İdare Hukuku

613 questions

Question 181Question

19821982 Anayasası’nın “Mahalli İdareler” başlıklı 127127. maddesinde düzenlenen denetim yetkisi ve mahalli idare organlarının statüleri dikkate alındığında; seçilmiş organların görevleriyle ilgili bir suç sebebiyle görevden uzaklaştırılmaları ve organlık sıfatını kaybetmeleri süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuksal açıdan doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kaybetmeleri konusundaki denetim münhasıran yargı yolu (Danıştay) ile olur; ancak görevleri ile ilgili bir suç sebebiyle hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan organları veya üyelerini İçişleri Bakanı geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırabilir.

Answer

Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kaybetmeleri konusundaki denetim münhasıran yargı yolu ile olurken, İçişleri Bakanı'nın sadece görevle ilgili suçlarda geçici uzaklaştırma yetkisi bulunmaktadır.
Anayasa’nın 127127. maddesinin dördüncü fıkrasına göre; mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kaybetmeleri konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı geçici bir tedbir olarak kesin hükme kadar görevden uzaklaştırabilir. Bu hüküm, yerel yönetimlerin özerkliğini korurken aynı zamanda kamu hizmetinin güvenliğini sağlamayı amaçlayan bir dengedir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasal dayanağın belirlenmesi
19821982 Anayasası Madde 127127 (Mahalli İdareler)
Mahalli idarelerin kuruluşu ve denetimi anayasal düzeyde belirlenmiştir.
2
Organlık sıfatının kaybı ve görevden uzaklaştırma ayrımının yapılması
Organlık sıfatının kaybı = Yargısal Yetki; Geçici Uzaklaştırma = İdari Yetki
Anayasa, yerinden yönetim birimlerinin özerkliğini korumak için kesin sonlandırma yetkisini sadece yargıya (Danıştay) bırakmıştır.
3
İçişleri Bakanı'nın yetki sınırının tespiti
Sadece 'görevle ilgili bir suç' nedeniyle ve 'geçici' bir tedbir olarak uzaklaştırma yapabilir.
Bakanın yetkisi idari vesayet kapsamındadır ve cezalandırma değil, soruşturmanın selameti için alınan bir tedbirdir.
4
Doğru seçeneğin doğrulanması
Yargı yolu (Danıştay) ve İçişleri Bakanı ayrımını içeren ifade doğrudur.
Anayasa'nın lafzına tam uyum sağlamaktadır.

Key Concept

Mahalli İdareler Üzerindeki İdari Vesayet Denetimi ve Yargısal Korunma

Practice More

İl Özel İdaresi ve İl Genel İdaresi (Taşra) organları arasındaki yapısal farkları (Vali'nin çift statüsü) tekrar edin.
Estimated Time:2m 0s
Question 182Question

Danıştay içtihatları ve idare hukuku ilkeleri uyarınca, idarenin kendi tesis etmiş olduğu hukuka aykırı bir işlemi "idari istikrar" ve "hukuki güvenlik" ilkeleri gereği geri alabilmesi kural olarak dava açma süresi ile sınırlandırılmıştır. Ancak işlemin sakatlık derecesi veya tesis ediliş biçimi bu genel kuralın istisnalarını oluşturmaktadır.

Buna göre, idarenin hukuka aykırı bir idari işlemi hiçbir süre sınırlamasına tabi olmaksızın her zaman geri alabileceği haller arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: İdari bir makamın, aynı tüzel kişilik içindeki başka bir makamın yetki alanına giren konuda işlem yapması

Answer

İdari bir makamın, aynı tüzel kişilik içindeki başka bir makamın yetki alanına giren konuda işlem yapması (basit yetki tecavüzü), işlemin her zaman geri alınabileceği istisnai hallerden biri değildir.
Doğru yanıt olan seçenek, bir idari makamın diğerinin yetki alanına müdahale etmesini (yetki tecavüzü) ifade eder. Bu tür işlemler 'iptal edilebilir' niteliktedir ve hukuk düzeninde 'idari istikrar' ilkesi gereği ancak 60 günlük genel dava açma süresi içinde idare tarafından geri alınabilir. Bu süre geçtikten sonra, ilgilinin hilesi veya ağır bir sakatlık (yokluk gibi) söz konusu değilse, işlem kazanılmış hak benzeri bir korumadan yararlanır.

Step-by-Step Solution

1
İdari işlemin geri alınması kuralını belirle.
Hukuka aykırı işlemler kural olarak 60 günlük dava açma süresi içinde geri alınabilir.
Bu süre geçtikten sonra 'idari istikrar' ilkesi gereği işlem geri alınamaz hale gelir.
2
Süre sınırlaması olmayan 'istisnai' halleri tespit et.
Yokluk, ilgilinin hilesi/kusuru ve açık maddi hatalar istisnadır.
Hukuk düzeni, ağır sakatlıkların veya kötü niyetin idari istikrar arkasına sığınmasına izin vermez.
3
Seçeneklerdeki yetki sakatlıklarını karşılaştır.
Fonksiyon gaspı 'yokluk' sonucunu doğururken, basit yetki tecavüzü sadece 'iptal edilebilir' bir sakatlıktır.
Yetki tecavüzünde idare içinde bir yetki paylaşımı ihlali vardır ancak işlem idari bir işlem niteliğini koruduğu için 60 günlük süre kuralına tabidir.

Key Concept

İdari İşlemlerin Geri Alınması ve İdari İstikrar İlkesi

Hints

1
İdari istikrar ilkesine göre, bir işlem belli bir süre geçtikten sonra dokunulmazlık kazanır; ancak 'yokluk' gibi haller bu korumanın dışındadır.
2
Seçenekler arasında 'iptal edilebilirlik' ile 'yokluk' yaptırımlarını birbirinden ayırmaya çalışın. Sadece iptal edilebilir olanlar 60 günle sınırlıdır.
3
Yetki tecavüzü (aynı kurum içindeki makamlar arası yetki aşımı) işlemi yok saymaz, sadece hukuka aykırı kılar ve geri alma süresine tabidir.

Practice More

Yetki unsuruyla ilgili olarak 'Yetki Gaspı', 'Fonksiyon Gaspı' ve 'Yetki Tecavüzü' kavramlarını içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 183Question

Adalet Bakanlığına bağlı bir ceza infaz kurumunda, sistem güvenliğini artırmak amacıyla gerçekleştirilen rutin bir yazılım güncellemesi sırasında meydana gelen teknik bir aksaklık nedeniyle koğuş kapılarının kısa süreliğine açık kalması sonucunda bir hükümlü, başka bir hükümlü tarafından yaralanmıştır. İdare; güncelleme işleminin tamamen hukuka uygun olduğunu, arızanın ise teknik ve öngörülemez bir nitelik taşıdığını iddia ederek tazminat talebini reddetmiştir. Bu olaydaki hukuki durum ve idarenin sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi, idare hukuku ilkeleri çerçevesinde en isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Kamu hizmetinin yürütülmesi için gerekli olan teknik donanımın arızalanması 'hizmetin kötü işlemesi' kapsamında bir hizmet kusuru teşkil ettiğinden, idarenin tazminat sorumluluğu mevcuttur.

Answer

Kamu hizmetinin yürütülmesi için gerekli olan donanımın arızalanması bir 'hizmet kusuru' teşkil eder ve idarenin sorumluluğunu doğurur.
İdare hukukunda 'hizmet kusuru'; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi durumlarında ortaya çıkar. Bir cezaevinde güvenlik sisteminin yazılım güncellemesi nedeniyle arızalanması ve kapıların açık kalması, idarenin gözetim ve denetim görevini yerine getirememesi anlamında bir 'hizmetin kötü işlemesi' durumudur. Bu tür teknik aksaklıklar idarenin organizasyon kusuru sayılır ve tazminat sorumluluğunu doğurur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari faaliyetin ve zararın niteliği belirlenmelidir.
İdare, güvenlik sağlama yükümlülüğü altında bir güncelleme yaparken teknik bir arıza oluşmuş ve hükümlü yaralanmıştır.
Sorumluluğun türünü belirlemek için faaliyetin kusurlu olup olmadığına bakılmalıdır.
2
Teknik aksaklığın 'mücbir sebep' olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Arıza idarenin kendi sisteminde (içsel) olduğu için dışsallık şartı gerçekleşmemiştir; dolayısıyla mücbir sebep değildir.
Mücbir sebep için olayın idarenin dışından gelmesi gerekir.
3
Hizmet kusuru unsurları (kötü işleme, geç işleme, hiç işlememe) kontrol edilmelidir.
Güvenlik sisteminin güncelleme sırasında görevini yapamaması 'hizmetin kötü işlemesi' anlamına gelir.
Donanım yetersizliği veya arızası organizasyon kusuru kapsamında bir hizmet kusurudur.
4
Üçüncü kişinin eyleminin illiyet bağına etkisi incelenmelidir.
Diğer hükümlünün saldırısı, idarenin kapıları açık bırakma hatasıyla birleştiği için illiyet bağı kopmamıştır.
İdarenin ağır ihmali veya kusuru, üçüncü kişinin eylemini kolaylaştırmışsa idare sorumlu kalmaya devam eder.

Key Concept

Hizmet Kusuru (Organizasyon Kusuru)

Hints

1
Arızanın idarenin kendi sisteminde mi yoksa tamamen dışarıdan gelen (deprem gibi) bir etkiden mi kaynaklandığını düşünün.

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran veya azaltan haller (Mücbir sebep, Beklenmeyen hal) ile ilgili yargı kararlarını inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
Question 184Question

İdare, kamu düzenini korumak amacıyla bireylerin hak ve özgürlüklerine müdahale niteliği taşıyan kolluk işlemlerini tesis edebilir. Ancak idari kolluk yetkisi sınırsız olmayıp anayasal ilkeler ve idare hukuku prensipleriyle sınırlandırılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi idari kolluk yetkisinin kullanılmasında uyulması gereken hukuki sınır ve ilkelerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: İdari kolluk yetkisinin bir idari sözleşme yoluyla özel hukuk tüzel kişilerine devredilebilmesi

Answer

İdari kolluk yetkisinin bir idari sözleşme ile özel hukuk tüzel kişilerine devredilebilmesi seçeneği yanlıştır çünkü kolluk yetkisi devredilemez niteliktedir.
İdari kolluk yetkisi, devletin kamu gücü ayrıcalığının bir parçasıdır ve kamu düzenini koruma görevi doğrudan devletin asli görevlerindendir. Bu nedenle, diğer bazı kamu hizmetlerinin aksine kolluk yetkisi, bir idari sözleşme veya ruhsat usulü ile özel hukuk tüzel kişilerine veya bireylere devredilemez. Bu durum 'Kolluk Yetkisinin Devredilemezliği' prensibi olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Kolluk faaliyetinin hukuki niteliğini analiz et.
Kolluk, kamu gücünün en sert şekilde kullanıldığı, tek taraflı ve zorunlu bir faaliyettir.
Kolluk faaliyetleri devletin egemenlik yetkisinin bir uzantısı olarak doğrudan kamu düzeniyle ilgilidir.
2
Kolluk yetkisinin devredilebilirliğini kontrol et.
İdare hukukunda 'Kolluk Yetkisinin Devredilemezliği' ilkesi geçerlidir.
Belediye otobüsü işletmek veya çöp toplamak gibi kamu hizmetleri özel sektöre devredilebilirken, kolluk (güvenlik) gibi temel egemenlik yetkileri özel kişilere ihale edilemez.
3
Kolluk yetkisinin diğer sınırlarını (amaç, kanunilik, ölçülülük) değerlendir.
Bu ilkelerin tamamı kolluk işlemlerinin anayasaya uygunluğu için zorunludur.
İdare, yetkisini sadece kamu düzeni amacı için, kanuni dayanakla ve ölçülü bir biçimde kullanmak zorundadır.

Key Concept

Kolluk Yetkisinin Devredilemezliği İlkesi

Hints

1
Kolluk yetkisi, diğer kamu hizmetleri gibi başkalarına 'kiralanabilir' veya 'ihale edilebilir' bir yetki midir?
2
Devletin egemenlik gücünü temsil eden güvenlik ve düzen sağlama yetkisinin özel şirketlere devredilip devredilemeyeceğini düşünün.

Practice More

Genel idari kolluk makamları (Vali, Kaymakam) ile özel idari kolluk makamları (Belediye Başkanı) arasındaki farkları inceleyerek yetki sınırlarını pekiştirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 185Question

İdari kolluk faaliyetleri, kamu düzenini korumak amacıyla bireylerin hak ve özgürlüklerine müdahale edebilen 'tek taraflı' ve 'icrai' nitelikteki idari işlemlerdir. Bu yetkinin kullanımı, hukuk devleti ve idarenin kanuniliği ilkeleri gereği belirli sınırlara tabidir. Buna göre, idare hukukunda kolluk yetkisinin kullanımı ve sınırları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Mahalli idarelerin başındaki kolluk makamları, beldede kamu düzenini korumak amacıyla, kanunla verilmiş açık bir yetki olmaksızın doğrudan idari özerklik ilkesine dayanarak genel emirler çıkarabilir.

Answer

Mahalli idare kolluk makamlarının, kanuni bir dayanak olmaksızın sadece idari özerkliğe dayanarak genel emirler çıkarabileceğini belirten seçenek yanlıştır.
İdari kolluk yetkisi, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine doğrudan müdahale eden işlemler içerdiği için Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen 'sınırlamaların ancak kanunla yapılabileceği' ilkesine sıkı sıkıya bağlıdır. Belediye başkanı veya vali gibi makamların çıkardığı genel emirlerin geçerli olabilmesi için, bu makamlara ilgili kanunlarla (İl İdaresi Kanunu veya Belediye Kanunu gibi) açıkça düzenleme yapma yetkisi verilmiş olması gerekir. İdari özerklik, idareye kanun koyucu yerine geçerek asli düzenleme yapma yetkisi tanımaz.

Step-by-Step Solution

1
Kolluk yetkisinin kaynağını analiz etme
İdari kolluk yetkisi, bireylerin temel haklarını kısıtlayabildiği için mutlaka 'Kanun' (yasama organının işlemi) ile verilmiş olmalıdır.
Anayasa'nın 13. maddesine göre temel hak ve hürriyetler ancak kanunla sınırlanabilir.
2
İdari özerklik ve kolluk yetkisi ilişkisini değerlendirme
Belediye veya köy gibi mahalli idarelerin özerk olması, onlara kanun dışı bir düzenleme yetkisi vermez.
İdarenin kanuniliği ilkesi gereği, her idari işlemin (özerk kurumlar dahil) bir kanuni dayanağı olmalıdır.
3
Hatalı ifadeyi belirleme
Kanuni dayanak ihtiyacını reddeden ve sadece özerkliğe dayanan yetki kullanımı hukuk dışıdır.
Kolluk makamları genel emir çıkarırken ancak ilgili kanunların (örneğin Belediye Kanunu, İl İdaresi Kanunu) kendilerine verdiği yetki çerçevesinde hareket edebilirler.

Key Concept

İdari Kollukta Kanunilik İlkesi

Hints

1
Temel hak ve özgürlüklere müdahale eden tüm işlemlerin anayasal dayanağını hatırlayın.
2
İdari birimlerin (belediye vb.) özerk olması, onlara yasama organının (TBMM) yerine geçip kanunsuz kısıtlama yapma gücü verir mi?
3
Anayasa madde 13: 'Temel hak ve hürriyetler, ... ancak kanunla sınırlanabilir.' Bu kural kolluk için de geçerlidir.

Practice More

İdari kolluk makamları ile personelini (Vali, Kaymakam, Polis, Zabıta vb.) birbirine karıştırmamak için bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 186Question

Türkiye'de kamu düzenini korumakla görevli olan kolluk birimleri, görev alanları ve bağlı bulundukları makamlara göre 'genel' ve 'özel' olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Bu kapsamda, devletin tüm ülkede genel emniyeti sağlamakla görevli 'genel idari kolluk' personeli arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Gümrük Muhafaza Memuru

Answer

Gümrük muhafaza memuru, genel idari kolluk değil, belirli bir hizmet alanına özgü görev icra eden özel idari kolluk personeli arasında yer almaktadır.
Doğru cevap olan birim, genel kamu düzenini sağlamaktan ziyade Ticaret Bakanlığı bünyesinde sadece gümrük kapıları ve sınır hatlarında gümrük mevzuatının uygulanması ve kaçakçılığın önlenmesi gibi belirli bir alanda yetkilidir. Bu durum onu 'özel idari kolluk' kategorisine sokar.

Step-by-Step Solution

1
Genel idari kolluk kavramını tanımla.
Genel idari kolluk; devletin tüm ülkede, herhangi bir hizmet ayrımı yapmaksızın kamu düzenini (güvenlik, dirlik-esenlik, genel sağlık, genel ahlak) korumak amacıyla yürüttüğü faaliyettir.
Soruda istenen ayrımı yapabilmek için personelin görev kapsamının genel mi yoksa özel bir hizmete mi yönelik olduğunu belirlemek gerekir.
2
Genel idari kolluk personelini listele.
Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Çarşı ve Mahalle Bekçileri genel idari kolluk personelidir.
Bu birimler İçişleri Bakanlığına bağlıdır ve genel kamu düzeninden sorumludurlar.
3
Özel idari kolluk personelini belirle.
Gümrük muhafaza memurları, orman muhafaza memurları ve zabıta gibi birimler özel idari kolluktur.
Gümrük muhafaza memurları Ticaret Bakanlığına bağlıdır ve sadece gümrük sahalarında, kaçakçılıkla mücadele gibi belirli bir uzmanlık alanında görev yaparlar.

Key Concept

Genel ve Özel İdari Kolluk Personeli Ayrımı

Practice More

İdari kolluk makamları (Vali, Kaymakam vb.) ile personelini (Polis, Jandarma vb.) karıştırmamak için hiyerarşik tabloyu inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 187Question

İdare hukukunda idari işlemlerin "usul" (biçim) unsuru ve bu unsurun sakatlığına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Mevzuatta bir işlemin tesis edilebilmesi için başka bir makamın bağlayıcı teklifi şart koşulmuşsa; karar mercii bu teklifi uygun bulmadığı takdirde, teklif içeriğini değiştirerek işlemi nihai olarak tesis edebilir.

Answer

Mevzuatta bağlayıcı teklif usulü öngörüldüğünde, karar merciinin teklif içeriğini değiştirerek işlem tesis edebileceğine dair ifade yanlıştır.
İdare hukukunda, bir işlemin tesisi için mevzuatta bir makamın 'bağlayıcı teklifi' öngörülmüşse, karar merciinin yetkisi bu teklifi aynen kabul ederek işlemi kurmak veya teklifi uygun bulmayarak reddetmekle sınırlıdır. Karar merciinin teklif üzerinde değişiklik yaparak işlemi tesis etmesi, hem yetki paylaşımına hem de usul kurallarına aykırıdır; zira bu durumda teklif makamının iradesi devreden çıkarılarak usulsüz bir işlem tesis edilmiş olur.

Step-by-Step Solution

1
İdari işlemlerin usul unsurunda "zincir işlem" ve "hazırlık aşamaları" kavramları değerlendirilir.
Karma ve kolektif işlemlerin tesisinde teklif ve karar mercilerinin ayrılabileceği saptanır.
Yetki paylaşımının usule nasıl yansıdığını anlamak için.
2
"Bağlayıcı teklif" rejiminin karar merciinin takdir yetkisi üzerindeki etkisi incelenir.
Karar merciinin, bağlayıcı bir teklifi ya aynen kabul ederek işlemi tesis etmesi ya da reddetmesi gerektiği sonucuna varılır.
Yetkide ve usulde belirlilik ilkesi gereği.
3
Teklif içeriğinin karar mercii tarafından değiştirilmesinin (irade ikamesi) hukuki sonucu belirlenir.
Teklif üzerinde yapılan değişikliğin, kanun koyucunun teklif makamına verdiği iradeyi yok saydığı ve yetki/usul sakatlığı doğurduğu saptanır.
Yanlış olan seçeneği teyit etmek için.

Key Concept

İdari İşlemlerde Usul ve Bağlayıcı Teklif Usulü

Hints

1
İdari işlemlerde yetki ve usul kuralları kanunla belirlenir ve idare bu kuralları kendiliğinden genişletemez.
2
Mevzuattaki 'Teklif üzerine...' ibaresi, karar merciinin iradesinin ancak o teklif var olduğunda harekete geçebileceğini gösterir.
3
Bağlayıcı bir teklif üzerinde değişiklik yapmak, teklif makamının yerine geçerek karar vermek demektir ki bu da yetki gaspına yaklaşan bir usul sakatlığıdır.

Practice More

İdari işlemlerin yetki unsuru bağlamında 'yetki tecavüzü' ve 'fonksiyon gaspı' arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 188Question

19821982 Anayasası'nın 4646. maddesinde düzenlenen; devlet ve kamu tüzel kişilerinin, kamu yararının gerektirdiği durumlarda, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamına veya bir kısmına kanunda gösterilen esaslara göre el koyması işlemi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kamulaştırma

Answer

İdarenin kamu yararı amacıyla taşınmaz mallara el koyması yöntemi kamulaştırmadır.
Kamulaştırma, Anayasa'nın 4646. maddesinde tanımlandığı üzere, idarenin kamu yararı için özel mülkiyetteki taşınmazlara bedelini peşin ödeyerek el koymasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen anahtar kavramları (taşınmaz mal, kamu yararı, peşin ödeme) analiz et.
İşlemin bir 'taşınmaz' üzerinde yapıldığı ve 'mülkiyetin' devredildiği belirlendi.
Kamulaştırmayı diğer yöntemlerden ayıran en temel fark taşınmaz mal üzerine olmasıdır.
2
19821982 Anayasası'nın ilgili maddesi ile eşleştirme yap.
4646. maddenin doğrudan 'Kamulaştırma' başlığını taşıdığı teyit edildi.
Anayasal dayanak sorunun hukuki netliğini sağlar.
3
Diğer yöntemleri (İstimval, Devletleştirme vb.) ele.
İstimvalin taşınırlar, devletleştirmenin teşebbüsler için olduğu saptandı.
Kavram karmaşasını önlemek için zıtlık analizi gereklidir.

Key Concept

Kamulaştırma (İstimlak)

Hints

1
Soruda 'taşınmaz mal' ifadesine dikkat edin; bu ifade seçeneklerin çoğunu elemenizi sağlar.
2
Anayasa'nın 4646. maddesi doğrudan bu konuyu düzenler. İpucu: Halk arasında 'istimlak' olarak da bilinir.
3
Bedelin peşin ödenmesi kuraldır; ancak tarım reformu veya büyük enerji projelerinde taksitlendirme yapılabilir.

Practice More

Kamulaştırma bedeline karşı açılan davaların hangi mahkemede görüldüğünü ve sürelerini tekrar edin.

Alternative Method

Tablo yöntemiyle karşılaştırma: Taşınmaz + Mülkiyet = Kamulaştırma; Taşınır + Kullanım/Mülkiyet = İstimval; Teşebbüs = Devletleştirme.
Estimated Time:45s
Question 189Question

Türkiye Cumhuriyeti 19821982 Anayasası'nda yer alan mahalli idarelere (yerel yönetimler) ilişkin düzenlemeler ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; bu idarelerin kuruluşu, organları ve denetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Belediye encümeni, belediyenin en yüksek görüşme ve karar organı niteliğindedir ve bu organın tüm üyeleri halk tarafından beş yıl için doğrudan seçilir.

Answer

Belediyenin asıl karar organı belediye meclisidir ve belediye encümeninin tüm üyeleri halk tarafından doğrudan seçilmez; encümen hem seçilmiş hem de atanmış üyelerden oluşan karma bir yapıya sahiptir.
Belediyenin karar organı 'Belediye Meclisi'dir; 'Belediye Encümeni' ise belediye başkanına yardımcı olan bir danışma ve uygulama organıdır. Ayrıca encümende belediye birim amirleri (yazı işleri müdürü, mali hizmetler müdürü vb.) de görev aldığı için üyelerin tamamının halk tarafından seçildiği ifadesi hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Mahalli idare organlarının anayasal statüsünün incelenmesi
Anayasa'nın 127127. maddesine göre seçilmiş organların kaybı ancak yargı kararıyla olur.
Seçimle gelenlerin idari bir kararla kalıcı olarak görevden alınamayacağını doğrulamak için.
2
Büyükşehir belediyesi kuruluş şartlarının kontrol edilmesi
Kuruluşun kanunla yapılması ve 750.000750.000 nüfus şartı mevzuatla uyumludur.
Kuruluş usulündeki kanun-kararname ayrımını netleştirmek için.
3
Belediye teşkilat yapısının analiz edilmesi
Belediye Meclisi (Karar organı), Belediye Encümeni (Danışma/Yürütme organı) ve Belediye Başkanı (Yürütme organı) ayrımı yapılır.
Karar organı ile yürütme organı arasındaki fonksiyonel farkı ortaya koymak için.
4
Belediye encümeninin üye yapısının değerlendirilmesi
Encümen; belediye başkanı başkanlığında, meclisin kendi üyeleri arasından seçtiği üyeler ile belediyenin birim amirlerinden (memurlardan) oluşur.
Halkın tüm encümen üyelerini doğrudan seçmediği bilgisini teyit etmek için.

Key Concept

Mahalli İdarelerin Organik Yapısı ve Karar Organları

Hints

1
Belediye teşkilatındaki 'karar organı' ile 'danışma/yürütme organı' ayrımına dikkat ediniz.
2
Seçimle gelen meclis üyeleri ile atamayla gelen birim müdürlerinin aynı kurulda (encümende) yer alıp almadığını hatırlayınız.
3
Belediye Meclisi belediyenin parlamentosu gibidir ve asıl karar merciidir; Encümen ise daha çok icrai kararlar alan karma bir yapıdır.

Practice More

İl Özel İdaresi'nin organlarını (Vali, İl Genel Meclisi, İl Encümeni) belediye organları ile kıyaslayarak tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 190Question

İdare hukukunun genel özellikleri ve bu hukuk dalının niteliği göz önünde bulundurulduğunda, idarenin faaliyetleri ve bu faaliyetlerin tabi olduğu hukuki rejim hakkında aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin yürüttüğü her türlü faaliyet ve tesis ettiği tüm işlemler, niteliği gereği mutlak surette idare hukuku kurallarına ve idari yargı denetimine tabidir.

Answer

İdarenin her türlü faaliyetinin mutlak surette idare hukukuna tabi olduğu ifadesi yanlıştır; çünkü idare özel hukuk işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi olabilir.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü idare her zaman kamu gücü (imperium) kullanarak hareket etmez. İdare, özel hukuk kişileriyle eşit şartlarda girdiği hukuki ilişkilerde (örneğin bir taşınmazın kiralanması, malzeme alımı sözleşmeleri vb.) özel hukuk hükümlerine tabi olur ve bu durumlarda ortaya çıkan uyuşmazlıklar idari yargıda değil, adli yargı mahkemelerinde çözülür.

Step-by-Step Solution

1
İdare hukukunun 'genç', 'içtihadi', 'statüsel' ve 'dağınık' olma özelliklerini hatırla.
İdare hukuku kuralları statüseldir ve tek bir temel kanunda toplanmamıştır.
Bu temel özellikler idare hukukunun kimliğini belirler.
2
İdarenin hangi durumlarda özel hukuk kurallarına tabi olabileceğini analiz et.
İdare, kamu gücü kullanmadığı 'özel hukuk sözleşmeleri' veya 'fisc' (maliye) işlemleri sırasında özel hukuk kişisi gibi hareket eder.
İdarenin tüm işlemleri her zaman kamu hukuku rejimi altında değildir; bu ayrım idari yargı ile adli yargı arasındaki farkı yaratır.
3
Seçeneklerdeki 'mutlakiyet' bildiren ifadeleri (her türlü faaliyet, istisnasız vb.) sorgula.
İdarenin tüm işlemlerinin idare hukukuna tabi olduğu yönündeki genelleme, özel hukuk işlemlerini dışladığı için yanlıştır.
Hukuk sorularında 'her zaman', 'hiçbir zaman', 'mutlak surette' gibi ifadeler genellikle istisnaları gözden kaçırdığı için hata içerir.

Key Concept

İdare Hukukunun Özellikleri ve Uygulama Alanı

Practice More

İdarenin özel hukuk sözleşmeleri ile idari sözleşmeler arasındaki kriterleri (kamu hizmeti vurgusu, kamu gücü ayrıcalıkları) inceleyerek bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 191Question

İdarenin kamu hizmetlerini yürütmek amacıyla ihtiyaç duyduğu taşınır veya taşınmaz malları elde etmek için başvurduğu mal edinme yöntemleri ile ilgili aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Geçici işgal; bir bayındırlık hizmetinin görülmesi sırasında gerekli olan taş, kum gibi malzemelerin çıkarılması amacıyla taşınmazın mülkiyetinin idareye geçirilmesidir.

Answer

Geçici işgal; bir bayındırlık hizmetinin görülmesi sırasında gerekli olan taş, kum gibi malzemelerin çıkarılması amacıyla taşınmazın mülkiyetinin idareye geçirilmesidir ifadesi yanlıştır.
Geçici işgal, idarenin bir bayındırlık (yol, baraj vb.) hizmetini yürütürken ihtiyaç duyduğu inşaat malzemelerini (kum, taş, toprak) temin etmek için özel mülkiyetteki taşınmazı geçici olarak kullanmasıdır. Bu işlemde taşınmazın mülkiyeti malikte kalmaya devam eder, idareye sadece zilyetlik geçer. Dolayısıyla mülkiyetin idareye geçirilmesi ifadesi hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Mal edinme yöntemlerinin kapsamlarını karşılaştırın.
Kamulaştırmada mülkiyet devri varken, geçici işgalde mülkiyet devri yoktur.
Geçici işgal, adından da anlaşılacağı üzere mülkiyetin değil, sadece kullanımın belirli bir süre için idareye geçmesini sağlar.
2
Yargı yetkisi ve usulleri kontrol edin.
Bedel tespiti için Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu doğrulanır.
Mülkiyet hakkına ilişkin uyuşmazlıklar anayasal güvence gereği adli yargıda çözümlenir.

Key Concept

İdarenin Mal Edinme Yöntemleri Arasındaki Farklar

Practice More

Kamulaştırma sürecindeki 'Kamu Yararı Kararı'nı onaylayan mercileri tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 192Question

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında düzenlenen "acele kamulaştırma" usulü ile idarenin mal edinme yöntemlerinden biri olan "istimval" müessesesinin hukuki rejimi ve uygulama koşullarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Acele kamulaştırma usulünde taşınmazın kıymet takdiri mahkemece seçilen bilirkişilerce yapılır ve bu işlem idareye sadece taşınmaza el koyma yetkisi verirken; istimval, kural olarak olağanüstü durumlarda taşınır malların mülkiyetinin veya taşınmazların kullanım hakkının elde edilmesini sağlar.

Answer

Acele kamulaştırmada kıymet takdirinin el koyma yetkisi vermesi ve istimvalin olağanüstü durumlarda taşınırlar için mülkiyet, taşınmazlar için kullanım hakkı sağlaması doğru ifadedir.
Doğru olan seçenek, acele kamulaştırmanın mahkeme eliyle yapılan bir kıymet takdiri süreci olduğunu ve bu sürecin idareye mülkiyeti değil sadece fiili el koyma yetkisini verdiğini, buna karşın istimvalin olağanüstü dönemlere has olup taşınırların mülkiyetini veya taşınmazların kullanımını hedeflediğini doğru bir şekilde karşılaştırmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Kavramsal Analiz Yapma
Kamulaştırma ve istimvalin hukuki nitelikleri belirlenir.
İdarenin mal edinme yöntemleri arasındaki temel farkları anlamak için mülkiyetin konusu (taşınır/taşınmaz) ve uygulama zamanı (olağan/olağanüstü) ayırt edilmelidir.
2
Acele Kamulaştırma Usulünü İnceleme
2942 Sayılı Kanun m. 27 uyarınca, Asliye Hukuk Mahkemesinin seçtiği bilirkişilerce 7 gün içinde kıymet takdiri yapıldığı tespit edilir.
Acele kamulaştırmanın mahkeme kanalıyla ancak geçici bir bedel tespitiyle yürütüldüğünü belirlemek gerekir.
3
Mülkiyet ve El Koyma Ayrımını Değerlendirme
Acele kamulaştırmanın sadece 'el koyma' (zilyetlik) hakkı verdiği, mülkiyetin tescil için asıl davanın (m. 10) sonuçlanması gerektiği anlaşılır.
Birçok öğrencinin düştüğü mülkiyetin derhal geçmesi yanılgısını önlemek için bu ayrım kritiktir.
4
İstimval Şartlarını Kontrol Etme
İstimvalin savaş, seferberlik gibi durumlarda taşınırlar için mülkiyet, taşınmazlar için kullanım hakkı kazandırdığı teyit edilir.
İstimvalin kapsamı ile acele kamulaştırmanın kapsamı arasındaki farkı ortaya koymak için bu bilgi gereklidir.

Key Concept

İdarenin Mal Edinme Yöntemleri ve Acele Kamulaştırma Prosedürü

Practice More

Kamulaştırmasız el atma (hukuki ve fiili) ile acele kamulaştırma arasındaki farkları içeren yargı kararlarını incelemek bu zorluk seviyesindeki konuları pekiştirir.
Estimated Time:2m 30s
Question 193Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, kamu hizmetlerini yürüten memurları yaptıkları işin niteliğine, uzmanlık alanlarına ve meslek gruplarına göre belirli "hizmet sınıflarına" ayırmıştır. Kanun'un 3636. maddesinde düzenlenen bu sınıflar, liyakat ve kariyer ilkelerinin uygulanmasına zemin hazırlar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 657657 sayılı Kanun’da düzenlenen hizmet sınıflarından biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Akademik Personel Hizmetleri Sınıfı

Answer

Akademik Personel Hizmetleri Sınıfı, 657657 sayılı Kanun'da düzenlenen 1212 hizmet sınıfından biri değildir.
Akademik personel, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3636. maddesinde düzenlenen 1212 hizmet sınıfı (GİH, TH, SH, EÖH, AH, DH, EH, JH, SGH, MİA, MİH, YH) arasında yer almaz. Üniversite öğretim elemanları, 25472547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 29142914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu kapsamında istihdam edilen, kendilerine özgü bir personel rejimine sahip kamu görevlileridir.

Step-by-Step Solution

1
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3636. maddesinde sayılan hizmet sınıflarını hatırla.
Kanunda 1212 adet hizmet sınıfı (Genel İdare, Teknik, Sağlık, Eğitim, Avukatlık, Din, Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik, Mülki İdare, Milli İstihbarat, Yardımcı Hizmetler) bulunmaktadır.
Soruda istenen 'olmayan' sınıfı bulmak için mevcut sınıfları bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki personel gruplarının hangi hukuki rejime tabi olduğunu karşılaştır.
Teknik, avukatlık, din ve mülki idare hizmetleri doğrudan 657657 kapsamındadır; ancak üniversite öğretim elemanları (akademik personel) ayrı bir personel rejimine tabidir.
Kamu görevlilerinin tamamı 657657 sayılı genel kanuna tabi değildir, bazıları özel kanunlarla düzenlenir.
3
Akademik personelin statüsünü tespit et.
Akademik personel 25472547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 29142914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'na tabidir.
Bu personelin 657657 kapsamındaki bir hizmet sınıfında yer almadığını teyit eder.

Key Concept

Hizmet Sınıfları (Sınıflandırma İlkesi)

Practice More

Jandarma ve Sahil Güvenlik hizmetlerinin 20162016 yılında bu listeye eklendiğini ve artık askerlik personeli statüsünden ziyade bu kanun kapsamında sınıflandırıldığını hatırlayınız.
Estimated Time:50s
Question 194Question

Türkiye Cumhuriyeti'nin idari teşkilatında yer alan mahalli idarelerin (yerel yönetimler) hukuki statüsü, kuruluşu ve merkezi yönetimle olan ilişkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan köylerin tüzel kişiliği korunur ve bu köyler idari bakımdan il özel idaresine bağlı kalmaya devam eder.

Answer

Büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki köylerin tüzel kişiliğinin korunması ve il özel idaresine bağlı kalması ifadesi yanlıştır.
Türkiye'deki 30 büyükşehir belediyesinde, 6360 sayılı Kanun ile büyükşehir belediyesi sınırları il mülki sınırları haline getirilmiştir. Bu düzenleme ile söz konusu illerdeki 'il özel idaresi' tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler ise mahalleye dönüştürülerek tüzel kişiliklerini kaybetmişlerdir. Dolayısıyla, büyükşehir belediyesi olan yerlerde köylerin il özel idaresine bağlı kalması teknik ve hukuki olarak imkansızdır.

Step-by-Step Solution

1
Mahalli idare birimlerini ve kuruluş esaslarını anayasal çerçevede analiz edin.
İl özel idaresi, belediye ve köyün temel mahalli idare birimleri olduğu ve idari vesayete tabi olduğu saptanır.
Anayasa madde 127, yerel yönetimlerin temel ilkelerini belirler.
2
Belediye kuruluşundaki nüfus ve yetki kriterlerini kontrol edin.
5.000 nüfus eşiği ve Cumhurbaşkanı kararı şartının normal belediyeler için geçerli olduğu doğrulanır.
5393 sayılı Belediye Kanunu bu yetkiyi düzenlemiştir.
3
6360 sayılı Kanun ile getirilen 'Büyükşehir Modeli'ndeki yapısal değişiklikleri değerlendirin.
30 büyükşehirde il özel idarelerinin kaldırıldığı ve köylerin tüzel kişiliğinin sona ererek mahalleye dönüştüğü tespit edilir.
Büyükşehir sınırlarının il mülki sınırlarına çekilmesiyle alt birimlerin statüsü değişmiştir.

Key Concept

Mahalli İdarelerin Yapısı ve Büyükşehir İstisnası

Hints

1
Anayasa'nın 127. maddesinde belirtilen denetim türünü (vesayet mi hiyerarşi mi) düşünün.
2
Organlık sıfatının kaybı kararını veren makam ile geçici uzaklaştırma yapan makamı karıştırmayın.
3
Büyükşehirlerdeki köylerin 6360 sayılı Kanun sonrası statüsünü ve il özel idarelerinin akıbetini hatırlayın.
Estimated Time:2m 0s
Question 195Question

İdare hukukunda 'yetki' unsuru, idari işlemi tesis etme konusunda hukuk düzenince belirlenmiş makam veya kişiyi ifade eder. Bir kamu görevlisinin, idareye tamamen yabancı bir kişi olmamasına rağmen, kendi görev alanına girmeyen ve başka bir idari makama ait olan bir konuda işlem tesis etmesi hali aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Yetki Tecavüzü

Answer

İdari makamlar arasındaki yetki aşımı durumunu ifade eden Yetki Tecavüzü
Doğru cevap olan 'Yetki Tecavüzü', bir kamu görevlisinin veya idari makamın, idare içindeki bir başka makamın görev ve yetki alanına giren bir işlemi yapmasıdır. Örneğin bir Bakanın, Valinin yetkisindeki bir işlemi doğrudan yapması yetki tecavüzüdür.

Step-by-Step Solution

1
Failin statüsünü belirleme
İşlemi yapan kişi bir kamu görevlisidir (İdareye yabancı değildir).
Yetki gaspı ile yetki tecavüzü arasındaki temel farkı anlamak için failin idari statüsü kritiktir.
2
İşlemin alanını belirleme
İşlem idari bir alandadır ancak başka bir idari makama aittir.
İşlem yasama veya yargı alanında olsaydı fonksiyon gaspı söz konusu olurdu.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
İdari makamlar arası yetki aşımı 'Yetki Tecavüzü' (Yetki Aşımı) olarak adlandırılır.
Bu tür sakatlıklar kural olarak iptal edilebilirlik yaptırımına tabidir.

Key Concept

İdari İşlemin Yetki Unsuru ve Sakatlık Halleri

Practice More

Yetki tecavüzünün 'iptal edilebilirlik' yaptırımına, yetki gaspının ise 'yokluk' yaptırımına tabi olduğunu hatırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 196Question

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilatında idarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla kullanılan hiyerarşi ve idari vesayet yetkilerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdari vesayet makamı, yerinden yönetim kuruluşlarının kararlarını hukuka uygunluk yönünden denetleyebileceği gibi, kural olarak bu kararları değiştirerek onama yetkisine de sahiptir.

Answer

İdari vesayet makamının, denetlediği yerinden yönetim kuruluşunun kararını değiştirerek onama yetkisine sahip olduğu ifadesi yanlıştır; bu yetki hiyerarşi denetimine özgüdür.
İdari vesayet makamının denetlediği organın kararını değiştirerek onama yetkisi bulunmamaktadır. Vesayet makamı sadece kararı onaylayabilir, onaylamayarak geri gönderebilir veya iptali için yargı yoluna başvurabilir. Kararı değiştirerek onama (düzeltme) yetkisi sadece aynı tüzel kişilik içindeki hiyerarşik üstlere tanınmış bir yetkidir.

Step-by-Step Solution

1
Hiyerarşi ve idari vesayet kavramlarının tüzel kişilik ayrımını analiz etme
Hiyerarşi tek bir tüzel kişilik içinde, idari vesayet ise farklı tüzel kişilikler (merkez-mahalli idare) arasında gerçekleşir.
İdarenin bütünlüğü ilkesi bu iki farklı mekanizma ile sağlanır.
2
Denetimin kapsamını (hukuka uygunluk ve yerindelik) değerlendirme
Hiyerarşide her iki denetim de varken, idari vesayette kural olarak sadece hukuka uygunluk denetimi vardır.
Yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini korumak için vesayet denetimi sınırlı tutulmuştur.
3
Denetim sonucunda tesis edilebilecek işlemleri karşılaştırma
Hiyerarşik üst işlemi değiştirebilir (reformasyon), ancak vesayet makamı kural olarak sadece onaylar, erteler veya iptal davası açar; içeriği değiştiremez.
İşlemi değiştirme yetkisi, yerinden yönetim kuruluşunun iradesinin yerine geçmek anlamına geleceği için vesayet makamına verilmemiştir.

Key Concept

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Arasındaki Yetki Farkları

Hints

1
İdari vesayet yetkisinin, mahalli idarelerin özerkliğini korumak adına sınırlı bir yetki olduğunu hatırlayın.
2
Hangi yetki türünde denetim yapan makamın, denetlenen işlemin içeriğine müdahale edip (değiştirip) onayamayacağını düşünün.
3
Vesayet makamı işlemi ya onaylar ya da iptal sürecini başlatır; ancak işlemin yerine geçerek yeni bir içerik oluşturamaz.

Practice More

İçişleri Bakanı ile Belediye Başkanı arasındaki ilişkinin 'idari vesayet', bir Bakan ile Müsteşar arasındaki ilişkinin 'hiyerarşi' olduğunu örnekleyerek pekiştirme yapabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 197Question

Türkiye'nin idari teşkilat yapısında, merkezi yönetimin taşra birimleri ile mahalli idarelerin organları arasındaki temel farklardan biri; merkezi yönetimin birimlerinin devlet tüzel kişiliği içerisinde yer alması ve organlarının tamamen hiyerarşik yapıdaki atanmış kamu görevlilerinden oluşmasıdır.

Buna göre; 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve 1982 Anayasası çerçevesinde, üyelerinin tamamı merkezi idarenin hiyerarşik yapısı içerisindeki birim amirlerinden (atanmış bürokratlar) oluşan ve merkezi yönetimin taşra teşkilatına ait olan karar ve danışma organı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İl İdare Kurulu

Answer

İl İdare Kurulu, merkezi yönetimin taşra teşkilatına ait bir organ olup tüm üyeleri atanmış kamu görevlilerinden oluşmaktadır.
İl İdare Kurulu; merkezi yönetimin taşra teşkilatı olan İl Genel İdaresi'nin bir parçasıdır. 5442 sayılı Kanun uyarınca Vali başkanlığında toplanan bu kurulun üyeleri (Hukuk İşleri Müdürü, Defterdar, Milli Eğitim, Tarım, Sağlık, Çevre ve Şehircilik müdürleri) tamamen devlet tarafından atanan liyakatli kamu görevlileridir. Bu kurulun ayrı bir kamu tüzel kişiliği yoktur ve Valiye hiyerarşik olarak bağlıdır.

Step-by-Step Solution

1
Merkezi Yönetim (Taşra) ve Mahalli İdare ayrımını yapın.
İl Genel İdaresi 'taşra', İl Özel İdaresi ise 'mahalli' idaredir.
Soruda merkezi yönetimin taşra teşkilatına ait bir birim sorulmaktadır.
2
Organların üye yapısını (atanmış/seçilmiş) kontrol edin.
İl İdare Kurulu üyelerinin tamamı Valiye hiyerarşik olarak bağlı bürokratlardır.
Merkezi idarenin taşra birimlerinde 'seçilmiş' organ bulunmaz; tüm birimler devlet hiyerarşisine dahildir.
3
Tüzel kişilik statüsünü değerlendirin.
İl İdare Kurulu devlet tüzel kişiliği içindedir, ayrı bir kamu tüzel kişiliği yoktur.
Taşra teşkilatı merkezin uzantısıdır ve merkezin tüzel kişiliğini kullanır.

Key Concept

Merkezi Yönetimin Taşra Teşkilatı (İl Genel İdaresi) vs. Mahalli İdareler (İl Özel İdaresi)

Practice More

İl İdare Kurulu ile İl Encümeni'nin görev ve yetki farklarını, özellikle idari vesayet denetimi açısından inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 198Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda, memurların görev ve sorumluluklarını yerine getirmemeleri veya mevzuatın yasakladığı fiillerde bulunmaları durumunda uygulanacak yaptırımlar "Disiplin Cezaları" başlığı altında düzenlenmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kanunda sayılan disiplin cezalarından biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Görevden uzaklaştırma

Answer

Görevden uzaklaştırma, 657 sayılı Kanun'da bir disiplin cezası olarak değil, hizmetin gerektirdiği hallerde uygulanan geçici bir ihtiyati tedbir olarak düzenlenmiştir.
Görevden uzaklaştırma, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesinde düzenlenen bir idari tedbirdir. Bir disiplin cezası değildir; memurun görevi başında kalmasında sakınca görülen durumlarda, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla geçici olarak uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesini incelemek.
Kanunda sayılan disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarmadır.
Yasal olarak hangi işlemlerin 'ceza' statüsünde olduğunu belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki 'Görevden uzaklaştırma' kavramının hukuki niteliğini analiz etmek.
Görevden uzaklaştırma, kanunun 137. maddesinde 'ihtiyati tedbir' olarak tanımlanmıştır.
Disiplin cezaları ile idari tedbirler arasındaki farkı ayırt etmek sorunun çözüm anahtarıdır.

Key Concept

Disiplin Cezaları ve İdari Tedbirler Ayrımı

Hints

1
Disiplin cezaları memura bir yaptırım olarak uygulanırken, bazı işlemler sadece soruşturma sürecini korumak içindir.
2
657 sayılı Kanun'da toplamda 5 çeşit disiplin cezası vardır: Uyarma, Kınama, Aylıktan Kesme, Kademe İlerlemesinin Durdurulması ve İhraç.

Practice More

Disiplin cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olup olmadığını (Anayasa değişikliği sonrası tüm disiplin cezalarına karşı yargı yolu açıktır) inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Disiplin cezalarını 'UK-A-K-D' (Uyarma, Kınama, Aylıktan kesme, Kademe ilerlemesi, Devlet memurluğundan çıkarma) şeklinde kodlayarak, görevden uzaklaştırma veya sürgün gibi kavramların bu listede olmadığını hızlıca kontrol edebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 199Question

İdari işlemlerin idare tarafından geri alınması (istirdat), işlemin tesis edildiği andan itibaren hukuk aleminden silinmesi sonucunu doğurur. Ancak hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan 'kazanılmış hakların korunması', idarenin bu yetkisini belirli şartlarla sınırlandırmaktadır. Buna göre, idarenin sakat bir idari işlemi geri alma yetkisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İptal davası açma süresi geçtikten sonra, idari işlemde 'açık bir hata' (bariz hukuka aykırılık) bulunsa dahi idare bu işlemi artık geri alamaz.

Answer

İptal davası açma süresi geçtikten sonra bile işlemde 'açık bir hata' bulunması durumunda idarenin işlemi geri alma yetkisi devam eder; bu nedenle ilgili ifadenin 'geri alamaz' şeklinde belirtilmesi yanlıştır.
İdari yargılama hukukunda ve Danıştay içtihatlarında kabul edilen 'açık hata' doktrinine göre, idari işlemde ilk bakışta anlaşılabilen bariz bir hukuka aykırılık (örneğin yanlış maaş derecesi hesaplanması) varsa, bu işlem ilgilisi için kazanılmış hak doğurmaz. Dolayısıyla idare, 60 günlük genel dava açma süresi geçmiş olsa dahi, bu işlemi her zaman geri alabilir. Seçenekte belirtilen 'artık geri alamaz' ifadesi bu hukuki gerçeğe aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Geri alma işleminin hukuki niteliğini ve geçmişe etkili olma özelliğini belirlemek.
Geri alma, sakat bir işlemi yapıldığı andan itibaren hukuk düzeninden silen bir işlemdir.
İdari işlemlerin zaman içindeki etkisini anlamak için 'geri alma' ile 'kaldırma' arasındaki farkın bilinmesi gerekir.
2
Kazanılmış hakların geri alma üzerindeki sınırlayıcı etkisini değerlendirmek.
Sakat olan ancak hak doğuran işlemler, normal şartlarda ancak 60 günlük dava açma süresi içinde geri alınabilir.
Hukuki istikrar ilkesi gereği, belirli bir süreden sonra sakat işlemlerin bile kazanılmış hak oluşturabileceği kabul edilir.
3
Dava açma süresinden sonra bile geri alma yapılabilecek istisnai durumları (yokluk, hile, açık hata) tespit etmek.
İşlemde açık hata, ilgilinin hilesi veya yokluk derecesinde sakatlık varsa süre sınırlaması uygulanmaz.
Ağır hukuka aykırılık hallerinde kamu yararı ve hukuk devleti ilkesi, hukuki istikrardan üstün tutulur.
4
Seçeneklerdeki 'açık hata' ifadesinin doğruluğunu analiz etmek.
Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre açık hata içeren işlemler her zaman geri alınabilir.
İptal davası açma süresinin geçmesinin bu tür ağır hatalı işlemleri 'dokunulmaz' kılmayacağını teyit etmek.

Key Concept

İdari İşlemlerin Geri Alınması ve Kazanılmış Haklar

Hints

1
İdarenin işlemlerini geri alma yetkisi ile kazanılmış hakların korunması arasındaki dengeyi düşünün.
2
Genellikle sakat işlemlerin geri alınması 60 günlük dava açma süresi ile sınırlıdır; ancak bazı ağır durumlar bu sürenin dışındadır.
3
Açık hata (bariz hukuki yanlışlık) durumunda idarenin hata yapma hakkı olmadığını ve bu hatanın her zaman düzeltilebileceğini unutmayın.

Practice More

İdari işlemlerin 'kaldırılması' (ileri etkili sonuçlar) ile 'geri alınması' (geçmişe etkili sonuçlar) arasındaki farkları karşılaştıran tabloyu inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 200Question

29422942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri dikkate alındığında, bir köy tüzel kişiliği yararına yapılacak kamulaştırma işlemlerinde "kamu yararı kararı" almaya yetkili organ aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Köy İhtiyar Meclisi

Answer

Köy yararına yapılacak kamulaştırmalarda kamu yararı kararı alma yetkisi Köy İhtiyar Meclisi'ne aittir.
Köy yararına yapılacak kamulaştırmalarda "kamu yararı kararı" Köy İhtiyar Meclisi tarafından alınır ve bu karar ilçelerde kaymakamın, illerde ise valinin onayıyla kesinleşir. Bu durum 29422942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 55. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Kamulaştırma Kanunu'nun ilgili maddesini belirleme
29422942 sayılı Kanun'un 55. maddesi incelenmiştir.
Yetkili mercilerin tespiti için yasal dayanağa ihtiyaç vardır.
2
Köy tüzel kişiliği için tanımlanan yetkili organı tespit etme
Kanun, köy yararına yapılan işlemlerde kararın Köy İhtiyar Meclisi tarafından alınacağını belirtir.
Mahalli idarelerin kendi iç işleyişindeki karar organlarının belirlenmesi gerekir.
3
Karar ve onay makamı ayrımını yapma
Alınan kararın kaymakam veya vali onayına tabi olduğu ancak karar organının meclis olduğu teyit edilmiştir.
Vesayet denetimi ile karar yetkisini birbirine karıştırmamak önemlidir.

Key Concept

Kamulaştırmada Kamu Yararı Kararı Yetkisi

Practice More

Belediye ve il özel idaresi yararına yapılan kamulaştırmalarda yetkili mercileri (encümenler) inceleyerek benzerlikleri karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 10 / 31Next
İdare Hukuku — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 10 | Examkin