Atatürk İlke ve İnkılapları

688 questions

Question 341Question

Türk İnkılabı'nın temel dinamiğini oluşturan ve 'aklın öncülüğünde sürekli bir ilerleme' idealini simgeleyen bütünleyici ilkeler, Atatürkçü düşünce sisteminin durağanlaşmasını engelleyen en önemli unsurlardır. Bu bağlamda, dogmatik düşünce kalıplarını reddeden zihinsel yapı ile bu yapının toplumsal ve kurumsal alandaki yansıması olan modernleşme çabası, aşağıdaki bütünleyici ilke çiftlerinden hangisinde doğrudan ve birleşik bir kavramsal çerçeve içinde sunulmuştur?

Show answer & explanation

Answer: Akılcılık ve Bilimsellik - Çağdaşlaşma ve Batılılaşma

Answer

Akılcılık ve Bilimsellik ile Çağdaşlaşma ve Batılılaşma ilkeleri, Türk İnkılabı'nın zihinsel ve eylemsel dinamizmini temsil eden temel bütündür.
Doğru seçenek olan 'Akılcılık ve Bilimsellik - Çağdaşlaşma ve Batılılaşma' çifti, Türk İnkılabı'nın yöntemini ve hedefini açıklar. Akılcılık, dogmalardan kurtulup bilimi rehber almayı; Çağdaşlaşma ise bu bilimsel temel üzerinde sürekli yenilenerek çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmayı (dinamizmi) temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Analizi
Zihinsel yapı ve sürekli ilerleme
Soru kökündeki 'aklın öncülüğü' ve 'sürekli ilerleme' ifadelerinin hangi bütünleyici ilkelere karşılık geldiği belirlenmelidir.
2
Eşleştirme
Akılcılık ve Bilimsellik + Çağdaşlaşma
Akılcılık ve Bilimsellik ilkesi dogmatizme karşı aklın rehberliğini; Çağdaşlaşma ve Batılılaşma ise bu rehberlikte çağın gerektirdiği yenilikleri yapmayı ifade eder.
3
Sentez ve Doğrulama
İnkılapçılık ve Laiklik temelli bütünlük
Bu iki bütünleyici ilke, temel ilkelerden Laiklik ve İnkılapçılık ile doğrudan bağlantılı olup, sistemin dinamik yapısını (durağanlaşmamayı) sağlar.

Key Concept

Bütünleyici ilkelerin dinamik yapısı ve birbirleriyle olan kavramsal bağları.

Hints

1
Soruda 'aklın rehberliği' ve 'modern dünyaya uyum' vurgusu yapılmıştır.
2
Laiklik ilkesinin temelini oluşturan zihinsel yapı ile İnkılapçılık ilkesinin temelini oluşturan hareketliliği düşünün.
3
'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir' sözü hangi bütünleyici ilkelerle en güçlü şekilde ilişkilidir?

Practice More

Temel ilkeler ile bütünleyici ilkeler arasındaki ilişkiyi gösteren bir tablo hazırlayarak kavramları pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 342Question

Cumhuriyet Türkiyesi’nde 19301930’lu yıllardan itibaren sistemli bir şekilde uygulanan devletçilik ilkesi; bir yandan teşebbüs hürriyetini ve özel mülkiyet hakkını tanıyan bir hukuk düzenini korumuş, diğer yandan ise toplumsal ihtiyacın ve ulusal güvenliğin gerektirdiği alanlarda devletin doğrudan girişimciliğini esas almıştır. Bu model, o dönem dünyada yükselen katı ideolojik iktisadi rejimlerin aksine, Türkiye'nin kendine has sosyo-ekonomik gerçeklerinden doğan pragmatik bir sentezi temsil eder. Buna göre, Atatürk Dönemi devletçilik anlayışının dönemindeki diğer kolektivist ekonomik modellerden ayrılan en temel 'ayırıcı' niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bireyin ekonomik hürriyetini ve özel teşebbüs hakkını saklı tutarak, devletin ferdin yapamadığı işlerde tamamlayıcı ve öncü bir rol üstlenmesi

Answer

Bireyin ekonomik hürriyetini ve özel teşebbüs hakkını saklı tutarak, devletin ferdin yapamadığı işlerde tamamlayıcı ve öncü bir rol üstlenmesi
Doğru seçenek olan ifade, Türk devletçiliğinin 'karma ekonomi' karakterini en net şekilde açıklar. Atatürk'ün devletçilik anlayışı, özel mülkiyeti reddetmez (Liberalizmden alınan yön) ancak ekonomik kalkınmanın hızlanması için devletin aktif olarak fabrikalar kurmasını ve piyasayı yönetmesini şart koşar (Sosyalizme yakın ancak ideolojik olmayan yön). Bu dengeli yapı, onu dönemindeki diğer katı rejimlerden ayırır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kavramları analiz etme
Özel mülkiyet, hukuk düzeni ve devletin doğrudan girişimciliği kavramlarının bir arada kullanıldığı görülür.
Sorunun kökünde verilen bilgilerin hangi ekonomik senteze işaret ettiğini anlamak için gereklidir.
2
Dönemin dünya konjonktürü ile kıyaslama yapma
Sosyalist (katı kolektivist) ve Liberal (bireyci) modellerin dışında bir yol izlendiği saptanır.
Ayırıcı niteliği bulmak için alternatif sistemlerin reddettiği unsurları (mülkiyet vs. müdahale) belirlemek gerekir.
3
Atatürk'ün devletçilik tanımını uygulama
Atatürk'ün 'Devlet, ferdin yapamadığı işleri yapar' sözüyle örtüşen seçeneğe ulaşılır.
Özgün modelin temel felsefesi birey-devlet dengesi üzerine kuruludur.

Key Concept

Türk Devletçiliği: Birey-Devlet Dengesi ve Pragmatik Sentez

Hints

1
Atatürk'ün devletçilik anlayışının 'karma ekonomi' modelinin bir öncüsü olduğunu hatırlayın.
2
Devletçiliğin özel mülkiyeti yasaklayıp yasaklamadığına ve halkçılıkla olan bağına odaklanın.
3
Bu ilkenin temel felsefesi; devletin, bireyin sermayesinin yetmediği alanlarda devreye girmesidir.

Practice More

Devletçilik ilkesi doğrultusunda kurulan Sümerbank ve Etibank gibi kurumların işlevlerini ve bu kurumların halkçılıkla ilişkisini inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.

Alternative Method

Soruyu çözerken seçenekleri 'Siyasi Rejim' mantığıyla eleyin; Sosyalist, Liberal ve Atatürkçü modellerin mülkiyet ve müdahale yaklaşımlarını bir tablo gibi düşünerek karşılaştırın.
Estimated Time:2m 0s
Question 343Question

Milli Mücadele'nin başarıya ulaşmasında büyük pay sahibi olan Kâzım Karabekir, Rauf (Orbay), Ali Fuat (Cebesoy), Refet (Bele) ve Adnan (Adıvar) gibi isimler, 1717 Kasım 19241924 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı kurmuşlardır. Bu partinin programında "Parti, dini düşünce ve inançlara saygılıdır." maddesine yer verilmiş, ekonomik olarak ise liberalizm benimsenmiştir.

Bu bilgilere göre, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurulmasıyla ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Milli Mücadele'yi yürüten lider kadro arasında siyasi görüş ayrılıkları yaşandığı

Answer

Milli Mücadele'yi yürüten lider kadro arasında siyasi görüş ayrılıkları yaşandığı
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları (Kâzım Karabekir, Rauf Orbay gibi isimler), Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Milli Mücadele'nin temellerini atan 'lider kadro'dur. Bu kadronun ayrılarak bir muhalefet partisi kurması, savaş bittikten sonra devletin siyasi yapısının inşası ve inkılapların yöntemi konusunda görüş ayrılıklarının (siyasi kopuş) yaşandığının en açık kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kurucu kadroyu analiz etme
Bu isimler Mustafa Kemal Paşa ile Kurtuluş Savaşı'nı yöneten çekirdek kadrodur.
Partiyi kuranların Milli Mücadele'nin en üst düzey komutanları (Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy vb.) olduğunu tespit etmek.
2
Muhalefet partisi kurma eylemini yorumlama
İktidar partisi (CHF) dışında bir parti kurulması, devrimin hızı, yöntemi ve ilkeleri konusunda fikir ayrılığı yaşandığını gösterir.
Aynı kadronun farklı bir çatı altında toplanmasının siyasi anlamını kavramak.
3
Programdaki 'dini inançlara saygılıyız' ve 'liberalizm' ifadelerini değerlendirme
Bu maddeler, inkılapların yöntemine ve ekonomik modele (devletçiliğe karşı liberalizm) bir alternatif sunulduğunun kanıtıdır.
Bu ifadelerin iktidar partisinden hangi noktalarda ayrıldığını belirlemek.

Key Concept

Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri

Hints

1
Partiyi kuran isimlerin Milli Mücadele'deki rollerini düşünün.
2
Bir ülkede muhalefet partisinin kurulması, mevcut yönetimden farklı fikirlerin olduğunu gösterir.
3
Mustafa Kemal Paşa ile Amasya Genelgesi'nden beri beraber olan komutanların ayrılıp yeni bir yol çizmesi 'kadro ayrışması' olarak tanımlanır.

Practice More

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılmasına yol açan Takrir-i Sükun Kanunu ve Şeyh Sait İsyanı arasındaki ilişkiyi incelemek bu konuyu pekiştirecektir.

Alternative Method

Eleme yöntemiyle gidilebilir: Eğer kurucular cumhuriyet ismiyle parti kuruyorsa monarşi (D) ve teokrasi (E) seçenekleri elenir. Liberalizm savunulduğu belirtildiği için devletçilik (C) elenir. Saltanat yanlısı olmadıkları bilindiği için (B) elenir.
Estimated Time:1m 15s
Question 344Question

1933 yılında gerçekleştirilen Üniversite Reformu sürecinde, Osmanlı Devleti'nden devralınan Darülfünun kapatılmış ve yerine modern esaslara dayalı İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. Bu köklü değişikliğe temel teşkil eden ve İsviçreli Profesör Albert Malche tarafından hazırlanan rapor incelendiğinde, kurumun hem bilimsel hem de siyasal açıdan yetersiz görüldüğü vurgulanmıştır. Buna göre, 1933 Üniversite Reformu'nun gerçekleştirilmesindeki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Darülfünun'un yeni rejimin getirdiği inkılaplara karşı mesafeli durması ve bilimsel araştırma üretkenliğinin çok düşük olması.

Answer

Darülfünun'un yeni rejimin getirdiği inkılaplara karşı mesafeli durması ve bilimsel araştırma üretkenliğinin çok düşük olması.
Darülfünun'un yeni kurulan Cumhuriyet rejiminin idealleriyle (Halkçılık, Laiklik, İnkılapçılık) bütünleşememesi ve bilim dünyasındaki gelişmeleri sadece çeviri yoluyla takip ederek özgün üretim yapamaması, 1933 reformunun en temel sebebidir. Albert Malche raporu da bu 'statik' yapıyı eleştirerek araştırmacı bir üniversite modeli önermiştir.

Step-by-Step Solution

1
Albert Malche raporunun içeriğini analiz et.
Raporda Darülfünun'un dış dünyadan kopuk olduğu, araştırma yapmadığı ve ders notlarını tekrarlayan bir yapıya sahip olduğu belirtilmiştir.
Reformun teknik ve akademik gerekçesini anlamak için rapor kritiktir.
2
Dönemin siyasi konjonktürünü değerlendir.
Darülfünun hocalarının 1920'li ve 30'lu yıllardaki devrimlere (Harf İnkılabı vb.) yeterli desteği vermediği görülmüştür.
Reformun ideolojik ve toplumsal gerekçesini anlamak gerekir.
3
Seçeneklerdeki 'temel amaç' ifadesini test et.
Darülfünun'un 'statüko'yu temsil etmesi nedeniyle tasfiye edilerek 'dinamik' bir üniversite kurulması hedeflenmiştir.
En kapsamlı ve temel nedeni belirlemek soruyu çözdürür.

Key Concept

1933 Üniversite Reformu

Hints

1
Bu reformun arkasındaki en önemli belge İsviçreli uzman Albert Malche'nin raporudur.

Practice More

Üniversite reformu sırasında Türkiye'ye gelen yabancı bilim insanlarının Türk yükseköğretimine (örneğin Ankara Üniversitesi'nin fakültelerinin kuruluşu) etkilerini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 345Question

Osmanlı Devleti'nde hukuk sistemi; şer'i mahkemeler, cemaat mahkemeleri ve konsolosluk mahkemeleri gibi çok yapılı bir görünüm arz etmekteydi. Bu durum, hem toplumda imtiyazlı grupların varlığını koruyor hem de modern bir devletin en temel şartlarından biri olan 'hukuki bütünlüğü' zedeliyordu.

Buna göre, aşağıdaki inkılaplardan hangisinin, bu 'hukuki parçalanmışlığı' sona erdirerek hukuk sistemini hem laik hem de halkçı bir temele oturtan en kapsamlı düzenleme olduğu savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Türk Medeni Kanunu'nun kabulü ile Mecelle'nin yürürlükten kaldırılması

Answer

Türk Medeni Kanunu'nun kabulü ile Mecelle'nin yürürlükten kaldırılması seçeneğidir.
Türk Medeni Kanunu'nun kabulü, Osmanlı'dan devralınan şer'i ve örfi hukuk karmaşasını bitirerek, din farkı gözetmeksizin tüm vatandaşları tek bir medeni hukuka tabi kılmıştır. Bu durum hem hukuk birliğini sağlayarak laikliği güçlendirmiş hem de imtiyazları kaldırarak halkçılık (eşitlik) ilkesini hayata geçirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı hukuk yapısının analiz edilmesi
Sistemde şer'i, cemaat ve konsolosluk mahkemeleri gibi 'çok başlı' bir yapı olduğu tespit edilir.
Hukuk birliğinin neden olmadığını anlamak için mevcut parçalanmışlığın kaynağını belirlemek gerekir.
2
Laiklik ve Halkçılık ilkelerinin hukuk birliği ile ilişkisinin kurulması
Laikliğin 'akılcı ve dünyevi hukuk', halkçılığın ise 'hukuk önünde eşitlik' gerektirdiği belirlenir.
Soruda istenen 'hem laik hem halkçı' karakterli düzenlemenin ölçütlerini belirlemek için gereklidir.
3
Türk Medeni Kanunu'nun (19261926) etkisinin değerlendirilmesi
Dini hukuk olan Mecelle'nin yerine modern İsviçre Medeni Kanunu'nun uyarlanmasıyla hukuk kurallarının rasyonelleştiği ve herkese eşit uygulandığı görülür.
Bu düzenleme, azınlıklara tanınan hukuki imtiyazları (Lozan uyarınca) fiilen sona erdirerek tam hukuk birliğini sağlamıştır.
4
Diğer laiklik adımlarıyla karşılaştırma yapılması
Halifelik siyasi, Tevhid-i Tedrisat eğitim, 19281928 değişikliği anayasal nitelikteyken; Medeni Kanun doğrudan 'hukuk birliği' ve 'toplumsal laikleşme' odaklıdır.
En kapsamlı ve stratejik adımı seçmek için diğer seçeneklerin odak noktalarını ayırmak gerekir.

Key Concept

Hukuk Birliği ve Türk Medeni Kanunu

Hints

1
Osmanlı'daki 'ikilik' kavramı sadece eğitimde değil, hukukta da mevcuttu (Mecelle vs. Modern Hukuk).
2
Lozan Barış Antlaşması'nda azınlıklara tanınan hukuki haklar, tüm vatandaşlar için tek ve modern bir kanun yapıldığında anlamını yitirmişti.
3
Dini kurallara dayalı olan Mecelle'nin yerine, akıl ve toplumun ihtiyaçlarını esas alan kanun hangisidir?

Practice More

Medeni Kanun'un sadece laiklik değil, aynı zamanda 'Halkçılık' ilkesiyle olan bağını kadın-erkek eşitliği üzerinden analiz ediniz.

Alternative Method

Soru kökündeki 'hukuk birliği' ifadesi görüldüğünde akla gelmesi gereken ilk inkılap Medeni Kanun'dur; 'öğretim birliği' denilseydi Tevhid-i Tedrisat aranmalıydı.
Estimated Time:2m 0s
Question 346Question

Kurtuluş Savaşı'ndan yeni çıkan Türkiye'de, halkın elinde büyük sanayi yatırımlarını gerçekleştirecek yeterli sermaye ve teknik bilgi bulunmuyordu. Bu durum, temel ihtiyaç maddelerini üretecek fabrikaların açılması ve demir yolları gibi büyük projelerin hayata geçirilmesi için devletin bizzat sorumluluk almasını gerektirmiştir. Bahsedilen bu ekonomik zorunluluklar ve devletin yatırımcı rolü, Atatürk'ün aşağıdaki ilkelerinden hangisinin temel gerekçesini oluşturmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Devletçilik

Answer

Ekonomik yatırımların devlet eliyle yürütülmesini esas alan Devletçilik
Devletçilik ilkesi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında sermaye birikimi olmayan Türk halkının yapamadığı büyük sanayi yatırımlarının (fabrika, demir yolu vb.) devlet tarafından yapılmasını öngören zorunlu bir ekonomik modeldir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki temel problemi analiz etme
Halkın elinde yeterli sermaye (para) ve teknik bilgi olmaması sorunu tespit edildi.
Sorunun çözümünün hangi alanda olduğunu anlamak için mevcut durumun tespiti gerekir.
2
Çözüm yöntemini belirleme
Yatırımların bizzat devlet tarafından yapılması gerektiği (devletin yatırımcı rolü) sonucuna varıldı.
Özel sektörün yapamadığı işlerin devlet tarafından üstlenilmesi ekonomik bir tercihtir.
3
İlke ile eşleştirme
Ekonomide devlet müdahalesini ve öncülüğünü savunan ilkenin Devletçilik olduğu belirlendi.
Atatürk ilkeleri arasında doğrudan ekonomi yönetimi ve yatırımcılıkla ilgili olan kavram devletçiliktir.

Key Concept

Özel sektörün yetersizliği durumunda devletin ekonomik kalkınmaya bizzat öncülük etmesi (Devletçilik).

Hints

1
Soruda geçen 'sermaye yetersizliği' ve 'devletin sorumluluk alması' ifadeleri ekonomiyle ilgili bir kavrama işaret etmektedir.
2
Devletin bizzat fabrika kurması ve ekonomik hayatı planlaması hangi ilkenin gereğidir?
3
Bu ilke, 19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı'ndan sonra Türkiye'de daha sistemli bir şekilde uygulanmaya başlanmıştır.

Practice More

Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun neden başarısız olduğu ve devletçiliğe nasıl geçildiği konusuna göz atabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 347Question

1923-1929 yılları arasında "özel girişim" önceliğiyle yürütülen ekonomi politikalarının, sermaye yetersizliği ve 1929 Küresel Buhranı nedeniyle sekteye uğraması sonucunda 1930'lu yıllarda "Devletçilik" uygulamasına geçilmiştir. Bu yeni dönemde devlet, sanayileşmeyi hızlandırmak adına hem yatırımcı hem de denetleyici bir rol üstlenmiştir.

Bu bilgiler ışığında Atatürk dönemi devletçilik uygulamalarıyla ilgili;

I. Ekonomideki devlet müdahalesinin ideolojik bir dogmadan ziyade pratik bir zorunluluktan doğduğu,
II. Özel sektörün ekonomik sistemin dışına itilerek tüm üretim araçlarının kamulaştırıldığı,
III. Devletin, bireysel teşebbüsün gücünün yetmediği stratejik ve büyük ölçekli alanlarda öncü rol oynadığı

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

I ve III numaralı yargıların birlikte yer aldığı seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan 'I ve III' yargıları devletçiliğin temel karakterini yansıtır. Devlet müdahalesi ideolojik bir tercih değil, 1929 Buhranı gibi küresel etkilerden doğan bir zorunluluktur (I). Aynı zamanda bu modelde devlet, sermayesi olmayan halkın yapamadığı büyük yatırımları (fabrika, demiryolu vb.) bizzat üstlenerek ekonomiye öncülük etmiştir (III).

Step-by-Step Solution

1
Metindeki kronolojik ve ekonomik verileri analiz etme
1923-1929 liberal dönemindeki başarısızlık ve 1929 Buhranı'nın devletçiliği tetiklediği görüldü.
Devletçiliğin ortaya çıkış nedenini (pragmatik/zorunlu) belirlemek için.
2
Atatürk dönemi devletçilik modelinin niteliğini değerlendirme
Devletin özel sektörle çatışmadığı, aksine onu tamamlayıcı bir 'karma ekonomi' modelini benimsediği anlaşıldı.
Kamulaştırma (sosyalizm) ile devletçilik (karma ekonomi) arasındaki farkı ayırt etmek için.
3
Öncülleri metinle karşılaştırma
I ve III. yargıların metindeki verilerle örtüştüğü, II. yargının ise tarihsel gerçekle (özel sektörün korunması) çeliştiği saptandı.
Doğru yargı kombinasyonuna ulaşmak için.

Key Concept

Karma Ekonomi ve Pragmatik Devletçilik

Hints

1
Devletçilik ilkesinin 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrası neden 'zorunlu' hale geldiğini düşünün.
2
Türkiye'deki uygulamanın Sovyet tipi bir mülkiyet reddi mi yoksa özel sektörü destekleyen bir 'karma model' mi olduğunu sorgulayın.
3
Özel sektörün varlığının devam etmesi, 'tüm araçların kamulaştırıldığı' yönündeki yargıyı geçersiz kılar.

Practice More

Devletçilik ve Halkçılık ilkelerinin 'sosyal adalet' ve 'kamu yararı' kavramları üzerinden nasıl kesiştiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 348Question

Osmanlı Devleti'nde kullanılan arşın, endaze ve okka gibi ölçü birimlerinin bölgeden bölgeye farklılık göstermesi yurt içindeki ticari işlemlerde güven sorununa ve karmaşaya yol açmaktaydı. Aynı zamanda bu birimlerin Batı dünyasında kullanılan ölçülerden farklı olması, uluslararası ekonomik ilişkilerde de büyük zorluklar çıkarıyordu.

19311931 yılında kabul edilen Ölçüler Kanunu ile metrik sisteme (metre, kilogram vb.) geçilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ticari hayattaki ikilikleri ve karmaşayı önleyerek uluslararası ekonomik entegrasyonu sağlamak

Answer

Ticari hayattaki ikilikleri ve karmaşayı önleyerek uluslararası ekonomik entegrasyonu sağlamak amacıyla yapılmıştır.
Osmanlı'dan kalan ölçü birimlerinin hem yerel düzeyde farklılıklar içermesi hem de Avrupa standartlarına uymaması ciddi bir ticari karmaşaya (ikilik) neden oluyordu. 1931 düzenlemesi ile metrik sisteme geçilmesi, bu ikiliği ortadan kaldırarak ülke içinde ölçü birliğini sağlamış ve Batı ile olan ticari ilişkileri kolaylaştırarak uluslararası ekonomik entegrasyonu güçlendirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı Devleti'ndeki ölçü birimlerinin (okka, arşın, endaze) yapısını analiz etmek
Geleneksel birimlerin standarttan yoksun olduğu ve bölgeler arası farklılık gösterdiği tespit edilir.
Bu farklılıkların yarattığı ticari 'ikiliklerin' toplumsal ve ekonomik bir sorun olduğu anlaşılır.
2
1931 Ölçüler Kanunu'nun getirdiği yeniliği incelemek
Arşın yerine metrenin, okka yerine kilogramın getirildiği görülür.
Metrik sistemin uluslararası alanda kabul görmüş standart bir sistem olduğu fark edilir.
3
İnkılabın temel amacını seçeneklerle eşleştirmek
Amacın hem iç piyasada standartlaşma hem de dış dünyayla ekonomik bütünleşme olduğu sonucuna varılır.
Toplumsal alandaki bu düzenleme, rasyonel ve modern bir toplum yapısı kurma hedefiyle örtüşür.

Key Concept

Toplumsal ve Ekonomik Alanda Standartlaşma

Hints

1
Geleneksel birimler olan okka ve arşın ile modern birimler olan kilogram ve metre arasındaki farkı düşünün.
2
İnkılapların temel amaçlarından biri olan 'ikilikleri sona erdirmek' ve 'Batı dünyasıyla uyum sağlamak' kavramlarına odaklanın.
3
Ölçü birimlerinde yapılan değişikliğin en çok hangi alanda (ticaret, alışveriş) işleri kolaylaştıracağını düşünerek doğru amaca ulaşın.

Practice More

1925 yılında yapılan takvim ve saat düzenlemelerinin de benzer bir 'uluslararası uyum' amacı taşıdığını hatırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

İnkılabın tarihine (1931) ve içeriğine bakarak diğer alanlardaki (Eğitim-1924, Hukuk-1926, Siyasi-1922) meşhur inkılapları eleme yöntemiyle doğru cevaba ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 349Question

1933 yılında gerçekleştirilen Üniversite Reformu öncesinde İsviçreli Profesör Albert Malche tarafından hazırlanan raporda; Darülfünun'un ülkede gerçekleşen büyük sosyal ve siyasi dönüşümlere karşı duyarsız kaldığı, bilimsel üretimde yetersiz olduğu ve inkılapları içselleştiremediği belirtilmiştir.

Bu raporun içeriği ve reformun uygulama süreci dikkate alındığında, Darülfünun'un kapatılarak yerine İstanbul Üniversitesi'nin kurulmasındaki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bilimsel çalışmaları çağdaş bir düzeye taşımak ve üniversiteyi Cumhuriyet inkılaplarını destekleyen dinamik bir yapıya kavuşturmak

Answer

Bilimsel çalışmaları çağdaş bir düzeye taşımak ve üniversiteyi Cumhuriyet inkılaplarını destekleyen dinamik bir yapıya kavuşturmak
Üniversite Reformu'nun temel amacı, bilimsel araştırmaları çağdaş standartlara ulaştırmak ve üniversiteyi Cumhuriyet ideolojisiyle uyumlu, inkılapları topluma yayan bir merkez haline getirmektir. Malche Raporu'nda belirtilen 'siyasi ve sosyal değişimlere ilgisizlik' eleştirisi, yeni kurumun bu değişimlerin öncüsü olması gerektiğini vurgular.

Step-by-Step Solution

1
Malche Raporu'ndaki temel eleştiriyi analiz et.
Rapor, Darülfünun'un toplumsal değişimlere (inkılaplara) uzak kaldığını ve bilimsel olarak yetersiz olduğunu belirtmektedir.
Reformun gerekçesini anlamak için mevcut kurumun neden yetersiz görüldüğünü saptamak gerekir.
2
Reformun sonucunda kurulan İstanbul Üniversitesi'nin niteliğini değerlendir.
Yeni üniversite, modern bilim metodlarını kullanan ve Cumhuriyet'in fikri temellerini halka yayan bir kurum olarak tasarlanmıştır.
Kurumsal dönüşümün sadece isim bazlı değil, içerik ve vizyon bazlı olduğunu anlamak için gereklidir.
3
Seçenekler arasında Tevhid-i Tedrisat ve diğer eğitim reformlarıyla olan farkı ayırt et.
Eğitimde birlik 1924'te sağlanmışken, üniversite reformu (1933) daha çok nitelik ve ideolojik uyum odaklıdır.
Karıştırılan kavramlar arasındaki kronolojik ve işlevsel farkı netleştirmek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Key Concept

1933 Üniversite Reformu ve Darülfünun'un Dönüşümü

Hints

1
Malche Raporu'ndaki 'siyasi değişimlere ilgisizlik' vurgusunun neye işaret ettiğini düşünün.
2
Reformun sadece teknik bir isim değişikliği mi yoksa bir kadro ve zihniyet yenilenmesi mi olduğuna odaklanın.
3
Eğitimde birliğin 1924'te, üniversite reformunun ise 1933'te olduğunu hatırlayarak amaç farkını saptayın.

Practice More

Üniversite Reformu'nun bilimsel ayağını güçlendiren Alman bilim insanlarının (Einstein'ın mektubu gibi detaylar) Türkiye'ye geliş sürecini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 350Question

Geleneksel devlet yapısında meşruiyetin kaynağı ilahi irade iken, Türk İnkılabı ile bu kaynak milli iradeye, devletin işleyişi ise akıl ve bilimin rehberliğine devredilmiştir. Bu köklü dönüşümün merkezinde yer alan laiklik ilkesi; sadece din ve devlet işlerinin ayrılmasını değil, toplumun her alanda dogmalardan kurtularak çağdaşlaşmasını hedefler.

Buna göre, devlet ve toplum yapısının rasyonelleşmesi (akılcılaşması) amacıyla hayata geçirilen aşağıdaki uygulamalardan hangisi doğrudan laiklik ilkesi kapsamında *değerlendirilemez*?

Show answer & explanation

Answer: Aşar vergisinin kaldırılarak köylünün üzerindeki mali yükün ve üretim baskısının hafifletilmesi

Answer

Aşar vergisinin kaldırılması, laiklik ilkesi ile değil, halkın refahını artırmayı amaçladığı için doğrudan Halkçılık ilkesi ile ilgilidir.
Aşar vergisinin kaldırılması, köylünün üzerindeki ağır ekonomik yükü kaldırarak toplumsal refahı ve adaleti sağlamayı amaçladığı için doğrudan Halkçılık ilkesi kapsamına girer. Laiklik ile doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Laiklik ilkesinin temel niteliklerini belirle.
Laiklik; akıl ve bilimin rehberliği, din ve devlet işlerinin ayrılması ve inanç hürriyetidir.
Soruda istenen 'doğrudan laiklik ilkesi ile ilgili olmama' durumunu tespit etmek için temel tanım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların temel amaçlarını analiz et.
Halifelik, Şer'iyye Vekaleti, Tevhid-i Tedrisat ve Medeni Kanun laik yapıyı kurmaya yöneliktir.
İnkılapların hangi ilkeyle öncelikli olarak ilişkili olduğunu anlamak için amaç analizi yapılır.
3
Aşar vergisinin niteliğini değerlendir.
Aşar vergisi, çiftçiden alınan ve ağır yük getiren bir vergidir; kaldırılması sosyal adaleti ve halkın refahını hedefler.
Vergi düzenlemeleri genellikle ekonomik ve sosyal (Halkçılık) boyutuyla öne çıkar.

Key Concept

Laiklik ve Diğer İlkelerin Ayrımı

Hints

1
Laiklik, devletin hukuk ve eğitim gibi alanlarını dinsel referanslardan temizlemektir.
2
Seçeneklerden biri tamamen ekonomik bir düzenleme olup köylünün refahını hedeflemektedir.
3
Aşar vergisinin kaldırılması, sosyal devlet anlayışının ve Halkçılık ilkesinin bir gereğidir.

Practice More

Laiklik ilkesinin anayasaya giriş sürecini ve 1937 değişikliğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 351Question

Atatürk’ün Devletçilik ilkesinin Türkiye’de bir zorunluluk olarak ortaya çıkmasında ve uygulanmasında etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Özel sektörün büyük yatırımları gerçekleştirecek yeterli sermaye ve teknik birikime sahip olmaması

Answer

Özel sektörün büyük yatırımları gerçekleştirecek yeterli sermaye ve teknik birikime sahip olmaması ifadesidir.
Devletçilik ilkesinin temel uygulama gerekçesi, Türk halkının ve özel sektörün o günkü koşullarda büyük sanayi yatırımlarını yapabilecek mali güce ve teknik donanıma sahip olmamasıdır. Bu durum devletin bizzat yatırımcı ve işletmeci olarak devreye girmesini zorunlu kılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki ekonomik durumu analiz etme
Özel teşebbüsün (liberalizm) desteklendiği ancak sermaye yetersizliği nedeniyle sanayileşmenin gerçekleşemediği görüldü.
Devletçiliğin neden bir tercih değil, 'zorunluluk' olduğunu anlamak için önceki dönemin başarısızlığını saptamak gerekir.
2
Devletçiliğin tanımı ile temel gerekçesini eşleştirme
Büyük yatırımların (demir-çelik, şeker vb.) devlet eliyle yapılması kararı alındı.
Zorunluluğun temelinde halkın elinde yeterli para ve teknik bilgi bulunmaması yatar.

Key Concept

Özel teşebbüsün yetersizliği sonucunda devletin ekonomiye müdahalesi

Hints

1
Türkiye'de halkın elinde yatırım yapacak para olup olmadığını düşünün.

Practice More

Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun neden başarısız olduğunu araştırarak bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 352Question

Cumhuriyet’in ilk on yılında özel teşebbüsü canlandırmaya yönelik 19271927 tarihli Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan beklenen verimin alınamaması ve küresel ekonomik koşulların değişmesi, Türkiye’yi 19301930’lu yıllardan itibaren sistemli bir devletçilik modeline yöneltmiştir. Bu geçiş sürecinin sosyo-ekonomik dinamikleri ve Atatürk’ün devletçilik ilkesinin özgün yapısı analiz edildiğinde; aşağıdakilerden hangisi bu modelin temel bir özelliği olarak nitelendirilemez?

Show answer & explanation

Answer: Üretim araçlarının tamamının devlet mülkiyetine geçirilerek serbest piyasa mekanizmasının tamamen tasfiye edilmesini hedeflemesi

Answer

Üretim araçlarının tamamının devlet mülkiyetine geçirilerek serbest piyasa mekanizmasının tamamen tasfiye edilmesini hedefleyen seçenek, Atatürk'ün devletçilik anlayışıyla bağdaşmaz.
Doğru yanıt olan seçenek, devletçiliği sosyalist/komünist bir sistem olarak tanımlamaktadır. Oysa Atatürk'ün devletçilik ilkesi; özel mülkiyeti koruyan, ferdi girişimleri destekleyen ancak kalkınmayı hızlandırmak için devletin ana sektörlerde doğrudan yatırım yapmasını öngören bir 'karma ekonomi' modelidir. Serbest piyasa mekanizması tasfiye edilmemiş, aksine devlet eliyle güçlendirilmesi hedeflenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin şartlarını analiz etme
19291929 Krizi ve yerli sermaye yetersizliği tespit edildi.
Devletçiliğe neden geçildiğini anlamak, modelin sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Devletçiliğin ideolojik çerçevesini belirleme
Modelin doktriner bir sosyalizm değil, pragmatik bir karma ekonomi olduğu belirlendi.
Atatürk'ün devletçiliği özel teşebbüsü yasaklamaz, aksine teşvik eder ve devletin lokomotif rolünü vurgular.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Seçeneklerdeki 'tamamen tasfiye edilme' ve 'tam mülkiyet' ifadelerinin Türkiye'deki uygulamayla çeliştiği görüldü.
Türk devletçiliği 'ılımlı' ve 'ihtiyaçtan doğan' bir yapıdadır, sert ideolojik kalıplara dayanmaz.

Key Concept

Karma Ekonomi ve Pragmatizm

Hints

1
Türkiye'de devletçilik bir ideolojiden ziyade, dönemin şartlarından doğan bir zorunluluk ve 'pragmatizm' sonucudur.
2
Atatürk, özel teşebbüsün her zaman desteklenmesi gerektiğini savunmuş, devletin sadece özel sektörün gücünün yetmediği yerde devreye girmesini istemiştir.
3
Devletçilik ilkesini, serbest piyasa ekonomisini tamamen yok eden katı sosyalist modellerle karıştırmamaya dikkat edin.

Practice More

İzmir İktisat Kongresi kararları ile 19301930 sonrası Devletçilik uygulamalarını kıyaslayan soruları incelemek, bu değişimin mantığını pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 353Question

3030 Kasım 19251925 tarihinde kabul edilen bir kanunla tekke, zaviye ve türbeler kapatılmış; ayrıca dervişlik, müritlik, falcılık ve büyücülük gibi unvan ve sıfatların kullanılması yasaklanmıştır.

Bu düzenlemenin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toplumun inanç sömürüsünden kurtarılmasını ve sosyal yapının laikleşmesini sağlamak

Answer

Toplumun inanç sömürüsünden kurtarılmasını ve sosyal yapının laikleşmesini sağlamak
Doğru seçenek, tekke ve zaviyelerin kapatılmasının asıl gayesi olan inanç istismarının önlenmesi ve toplumsal yapının laikleşmesi hedefini tam olarak ifade etmektedir. Bu kurumlar zamanla asli görevlerinden uzaklaşarak halkın dini duygularının sömürüldüğü ve çağdaşlaşmanın engellendiği yerler haline geldiği için kapatılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kanun içeriğini analiz etme
Kanunun tekke, zaviye ve türbeleri kapattığı, ayrıca dini temelli unvanları yasakladığı görüldü.
Toplumsal alandaki kurumların ve sıfatların değişimini anlamak için gereklidir.
2
İnkılabın ilgili olduğu alanı belirleme
Düzenlemenin inanç dünyası ve sosyal yaşamı hedef aldığı saptandı.
Toplumsal alanda yapılan inkılaplar kategorisinde yer aldığı için.
3
Temel amacı belirleme
Halkın saflığından yararlanarak yapılan sömürüyü bitirmek ve laik bir toplum oluşturmak hedeflenmiştir.
Atatürk'ün 'En doğru tarikat, medeniyet tarikatıdır' sözüyle bu amacın pekiştirilmesi.

Key Concept

Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması

Hints

1
Bu düzenleme, toplumsal hayatın laikleşmesi ve dini duyguların kötüye kullanılmasının önlenmesi ile ilgilidir.
2
Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz' sözünü hatırlayınız.
3
Toplumdaki batıl inançların temizlenmesi ve inanç sömürüsünün (istismar) bitirilmesi hedeflenmiştir.

Practice More

Soyadı Kanunu'nun toplumsal eşitlik üzerindeki etkilerini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 354Question

Yeni Türk Devleti’nde hukuk sisteminin laikleşmesi ve modernize edilmesi süreci, sadece yeni kanunların kabulüyle değil, aynı zamanda eski kurumların tasfiyesi ve yargı yetkisinin parçalı yapısının sona erdirilmesiyle gerçekleşmiştir.

Bu doğrultuda, 33 Mart 19241924 tarihinde gerçekleştirilen aşağıdaki düzenlemelerden hangisi, yargı üzerindeki dini otorite birliğine son vererek adli işlerin tamamen laik bir kurum olan Adliye Vekâleti’ne (Adalet Bakanlığı) devredilmesini sağlamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti’nin kaldırılması

Answer

Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti’nin kaldırılması
Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti’nin kaldırılması, Osmanlı Devleti’nden kalan ve yargı üzerinde dini otoriteye dayanan parçalı yapının kurumsal olarak sona erdirilmesini sağlamıştır. Bu düzenleme ile adli ve dini işler birbirinden ayrılmış, tüm yargı işleri laik bir devlet organı olan Adliye Vekâleti’ne devredilerek hukuk birliğinin kurumsal temeli atılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
33 Mart 19241924 tarihinde gerçekleştirilen eş zamanlı inkılapları analiz et.
Halifelik, Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti, Erkan-ı Harbiye Vekâleti kaldırılmış ve Tevhid-i Tedrisat kabul edilmiştir.
Bu tarihteki reformların her biri farklı bir toplumsal/kurumsal alanı (siyaset, hukuk, ordu, eğitim) hedeflemiştir.
2
Hukuk ve yargı alanındaki kurumsal değişimi belirle.
Şer’iyye işlerinin yönetimi Adliye Vekâleti'ne devredilmiştir.
Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti hem dini işleri hem de yargısal/vakıf işlerini yürüten hibrit bir yapıydı.
3
Bu değişimin hukuk birliği üzerindeki etkisini değerlendir.
Yargı yetkisi tek bir laik otoritede toplanarak 'hukuk birliği' yolunda en kritik kurumsal adım atılmıştır.
Kurumsal laikleşme tamamlanmadan medeni kanun gibi içeriksel reformların uygulanması mümkün olmayacaktı.

Key Concept

Hukuk Birliği ve Yargıda Kurumsal Laikleşme

Hints

1
Bu düzenleme, Halifeliğin kaldırıldığı gün (33 Mart 19241924) gerçekleşen bir dizi 'üç Mart' devriminden biridir.
2
Yargı işlerinin laik bir bakanlık olan Adalet Bakanlığı'na devredilmesi, dini temelli bir bakanlığın tasfiyesini gerektirir.
3
Söz konusu düzenleme, hem din hem de vakıf işlerini düzenleyen 'Şer'iyye ve Evkaf' biriminin kaldırılmasıdır.

Practice More

Şer’iyye Mahkemelerinin kapatılması (88 Nisan 19241924) ile Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti’nin kaldırılması arasındaki farkı araştırarak yargı birliği sürecini pekiştirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 355Question

Milli Mücadele'yi sevk ve idare eden I. TBMM, "olağanüstü yetkilere sahip ihtilalci bir meclis" karakterindedir. Bu meclis, önceliği vatanın kurtuluşuna ve bağımsızlığın sağlanmasına verdiği için kapsamlı siyasi ve sosyal inkılapların çoğunu II. TBMM dönemine bırakmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi I. TBMM'nin görev süresi içerisinde (1920-1923) gerçekleştirdiği tek siyasi inkılap hareketidir?

Show answer & explanation

Answer: Saltanatın kaldırılması

Answer

Saltanatın kaldırılması, 1920-1923 yılları arasında görev yapan I. TBMM'nin gerçekleştirdiği yegane siyasi inkılaptır.
Saltanatın kaldırılması (11 Kasım 19221922), I. TBMM'nin açılışı ile Cumhuriyetin ilanı arasındaki süreçte gerçekleştirilen tek büyük inkılap hareketidir. Bu hareket, Lozan Konferansı'na her iki hükümetin birden çağrılması üzerine ortaya çıkan 'iki başlılık' sorununu çözmek ve milli egemenliğin önündeki engeli kaldırmak amacıyla yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
TBMM dönemlerinin tarihsel aralıklarını belirle.
I. TBMM: 1920-1923 (Savaş Meclisi), II. TBMM: 1923-1927 (İnkılap Meclisi).
Olayların hangi meclis dönemine ait olduğunu anlamak için kronolojik sınırlar bilinmelidir.
2
Seçeneklerdeki olayların tarihlerini ve hangi meclis dönemine denk geldiklerini analiz et.
Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922) -> I. TBMM dönemi.
Lozan Konferansı öncesi İstanbul Hükümeti'nin davet edilmesi üzerine aceleyle gerçekleştirilen bir hamledir.
3
Diğer seçeneklerin dönemlerini ele.
Halifelik (1924), Ankara (1923 Ekim), Kadın Hakları (1934) II. TBMM ve sonrası; Meşrutiyet (1908) ise Osmanlı dönemidir.
I. TBMM'nin gerçekleştirdiği 'tek' inkılap hareketini bulmak için diğerlerini tarihsel olarak dışlamak gerekir.

Key Concept

I. TBMM ve II. TBMM Dönemleri Ayrımı

Hints

1
I. TBMM, 1923 yılının Ağustos ayına kadar görev yapmıştır.

Practice More

II. TBMM döneminde gerçekleştirilen inkılapların neden 'kurumsallaşma' odaklı olduğunu araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 356Question

Cumhuriyetçilik ilkesi, devlet yönetiminde millî egemenliğin esas alınmasını, halkın kendi yöneticilerini seçmesini ve bu iradenin meclis aracılığıyla devlet yönetimine yansımasını öngörür. Bu ilkenin Türk siyasi hayatındaki gelişim süreci ve demokratikleşme çabaları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyetçilik anlayışının tam anlamıyla hayata geçirilmesi ve halk iradesinin çeşitliliğinin meclise yansıması adına atılan en ileri aşamadaki adım olarak kabul edilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Çok partili siyasi hayata geçiş denemelerinin yapılması

Answer

Çok partili siyasi hayata geçiş denemelerinin yapılması
Cumhuriyetçilik ilkesi, sadece bir rejim değişikliği değil, aynı zamanda halkın yönetimde farklı görüşlerle temsil edilmesini hedefleyen bir süreçtir. Çok partili siyasi hayata geçiş denemeleri (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyimleri), halkın siyasi tercihlerini daha geniş bir yelpazede meclise yansıtabilmesini amaçladığı için bu ilkenin demokratik anlamda ulaştığı en ileri seviyeyi temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Cumhuriyetçilik kavramının özünü analiz etme
Cumhuriyetçilik; seçim, meclis ve milli egemenlik kavramlarıyla doğrudan ilişkilidir.
Sorunun kökünde istenen 'en ileri aşama' kavramını belirlemek için ilkenin gelişimini anlamak gerekir.
2
Kronolojik ve niteliksel karşılaştırma yapma
Meclisin açılması ve Cumhuriyetin ilanı birer temelken, çok partili hayat bu yapının demokratik olgunluğa erişmesidir.
Tek partili bir yönetimde Cumhuriyet şeklen vardır, ancak çok partili hayat halkın farklı tercih yapabilmesini sağlayarak Cumhuriyetçiliği demokrasiyle taçlandırır.

Key Concept

Cumhuriyetçilik ve Demokrasi İlişkisi

Hints

1
Cumhuriyetçilik ilkesi ile demokrasi kavramı arasındaki bağı düşünün.
2
Bir yönetimde halkın iradesinin tam olarak yansıması için farklı fikirlerin mecliste temsil edilmesi gerekir.
3
Siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır ve Cumhuriyetçiliği gerçek anlamda tamamlar.

Practice More

Cumhuriyetçilik ilkesini pekiştirmek için bu ilkeyi bütünleyen 'Milli Egemenlik' ve 'Seçme-Seçilme Hakkı' konularına odaklanabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 357Question

Cumhuriyetçilik ilkesi, milli egemenliğin kurumsallaşmasını ve devlet yönetiminin doğrudan halkın iradesine dayanmasını esas alır. Bu ilkenin tam anlamıyla hayata geçirilmesi, devlet aygıtının milli iradeyi gölgeleyebilecek her türlü güç odağından arındırılmasını ve sivil iradenin üstünlüğünü gerektirmiştir.

Buna göre, 33 Mart 19241924 tarihinde Şer'iye ve Evkaf Vekâleti ile birlikte Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekâleti’nin (Genelkurmay Bakanlığı) kaldırılarak yerine hükümetten bağımsız bir Genelkurmay Başkanlığı'nın kurulması, Cumhuriyetçilik ilkesinin aşağıdaki hangi niteliğini pekiştirmeye yöneliktir?

Show answer & explanation

Answer: Milli iradenin tecelligahı olan meclis ve hükümet üzerindeki askeri vesayetin sonlandırılarak sivil siyasetin otoritesinin korunması

Answer

Erkân-ı Harbiye Vekâleti’nin kaldırılması, milli iradenin tecelligahı olan meclis ve hükümet üzerindeki askeri vesayeti sonlandırarak sivil iradenin üstünlüğünü sağlamayı amaçlar.
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel taşı 'Milli Egemenlik'tir. Bu egemenliğin tek meşru kullanıcısı ise halkın seçtiği temsilcilerdir. Erkân-ı Harbiye Vekâleti’nin kaldırılması, ordunun siyasi bir makam olmaktan çıkarılıp teknik bir kurum haline getirilmesini sağlayarak, sivil iradenin askeri vesayet altında kalmasını engellemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Reformun içeriğini analiz etme
Erkân-ı Harbiye Vekâleti'nin kaldırılması, Genelkurmay'ın hükümet (bakanlar kurulu) dışına çıkarılması anlamına gelir.
Bu adımın temel amacı, ordunun günlük siyasetin ve parti çekişmelerinin dışında tutulmasıdır.
2
Cumhuriyetçilik ilkesi ile bağ kurma
Cumhuriyetçilik, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu savunur.
Milli egemenlik ancak halkın seçtiği sivil temsilcilerin (TBMM) her türlü askeri veya zümresel baskıdan uzak çalışmasıyla gerçekleşebilir.
3
Sonucu değerlendirme
Ordunun siyasetten ayrılması, 'milli irade' kavramını kurumsal düzeyde güvence altına alır.
Silahlı bir gücün siyasi karar alma mekanizmalarında (vekalet/bakanlık düzeyinde) yer alması, halk iradesinin üzerinde bir gölge veya baskı oluşturma riski taşır.

Key Concept

Milli Egemenlik ve Sivil İrade Üstünlüğü

Hints

1
Cumhuriyetçilikte egemenlik kime aittir ve bu egemenlik nerede temsil edilir?
2
Bir bakanlık (Vekâlet) seviyesinde ordunun temsil edilmesi, halkın seçtiği sivil hükümet için ne gibi bir risk oluşturabilir?
3
'Vesayet' kavramını düşünün; ordunun siyasetten ayrılması sivil idarenin mi yoksa askeri idarenin mi otoritesini artırır?

Practice More

Cumhuriyetçilik ilkesiyle doğrudan ilgili olan 'Saltanatın Kaldırılması' ve 'Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı' gibi diğer temel inkılapların mantığını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 358Question

Atatürk döneminde, 19271927 yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel teşebbüsün sanayi alanında yatırım yapması hedeflenmiş; ancak sermaye yetersizliği, teknik bilgi eksikliği ve 19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı gibi nedenlerle istenen başarı elde edilememiştir. Bu durumun, 19301930’lu yıllardan itibaren Türkiye’de aşağıdaki gelişmelerden hangisine zemin hazırladığı söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Kalkınma hamlelerinin devlet eliyle yürütüldüğü 'Devletçilik' politikasının benimsenmesine

Answer

Ekonomik yatırımların bizzat devlet eliyle yürütüldüğü 'Devletçilik' politikasının benimsenmesi
Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel sektörden beklenen hamle gerçekleşemeyince ve dünya genelinde büyük bir ekonomik kriz baş gösterince, Türkiye Cumhuriyeti ekonomik kalkınmasını sürdürebilmek için yatırımları doğrudan devletin yaptığı 'Devletçilik' modeline geçmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun içeriğini analiz et.
19271927 yılında çıkarılan bu kanun, özel sektörün sanayiye katılımını teşvik etmeyi amaçlıyordu.
Sorunun kökenindeki başarısızlık nedenini anlamak için ilk aşama budur.
2
Başarısızlık nedenlerini ve dış etkenleri (1929 Bunalımı) değerlendir.
Özel sermaye birikiminin olmaması ve küresel kriz, liberal ekonomi denemelerini sonuçsuz bıraktı.
Politika değişikliğinin neden zorunlu hale geldiğini belirlemek gerekir.
3
Yeni dönem politikasını (1930'lar) belirle.
Devletin bizzat yatırımcı olduğu, I. Beş Yıllık Sanayi Planı ile somutlaşan Devletçilik modeli kabul edildi.
Tarihsel süreçte sebep-sonuç ilişkisini tamamlar.

Key Concept

Devletçilik İlkesi ve Sanayileşme

Hints

1
Özel teşebbüsün (halkın) sermayesinin ve teknik bilgisinin o günkü şartlarda yeterli olup olmadığını düşünün.
2
19291929 yılında dünyayı sarsan ekonomik buhranın Türkiye'yi korumacı politikalara ittiğini hatırlayın.
3
Bu gelişme sonucunda devletin bizzat bankalar kurup fabrikalar açmaya başladığı temel ilkeyi düşünün.

Practice More

Devletçilik ilkesi kapsamında açılan Sümerbank ve Etibank'ın kuruluş amaçlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 359Question

Atatürk’ün "Türk Tarih Tezi" ve "Güneş Dil Teorisi" gibi akademik çalışmaları bilimsel bir metodolojiyle yürütmek, bu araştırmaları yapacak arkeolog, filolog ve tarihçi gibi uzman kadroları yetiştirmek amacıyla 19351935 yılında Ankara'da kurulan ve ismi bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlenen yükseköğretim kurumu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi

Answer

Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
Doğru cevap olan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, 19351935 yılında bizzat Atatürk’ün direktifleriyle, Türk tarihini ve dilini bilimsel yöntemlerle inceleyecek uzmanları (arkeolog, filolog, antropolog vb.) yetiştirmek üzere Ankara'da kurulmuştur. Bu kurum, Türk Tarih Tezi'nin akademik altyapısını oluşturmuştur.

Step-by-Step Solution

1
İhtiyacı analiz etme
Milli kimlik inşası için Türk Tarih Tezi ve Güneş Dil Teorisi'ni destekleyecek bilimsel kadro ihtiyacı belirlenir.
Atatürk dönemi kültür politikaları, araştırmaların sadece dernekler düzeyinde kalmamasını, akademik bir kimlik kazanmasını hedefliyordu.
2
Tarih ve yer belirleme
19351935 yılı ve Ankara şehri kriterleri değerlendirilir.
Türk Tarih Kurumu (19311931) ve Türk Dil Kurumu (19321932) daha erken tarihlerde kurulmuştur; Ankara'daki ilk fakülte yapılanması ise Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'dir.
3
Kurumsal ayrım yapma
Cemiyet (kurum) ile fakülte (okul) arasındaki fark netleştirilir.
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, bu alanda lisans eğitimi vererek uzman yetiştiren ilk yükseköğretim kurumudur.

Key Concept

Cumhuriyet dönemi kültür ve eğitim kurumlarının işlevsel ayrımı

Hints

1
Soruda bahsedilen kurum bir 'cemiyet' değil, bir 'fakülte'dir.
2
Bu kurum, Ankara Üniversitesi'nin temelini oluşturan ilk fakültelerden biridir.
3
Türk Tarih Kurumu'nun 19311931'de kurulduğunu hatırlayın; sorulan kurum ise daha sonra (19351935) uzman yetiştirmek için açılmıştır.

Practice More

Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun kuruluş amaçları ile bu fakültenin amaçlarını karşılaştırmalı olarak inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 360Question

Yeni Türk Devleti'nde hukuk alanında gerçekleştirilen düzenlemeler, sadece toplumsal hayatı düzenleyen yeni yasaların kabul edilmesiyle sınırlı kalmamış; aynı zamanda yargı kurumlarının yapısında da köklü bir dönüşüm hedeflenmiştir. Bu kapsamda 33 Mart 19241924 tarihinde Şer’iye ve Evkaf Vekâleti’nin kaldırılmasının ardından, Nisan 19241924’te şer’iye mahkemelerinin kapatılmasıyla ulaşılmak istenen temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hukuk sistemindeki ikiliklere son vererek yargı birliğini sağlamak

Answer

Şer’iye mahkemelerinin kapatılmasının temel amacı, hukuk sistemindeki çok başlılığı (ikiliği) ortadan kaldırarak yargı birliğini tesis etmektir.
Osmanlı Devleti'nde hem şer’i hem de modern mahkemelerin (Nizamiye) bir arada bulunması hukukta ikiliğe yol açıyordu. 19241924 yılında şer’iye mahkemelerinin kapatılması, bu ikiliğe son vererek tüm vatandaşların tek bir hukuk sistemine bağlı olmasını, yani yargı birliğinin sağlanmasını amaçlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
19241924 yılında gerçekleştirilen idari ve hukuki değişiklikleri analiz etme.
Şer’iye ve Evkaf Vekâleti’nin kaldırılmasıyla din ve devlet işlerinin ayrıldığı görüldü.
Vekâletin kaldırılması, ona bağlı olan mahkemelerin de hukuk dışı kalmasına zemin hazırladı.
2
Şer'iye mahkemelerinin toplumsal yapıdaki rolünü belirleme.
Bu mahkemelerin varlığı, modern mahkemelerle yan yana 'hukukta ikilik' yaratmaktaydı.
Bir ülkede iki farklı hukuk sisteminin olması, modern devlet ve eşitlik anlayışına aykırıdır.
3
Reformun sonucunu değerlendirme.
Tüm vatandaşların aynı hukuk kurallarına tabi olduğu laik ve milli bir yargı düzenine geçildi.
Mahkemelerin kapatılması, yargı birliğini (hukuk birliğini) sağlamanın en somut adımıdır.

Key Concept

Hukukta ve Yargıda Birlik

Hints

1
Osmanlı'nın son dönemlerinde mahkemelerin yapısı 'ikili' (şer'i ve nizamiye) bir karakter sergiliyordu.
2
Bir devletin egemenliği için ülke genelinde kararların tek tip mahkemelerce verilmesi gerekir.
3
19241924 yılında yapılan bu düzenleme, Medeni Kanun'un kabulünden önce hukuk sistemini laikleşmeye hazırlayan en önemli adımdır.

Practice More

Türk Medeni Kanunu'nun kabulüyle elde edilen kadın-erkek eşitliği haklarını tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 18 / 35Next
Atatürk İlke ve İnkılapları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 18 | Examkin