Kusurluluk ve Cezayı Etkileyen Haller

73 questions

Question 1Question

Pazar yerinde akşam vakti tezgahını toplayan pazarcı (A), yan tezgahtaki (B)’ye ait olan ve renk ile şekil bakımından kendi kasalarıyla tamamen aynı olan boş plastik kasaları, kendi kasası olduğunu düşünerek kamyonetine yüklemiştir. Olayın ardından (B)’nin uyarısıyla kasaların kendisine ait olmadığı anlaşılmıştır.

Bu olayda (A)’nın ceza sorumluluğu ile ilgili Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suçun maddi unsurlarından 'başkasının malı olma' hususunda hataya düştüğü için kastı kalkar ve hırsızlık suçundan cezalandırılamaz.

Answer

Fail, suçun maddi unsurlarından olan malın başkasına ait olması hususunda fiili hataya düştüğü için kastı kalkar ve hırsızlık suçunun taksirli hali kanunda tanımlanmadığı için cezalandırılamaz.
Doğru seçenek, failin suçun maddi unsurlarından olan 'başkasının malı olma' niteliğinde hataya düştüğünü ve bu durumun TCK m. 30/1 uyarınca kastı ortadan kaldırdığını belirtmektedir. Hırsızlık suçu taksirle işlenemediği için failin ceza sorumluluğu bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Failin zihinsel durumunun analizi
Fail, kasaların kendisine ait olduğuna dair samimi bir inanç beslemektedir.
Kastın varlığı için failin suçun tüm maddi unsurlarını bilmesi ve istemesi gerekir.
2
Maddi unsur tespiti ve TCK m. 30/1 uygulaması
Hırsızlık suçunun maddi unsurlarından biri malın 'başkasının taşınır malı' olmasıdır. Fail bu unsurda yanılgıya düştüğü için kastı kalkar.
TCK m. 30/1'e göre fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kimse kasten hareket etmiş sayılmaz.
3
Taksirli sorumluluk kontrolü
Hırsızlık suçunun taksirle işlenmiş hali kanunda suç olarak tanımlanmamıştır.
Hatanın kaçınılabilir olması durumunda sadece o suçun taksirli hali kanunda varsa cezalandırma yapılabilir.

Key Concept

Unsur Yanılgısı (Fiili Hata) - TCK Madde 30/1

Practice More

Failin hatasının 'kaçınılamaz' olup olmamasının taksirli sorumluluğu olan suçlar (örneğin kasten öldürme) üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 2Question

Ceza sorumluluğunu etkileyen hallerden biri olan akıl hastalığına ilişkin yapılan yargılamada; failin işlediği fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tamamen ortadan kalkmadığı, ancak bu yeteneğin önemli ölçüde azaldığı saptanmıştır. Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca bu durumda fail hakkında aşağıdakilerden hangisine hükmedilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Hapis cezası üzerinden indirim yapılmalı ve bu ceza süresi aynı kalmak koşuluyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmalıdır.

Answer

Failin cezasında indirim yapılmalı ve mahkum olunan ceza akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmalıdır.
Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesinin ikinci fıkrasına göre, işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye verilecek cezada indirim yapılır. Mahkum olunan bu ceza, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir. Soru kökündeki 'yeteneğin tamamen ortadan kalkmaması ancak azalması' ifadesi doğrudan bu fıkraya işaret etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Failin durumunun TCK 32. maddedeki hangi fıkraya girdiğini tespit et.
Failin yeteneği 'tamamen kalkmamış' ancak 'azalmış' olduğu için TCK 32/2 kapsamındadır.
Kusur yeteneğinin tam yokluğu (32/1) ile azalması (32/2) arasındaki hukuki sonuçlar farklıdır.
2
TCK 32/2 maddesinin öngördüğü yaptırım rejimini belirle.
Cezada indirim yapılması ve bu cezanın güvenlik tedbiri olarak uygulanabilmesi sonucuna varılır.
Kanun koyucu azalmış kusur yeteneği olanlar için hem ceza hem de rehabilitasyon odaklı bir model öngörmüştür.

Key Concept

Azalmış Kusur Yeteneği (TCK 32/2)

Practice More

TCK 32/1 kapsamında kalan bir failin işlediği fiilin hukuki sonuçları ile 32/2 kapsamında kalan failin sonuçlarını karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Estimated Time:45s
Question 3Question

Çiftçi (A), gece vaktinde mısır tarlasına giren bir yaban domuzu olduğunu düşünerek çalılıkların arkasındaki karaltıya doğru ateş etmiştir. Ancak (A)'nın ateş ettiği karaltı aslında tarlada ot toplamakta olan köylüsü (B)'dir ve (B) isabet eden mermi sonucunda hayatını kaybetmiştir. Bu olayda (A)'nın ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A), suçun maddi unsurlarında hataya düştüğü için kasten öldürme suçundan sorumlu tutulamaz; ancak hatası kaçınılabilir ise taksirle öldürmeden sorumlu tutulabilir.

Answer

Failin suçun maddi unsurlarında (insan unsuru) hataya düşmesi nedeniyle kasten öldürmeden sorumlu tutulmaması, ancak taksirli sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekir.
Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin 1. fıkrasına göre, fiilin maddi unsurlarında hataya düşen fail kasten hareket etmiş sayılmaz. Olayda fail, vurduğu varlığın bir insan olduğunu bilmediği için öldürme kastıyla hareket etmemiştir. Ancak bu hata, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanıyorsa (kaçınılabilir hata), fail taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulur.

Step-by-Step Solution

1
Failin zihnindeki tasavvur ile gerçeklik arasındaki farkı tespit etme
(A) bir yaban domuzunu vurduğunu sanırken gerçekte bir insanı vurmuştur.
Unsur yanılgısının (fiili hata) varlığını belirlemek için failin bilgisizliğini anlamak gerekir.
2
Hatanın suçun unsurları üzerindeki etkisini değerlendirme
Kasten öldürme suçunun konusu olan 'insan' unsuru üzerinde hata yapıldığı için kasten hareket edildiği söylenemez.
Türk Ceza Kanunu Madde 30/1 uyarınca, suçun maddi unsurlarına ilişkin bilgisizlik kastı kaldırır.
3
Taksirli sorumluluk şartlarını kontrol etme
Hata kaçınılabilir ise fail, kanunda düzenlenen taksirli suçtan (taksirle öldürme) sorumlu tutulur.
Unsur yanılgısında failin kastı kalksa da, hatasında kusurlu olması durumunda taksirli cezalandırma imkanı saklıdır.

Key Concept

Unsur Yanılgısı (Fiili Hata)
Question 4Question

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesinin birinci fıkrası (32/1) kapsamında; akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği tamamen ortadan kalkan bir fail hakkında mahkemece verilecek karar ve uygulanacak yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ceza verilmesine yer olmadığına karar verilir ve fail hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.

Answer

Ceza verilmesine yer olmadığına karar verilir ve fail hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.
Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrasına göre, fiili işlediği sırada akıl hastalığı nedeniyle davranışlarını yönlendirme yeteneği tamamen ortadan kalkan kişiye ceza verilmez. Ancak bu durum failin serbest kalacağı anlamına gelmez; TCK'nın 57. maddesi uyarınca bu kişiler hakkında yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınma gibi akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
Failin akıl hastalığının derecesini TCK 32/1 ve 32/2 çerçevesinde değerlendir.
Soruda davranışlarını yönlendirme yeteneğinin 'tamamen ortadan kalktığı' belirtildiği için TCK 32/1 kapsamına girer.
Tam akıl hastalığı ile kısmi akıl hastalığı arasındaki ayrım yaptırım rejimini belirler.
2
TCK 32/1 uyarınca verilmesi gereken mahkeme hükmünü belirle.
Tam akıl hastaları hakkında 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı verilmelidir.
Failin kusur yeteneği bulunmadığı için cezalandırılması hukuken mümkün değildir.
3
Hükümle birlikte uygulanacak ek yaptırımı tespit et.
TCK 57. maddesi uyarınca 'akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri' uygulanır.
Cezai sorumluluk olmasa da failin toplum için oluşturduğu tehlike nedeniyle tedavi ve koruma amaçlı tedbir uygulanmalıdır.

Key Concept

Tam Akıl Hastalığında Cezai Sorumsuzluk ve Güvenlik Tedbirleri
Estimated Time:1m 15s
Question 5Question

1010 Mart 20112011 tarihinde doğan (A), 1515 Mart 20262026 tarihinde bir kasten yaralama fiili gerçekleştirmiştir. Yapılan inceleme sonucunda (A)’nın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin (ayırt etme gücü) bulunduğu tespit edilmiştir. Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca, bu olayla ilgili olarak (A) hakkında uygulanacak ceza sorumluluğu rejimi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fiili işlediği sırada 1515 yaşını doldurmuş ancak 1818 yaşını doldurmamış olduğu için cezasında 1/31/3 oranında indirim yapılır.

Answer

Failin fiili işlediği sırada 1515 yaşını doldurmuş ancak 1818 yaşını doldurmamış olması nedeniyle cezasında 1/31/3 oranında indirim yapılmalıdır.
Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesine göre ceza sorumluluğu yaş gruplarına ayrılmıştır. Fail, suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş ve 18 yaşını doldurmamıştır. Bu durum faili TCK 31/3 maddesi kapsamına sokar. Bu maddede öngörülen genel indirim oranı ise cezanın üçte bir (1/3) oranında indirilmesidir. Ayrıca bu yaş grubunda failin ayırt etme gücünün (algılama yeteneği) varlığı kanunen karine olarak kabul edilir, hakim tarafından ayrıca araştırılması zorunlu değildir.

Step-by-Step Solution

1
Failin suç tarihindeki yaşını tam olarak hesaplayınız.
Fail 1515 yıl 55 günlük olup, 1515 yaşını doldurmuş durumdadır.
10.03.201110.03.2011 doğumlu bir kişi, 10.03.202610.03.2026 tarihinde 1515 yaşını ikmal etmiş (doldurmuş) sayılır.
2
TCK Madde 3131 kapsamında failin dahil olduğu yaş grubunu belirleyiniz.
Fail 151815-18 yaş grubu (TCK 31/331/3) kapsamında değerlendirilir.
Kanun, 1515 yaşını doldurmuş olup da 1818 yaşını doldurmamış olanlar için özel bir sorumluluk rejimi öngörür.
3
İlgili yaş grubu için öngörülen ceza indirim oranını tespit ediniz.
Cezadan 1/31/3 oranında indirim yapılır.
TCK 31/331/3 maddesi gereğince, bu yaş grubundaki faillerin hapis cezaları üçte bir oranında indirilir.

Key Concept

TCK Madde 31 uyarınca yaş gruplarına göre ceza sorumluluğu ve indirim oranlarının belirlenmesi.
Question 6Question

Bir kamu kurumunda temizlik görevlisi olarak çalışan (A), mesai bitimine yakın bir zamanda laboratuvar bölümündeki masanın üzerinde duran ve üzerinde büyük harflerle "SAFSARI - TEMİZLİK SUYU" yazan cam bir kavanozu görür. (A), kavanozun içindeki sıvının gerçekten de sadece zararsız bir temizleme suyu olduğunu düşünerek, yerdeki kurumuş lekeleri çıkarmak amacıyla bu sıvıyı zemine döker. Ancak kavanozun içindeki sıvı, aslında laboratuvar şefinin yanlışlıkla o kavanoza koyduğu ve havayla temas ettiğinde zehirli gaz çıkaran çok güçlü bir asit bileşiğidir. Çıkan gazdan etkilenen ve o sırada odada bulunan stajyer (B) ağır şekilde zehirlenerek hastaneye kaldırılır. Yapılan bilirkişi incelemesinde, kavanozun üzerindeki etiketin yanıltıcı olduğu ancak sıvının renginin ve yoğunluğunun sudan belirgin şekilde farklı olduğu, (A)'nın biraz daha dikkatli olması durumunda bu farkı anlayabileceği tespit edilmiştir.

Buna göre, (A)'nın ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A), suçun maddi unsurlarında (sıvının niteliğinde) hataya düştüğü için kasten hareket etmiş sayılmaz; ancak hatası kaçınılabilir nitelikte olduğundan, taksirle yaralama suçundan sorumlu tutulur.

Answer

Failin suçun maddi unsurları üzerindeki yanılgısı kastı kaldırır, ancak hata kaçınılabilir olduğu için taksirli sorumluluk doğar.
Türk Ceza Kanunu'nun 30/130/1. maddesi uyarınca, fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse kasten hareket etmiş olmaz. Olayda (A), kullandığı maddenin öldürmeye veya yaralamaya elverişli bir kimyasal olduğunu bilmediği için 'araç' ve 'konu' üzerinde unsur yanılgısına düşmüştür. Bu durum kastı kaldırsa da, failin bu hatası kendi dikkatsizliğinden kaynaklanıyorsa (kaçınılabilir hata) ve eylemin taksirli hali kanunda suç sayılmışsa, fail taksirinden dolayı sorumlu tutulur. TCK'da taksirle yaralama bir suç olduğu için (A) bu suçtan sorumlu olacaktır.

Step-by-Step Solution

1
Failin zihnindeki tablo ile dış dünyadaki gerçeği karşılaştır.
Fail zararsız bir su kullandığını düşünürken, aslında tehlikeli bir kimyasal kullanmıştır.
Suçun maddi unsurlarından olan 'araç' veya 'konu' üzerindeki bilgisizliği tespit etmek gerekir.
2
30/130/1 maddesi uyarınca kastın varlığını değerlendir.
Fail suçun maddi unsurlarını bilmediği için kasten hareket etmiş sayılmaz.
Unsur yanılgısı (fiili hata) kastı ortadan kaldıran bir nedendir.
3
Hatanın kaçınılabilir olup olmadığını denetle.
Bilirkişi raporuna göre hata 'dikkatli olunursa önlenebilir' olduğu için kaçınılabilir bir hatadır.
Kaçınılabilir hatalarda taksirli sorumluluk hali saklı tutulmuştur.
4
Kanunda bu suçun taksirli halinin düzenlenip düzenlenmediğine bak.
TCK kapsamında taksirle yaralama (89.maddesi89. maddesi) suç olarak tanımlanmıştır.
Taksirli sorumluluk için ilgili suçun taksirli halinin kanunda açıkça gösterilmesi şarttır.

Key Concept

Unsur Yanılgısı (Fiili Hata) ve Taksirli Sorumluluk

Practice More

Bu konuyu pekiştirmek için 'Şahısta Hata' ile 'Hedefte Sapma' arasındaki farkları içeren senaryoları inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre, işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği tamamen ortadan kalkmamış ancak akıl hastalığı nedeniyle önemli ölçüde azalmış olan bir fail hakkında mahkemece aşağıdakilerden hangisine hükmedilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Verilecek cezada indirim yapılır ve mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanabilir.

Answer

Akıl hastalığı nedeniyle yeteneği azalmış olan failin cezası indirilir ve mahkûm olunan ceza, süresi aynı kalmak kaydıyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanabilir.
Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesinin ikinci fıkrasına (32/2) göre; işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye verilecek ceza belirli oranlarda indirilir. Ayrıca mahkûm olunan bu ceza, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanabilir. Bu hüküm, failin kusur yeteneğinin tamamen yok olmadığını ancak zayıfladığını kabul eder.

Step-by-Step Solution

1
Failin akıl sağlığı durumunun tespiti
Failin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin 'önemli ölçüde azaldığı' tespit edilmiştir.
Hukuki sonucun belirlenebilmesi için öncelikle hastalığın kusur yeteneği üzerindeki etkisinin derecesi (tam mı yoksa kısmi mi) belirlenmelidir.
2
İlgili kanun maddesinin (TCK m.32/2) uygulanması
Bu durumun 'azalmış kusur yeteneği' kapsamında olduğu ve ceza indirimini gerektirdiği saptanır.
Yeteneği tamamen kalkmayan ancak azalan kişiler için kanun koyucu tam cezasızlık yerine indirimli ceza öngörmüştür.
3
Yaptırımın türünün belirlenmesi
İndirilen cezanın süresi kadar akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına imkan tanınır.
Bu kişilerin hem cezalandırılması hem de tedavi edilerek toplum için tehlike oluşturmalarının önlenmesi amaçlanır.

Key Concept

Azalmış Kusur Yeteneği ve Akıl Hastalığı
Estimated Time:1m 30s
Question 8Question

Fiili işlediği sırada 1616 yaşını doldurmuş olan sağır ve dilsiz bir failin gerçekleştirdiği bir hırsızlık eylemi neticesinde ceza sorumluluğunun tayini ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Failin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığı araştırılır; bu yetenek varsa cezası indirilerek verilir, yoksa ceza verilmez ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.

Answer

Sağır ve dilsiz failin fiili işlediği yaştaki algılama ve yönlendirme yeteneği araştırılmalı, yetenek varsa indirimli ceza, yoksa güvenlik tedbiri uygulanmalıdır.
Türk Ceza Kanunu'nun 3333. maddesine göre, sağır ve dilsizler için yaş küçüklüğüne ilişkin hükümler üçer yıl eklenerek uygulanır. Buna göre normal failler için 121512-15 yaş grubu arasında geçerli olan 'algılama ve yönlendirme yeteneği (ayırt etme gücü) araştırması', sağır ve dilsizler için 151815-18 yaş grubunda yapılır. Soru kökündeki fail 1616 yaşında olduğu için, mahkeme öncelikle bu yeteneğin varlığını araştırmalı; varsa indirimli ceza vermeli, yoksa ceza vermeyip güvenlik tedbirine hükmetmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Failin durumunu TCK Madde 3333 kapsamında değerlendir.
Sağır ve dilsizler için yaş dilimlerine +3+3 yıl eklenir.
Kanun koyucu sağır ve dilsizlerin gelişim süreçlerini dikkate alarak ceza sorumluluğu yaşlarını ötelemiştir.
2
Failin 1616 yaşını hangi dilime denk geldiğini belirle.
151815-18 yaş arası sağır ve dilsizler, normaldeki 121512-15 yaş grubu kurallarına tabidir.
Sıralama şöyledir: 0150-15 (sorumsuz), 151815-18 (araştırma gereken), 182118-21 (zorunlu indirim).
3
151815-18 yaş arası sağır ve dilsiz fail için uygulanacak hukuki sonucu tespit et.
Ayırt etme gücü (algılama ve yönlendirme yeteneği) araştırması yapılır.
Bu yaş dilimindeki çocukların işledikleri fiilin anlamını kavrayıp kavramadıkları adli tıp raporu veya uzman görüşüyle belirlenmelidir.

Key Concept

Sağır ve dilsizlerde ceza sorumluluğu yaş dilimleri (+3+3 kuralı)
Question 9Question

Balıkçılıkla uğraşan (A), ilgili mülki idare amirliğine yazılı başvuruda bulunarak belirli bir gölde elektrik akımıyla avlanmanın yasal statüsünü sormuştur. İlgili makamdan gelen resmi yazıda, bölgedeki ekosistemi koruma amacıyla getirilen yeni kısıtlamaların henüz yürürlüğe girmediği ve mevcut yöntemin bir suç teşkil etmediği bildirilmiştir. Bu resmi yazıya güvenen (A), söz konusu yöntemi kullanmış ancak yeni yürürlüğe giren özel bir çevre kanunu uyarınca hakkında kamu davası açılmıştır. Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca, (A)'nın bu hatası ve ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düştüğü kabul edilirse (A)'ya ceza verilmez.

Answer

İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düştüğü kabul edilen faile ceza verilmez.
Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin 4. fıkrasına göre, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi cezalandırılmaz. Olayda failin resmi makamdan yazılı görüş alarak hareket etmesi, bu hatayı kendisi için 'kaçınılmaz' hale getirir. Bu durumda failin haksızlık bilincine sahip olmadığı kabul edilir ve ceza sorumluluğu doğmaz.

Step-by-Step Solution

1
Hatanın niteliğini belirlemek
Failin fiilin yasak olup olmadığı (hukuki statüsü) konusunda yanıldığı, dolayısıyla 'yasaklılık yanılgısı' (hukuki hata) içerisinde olduğu tespit edilmiştir.
Fail suçun maddi unsurlarını bilmekte ancak bu fiilin hukuk düzeni tarafından suç sayılıp sayılmadığı konusunda resmi makamca yanıltılmaktadır.
2
Hatanın kaçınılmazlığını değerlendirmek
Resmi bir makamdan yazılı onay alınması, failin göstermesi gereken özeni gösterdiğini ve hatanın kendisi açısından 'kaçınılmaz' olduğunu gösterir.
Kaçınılmazlık, failin bilgi düzeyi ve sosyal konumu gereği fiilin haksızlığını öğrenmesinin kendisinden beklenemeyeceği durumları ifade eder.
3
Hukuki sonucu uygulamak
TCK m. 30/4 gereği fail cezalandırılmaz.
Kaçınılmaz yasaklılık yanılgısı failin kusurunu ortadan kaldıran bir mazeret nedenidir.

Key Concept

Yasaklılık Yanılgısı (Hukuki Hata) ve Kaçınılmazlık

Practice More

Yasaklılık yanılgısı ile 'hukuka uygunluk nedenlerinde yanılma' (TCK 30/3) arasındaki ince farkı inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question

Türkiye'de işlettiği sanayi tesisinde atık suları arıtmak için yeni bir kimyasal filtreleme yöntemi geliştiren (K), bu yöntemin ilgili çevre mevzuatına uygun olup olmadığı hususunda yetkili İl Müdürlüğüne tüm süreci teknik detaylarıyla açıklayan resmi bir başvuruda bulunur. İlgili kurum, yapılan inceleme sonucunda bu yeni yöntemin kanunda yasaklanan eylemler kapsamında olmadığını ve işletmede serbestçe kullanılabileceğini resmi bir yazıyla (K)'ye bildirir. (K), idarenin bu yazılı onayına tam bir güven duyarak sistemi kurar ve çalıştırır. Ancak daha sonra, aslında söz konusu filtreleme yönteminin Türk Ceza Kanunu'nun çevreyi kasten kirletme suçuna ilişkin hükümleri uyarınca mutlak surette yasaklandığı ve idarenin ilgili kanun maddesini tamamen yanlış yorumladığı ortaya çıkar.

Buna göre, (K)'nin ceza sorumluluğu ile ilgili olarak Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düştüğü kabul edilerek kendisine ceza verilmez.

Answer

Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin 4. fıkrasına göre fail, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düştüğü için kendisine ceza verilmez.
Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin 4. fıkrasına göre, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi cezalandırılmaz. Olayda fail, eyleminin hukuka aykırı olup olmadığını öğrenmek için doğrudan yetkili resmi makama (İl Müdürlüğü) başvurmuş ve aldığı resmi yazıya güvenerek hareket etmiştir. Failin fiilin haksızlık oluşturduğunu bilmemesi (yasaklılık yanılgısı) kendi dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanmamakta olup, yetkili kurumun açık yanlış yönlendirmesi nedeniyle mutlak surette 'kaçınılmaz' niteliktedir. Bu nedenle kusurluluğu tamamen ortadan kalkar ve faile ceza verilmez.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki yanılma türünün tespit edilmesi
Failin eylemin tüm fiziksel boyutlarını bilip, sadece eylemin suç teşkil edip etmediği konusunda yanıldığı (hukuki hata / yasaklılık yanılgısı) belirlenir.
Uygulanacak yasa hükmünü doğru tayin edebilmek için unsur yanılgısı (TCK m.30/1) ile haksızlık yanılgısı (TCK m.30/4) ayrımının yapılması zorunludur.
2
Hatanın kaçınılmaz olup olmadığının değerlendirilmesi
Failin yetkili idari merciye başvurup resmi güvence aldığı göz önüne alındığında, içine düştüğü hatanın 'kaçınılmaz' olduğuna kanaat getirilir.
Haksızlık yanılgısının ceza sorumluluğunu ortadan kaldırması, ancak hatanın kişinin kendi kusurundan kaynaklanmamış (kaçınılmaz) olması şartına bağlıdır.
3
Hukuki sonucun belirlenmesi
TCK m.30/4 uyarınca haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişiye ceza verilmeyeceği sonucuna ulaşılır.
Kanunun amir hükmü gereği, kusurluluğu tamamen ortadan kaldıran bir durum mevcuttur.

Key Concept

Yasaklılık Yanılgısı (Hukuki Hata) ve Kaçınılmazlık Şartı
Question 11Question

Kasten yaralama suçunu işleyen fail hakkında yapılan incelemede, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin tamamen ortadan kalkmadığı, ancak bu yeteneğinin önemli ölçüde azaldığı saptanmıştır.

Bu durumda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre fail hakkında uygulanacak yaptırım rejimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Verilecek cezada kanuni indirim yapılır ve mahkûm olunan ceza, süresi aynı kalmak koşuluyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanabilir.

Answer

Verilecek cezada kanuni indirim yapılır ve mahkûm olunan ceza, süresi aynı kalmak koşuluyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanabilir.
Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesinin ikinci fıkrasına (32/2) göre; akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli ölçüde azalmış olan kişiye verilecek cezada kanuni bir indirim yapılır. Ayrıca, mahkûm olunan ceza, süresi aynı kalmak koşuluyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir. Bu, failin hem cezalandırılmasını hem de tedavi edilmesini sağlayan karma bir rejimdir.

Step-by-Step Solution

1
Failin akıl sağlığı durumunun TCK'daki yerini tespit etme
Yetenek tamamen kalkmamış ama önemli ölçüde azalmış olduğu için durum TCK madde 32/2 kapsamında değerlendirilir.
Kusur yeteneğinin derecesi uygulanacak yaptırım rejimini (32/1 veya 32/2) belirler.
2
TCK 32/2 maddesinin öngördüğü yaptırımı belirleme
Cezada indirim yapılması ve hapis cezasının güvenlik tedbiri olarak uygulanabilmesi sonucuna ulaşılır.
Kanun koyucu azalmış kusur yeteneği için hem ceza hem de tedavi odaklı bir sistem öngörmüştür.

Key Concept

Azalmış Kusur Yeteneği ve Yaptırım Rejimi (TCK 32/2)
Estimated Time:1m 30s
Question 12Question

Gece vakti bir iş yerine girerek hırsızlık yapan (B) hakkında hazırlanan sağlık kurulu raporunda; kişinin akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu, ancak bu durumun tam bir yetenek yoksunluğu boyutuna varmadığı tespit edilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre, bu durumun (B)'nin ceza sorumluluğu üzerindeki hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: (B) hakkında verilecek cezada kanuni indirim yapılır veya mahkûm olunan ceza, süresi aynı kalmak koşuluyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine çevrilebilir.

Answer

Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesinin ikinci fıkrasına göre; işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye verilecek cezada indirim yapılır veya mahkûm olunan ceza güvenlik tedbirine çevrilebilir.
Türk Ceza Kanunu'nun 32/2. maddesine göre, akıl hastalığı nedeniyle davranışlarını yönlendirme yeteneği 'azalmış' olan kişiler için kanun koyucu bir kademeli sorumluluk öngörmüştür. Bu durumda fail hakkında doğrudan 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı verilmez; bunun yerine temel ceza üzerinden indirim yapılır. Ayrıca hâkim, mahkûm olunan hapis cezasının, süresi aynı kalmak kaydıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına da karar verebilir. Senaryodaki (B) şahsının durumu tam bir yetenek yoksunluğu (32/1) değil, azalmış yetenek (32/2) kapsamında olduğundan, bu karma yaptırım rejimi uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
Failin akıl hastalığının derecesini tespit et.
Raporda yeteneğin 'azalmış' olduğu ancak 'tamamen ortadan kalkmadığı' belirtilmiştir.
Kusur yeteneğinin derecesi, uygulanacak yaptırım rejimini (TCK 32/1 veya 32/2) belirler.
2
TCK Madde 32/2 hükmünü olaya uygula.
Yeteneği azalmış fail hakkında ceza indirimi veya güvenlik tedbirine çevirme seçeneği ortaya çıkar.
Azalmış kusur yeteneği, tam cezasızlık değil, ceza sorumluluğunda hafifletme sebebidir.
3
Seçenekleri değerlendirerek hukuki sonucu netleştir.
Cezada indirim yapılması veya cezanın güvenlik tedbiri olarak uygulanması sonucuna ulaşılır.
Hâkime tanınan seçimlik hak çerçevesinde failin durumu bu iki yoldan biriyle sonuçlandırılır.

Key Concept

Kusur Yeteneğinin Azalması (TCK m. 32/2)

Practice More

TCK 32/1 ve 32/2 arasındaki farkları içeren karşılaştırmalı bir tablo çalışması konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 13Question

Doğuştan işitme ve konuşma engelli olan Berk ile herhangi bir fiziksel veya zihinsel engeli bulunmayan arkadaşı Ali, birlikte plan yaparak bir teknoloji mağazasından değerli bir cihazı gizlice almışlardır. Olayın gerçekleştiği gün itibarıyla her iki çocuk da tam olarak on dört buçuk yaşındadır.

Türk Ceza Kanunu'nun kusurluluğu etkileyen hallerine ilişkin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, faillerin ceza sorumluluğuna ilişkin olarak yapılacak en doğru hukuki tespit aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ali'nin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği araştırılır; Berk'in ise mutlak surette ceza sorumluluğu yoktur.

Answer

Ali için 12-15 yaş grubuna ait şarta bağlı ceza sorumluluğu hükümleri uygulanırken, Berk için sağır ve dilsizlerde 0-15 yaş aralığına denk gelen mutlak cezasızlık hali geçerlidir.
Türk Ceza Kanunu'nda olağan bireyler için 0-12 yaş grubu mutlak cezasızlık, 12-15 yaş grubu ise yeteneğin araştırıldığı nispi ehliyet dönemidir. Sağır ve dilsizlerde ise bu sınır 3 yıl ileri kaydırılarak mutlak cezasızlık 0-15 yaş aralığına çıkarılmıştır. Olayda 14,5 yaşındaki Ali olağan gelişimde olduğu için 12-15 yaş grubundadır ve algılama/yönlendirme yeteneğinin uzman raporuyla araştırılması gerekir. Aynı yaştaki sağır ve dilsiz Berk ise +3 kuralı gereği 0-15 yaş mutlak cezasızlık diliminde yer aldığından, kusur yeteneği hiçbir şekilde araştırılmaz ve hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz.

Step-by-Step Solution

1
Olağan şüpheli olan Ali'nin tabi olduğu yaş grubunu ve yasal kuralı belirle.
Ali 14,5 yaşındadır. TCK'ya göre 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış (12-15) çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin (farik ve mümeyyizlik) araştırılması zorunludur.
Olağan yaş küçüklüğünde 12-15 yaş arası şarta bağlı (nispi) ceza ehliyeti dönemidir.
2
Sağır ve dilsiz şüpheli olan Berk'in tabi olduğu yaş grubunu ve yasal kuralı belirle.
Berk 14,5 yaşındadır. TCK m. 33 gereğince sağır ve dilsizlerde yaş sınırlarına +3 yıl eklenir. Dolayısıyla olağan kişilerdeki 0-12 yaş (mutlak cezasızlık) kuralı, sağır ve dilsizlerde 0-15 yaş olarak uygulanır. Berk henüz 15 yaşını doldurmadığı için hiçbir surette ceza sorumluluğu yoktur.
Sağır ve dilsizlik, algılama yeteneğinin gelişimini geciktirdiği için kanun koyucu bu bireylere 3 yıllık bir ek süre tanımıştır.
3
İki durumu karşılaştırarak doğru hukuki sonuca ulaş.
Ali'nin kusur yeteneğinin tespiti için rapor alınması gerekirken, Berk'in mutlak surette ceza sorumluluğu bulunmadığından hakkında sadece çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
Aynı biyolojik yaşta olmalarına rağmen kanuni indirim grupları sağır ve dilsizlik durumunda farklılaşmaktadır.

Key Concept

Sağır ve Dilsizlikte Ceza Sorumluluğu Yaş Sınırları (+3 Kuralı)
Question 14Question

Mala zarar verme suçundan yargılanan sağır ve dilsiz sanık (M)'nin, eylemi gerçekleştirdiği tarihte 1919 yaşını doldurduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, sanığın ceza sorumluluğunu belirlerken yaş küçüklüğü ile sağır ve dilsizliğe ilişkin kuralları birlikte dikkate almak zorundadır.

Buna göre, mahkemenin sanık (M) hakkında uygulayacağı ceza sorumluluğu rejimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fail, 1515 yaşını doldurmuş olup da 1818 yaşını doldurmamış sağır ve dilsiz olmayan çocuklara ilişkin hükümlere tabi tutulur ve cezasından doğrudan indirim yapılır.

Answer

Fail, 1515 yaşını doldurmuş olup da 1818 yaşını doldurmamış sağır ve dilsiz olmayan çocuklara ilişkin hükümlere tabi tutulur ve cezasından doğrudan indirim yapılır.
Türk Ceza Kanunu'nun 3333. maddesine göre, sağır ve dilsizler hakkında yaş küçüklüğüne ilişkin hükümler '+3 yıl' eklenerek uygulanır. Suç tarihinde 1919 yaşını doldurmuş olan fail, '1818 yaşını doldurmuş olup da 2121 yaşını doldurmamış' sağır ve dilsizler kategorisindedir. Bu kategoriye, normal bireylerde '1515 yaşını doldurmuş olup da 1818 yaşını doldurmamış' çocuklara uygulanan rejim tatbik edilir. 151815-18 yaş grubundaki (normal) çocukların fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin var olduğu karine olarak kabul edildiğinden, bu hususta mahkemece ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın, verilecek asıl ceza üzerinden doğrudan kanuni yaş indirimi gerçekleştirilir.

Step-by-Step Solution

1
Sanığın yaşı ve özel durumunun (sağır ve dilsiz) TCK madde 33 kapsamındaki yaş grubunu belirleme.
Sanık 1919 yaşında sağır ve dilsiz olduğundan kanundaki '1818 yaşını doldurmuş olup da 2121 yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler' grubuna girmektedir.
Türk Ceza Kanunu'nda sağır ve dilsizlerde yaş sınırları, normal bireylere göre +3+3 yıl eklenerek kategorize edilir.
2
182118-21 yaş grubundaki sağır ve dilsizler için uygulanacak karşılık rejimi tespit etme.
Bu grup, normal bireylerdeki '1515 yaşını doldurmuş olup da 1818 yaşını doldurmamış çocuklar' grubuna ilişkin hükümlere tabidir.
Kanunun amir hükmü gereği her sağır ve dilsiz yaş grubu, kendisinden 33 yaş küçük normal çocuk yaş grubunun sorumluluk rejimini devralır.
3
Normal bireylerdeki 151815-18 yaş grubu için ehliyet (algılama ve yönlendirme yeteneği) şartını değerlendirme.
Bu yaş grubunun farik ve mümeyyizliği kanunen var kabul edilir, bu nedenle yetenek araştırması (adli tıp raporu) yapılmaz ve faile verilecek cezada doğrudan yaş indirimi uygulanır.
Algılama ve yönlendirme yeteneğinin uzman raporuyla araştırılması zorunluluğu, sadece 121512-15 yaş arası normal çocuklar (veya bunun karşılığı olan 151815-18 yaş arası sağır-dilsizler) için geçerlidir.

Key Concept

Sağır ve dilsizlerde ceza ehliyetinin yaş gruplarına göre belirlenmesi
Question 15Question

Bir tiyatro oyununda sahnelenecek olan silahlı çatışma sahnesi öncesinde, oyuncu (A)'ya kullanması için sahnede görevli dekor sorumlusu tarafından boş bir kurusıkı tabanca verileceği bildirilmiştir. Ancak (A), sahne arkasında hazırlık yaparken kendi kullanacağı kurusıkı tabanca yerine, tiyatronun güvenlik görevlisinin masanın üzerine kısa süreliğine bıraktığı ve dış görünüş itibarıyla kurusıkı tabancaya çok benzeyen gerçek ve dolu tabancayı yanlışlıkla alır. Sahnede rolü gereği diğer oyuncu (B)'ye doğru nişan alıp tetiği çeken (A), gerçek silahtan çıkan mermiyle (B)'nin ağır yaralanmasına neden olur. Olay sonrası yapılan incelemede, (A)'nın silahı eline aldığında gerçek silah olup olmadığını kontrol etmediği ve asgari özeni göstermediği saptanmıştır.

Buna göre, (A)'nın ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A), suçun maddi unsurlarına ilişkin fiili hataya düşmüştür. Bu hata kastı ortadan kaldırır; ancak gerekli dikkat ve özen gösterildiğinde kaçınılabilir nitelikte olduğundan, (A) taksirle yaralama suçundan sorumlu tutulur.

Answer

Doğru yanıt, (A)'nın suçun maddi unsurlarına ilişkin fiili hataya düştüğünü, bu hatanın kastı kaldırdığını ancak kaçınılabilir olması nedeniyle taksirle yaralama suçundan sorumlu tutulacağını belirten seçenektir.
TCK m. 30/1 uyarınca, fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kimse kasten hareket etmiş olmaz. (A), sahnede kullandığı tabancanın gerçek ve dolu olduğunu bilmediği için suçun maddi unsurlarında (kullanılan araçta) fiili hataya düşmüştür. Bu hata kastı kaldırır. Ancak olayda (A)'nın silahı kontrol etmeyerek asgari özeni göstermediği açıkça belirtildiğinden, bu hata kaçınılabilir niteliktedir. TCK m. 30/1'in ikinci cümlesi gereğince, hatanın kaçınılabilir olduğu durumlarda taksirli sorumluluk hali saklıdır. Yaralama eyleminin taksirli hali (taksirle yaralama) ceza kanununda bağımsız bir suç tipi olarak düzenlendiğinden, (A) olaydan kasten değil, taksirle yaralama suçundan sorumlu tutulmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki yanılgının türünü belirleme.
(A)'nın elindeki silahın kurusıkı yerine gerçek tabanca olduğunu bilmemesi, suçun maddi unsurlarında hataya düştüğünü (fiili hata) gösterir.
TCK m.30/1 uyarınca fiilin icrası sırasında kanuni tanımdaki maddi unsurları bilmemek unsur yanılgısıdır.
2
Hatanın kast üzerindeki etkisini değerlendirme.
Maddi unsurlardaki fiili hata failin kastını ortadan kaldırır. Bu nedenle (A) kasten yaralamadan sorumlu tutulamaz.
Kasten hareket etmiş sayılmak için fiilin tüm maddi unsurlarının bilinmesi ve istenmesi zorunludur.
3
Hatanın kaçınılabilirliğini ve taksir sorumluluğunu inceleme.
Olayda (A)'nın kontrol yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle hatası kaçınılabilirdir. Yaralama suçunun taksirle işlenmesi kanunda suç olarak tanımlandığı için (A) taksirle yaralamadan sorumlu olur.
TCK m.30/1 gereğince, hata kaçınılabilir ise ve eylemin taksirli hali kanunda cezalandırılıyorsa taksirli sorumluluk saklı tutulur.

Key Concept

Unsur Yanılgısı (Fiili Hata) ve Taksirli Sorumluluk İlişkisi
Question 16Question

Ayşe, bir restoranda yemek yerken husumetli olduğu biri tarafından gizlice içeceğine katılan uyuşturucu maddenin etkisi altına girmiş ve bu durumun yarattığı bilinç kaybıyla etraftaki eşyalara zarar vermiştir. Öte yandan, aynı restoranda kendi isteğiyle aşırı miktarda alkol alan ve sarhoş olan Berk, hesaba itiraz ederek garsonla girdiği tartışma sonucu garsonu kasten yaralamıştır.

Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre, Ayşe ve Berk'in kusur yeteneği ve ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ayşe'ye, irade dışı alınan uyuşturucu madde etkisinde hareket ettiği için ceza verilmez; Berk ise iradi olarak alkol aldığı için işlediği yaralama suçundan dolayı tam olarak sorumlu tutulur.

Answer

Ayşe'ye irade dışı alınan madde etkisi nedeniyle kusur yeteneği olmadığından ceza verilmezken, Berk iradi alkol alımı sebebiyle işlediği fiilden tam olarak sorumlu tutulur.
Türk Ceza Kanunu'nun 34. maddesine göre, geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede kaybolan kişiye ceza verilmez. Ayşe'nin durumu bu fıkra kapsamına girmektedir ve kendisine ceza verilmeyecektir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise iradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle Berk, kendi isteğiyle alkol aldığı için işlediği yaralama fiilinden ötürü tam olarak kusurlu sayılıp cezalandırılır.

Step-by-Step Solution

1
TCK m. 34/1 uyarınca Ayşe'nin hukuki durumunu değerlendirmek.
Ayşe'ye uyuşturucu maddenin kendi iradesi dışında verilmiş olması nedeniyle kusur yeteneği ortadan kalkmış kabul edilir ve kendisine ceza verilmez.
Kanun, irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde fiil işleyenleri kusursuz sayarak cezalandırmamaktadır.
2
TCK m. 34/2 uyarınca Berk'in hukuki durumunu değerlendirmek.
Berk kendi isteğiyle alkol aldığı için kusur yeteneğinde meydana gelen azalma dikkate alınmaz ve işlediği yaralama suçundan dolayı tam olarak sorumlu tutulur.
Kendi iradesiyle kusur yeteneğini etkileyen fail (iradi sarhoşluk), bu durumun sonuçlarına katlanmak zorundadır ve cezasında herhangi bir indirim yapılmaz.

Key Concept

Geçici Nedenler, İradi ve İrade Dışı Alkol/Uyuşturucu Madde Etkisi
Question 17Question

Görevi yaptırmamak için direnme eylemini gerçekleştiren (K) hakkında yargılama aşamasında düzenlenen adli sağlık kurulu raporunda; şahsın eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabildiği, ancak mevcut psikiyatrik rahatsızlığı sebebiyle söz konusu fiile ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olduğu saptanmıştır. Raporda, bu yetenek kaybının kişiyi kusursuz kılacak veya iradesini önemli derecede etkileyecek boyutta olmadığı da açıkça belirtilmiştir.

Bu bulgular ışığında, mahkemenin (K) hakkında uygulayacağı ceza ve güvenlik tedbiri rejimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Verilecek hapis cezasında kanuni sınırlara göre indirim yapılır ve mahkûm olunan bu ceza, kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da infaz edilebilir.

Answer

Verilecek hapis cezasında indirim yapılması ve mahkûm olunan cezanın güvenlik tedbiri olarak da infaz edilebilmesi seçeneği doğrudur.
Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesinin 2. fıkrasına göre; akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede olmamak üzere 'azalmış' olan kişiye verilecek hapis cezasında belirli oranlarda indirim yapılır. Failin kusur yeteneği bulunduğu için hakkında mahkûmiyet hükmü kurulur. Kanun ayrıca, mahkûm olunan cezanın, süresi aynı olmak koşuluyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceğini düzenlemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Rapordaki tıbbi tespiti hukuki norma dönüştür
Kişinin eylemin hukuki anlamını algılayabildiği, ancak yönlendirme yeteneğinin 'önemli derecede olmayan' boyutta azaldığı tespit edilmiştir.
Olayın TCK madde 32/1 kapsamında mı yoksa 32/2 kapsamında mı değerlendirileceğinin belirlenmesi gerekir.
2
İlgili fıkranın (TCK 32/2) yaptırım sonucunu uygula
Yeteneği tamamen kalkmayan veya önemli ölçüde azalmayan fail kusurlu kabul edilir, ancak cezası kanunda belirtilen oranlarda indirilir.
Failin kusur yeteneği azalmış olmakla birlikte mevcut olduğundan tam bir cezasızlık kararı verilemez.
3
Güvenlik tedbiri infaz rejimini belirle
Mahkûm olunan indirilmiş hapis cezası, süresi aynı kalmak şartıyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak infaz edilebilir.
Kanun koyucu, tam akıl hastası olmayan ancak tedaviye ihtiyaç duyan failler için bu özel infaz yöntemini öngörmüştür.

Key Concept

Akıl Hastalığı Nedeniyle Davranışları Yönlendirme Yeteneğinde Azalma ve Yaptırım Rejimi
Estimated Time:1m 30s
Question 18Question

Ahmet, bir restoranda yemek yedikten sonra çıkarken vestiyerde asılı olan ve kendi montuna tıpatıp benzeyen Mehmet'e ait montu, kendi montu olduğunu düşünerek alıp götürür. Türk Ceza Kanunu'nun 30/1. maddesi çerçevesinde, Ahmet'in bu durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fiili hata (unsur yanılgısı) söz konusudur ve Ahmet'in hırsızlık kastını ortadan kaldırır.

Answer

Ahmet'in içine düştüğü durum fiili hatadır (unsur yanılgısı) ve bu durum hırsızlık suçuna yönelik kastını ortadan kaldırır.
Fiili hata (unsur yanılgısı) durumunu içeren doğru cevap seçeneği, failin suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları (olayda montun başkasına ait olması) bilmemesi durumunda kasten hareket etmiş sayılamayacağını ifade eder. TCK m. 30/1 uyarınca bu tür bir yanılgı kastı ortadan kaldırır.

Step-by-Step Solution

1
Failin eylemindeki yanılgının niteliğini tespit et.
Ahmet, başkasına ait bir montu kendi montu sanarak almıştır.
Hırsızlık suçunun oluşması için malın 'başkasına ait' olduğunun bilinmesi (kast) gerekir.
2
Yanılgıyı TCK Madde 30/1 kapsamında değerlendir.
Ahmet suçun maddi unsurlarından biri olan 'başkasının malı' olma hususunda hataya düşmüştür.
Maddi unsurlarda bilgisizlik, fiili hata (unsur yanılgısı) olarak tanımlanır.
3
Hukuki sonucu belirle.
Kast ortadan kalkar. Hırsızlık suçunun taksirli hali kanunda düzenlenmediği için ceza sorumluluğu doğmaz.
TCK 30/1 uyarınca maddi unsurlarda hata kastı kaldırır.

Key Concept

Kastı kaldıran fiili hata (unsur yanılgısı)
Estimated Time:45s
Question 19Question

Bir oto tamirhanesinde usta olarak çalışan (A), işi bittikten sonra elindeki ağır bir somun anahtarını dükkânın loş bir köşesinde duran hurda bez yığınına doğru fırlatır. Ancak köşedeki o karaltı, bez yığını değil; üzerine koyu renkli ve yağlı bir iş tulumu giymiş, yere çömelerek düşürdüğü bir vidayı arayan çırağı (B)'dir. (A)'nın tam isabetle fırlattığı somun anahtarı (B)'nin başına çarpar ve (B) ağır şekilde yaralanır.

Bu olaydaki ceza sorumluluğu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A), suçun maddi unsurlarına ilişkin bir yanılgı içindedir; bu hata kastı kaldırır ancak kaçınılabilir nitelikte olduğundan (A), taksirle yaralama suçundan sorumlu olur.

Answer

Fail, eylemi gerçekleştirdiği sırada karşısındakinin bir insan olduğunu bilmediği için suçun maddi unsurlarında hataya düşmüştür. Bu durum kastı kaldırır, ancak hata gerekli dikkatle önlenebileceğinden taksirle yaralama sorumluluğu doğar.
TCK md. 30/1 gereğince, fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kimse kasten hareket etmiş olmaz. Olayda (A), kasten yaralama suçunun konusu olan 'insan' unsurunu bilmemekte, eylemini cansız bir varlığa yönelttiğini sanmaktadır. Bu unsur yanılgısı kastı tamamen kaldırır. Ancak tamirhane gibi bir ortamda ağır bir cismi fırlatırken gerekli kontrolü yapmadığı için hatası kaçınılabilir niteliktedir. Kanunumuzda taksirle yaralama fiili bağımsız bir suç tipi olarak düzenlendiğinden, (A) taksirle yaralamadan sorumlu tutulur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hareketin hedefini ve failin bilgisini incele.
(A), eylemini bir insana değil, cansız bir bez yığınına yönelttiğini düşünmektedir.
Failin kastının kapsamını belirlemek için hareket anındaki tasavvuru tespit edilmelidir.
2
Bu bilginin ceza hukukundaki karşılığını (hata türünü) belirle.
Failin suçun kanuni tanımındaki bir unsuru (mağdurun insan olması) bilmemesi, TCK md. 30/1 uyarınca fiili hata (unsur yanılgısı) olarak kabul edilir.
İnsanı eşya sanmak, suçun konu unsuruna ilişkin esaslı bir hatadır ve doğrudan kastı ortadan kaldırır.
3
Hatanın diğer türler (hedefte sapma ve şahısta hata) ile farkını ortaya koy.
Olayda atış hedefinden sapmamış (tam isabet etmiş) ve bir insan başka bir insanla karıştırılmamıştır. Dolayısıyla hedefte sapma veya şahısta hata yoktur.
Seçeneklerdeki çeldiricileri elemek için kavramsal ayrımın netleştirilmesi gerekir.
4
Kastı kalkan failin taksirli sorumluluğunu değerlendir.
Hata, loş ortamda dikkatli davranılmaması nedeniyle oluştuğundan kaçınılabilir niteliktedir. Kasten yaralama suçunun taksirli hali (taksirle yaralama) kanunda düzenlendiği için (A) taksirinden sorumlu olur.
TCK md. 30/1'e göre unsur yanılgısında hatanın kaçınılabilir olması halinde taksirli sorumluluk hali saklıdır.

Key Concept

Suçun maddi unsurlarında hata (Fiili hata) ve taksirli sorumluluk ilişkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 20Question

Kütüphanede ders çalışan (A), kütüphaneden ayrılırken masanın üzerindeki, kendi siyah sırt çantasına şekil ve renk olarak tamamen benzeyen (B)’ye ait çantayı kendi çantası sanarak alıp götürmüştür. Bu olayla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A) unsur yanılgısı (fiili hata) içindedir; bu hata kastı ortadan kaldırır ve hırsızlık suçunun taksirli hali kanunda düzenlenmediği için (A)’ya ceza verilmez.

Answer

Failin çantasını karıştırması bir unsur yanılgısıdır ve kastı ortadan kaldırdığı için ceza verilmez.
Türk Ceza Kanunu'nun 30/1. maddesine göre, fiilin bir suç teşkil eden maddi unsurları hakkındaki bilgisizlik, failin kasten hareket etmesini engeller. Olayda (A), hırsızlık suçunun maddi unsurlarından biri olan 'başkasının malı' olma unsurunda hataya düşmüştür. Malın kendisine ait olduğunu sanan failin kastı hırsızlık suçu bakımından ortadan kalkar. Ayrıca hırsızlık suçu taksirle işlenebilen bir suç olmadığı için failin herhangi bir ceza sorumluluğu doğmaz.

Step-by-Step Solution

1
Failin bilgi düzeyini analiz etme
Fail, aldığı çantanın başkasına ait olduğunu bilmemekte, kendi çantası olduğunu zannetmektedir.
Suçun maddi unsurlarına (başkasının taşınır malı) ilişkin bilgisizlik, TCK 30/1 kapsamında bir fiili hatadır.
2
Hatanın kast üzerindeki etkisini belirleme
Failin hırsızlık suçuna yönelik kastı ortadan kalkar.
Unsur yanılgısı, failin eylemi bilerek ve isteyerek (kasten) gerçekleştirmesini engeller.
3
Taksirli sorumluluğu kontrol etme
Fail taksirden de sorumlu tutulamaz.
TCK 30/1 uyarınca hatanın kaçınılabilir olması durumunda taksirli sorumluluk doğabilir ancak hırsızlık suçunun taksirli hali kanunda cezalandırılmamıştır.

Key Concept

Fiili Hata (Unsur Yanılgısı)
Estimated Time:45s
Page 1 / 4Next
Kusurluluk ve Cezayı Etkileyen Haller Practice Questions — KPSS Hukuk | Examkin