka düzlüğü yapısına rağmen yoğun karstlaşma sonucunda derin yeraltı boşluklarının ve obrukların oluşması
Obruk Platosu, jeolojik yapısı itibarıyla 'tabaka düzlüğü' (yatay duruşlu) platoları arasında yer alsa da, bünyesinde barındırdığı kireç taşı (kalker) tabakaları nedeniyle yoğun bir karstlaşma sürecine maruz kalmıştır. Bu durum, platonun hem yapısal (yatay tabakalı) hem de litolojik (karstik) özelliklerin birleşiminden oluşan özgün ve farklılaşmış bir karakter kazanmasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Plato türlerini sınıflandır
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu platoları genellikle tabaka düzlüğüdür; Teke ve Taşeli karstiktir; Erzurum-Kars lav örtülüdür; Çatalca-Kocaeli ise aşınım platosudur.
Soruda istenen 'tabaka düzlüğü' grubuna giren platoları belirlemek için bu sınıflandırma gereklidir.
2
Tabaka düzlüğü platoları içindeki istisnai durumu analiz et
Obruk Platosu, ismiyle de müsemma olarak, tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) bir plato olmasına rağmen kireç taşı (kalker) yapısı nedeniyle karstik şekiller (obruklar) barındırır.
Litolojik yapının (kayaç türü) oluşum sürecini nasıl etkilediğini anlamak doğru cevaba ulaştırır.
3
Çeldiricileri ele
Taşeli (karstik), Erzurum-Kars (lav) ve Çatalca-Kocaeli (aşınım) platoları zaten farklı gruplarda oldukları için 'tabaka düzlüğü karakterindeki farklılaşma' tanımına uymazlar.
Her seçeneğin oluşum kökeni ile verilen tanımı karşılaştırmak hatayı önler.

Key Concept

Platoların Oluşum Kökenleri ve Litolojik Yapı İlişkisi

Hints

1
Türkiye'nin platolarını oluşumlarına göre gruplandırırken İç Anadolu'daki platoların çoğunun 'yatay duruşlu' olduğunu hatırlayın.
2
Bir platonun ismi, o platonun üzerinde bulunan ve genellikle kireç taşlarının çözünmesiyle oluşan derin dikey boşlukları işaret ediyorsa, bu bir litolojik etkidir.

Practice More

Karstik platolar ile karstik şekiller barındıran tabaka düzlüğü platoları arasındaki farkı pekiştirmek için Obruk ve Taşeli platolarını karşılaştıran sorular çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 256Question

Türkiye'deki ovalar, bulundukları coğrafi konuma göre kıyı ve iç ovalar şeklinde sınıflandırılabilir. Kıyı ovalarının büyük bir bölümü akarsuların taşıdığı alüvyonların deniz kıyısında birikmesiyle oluşan delta ovalarıdır. Ancak bazı ovalar deniz kıyısında yer almasına rağmen, bölgenin jeolojik ve litolojik yapısına bağlı olarak farklı süreçlerle şekillenmiştir.

Buna göre, aşağıdaki ovalardan hangisi bir kıyı ovası olmasına rağmen oluşum kökeni bakımından bir delta ovası değildir?

Show answer & explanation

Answer: Antalya

Answer

Antalya Ovası, bir kıyı ovası olmasına rağmen karstik süreçler ve traverten birikimi ile oluştuğu için bir delta ovası değildir.
Antalya Ovası, deniz kıyısında yer alan geniş bir düzlük olmasına rağmen bir akarsu biriktirme şekli olan delta ovası değildir. Bu ova, Batı Toroslar'ın karstik yapısına bağlı olarak çözünme süreçleri ve kalsiyum karbonatın çökelmesiyle oluşan traverten basamaklarından meydana gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki ovaların coğrafi konumlarını ve onları oluşturan akarsuları belirlemek.
Çarşamba (Yeşilırmak), Silifke (Göksu), Selçuk (K. Menderes) ve Menemen (Gediz) akarsular tarafından oluşturulmuştur. Antalya ise Akdeniz kıyısındadır ancak büyük bir nehir deltası değildir.
Delta oluşumu için akarsu biriktirmesi şarttır.
2
Ovaların jeolojik oluşum süreçlerini (tektonik, karstik, delta) karşılaştırmak.
Antalya Ovası'nın tabanında geniş traverten basamakları ve karstik yapılar bulunur.
Bölgedeki kireç taşı (kalker) yapısı ve yeraltı sularının etkisiyle traverten setleri ve karstik düzlükler oluşmuştur.

Key Concept

Kıyı ovalarının oluşum çeşitliliği ve delta-karstik ayrımı.
Question 257Question

Türkiye'de özellikle İç Anadolu'nun kurak sahalarında ve bazı Neojen havzalarında görülen mantar kaya (şeytan masası) oluşumları, rüzgârın seçici aşındırma faaliyetinin bir sonucudur. Bu yer şekillerinin kaide kısımlarının (alt bölümlerinin), üst kısımlarına göre çok daha ince bir yapı kazanmış olması rüzgârın fiziksel çalışma prensibiyle açıklanmaktadır.

Bu morfolojik farklılığın ortaya çıkmasında etkili olan dinamik süreçlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Rüzgârın taşıdığı ağır ve iri unsurlu yüklerin (kum taneleri gibi), ağırlıkları nedeniyle yer seviyesine yakın bir dikey kuşakta yoğunlaşması aşınmayı bu seviyede artırır.

Answer

Rüzgârın taşıdığı ağır ve aşındırıcı yüklerin (kum taneleri) ağırlıkları sebebiyle yer yüzeyine yakın dikey bir kuşakta yoğunlaşması, mantar kayaların alt kısımlarının daha fazla aşınmasına neden olur.
Mantar kaya oluşumundaki asimetrik yapı, rüzgârın taşıma kapasitesinin dikey dağılımıyla ilgilidir. Rüzgâr, korozyon (aşındırma) yaparken 'silah' olarak kum tanelerini kullanır. Yer çekimi nedeniyle ağır kum taneleri rüzgâr tarafından yerden çok fazla yükseltilemez ve genellikle zeminden itibaren ilk 121-2 metre içinde taşınır. Bu durum, kayanın alt kısımlarının üst kısımlarına göre çok daha fazla kum darbesine maruz kalmasına ve daha hızlı incelmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Dış kuvvet mekanizmasının belirlenmesi
Rüzgârın yer şekillendirici etkisi (korozyon/aşındırma) incelenmelidir.
Mantar kaya oluşumu rüzgâr aşındırmasının tipik bir örneğidir.
2
Hız ve yük analizi yapılması
Zeminde rüzgâr hızı sürtünme nedeniyle düşüktür ancak taşınan materyal (kum) miktarı maksimumdur.
Rüzgârın aşındırma gücü sadece hıza değil, çarptırdığı materyalin yoğunluğuna da bağlıdır.
3
Dikey profilin değerlendirilmesi
Zeminden itibaren ilk 121-2 metrelik kuşak, rüzgârın en çok kum taşıdığı ve dolayısıyla en çok aşındırma yaptığı alandır.
Ağır kum taneleri yüksek irtifalara çıkamaz, bu yüzden aşınma altta yoğunlaşır.

Key Concept

Rüzgâr Aşındırma Mekanizması ve Yük Dağılımı

Hints

1
Rüzgârın aşındırma yapabilmesi için elinde bir 'materyal' (kum) olması gerektiğini unutmayın.
2
Ağır kum tanelerinin rüzgâr tarafından ne kadar yükseğe taşınabileceğini düşünün.
3
Zeminde rüzgâr yavaşlasa bile, elindeki kum miktarı o kadar fazladır ki aşındırma gücü yine de en yüksek bu seviyede kalır.

Practice More

Yardang ve Şahit Kaya gibi diğer aşınım şekillerinin rüzgâr yönü ve litoloji ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 258Question

Ülkemizde yer şekillerinin gelişiminde dış kuvvetler içerisinde etki alanı en dar olan kuvvet buzullardır. Ancak Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) boyunca yaşanan iklim değişimleri sonucunda, yükseltisi belirli bir sınırın üzerindeki dağlarda buzul aşındırma ve biriktirme şekilleri oluşmuştur. Buna göre, aşağıdaki dağların hangisinde buzul şekillerine (sirk, moren, hörgüçkaya vb.) rastlanması beklenmez?

Show answer & explanation

Answer: Küre Dağları

Answer

Küre Dağları, yükseltisi yaklaşık 22002200 metre olan buzul oluşum sınırının altında kaldığı için buzul şekillerine sahip değildir.
Küre Dağları'nın ortalama yükseltisi ve en yüksek zirvesi, Türkiye'de Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) boyunca buzullaşmanın etkili olabildiği yaklaşık 22002200 metrelik yükselti sınırının altında kalmaktadır. Bu nedenle bu dağlarda sirk, moren veya hörgüçkaya gibi buzul şekilleri oluşmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'de buzullaşmanın temel kuralını hatırla.
Buzullar orta kuşak etkisiyle deniz seviyesine inemez, sadece yüksek dağlarda (22002200-25002500 m üstü) etkili olur.
Matematik konum nedeniyle kalıcı kar sınırı yüksektir.
2
Seçeneklerdeki dağların yükselti ve oluşum özelliklerini karşılaştır.
Kaçkar, Aladağlar, Bolkar ve Cilo dağları 30003000 metrenin çok üzerinde zirvelere sahipken, Küre Dağları 20192019 metre ile bu sınırın altında kalır.
Yükseltisi yetersiz olan dağlarda buzul şekli oluşamaz.

Key Concept

Türkiye'de buzul şekillerinin görülmesi için gerekli olan minimum yükselti eşiği ve matematik konum ilişkisi.
Estimated Time:45s
Question 259Question

Türkiye'nin batı kıyılarında dağların genellikle denize dik uzanması; limanların art bölgelerinin genişlemesini ve kıyıda çok sayıda koy, körfez ve doğal liman oluşmasını sağlamıştır. Bu durum aynı zamanda gerçek kıyı uzunluğu ile kuş uçuşu kıyı uzunluğu arasındaki farkın artmasına neden olur. Ancak bölgenin güneyinde, kıyı çizgisinin doğrultu değiştirmesine bağlı olarak bir dağ sırasının konumu bu genel duruma bir istisna teşkil eder.

Buna göre, aşağıdaki dağlardan hangisinin kıyı çizgisine göre konumu, bulunduğu yörede kıyıdaki girinti ve çıkıntı sayısının bölge geneline göre daha az olmasına ve liman hinterlandının daralmasına yol açmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Menteşe Dağları

Answer

Menteşe Dağları, Ege Bölgesi'ndeki genel uzanış doğrultusunun aksine kıyıya paralel uzandığı için hinterlandın daralmasına ve kıyı özelliklerinin değişmesine neden olur.
Menteşe Dağları, Muğla çevresinde kıyı çizgisinin uzanış doğrultusuna paralel bir konumdadır. Bu durum, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına benzer şekilde hinterlandın (art bölge) daralmasına, kıyıdaki doğal liman ve körfez sayısının Ege'nin geneline göre azalmasına ve gerçek kıyı uzunluğu ile kuş uçuşu uzunluk arasındaki farkın düşmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Ege Bölgesi'ndeki dağların genel uzanış doğrultusunu belirle.
Dağlar genellikle kıyıya dik (doğu-batı) uzanır.
Ege'deki horst-graben sisteminin kıyı çizgisiyle olan geometrik ilişkisini anlamak için.
2
Dağların denize dik uzanmasının sonuçlarını analiz et.
Kıyı çok girintili çıkıntılıdır (enine kıyı tipi), hinterland geniştir, denizel iklim iç kesimlere sokulabilir.
Genel kuralı belirleyip istisnayı ayırt edebilmek için.
3
Seçeneklerdeki dağların konumlarını karşılaştırarak istisnayı bul.
Menteşe Dağları Muğla çevresinde kıyıya paralel uzanırken; Madra, Yunt, Aydın ve Bozdağlar dik uzanır.
Menteşe Yöresi'ndeki özel topografik durumu tespit etmek için.

Key Concept

Dağların uzanış doğrultusunun kıyı tipi, hinterland ve iklim üzerindeki etkileri

Practice More

Menteşe Dağları'nın bu paralel uzanışının bölgedeki yağış miktarı (yamaç yağışları) üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 260Question

Türkiye arazisinin jeolojik gelişimi incelendiğinde, yer kabuğunun yaşlı, sert ve dayanıklı bölümleri olan "masif" araziler önemli bir yer tutar. Yıldız Dağları (Istranca), Menteşe ve Kırşehir çevresinde geniş yer kaplayan bu yaşlı kütleler aşağıdaki jeolojik zamanların hangisinde oluşmuştur?

Show answer & explanation

Answer: I.I. Jeolojik Zaman (Paleozoyik)

Answer

I.I. Jeolojik Zaman (Paleozoyik) döneminde oluşmuş masif araziler, Türkiye'nin en eski ve dayanıklı kara kütlelerini temsil eder.
Türkiye arazisi büyük oranda genç olsa da, bazı bölgelerde yer alan yaşlı ve sert kütleler (masifler) I.I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoyik) oluşmuştur. Yıldız Dağları, Menteşe, Bitlis ve Kırşehir gibi masifler bu dönemin karakteristik yapılarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Tanımlama
"Masif" kavramı, geçmiş jeolojik zamanlarda oluşmuş, sertleşmiş ve kırılganlığı azalmış yaşlı arazileri ifade eder.
Sorunun kökündeki kavramın jeolojik özelliklerini anlamak için gereklidir.
2
Örnek Alan Analizi
Yıldız Dağları, Menteşe, Kırşehir, Bitlis ve Daday-Devrekani gibi alanlar Türkiye'deki başlıca masiflerdir.
Verilen yerlerin hangi jeolojik özelliklere sahip olduğunu belirlemek için gereklidir.
3
Zaman Eşleştirme
Türkiye'deki bu yaşlı temel arazilerin oluşum süreci I.I. Jeolojik Zaman (Paleozoyik) dönemine denk gelmektedir.
Masiflerin oluşum zamanını doğru dönemle ilişkilendirmek için gereklidir.

Key Concept

Masif Arazilerin Oluşumu

Practice More

Türkiye'deki diğer önemli masif alanlarını (Sarayönü, Anamur, Mardin-Eşik masifleri gibi) harita üzerinde inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 13 / 43Next
Türkiye'nin Yer Şekilleri — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 13 | Examkin