Cumhuriyetçilik
60 questions
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile "Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi benimsenerek milli egemenlik hukuki bir statü kazanmıştır. Ancak uygulamada, bakanların meclis tarafından tek tek seçildiği "Meclis Hükümeti Sistemi"nin sonbaharında yol açtığı hükümet bunalımı (Ekim Bunalımı), milli iradenin devlet yönetiminde sürekliliğini ve yürütme gücünü tehdit eder hale gelmiştir. Ekim tarihinde Cumhuriyet'in ilanı ve "Kabine Sistemi"ne geçilmesiyle birlikte, Cumhuriyetçilik ilkesi bağlamında öncelikle aşağıdakilerden hangisinin hedeflendiği savunulabilir?
Mustafa Kemal Atatürk, "Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir." diyerek bu yönetim biçiminin temelinde halk iradesinin ve katılımının yattığını vurgulamıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan bu anlayışı kurumsallaştırmaya ve halkın yönetimdeki temsil gücünü artırmaya yönelik bir uygulamadır?
1 Kasım 1922 tarihinde Saltanatın kaldırılmasından sonra, özellikle 1923 yılının Ekim ayında Türk siyasi tarihinde "Hükümet Bunalımı" (Ekim Krizi) olarak adlandırılan ciddi bir yönetim tıkanıklığı yaşanmıştır. Bu sürecin ortaya çıkardığı;
I. Meclis hükümeti sisteminin hükümet üyelerini seçmede yetersiz kalarak kilitlenmesi,
II. Devletin en üst kademesinde "devlet başkanlığı" makamının boş kalmasıyla doğan otorite boşluğu,
III. Sosyal ve hukuki alanda vatandaşlar arasındaki tüm sınıfsal ayrıcalıkların reddedilmesi,
durumlarından hangileri, söz konusu krizin çözüm yolu olan "Cumhuriyet'in İlanı"nın doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesiyle ilişkilendirilmesini sağlayan temel gerekçelerdendir?
Anayasası'nda yer alan "Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin yegâne ve gerçek temsilcisi olup millet adına egemenlik hakkını yalnız o kullanır." hükmü, Cumhuriyetçilik ilkesinin kurumsal ve hukuki çerçevesini belirlemiştir. Bu madde ile milli iradenin kullanımı konusunda aşağıdakilerden hangisinin önlendiği ve hukuk dışı bırakıldığı savunulabilir?
Atatürk ilkeleri içerisinde yer alan Cumhuriyetçilik; devletin yönetim şekli olarak cumhuriyetin kabul edilmesini, korunmasını ve geliştirilmesini esas alan siyasi bir düşüncedir. Bu ilkenin en temel dayanağı ise "milli egemenlik" kavramıdır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyetçilik ilkesinin temel amaçları arasında yer almaz?
Demokratik yönetimlerde halkın yönetimde söz sahibi olması ve millî iradenin sürekliliğinin sağlanması esastır. Bu temel esas doğrultusunda gerçekleştirilen aşağıdaki uygulamalardan hangisi doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesi ile ilgilidir?
Amasya Genelgesi'nde ( Haziran ) yer alan "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." maddesi, Milli Mücadele'nin yöntemini belirlemesinin yanı sıra ileride yönetim şeklinin değişeceğine dair ilk siyasi ipucunu vermiştir. Bu maddede geçen "milletin kararı" ifadesi, Atatürk'ün aşağıdaki ilkelerinden hangisinin temel dayanağını oluşturmaktadır?
Atatürk, Cumhuriyet’i "demokrasi esasına dayanan bir devlet şekli" olarak tanımlamış ve bu sistemin gerçek gücünü, toplumun her kesiminin görüşlerinin mecliste yankı bulmasından aldığını vurgulamıştır. Sadece bir şahıs veya zümre egemenliğinin reddedilmesi Cumhuriyetçilik için yeterli olmayıp, aynı zamanda farklı siyasi görüşlerin örgütlenerek yönetime katılabilmesi de bu ilkenin demokratik olgunluğa erişmesini sağlar.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyetçilik ilkesini "çoğulcu demokrasi" anlayışıyla destekleyen ve halkın farklı eğilimlerinin yönetime yansımasını hedefleyen bir girişimdir?
Atatürk’ün 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' düsturu, Cumhuriyetçilik ilkesinin temel taşıdır. Ancak Türk İnkılap Tarihi’nin gelişim sürecinde, vatanın bağımsızlığını (Milliyetçilik) sağlama zarureti ile milli iradenin her aşamada üstün kılınması (Cumhuriyetçilik) ideali arasında kuramsal ve siyasi bir denge gözetilmeye çalışılmıştır.
Aşağıdaki tarihsel gelişmelerden hangisi, Cumhuriyetçilik ilkesinin 'meclis üstünlüğü' ve 'denetlenebilirlik' unsurlarının, savaş koşullarının getirdiği 'hızlı karar alma ve merkezi otorite' ihtiyacına rağmen tavizsiz bir şekilde savunulduğunu doğrudan kanıtlar?
Anayasası’nda yer alan "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." maddesiyle Türk devletinin yönetim şeklinin "Cumhuriyet" olacağı fiilen kabul edilmiş olsa da, bu durumun resmî bir rejim tanımına kavuşması ve uygulamadaki aksaklıkların giderilmesi ancak Ekim ’teki anayasa değişikliğiyle mümkün olmuştur. Bu süreçte yaşanan "Ekim Bunalımı" (hükûmetin kurulamaması) cumhuriyetin ilanını hızlandırmıştır.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte "Meclis Hükümeti Sistemi"nden "Kabine Sistemi"ne geçilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk'ta Millî Mücadele'nin başlangıcından itibaren vicdanında bir "milli sır" olarak sakladığını belirttiği yönetim şekli değişikliğini aşama aşama hayata geçirmiştir. Bu sürecin en önemli hukuki dayanağı olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda "Cumhuriyet" kelimesi henüz zikredilmemiştir. Ancak anayasada yer alan bazı hükümler, yeni devletin karakterini ismen olmasa da fiilen belirlemiştir.
Buna göre, Anayasası'nda yer alan aşağıdaki maddelerden hangisi, devletin yönetim şeklinin (rejiminin) fiilen "Cumhuriyet" olduğunun en güçlü kanıtıdır?
1924 Anayasası'na göre Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen kanunları (anayasa değişiklikleri ve bütçe kanunları hariç) on gün içinde inceleyerek bir daha görüşülmek üzere Meclise geri gönderebilme yetkisine sahipti. Ancak Meclis, söz konusu kanunu üye tam sayısının salt çoğunluğu aranmaksızın aynen kabul ederse, Cumhurbaşkanı'nın bu kanunu yayımlamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktaydı.
Bu anayasal düzenleme, Cumhuriyetçilik ilkesinin aşağıdaki hangi temel niteliğiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?
Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin bir kişi, aile veya zümreye değil, doğrudan millete ait olmasını ve devlet yönetiminin halk tarafından seçilen temsilciler eliyle yürütülmesini esas alır. Bu ilke, siyasi alanda demokratikleşmeyi ve milli iradenin devlet kurumları aracılığıyla tecelli etmesini hedefler.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan cumhuriyetçilik ilkesini kurumsallaştırmaya ve siyasi alanda pekiştirmeye yönelik bir gelişme olarak değerlendirilemez?
Türkiye'de Cumhuriyetçilik ilkesinin tam anlamıyla kurumsallaşması ve devlet rejiminin hukuki bir tanıma kavuşması sürecinde, "millî egemenlik" prensibinin önündeki en büyük siyasi ve hukuki engelin kaldırılması gerekmiştir. Bu engel, egemenliğin kaynağını millete değil, tek bir kişiye ve hanedana dayandıran eski yönetim anlayışıdır.
Buna göre, Ekim 'te Cumhuriyet'in ilan edilmesine giden yolda, egemenliğin kaynağı sorununu kesin olarak çözerek yeni rejimin önündeki en büyük engeli ortadan kaldıran gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen; kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi ile seçmen yaşının düşürülerek daha geniş kitlelerin yönetime katılımının sağlanması gibi düzenlemeler, halkın iradesinin meclise tam olarak yansımasını hedeflemiştir. Bu düzenlemeler, aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin doğrudan bir sonucudur?
3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen bir yasa ile Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti kaldırılarak yerine Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur. Bu düzenlemeyle birlikte ordu mensuplarının aynı zamanda milletvekili olması yasaklanmış, askerlik ile siyaset birbirinden ayrılmıştır. Bu inkılap hareketinin temel amacı, ordunun siyaset üzerindeki etkisini sınırlayarak milli iradenin her türlü baskıdan uzak bir şekilde sandığa yansımasını korumaktır. Buna göre, yapılan bu düzenleme doğrudan aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisiyle ilişkilidir?
Atatürk’ün "Cumhuriyet fazilettir" sözü rehberliğinde Türk inkılabı, egemenliğin tek bir kişiden alınarak millete devredilmesini ve bu sürecin kurumsal mekanizmalarla desteklenmesini hedeflemiştir. Bu hedef doğrultusunda siyasi temsil ve katılım yolları zamanla genişletilmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu siyasi gelişim sürecinin doğrudan bir parçası olmayıp daha çok toplumsal ve hukuksal eşitliği sağlamaya yöneliktir?
Yeni Türk Devleti'nin kuruluş sürecinde, modern demokrasilerdeki güçler ayrılığı ilkesinin aksine; yasama, yürütme ve hatta yargı yetkilerinin Meclis bünyesinde toplanmasını öngören 'Güçler Birliği' esası bir süre daha titizlikle uygulanmıştır. Bu durumun, Cumhuriyetçilik ilkesi bağlamında 'milli egemenliğin tam ve koşulsuz olarak korunması' gayesiyle ilişkilendirilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyetçilik ilkesi; devlet yönetiminde millî iradenin mutlak üstünlüğünü ve bu iradenin tecelli ettiği kurumların sivil niteliğini esas alır. Bu doğrultuda, halkın seçtiği temsilcilerin karar alma süreçlerinin, herhangi bir silahlı güç veya bürokratik vesayet odağının etkisi altında kalmaması, rejimin demokratik niteliğini koruyan en temel unsurdur.
Buna göre, aşağıda verilen inkılap hareketlerinden hangisinin doğrudan halkın siyasi iradesini sivil otorite altında güvenceye alma amacına yönelik olduğu savunulabilir?
Anayasası’nda yer alan "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir." maddesinin değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemez bir hüküm olarak kabul edilmesi; devletin temel niteliğinin millî iradeye dayandığını teyit etmiştir. Bu anayasal düzenleme ile eş zamanlı olarak, yöneticilerin seçimle iş başına gelmesi ve görev sürelerinin kısıtlanması esas alınmıştır.
Bu anayasal ilkelerin doğrudan bağlantılı olduğu temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?