Şirketler Hukuku

156 questions

Question 41Question

61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptali davası ile ilgili olarak "yönetim kurulu üyelerinin" dava açma hakkı bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yönetim kurulu üyelerinden her biri, genel kurul kararının yerine getirilmesi kendi şahsi sorumluluğuna sebep olacaksa iptal davası açma hakkına sahiptir.

Answer

Yönetim kurulu üyelerinden her biri, genel kurul kararının yerine getirilmesi kendi şahsi sorumluluğuna sebep olacaksa iptal davası açma hakkına sahiptir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 446446. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinden her biri, kararların yerine getirilmesi kendi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa iptal davası açabilir. Bu hak, üyenin toplantıya katılıp katılmamasından veya olumlu oy verip vermemesinden bağımsız olarak, kendisini korumak amacıyla tanınmış münferit bir haktır.

Step-by-Step Solution

1
Kanuni dayanağın tespiti.
61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTKTTK) madde 446446 incelenir.
Genel kurul kararlarının iptali davasını kimlerin açabileceği bu maddede düzenlenmiştir.
2
Yönetim kurulu üyelerinin dava hakkının ayrıştırılması.
Yönetim kurulunun bir organ olarak (m. 446/1b446/1-b) ve üyelerin bireysel olarak (m. 446/1c446/1-c) dava hakları olduğu görülür.
Yönetim kurulu üyelerinin bireysel dava hakkı, kurulun bir bütün olarak dava açmasından farklı bir özel şarta bağlanmıştır.
3
Bireysel dava hakkı şartının analizi.
Üyelerin şahsi sorumluluğuna yol açacak kararların iptalini isteyebilecekleri sonucuna varılır.
Kanun koyucu, üyenin hukuki veya cezai sorumluluğuna yol açacak bir kararın uygulanmasını engellemesi için ona dava hakkı tanımıştır.

Key Concept

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma yetkisi ve 'şahsi sorumluluk' kriteri.
Estimated Time:1m 30s
Question 42Question

Üç üniversite mezunu arkadaş, kendi aralarında düzenledikleri bir protokol ile her ay farklı bir ilde "Kariyer Günleri" adı altında ücretli seminerler düzenlemeyi ve elde edilecek kârı eşit olarak paylaşmayı kararlaştırmışlardır. Bu amaçla ortaklardan biri, diğer ortakların da onayıyla seminerlerde kullanılmak üzere bir organizasyon firmasından ses sistemi kiralamış, ancak kira bedeli ödenmemiştir. Oluşumun ticaret siciline tescili yapılmamıştır.

Bu olayla ilgili 60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki nitelendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Söz konusu oluşum, tüzel kişiliği bulunmayan bir adi şirket olup şirket borçlarından dolayı ortaklar alacaklıya karşı doğrudan, birinci dereceden ve müteselsilen sorumludur.

Answer

Söz konusu oluşumun tüzel kişiliği olmayan bir adi şirket olduğu ve ortakların borçtan dolayı birinci dereceden müteselsil sorumluluğa sahip olduğu ifade doğru kabul edilmelidir.
Türk hukukunda, ticaret şirketleri arasında sayılmayan ve tüzel kişiliği bulunmayan ortaklıklar adi şirket olarak kabul edilir. Olayda tescil edilmemiş ve belirli bir ticaret şirketi tipi seçilmemiş olan bu kâr paylaşımı odaklı birliktelik adi şirkettir. Adi şirketlerde ortaklar, şirket adına yapılan işlemlerden dolayı alacaklılara karşı hem birinci dereceden (doğrudan) hem de müteselsilen (borcun tamamından her bir ortağın sorumlu olması) sorumludur.

Step-by-Step Solution

1
Oluşumun hukuki niteliğini tespit etme
Adi Şirket
61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda sayılan ticaret şirketlerinden birinin (anonim, limited, kolektif vb.) unsurlarını taşımayan ve tescil edilmeyen, iki veya daha fazla kişinin ortak bir amaca ulaşmak için birleştiği bu yapı 60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 620Madde \ 620 uyarınca adi şirkettir.
2
Tüzel kişilik ve sorumluluk rejimini analiz etme
Birinci dereceden müteselsil sorumluluk
Adi şirketlerin tüzel kişiliği yoktur. Bu sebeple hak ve borç ehliyetleri ortaklara aittir. TBK Madde 638/3TBK \ Madde \ 638/3 gereği, ortaklar birlikte veya temsilci aracılığıyla bir üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde borç altına girmişlerse, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumlu olurlar. Bu sorumluluk, ticaret şirketlerindeki gibi 'önce şirket malvarlığına başvurma' şartına bağlı olmayan birinci dereceden bir sorumluluktur.

Key Concept

Adi Şirketin Unsurları ve Sorumluluk Rejimi
Estimated Time:2m 0s
Question 43Question

Kolektif şirketlerde yönetim yetkisinin devri, kapsamı ve kullanılmasına ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Şirket sözleşmesiyle veya ortakların kararıyla yönetim işleri bir veya birkaç ortağa bırakılmamışsa, her ortak şirketi yönetmeye yetkili ve yükümlüdür.

Answer

Şirket sözleşmesiyle veya ortakların kararıyla yönetim işleri bir veya birkaç ortağa bırakılmamışsa, her ortak şirketi yönetmeye yetkili ve yükümlüdür.
Türk Ticaret Kanunu m. 218 uyarınca, kolektif şirketlerde aksine bir düzenleme (sözleşme veya ortaklar kararı) yoksa, her ortak şirketi yönetmeye hem yetkili hem de mecburdur. Bu durum, şahıs şirketlerinin 'doğrudan yönetim' ilkesinin bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Kolektif şirketlerde yönetim yetkisinin yasal karinesini (varsayılan durum) belirlemek.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 218 uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça her ortağın yönetim hak ve yükümlülüğü olduğu saptanır.
Kolektif şirket bir şahıs şirketi olduğundan, ortakların doğrudan yönetime katılımı asıldır.
2
Yönetim yetkisinin sınırlarını olağan ve olağanüstü işler bazında analiz etmek.
Yönetim yetkisinin sadece günlük, mutat işleri kapsadığı; taşınmaz satışı veya kefalet gibi işlemlerin olağanüstü sayıldığı görülür.
Şirketin varlığını veya temel mali yapısını etkileyen işlemler yöneticinin tek başına karar verebileceği sınırın dışındadır.
3
Yönetim ve temsil yetkileri arasındaki farkı değerlendirmek.
Yönetimin iç işleyişi, temsilin ise dış dünyayı bağlayan işlemleri ifade ettiği netleştirilir.
Temsil yetkisi ticaret siciline tescil edilerek üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder ve yönetimden bağımsız düzenlenebilir.

Key Concept

Kolektif Şirketlerde Yönetim Yetkisi ve Kapsamı
Estimated Time:1m 30s
Question 44Question

AA, BB ve CC, bir antika restorasyon projesi yürütmek amacıyla sözlü bir anlaşma ile bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetim yetkisi sadece AA’ya bırakılmış; ancak temsil yetkisi, yeni ortak katılımı ve ortaklığın sona ermesi durumlarına ilişkin herhangi bir özel düzenleme yapılmamıştır. Faaliyet süreci içerisinde BB, diğer ortakların rızasını almaksızın ortaklık payını bir sözleşme ile DD’ye devretmiş ve ortaklıktan ayrıldığını bildirmiştir. Bu süreçte yönetici ortak AA, ortaklık faaliyetleri için üçüncü bir kişiyle yüksek bedelli bir hizmet sözleşmesi imzalamıştır. Kısa bir süre sonra ortak CC hayatını kaybetmiş ve mirasçıları ortaklığa devam etmek istediklerini beyan etmişlerdir. Bu olaydaki hukuki durum ile ilgili 60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: BB’nin yaptığı pay devri diğer ortakların rızası olmadıkça DD’ye ortaklık sıfatı kazandırmayacağı gibi, sözleşmede aksine bir hüküm yer almadığından CC’nin ölümü ortaklığın infisahına yol açar.

Answer

Pay devrinin diğer ortakların rızası olmaksızın devralana ortaklık sıfatı kazandırmayacağını ve sözleşmede hüküm yoksa ortağın ölümünün ortaklığı sona erdireceğini belirten ifade doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu'na göre, adi ortaklıkta yeni bir ortağın kabulü için tüm ortakların rızası aranır; aksi halde payını devreden ortağın işlemi sadece kendi iç ilişkilerinde hüküm doğurur. Ayrıca, ortaklık sözleşmesinde ortaklığın mirasçılarla devam edeceği yönünde bir madde (süreklilik kaydı) bulunmadığı sürece, ortaklardan birinin ölümü ortaklığı hukuken sona erdirir. Olayda sözleşmede bu konularda düzenleme yapılmadığı belirtildiğinden, ölüm ortaklığı infisah ettirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Yeni ortak katılımı şartlarını değerlendir.
60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 632632 uyarınca, bir ortağın payını devretmesi DD’ye ortak sıfatı kazandırmaz; bunun için diğer tüm ortakların (AA ve CC) rızası şarttır.
Adi ortaklık, ortaklar arasındaki kişisel güvene dayalı bir şahıs birliğidir.
2
Önemli işlerde karar alma mekanizmasını analiz et.
TBK Madde 625/2625/2 uyarınca, yönetici ortak tayin edilmiş olsa bile "önemli işlerin" yapılması için tüm ortakların rızası gerekir.
Yönetim yetkisi sadece olağan işleri kapsar, olağanüstü/önemli işler tüm ortakların iradesini gerektirir.
3
Ölümün ortaklık üzerindeki etkisini incele.
TBK Madde 639/4639/4 uyarınca, sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürüleceğine dair bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölümü ortaklığı kendiliğinden sona erdirir (infisah).
Mirasçıların tek taraflı katılım beyanı, sözleşmesel bir dayanak veya diğer ortakların rızası yoksa hukuki sonuç doğurmaz.

Key Concept

Adi ortaklıkta pay devri, yönetim sınırları ve sona erme halleri arasındaki hukuki dengeler.
Estimated Time:3m 0s
Question 45Question

(A), (B) ve (C) tarafından kurulan bir kolektif şirket, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ticaret siciline tescil ve ilan edilmiştir. Şirket sözleşmesinde yönetim ve temsil yetkisi sadece (A)’ya verilmiş, bu husus da tescil edilmiştir. Şirketin tescilinden bir yıl sonra (D), şirkete yeni ortak olarak katılmıştır. (D)’nin ortaklığa girişinden kısa bir süre sonra bir banka, (D) henüz ortak değilken şirketin kullandığı ve vadesi geçmiş bir kredi borcu nedeniyle, şirket aleyhine herhangi bir işlem yapmaksızın doğrudan yeni ortak (D) hakkında icra takibi başlatmıştır.

Bu duruma ilişkin hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ortak (D), şirkete girmeden önce doğmuş olan borçlardan dolayı diğer ortaklar gibi müteselsil ve sınırsız sorumludur; ancak şirket alacaklıları, şirket aleyhindeki takip semeresiz kalmadıkça veya şirket sona ermedikçe doğrudan (D)’yi takip edemezler.

Answer

Yeni ortak (D), şirkete girmeden önce doğmuş borçlardan müteselsil ve sınırsız sorumludur; ancak kolektif şirket ortaklarının sorumluluğu ikinci dereceden olduğu için banka, şirket aleyhindeki takip semeresiz kalmadan veya şirket sona ermeden (D)'ye başvuramaz.
Doğru cevap, ortağın hem geçmiş borçlardan sorumlu olduğunu (TTK 241) hem de bu sorumluluğun ikinci dereceden olması nedeniyle şirkete başvurulmadan kendisine gidilemeyeceğini (TTK 237) bir arada ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Yeni ortağın geçmiş borçlardan sorumluluk statüsünü belirle.
TTK m. 241 uyarınca, kolektif şirkete sonradan giren kişi, girişinden önce doğmuş borçlardan da sınırsız sorumludur.
Kolektif şirketlerde ortaklık yapısı şahıs bazlı olduğu için alacaklıların korunması amacıyla bu hüküm getirilmiştir.
2
Kolektif şirket ortaklarının sorumluluk derecesini analiz et.
TTK m. 237 uyarınca ortakların sorumluluğu 'ikinci dereceden'dir.
Alacaklılar ancak şirket sona ermişse veya şirket aleyhindeki icra takibi semeresiz kalmışsa ortağa şahsen yönelebilirler.
3
Bankanın doğrudan (D)'ye yönelmesini değerlendir.
Banka doğrudan (D)'ye yönelemez çünkü öncelik sırasını (şirketi) atlamıştır.
İkinci dereceden sorumluluk kuralı, ortağın şahsi malvarlığını koruyan bir def'i hakkı doğurur.

Key Concept

Kolektif şirket ortaklarının borçlardan sorumluluğunun müteselsil, sınırsız ve ikinci dereceden olması.

Practice More

İflas durumunda ortakların sorumluluğunun nasıl değiştiğini (TTK m. 238-240) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 46Question

61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca; ticaret şirketlerinde gerçekleştirilen birleşme, bölünme veya tür değiştirme gibi yapısal değişiklikler hukuken hangi andan itibaren geçerlilik kazanır?

Show answer & explanation

Answer: Ticaret siciline tescil edildiği tarihte

Answer

Ticaret şirketlerinde yapısal değişiklikler ticaret siciline tescil edildiği tarihte hukuken geçerlilik kazanır.
Türk Ticaret Kanunu'na göre birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemleri ticaret siciline tescil ile hukuki geçerlilik kazanır. Bu tür yapısal değişikliklerde tescil işlemi kurucu (ihdasi) bir nitelik taşır; yani tüzel kişiliğin sona ermesi, yeni hakların kazanılması veya türün değişmesi tescil anında gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Yapısal değişikliğin (birleşme, bölünme, tür değiştirme) tamamlanma aşamalarını gözden geçir.
Süreç; sözleşme/plan hazırlığı, rapor düzenlenmesi, genel kurul onayı ve son olarak tescil/ilan aşamalarından oluşur.
İşlemin hangi aşamada tamamlandığını belirlemek için kronolojik sırayı bilmek gerekir.
2
Türk Ticaret Kanunu'nun tescilin etkisine ilişkin hükümlerini uygula.
Yapısal değişikliklerde tescilin 'kurucu' (işlemi var eden) etkiye sahip olduğu saptanır.
Tescilin açıklayıcı mı yoksa kurucu mu olduğu, işlemin geçerlilik anını belirler.

Key Concept

Yapısal Değişikliklerde Tescilin Kurucu Etkisi
Estimated Time:45s
Question 47Question

Bir anonim şirketin kuruluş işlemlerinde, sermaye olarak taahhüt edilen malvarlığı unsurlarının niteliği ve ticaret siciline tescil sürecinin hukuki sonuçları ile ilgili Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ayni sermaye olarak taahhüt edilecek malvarlığı değerlerinin üzerinde sınırlı bir ayni hak, haciz veya ihtiyati tedbir bulunması durumunda, bu değerlerin anonim şirkete sermaye olarak konulması kanunen mümkün değildir.

Answer

Ayni sermaye olarak taahhüt edilen unsurların üzerinde herhangi bir kısıtlama (haciz, rehin, tedbir vb.) bulunmaması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 342342. maddesi uyarınca, üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya ihtiyati tedbir bulunan malvarlığı değerleri ayni sermaye olarak kabul edilemez. Bu hüküm emredici olup, şirketin malvarlığının net ve çekişmesiz olmasını amaçlar.

Step-by-Step Solution

1
Ayni sermaye unsurlarının incelenmesi
TTK m. 342 uyarınca taşınmazlar, fikri mülkiyet hakları ve diğer malvarlığı unsurlarının sermaye olabilmesi için 'üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunmaması' şartı aranır.
Şirket sermayesinin korunması ve alacaklıların güvenliğinin sağlanması için sermaye unsurlarının serbestçe tasarruf edilebilir olması gerekir.
2
Nakdi sermaye ödeme kurallarının değerlendirilmesi
TTK m. 344 uyarınca nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az 14\frac{1}{4}'ü tescilden önce ödenmelidir.
Yasal asgari ödeme tutarının yanlış belirlenmesi kuruluş sürecini geçersiz kılar.
3
Tescilin hukuki niteliğinin belirlenmesi
TTK m. 355 uyarınca şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır.
Tescil, tüzel kişiliğin doğumu için kurucu unsurdur; tescilden önce şirket hukuk düzeninde bir tüzel kişi olarak varlık gösteremez.

Key Concept

Anonim Şirketlerde Sermaye Koyma Yasakları ve Tescilin Kurucu Etkisi

Practice More

Ayni sermayenin değerlemesi için gereken 'mahkemece atanan bilirkişi' prosedürünü ve bu rapora itiraz usullerini inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 48Question

(Z)(Z) Anonim Şirketi’nin 15.02.202615.02.2026 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, finansal tabloların onaylanmasına ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin gündem maddeleri görüşülmüştür. Yapılan oylama sonucunda, yönetim kurulunun ibrası reddedilmiş ve sorumluluk davası açılmasına karar verilmiştir. Toplantıda hazır bulunan pay sahibi (A)(A), bu karara karşı olumsuz oy kullanmış ancak toplantı tutanağına herhangi bir muhalefet şerhi yazdırmamıştır. Şirketin yönetim kurulu üyesi (B)(B) ise mazereti nedeniyle söz konusu toplantıya katılamamıştır.

Bu duruma göre, genel kurul kararının iptali davası ile ilgili olarak 61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yönetim kurulu üyelerinden her biri, genel kurul kararının yerine getirilmesinin kendi kişisel sorumluluğuna sebep olacağı hallerde, toplantıda hazır bulunup bulunmadığına bakılmaksızın karar tarihinden itibaren 33 ay içinde iptal davası açabilir.

Answer

Yönetim kurulu üyelerinden her biri, genel kurul kararının yerine getirilmesinin kendi kişisel sorumluluğuna sebep olacağı hallerde, toplantıda hazır bulunup bulunmadığına bakılmaksızın karar tarihinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 446. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, genel kurul kararlarının yerine getirilmesi yönetim kurulu üyelerinin kişisel sorumluluğuna sebep olacak nitelikteyse, üyelerden her biri bu karara karşı iptal davası açma hakkına sahiptir. Bu hak, üyenin toplantıda bulunup bulunmamasından bağımsız olarak tanınmış bir hukuki korumadır ve karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süreye tabidir.

Step-by-Step Solution

1
Pay sahiplerinin iptal davası açma şartlarını incele.
Hazır bulunan pay sahiplerinin dava açabilmesi için karara muhalif kalmaları ve bu muhalefeti tutanağa geçirtmeleri gerekir (TTK m. 446/1-a).
Olayda pay sahibi (A) olumsuz oy verse de muhalefetini tutanağa yazdırmadığı için dava hakkını kaybetmiştir.
2
Yönetim kurulu üyelerinin bireysel dava hakkını değerlendir.
Yönetim kurulu üyelerinden her biri, kararın yerine getirilmesi kendi kişisel sorumluluklarına yol açacaksa bireysel olarak dava açabilir (TTK m. 446/1-d).
Bu hak, üyenin toplantıya katılıp katılmamasından veya oy kullanıp kullanmamasından bağımsızdır.
3
Dava açma süresini ve başlangıcını teyit et.
İptal davası, karar tarihinden itibaren 3 ay içinde açılmalıdır.
Süre karar tarihinden itibaren işlemeye başlar ve hak düşürücü niteliktedir.

Key Concept

Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali (Dava Ehliyeti ve Süreler)
Question 49Question

A, B ve C, ortak bir eğitim danışmanlığı faaliyeti yürütmek üzere bir adi şirket kurmuşlardır. Şirket sözleşmesinde yönetim ve temsil yetkisine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ortak A, ortaklık amacının gerçekleştirilmesi için gerekli olan malzemeleri ortaklık namına üçüncü bir kişiden satın almıştır.

Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, bu olayda diğer ortakların söz konusu borçtan sorumluluğuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Adi şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından, temsil yetkisine sahip ortağın yaptığı bu işlemden dolayı tüm ortaklar müteselsilen ve sınırsız olarak sorumlu olurlar.

Answer

Adi şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından, temsil yetkisine sahip ortağın ortaklık adına yaptığı işlemlerden tüm ortaklar müteselsilen ve şahsen sorumlu olurlar.
Türk Borçlar Kanunu'na göre adi şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm yer almadığı takdirde, her ortak yönetici sayılır ve yönetim yetkisi temsil yetkisini de kapsar. Bu doğrultuda, temsil yetkisine sahip bir ortağın ortaklık adına yaptığı işlemlerden doğan borçlardan tüm ortaklar sınırsız ve müteselsil (zincirleme) olarak sorumludurlar.

Step-by-Step Solution

1
Adi şirketin tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığını değerlendirmek
Adi şirketin tüzel kişiliği yoktur.
Türk Borçlar Kanunu kapsamında adi şirketler bir kişi topluluğu niteliğindedir ancak hukuk süjesi (tüzel kişi) olarak kabul edilmezler.
2
Sözleşmede hüküm bulunmadığı durumda yönetim ve temsil yetkisini belirlemek
Her ortak yönetici ve temsilci sıfatına sahiptir.
TBK m. 625 uyarınca sözleşmede yönetici belirlenmemişse her ortak yönetici sayılır; m. 637 uyarınca da kendisine yönetim yetkisi verilen ortağın temsil yetkisi olduğu karine olarak kabul edilir.
3
Ortaklık borçlarından sorumluluk türünü saptamak
Müteselsil ve sınırsız sorumluluk esastır.
TBK m. 638/1 uyarınca ortaklar, bir temsilci aracılığıyla üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.

Key Concept

Adi ortaklıkta tüzel kişilik yokluğu ve müteselsil sorumluluk esası
Estimated Time:1m 30s
Question 50Question

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve güncel mevzuat hükümleri uyarınca, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmeyen bir anonim şirketin kuruluşu için kanunen öngörülen en az esas sermaye tutarı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 250.000250.000 TL

Answer

Esas sermaye sistemindeki bir anonim şirketin kuruluşu için asgari sermaye tutarı 250.000250.000 TL'dir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 332. maddesi uyarınca anonim şirketlerde esas sermaye 50.00050.000 TL'den az olamazdı; ancak ilgili mevzuat güncellemeleri (7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı) ile 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren bu sınır esas sermaye sistemi için 250.000250.000 TL olarak revize edilmiştir. Soru kökünde kayıtlı sermaye sistemine tabi olunmadığı belirtildiği için doğru tutar budur.

Step-by-Step Solution

1
Şirketin tabi olduğu sermaye sistemini belirle.
Soru kökünde şirketin 'kayıtlı sermaye sistemini kabul etmediği' (yani esas sermaye sistemine tabi olduğu) belirtilmiştir.
Sermaye sistemine göre yasal asgari sınır değişkenlik göstermektedir.
2
Güncel mevzuattaki asgari tutarı tespit et.
2024 yılı itibarıyla yürürlüğe giren ve 2026 yılında da geçerli olan düzenlemeye göre esas sermaye alt sınırı 250.000250.000 TL olarak uygulanmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 332. maddesi ve ilgili Cumhurbaşkanı Kararları bu sınırı belirlemiştir.

Key Concept

Anonim Şirketlerde Asgari Esas Sermaye Sınırı
Estimated Time:30s
Question 51Question

(A) Anonim Şirketi yönetim kurulu, esas sözleşmedeki yetkiye dayanarak hazırladığı bir iç yönerge ile şirketin tüm operasyonel yönetimini ve temsil yetkisini murahhas üyelere devretmiştir. Ancak şirket, murahhas üyelerin muhasebe kayıtlarında yaptığı manipülasyonlar ve şirketin finansal yapısını bozacak derecede riskli işlemleri sonucunda ağır bir zarara uğramıştır. İcra organında yer almayan yönetim kurulu üyeleri, bu işlemlerden haberlerinin olmadığını ve tüm yetkinin iç yönerge ile usulüne uygun şekilde devredildiğini belirterek sorumluluğa itiraz etmektedirler. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) yönetim kurulunun devredilemez görevleri ve sorumluluk rejimine ilişkin hükümleri uyarınca, bu olayla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Şirket yönetiminin devredilmiş olması, yönetim kurulunun muhasebe ve finansal denetim düzeninin kurulması ile yönetimle görevli kişilerin kanunlara uygun hareket edip etmediklerini gözetleme (üst gözetim) yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; bu yükümlülüğün ihlali halinde üyeler, farklılaştırılmış teselsül ilkesi çerçevesinde kendi kusurları oranında şahsi sorumlulukla karşı karşıya kalabilirler.

Answer

Şirket yönetiminin devredilmiş olmasının, yönetim kurulunun muhasebe ve finansal denetim düzeninin kurulması ile üst gözetim yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını ve ihlal durumunda farklılaştırılmış teselsül uyarınca sorumlu olunacağını belirten seçenek doğrudur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 375. maddesi, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görevlerini tahdidi olarak saymıştır. Bu maddeye göre; muhasebe, finansal denetim ve finansal planlama için gerekli düzenin kurulması ile yönetimle görevli kişilerin kanunlara ve talimatlara uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi kurulun uhdesinde kalmaya devam eder. Olayda her ne kadar yönetim murahhas üyelere devredilmiş olsa da, kurulun bu kişileri denetleme (üst gözetim) ödevi devam etmektedir. Bu ödevin ihlali, icrai olmayan üyelerin de şahsi sorumluluğuna yol açar. Sorumluluk ise m. 557 gereği 'farklılaştırılmış teselsül' ilkesine tabidir.

Step-by-Step Solution

1
Yönetim yetkisinin devri şartlarını kontrol etme
TTK m. 367 uyarınca, esas sözleşmede hüküm bulunması kaydıyla bir iç yönerge ile yönetim kısmen veya tamamen murahhas üyelere veya müdürlere devredilebilir.
Olaydaki iç yönerge ile yapılan yetki devrinin geçerliliğini saptamak için.
2
Devredilemez yetkilerin (TTK m. 375) kapsamını belirleme
Yönetim teşkilatının belirlenmesi, muhasebe ve finansal planlama düzeninin kurulması ve yönetimle görevli kişilerin üst gözetimi (m. 375/1-c, e) devredilemez yetkilerdir.
Yetki devri yapılsa dahi hangi görevlerin yönetim kurulunda kalmaya devam ettiğini belirlemek için.
3
Sorumluluk rejimini analiz etme
TTK m. 553/2 uyarınca yetki devri sorumluluğu kaydırsa da, devredenlerin seçim, talimat ve gözetim ödevi devam eder. TTK m. 557 uyarınca farklılaştırılmış teselsül geçerlidir.
İcrai görevde olmayan üyelerin 'üst gözetim' ödevini ihlal etmeleri durumunda nasıl sorumlu tutulacaklarını saptamak için.
4
İş Adamı Kararı (Business Judgment Rule) sınırlarını değerlendirme
İş adamı kararı ilkesi, kurulun 'bilgi edinme' ve 'gözetim' gibi usuli ve kanuni ödevlerini hiç yerine getirmemesi durumunda koruma sağlamaz.
Gözetim eksikliğinin bir 'yönetim kararı' olarak savunulup savunulamayacağını netleştirmek için.

Key Concept

Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Devredilemez Yetkileri ve Farklılaştırılmış Teselsül

Practice More

TTK m. 375'teki devredilemez yetkiler listesini m. 367'deki yetki devri mekanizması ile karşılaştırmalı olarak inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 52Question

Sermayesi 1.200.0001.200.000 TL olan bir anonim şirketin esas sözleşmesinde genel kurul toplantı nisaplarına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, söz konusu şirketin genel kurulunun kanuni olarak toplanabilmesi için ilk toplantıda en az ne kadarlık sermayeyi temsil eden pay sahiplerinin hazır bulunması zorunludur?

Show answer & explanation

Answer: 300.000300.000 TL

Answer

Sermayenin en az dörtte birini (1/41/4) temsil eden 300.000300.000 TL tutarındaki katılım, toplantının açılabilmesi için yeterlidir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 418. maddesine göre, anonim şirket genel kurulu, sermayenin en az dörtte birini (1/41/4) karşılayan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Şirketin 1.200.0001.200.000 TL olan sermayesinin dörtte biri 300.000300.000 TL yaptığı için doğru cevap bu miktarı belirten seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Şirket türü ve toplantı türü için geçerli kanuni nisabı belirlemek.
Türk Ticaret Kanunu Madde 418'e göre, anonim şirket genel kurullarında aksine daha ağır bir nisap yoksa toplantı nisabı sermayenin en az dörtte biridir (1/41/4).
Toplantının açılabilmesi için gereken asgari yasal sınırı bulmak zorunludur.
2
Toplam sermaye üzerinden ilgili oranı hesaplamak.
1.200.000 TL×14=300.000 TL1.200.000 \text{ TL} \times \frac{1}{4} = 300.000 \text{ TL} sonucuna ulaşılır.
Soruda verilen sermaye miktarı üzerinden yasal oranın somut miktarını bulmak gerekir.

Key Concept

Anonim Şirketlerde Olağan Toplantı Nisabı
Estimated Time:45s
Question 53Question

61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirket genel kurulunda alınan bir kararın iptali davası ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten her pay sahibi, karar tarihinden itibaren 33 ay içinde iptal davası açabilir.

Answer

Toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten her pay sahibi, karar tarihinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabilir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 446446. maddesine göre, genel kurulda hazır bulunan bir pay sahibinin iptal davası açabilmesi için karara olumsuz oy vermiş olması ve bu muhalefetini toplantı tutanağına kaydettirmiş olması gerekir. Bu şartı sağlayan pay sahibi, kararın alındığı tarihten itibaren 33 ay içinde davayı açmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Dava hakkı sahiplerinin belirlenmesi
Pay sahipleri, yönetim kurulu ve sorumluluğu doğan YK üyeleri tespit edilir.
İptal davasının kimler tarafından açılabileceği kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır.
2
Dava ön şartlarının kontrol edilmesi
Toplantıda hazır bulunanlar için 'olumsuz oy' ve 'muhalefet şerhi' şartı aranır.
Toplantıya katılan pay sahibinin dava açabilmesi için dürüstlük kuralı gereği muhalefetini kayda geçirmesi zorunludur.
3
Hak düşürücü sürenin hesaplanması
Karar tarihinden itibaren 33 aylık süre uygulanır.
Ticari hayatın istikrarı için iptal edilebilirlik belirli bir süreyle sınırlandırılmıştır.

Key Concept

Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının İptal Davası Şartları

Practice More

Butlan ve yokluk halleri ile ilgili TTK 447. maddeyi inceleyerek iptal davası ile arasındaki farkları listeleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 54Question

Adi komandit şirketlerde, şirket sözleşmesinde yönetime ilişkin aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, şirketi yönetme yetkisi ve görevi aşağıdakilerden hangisine aittir?

Show answer & explanation

Answer: Sadece komandite ortaklara

Answer

Adi komandit şirketlerde yönetim yetkisi ve görevi sadece komandite ortaklara aittir.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca, adi komandit şirketlerde yönetim yetkisi ve görevi sadece sınırsız sorumlu olan komandite ortaklara tanınmıştır. Komanditer ortaklar, kural olarak yönetim işlerine karışamazlar.

Step-by-Step Solution

1
Ortaklık sıfatlarının ve sorumluluk türlerinin belirlenmesi
Komandite ortaklar sınırsız, komanditer ortaklar ise sınırlı sorumludur.
Yönetim yetkisi genellikle sorumluluk seviyesiyle doğrudan ilişkilidir.
2
Türk Ticaret Kanunu'ndaki varsayılan yönetim kuralının uygulanması
Sözleşmede aksine hüküm yoksa yönetim yetkisi komandite ortaklardadır.
Sınırlı sorumlu ortakların (komanditer) şirketi yönetme yetkisi ve görevi bulunmamaktadır.

Key Concept

Komandite ortağın yönetim yetkisi
Estimated Time:45s
Question 55Question

Arda, Berk ve Cansu, 2026 yılında bir anonim şirket kurmak amacıyla bir araya gelmiş ve şirket sözleşmesini hazırlamışlardır. Ortakların sermaye taahhütleri şu şekildedir:

OrtakTaahhüt Edilen Sermaye Unsuru
Arda300.000300.000 TL nakit
BerkÜzerinde banka rehni bulunan bir iş makinesi
CansuŞirketin teknik işlerini 33 yıl boyunca bizzat yürütme borcu (kişisel emek)

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, bu taahhütlerin ve şirketin kuruluş sürecinin hukuki geçerliliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Cansu'nun kişisel emeği ve mesleki bilgisi anonim şirkete sermaye olarak getirilemez; zira hizmet edimleri sermaye unsuru olamaz.

Answer

Cansu'nun kişisel emeği ve mesleki bilgisinin anonim şirkete sermaye olarak getirilemeyeceğini ifade eden seçenek doğrudur.
6102 sayılı TTK'nın 342. maddesine göre; hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar anonim şirketlere sermaye olarak konulamaz. Bu nedenle Cansu'nun taahhüdü hukuken geçersizdir.

Step-by-Step Solution

1
Sermaye olarak getirilebilecek malvarlığı unsurlarını (TTK 342) incelemek.
Üzerinde rehin olan iş makinesinin ve kişisel emeğin (hizmet edimi) anonim şirketlerde sermaye olamayacağı tespit edilir.
Kanun, sermayenin nakden değerlendirilebilen ve devredilebilen unsurlardan oluşmasını; ayrıca üzerinde hiçbir takyidat (rehin, haciz vb.) bulunmamasını şart koşar.
2
Nakdi sermayenin ödenme oranlarını (TTK 344) kontrol etmek.
Tescilden önce nakdi sermayenin tamamının değil, sadece 1/41/4'ünün ödenmesinin zorunlu olduğu belirlenir.
Kalan 3/43/4'lük kısmın ise tescili izleyen 2424 ay içinde ödenmesi mümkündür.
3
Güncel asgari sermaye tutarlarını ve tüzel kişilik kazanma anını teyit etmek.
Asgari sermayenin 250.000250.000 TL olduğu ve tüzel kişiliğin tescil ile kazanıldığı doğrulanır.
Ticaret siciline tescil kurucu bir işlemdir ve güncel mevzuat uyarınca asgari sınır 250.000250.000 TL'dir.

Key Concept

Anonim Şirketlerde Sermaye Unsurları ve Kuruluş Şartları

Hints

1
Anonim şirketlerde hangi unsurların sermaye olamayacağına dair TTK 342. maddeyi hatırlayın.
2
Üzerinde kısıtlama (rehin/haciz) olan malların durumunu ve asgari sermaye tutarındaki güncel değişiklikleri düşünün.

Practice More

Kayıtlı sermaye sistemi ile esas sermaye sistemi arasındaki asgari sermaye ve yönetim kurulu yetki farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 56Question

61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ticaret şirketlerinde yapısal değişikliklere ilişkin hükümleri uyarınca, şirket birleşmeleriyle ilgili aşağıdaki eşleşmelerden hangisi kanunen mümkün değildir?

Show answer & explanation

Answer: Bir kolektif şirketin bir anonim şirketi devralması

Answer

Bir kolektif şirketin bir anonim şirketi devralması kanunen mümkün değildir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 137137. maddesi uyarınca, şahıs şirketleri (kolektif ve komandit); şahıs şirketleriyle, devralınan şirket olmaları şartıyla sermaye şirketleriyle ve kooperatiflerle birleşebilirler. Kolektif şirketin (şahıs şirketi) bir anonim şirketi (sermaye şirketi) devralması, şahıs şirketinin devralan taraf olması nedeniyle kanunen yasaklanmış bir kombinasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Şirket türlerini yapılarına göre sınıflandırın.
Anonim ve limited şirketler 'sermaye şirketi', kolektif ve komandit şirketler ise 'şahıs şirketi' kategorisindedir.
TTK m. 137137 birleşme izinlerini bu kategoriler üzerinden düzenler.
2
TTK m. 137137 uyarınca geçerli birleşme kombinasyonlarını değerlendirin.
Sermaye şirketleri; sermaye şirketleriyle, kooperatiflerle ve 'devralan' olmak kaydıyla şahıs şirketleriyle birleşebilir.
Kanun koyucu şahıs şirketlerinin sermaye şirketlerini yutmasına izin vermemiştir.
3
Şahıs şirketlerinin sermaye şirketleri karşısındaki sınırlamasını uygulayın.
Bir şahıs şirketi (kolektif veya komandit), bir sermaye şirketini (anonim veya limited) devralamaz; sadece onlar tarafından devralınabilir.
Şahıs şirketlerinin sınırsız sorumluluk rejimi ile sermaye şirketlerinin sınırlı sorumluluk rejiminin birleşme sonrası korunması amacı güdülür.

Key Concept

Ticaret Şirketlerinde Birleşme Geçerlilik Sınırları (TTK m. 137137)

Practice More

Şahıs şirketlerinin sermaye şirketine dönüşmesi (tür değiştirme) durumunda ortakların sorumluluğunun nasıl değiştiğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 57Question

AA, BB ve CC isimli mimarlar, bir şehir hastanesi projesinin tasarım sürecini yürütmek amacıyla kendi aralarında bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklardan AA, finansal ihtiyaçları nedeniyle diğer ortakların görüşünü veya onayını almadan ortaklık payını bir üçüncü kişi olan DD’ye devretmiştir. Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, bu devir işleminin hukuki sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: DD, ortaklık sıfatını kazanamaz; ancak AA ile arasında kurulan ilişki çerçevesinde AA’nın kâr ve zarar payı üzerinde hak sahibi olur.

Answer

Ortaklık sıfatı kazanılamaz ancak kâr ve zarar payı üzerinde hak sahibi olunur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 632. maddesine göre, bir ortak diğer ortakların rızası olmaksızın payını bir üçüncü kişiye devredemez. Bu durumda üçüncü kişi sadece o ortağın kâr ve zarar payına ortak olur; ancak ortaklık sıfatını kazanamaz. Bu ilişki hukukta 'alt ortaklık' olarak tanımlanır ve sadece devreden ortak ile devralan üçüncü kişi arasında hüküm doğurur.

Step-by-Step Solution

1
Pay devrinin niteliğini belirle
Adi ortaklıkta pay devri, rıza olup olmamasına göre farklı sonuçlar doğurur.
Ortaklar arasındaki güven ilişkisi (intuitu personae) nedeniyle yeni ortak katılımı sıkı kurallara bağlanmıştır.
2
TBK 632. madde hükmünü uygula
Diğer ortakların rızası olmaksızın yapılan devirde, devralan kişi sadece kâr ve zarar payına ortak olur.
Kanun koyucu, mevcut ortakların rızası dışında bir kişinin yönetime katılmasına veya ortak sıfatıyla işlem yapmasına izin vermemiştir.
3
Dış ilişki ve iç ilişki ayrımını yap
Devralan kişi ortaklığın bir parçası (ortağı) olmaz, sadece payını devreden ortağın mali haklarına (alt ortaklık) sahip olur.
Ortaklık sıfatı ancak tüm ortakların rızasıyla (oybirliği) kazanılabilir.

Key Concept

Alt Ortaklık (Sub-partnership)
Estimated Time:1m 30s
Question 58Question

AA, BB ve CC; tıbbi cihaz ithalatı ve satışı yapmak amacıyla bir araya gelmişlerdir. Aralarındaki anlaşmaya göre AA nakdi sermayeyi sağlayacak, BB yurt dışı tedarik zincirini yönetecek, CC ise teknik servis ve montaj emeğini ortaya koyacaktır. Taraflar, elde edilecek safi kazancın %40\%40’ının AA’ya, %30\%30’unun BB’ye ve %30\%30’unun CC’ye ait olacağını, ancak CC’nin oluşacak zararlara hiçbir şekilde katılmayacağını kararlaştırmışlardır. Ayrıca, tüm kararların oy birliği ile alınacağı ve her ortağın eşit yönetim yetkisine sahip olacağı hususunda mutabık kalmışlardır. Söz konusu oluşum ticaret siciline tescil edilmeden faaliyetlerine başlamıştır. Bu olaydaki oluşumun hukuki niteliği ve ortakların sorumluluğu ile ilgili Türk Borçlar Kanunu (TBKTBK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTKTTK) hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu oluşum bir adi şirkettir; CC’nin zarardan muaf tutulmasına ilişkin kayıt geçerlidir ancak bu durum CC’nin şirket borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı müteselsil sorumluluğunu etkilemez.

Answer

Söz konusu oluşum bir adi şirkettir; emeğini sermaye olarak koyan ortağın zarardan muaf tutulması iç ilişkide geçerli bir hükümdür ancak dış ilişkide ortakların müteselsil sorumluluğu devam eder.
Olayda tarafların bir sözleşme ile ortak bir amaç için sermaye ve emeklerini birleştirmesi, eşit yönetim yetkisine sahip olması (affectio societatis) ve yapının tescil edilmemesi, bu oluşumun bir adi şirket olduğunu kanıtlar. Türk Borçlar Kanunu'nun 623623. maddesinin 22. fıkrası, sadece emeğini sermaye olarak koyan ortağın zarardan muaf tutulabileceğini açıkça öngörmektedir. Ancak bu muafiyet ortakların kendi aralarındaki iç ilişkiye yöneliktir. Dış ilişkide (üçüncü kişilere karşı), ortaklar TBKTBK 638/3638/3 uyarınca borçlardan müteselsilen sorumlu olmaya devam ederler.

Step-by-Step Solution

1
Oluşumun hukuki niteliğini tespit etme
Adi Şirket (TBKTBK 620620)
Ticaret siciline tescil edilmemiş ve herhangi bir ticaret şirketi tipine (A.S\c.A.Ş., Ltd.Ltd. vb.) bürünmemiş, iki veya daha fazla kişinin ortak bir gayeyi gerçekleştirmek üzere sermaye ve emeklerini birleştirdiği bu yapı adi şirkettir.
2
Zarara katılmama (Aslan Payı Yasağı İstisnası) hükmünü değerlendirme
Geçerli Muafiyet (TBKTBK 623/2623/2)
Normalde şirketlerde 'aslan payı yasağı' gereği bir ortağın zarardan tamamen muaf tutulması batıldır. Ancak adi şirketlerde, sadece emeğini sermaye olarak koyan ortak için zarardan muafiyet kararlaştırılabilir.
3
Üçüncü kişilere karşı sorumluluğu belirleme
Birinci Dereceden Müteselsil Sorumluluk (TBKTBK 638/3638/3)
Adi şirket ortakları, ortaklık çerçevesinde üstlendikleri borçlardan dolayı üçüncü kişilere karşı doğrudan (birinci dereceden) ve tüm malvarlıklarıyla birlikte (müteselsilen) sorumlu olurlar.

Key Concept

Adi Şirkette Emeğini Sermaye Koyan Ortağın Zarardan Muafiyeti ve Müteselsil Sorumluluk
Estimated Time:2m 30s
Question 59Question

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin ortaklık yapısı ve sorumluluk rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Komandite ortaklar, şirket alacaklılarına karşı kolektif şirket ortakları gibi sınırsız ve müteselsil olarak sorumludur.

Answer

Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde komandite ortaklar, şirket borçlarından dolayı kolektif şirket ortağı gibi sınırsız ve müteselsil sorumludur.
Türk Ticaret Kanunu'na göre, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde komandite ortakların hukuki statüsü, kolektif şirket ortaklarıyla aynıdır. Bu durum, onların şirket borçlarından dolayı sınırsız, müteselsil ve (şirket tüzel kişiliğinden sonra gelmek kaydıyla) ikinci dereceden sorumlu oldukları anlamına gelir.

Step-by-Step Solution

1
Şirket türünün niteliğini belirle
Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket, sermayesi paylara bölünen ve ortaklarından bir kısmı sınırsız, bir kısmı sınırlı sorumlu olan hibrit bir şirkettir.
Sorumluluk rejimini doğru analiz etmek için şirketin tanımını bilmek gerekir.
2
Ortakların sorumluluk türlerini analiz et
Komandite ortaklar sınırsız (kolektif ortak gibi), komanditer ortaklar ise sermaye payı ile sınırlı (anonim şirket pay sahibi gibi) sorumludur.
Hukuki uyuşmazlıklarda hangi ortağın ne ölçüde sorumlu olacağını saptamak için bu ayrım kritiktir.
3
Kuruluş ve temsil şartlarını kontrol et
Kuruluş için en az 55 ortak gerekir ve yönetim/temsil yetkisi kural olarak komandite ortaklara aittir.
Seçeneklerdeki yanlış bilgileri elemek için kanuni asgari şartları doğrulamak gerekir.

Key Concept

Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirkette Ortakların Sorumluluk Statüsü

Practice More

Adi komandit şirket ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket arasındaki yönetim organı farklılıklarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 60Question

Bir mimar, bir inşaat mühendisi ve bir iç mimar; kentsel dönüşüm projeleri kapsamında ortak bir danışmanlık hizmeti sunmak ve elde edilen geliri paylaşmak üzere sözlü olarak anlaşmışlardır. Mimar ofis ekipmanlarını, inşaat mühendisi teknik yazılımları, iç mimar ise projedeki emeğini sermaye olarak ortaya koymuştur. Bu grup, herhangi bir ticaret siciline tescil yaptırmadan faaliyetlerine başlamıştır. Bu oluşumun hukuki niteliği ve borçlardan sorumluluk rejimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu yapı bir adi şirket olup tüzel kişiliği bulunmamaktadır ve kural olarak Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.

Answer

Söz konusu oluşum bir adi şirkettir, tüzel kişiliği yoktur ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.
Türk hukuk sisteminde, ticaret şirketlerine özgü tescil ve ilan prosedürlerini yerine getirmeyen, iki veya daha fazla kişinin ortak bir amaca ulaşmak için sermaye ve emeklerini birleştirdiği yapılar 'adi şirket' olarak tanımlanır. Adi şirketlerin kendilerine ait bir tüzel kişilikleri bulunmaz ve bu ortaklıklar kural olarak Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Olaydaki mimar, mühendis ve iç mimarın bir araya gelmesi bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Oluşumun unsurlarını analiz etme
İki veya daha fazla kişi (mimar, mühendis), ortak amaç (danışmanlık ve kar paylaşımı), sermaye (ekipman, yazılım, emek) ve sözleşme (sözlü anlaşma) unsurlarının mevcut olduğu görülür.
Bir yapının şirket sayılabilmesi için temel unsurların varlığı şarttır.
2
Şirket türünü belirleme
Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen ticaret şirketlerinden birinin (A.Ş., Ltd. Şti. vb.) tescil prosedürü yerine getirilmediği için yapı 'adi şirket' olarak nitelendirilir.
Ticaret şirketleri ancak tescil ile kurulurken, tescil edilmemiş ortaklıklar adi şirket sayılır.
3
Uygulanacak mevzuat ve hukuki statüyü saptama
Adi şirketlerin tüzel kişiliğinin olmadığı ve 60986098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (madde 620620 ve devamı) hükümlerine tabi olduğu sonucuna varılır.
Ticaret Kanunu'ndaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla adi şirketlerin temel kaynağı Borçlar Kanunu'dur.

Key Concept

Adi Şirketin Tanımı ve Hukuki Niteliği

Alternative Method

Olayda ticaret siciline tescil olup olmadığına bakarak doğrudan adi şirket sonucuna gidebilirsiniz. Eğer tescil yoksa ve kazanç paylaşımı amacı varsa bu yapı bir adi şirkettir.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 3 / 8Next