Hukukun Temel Kavramları

514 questions

Question 341Question

Arkadaşından borç alan bir kişinin, borcunu zamanında ödememesi üzerine devletin yetkili organları aracılığıyla (icra yoluyla) borcunu ödemeye zorlanması, aşağıdaki sosyal düzen kurallarından hangisinin temel özelliğini yansıtmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Hukuk Kuralları

Answer

Hukuk Kuralları
Hukuk kuralları, toplumsal düzeni sağlayan diğer kurallardan (din, ahlak, görgü) 'maddi yaptırım' (devlet gücüne dayalı cebir) özelliği ile ayrılır. Borcunu ödemeyen bir kişinin icra yoluyla buna zorlanması, devletin yaptırım gücünü kullandığı somut bir hukuk kuralı uygulamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki yaptırımın niteliğini belirle.
İcra yoluyla zorla ödeme, devlet gücüne dayalı maddi bir yaptırımdır.
Soruda bahsedilen 'zorlanma' ve 'icra' ifadeleri, yaptırımın manevi (vicdani/toplumsal) değil, maddi (cebri) olduğunu gösterir.
2
Sosyal düzen kurallarını yaptırım türlerine göre karşılaştır.
Sadece hukuk kuralları devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırıma sahiptir.
Din, ahlak ve görgü kuralları manevi yaptırımlı iken; hukuk kuralları toplumda düzeni sağlamak için devlet gücünü kullanır.

Key Concept

Maddi Yaptırım (Hukuk Kuralları)

Hints

1
Sosyal düzen kuralları yaptırımlarına göre maddi ve manevi olarak ikiye ayrılır.
2
Sorudaki 'icra yoluyla zorlanma' ifadesi, devletin gücünü kullanarak kuralı uygulattığını gösterir.
3
Devlet gücüyle desteklenen tek sosyal düzen kuralı hukuk kuralıdır.

Practice More

Hukuk kurallarının diğer yaptırım türlerini (ceza, iptal, tazminat) inceleyerek bilgini pekiştirebilirsin.
Estimated Time:45s
Question 342Question

Özel haklar; konularına göre 'mal varlığı' ve 'şahıs varlığı' hakları; ileri sürülebilecekleri çevreye göre ise 'mutlak' ve 'nispi' haklar olarak ayrılmaktadır. Kural olarak mal varlığı hakları devredilebilirken, şahıs varlığı hakları devredilemez.

Buna göre, hem bir mal varlığı hakkı hem de bir mutlak hak niteliğinde olmasına rağmen, Türk Medeni Kanunu uyarınca başkasına devredilmesi ve mirasçılara geçmesi mümkün olmayan hak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sükna (Oturma) hakkı

Answer

Sükna (Oturma) hakkı; hem mal varlığı hakkı hem de mutlak hak olmasına rağmen devredilemeyen bir haktır.
Sükna (oturma) hakkı, bir taşınmazda veya onun bir kısmında oturma yetkisi veren sınırlı bir ayni haktır. Ayni hak olduğu için 'mutlak hak' kategorisindedir ve ekonomik bir değer taşıdığı için 'mal varlığı hakkı'dır. Ancak Türk Medeni Kanunu'nun 823. maddesi bu hakkın başkasına devredilmesini ve mirasçılara geçmesini açıkça yasaklamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Hakkın konusuna göre türünü belirle
Sükna hakkı, bir taşınmazdan yararlanma yetkisi verdiği ve ekonomik değeri olduğu için bir 'mal varlığı' hakkıdır.
Haklar, sahibinin mal varlığında artış yaratıp yaratmadığına göre sınıflandırılır.
2
Hakkın ileri sürülebileceği çevreyi belirle
Sükna hakkı bir ayni hak (sınırlı ayni hak) olduğu için herkese karşı ileri sürülebilen 'mutlak' bir haktır.
Ayni haklar, eşya üzerinde doğrudan egemenlik sağlar ve mutlak haklar kategorisindedir.
3
Hakkın devredilebilirlik özelliğini kontrol et
Türk Medeni Kanunu madde 823 uyarınca sükna hakkı başkasına devredilemez ve mirasçılara geçmez.
Bazı haklar, nitelikleri gereği kişiye sıkı sıkıya bağlıdır ve mal varlığı hakkı olsalar bile devir yasağına tabidir.

Key Concept

Hakların Sınıflandırılması ve İstisnai Durumlar

Hints

1
Soruda istenen hak hem 'herkese karşı' ileri sürülebilmeli hem de paradan bahsedilebilen bir değer olmalı.
2
Bu hak, sınırlı ayni haklar içerisinde yer alır ve taşınmaz mülkiyetinin kullanımına ilişkindir.
3
Türk Medeni Kanunu'na göre, bu hakkın kullanımı sadece hak sahibine aittir; başkasına satılamaz veya çocuklara miras kalamaz.

Practice More

Benzer bir istisna olarak, manevi tazminat hakkının devredilebilirlik şartlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 343Question

Türk hukuk sisteminde hukuk kuralları arasında altlık-üstlük ilişkisini ifade eden normlar hiyerarşisi dikkate alındığında, bu sıralamaya ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, hiyerarşik olarak kanunlarla aynı basamakta yer alır ve kanunla düzenlenen her konuda düzenleme yapabilir.

Answer

Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin kanunlarla aynı basamakta olduğunu ve her konuda düzenleme yapabileceğini belirten ifade yanlıştır.
Türk hukukunda kanunlar, olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden (CBK) hiyerarşik olarak daha üsttedir. Anayasa'nın 104. maddesine göre, kanunda açıkça düzenlenen konularda CBK çıkarılamaz ve bir konuda hem kanun hem de CBK varsa, çatışma durumunda kanun hükümleri uygulanır. Dolayısıyla bu iki normun aynı basamakta olduğu ifadesi hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Normlar hiyerarşisini (Kelsen Piramidi) en üstten en alta doğru sıralayın.
Sıralama: Anayasa > Kanun/Milletlerarası Antlaşmalar > Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi > Yönetmelik > Diğer düzenleyici işlemler.
Hukuk kurallarının geçerlilik alanını belirlemek için hiyerarşik sıranın bilinmesi gerekir.
2
Kanun ile olağan dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) arasındaki ilişkiyi analiz edin.
Anayasa'ya göre CBK'lar kanunların altındadır. Kanunla düzenlenen konularda CBK çıkarılamaz ve çatışma halinde kanun üstün tutulur.
Yürütmenin düzenleyici yetkisinin sınırlarını ve yasamanın üstünlüğünü belirlemek için bu ayrım kritiktir.
3
Milletlerarası antlaşmaların (temel haklara ilişkin) özel durumunu kontrol edin.
Anayasa Madde 90 gereği, temel haklara ilişkin antlaşmalar kanunla çatışırsa antlaşma uygulanır; bu durum antlaşmaya kanun karşısında uygulama önceliği verir.
Art 90, normlar hiyerarşisindeki en önemli istisnalardan ve KPSS'de sık sorulan detaylardan biridir.

Key Concept

Normlar hiyerarşisi ve kanunların Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine üstünlüğü.

Hints

1
Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile kanunlar arasındaki yetki ve üstünlük ilişkisini (Anayasa m. 104) hatırlayın.

Practice More

Olağanüstü hal (OHAL) Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin normlar hiyerarşisindeki yerini ve yargısal denetimini araştırın.
Estimated Time:1m 15s
Question 344Question

Bay (A) ile Bay (B), notere giderek mülkiyeti devlete ait olan ve koruma altında bulunan bir orman arazisinin satışı konusunda resmi bir sözleşme imzalamışlardır. Hukuki işlemin kurucu unsurları olan taraflar, karşılıklı irade beyanları ve sözleşme konusu unsurları tam olarak bir araya gelmiştir. Ancak orman arazilerinin satışı, emredici hukuk kuralları ve kamu düzeni gereği hukuken imkansızdır.

Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, bu hukuki işlemin tabi olduğu yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mutlak Butlan

Answer

İşlemin konusu emredici hukuk kurallarına ve kamu düzenine aykırı olduğu için yaptırım 'Mutlak Butlan'dır.
Hukuki işlemin kurucu unsurları (taraflar, irade beyanı, konu) mevcut olduğu için işlem hukuk dünyasında doğmuştur; dolayısıyla 'yokluk' yaptırımı söz konusu olamaz. Ancak işlemin içeriği emredici hukuk kurallarına (kamu mallarının satılamayacağı ilkesine) aykırı olduğu için işlem başından itibaren geçersizdir. Bu durum 'Mutlak Butlan' yaptırımını doğurur.

Step-by-Step Solution

1
Kurucu unsurları analiz et.
Taraflar mevcut, irade beyanı noterde yapılmış, konu belirlenmiş. Kurucu unsurlar tamdır.
Yokluk yaptırımının uygulanıp uygulanmayacağını belirlemek için kurucu unsurlara bakılır.
2
İşlemin içeriğini ve hukuka uygunluğunu denetle.
Sözleşme konusu bir orman arazisidir; ormanların şahıslara satışı kanunen emredici bir yasaktır.
İşlemin geçerlilik şartlarını (hukuka ve ahlaka uygunluk) kontrol etmek gerekir.
3
Uygun yaptırım türünü eşleştir.
Kurucu unsurları tam olan ancak konusu emredici kurallara aykırı olan işlemler 'Mutlak Butlan' ile sakattır.
Hukuk düzeninin yasakladığı bir işlemin baştan itibaren geçersiz sayılması mutlak butlanın sonucudur.

Key Concept

Mutlak Butlan ve Yokluk Ayrımı

Hints

1
İşlemin noterde yapılmış olması ve tarafların iradelerini beyan etmesi, işlemin 'kurulduğunu' gösterir mi?
2
Kamu mallarının ve ormanların satışının yasak olması, işlemin 'içeriği' ile ilgili bir sakatlıktır.
3
Kurucu unsurları tam olan ancak konusu emredici hukuka aykırı olan işlemler 'ölü doğmuş' kabul edilir.

Practice More

İrade sakatlığı (hata, hile, ikrah) durumlarında hangi butlan türünün uygulandığını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 345Question

Türk hukukunda bir hukuki işlemin kurucu unsurlarındaki eksiklik, emredici kurallara aykırılık veya irade sakatlığı gibi durumlarda karşılaşılan geçersizlik halleri (hükümsüzlük) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mutlak butlan ile sakat bir işlemin geçersizliğini ileri sürme hakkı herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değilken; nisbi butlanla sakat bir işlemde, iptal hakkının kanunda öngörülen süreler içinde kullanılması gerekir.

Answer

Mutlak butlan ile sakat işlemlerde geçersizlik her zaman ileri sürülebilirken, nisbi butlanda iptal hakkı kanuni sürelere tabidir.
Türk hukukunda mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) sebepleri kamu düzenini yakından ilgilendirdiği için, bu geçersizlik iddiası hiçbir zaman süreden dolayı düşmez ve hâkim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır. Buna karşın nisbi butlan (iptal edilebilirlik) hallerinde (hata, hile, korkutma gibi), işlem sakat olmasına rağmen iptal hakkı kullanılana kadar geçerli bir işlemin tüm sonuçlarını doğurur. İptal hakkı kanunda belirtilen süreler (öğrenme veya korkunun geçmesinden itibaren 1 yıl ve herhalde 10 yıl) içinde kullanılmazsa işlem tamamen geçerli hale gelir.

Step-by-Step Solution

1
Hükümsüzlük türlerinin süre yönünden etkisini analiz et.
Mutlak butlan kamu düzenini ilgilendirdiği için süre sınırı yoktur; nisbi butlan kişisel menfaatleri ilgilendirdiği için hak düşürücü sürelere tabidir.
Geçersizlik hallerinin korunma amacına göre süreler farklılık gösterir.
2
Hâkimin ve tarafların yetkilerini değerlendir.
Hâkim mutlak butlanı ve yokluğu kendiliğinden gözetir, nisbi butlanı ise sadece ilgili taraf ileri sürebilir.
Hukuki işlemin sakatlığının ağırlığı, müdahale yetkisini belirler.
3
İşlemlerin 'iyileşme' veya 'düzelme' kapasitesini kontrol et.
Nisbi butlanla sakat işlemler süre geçmesiyle veya icazetle geçerli hale gelebilir; yokluk ve mutlak butlan baştan itibaren ölü doğmuştur.
İşlemin sakatlığı kurucu unsur veya emredici kural düzeyindeyse düzelme mümkün değildir.

Key Concept

Hükümsüzlük Türlerinin Hukuki Sonuçları ve Usul Farklılıkları

Hints

1
İşlemin sakatlığı kamu düzenini mi yoksa sadece tarafları mı ilgilendiriyor?
2
Hangi geçersizlik halinde işlemin 'ölü doğduğu' ve hangisinde sonradan 'iptal edilebildiği' ayrımına dikkat edin.
3
Mutlak butlan her zaman ileri sürülebilirken, nisbi butlanın (iptal edilebilirlik) süreli bir hak olduğunu hatırlayın.

Practice More

İrade sakatlıkları (hata, hile, ikrah) ile butlan halleri arasındaki farkları gösteren bir tablo hazırlayın.
Estimated Time:2m 0s
Question 346Question

Bir uyuşmazlığın çözümünde kanun koyucunun ilgili meseleyi bilerek ve isteyerek düzenlemediği; ancak uyuşmazlığın çözümünde hâkime somut olayın özelliklerini, hakkaniyeti ve durumun gereğini gözeterek karar verme yetkisi tanıdığı teknik durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hâkimin kendisine tanınan yetkiyle durumun gereğine göre karar verdiği kural içi boşluk

Answer

Hâkimin kendisine tanınan yetkiyle durumun gereğine göre karar verdiği kural içi boşluk
Kural içi boşluk, kanun koyucu tarafından meselenin bilerek ve isteyerek düzenlenmediği, çözümün 'durumun gereği', 'hakkaniyet' veya 'haklı sebep' gibi esnek kavramlarla hâkimin takdirine bırakıldığı durumdur. Bu durumda hâkim hukuk yaratmaz, mevcut kanunun kendisine tanıdığı 'takdir yetkisini' kullanır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki boşluğun niteliğini tespit etme
Kanun koyucunun bilerek ve isteyerek (bilinçli) düzenleme yapmadığı görülmektedir.
Kanun koyucu bazı durumlarda hayatın dinamizmini gözeterek katı kurallar koymak yerine çözümü hâkime bırakır.
2
Hâkimin yetki türünü belirleme
Hâkim 'hakkaniyet' ve 'durumun gereği' gibi kavramları kullanarak takdir yetkisi kullanmaktadır.
Kural içi boşluklarda hâkim hukuk yaratmaz, kanunun kendisine çizdiği sınırlar içinde takdir yetkisini kullanır.
3
Boşluk türünü sınıflandırma
Bu durum teknik olarak 'Kural İçi Boşluk' olarak adlandırılır.
Kanun koyucunun isteyerek bıraktığı boşluklar kural içi, istemeden bıraktığı boşluklar kural dışı boşluktur.

Key Concept

Kural İçi Boşluk ve Takdir Yetkisi

Hints

1
Boşluğun kanun koyucu tarafından 'bilerek ve isteyerek' mi yoksa 'istemeden' mi bırakıldığına dikkat edin.

Practice More

Hukuk boşluğu ile kanun boşluğu arasındaki hiyerarşik farkları ve hâkimin izlemesi gereken sırayı tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 347Question

Hukuk doktrininde, bir ülkenin hukuk düzenini oluşturan kurallar bütünü ele alınırken farklı kapsam ve niteliklere sahip kategoriler tanımlanmıştır. Bu çerçevede yapılan bir bilimsel çalışmada şu tespitlere yer verilmiştir:

- Sadece yetkili devlet makamları tarafından usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş yazılı kuralların (Anayasa, kanun, yönetmelik vb.) tamamı dar bir çerçevede ele alınmalıdır.
- Buna karşılık, hem bu yazılı kuralları hem de toplumda bağlayıcılığı kabul edilen yazısız örf ve adet kurallarını kapsayan 'yürürlükteki hukuk' bütünü daha geniş bir kavramla ifade edilmelidir.
- Ayrıca, mevcut kurallardan bağımsız olarak, adaleti temel alan ve toplumsal ihtiyaçlara göre 'olması gereken' ideal düzeni temsil eden hukuk anlayışı bu kategorilerden ayrı tutulmalıdır.

Buna göre, metinde sırasıyla vurgulanan hukuk türleri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk

Answer

Metindeki tanımların karşılığı sırasıyla Mevzu Hukuk, Pozitif Hukuk ve Tabii Hukuk olmalıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, metindeki üç öncülü de kavramsal olarak tam karşılamaktadır: Yazılı kurallar (Mevzu), yazılı ve yazısız kurallar (Pozitif) ve ideal olan hukuk (Tabii).

Step-by-Step Solution

1
Birinci tanımı analiz etme
Sadece yetkili makamlarca konulan 'yazılı' kurallar toplamı Mevzu Hukuk olarak tanımlanır.
Mevzuat (yazılı kurallar) kökünden gelen bu kavram unvanı sadece resmi metinleri kapsar.
2
İkinci tanımı analiz etme
Hem yazılı kuralları hem de yazısız (örf-adet) kuralları kapsayan yürürlükteki hukuk bütünü Pozitif (Müspet) Hukuktur.
Pozitif hukuk, mevcut olan tüm bağlayıcı kuralların (yazılı + yazısız) en geniş kümesidir.
3
Üçüncü tanımı analiz etme
Olması gereken, ideal ve adaleti temsil eden hukuk Tabii (Doğal/İdeal) Hukuktur.
Bu kavram yürürlükteki 'olan' hukuktan ziyade, vicdan ve akla dayalı 'olması gereken' standartları ifade eder.
4
Sıralamayı doğrulama
Mevzu - Pozitif - Tabii sıralaması doğru eşleşmedir.
Metindeki mantıksal akış dar kapsamdan genişe ve ardından ideal olana geçiş yapmaktadır.

Key Concept

Hukuk Türleri Arasındaki Kapsam Farkları

Hints

1
Yazılı kurallar bütünü ile hem yazılı hem yazısız kurallar bütünü arasındaki farka odaklanın.
2
'Mevzuat' kelimesinin 'Mevzu Hukuk' ile ilişkisini hatırlayın; mevzuat sadece yazılı metinleri içerir.
3
Pozitif hukuk en geniş kümedir ve Mevzu hukuku kapsar. Tabii hukuk ise henüz yasalaşmamış bir idealdir.

Practice More

Pozitif hukuk içinde yer alan yazısız kaynakların (örf ve adet) hangi şartlarda mahkemelerce uygulandığını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 348Question

Türk hukuk sisteminde hâkim, bir uyuşmazlığı karara bağlarken yazılı hukuk kurallarında olaya doğrudan uygulanabilecek bir hüküm bulamazsa, kanun boşluğu ile karşı karşıya kalır. Ancak kanun koyucu, bazı durumlarda meselenin çözümünü bilerek ve isteyerek; 'haklı sebepler', 'hâlin icabı' veya 'adalet gereği' gibi esnek kavramlar kullanarak doğrudan hâkimin değerlendirmesine bırakmıştır.

Bu parçada ifade edilen; kanun koyucunun uyuşmazlığın çözümünü somut olayın özelliklerine göre belirlemesi için hâkime bıraktığı boşluk türü ve bu boşluğun doldurulmasında hâkimin başvurduğu yetki aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Kural içi boşluk - Takdir yetkisi

Answer

Kanun koyucunun bilerek bıraktığı boşluk türü 'Kural içi boşluk', bu boşlukta başvurulan imkân ise 'Takdir yetkisi'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, kanun koyucunun esnek kavramlar (haklı sebep, uygun tazminat vb.) kullanarak çözümü hâkime devrettiği durumu ifade etmektedir. Bu durum doktrinde 'kural içi boşluk' olarak tanımlanır ve hâkim bu boşluğu doldururken 'takdir yetkisini' (TMK m. 4) kullanır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen ipuçlarını analiz etme
'Haklı sebepler', 'hâlin icabı' gibi ifadelerin kanun koyucu tarafından 'bilerek ve isteyerek' bırakıldığı tespit edilir.
Bu ifadeler kanun koyucunun bir hatası değil, hâkime alan açma iradesidir.
2
Boşluk türünü belirleme
Kanun koyucunun bilerek bıraktığı boşlukların 'Kural içi boşluk' olduğu belirlenir.
Kural içi boşluklar, kural dışı (ihmal kaynaklı) boşluklardan irade unsuruyla ayrılır.
3
Hâkimin yetkisini eşleştirme
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca bu tür boşluklarda 'Takdir yetkisi'nin kullanıldığı teyit edilir.
Hâkim burada yeni bir hukuk kuralı yaratmaz, var olan kuralın içini somut olaya göre doldurur.

Key Concept

Kural içi boşluk ve Takdir yetkisi ayrımı

Hints

1
Kanun koyucunun 'bilerek' bıraktığı boşluklar ile 'hataen' bıraktığı boşluklar farklıdır.
2
Eğer kanunda 'haklı sebep' veya 'hâlin icabı' gibi ifadeler varsa, kanun koyucu çözümü hâkimin değerlendirmesine bırakmış demektir.
3
Hukuk yaratma yetkisi (TMK m. 1) 'hukuk boşluğu'nda, takdir yetkisi (TMK m. 4) ise 'kural içi boşluk'ta kullanılır.

Practice More

Gerçek (açık) ve gerçek olmayan (örtülü) boşluklar arasındaki farkı pekiştirmek için teleolojik indirgeme kavramını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 349Question

Toplumsal düzeni sağlayan din, ahlak ve görgü kuralları ihlal edildiğinde birey; günahkâr sayılma, ayıplanma veya vicdan azabı çekme gibi 'manevi' yaptırımlarla karşılaşırken, hukuk kurallarının ihlali durumunda 'maddi' yaptırımlar devreye girer.

Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İhlali durumunda kamu gücü (devlet) tarafından desteklenen zorlayıcı bir yaptırıma tabi olması

Answer

İhlali durumunda kamu gücü (devlet) tarafından desteklenen zorlayıcı bir yaptırıma tabi olması
Hukuk kuralları, toplumsal düzeni sağlayan diğer kurallardan (din, ahlak, görgü) farklı olarak, devletin egemenlik gücüne dayanır. Bu kurallara aykırı hareket edildiğinde kamu gücü (polis, jandarma, mahkemeler) devreye girerek kuralın gereğinin yerine getirilmesini sağlar veya kuralı ihlal edeni cezalandırır. Bu durum 'maddi yaptırım' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal düzen kurallarını sınıflandırın.
Din, ahlak, görgü ve hukuk kuralları toplumsal yaşamı düzenleyen temel normlardır.
Soruda istenen ayrımı yapabilmek için tüm kuralların ortak ve farklı yönlerini bilmek gerekir.
2
Yaptırım türlerini (maddi ve manevi) analiz edin.
Hukuk dışındaki kurallar manevi yaptırımlıdır (dışlanma, ayıplanma, günah vb.); hukuk kuralları ise maddi yaptırımlıdır (hapis, para cezası, tazminat vb.).
Hukuku diğerlerinden ayıran en net kriter devlet gücüyle uygulanan zorlamadır.
3
Maddi yaptırımın kaynağını belirleyin.
Hukuk kurallarının arkasında devletin cebir (zorlama) yetkisi ve kamu gücü bulunur.
Diğer sosyal düzen kurallarının ihlalinde devlet organları doğrudan müdahale etmez.

Key Concept

Hukuk kurallarının maddi yaptırımlı (devlet gücü destekli) olması

Hints

1
Kuralların arkasındaki 'zorlayıcı güç' kimdir?
2
Din ve ahlak kurallarının ihlalinde devlet hapis cezası verir mi?
3
Hukuk kurallarını çiğnediğinizde karşınıza kim çıkar? (Polis, Mahkeme vb.)

Practice More

Hukuk kurallarının yaptırım türlerini (cebir, tazminat, hükümsüzlük) incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:45s
Question 350Question

Hukuk teorisinde normların geçerliliği ve kapsamı üzerine yapılan incelemelerde; bir ülkede fiilen uygulanan 'yazılı ve yazısız' kurallar bütünü, bu bütünün yalnızca yetkili makamlarca yürürlüğe konulmuş 'yazılı' kısmı ve ulaşılmak istenen 'ideal/doğal' hukuk arasındaki mantıksal ayrım büyük önem taşır.

Buna göre; 'ideal olan hukuk', 'yazılı ve yazısız yürürlükteki hukuk' ve 'sadece yetkili makamlarca konulmuş yazılı hukuk' kavramlarını karşılayan terimler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Tabii Hukuk - Pozitif Hukuk - Mevzu Hukuk

Answer

İdeal hukuku temsil eden 'Tabii Hukuk', yazılı ve yazısız tüm yürürlükteki kuralları kapsayan 'Pozitif Hukuk' ve sadece yetkili makamlarca konulan yazılı metinleri ifade eden 'Mevzu Hukuk' sıralaması doğrudur.
Doğru seçenekte belirtilen sıralama, sorudaki tanımlarla tam olarak örtüşmektedir. Tabii hukuk (ideal), insanların zihnindeki adalet duygusuna dayanan hukuktur. Pozitif hukuk (müspet), bir ülkede belli bir zamanda uygulanan tüm kuralları (yazılı ve yazısız) kapsar. Mevzu hukuk (mevzuat) ise bu bütünden sadece devletin yetkili organlarınca oluşturulan yazılı metinleri ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Kavramların kapsamını belirle
Tabii Hukuk = Adalet ideali; Pozitif Hukuk = Yazılı + Yazısız yürürlükteki hukuk; Mevzu Hukuk = Sadece yazılı hukuk.
Soruda istenen üç temel hukuk türünün tanımlarını netleştirmek gerekir.
2
İstenen sıralamaya göre eşleştirme yap
1. İdeal (Tabii), 2. Yazılı+Yazısız (Pozitif), 3. Sadece Yazılı (Mevzu).
Soru kökündeki 'sırasıyla' ifadesi doğru kategorizasyonu zorunlu kılar.

Key Concept

Hukuk Türlerinin Kaynak ve İdealite Bakımından Ayrımı

Hints

1
'Yürürlükte olan' (pozitif/mevzu) ile 'olması gereken' (tabii) ayrımına odaklanın.
2
Mevzu hukuk sadece 'mevzuat' yani yazılı metinlerdir; pozitif hukuk ise buna 'örf ve adet' gibi yazısız unsurları da ekler.
3
Şu matematiksel kümeyi hatırlayın: Mevzu Hukuk ⊂ Pozitif Hukuk.

Practice More

Türk hukukunda 'yazısız kaynakların' (örf ve adet) hangi durumda ve hangi hukuk dalında (Medeni Hukuk) asli kaynak sayıldığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 351Question

Türk hukuk sisteminde hukuk kuralları, en üstte Anayasa'nın bulunduğu ve normların birbirine aykırı olamayacağı bir 'normlar hiyerarşisi' (normlar piramidi) içinde yer alır. Bu hiyerarşik düzende yer alan kurallar arasındaki ilişki dikkate alındığında; usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda çıkabilecek uyuşmazlıklarda, 1982 Anayasası uyarınca aşağıdakilerden hangisi uygulanır?

Show answer & explanation

Answer: Milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.

Answer

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.
Türk hukukunda normlar hiyerarşisi kuralına göre normalde kanunlar ile milletlerarası antlaşmalar aynı seviyededir. Ancak 1982 Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasına göre; usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda, çıkabilecek uyuşmazlıklarda antlaşma hükümleri esas alınır. Bu, antlaşmaların bu spesifik alanda kanunlara göre 'uygulama üstünlüğü' olduğunu ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Normlar hiyerarşisindeki basamakları belirleme
Anayasa > Kanun = Milletlerarası Antlaşma (Genel) > CB Kararnamesi > Yönetmelik
Hukuk kaynaklarının güç sıralamasını anlamak için ilk adımdır.
2
Anayasa'nın 90. maddesindeki özel durumu inceleme
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmaların kanunlarla çakışması durumunda antlaşmaya öncelik verilir.
2004 yılındaki anayasa değişikliği ile getirilen bu istisnai kuralı uygulamak gerekir.
3
Uyuşmazlığı çözüme kavuşturma
Milletlerarası antlaşma hükümleri, kanun hükümlerinin önüne geçer ve uygulanır.
Anayasa'nın amir hükmü gereği uyuşmazlığın tek çözüm yolu budur.

Key Concept

Temel Hak ve Özgürlüklere İlişkin Antlaşmaların Kanun Üstünlüğü (Anayasa m.90)

Hints

1
Normalde kanunlar ve antlaşmalar aynı basamaktadır, ancak 'temel haklar' söz konusu olduğunda bir istisna vardır.
2
Anayasa'nın 90. maddesinde 2004 yılında yapılan değişikliği ve hangi belgenin üstün tutulduğunu hatırlayın.
3
Hukuk sistemimizde insan hakları antlaşmaları, kanunlarla çelişirse mahkemeler tarafından öncelikle uygulanmak zorundadır.

Practice More

Milletlerarası antlaşmaların yargısal denetiminin mümkün olup olmadığını ve bu durumun hiyerarşideki yerini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 352Question

Bir hukuki işlemin meydana gelebilmesi için gerekli olan kurucu unsurlar (irade beyanı, konu, taraflar) tam olarak mevcut olmasına rağmen; işlemin içeriğinin emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olması durumunda uygulanan yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mutlak Butlan

Answer

Mutlak butlan, bir hukuki işlemin kurucu unsurları tam olmasına rağmen emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olması ya da konusunun imkansız olması durumunda işlemin baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır.
Mutlak butlan, hukuki işlemin kurucu unsurları mevcut olsa dahi, içeriğinin emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka aykırı olması veya konusunun imkansız olması durumunda uygulanan kesin hükümsüzlük halidir. Bu durumda işlem baştan itibaren geçersizdir ve sonradan düzeltilemez.

Step-by-Step Solution

1
Kurucu unsurların varlığını kontrol et.
İrade beyanı, konu ve taraflar mevcut olduğundan işlem 'yokluk' ile sakat değildir.
Yokluk yaptırımı sadece temel unsurlardan birinin eksikliği (örneğin evlendirme memuru olmadan evlenme) durumunda uygulanır.
2
İşlemin içeriğinin hukuka uygunluğunu incele.
İşlem içeriği emredici kurallara veya genel ahlaka aykırıdır.
Kanun, toplum düzenini korumak için bazı konuların sözleşmeye konu edilmesini kesin olarak yasaklamıştır.
3
Uygun yaptırım türünü belirle.
İşlem mutlak butlan ile sakattır.
Kurucu unsurları tam olup içeriği hukuka aykırı olan işlemler hukuk düzeninde 'ölü doğmuş' kabul edilir ve mutlak butlan yaptırımına tabi olur.

Key Concept

Hükümsüzlük Türleri: Yokluk ve Mutlak Butlan Ayrımı

Hints

1
İşlemin kurucu unsurlarının (iskeletinin) tam olması, işlemin 'yokluk' ile sakat olmadığını gösterir.
2
İşlemin içeriğinin emredici kurallara veya kamu düzenine aykırı olması, onun hukuk düzeni tarafından korunmayacağı anlamına gelir.
3
Bu yaptırım türünde işlem baştan itibaren ölü doğmuştur; hakim bunu kendiliğinden dikkate alır ve herkes ileri sürebilir.

Practice More

Mutlak butlan ile nispi butlan arasındaki farkları (kimlerin ileri sürebileceği, hakimin re'sen dikkate alıp almayacağı) çalışarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 353Question

Hâkim, önüne gelen bir uyuşmazlıkta; hem yazılı hukuk kurallarında hem de örf ve adet hukukunda olaya uygulanacak herhangi bir kural bulunmadığını tespit etmiştir. Bu durumda hâkim, Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan yetkisini kullanarak, 'kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse' o yolda bir kural oluşturmuş ve uyuşmazlığı çözüme kavuşturmuştur.

Bu olayda hâkimin gerçekleştirdiği hukukî faaliyet ve karşılaştığı boşluk türü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Hâkimin yarattığı bu hukuk kuralı, tıpkı kanunlar gibi genel ve soyut bir nitelik taşıyarak diğer tüm mahkemeler ve benzer olaylar için kesin olarak bağlayıcı bir kaynak hâline gelir.

Answer

Hâkimin yarattığı hukuk kuralının genel, soyut ve diğer mahkemeler için kesin bağlayıcı olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü Türk hukuk sisteminde hâkimin uyuşmazlık çözerken yarattığı hukuk kuralı, yasama organının koyduğu kanunlar gibi genel, soyut ve tüm mahkemeleri bağlayan bir norm niteliği taşımaz. Hâkimin hukuk yaratması, 'münferit' (olaya özgü) bir faaliyettir. Sadece 'İçtihadı Birleştirme Kararları' genel ve bağlayıcı hukuk kaynağı niteliğindedir.

Step-by-Step Solution

1
Olaya uygulanacak yazılı ve yazısız kaynakların durumunu kontrol et.
Yazılı kural yoksa 'kanun boşluğu', yazısız kural (örf ve adet) da yoksa 'hukuk boşluğu' oluşur.
Hâkimin hukuk yaratma yetkisinin doğması için hukuk boşluğunun varlığı şarttır.
2
Hâkimin hukuk yaratırken izlemesi gereken yöntemi belirle.
Hâkim, Medeni Kanun m. 1 uyarınca 'kanun koyucu gibi' hareket etmelidir.
Bu yetki, hâkimin uyuşmazlığı karara bağlama (hukuktan kaçınma yasağı) zorunluluğundan gelir.
3
Hâkimin yarattığı kuralın hukukî niteliğini ve kapsamını analiz et.
Yaratılan kural sadece o uyuşmazlık için bağlayıcıdır; genel ve soyut bir kanun hükmü statüsü kazanmaz.
Kuvvetler ayrılığı gereği, genel ve soyut kural koyma yetkisi sadece yasama organına (veya istisnai olarak İçtihadı Birleştirme Kararı veren yüksek mahkemelere) aittir.

Key Concept

Hukuk Boşluğu ve Hâkimin Hukuk Yaratması

Hints

1
Yazılı ve yazısız tüm kaynaklar tükendiğinde ortaya çıkan boşluk türünü ve bu boşluğu doldurma yetkisinin sınırlarını düşünün.
2
Hâkimin m. 1 yetkisiyle oluşturduğu kuralın, bir TBMM yasasıyla aynı 'genellik' ve 'bağlayıcılık' düzeyinde olup olmadığını sorgulayın.
3
Kuvvetler ayrılığı ilkesini hatırlayın; hâkim bir yasama organı mıdır yoksa sadece önüne gelen davayı mı çözer?

Practice More

İçtihadı birleştirme kararlarının hukuk hiyerarşisindeki yerini ve bağlayıcılığını inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
Question 354Question

Türk hukuk sisteminde hukuki işlemlerin kurucu unsurlarındaki eksiklikler, emredici hukuk kurallarına aykırılıklar veya irade beyanındaki sakatlıklar farklı yaptırımlara tabidir.

Buna göre;
I. Resmi evlendirme memuru bulunmaksızın, sadece tanıklar huzurunda gerçekleştirilen bir evlilik akdi,
II. Ayırt etme gücü sürekli olarak bulunmayan bir kimsenin tek başına yaptığı bir taşınmaz satım sözleşmesi,
III. Bir kimsenin, ağır bir tehdit (ikrah) altında piyasa değerinin çok altında bir bedelle otomobilini satmaya razı olması

durumlarının hukuki yaptırım türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Yokluk - Mutlak Butlan - Nispi Butlan

Answer

Verilen senaryolarda sırasıyla yokluk, mutlak butlan ve nispi butlan yaptırımları söz konusudur.
Resmi evlendirme memuru önünde yapılmayan bir evlilikte, işlemin kurucu unsuru eksik olduğu için yaptırım 'yokluk'tur. Ayırt etme gücü olmayan birinin işlemi, emredici kurallara aykırılık ve ehliyetsizlik nedeniyle 'mutlak butlan' ile sakattır. Tehdit (ikrah) altında yapılan işlem ise irade sakatlığı kategorisine girer ve 'nispi butlan' (iptal edilebilirlik) sonucunu doğurur.

Step-by-Step Solution

1
I. durumun analizi
Yokluk
Evlilik akdinin kurucu unsurlarından biri olan 'resmi evlendirme memuru'nun yokluğu, işlemin hukuk dünyasında hiç doğmamasına neden olur.
2
II. durumun analizi
Mutlak Butlan
İşlemin kurucu unsurları (taraflar, irade, konu) mevcut olsa da, emredici bir kural olan 'ayırt etme gücü'nün eksikliği işlemi baştan itibaren geçersiz kılar.
3
III. durumun analizi
Nispi Butlan
İrade beyanında sakatlık (ikrah/korkutma) olması durumunda işlem geçerli kurulur ancak mağdur tarafa belirli bir süre içinde işlemi iptal etme hakkı tanınır.

Key Concept

Hükümsüzlük türlerinin (yokluk, mutlak butlan, nispi butlan) kurucu unsur ve geçerlilik şartı bakımından ayrımı.

Hints

1
İşlemin hiç doğmaması (kurucu unsur eksikliği) ile ölü doğması (emredici kural ihlali) arasındaki farkı düşünün.
2
Medeni Kanun'a göre resmi nikah memuru olmadan kıyılan dini nikahlar hukuk sistemimizde tanınmaz.
3
İrade sakatlıkları (hata, hile, ikrah) her zaman işlemin belirli bir süre içinde iptal edilebilmesine (nispi butlan) imkan tanır.

Practice More

Tek taraflı bağlamazlık (askıda geçersizlik) kavramını ve temsil yetkisi olmayan birinin yaptığı işlemleri inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 355Question

Bir hukuk kuramcısı, hukuk sistemini analiz ederken şu üç temel ayrımı yapmıştır:

1. Ayrım: "Sadece yetkili devlet organları tarafından usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş metinleri kapsayan dar bir alanı ifade eder."
2. Ayrım: "Yazılı metinlerin yanı sıra, devletin yaptırımla desteklediği toplumsal örf ve adetleri de içine alan, ülkede fiilen uygulanan tüm kurallar bütünüdür."
3. Ayrım: "Mevcut kuralların ötesinde, insanın doğasından gelen, akıl ve vicdan yoluyla ulaşılan en adil düzen arayışıdır."

Kuramcının yaptığı bu ayrımların hukuk bilimindeki karşılıkları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: 1: Mevzu Hukuk, 2: Pozitif Hukuk, 3: Tabii Hukuk

Answer

Kuramcının yaptığı tanımlar sırasıyla Mevzu Hukuk, Pozitif Hukuk ve Tabii Hukuk kavramlarını ifade etmektedir.
Doğru seçenek olan eşleştirmede; sadece yetkili makamlarca konulan kuralların (1) Mevzu Hukuk olduğu, buna yazısız kuralların eklenmesiyle oluşan fiili bütünlüğün (2) Pozitif Hukuk olduğu ve akıl yoluyla ulaşılan idealin (3) Tabii Hukuk olduğu tam olarak karşılanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci tanımın analizi
Mevzu Hukuk
Sadece yetkili makamlarca konulan yazılı metinler (anayasa, kanun vb.) 'Mevzuat' yani Mevzu Hukuk'u oluşturur.
2
İkinci tanımın analizi
Pozitif Hukuk
Yazılı kurallara (mevzuat) ek olarak yazısız (örf-adet) kuralları da kapsayan en geniş yürürlükteki hukuk tanımı Pozitif (Müspet) Hukuk'tur.
3
Üçüncü tanımın analizi
Tabii Hukuk
Olması gereken, insan aklına dayalı, evrensel ve ideal hukuk anlayışı Tabii (Doğal/İdeal) Hukuk olarak adlandırılır.

Key Concept

Hukukun Türleri ve Kapsam Farkları

Hints

1
Bir ülkede uygulanan 'yazılı + yazısız' kuralların toplamına ne dendiğini düşünün.
2
Mevzuat (Mevzu Hukuk) terimi sadece yetkili makamlarca 'vazedilen' yani yazılan kuralları ifade eder.
3
Olması gereken ideal hukuk, bugün yürürlükte olmasa bile aklın rehberliğinde ulaşılan 'doğal' (tabii) hukuktur.

Practice More

Pozitif hukuk ile mevzu hukuk arasındaki farkı pekiştirmek için, örf ve adet kurallarının hangi durumda pozitif hukuka dahil olduğunu araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 356Question

Bir uyuşmazlığın çözümü için başvurulan kaynaklarda hem yazılı normların hem de örf ve adet hukukuna dayalı yazısız kuralların bulunmaması hâlinde karşılaşılan boşluk türü ve bu durumda hâkimin izleyeceği yol aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hukuk boşluğu - Hukuk yaratma

Answer

Hukuk boşluğu - Hukuk yaratma
Hukuk boşluğu, bir uyuşmazlığın çözümü için ne yazılı hukuk kurallarında ne de örf ve adet hukuku gibi yazısız kurallarda bir hükmün bulunmaması durumudur. Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesine göre bu durumda hâkim uyuşmazlığı çözümsüz bırakamaz; kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural getirecek idiyse o şekilde karar vererek 'hukuk yaratır'.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlığa uygulanacak yazılı kuralların kontrolü
Yazılı kaynaklarda (Anayasa, Kanun vb.) çözüm bulunamadı.
Hâkim uyuşmazlığı çözmek için öncelikle birincil kaynaklara bakmak zorundadır.
2
Uyuşmazlığa uygulanacak yazısız kuralların kontrolü
Yazısız kaynaklarda (Örf ve Adet Hukuku) çözüm bulunamadı.
Yazılı kaynak yoksa hâkim ikincil kaynak olan örf ve adet hukukuna başvurur.
3
Boşluk türünün tespiti
Hukuk Boşluğu
Hem yazılı hem de yazısız hukuk kaynaklarında uygulanabilir bir hükmün bulunmaması hukuk boşluğu olarak tanımlanır.
4
Çözüm yönteminin belirlenmesi
Hâkimin Hukuk Yaratması
Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesine göre, hukuk boşluğu durumunda hâkim kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.

Key Concept

Hukuk Boşluğu ve Hâkimin Hukuk Yaratması

Hints

1
Hâkim, uyuşmazlığı çözerken önce kanunlara, ardından örf ve adet kurallarına bakar.
2
Eğer her iki kaynakta da cevap yoksa, karşılaşılan durum sadece kanunu değil tüm hukuk sistemini kapsayan bir boşluktur.
3
Hâkim bu durumda uyuşmazlığı reddedemez; Medeni Kanun ona kendisi kanun koyucuymuş gibi davranma yetkisi verir.

Practice More

Kural içi boşluk ve kural dışı boşluk arasındaki temel farkları gözden geçirmek için hâkimin takdir yetkisi kavramını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 357Question

1982 Anayasası'nın 90. maddesinde yer alan "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır." hükmü dikkate alındığında, bu antlaşmaların hukuki rejimi ve normlar hiyerarşisindeki yeri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Temel haklara ilişkin milletlerarası antlaşmalar, normlar hiyerarşisinde Anayasa'nın da üzerinde yer alır.

Answer

Temel haklara ilişkin milletlerarası antlaşmaların Anayasa'nın üzerinde yer aldığı ifadesi yanlıştır; bu antlaşmalar kanunların üzerinde ancak Anayasa'nın altındadır.
Türk hukuk sisteminde 'Anayasanın Üstünlüğü' ilkesi esastır. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar, 2004 değişikliğiyle kanunlar karşısında bir uygulama önceliği kazanmış olsa da, hiyerarşik olarak hala Anayasa'nın altında yer alırlar. Dolayısıyla bu antlaşmaların Anayasa'nın üzerinde olduğu ifadesi hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Normlar hiyerarşisinin temel kuralını hatırla.
Anayasa her zaman en üsttedir.
Hukuk sisteminin en tepesinde Anayasa yer alır ve hiçbir düzenleme ona aykırı olamaz.
2
Milletlerarası antlaşmaların genel statüsünü belirle.
Usulüne göre yürürlüğe konulan antlaşmalar 'kanun hükmündedir'.
Anayasa madde 90 uyarınca bu antlaşmalar yasama organının onayıyla iç hukukun bir parçası olur.
3
2004 Anayasa değişikliğindeki istisnayı analiz et.
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalar, kanunlarla çatıştığında antlaşma esas alınır.
Bu durum antlaşmaya hiyerarşik bir üstünlükten ziyade bir 'uygulama önceliği' tanır.
4
Denetim mekanizmasını kontrol et.
Antlaşmalar için anayasaya aykırılık denetimi kapalıdır.
Bu durum antlaşmaların Anayasa'dan üstün olduğu anlamına gelmez, sadece yargısal denetimden muaf tutulduklarını gösterir.

Key Concept

Normlar hiyerarşisinde temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmaların özel statüsü

Hints

1
Anayasa'nın 90. maddesindeki bu özel durumun sadece 'temel haklar' ve 'kanunlar' arasındaki ilişkiyi düzenlediğine dikkat edin.
2
Bir normun yargısal denetimden muaf olması (AYM'ye gidilememesi), o normun Anayasa'dan üstün olduğu anlamına gelmez.
3
Normlar hiyerarşisi piramidinin en tepesinde her zaman Anayasa bulunur; temel hak antlaşmaları kanunların bir adım üzerine çıkmış olsa da Anayasa'yı aşamazlar.

Practice More

Milletlerarası antlaşmaların onaylanma süreci ve TBMM'nin buradaki rolünü incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 30s
Question 358Question

Antika eserlere ilgi duyan bir kişinin, satıcının kendisini yanıltması (hile) sonucunda aslında değersiz bir taklit olduğunu bilmediği bir vazoyu yüksek bir bedelle satın aldığı bir senaryoda; kurucu unsurları mevcut olan ancak irade sakatlığı ile sakatlanmış bu sözleşmeye uygulanacak yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nispi Butlan

Answer

Nispi Butlan
Nispi butlan, bir hukuki işlemin kurucu unsurları ve emredici kurallara uygunluğu tam olmasına rağmen, işlemi yapan taraflardan birinin iradesinin hata, hile veya korkutma gibi nedenlerle sakatlanmış olması durumunda ortaya çıkar. Bu tür işlemler, iradesi sakatlanan kişi tarafından belirli bir süre içinde iptal edilene kadar geçerli kabul edilir. Sorudaki 'hile' durumu, klasik bir nispi butlan nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki işlemin yapısını analiz edin.
Sözleşme kurulmuştur ve taraflar, konu, irade açıklaması gibi kurucu unsurlar tamdır; bu nedenle 'Yokluk' söz konusu değildir.
Yaptırım türünü belirlemek için önce işlemin doğup doğmadığı kontrol edilmelidir.
2
Geçerlilik şartlarını kontrol edin.
Sözleşmenin konusu emredici kurallara veya genel ahlaka aykırı değildir; bu nedenle 'Mutlak Butlan' uygulanmaz.
Mutlak butlan, kamu düzenini ilgilendiren ağır eksikliklerde devreye girer.
3
İrade sakatlığını (hile) değerlendirin.
Alıcının satıcı tarafından yanıltılması (hile) bir irade sakatlığıdır. Türk Borçlar Kanunu'na göre iradesi sakatlanan taraf, sözleşmeyi nispi butlan yaptırımı uyarınca iptal edebilir.
Hata, hile ve ikrah (korkutma) durumlarında uygulanan temel yaptırım nispi butlandır.

Key Concept

İrade sakatlıkları (hata, hile, ikrah) durumunda uygulanan hükümsüzlük türü olan Nispi Butlan.

Hints

1
Hukuki işlemin tarafları ve konusu mevcut olduğuna göre, işlem 'doğmuş' mudur yoksa 'doğmamış' mıdır?
2
Satıcının alıcıyı yanıltması (hile), sözleşmenin kamu düzenine aykırı olduğu anlamına mı gelir, yoksa sadece bir kişinin kararı mı etkilenmiştir?
3
Hata, hile ve korkutma (ikrah) durumlarında işlemin 'baştan geçersiz' değil, sonradan 'iptal edilebilir' olduğunu hatırlayın.

Practice More

Mutlak butlan ve yokluk arasındaki farkı pekiştirmek için 'resmi evlendirme memuru önünde yapılmayan evlilik' (yokluk) ile 'amca-yeğen arasındaki evlilik' (mutlak butlan) örneklerini inceleyin.
Estimated Time:1m 15s
Question 359Question

Bir uyuşmazlıkta hâkim; olaya uygulanabilecek yazılı bir normun bulunduğunu, ancak bu normun lafzen (sözüyle) uygulanmasının kanun koyucunun asıl amacıyla bağdaşmadığını, adaletsiz ve aşırı sonuçlar doğuracağını tespit etmiştir. Bu durumda hâkim, söz konusu normun kapsamını daraltarak somut olayı o normun uygulama alanı dışına çıkarmış ve uyuşmazlığı çözüme kavuşturmuştur.

Buna göre hâkimin karşılaştığı boşluk türü ve bu boşluğu gidermek için başvurduğu yöntem aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Örtülü boşluk - Amaca uygun sınırlama (Teleolojik reduksiyon)

Answer

Hâkimin karşılaştığı durum örtülü boşluktur ve başvurulan yöntem amaca uygun sınırlama (teleolojik reduksiyon) işlemidir.
Doğru yanıt olan seçenek, somut olaydaki hukuki analizi eksiksiz yansıtmaktadır. Hâkimin bir normun varlığına rağmen onun kapsamını 'adalet' ve 'kanun koyucunun amacı' adına daraltması, literatürde 'Örtülü Boşluk' (Gerçek Olmayan Boşluk) olarak adlandırılır. Bu boşluğun giderilmesi için kullanılan teknik ise 'Amaca Uygun Sınırlama' (Teleolojik Reduksiyon) yöntemidir.

Step-by-Step Solution

1
Yazılı normun varlığını kontrol et.
Yazılı bir norm mevcuttur.
Uyuşmazlıkta uygulanabilecek bir hükmün olması durumu, açık boşluk (gerçek boşluk) ihtimalini eler.
2
Normun lafzi (sözüyle) uygulanmasının sonuçlarını değerlendir.
Hükmün sözüyle uygulanması kanun koyucunun amacına aykırı ve adaletsizdir.
Hüküm var olmasına rağmen lafzen uygulanmaması gereken durumlar 'Örtülü Boşluk' olarak tanımlanır.
3
Boşluğu giderme yöntemini belirle.
Hükmün kapsamı daraltılarak (teleolojik reduksiyon) uyuşmazlık hüküm dışı bırakılır.
Hukuk yaratma (gap filling) yerine mevcut hükmün sınırlarının amaca göre daraltılması gerekir.

Key Concept

Örtülü Boşluk ve Teleolojik Reduksiyon

Hints

1
Hükmün var olup olmadığını ve bu hükmün uygulanmasının 'adaletli' olup olmadığını kontrol edin.

Practice More

Boşluk türlerini (Kanun/Hukuk, Açık/Örtülü, Kural içi/Kural dışı) bir şema üzerinde karşılaştırarak çalışmanız bu karmaşık ayrımı pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 360Question

Hukuk doktrininde bir ülkede belirli bir zaman diliminde yürürlükte olan tüm hukuk kuralları incelenirken; bu kuralların sadece yasama veya idari organlar tarafından yürürlüğe konulmuş olması değil, aynı zamanda yargısal süreçlerde bağlayıcı kabul edilen yazısız normları da kapsaması gerektiği vurgulanmaktadır.

Bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda, bir ülkede belli bir dönemde yürürlükte olan yazılı ve yazısız hukuk kurallarının tamamını kapsayan hukuk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pozitif Hukuk

Answer

Pozitif (Müspet) Hukuk, bir ülkede belli bir dönemde yürürlükte bulunan yazılı ve yazısız hukuk kurallarının tamamını ifade eden kavramdır.
Pozitif hukuk, bir devletin sınırları içinde belirli bir zamanda uygulanan, hem devletin yetkili organları tarafından oluşturulan yazılı kuralları hem de yargı organlarının uyuşmazlık çözmede başvurduğu yazısız kuralları (örf ve adet hukuku) bünyesinde barındıran en kapsayıcı hukuk türüdür.

Step-by-Step Solution

1
Tanımda geçen 'yazılı' ve 'yazısız' ayrımını analiz etme
Soruda hem yazılı normlar (kanun, yönetmelik vb.) hem de yazısız normların (örf ve adet hukuku) toplamı istenmektedir.
Hukukun türleri arasındaki farklar, hangi kaynakları kapsadıklarıyla belirlenir.
2
Mevzu hukuk ile Pozitif hukuk arasındaki kapsam farkını değerlendirme
Mevzu hukuk sadece yazılı kaynakları (yetkili makamlarca konulanları) içerirken; Pozitif hukuk hem yazılı hem yazısız kaynakları içine alır.
Öğrencilerin en çok karıştırdığı nokta, örf ve adet hukukunun hangi kategoriye dahil olduğudur.
3
Olan hukuk (lexlex latalata) kavramı ile ilişkilendirme
Pozitif hukuk, mevcut durumda 'olan' hukuku temsil ederken, Tabii hukuk 'olması gereken' ideal hukuku temsil eder.
Bilimsel tanım olan hukuku (Pozitif) hedeflemektedir.

Key Concept

Pozitif Hukuk vs Mevzu Hukuk Kapsamı

Hints

1
Soruda hem yazılı hem de yazısız kuralların tamamını kapsayan bir terim aranıyor.
2
Mevzu hukuk sadece 'yazılı' olanı ifade ederken, Pozitif hukuk buna yazısız kuralları da ekler.
3
Eğer tanım sadece yetkili makamların koyduğu kuralları sorsaydı cevap Mevzu Hukuk olurdu; ancak örf ve adeti de dahil ettiği için doğru cevap Müspet (Pozitif) Hukuktur.

Practice More

Pozitif hukuk ile Mevzu hukuk arasındaki 'yazısız kaynak' farkını pekiştirmek için örf ve adet hukukunun hakim tarafından ne zaman uygulandığını (kanun boşluğu durumu) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 18 / 26Next