Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 questions

Question 261Question

Akarsuların taşıdıkları alüvyonları, gel-git etkisinin az olduğu ve kıta sahanlığının geniş olduğu deniz kıyılarında biriktirmesi sonucunda delta ovaları oluşur. Bu bilgiler doğrultusunda, aşağıdaki ovalardan hangisi bir delta ovasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Bafra Ovası

Answer

Bafra Ovası
Bafra Ovası, Karadeniz'e dökülen Kızılırmak'ın taşıdığı materyalleri sığ olan kıyı bölgesinde biriktirmesiyle meydana gelmiştir. Bu durum onu oluşum bakımından bir delta ovası yapar.

Step-by-Step Solution

1
Delta ovası tanımını analiz etme
Delta ovalarının akarsu biriktirmesiyle deniz kıyısında oluştuğu bilgisi netleştirilir.
Soruda istenen oluşum türünün temel şartlarını belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki ovaları oluşum kökenlerine göre sınıflandırma
Bafra'nın akarsu (Kızılırmak), diğerlerinin ise karstik veya tektonik kökenli olduğu tespit edilir.
Delta ovalarını diğer iç ve karstik ovalardan ayırt etmek doğru sonuca ulaştırır.

Key Concept

Türkiye'deki Delta Ovaları ve Oluşum Süreçleri
Estimated Time:45s
Question 262Question

Türkiye'de karst topoğrafyasının gelişimi; sahanın litolojik özellikleri (kayaç türü), iklim koşulları ve tektonik yapısı ile doğrudan ilişkilidir. Karstik aşınım ve birikim süreçleri, bölgelerin jeolojik geçmişine ve mevcut çevresel koşullarına bağlı olarak farklı morfolojik sonuçlar doğurmuştur.

Buna göre, Türkiye'deki karstik yer şekilleri ve bu şekillerin dağılışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Doğu Karadeniz'in dik yamaçlarında ve Erzurum-Kars çevresindeki platolarda görülen dolin ve uvalalar, bazaltik kayaçların yüksek yağış altında çözünmesiyle oluşmuş tipik karstik sahalardır.

Answer

Doğu Karadeniz ve Erzurum-Kars platolarında bazaltik kayaçlar üzerinde karstik şekillerin oluştuğunu belirten ifade yanlıştır.
Karstik yer şekilleri; kalker, jips ve kaya tuzu gibi suyla temas ettiğinde kolayca çözünebilen kayaçlar üzerinde oluşur. Doğu Karadeniz ve Erzurum-Kars platoları ise volkanik kökenli bazalt ve andezit gibi kayaçların yaygın olduğu alanlardır. Bu bölgelerde yüksek yağışa bağlı olarak kimyasal çözünme görülse de, bazaltik kayaçlar üzerinde dolin ve uvala gibi karstik aşınım şekilleri gelişmez. Dolayısıyla volkanik arazileri 'karstik saha' olarak tanımlayan ifade bilimsel olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Karstlaşma için gerekli kayaç türlerini (litoloji) analiz etme
Karstik şekiller sadece kalker (kireç taşı), jips (alçı taşı) ve kaya tuzu gibi çözünebilen kayaçlar üzerinde oluşur.
Karst topoğrafyası kimyasal çözünmeye dayalı bir süreçtir; her kayaç türü bu sürece izin vermez.
2
Bölgelerin litolojik yapısı ile yer şekli eşleşmesini kontrol etme
Doğu Karadeniz ve Erzurum-Kars platoları büyük oranda volkanik (bazalt, andezit, tüf) kayaçlardan oluşur.
Volkanik kayaçlar çözünebilen kayaç grubunda yer almadığı için bu bölgelerde dolin, uvala veya polye gibi gerçek karstik şekillere rastlanmaz.
3
Diğer bölgelerin doğruluğunu teyit etme
Toroslar'da kalker karstı, Sivas'ta jips karstı ve Konya'da obruk oluşumu Türkiye'nin bilinen karstik gerçekleridir.
Bu bölgelerdeki kayaç yapısı kimyasal çözünmeye uygundur.

Key Concept

Karstik şekillerin oluşumu için yağış miktarı kadar, arazide çözünebilen (karstik) kayaçların bulunması zorunludur.
Question 263Question

Türkiye'de dış kuvvetlerin yer şekilleri üzerindeki etkisi incelendiğinde; rüzgârların, iklim ve bitki örtüsü özelliklerine bağlı olarak belirli bölgelerde daha etkin olduğu görülmektedir. Özellikle fiziksel ufalanmanın şiddetli, bitki örtüsünün cılız olduğu kurak ve yarı kurak sahalarda rüzgârın şekillendirici gücü artmaktadır.

Buna göre, Türkiye'de rüzgârların oluşturduğu yer şekilleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Çöl bölgelerine özgü hilal şekilli kumullar olan barkanlar, Türkiye'nin genelinde rüzgâr biriktirme faaliyetinin ana unsuru olarak her bölgede yaygın şekilde görülür.

Answer

Barkanların Türkiye'nin genelinde ve her bölgede yaygın olarak görüldüğünü belirten ifade yanlıştır.
Barkanlar, çöllere özgü hilal şekilli kumullardır. Türkiye'de gerçek çöl sahaları bulunmadığı için barkanların her bölgede yaygın olarak görülmesi mümkün değildir. Ülkemizde rüzgâr biriktirme faaliyetleri Konya-Karapınar gibi çok dar sahalarda kumul hareketliliği şeklinde kendini gösterir, ancak bu durum 'yaygın bir ana unsur' olarak nitelendirilemez.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'de rüzgârın etkili olduğu bölgeleri analiz et.
Rüzgârlar en çok bitki örtüsünün zayıf olduğu İç Anadolu (Konya-Karapınar) ve Güneydoğu Anadolu'da etkilidir.
Kuraklık ve bitki örtüsü eksikliği rüzgârın yer şekillendirme gücünü belirler.
2
Seçeneklerdeki yer şekillerini aşınım ve birikim olarak sınıflandır.
Aşınım: Mantarkaya, Tafoni, Yardang. Birikim: Lös, Kumul, Barkan.
Rüzgâr şekillerini doğru kategorize etmek sürecin anlaşılmasını sağlar.
3
Barkanların Türkiye coğrafyasındaki dağılımını değerlendir.
Barkanlar (hilal şekilli kumullar) çöl iklimine özgüdür. Türkiye'de gerçek çöl yoktur, bu nedenle barkanlar 'yaygın' değildir.
Bir yer şeklinin varlığı, o şekli oluşturan iklim koşullarının sürekliliğine bağlıdır.

Key Concept

Rüzgâr Yer Şekilleri ve Dağılımı
Estimated Time:1m 15s
Question 264Question

Türkiye'nin jeolojik evrimi incelendiğinde, III.III. Jeolojik Zaman'ın (Tersiyer) sonlarında büyük ölçüde aşınarak deniz seviyesine yakın bir yontukdüz (peneplen) hâline gelen Anadolu kara kütlesinin, IV.IV. Jeolojik Zaman'ın (Kuvaterner) başlarında epirojenik hareketlerle toptan yükseldiği görülmektedir. Bu jeolojik sürecin sonucunda günümüz Türkiye arazisinde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleştiği söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Ortalama yükseltisi fazla olan plato yüzeylerinin geniş yer kaplaması

Answer

Türkiye'de ortalama yükseltisi fazla olan plato yüzeylerinin geniş yer kaplaması, Anadolu kara kütlesinin toptan yükselmesinin doğrudan bir sonucudur.
Doğru seçenek olan plato yüzeylerinin geniş yer kaplaması durumu, Anadolu'nun Tersiyer sonunda deniz seviyesine yakın bir düzlük (peneplen) iken Kuvaterner başında epirojenik olarak yükselmesinin en temel kanıtıdır. Bu yükselme sonucunda İç Anadolu ve Doğu Anadolu gibi bölgelerdeki geniş düzlükler yüksek rakımlı platolara dönüşmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Jeolojik zamanın ve sürecin belirlenmesi
Süreç III.III. Zaman sonu ile IV.IV. Zaman başındaki epirojenik yükselmedir.
Soruda verilen zaman dilimi ve 'toptan yükselme' ifadesi epirojenezi işaret eder.
2
Yükselme öncesi durumun analizi
Anadolu bu süreçten hemen önce bir 'peneplen' (deniz seviyesinde düzlük) hâlindedir.
Epirojenez öncesi aşınım faaliyetleri araziyi düzleştirmiştir.
3
Yükselmenin sonucunun belirlenmesi
Düzlüklerin yüksekte kalmasıyla platolar oluşmuş ve akarsular canlanarak derin vadiler açmıştır.
Toptan yükselme, mevcut düzlüklerin yüksekliğini artırırken akarsuların aşındırma gücünü de artırır.

Key Concept

Epirojenez ve Peneplen İlişkisi

Hints

1
Anadolu'nun bir blok olarak yükselmesi, alçaktaki düzlükleri hangi yer şekline dönüştürür?
2
Peneplen hâline gelmiş bir arazinin dikey yönde yükselmesi, o arazideki akarsuların aşındırma gücünü artırarak derin vadiler açmasına neden olur.
3
Türkiye'nin ortalama yükseltisinin 11321132 metre gibi yüksek bir değerde olması ve İç Anadolu gibi düz yerlerin bile yüksekte bulunması bu süreçle ilgilidir.

Practice More

Türkiye'deki dağların oluşum mekanizmaları (kıvrılma ve kırılma) ile toptan yükselme arasındaki farkları karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Soruda 'toptan yükselme' ifadesi anahtar kelimedir. Eğer bir kara kütlesi toptan yükseliyorsa, oradaki düzlükler yüksek düzlük (yani plato) hâline gelir. Diğer seçenekler ya farklı bir zaman dilimine (Paleozoyik) ya da farklı bir oluşum mekanizmasına (orojenez, volkanizma, dış kuvvetler) aittir.
Estimated Time:1m 15s
Question 265Question

Türkiye'de geniş alan kaplayan platolar, oluşum kökenlerine göre; lav platoları, karstik platolar, tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) platolar ve aşınım platoları olmak üzere dört ana gruba ayrılır. Aşınım (peneplen) platoları, dış kuvvetlerin etkisiyle deniz seviyesine kadar aşındırılmış sahaların, sonradan epirojenik hareketlerle yükselmesi ve akarsular tarafından tekrar yarılmasıyla oluşmuşlardır.

Buna göre, Türkiye'deki aşınım platoları ve bu platolara dahil edilen sahalar göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İç Anadolu Bölgesi'ndeki Haymana, Cihanbeyli ve Obruk platoları, deniz seviyesine kadar aşındırılmış yontukdüz sahalar oldukları için bu grupta yer alırlar.

Answer

İç Anadolu Bölgesi'ndeki Haymana, Cihanbeyli ve Obruk platoları 'aşınım platosu' değil, 'tabaka düzlüğü' (yatay duruşlu) platolarıdır.
İç Anadolu'da yer alan Haymana, Cihanbeyli, Obruk ve Bozok gibi platolar oluşum kökeni bakımından 'tabaka düzlüğü' (yatay duruşlu) platolardır. Bu platolar, geniş tortul tabakaların epirojenik yükselme sonrası akarsularla yarılmasıyla oluşmuştur; oysa Çatalca-Kocaeli gibi aşınım platoları deniz seviyesine kadar aşındırılmış (peneplen) sahaların yükselmesiyle meydana gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Aşınım platosu (peneplen) tanımını hatırla.
Dış kuvvetlerin aşındırarak deniz seviyesine indirdiği düzlüklerin epeirojenik olarak yükselmesiyle oluşan sahalardır.
Oluşum kökenini diğer türlerden ayırmak için gereklidir.
2
Türkiye'deki aşınım platolarını sınıflandır.
Çatalca-Kocaeli ve Ordu-Perşembe bu grubun en tipik örnekleridir.
Örnek merkezleri doğru gruplandırmak için.
3
İç Anadolu platolarının jeolojik yapısını incele.
Haymana, Cihanbeyli, Obruk gibi platoların sertleşmiş tortul tabakaların yatay duruşundan (tabaka düzlüğü) kaynaklandığını saptan.
Seçeneklerdeki kavram karmaşasını çözmek için.
4
Yanlış olan önermeyi tespit et.
İç Anadolu platolarını aşınım platosu olarak niteleyen ifade yanlıştır.
Sorunun 'yanlıştır' köküne uygun cevabı bulmak için.

Key Concept

Türkiye'nin platolarının oluşum kökenlerine göre (aşınım, lav, karstik, tabaka düzlüğü) sınıflandırılması.

Hints

1
İç Anadolu platoları ile Marmara'daki Çatalca-Kocaeli platosunun oluşum süreçleri (aşınım vs. tabaka yapısı) birbirinden farklıdır.
2
Deniz seviyesine en yakın olan ve 'yontukdüz' (peneplen) kelimesiyle özdeşleşen tek ana saha Marmara çevresidir.
3
Haymana ve Obruk gibi platoların 'tabaka düzlüğü' (yatay duruşlu) sınıfında olduğunu hatırla.

Practice More

Karstik platolar (Teke-Taşeli) ile aşınım platolarının toprak yapısı ve su sızdırma özelliklerini karşılaştıran sorulara göz atabilirsiniz.

Alternative Method

Platoları 'deniz kıyısına yakın olanlar (aşınım)' ve 'iç kesimlerdeki tortul tabakalı olanlar (tabaka düzlüğü)' şeklinde gruplandırarak eleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 266Question

Türkiye'de bazı düzlükler, jeolojik süreçler içerisinde (özellikle Kuvaterner'de) geniş alan kaplayan göllerin kuruması veya tabanlarının alüvyonlarla dolması sonucu oluşan 'eski göl tabanı' ovalarıdır. Bu tür ovalar genellikle drenajın zayıf olduğu, toprakta kireç ve tuz birikiminin görülebildiği alanlardır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'deki 'eski göl tabanı' ovalarına en belirgin örnektir?

Show answer & explanation

Answer: Konya Ovası

Answer

Konya Ovası, Türkiye'nin en belirgin eski göl tabanı ovasıdır.
Konya Ovası, Türkiye'nin en büyük kapalı havzası içinde yer alır ve jeolojik geçmişinde (Pleistosen) büyük bir gölün tabanı olması sebebiyle 'eski göl tabanı ovası' olarak adlandırılır. Bu durum ovanın toprak yapısında yoğun kireç ve tuz bulunmasının da temel nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Ovaların oluşum kökenlerini incele.
Türkiye'deki ovalar tektonik, karstik, delta ve eski göl tabanı olarak ayrılır.
Soruda istenen 'eski göl tabanı' özelliğini ayırt etmek için temel sınıflandırma gereklidir.
2
Konya Ovası'nın jeolojik geçmişini analiz et.
Konya Havzası'nın Pleistosen döneminde dev bir tatlı su gölü olduğu ve zamanla kuruduğu bilinmektedir.
Gölün çekilmesiyle geriye kalan düzlük, bugünkü Konya Ovası'nı oluşturmuştur.
3
Diğer seçeneklerin oluşum nedenlerini ele.
Çukurova deltayken; Muş, Harran ve Erbaa tektonik kökenlidir.
Seçeneklerin oluşum farklarını belirlemek doğru cevabı netleştirir.

Key Concept

Eski Göl Tabanı Ovaları

Hints

1
Bu ova Türkiye'nin en büyük kapalı havzasının merkezinde yer alır.
2
Pleistosen döneminde burada devasa bir tatlı su gölü bulunmaktaydı.
3
Toprak yapısı kireçli ve tuzludur, sulama projesi olarak KOP (Konya Ovası Projesi) uygulanmaktadır.

Practice More

Karstik çözünme sonucu oluşan polye ovalarını (TAKKE) tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 267Question

Türkiye, orta kuşakta yer alması nedeniyle buzulların şekillendirici etkisinin en az olduğu dış kuvvetlerden biri olduğu bir ülkedir. Buna karşın Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) buzullaşmaları, Anadolu'nun yüksek zirvelerinde sirk çukurları, buzul vadileri ve hörgüç kayalar gibi çeşitli izler bırakmıştır.

Türkiye'nin buzul topoğrafyası ve bu şekillerin dağılışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ülkemizdeki buzul izlerinin büyük bir bölümü, yaklaşık 22 milyon yıl önce başlayan Tersiyer dönemindeki buzullaşma evrelerinde oluşmuştur.

Answer

Türkiye'deki buzul şekilleri Tersiyer (33. Jeolojik Zaman) değil, Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) döneminde oluşmuştur.
Türkiye'deki yer şekillerinin gelişiminde buzulların payı düşüktür ve bu etkiler esas olarak Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) içerisinde meydana gelen iklim değişimlerine (buzul çağlarına) bağlıdır. Seçenekte belirtilen Tersiyer (33. Jeolojik Zaman) ifadesi kronolojik olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Zaman çizelgesini kontrol et
Türkiye'de etkili olan buzullaşma süreçleri yaklaşık 22 milyon yıl önce başlayan Pleistosen dönemine aittir.
Bu dönem Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) olarak adlandırılır, Tersiyer ise bir önceki dönemdir.
2
Yükselti ve konum analizini yap
Buzul şekilleri Türkiye'de 22002200 metrenin üzerindeki dağlarda görülürken, güncel buzullar 300035003000-3500 metrenin üzerindedir.
Mutlak konum gereği orta kuşakta olduğumuz için buzullar sadece özel konum (yükselti) sayesinde var olabilir.

Key Concept

Buzul şekillerinin oluşum zamanı ve yükselti sınırı

Practice More

Buzulların alt sınırının enleme göre değişimini pekiştirmek için 'Türkiye'de Kalıcı Kar Sınırı ve Bakı Etkisi' konusuna göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 268Question

Türkiye'de yer şekillerinin oluşumunda ve değişmesinde etkili olan dış kuvvetlerden biri de kütle hareketleridir. Bu hareketler içerisinde can ve mal kayıplarına en çok yol açanı heyelanlardır. Heyelanların Türkiye'deki dağılımına bakıldığında, en fazla Karadeniz Bölgesi'nde yoğunlaştığı görülmektedir.

Buna göre, Karadeniz Bölgesi'nde heyelan olaylarının görülme sıklığının diğer bölgelere göre daha yüksek olmasında aşağıdakilerden hangisinin etkisi temel faktörlerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Eğimli yamaçlarda killi tabakaların bol yağış ve kar erimeleriyle suya doyarak kayganlaşması

Answer

Heyelan riskinin yüksek olmasındaki temel etken, eğimli yamaçlardaki killi tabakaların bol yağışla suya doyarak kayganlaşmasıdır.
Heyelan oluşumu için en kritik üçlü; dik bir yamaç (eğim), suyu emerek ağırlaşan ve kayganlaşan bir yapı (kil) ve bu süreci başlatan tetikleyici faktör olan sudur (yağış/kar erimesi). Karadeniz Bölgesi bu üç şartın bir arada en fazla görüldüğü yerdir.

Step-by-Step Solution

1
Heyelan kavramını tanımla.
Heyelan, toprağın üst tabakasının altındaki ana kaya ile birlikte eğim doğrultusunda kaymasıdır.
Erozyonla (sadece üst tabakanın süpürülmesi) farkını anlamak için gereklidir.
2
Karadeniz Bölgesi'nin fiziksel özelliklerini analiz et.
Bölge oldukça eğimlidir, yağış miktarı yüksektir ve killi (geçirimsiz) toprak yapısı yaygındır.
Heyelanı tetikleyen ana unsurların bölgedeki varlığını tespit etmek için.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Doğru seçenek olan eğim, kil ve yağış üçlüsü, heyelanın temel mekanizmasını açıklar.
Çeldirici olan erozyon veya karstik süreçleri elemek için.

Key Concept

Heyelan Oluşum Faktörleri

Practice More

Erozyonu önlemek için kullanılan teraslama yönteminin heyelan üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 269Question

Türkiye'nin jeolojik gelişimi sürecinde, günümüzde yüksek sıradağların bulunduğu alanların büyük bir kısmının geçmişte Tethys (Tetis) Denizi tabanında yer aldığı bilinmektedir. Toros Dağları'nın yüksek zirvelerinde denizel kabuklu fosillere rastlanması bu durumun en önemli kanıtlarından biridir. Bu denizel tortulların sıkışarak deniz yüzeyine çıkması ve Türkiye'nin ana dağ kuşaklarını oluşturması, temel olarak aşağıdaki dönem ve süreçlerin hangisiyle ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: III.III. Jeolojik Zaman (Tersiyer) – Alp Orojenezi

Answer

III.III. Jeolojik Zaman (Tersiyer) döneminde gerçekleşen Alp Orojenezi süreci, Türkiye'nin ana dağ kuşaklarının deniz tabanından yükselerek oluşmasını sağlamıştır.
Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları, III.III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) Tetis Denizi tabanındaki tortulların kuzey ve güneydeki levhaların sıkıştırması sonucu kıvrılmasıyla (Alp Orojenezi) oluşmuştur. Bu yüzden yüksek zirvelerde denizel fosillere rastlanır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen kanıtı (denizel fosil) analiz etme.
Yüksek dağlarda denizel fosil bulunması, bu alanların eskiden bir deniz (Tetis Denizi) tabanı olduğunu gösterir.
Denizel fosiller sadece su altındaki tortullaşma alanlarında oluşabilir.
2
Dağ oluşum sürecini (orojenez) belirleme.
Deniz tabanındaki tortulların yan basınçlarla kıvrılması orojenez (dağ oluşumu) sürecidir.
Türkiye, Alp-Himalaya kıvrım kuşağı üzerinde yer aldığı için en önemli dağ oluşumu Alp Orojenezi'dir.
3
Zaman eşleştirmesi yapma.
Alp Orojenezi'nin Türkiye'de en etkili olduğu dönem III.III. Jeolojik Zaman (Tersiyer) dönemidir.
Türkiye arazisi büyük ölçüde genç oluşumludur ve bu yapı Tersiyer'de şekillenmiştir.

Key Concept

Türkiye'nin dağ kuşaklarının (Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları) Alp Orojenezi ile III. Jeolojik Zaman'da oluşması.

Hints

1
Deniz tabanındaki tortulların yan basınçlarla yükselip dağ olması sürecine 'orojenez' denir.
2
Türkiye'nin kuzey ve güneyindeki genç sıradağlar hangi büyük dağ oluşum sisteminin bir parçasıdır?
3
Alp-Himalaya kıvrım sistemi Türkiye'de en şiddetli etkisini III.III. Jeolojik Zaman'da göstermiştir.

Practice More

Türkiye'deki masif arazilerin dağılışı ve bu arazilerin deprem riski ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 270Question

Türkiye'de akarsuların büyük bir kısmının menderesler çizerek aktığı bir düzlükteyken, epirojenik hareketlerle arazinin bütünüyle yükselmesi sonucunda yataklarını hızla derinleştirerek 'gençleşmesi' söz konusudur. Bu süreçte akarsuyun eski vadi tabanının yüksekte kalarak basamaklı bir görünüm almasıyla oluşan 'sekiler' (taraçalar) ile yatağın menderes yapısını koruyarak derine kazılmasıyla oluşan 'gömük menderesler', bölgenin jeomorfolojik evrimi hakkında kritik bilgiler sunar.

Buna göre, bir akarsu havzasında hem akarsu sekisi hem de gömük menderes oluşumlarının bir arada görülmesi, bu sahanın geçmişi hakkında aşağıdakilerden hangisini kesin olarak kanıtlar?

Show answer & explanation

Answer: Sahanın peneplen aşamasındayken epirojenik yükselmeye maruz kalarak akarsuyun yeniden aşındırma gücü kazandığını

Answer

Sahanın peneplen (yontukdüz) aşamasındayken epirojenik yükselmeye maruz kalarak akarsuyun yeniden aşındırma gücü kazandığı (gençleştiği) sonucuna ulaşılır.
Doğru seçenek olan ifadenin belirttiği gibi, mendereslerin varlığı arazinin bir dönem çok az eğimli bir düzlük (peneplen) olduğunu, bu mendereslerin yatağa gömülmesi ve taraçaların oluşması ise arazinin daha sonra epirojenik olarak yükseldiğini kanıtlar. Bu durum coğrafyada 'akarsuyun gençleşmesi' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Yer şekillerinin başlangıç aşamasını analiz etme
Menderes yapısı, akarsuyun eğiminin azaldığı ve yana aşındırmanın baskın olduğu 'peneplen' (yaşlılık) evresine işaret eder.
Menderesler sadece düşük eğimli düzlüklerde oluşur.
2
Tektonik müdahaleyi yorumlama
Epirojenez sonucu arazinin yükselmesi, akarsuyun tabanı ile deniz seviyesi (kaide seviyesi) arasındaki farkı artırır.
Yükselme, akarsuyun potansiyel enerjisini ve aşındırma gücünü artırarak 'gençleşme' sürecini başlatır.
3
Sonuç yer şekillerini ilişkilendirme
Akarsu derine kazmaya başlayınca menderes kıvrımları yatağa gömülür (gömük menderes) ve eski vadi tabanları basamak olarak yüksekte kalır (seki).
Bu iki şeklin aynı vadi içerisinde bulunması, bir durağanlık dönemini takip eden ani bir yükselme döneminin kanıtıdır.

Key Concept

Akarsu Gençleşmesi ve Rejuvenasyon

Hints

1
Akarsuyun hem menderes yapıp hem de yatağını derinleştirmesi için önce eğimsiz bir yerde olması, sonra arazinin yükselmesi gerekir.
2
Seki (taraça), akarsuyun hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerinin birlikte etkili olduğu karma yapılı bir şekildir.

Practice More

Epirojenezin Türkiye akarsuları üzerindeki diğer etkilerini ve plato oluşum süreçlerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Seki oluşumunu 'basamak' olarak düşünün. Akarsu bir basamağı (eski taban) bırakıp daha derine iniyorsa, zemin yükselmiş veya deniz seviyesi alçalmış demektir.
Estimated Time:3m 0s
Question 271Question

Türkiye'de dağların yüksek kesimlerinde görülen buzul aşınım ve birikim şekillerinin (sirk, buzul vadisi, moren vb.) alt sınırı, dağların güneşlenme durumu (bakı) ve nemli hava kütlelerine açık olma durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Normal şartlarda Kuzey Yarım Küre'de yer alan Türkiye'de, bakı etkisine bağlı olarak kuzey yamaçların daha soğuk olması ve buzul sınırının güney yamaçlara göre daha aşağıda bulunması beklenir. Ancak bazı dağlarımızda bu durum sadece güneş ışınlarının geliş açısıyla değil, aynı zamanda yoğun yağış ve nemlilik faktörüyle de desteklenerek sınırın iyice alçalmasına neden olmuştur.

Buna göre, aşağıdaki dağların hangisinde buzul şekillerinin kuzey yamaçlarda güney yamaçlara göre daha alçak seviyelerden başlaması yalnızca enlem ve bakı faktörüyle açıklanamaz?

Show answer & explanation

Answer: Kaçkar Dağları

Answer

Kaçkar Dağları'nda buzul sınırının kuzey yamaçlarda daha alçak olması hem bakı (matematik konum) hem de denizellik/nemlilik (özel konum) etkisinin bir sonucudur.
Kaçkar Dağları'nın kuzey yamaçları, Türkiye'nin en çok yağış alan yerlerinden biri olan Doğu Karadeniz kıyı kuşağına bakar. Bu yamaçlarda hava sıcaklığının bakı etkisiyle düşük olması, denizden gelen aşırı nemin yoğun kar yağışına dönüşmesiyle birleşir. Bu durum, buzul aşınım şekillerinin (sirklerin) diğer dağlara göre çok daha düşük yükseltilerden (27002700 metre civarı) başlamasına neden olur. Diğer seçeneklerdeki dağlarda kuzey yamaçların daha düşük sınırda olması büyük oranda sadece güneşlenme azlığıyla (bakı) açıklanırken, Kaçkarlar'da özel konumun sağladığı nemlilik faktörü belirleyici bir ek kuvvettir.

Step-by-Step Solution

1
Bakı etkisinin analiz edilmesi
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için dağların kuzey yamaçları daha az güneşlenir ve daha soğuktur.
Matematik konum gereği güneş ışınları güneyden daha dik açıyla gelir.
2
Nemlilik etkisinin buzul sınırına etkisinin belirlenmesi
Bir yamacın nemli hava kütlelerine açık olması, kar yağış miktarını artırarak kalıcı kar ve buzul sınırını alçaltır.
Daha fazla yağış, erimeyi zorlaştıran daha kalın bir kar örtüsü oluşturur.
3
Seçeneklerdeki dağların konumlarının karşılaştırılması
Kaçkar Dağları'nın kuzey yamaçları Karadeniz'e bakar ve yoğun nem alır. Aladağlar, Erciyes ve Mercan dağlarında ise kuzey yamaçlar nemli hava girişine Kaçkarlar kadar açık değildir.
Kaçkar Dağları'nın denize paralel uzanan ilk yüksek set olması, kuzey yamaçta hem bakı hem nem etkisini birleştirir.

Key Concept

Kalıcı kar ve buzul sınırını belirleyen matematik (enlem/bakı) ve özel (nemlilik/yükselti) konum faktörlerinin etkileşimi.

Hints

1
Bakı etkisi her zaman kuzey yamacı soğutur, ancak yağış miktarının fazla olması buzullaşmayı daha da kolaylaştırır.
2
Türkiye'nin en nemli bölgesi olan Doğu Karadeniz'deki dağların denize bakan yamaçlarını düşünün.
3
Kaçkar Dağları'nda buzulların 27002700 metreye kadar inebilmesi sadece enlemle değil, Karadeniz'den gelen yoğun nemin sağladığı kar yağışıyla ilgilidir.

Practice More

Türkiye'deki güncel (aktif) buzulların türleri (Vadi, Takke, Sirk) ve bulundukları spesifik dağlar üzerine bir çalışma yapılması konuyu pekiştirecektir.

Alternative Method

Matematik konum (Enlem/Bakı) ile Özel Konum (Denizellik/Nemlilik) arasındaki farkı sorgulayarak, 'Hangi dağın kuzey yamacı daha yağışlıdır?' sorusuna cevap aramak çözümü hızlandırır.
Estimated Time:1m 40s
Question 272Question

Türkiye'de doğal afetlerle mücadele kapsamında yürütülen ağaçlandırma çalışmaları; toprak örtüsünün süpürülmesini engelleyerek erozyonla mücadelede oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Ancak aynı yöntemin, Karadeniz ve Doğu Anadolu gibi bölgelerde sıklıkla görülen heyelan olaylarını önlemede çoğu zaman tek başına yeterli olamadığı görülmektedir. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Heyelanın, ağaç köklerinin ulaşamayacağı derinliklerde gerçekleşen bir kütle hareketi olması

Answer

Heyelanın, ağaç köklerinin ulaşamayacağı derinliklerde gerçekleşen bir kütle hareketi olması nedeniyle ağaçlandırma tek başına yeterli değildir.
Erozyon, toprağın üst tabakasının dış kuvvetler tarafından süpürülmesi olayıdır ve bitki örtüsü (özellikle ağaç kökleri) bu yüzeysel katmanı tutarak süpürülmeyi önler. Ancak heyelan, yer çekimi, aşırı yağış, eğim ve litolojik yapı (kil vb.) gibi faktörlerin etkisiyle toprağın ve altındaki ana kayanın kütle halinde bir kayma düzlemi üzerinde yer değiştirmesidir. Ağaç kökleri bu kayma düzleminin ulaştığı derinliklere (metrelere) kadar inemediği için devasa bir kütlenin hareketini engelleyemez.

Step-by-Step Solution

1
Erozyon ve heyelan mekanizmaları arasındaki farkı belirle.
Erozyon toprağın üst kısmının su ve rüzgarla taşınmasıdır; heyelan ise toprağın ana kaya ile birlikte kütle halinde kaymasıdır.
Sorunun kökünde belirtilen etkinlik farkını anlamak için olayların derinlik farkını bilmek gerekir.
2
Ağaç köklerinin toprak üzerindeki fiziksel etkisini analiz et.
Ağaç kökleri üst toprağı birbirine bağlar ve yüzeysel süpürülmeyi (erozyonu) engeller ancak derinlerdeki kayma düzlemlerine kadar inemez.
Ağaçlandırmanın neden birinde başarılı diğerinde yetersiz olduğunu açıklayan temel fiziksel sınır budur.
3
Heyelanı tetikleyen unsurları değerlendir.
Tabakaların eğime paralel uzanması, killi yapı ve yer altı suyunun tabakaları kayganlaştırması gibi faktörler ağaçlandırmadan bağımsız jeolojik süreçlerdir.
Doğru cevabın jeolojik yapı ve derinlikle ilişkisini netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Erozyon yüzeysel, heyelan ise kütlesel ve derin bir süreçtir.

Hints

1
Erozyon ve heyelanın toprak üzerinde etkili olduğu derinlikleri kıyaslayın.
2
Ağaç köklerinin toprağın kaç metre derinine inebileceğini ve bir heyelan kütlesinin kalınlığını düşünün.
3
Heyelan olayında tüm bir yamacın kayma düzlemi boyunca hareket ettiğini, erozyonun ise sadece toz ve mil katmanını taşıdığını hatırlayın.

Practice More

Heyelanı önlemek için ağaçlandırma yerine istinat duvarları, drenaj kanalları ve taraçalama gibi mühendislik çözümlerinin neden daha etkili olduğunu araştırabilirsiniz.

Alternative Method

Mantık yürütme: Eğer bitki örtüsü heyelanı durdursaydı, Türkiye'nin en gür ormanlarına sahip Doğu Karadeniz'de heyelan olaylarının görülmemesi gerekirdi.
Estimated Time:1m 0s
Question 273Question

Anadolu kara kütlesi, günümüzdeki jeomorfolojik görünümünü kazanana kadar milyonlarca yıl süren bir değişim ve gelişim sürecinden geçmiştir. Bu süreçte meydana gelen olaylar ve bu olayların gerçekleştiği jeolojik dönemler hakkında çeşitli bilimsel veriler bulunmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen olay ve jeolojik zaman eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yıldız Dağları ve Menteşe yöresindeki masif arazilerin oluşması — III. Jeolojik Zaman (Tersiyer)

Answer

Yıldız Dağları ve Menteşe yöresindeki masif arazilerin oluşumunu III. Jeolojik Zaman ile eşleştiren ifade yanlıştır; çünkü bu araziler I. Jeolojik Zaman'da oluşmuş yaşlı kütlelerdir.
Türkiye'deki masif araziler (Yıldız Dağları, Menteşe, Kırşehir, Bitlis, Mardin-Eşik masifleri gibi) yer kabuğunun en eski ve sertleşmiş parçaları olup I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) oluşmuşlardır. III. Jeolojik Zaman (Tersiyer) ise Türkiye'nin daha genç oluşumlu arazilerinin, linyit-petrol-tuz yataklarının ve Alp-Himalaya kıvrım kuşağının oluştuğu dönemdir. Bu nedenle masiflerin III. Zaman'a dahil edilmesi yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki olayların kronolojik sırasını analiz et.
Taş kömürü I. zaman, Tortulanma II. zaman, Alp orojenezi III. zaman, Boğazlar IV. zaman ile eşleşir.
Her jeolojik zamanın kendine has belirleyici olayları vardır.
2
Masif arazilerin (Yıldız Dağları, Menteşe, Bitlis vb.) tanımını ve oluşum zamanını kontrol et.
Masifler 'eski ve sertleşmiş kütle' demektir ve Paleozoik (I. Zaman) sonunda oluşmuşlardır.
Masiflerin yaşlı araziler olduğunu bilmek, III. Zaman (genç oluşum) ile çeliştiğini anlamayı sağlar.
3
Yanlış olan eşleştirmeyi belirle.
Masif arazilerin III. Zaman ile eşleştirildiği seçenek bilimsel olarak hatalıdır.
Soru kökü bizden yanlış eşleştirmeyi bulmamızı istemektedir.

Key Concept

Jeolojik Zamanlar ve Türkiye'nin Oluşumu
Estimated Time:50s
Question 274Question

Türkiye'de özellikle Karadeniz Bölgesi gibi eğimli ve bol yağışlı alanlarda heyelanlar sıkça görülürken; İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde erozyon daha şiddetlidir. Heyelan riski olan bir yamaçta yapılan ağaçlandırma çalışmaları toprağın süpürülmesini (erozyonu) büyük oranda engellese de heyelanları önlemede beklenen başarıyı sağlayamamaktadır.

Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Heyelanın, toprağın üst katmanından ziyade ana kaya üzerindeki tabakaların tamamını kapsayan derin bir kütle hareketi olması

Answer

Heyelanın, toprağın üst katmanından ziyade ana kaya üzerindeki tabakaların tamamını kapsayan derin bir kütle hareketi olması
Heyelan olayında hareket eden kütle sadece en üstteki verimli toprak değil, ana kaya üzerindeki tabakaların (bazen birkaç metre derinliğindeki) tamamıdır. Ağaç kökleri toprağı yüzeyden tutma özelliğine sahip olsa da, bu derin kütlesel kaymayı durduracak mekanik güce sahip değildir. Bu nedenle ağaçlandırma erozyonu önlese de heyelanı durduramaz.

Step-by-Step Solution

1
Erozyon ve heyelan arasındaki mekanizma farkını belirle.
Erozyon yüzeysel bir aşınma iken, heyelan derin bir kütle hareketidir.
Sorunun kökünde bitki örtüsünün birini engelleyip diğerini engelleyememesi bu derinlik farkına dayanır.
2
Bitki köklerinin etkisini analiz et.
Ağaç kökleri toprağın üst kısmını (solum) birbirine bağlar.
Bu durum yüzeydeki toprağın su veya rüzgarla taşınmasını (erozyon) engeller.
3
Heyelan oluşum düzlemini değerlendir.
Heyelan, genellikle ağaç köklerinin ulaşamadığı daha derinlerdeki bir kayma düzlemi üzerinde gerçekleşir.
Ağaçlar yüzeysel bir ağ oluştururken, heyelan kütlesi bu ağın altından bir bütün olarak hareket eder.

Key Concept

Erozyon (yüzeysel süpürülme) ve heyelan (kütle hareketi) arasındaki farklar
Question 275Question

Türkiye'de I.I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoyik) meydana gelen oluşumlar arasında Zonguldak ve çevresinde yer alan kömür yatakları önemli bir yer tutmaktadır. Buna göre, bu jeolojik dönemde oluşan ve karbon oranı yüksek olan enerji kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Taş kömürü

Answer

Türkiye'de I.I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoyik) oluşan temel enerji kaynağı taş kömürüdür.
Türkiye'de taş kömürü yatakları I.I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoyik) oluşmuş yaşlı arazilerde (Zonguldak çevresi) bulunur. Bu kömür türü, karbon oranının yüksek olması nedeniyle demir-çelik sanayisinde yakıt olarak kullanılır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda belirtilen zaman dilimini analiz etme.
I.I. Jeolojik Zaman (Paleozoyik) hedeflenmektedir.
Türkiye'de farklı jeolojik zamanlarda farklı maden ve enerji kaynakları oluşmuştur; I.I. zaman en eski olanıdır.
2
Döneme ait karakteristik yer altı kaynağını belirleme.
Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yatakları bu döneme aittir.
Zengin bitki kalıntılarının havasız ortamda çok uzun süre (milyonlarca yıl) yüksek basınç altında kalması taş kömürünü oluşturur.
3
Diğer seçeneklerdeki kaynakların zamanını kontrol etme.
Linyit, bor, petrol ve doğal gaz III.III. zaman oluşumlarıdır.
Türkiye arazisinin büyük çoğunluğu genç oluşumlu (III.III. ve IV.IV. zaman) olduğu için bu kaynaklar daha yaygındır.

Key Concept

Jeolojik Zamanlar ve Maden Eşleştirmesi

Hints

1
Zonguldak denilince akla gelen ilk enerji kaynağını düşünün.

Practice More

III.III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) Türkiye arazisinin büyük bir kısmının oluştuğunu ve bu dönemde linyit, tuz, bor ve petrol yataklarının meydana geldiğini tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:35s
Question 276Question

Türkiye’nin büyük bir kısmını kaplayan dağ sıralarının genel olarak doğu-batı yönünde bir hat izlediği görülmektedir. Alp-Himalaya kıvrım sisteminin bir parçası olan bu yapının ortaya çıkmasındaki temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kuzeydeki Avrasya ile güneydeki Afrika ve Arap levhalarının bölgeyi sıkıştırması

Answer

Türkiye'deki dağların genel olarak doğu-batı yönünde uzanmasının temel nedeni, kuzeydeki Avrasya levhası ile güneydeki Afrika ve Arap levhalarının Anadolu’yu kuzey-güney yönlü olarak sıkıştırmasıdır.
Türkiye'deki dağ kuşakları, Alp-Himalaya kıvrım sisteminin bir parçasıdır. Bu sistemin oluşumu sırasında kuzeydeki devasa Avrasya levhası ile güneydeki Afrika ve Arap levhaları Anadolu levhacığını kuzey-güney doğrultusunda sıkıştırmıştır. Bu kuvvetli baskı sonucunda yer kabuğu tabakaları doğu-batı yönünde kıvrılarak veya kırılarak bugünkü sıradağları oluşturmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin tektonik konumunu analiz etme
Türkiye, Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ve levha hareketlerinden doğrudan etkilenen bir ülkedir.
Dağ oluşum süreçleri (orojenez) yer kabuğu hareketlerinin yönüne bağlı olarak şekillenir.
2
Levha hareketlerinin yönünü belirleme
Kuzeyde Avrasya levhası, güneyde ise Afrika ve özellikle Arap levhası Anadolu'yu birbirine doğru iter.
Sıkışmanın yönü, oluşan kıvrım veya kırık hatlarının doğrultusunu belirler.
3
Sıkışma yönü ile uzanış doğrultusu arasındaki ilişkiyi kurma
Kuzey-güney yönlü bir sıkışma, tabakaların bu yöne dik, yani doğu-batı doğrultusunda yükselmesine neden olur.
Fiziksel bir kural olarak, bir cisim iki yandan sıkıştırıldığında baskı yönüne dik olan hatlar boyunca bükülür veya kırılır.

Key Concept

Levha Tektoniği ve Orojenez

Hints

1
Dağların uzanış doğrultusu, yer kabuğuna uygulanan kuvvetin yönüyle belirlenir.
2
Türkiye'nin kuzeyinde Avrasya, güneyinde ise Afrika ve Arap levhaları bulunur; bu levhaların hareket yönünü düşünün.
3
İki elinizi bir kâğıdın iki ucuna koyup birbirine doğru iterseniz (kuzey-güney sıkıştırması), kâğıt bu yöne dik (doğu-batı) bir şekilde kıvrılacaktır.

Practice More

Bu uzanış doğrultusunun Karadeniz ve Akdeniz'deki iklim, ulaşım ve kıyı tipleri üzerindeki sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 277Question

Türkiye, mutlak konumu gereği orta kuşakta yer aldığı için buzulların yer şekilleri üzerindeki etkisi oldukça sınırlıdır. Bununla birlikte, Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) içerisinde yaşanan iklim değişimleri sonucunda ülkemizdeki bazı yüksek dağ kütlelerinde buzul aşınım ve birikim şekilleri oluşmuştur.

Bu bilgiler doğrultusunda, aşağıdaki dağların hangisinde yükseltinin yetersiz olması nedeniyle günümüzde veya geçmiş jeolojik zamanlarda buzul şekillerine rastlanması beklenmez?

Show answer & explanation

Answer: Yıldız Dağları

Answer

Yıldız Dağları, yükseltisinin az olması nedeniyle buzul şekillerinin görülmediği dağlar arasındadır.
Yıldız Dağları'nın ortalama yükseltisi yaklaşık 10001000 metre olup, Türkiye'de Kuvaterner buzullaşmasının etkili olduğu alt sınırın (22002200 metre) oldukça altındadır. Bu nedenle bu dağ kütlesinde sirk, moren veya hörgüt kaya gibi buzul şekilleri oluşmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'deki buzul alt sınırını belirle.
Buzul aşınım ve birikim şekilleri Türkiye'de yaklaşık 220025002200-2500 metrenin üzerindeki dağlarda görülür.
Türkiye'nin orta kuşakta yer alması kalıcı kar ve buzul sınırının yüksekte olmasına neden olur.
2
Seçeneklerdeki dağların yükselti ve konum özelliklerini karşılaştır.
Kaçkar, Erciyes, Cilo ve Bolkar dağları 30003000 metrenin üzerindedir. Yıldız Dağları ise yaklaşık 10001000 metredir.
Yıldız Dağları (Istrancalar), buzul etkisinin görülebileceği minimum yükselti sınırının çok altındadır.

Key Concept

Yükselti ve Buzul Şekilleri İlişkisi

Hints

1
Türkiye'de buzul şekilleri ararken dağların deniz seviyesinden yüksekliğine bakmalısınız.

Practice More

Buzul şekillerinin görüldüğü diğer yüksek dağlar (Uludağ, Aladağlar) ile yükseltisi az olduğu için görülmeyen dağları (Canik, Küre) karşılaştırın.
Estimated Time:45s
Question 278Question

Türkiye'de yer şekillerinin oluşumunda karstlaşma süreci önemli bir yere sahiptir. Kayaç yapısının çözünebilirliği, tabaka kalınlığı ve iklim koşullarına bağlı olarak ülkenin farklı bölgelerinde çeşitli karstik aşınım ve birikim şekilleri meydana gelmiştir.

Türkiye'nin karstik yer şekilleri ve bu şekillerin dağılışıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Batı Toroslar kuşağında kireç taşlarının (kalker) kalın ve saf olması, polye ve uvala gibi büyük karstik aşınım çukurlarının bu bölgede yoğunlaşmasını sağlamıştır.

Answer

Batı Toroslar kuşağında kireç taşlarının yaygın olması, polye ve uvala gibi büyük karstik aşınım çukurlarının bu bölgede yoğunlaşmasına neden olmuştur.
Türkiye'de karstlaşmanın en ileri seviyede olduğu bölge Batı Toroslar'dır. Buradaki kireç taşlarının kalın ve saf olması, erime sürecinin daha derine ve geniş alanlara yayılmasına imkan tanır. Bu durum, 'karstik ova' olarak da bilinen ve Türkiye'nin en büyük karstik aşınım şekilleri olan polyelerin (Elmalı, Kestel, Korkuteli vb.) bu bölgede yoğunlaşmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Kayaç türü ve yer şekli ilişkisini belirleyin.
Kireç taşı (kalker) çözünmeye karşı dirençsizdir ve kalın tabakalar oluşturduğunda büyük aşınım çukurları (polye) meydana gelir.
Karstik şekillerin boyutu kayaç yapısına bağlıdır.
2
Türkiye'deki bölgesel dağılımı analiz edin.
Batı Toroslar ve Göller Yöresi, en saf ve kalın kalker tabakalarına sahiptir.
Bölgesel litolojik özellikler yer şekillerinin tipini belirler.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu kontrol edin.
Toroslar'daki kalker yapısının büyük polyeleri oluşturduğu bilgisi bilimsel olarak doğrudur.
Polyeler (karstik ovalar) en geniş aşınım şekilleridir ve Toroslar'da karakteristiktir.

Key Concept

Karstik aşınım şekillerinin (özellikle polyelerin) dağılışında litolojik yapının (kalker kalınlığı) etkisi.

Practice More

Karstik aşınım şekillerini küçükten büyüğe (lapya - dolin - uvala - polye) sıralayarak özelliklerini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 279Question

Anadolu kara kütlesinin jeolojik geçmişi incelendiğinde, III.III. Zaman (Tersiyer) sonlarında dış kuvvetlerin uzun süreli aşındırma faaliyetleri sonucunda deniz seviyesine yakın bir düzlük olan "peneplen" (yontukdüz) karakteri kazandığı; ancak IV.IV. Zaman (Kuvaterner) başlarında epirojenik hareketlere bağlı olarak toptan yükseldiği bilinmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Anadolu'nun maruz kaldığı bu toptan yükselme (epirojenez) sürecinin günümüz coğrafi özellikleri üzerindeki doğrudan kanıtlarından biri olarak *değerlendirilemez*?

Show answer & explanation

Answer: Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar'ın, levha hareketlerine bağlı olarak birbirine paralel bir şekilde doğu-batı yönlü uzanması

Answer

Dağların uzanış yönünün levha sıkıştırmalarına bağlı olarak doğu-batı ekseninde şekillenmesi, epirojenik yükselme ile değil, orojenik (dağ oluşumu) süreçlerle ilgilidir.
Kuzey Anadolu ve Toros dağ kuşaklarının birbirine paralel uzanması, Alp-Himalaya orojenezindeki kuzey-güney yönlü tektonik sıkışmanın bir sonucudur. Bu durum arazinin dikey yöndeki toptan yükselmesini (epirojenez) değil, yatay kuvvetlerin yönünü ve kıvrım eksenlerini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Epirojenez ve Orojenez ayrımını yapın.
Epirojenez dikey yönde toptan yükselme veya çökmeyi, orojenez ise yatay sıkışma sonucu kıvrılma veya kırılmayı ifade eder.
Soruda istenen 'toptan yükselme' (epirojenez) kanıtı olmayan seçeneği bulmaktır.
2
Peneplenleşme ve yükselme ilişkisini analiz edin.
Anadolu III. Zaman sonunda düzleşmiş (peneplen), IV. Zaman başında yükselmiştir. Bu durum akarsuların yatağını derine kazmasına (A), yüksekte düzlükler kalmasına (B) ve kıyıların yükselmesine (C) neden olmuştur.
Yükselen bir kütlede akarsu aşındırması ve morfolojik değişimler bu yönde gelişir.
3
Dağların uzanış yönünü belirleyen temel kuvveti sorgulayın.
Türkiye'deki dağların genel olarak doğu-batı uzanımlı olması, Avrasya ve Arap levhalarının kuzey-güney yönlü sıkıştırmasının bir sonucudur.
Bu durum yapısal bir özelliktir ve peneplenleşme sonrası gerçekleşen toptan yükselme ile doğrudan bir illiyet bağı kurmaz.

Key Concept

Epirojenez ve Orojenez Süreçlerinin Morfolojik Kanıtları

Hints

1
Epirojenez (toptan yükselme) ve orojenez (dağ oluşumu/sıkışma) arasındaki temel farkı hatırlayın: Biri dikey, diğeri yatay kuvvetlerle ilişkilidir.
2
Peneplen haline gelmiş bir arazinin toptan yükselmesi, o arazideki eski düzlüklerin neden yüksekte kaldığını ve akarsuların neden derine gömüldüğünü açıklar.
3
Dağların uzanış yönü, o dağların oluşumu sırasındaki levha sıkıştırma yönüyle belirlenir. Bu, peneplenleşme sonrası gerçekleşen epirojenik yükselmeden çok daha önce başlayan yapısal bir özelliktir.

Practice More

Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olmasının nedenlerini epirojenez ve volkanizma bağlamında tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 280Question

Türkiye'de yan basınçlara maruz kalan esnek yapıdaki tabakalar kıvrılarak dağ sıralarını oluştururken, sert yapıdaki tabakalar kıvrılamadığı için kırılmakta ve 'horst-graben' sistemlerini meydana getirmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yer kabuğunun kırılmasıyla oluşmuş bir dağdır?

Show answer & explanation

Answer: Aydın Dağları

Answer

Aydın Dağları, yer kabuğunun kırılması sonucunda oluşan (kırıklı) dağlardan biridir.
Aydın Dağları, Ege Bölgesi'nde yer alan ve yer kabuğunun kırılmasıyla yükselen bir blok olan 'horst' yapısına örnektir. Bu dağlar, sert tabakaların yan basınçlar karşısında kırılmasıyla oluşmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Dağ oluşum tiplerini hatırla
Türkiye'de dağlar; kıvrım, kırık ve volkanik olmak üzere üç ana grupta toplanır.
Soru kökünde belirtilen 'kırılma' mekanizması, horst-graben sistemini işaret etmektedir.
2
Seçenekleri coğrafi bölge ve oluşum türüne göre analiz et
Ege Bölgesi'ndeki dağların çoğu (Kaz, Madra, Yunt, Aydın, Menteşe vb.) kırıklı yapıdadır.
Sertleşmiş masif araziler yan basınçlara uğradığında kıvrılamayıp kırıldığı için bu bölgede kırıklı dağlar yaygındır.

Key Concept

Türkiye'de dağların oluşum türleri ve coğrafi dağılımı.

Practice More

Ege Bölgesi'ndeki horst (dağ) ve graben (ova) alanlarını kuzeyden güneye doğru kodlayarak (Kaz-Madra-Yunt-Boz-Aydın-Menteşe) çalışmak bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olur.
Estimated Time:45s
PreviousPage 14 / 43Next
Türkiye'nin Yer Şekilleri — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 14 | Examkin