(T), bir siber güvenlik araştırmacısıdır. Geliştirdiği bir ağ güvenlik protokolünü gerçek bir ortamda test etmek amacıyla, frekans karıştırıcı () cihazların kullanımı hususunda tereddüde düşmüş ve bu konuda yetkili olduğunu değerlendirdiği bir kamu kurumuna yazılı görüş sormuştur. İlgili kurumdan gelen resmi cevap yazısında, "bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri kapsamında, sınırlı bir alanda yapılan testlerin herhangi bir suç teşkil etmeyeceği" açıkça ifade edilmiştir. (T), bu resmi görüşe güvenerek testleri gerçekleştirdiği sırada kolluk kuvvetlerince yakalanmış ve hakkında Türk Ceza Kanunu kapsamında "Bilişim sistemlerini engelleme ve bozma" suçundan kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılamada, (T)'nin eyleminin suç teşkil ettiği ancak (T)'nin başvurduğu makam ve aldığı resmi cevabın niteliği gereği, haksızlık yanılgısına düşmesinin kendisinden beklenen tüm özen gösterilmesine rağmen kaçınılmaz olduğu tespit edilmiştir.
Buna göre, Türk Ceza Kanunu'nun () hata hükümleri uyarınca (T)'nin ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğü için (T)'ye ceza verilmez.Answer
- BSuçun maddi unsurlarına ilişkin bir hataya (unsur yanılgısı) düştüğü için (T)'nin kasten hareket ettiği söylenemez.
- CKanunu bilmemek mazeret sayılmayacağı ilkesi uyarınca, (T)'nin haksızlık yanılgısı dikkate alınmaksızın cezalandırılması gerekir.
- D(T)'nin hatası kaçınılabilir bir hukuki hata olduğu için cezasından indirim yapılarak mahkûmiyet hükmü kurulmalıdır.
- E(T), hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında hataya düştüğü için taksirle sorumluluğu cihetine gidilmelidir.